HAGB Nedir?
İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
Gönderilmek Üzere
İSTANBUL … 35. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : 2022/…
SANIK : Ahmet KESER
MÜDAFİ : Av. Burakhan ÇALIŞKAN
KONU : HAGB Kararına Karşı İtiraz Dilekçesi.
AÇIKLAMALAR (HAGb kararına itiraz dilekçesi)
Yukarıda bilgileri yazılı sayın mahkemeniz dosyasında müvekkilim Ahmet KESER, şikayetçi taraf …’e hakaret suçlaması ile yargılanmış ve “Sanık hakkında verilen 87 gün karşılığı adli para cezasının, sanığın ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak, TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilmek suretiyle SANIĞIN 1.740 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” karar verilmiştir.
Müvekkil üzerine atılı suç; 31.08.2021 tarihinde “Bu alçak tam bir kahpe şerefsiz” ifadelerini sarf etmek suretiyle TCK 125 kapsamında hakaret suçudur. Verilen karar usule, yasaya ve AİHM içtihatlarına aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.
1. İDDİANAMEYE KONU İFADELERİ MÜVEKKİL SARF ETMEMİŞTİR
Müvekkilin üzerine atılı suçlama hakkındaki savunması 05.06.2023 tarihli talimat duruşma zabtına göre şu şekildedir;
“benim Ahmet KESER isimli facebook hesabım vardı, müştekiye yönelik iddianamede belirtilen şekilde yorum yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum, karakolda ifadem alındıktan sonrabir iki arkadaşımın senden garip garip mesajlar geliyor demesi üzerine facebook hesabımı kalıcı olarak kapattım, suçsuzum, suçlamaları kabul etmiyorum, öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim, şikayetten vazgeçme olur ise kabul ederim”
Müvekkilin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı beyanları, konu ifadelerin müvekkile ait olmadığını göstermektedir. Müvekkilin üzerine atılı suçu işlediği sabit değildir. Bu haliyle müvekkil hakkında beraat kararı verilmemesi açıkça şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırıdır.
2. İDDİANAMEYE KONU İFADELERİN MÜVEKKİLE AİT OLDUĞU HUSUSU ŞÜPHELİ OLUP ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ GEREĞİ MÜVEKKİLİN BERAATİNE KARAR VERİLMEMESİ HUKUKA AYKIRIDIR
Müvekkilin konu dosya kapsamındaki tüm istikrarlı beyanları ifadelerin kendisine ait olduğunun reddi üzerine olup bu haliyle müvekkilin cezalandırılması için herhangi bir delil bulunmamaktadır. Konu ifadelerin müvekkile ait olduğu hususu tamamıyla şüpheli olup yalnız katılan tarafın soyut beyanlarına göre müvekkilin cezalandırılması açıkça şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali anlamına gelecektir.
3. SÖZ KONUSU İFADELERİN KULLANILDIĞI HESABIN MÜVEKİLE AİT OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ İÇİN IP TESPİTİ YAPILMASINI TALEP ETMİŞSEK DE TALEBİMİZ GEREKÇESİZ ŞEKİLDE KABUL GÖRMEMİŞTİR
Dava konusu ifadelerin müvekkile ait olup olmadığının tespiti için, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na müzekkere yazılarak inceleme talep edilmesi gerekmektedir. Müvekkil, konu hesaptan yapılan paylaşımların kendisine ait olduğunu reddetmekte olup aksi kanıtlanmaksızın verilen aleyhte kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiği açıktır.
İddia Edilen İfadelerin Müvekkile Ait Olduğunu Kabul Etmemek Kaydıyla, Esasa İlişkin İtirazlarımız Şu Şekildedir;
4. KONU İFADELER HAKARET SUÇUNUN UNSURUNU OLUŞTURMAMAKTADIR
Konu ifadelerin müvekkile ait olduğunu kabul etmemek kaydıyla, bir an için bu şekilde değerlendirildiğinde dahi, ilgili ifadelerin hakaret suçunu oluşturmadığı görülecektir. Söz konusu ifadeler kaba söylem niteliğinde olup açıkça siyasi / politik eleştiriden ibarettir. Sözlerin muhatabı bir siyasi parti genel başkanı olup aynı zamanda kamuoyuna mal olmuş bir figürdür. Dolayısıyla demokratik bir sistemde, her seçmenin siyasetçileri eleştiri hakkı bulunmalıdır. Şikayetçi tarafın genel başkanlığını yaptığı siyasi parti mevcut kanunlar gereği hazineden yardım almakta olup söz konusu yardım müvekkilimin de içinde bulunduğu seçmen grupları tarafından vergilendirme yoluyla finanse edilmektedir.
Bu türden yargılamalar neticesinde verilen her mahkumiyet kararı, ifade hürriyetini sınırlandıracak, temel hak ve özgürlükleri daraltmaktadır.
Dolayısıyla, şikayetçi tarafın da içinde bulunduğu siyasetçi ve politikacıların, eleştiriler söylemlere açık olması gerektiği sayın mahkemenin de malumudur. Konu ifadeler kaba söylem şeklinde nitelendirilebilecek ve belki de kimilerince tasvip edilemeyecek söylemler olsa dahi, TCK 125 kapsamında cezalandırılmayı gerektirir söylemler değildir.
5. ŞİKAYETÇİ TARAF SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANI OLUP ELEŞTİRİLERE AÇIK OLMASI GEREKTİĞİ YÜKSEK MAHKEMENİN DE KABULÜDÜR
Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere Yargıtay ve İstinaf mahkemelerinin de çeşitli kararlarında, politikacıların eleştirel ifadelere karşı daha müsamahalı olması gerektiği kabul edilmektedir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/511 Esas ve 2018/2459 Karar sayılı, 5.06.2018 tarihli kararına göre; Siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları demokratik toplumlarda kabul edilmektedir. Ancak hakarete hiçbir kimse katlanamaz. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ile hakaret ayrı ayrı değerlendirilmesi gereklidir. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilemez. Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderlerle özdeşleştirdiği bu kişiler yapılan ve kamuya yansıyan hakaretlerin kendilerine yapılmış gibi tepkilere sebebiyet verip toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı, adi olaylarda dahi birçok öldürme ve nitelikli yaralama ile sona eren eylemlerin başlangıcında hakaret ve sövme fiillerinin olduğu gözetildiğinde, bu fiillerin yaptırımsız bırakılmasının toplumsal barışı bozucu ve kamu düzenine zarar vereceğinden, demokratik toplumda yaptırım uygulanması zorunlu görülmektedir.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/2432 Esas, 2016/3922 Karar ve 13.06.2016 tarih sayılı kararına göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şikayete konu yazıda, şüpheli tarafından yakın zamanda yaşanmış güncel ve siyasal gelişmelerden yola çıkılarak müştekinin eleştirilmekte olduğu, bazı gelişme ve sözlerden ötürü şüphelinin müştekiyi sorumlu tuttuğu, yazıda geçen ve yaşanan tüm olumsuz gelişmelerin sebebi olarak Cumhurbaşkanının faaliyet ve davranışlarının gösterildiği, ancak tüm bu açıklamaların şüphelinin eleştiri hakkı kapsamında kalan kendi kişisel düşünceleri mahiyetinde olduğu, yazının bir bütün olarak eleştirel nitelik arz ettiği, başlı başına hakaret suçunu oluşturacak mahiyette herhangi bir ibarenin de yazıda yer almadığı, bu itibarla şikayet konusu yazının hakaret suçunu oluşturmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle bu karara yönelik itirazın reddine dair … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/5155 değişik iş sayılı kararı usul ve kanuna uygun bulunduğu gözetilerek kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden anılan kararın kanun yararına bozulması talebinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür. (hagb kararına itiraz dilekçesi)
6. MÜVEKKİL HAKKINDA TCK 125/4 UYGULANMAMALIDIR
Müvekkilin üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile, bir an için ilgili ifadelerin müvekkile ait olduğunu ve suç teşkil ettiğini düşünsek dahi TCK 125/4’ün uygulama alanı bulamayacağı açıktır. Zira, müvekkil konu ifadeleri başkalarının da duyacağı, göreceği şekilde, aleniyet unsurunu sağlayarak dile getirmemiştir. Sosyal medya platformunda, bir paylaşım altına yorum olarak yazmıştır. Aleniyet unsurunun amaçsal yorumu gözetildiğinde, TCK 125/4’ün uygulanması açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
7. MÜVEKKİLİM HAKKINDA VERİLEN USUL VE YASAYA AYKIRI KARARIN KALDIRILMASI GEREKMEKTEDİR – hagb kararına itiraz dilekçesi
Müvekkil …, adli sicil kaydı bulunmayan, yakın çevresinde saygın kişiliği ile tanınan biridir. Müşteki tarafa yönelik herhangi bir söylemi bulunmamaktadır. Kabul etmemek kaydı ile, söz konusu ifadeler müvekkilime ait olsa dahi Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmemektedir. Bahse konu ifadeler, kaba ve nahoş ifadeler dahi olsa müştekinin kamuoyua mal olmuş bir politikacı olduğu gözetildiğinde ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. VERİLEN KARAR USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.
Netice ve Talep : Açıklanan ve sayın mahkemenizce re’sen nazar-ı dikkate alınacak hususlar ile; … Esas … Karar sayılı ilamı ile müvekkil hakkında hükmedilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hukuka, usul ve yasaya aykırı karara karşı itirazlarımızın kabulü ile hukuka aykırı kararın KALDIRILMASINA ve müvekkilin BERAATİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 19.03.2024
Sanık
Ahmet KESER
Müdafii
Av. Burakhan ÇALIŞKAN – hagb kararına itiraz dilekçesi

