Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu ve Cezası

halkı kin ve düşmanlığa tahrik cezası

halkı kin ve düşmanlığa tahrik cezası

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenmektedir. Siyasi ve sosyal yönü olan söz konusu kanun maddesinin uygulaması tartışmalıdır. Bu yazımızda halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu nedir, halkı kin ve düşmanlığa tahrik cezası ne kadardır gibi sorulara yanıt vereceğiz.

istanbul ceza avukatı

Halkın Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etmek

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek fiilinin meydana gelmesi için bir takım şartların meydana gelmesi gerekir. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu için fail, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmelidir ve bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması gerekmektedir. Bu halde halkı kin ve düşmanlığa tahrik cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olur.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu Alenen Aşağılama Fiili

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu yukarıda ifade edildiği şekliyle işlenirse cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Kanun maddesinin 2. fıkrasında bu suçun bir başka kesimi belirli özellikler nedeniyle alenen aşağılanması düzenlenmekte. Buna göre, halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu – Dini Değerleri Aşağılamak

Kanun maddesinin 3. ve son fıkrası ise dini değerleri alenen aşağıla suçunu düzenlemektedir. Şayet dini değerleri alenen işlemek eylemi kamu barışını bozmaya elverişli olursa altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu Basın Yoluyla İşlenmesi

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu basın yoluyla işlenirse bu durumda verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. TCK 218’de bu düzenlemeye yer verilmiş ve haber ve eleştiriyi, söz konusu suç ile aşağıdaki ifadelerle ayırmıştır:

“Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.”

TCK 218 düzenlemesinde dikkat edilmesi gereken husus cezanın yarı oranında artırılması değil, yarı oranına kadar artırılmasıdır.

halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu – Adli Para Cezası

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu bakımından verilecek ceza her ne kadar kanunda hapis cezası olarak düzenlenmekteyse de, verilecek cezanın bir yıl veya altında olduğu hallerde hapis cezası adli para cezasına çevrilebilmektedir. Dolayısıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik cezası alt sınırdan verilirse veya alt sınıra yakın verilip takdiri indirim uygulanırsa ceza adli para cezasına çevrilebilir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Cezası HAGB

HAGB, yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu cezası bakımından mümkündür. HAGB kararı verilebilmesi için verilen hapis cezası iki yıl veya altında olmalıdır. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu için öngörülen hapis cezası düşünüldüğünde HAGB kararının verilmesi mümkündür diyebiliriz.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Cezası Erteleme

TCK 51 kapsamında düzenlenen erteleme kurumu, şartlarını sağladığı sürece halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek eylemi bakımından uygulama alanı bulmaktadır.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu Şikayete Tabi mi?

Cevap buraya gelecek.Hayır. Söz konusu suç resen soruşturulan ve kovuşturulan suçlar arasındadır. Suç şikayete tabi olmadığı için şikayet aranmaz. Savcı tarafından resen soruşturulması gerekir.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu zamanaşımı şikayet süresi olarak değil, dava zamanaşımı olarak değerlendirilir. Yukarıda da belirtildiği üzere suç şikayete tabi değildir. Dava zamanaşımı ise sekiz yıldır. Sekiz yıl boyunca suçun soruşturması ve kovuşturması yapılabilir.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu uzlaşma hükümlerinin uygulandığı suç türlerinden değildir. Bu suç tipinde uzlaşma mümkün değildir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Avukat Desteği

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu, şüpheli ve sanık müdafiliğinin önem kazandığı bir suçtur. Söz konusu suç genellikle siyasi ve sosyal konularda yapılan yorumlar nedeniyle soruşturulmakta olup konu edilen ifadelerin ifade özgürlü kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tespiti önem kazanmaktadır. Bu bakımdan halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu bakımından soruşturma ve kovuşturma aşamlarında etkili bir savunma avukatlığı yapmak dosyada verilecek kararı büyük oranda etkilemektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/16829 E., 2014/9196 K.  HÜKÜM : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik suçundan beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçilerin temyizlerinin sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek bu suça hasren yapılan incelemede; Sanığın yöneticisi olduğu derneğin internet sitesinde ve açtığı stantta da ğıttığı bildirilerde; “Ey Türk kadını ve erkeği! Türçülük için bir çocuk daha yap, Çünkü sen azalıyorsun, hainler, kapkaççılar, uyuşturucu satıcıları çoğalıyor. Biz Arap ve Batı kültürü arasında sıkışan Türk insanına kendisini yeniden sevmeyi öğretecek tek yolun ta kendisiyiz. Biz kürt ve çingene çetelerine ve yobazlara hak ettiği cevabı verecek Türkçü Toplumcu Buduncularız.” denilerek halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu işlediği iddia sıyla dava açılmıştır. TCK.nun 216/1 maddesinde düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu somut tehlike suçu olup fiil, sayı ve şahıs olarak belirli olmayan toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşmasına veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmalıdır. TCK.nda “Kamu Barışına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen sanığa yüklenen suçtan, suçun niteliği itibarıyle doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçilerin bu davaya katılmasına yasal olarak imkan bulunmadığı gibi mahkemece katılma kararı verilmiş olması da hükmü temyize hak vermeyeceğinden şikayetçiler vekillerinin anılan suçtan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca (REDDİNE), 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8472 E., 2022/3517 K.

5237 sayılı TCK’nın 216/1. maddesinde düzenlenen ve kamu düzenini, toplum huzurunu ve barışını himaye eden, esas itibariyle nefret söylemini sınırlandırmayı hedefleyen halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu; halkı, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesini cezalandırmaktadır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; Suçu oluşturan “tahrik”, soyut saygısızlık ve reddin ötesinde, bir halk kesimine karşı düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye objektif olarak elverişli olmalıdır. Fail sübjektif olarak da bu amacı gütmeli, halk kesimini kin ve nefrete tahrik etmelidir. Bu kapsamda salt yüz çevirme, soyut bir red veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarfetme, suçun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Fiilin suç teşkil etmesi için bunların ötesinde, ağır ve yoğun bir tarzda kin ve düşmanlığa tahrikin var olması gerekir. Diğer bir tabirle fiil, etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermelidir. Failin fiili, adet ve şahıs olarak muayyen olmayan toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşumuna veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmalıdır. Kin ve düşmanlık; “husumet beslenen konuya karşı tasarlayarak zarar vermeye, öç almayı gerektirecek şiddette nefret duymaya yönelik hareketlerin zeminini oluşturan psikolojik bir hal” olarak açıklanabilir. “Kin ve düşmanlık” ibaresinin anlamı da dikkate alındığında sadece “şiddet içeren ya da şiddet tavsiye eden tahrikler” madde kapsamında değerlendirilebilecektir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2486 E., 2017/5784 K.

Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; Suçu oluşturan “tahrik”, soyut saygısızlık ve reddin ötesinde, bir halk kesimine karşı düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye objektif olarak elverişli olmalıdır. Fail sübjektif olarak da bu amacı gütmeli, halk kesimini kin ve nefrete tahrik etmelidir. Bu kapsamda salt yüz çevirme, soyut bir red veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarfetme, suçun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Fiilin suç teşkil etmesi için bunların ötesinde, ağır ve yoğun bir tarzda kin ve düşmanlığa tahrikin var olması gerekir. Diğer bir tabirle etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermelidir.Failin fiili, adet ve şahıs olarak muayyen olmayan toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşumuna veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmalıdır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1077 E., 2016/3583 K.

a- TCK’nın 216. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için halkın, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edilmesi gerekmekte olup; siyasi görüş ya da belli bir olay karşısındaki düşünce farklılıklarının sayılan özellikler arasında bulunmaması karşısında, sanığın aleni sayılabilecek twitter hesabı üzerinden gezi eylemlerine katılanlara karşı yaralama ve benzer suçların işlenmesini kıştırtan ve teşvik eden nitelikte paylaşımlarda bulunmaktan ibaret eyleminin TCK’nın 214. maddesinde düzenlenen “suç işlemeye tahrik suçunu” oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Mobil sürümden çık