Site icon Av. Burakhan Çalışkan

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

Bu yazımızda TCK 299 kapsamında düzenlenen cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan vatandaşların ve avukat meslektaşlarımızın yararlanması adına örnek bir savunma dilekçesi paylaşacağız. Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi olarak yer verdiğimiz bu savunma dilekçesi somut olay bazında değiştirilebilir ve savunma stratejisi farklılaştırılabilir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi Nasıl Olmalı

Her şeyden önce Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi çok uzun olmamalı. Mahkemenin kısa sürede okuyup özümseyebileceği bir dilekçe olmalı. Yargıtay kararlarının yalnızca ilgili kısımlarına yer verilmeli, esas olarak bir savunma stratejisi ile hareket edilmeli. Bu tür davalarda savunma stratejisi ağırlıklı olarak söz konusu ifadelerin hakaret teşkil etmediği ve siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

istanbul ceza avukatı

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi Örneği

Aşağıda yer verilen farazi savunma dilekçesinde Seyfullah DEMİRCİ Facebook isimli sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle TCK 299. madde kapsamında yargılanmaktadır. – Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: 2021/x

SANIK: Seyfullah DEMİRCİ

MÜDAFİ: Av. Burakhan ÇALIŞKAN

KONU: Cumhurbaşkanına hakaret savunma dilekçesi

SAVUNMALARIMIZ:

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne 21/01/2020 tarihli ve x başvuru sayılı yapılan ihbar üzerine, müvekkilim Seyfullah DEMİRCİ hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan soruşturma başlatılmış ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21/03/2021 tarih ve x sayılı izin talebi konulu cevabi yazısı ile  bahse konu sosyal medya paylaşımı için kovuşturma izni de verilerek müvekkilim hakkında kamu davası açılmış ve savcılık mütalaası ile müvekkilimin cezalandırılması istenmiştir. Ne var ki aşağıda yer verdiğimiz nedenlerle söz konusu davada beraat kararı verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; (Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi)

Müvekkilim hakkında sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden 03.01.2020 tarihinde yapmış olduğu paylaşım sebebiyle Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği iddia olunmuştur. Ancak soruşturma aşamasında müvekkilimin ifadesi alınmamış, ifadesine başvurulmaksızın hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. Söz konusu paylaşımının müvekkilime ait olup olmadığının netleştirilmemesi ve müvekkilimin konu hakkındaki ifadesine başvurulmaması usuli eksiklik olmakla birlikte adil yargılanma hakkının da ihlali niteliğindedir. Zira, müvekkilimin söz konusu paylaşım hakkındaki ifadesi alınmış olsa idi söz konusu soruşturma dosyasında kovuşturmanın yer olmadığına karar verilebilirdi. Bu haliyle müvekkilimin savunma hakkı ihlal edilmiş olup verilecek cezanın hukuka aykırı olacağı tartışmasızdır.

Her ne kadar 05.10.2021 tarihli iddianame ile müvekkilim hakkında “şüphelinin benzer suç kayıtlarının da bulunduğu,” ifadeleriyle huzurdaki davaya benzer nitelikte suç kaydının olduğu ifade edilmişse de bu iddia gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Müvekkilim hakkında dava dosyasına da girmiş bulunan İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/x esas 2021/x karar sayılı kararda da görüleceği üzere müvekkilim söz konusu yargılama sonucunda BERAAT ETMİŞTİR. İlgili dosya konusunun TCK 299 Cumhurbaşkanına Hakaret suçu ile ilgisi bulunmadığı da sabittir. Bu açık gerçeklere rağmen masumiyet karinesine aykırı ifadelerle düzenlenen iddianamenin kabulü dahi açıkça hukuka ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmektedir. – Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

Müvekkilim Seyfullah DEMİRCİ, yapmış olduğu “Ey, RTE! Yaptığın zulümler yetmedi mi?”  şeklindeki paylaşımı ile katılan Recep Tayyip ERDOĞAN’a yönelik herhangi bir hakarette bulunmamış, yalnızca siyasi eleştirilerini dile getirmiştir. Nitekim müvekkilim huzurdaki davanın tüm duruşmalarına katılmış ve hem sözlü olarak hem verdiği yazılı beyan ile istikrarlı şekilde bu yöndeki beyanını dile getirmiştir.

Müvekkilim Seyfullah DEMİRCİ’nin huzurdaki davaya konu edilen sözlerinde hiçbir hakaret unsuru bulunmamaktadır. 

“Ey, RTE! Yaptığın zulümler yetmedi mi?” sözü ise açıkça siyasi bir eleştiri niteliğinde olup “yaptığın zulümler” ifadesinin hakaret suçunu oluşturmayacağı açıktır. Nitekim gazeteci Özgür MUMCU’nun 2015 yılında yayınladığı ve Cumhurbaşkanı’na yönelik “zalim” ifadelerini kullandığı yazısından dolayı yargılandığı İstanbul Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde beraat kararı verildiği sayın mahkemenin malumudur. (Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi)

Huzurdaki davaya konu paylaşımda müvekkilim özgür ve demokratik bir ülke vatandaşı gibi eleştiri ve ifade hürriyetini kullanmış, anayasa ile ifade hürriyetinin güvence altında olduğunu düşünerek hareket etmiştir. Müvekkilim konu paylaşımı yaparken katılana karşı hiçbir şekilde hakaret gayesiyle hareket etmemiştir. Kaldı ki dile getirdiği eleştiriler Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsına yahut Cumhurbaşkanlığı makamına değildir. Cumhurbaşkanı, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi içerisinde aynı zamanda siyasi parti genel başkanıdır ve müvekkilimin ifadeleri siyasetin konusu olduğu için Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun ele alındığı davalarda çoğunlukla tartışma konusu yapılan mesele davaya konu ifadelerin hakaret olup olmadığıdır. Bu bakımdan, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre de davaya konu ifadeler ağır eleştiri kapsamındadır, bahsi geçen ifadeler en fazla saygı sınırlarını aşan, nezaket dışı ifadeler olarak değerlendirilebilir. Nitekim bu hususta yüksek mahkemenin çeşitli bozma kararları mevcuttur.

tck 299 savunma dilekçesi

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/511 Esas ve 2018/2459 Karar sayılı, 5.06.2018 tarihli kararına göre; Siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları demokratik toplumlarda kabul edilmektedir. Ancak hakarete hiçbir kimse katlanamaz. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ile hakaret ayrı ayrı değerlendirilmesi gereklidir. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilemez. Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderlerle özdeşleştirdiği bu kişiler yapılan ve kamuya yansıyan hakaretlerin kendilerine yapılmış gibi tepkilere sebebiyet verip toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı, adi olaylarda dahi birçok öldürme ve nitelikli yaralama ile sona eren eylemlerin başlangıcında hakaret ve sövme fiillerinin olduğu gözetildiğinde, bu fiillerin yaptırımsız bırakılmasının toplumsal barışı bozucu ve kamu düzenine zarar vereceğinden, demokratik toplumda yaptırım uygulanması zorunlu görülmektedir. – Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/2432 Esas, 2016/3922 Karar ve 13.06.2016 tarih sayılı kararına göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şikayete konu yazıda, şüpheli tarafından yakın zamanda yaşanmış güncel ve siyasal gelişmelerden yola çıkılarak müştekinin eleştirilmekte olduğu, bazı gelişme ve sözlerden ötürü şüphelinin müştekiyi sorumlu tuttuğu, yazıda geçen ve yaşanan tüm olumsuz gelişmelerin sebebi olarak Cumhurbaşkanının faaliyet ve davranışlarının gösterildiği, ancak tüm bu açıklamaların şüphelinin eleştiri hakkı kapsamında kalan kendi kişisel düşünceleri mahiyetinde olduğu, yazının bir bütün olarak eleştirel nitelik arz ettiği, başlı başına hakaret suçunu oluşturacak mahiyette herhangi bir ibarenin de yazıda yer almadığı, bu itibarla şikayet konusu yazının hakaret suçunu oluşturmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle bu karara yönelik itirazın reddine dair … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/5155 değişik iş sayılı kararı usul ve kanuna uygun bulunduğu gözetilerek kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden anılan kararın kanun yararına bozulması talebinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür. – Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi

42048/19 başvuru numaralı Vedat ŞORLİ v. TÜRKİYE kararında Cumhurbaşkanına Hakaret suçu değerlendirilmiş ve başvurucu lehine kabul kararı verilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan yargılamanın konusu Facebook isimli sosyal medya sitesinde yapılan paylaşım oluşturmakta olup huzurdaki dosya ile bu yönüyle benzerlik göstermektedir. Söz konusu AİHM kararında konu ile ilgili olarak aşağıda yer alan tespit dile getirilmiştir;

Sonuç olarak, Mahkeme, suç teşkil eden konularda Cumhurbaşkanına daha fazla koruma sağlayan özel bir hüküm kapsamında başvurucuya cezai bir yaptırım uygulanmasının Sözleşme’nin ruhuyla bağdaşmayacağını ifade etmektedir. Bu nedenle, Mahkeme, şikâyete konu olan tedbirin meşru amaçlarla orantılı olmadığı ve Sözleşme’nin 10. maddesi anlamında demokratik bir toplumda gerekli olma şartını karşılamadığı kanaatindedir.

AİHM kararlarının Anayasa madde 90 hükmü gereği bağlayıcılı olduğu gözetildiğinde yukarıda yer verdiğimiz ilgili AİHM kararının huzurdaki dosya yargılamasında dikkate alınması gerekmektedir.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda detaylı şekilde izah edildiği üzere, müvekkil tarafından Facebook isimli sosyal medya platformunda yapılan paylaşımda Cumhurbaşkanına Hakaret suçunun unsurlarının mevcut olmaması, ve söz konusu ifadelerin hakaret teşkil etmediği dikkate alınarak müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ederim.

Sanık Müdafii

Av. Burakhan ÇALIŞKAN

Cumhurbaşkanına Hakaret Savunma Dilekçesi Avukatı

TCK 299 kapsamında Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan yargılanıyorsanız bu konuda bizi arayabilir veya randevu talep edebilirsiniz. 0506 976 23 55.

Exit mobile version