Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Hesabıma Gelen Para Nedeniyle MASAK İncelemesi Başladı, Ne Yapmalıyım?

Hesabıma gelen para nedeniyle MASAK incelemesi başladı ne yapmalıyım makale kapak görseli

Kısa Cevap: MASAK incelemesi, bankanın şüpheli işlem bildirimi üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının yaptığı bir mali analizdir; tek başına bir suçlama ya da ceza değildir. Bu aşamada yapılması gerekenler; hesaba gelen paranın kaynağını gösteren belgeleri toplamak, size ait olmayan parayı kullanmamak ve başka hesaplara dağıtmamak, bankadan ve resmî makamlardan gelen yazıları süresinde cevaplamak ve ifadeye çağrılırsanız müdafi ile gitmektir.

Hesabınıza tanımadığınız birinden yüklü bir havale geldi, banka işlemlerinizi durdurdu ya da müşteri temsilcisi paranın kaynağını belgelemenizi istedi. Bu noktada pek çok kişi MASAK incelemesi başladığını düşünür ve “MASAK incelemesinde ne yapmalıyım?” sorusuyla panikler. Bu yazıda MASAK incelemesinin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun içindeki dayanağını, bankanın hesabı hangi hukuki gerekçelerle kısıtlayabildiğini, karşılaşılabilecek suç isnatlarını ve tam metnini incelediğimiz Yargıtay kararları ışığında atılması gereken doğru adımları anlatıyoruz. Hesaba konulan bloke ve el koyma kararının ayrıntıları için Banka Hesabıma Neden Bloke Kondu, Ne Yapmalıyım? yazımıza da bakabilirsiniz.

Askıya alma ve el koymada süreler saatlerle ve günlerle işler

CMK 128/A kapsamındaki askıya almada savcılığa başvuru, hâkim kararıyla el koymada ise iki haftalık itiraz süresi vardır. Belgeleriniz dağılmadan ve ifade tarihinden önce durumunuzu değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz.

MASAK İncelemesi Nedir, Hesabıma Neden Başlamış Olabilir?

MASAK incelemesi, bankalar gibi “yükümlü” sayılan kuruluşların şüpheli gördükleri işlemleri Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirmesiyle başlayan analiz sürecidir. 5549 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre bir işleme konu paranın yasa dışı yoldan elde edildiğine dair bilgi veya şüphe varsa bildirim zorunludur; bu bildirim hesap sahibinin suç işlediğini göstermez.

Kanun yükümlüleri geniş tutar: bankacılık, sigortacılık, sermaye piyasası, ödeme hizmetleri, döviz, taşınmaz, kıymetli maden ve araç ticareti ile noterler ve spor kulüpleri bunlardan yalnızca birkaçıdır (m. 2/1-d). Yükümlüler, işlem yapılmadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve “gerekli diğer tedbirleri” almak zorundadır (m. 3). Bankanın sizden paranın kaynağını gösteren belge istemesi bu yükümlülüğün bir parçası olabilir.

Uygulamada bankaların risk değerlendirmesinde dikkat çeken durumlara şunlar örnek verilebilir: hesap sahibinin bilinen gelir düzeyiyle uyumsuz tutarda havaleler, kısa sürede çok sayıda farklı kişiden gelen paralar, gelen paranın hemen çekilmesi veya başka hesaplara aktarılması ve açıklaması işlemle örtüşmeyen transferler. Bunlar bir suçun varlığına değil, yalnızca bankanın şüphe değerlendirmesine ilişkin göstergelerdir.

Bilinmesi gereken önemli bir nokta şudur: Banka, şüpheli işlem bildiriminde bulunduğunu işleme taraf olanlar dahil kimseye açıklayamaz (m. 4/2). Bildirimde bulunan kişiler ve kurumlar da kanuni yükümlülüklerini yerine getirdikleri için hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamaz (m. 10). Bankanın “neden” sorusuna net bir cevap vermemesi bu yüzden olağandır. Ayrıca belirli tutarı aşan işlemlerin ayrıca bildirildiği bir “devamlı bilgi verme” sistemi de vardır (m. 6); yani her büyük işlem, şüpheli işlem bildirimi anlamına gelmez.

MASAK İncelemesi Başladı Diye Suçlu Sayılır mıyım?

Kısa Cevap: Hayır. MASAK bir mahkeme veya savcılık değildir; görevi, kendisine gelen bildirimleri analiz etmek ve gerektiğinde analiz sonuçlarını yetkili makamlara iletmektir. Hakkınızda bir suç isnadı ancak Cumhuriyet savcılığının soruşturma başlatmasıyla gündeme gelir; masumiyet karinesi bu aşamada da geçerlidir ve paranın kaynağını açıklama imkânınız devam eder.

5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi, Başkanlığın amacını “şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek” şeklinde tarif eder. Yani analiz, bir dosyanın savcılığa gönderilmesiyle sonuçlanabileceği gibi şüphenin doğrulanmaması hâlinde herhangi bir adli süreç doğurmayabilir. Şüpheli işlem bildirimi gizli tutulduğundan, inceleme çoğu zaman ancak hesaptaki kısıtlama, bilgi-belge talebi veya ifade çağrısıyla fark edilir.

MASAK ve denetim elemanları kamu kurumlarından, gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir; bu talebe muhatap olan kişi bilgileri tam ve doğru vermekle yükümlüdür, ancak savunma hakkına ilişkin hükümler saklıdır (m. 7). Bu nedenle bir bilgi talebiyle karşılaştığınızda cevabı geciktirmek yerine, içeriğini hukuki açıdan değerlendirerek eksiksiz ve tutarlı bir yanıt hazırlamak gerekir.

Banka Hesabımı Neden Kısıtladı? Erteleme, Askıya Alma ve El Koyma Farkı

Hesaptaki kısıtlamanın üç farklı hukuki dayanağı olabilir: 5549 sayılı Kanun m. 19/A’ya göre işlemin yedi iş günü ertelenmesi, CMK m. 128/A’ya göre bankanın belirli bilişim suçlarında hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alması ve CMK m. 128 ile 5549 m. 17’ye dayanan el koyma. Her birinin karar mercii, süresi ve başvuru yolu farklıdır.

HESAPTAKİ KISITLAMANIN TÜRÜNE GÖRE KARŞILAŞTIRMA
Tedbir Dayanak Kim karar verir? Süre Hesap sahibi ne yapabilir?
İşlemin ertelenmesi (askıya alma / izin vermeme) 5549 sayılı Kanun m. 19/A Bakan (bakan yardımcısına devredebilir) Yedi iş günü Paranın kaynağını gösteren belgeleri hazırlamak; banka karara aykırı işlem yapamaz
Bilişim suçlarında hesabın askıya alınması CMK m. 128/A (7571 sayılı Kanun ile eklendi) Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı Kırk sekiz saate kadar Kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurmak; savcı 24 saat içinde karar verir
Hesaba el koyma CMK m. 128 ve 5549 sayılı Kanun m. 17 Hâkim; gecikmesinde sakınca varsa savcı (24 saat içinde hâkim onayı) Soruşturma/kovuşturma boyunca; değer raporu üç ay içinde Kararı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz (CMK m. 268)

İşlem ertelemesi (5549 m. 19/A): İşleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe varsa, Bakan işlemi yedi iş günü süreyle askıya alabilir veya gerçekleşmesine izin vermeyebilir. Bu karara aykırı işlem yapan yükümlüye işlem tutarı kadar idari para cezası verilir.

Bankanın askıya alması (CMK m. 128/A): 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen bu hüküm yalnızca nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e), bilişim sistemleri veya banka araç kılınarak ya da kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtarak işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f ve l) ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) suçlarında uygulanır. Askıya alma hesap sahibine bildirilir; hesap sahibi kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve savcı bu başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir.

El koyma (CMK m. 128 ve 5549 m. 17): CMK m. 128/2’deki katalogda aklama suçu sayılmamıştır; ancak 5549 sayılı Kanun’un 17. maddesi, aklama suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hâllerde CMK m. 128’deki usule göre malvarlığı değerlerine el konulabileceğini düzenler. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı da el koyabilir; bu işlem yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim de en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Suçtan elde edilen değere ilişkin rapor üç ay içinde alınmazsa savcılık kararı hükümsüz kalır.

Hangi Suç İsnadıyla Karşılaşabilirim? TCK 282 Aklama ve Diğer İhtimaller

İsnat, hesaba gelen paranın kaynağına göre değişir. Paranın bir suçtan geldiği ve kaynağının gizlenmeye çalışıldığı iddiasında TCK m. 282 (aklama), dolandırıcılık mağdurunun parası hesaba geldiyse çoğu zaman TCK m. 158/1-f (nitelikli dolandırıcılık), yanlışlıkla gelen paranın harcanmasında ise şikâyete bağlı TCK m. 160 gündeme gelebilir.

TCK 282/1: Aklama suçu nedir, cezası nedir?

TCK m. 282/1’in güncel metni şöyledir:

“Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Bu tanımdan üç şart çıkar: Paranın alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir “öncül suçtan” kaynaklanması, paranın yurt dışına çıkarılması ya da çeşitli işlemlere tabi tutulması ve bu işlemlerin kaynağı gizlemek veya meşru görüntü vermek maksadıyla yapılması. Paranın yalnızca hesaba gelmiş olması bu şartları kendiliğinden karşılamaz.

TCK 282/2: Parayı bilerek kabul etmek veya kullanmak

İkinci fıkra, aklama suçuna iştirak etmeksizin suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini “bu özelliğini bilerek” satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Buradaki belirleyici unsur bilmektir: Paranın suç geliri olduğunu bilmeyen hesap sahibi bu fıkra kapsamında sorumlu tutulamaz.

Suçun kamu görevlisi veya mesleğinin icrası sırasında belli bir meslek sahibi tarafından işlenmesi hâlinde hapis cezası yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır (m. 282/3-4). Kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığının ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında ise bu madde nedeniyle cezaya hükmolunmaz (m. 282/6). Bu hükmün şartları için Kara Para Aklamada Etkin Pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.

Dolandırıcılık parası hesaba geldiyse: TCK 158/1-f ve 158/4

Hesaba gelen para bir dolandırıcılık mağduruna aitse, isnat genellikle aklama değil, bilişim sistemleri veya banka araç kılınarak işlenen nitelikli dolandırıcılıktır. Bu hâlde ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158/1).

16.7.2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun’la eklenen TCK m. 158/4’e göre, suça iştirak kişinin kendisine ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Bu indirimin uygulanabilmesi için de önce kastın ispatlanması gerekir. Konunun ayrıntıları için Banka Hesabı Kullandırmanın (İBAN Kiralama) Cezası yazımıza bakabilirsiniz; hesaba uyuşturucu satışından para geldiği iddiasında ise Hesabıma Uyuşturucu Parası Yatırıldı: IBAN Sahibi Sorumlu Tutulur mu? yazımız yol gösterici olacaktır.

Para yanlışlıkla geldiyse: TCK 160

Hata sonucu hesaba gelen parayı iade etmeden veya yetkili mercileri haberdar etmeden malik gibi harcayan kişi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir (TCK m. 160). Yanlış gelen para için yapılması gereken, parayı kullanmadan bankaya yazılı bildirimde bulunmak ve iadeyi banka kanalıyla yürütmektir.

Yargıtay Bu Dosyalarda Neye Bakıyor?

Tam metnini incelediğimiz kararlarda belirleyici olan, paranın hesaba gelmesi değil; hesap sahibinin paranın kaynağını bilip bilmediği, parayla ne yaptığı ve savunmasının somut verilerle desteklenip desteklenmediğidir. Aklama dosyalarında ayrıca paranın belirli bir öncül suçtan geldiğinin ve bununla işlemler arasındaki bağın ortaya konması beklenmektedir.

Aklama suçunun unsurları: Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 23.11.2023 tarihli, 2023/6183 Esas, 2023/9367 Karar sayılı kararında Daire, suçun oluşabilmesi için failin, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini yurt dışına çıkarması ya da gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği kanaatini uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutması gerektiğini vurgulamıştır. Öncül suçun uyuşturucu ticareti olduğu bu dosyada suç tarihi 2004 olduğundan Daire lehe kanunu karşılaştırmış ve dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir; kararın sonucu esasa değil zamanaşımına dayanır.

Öncül suç ve kayıt dışı gelir ayrımı: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 17.10.2024 tarihli, 2023/7721 Esas, 2024/12804 Karar sayılı kararında Daire, aklamanın öncül suç gerektirdiğini, ancak öncül suçtan bağımsız ayrı bir suç olduğunu belirtmiştir. Yeniden yargılamada verilen beraat kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozan Daire; öncül suç oluşturabilecek eylemlerin ve suç tarihlerinin araştırılmasını, bunlarla aklama arasındaki illiyet bağının tartışılmasını ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında işaret ettiği, kayıt dışı para ile suçtan kaynaklanan gelirin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ayrıştırılmasını istemiştir. Karar, sanıklar aleyhine bir bozma olsa da kayıt dışı veya beyan dışı bir gelirin kendiliğinden “suç geliri” sayılmadığını göstermesi bakımından önemlidir.

Hesap sahibinin lehine bir bozma: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 18.05.2022 tarihli, 2022/1227 Esas, 2022/9122 Karar sayılı kararına konu dosyada sanık, bir arkadaşının memleketten para geleceği bahanesiyle hesap numarasını istediğini, gelen parayı çekip ona teslim ettiğini savunmuştur. Daire; sanık hakkında benzer başka soruşturma bulunmamasına karşın parayı teslim ettiği kişi hakkında çok sayıda benzer kovuşturma olmasını ve dolandırıcılıktan elde edilecek parayı kendi adına olan hesaba yatırtıp çekmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasını dikkate alarak, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü sanık lehine bozmuştur.

Aleyhe sonuçlanan bir örnek: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 24.01.2023 tarihli, 2023/214 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararında ise hesaba farklı tarihlerde toplam 1.273.170 TL gelmiş, sanık parayı bizzat çekmiş, açık kimlik ve adresini bilmediği bir kişiye elden teslim etmiş ve yüzde 3 komisyon aldığını beyan etmiştir; gelen parayla kredi kartı ve kira ödemesi yapıldığı da tespit edilmiştir. Daire, bu savunmayı suçtan kurtulmaya yönelik bularak nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini onamıştır.

Son iki karar birlikte okunduğunda, komisyon alınması, parayı tanınmayan birine elden teslim etme ve gelen parayı kişisel ihtiyaçlarda kullanma gibi olguların aleyhe; tutarlı bir açıklama ve parayı yönlendiren kişiye ilişkin somut verilerin ise lehe değerlendirilebildiği görülmektedir. Her dosyanın sonucu kendi delillerine göre belirlenir.

MASAK İncelemesinde Ne Yapmalıyım? Adım Adım Doğru Sıra

Önce hesaptaki kısıtlamanın türünü ve dayanağını öğrenin, ardından paranın kaynağını belgeleyin. Size ait olmayan parayı kullanmayın, başka hesaplara aktarmayın ve hesap bilgilerinizi kimseyle paylaşmayın. Savcılıktan çağrı gelirse ifadeye müdafi ile gidin ve el koyma kararına karşı itiraz süresini kaçırmayın.

  1. 01
    Kısıtlamanın türünü öğrenin

    Bankadan, işlemin neden durdurulduğunu ve kısıtlamanın erteleme mi, CMK 128/A askıya alması mı, yoksa savcılık veya mahkeme kaynaklı el koyma mı olduğunu yazılı olarak sorun. Bankanın şüpheli işlem bildirimi hakkında bilgi veremeyeceğini bilin.

  2. 02
    Paranın kaynağını belgeleyin

    Sözleşme, fatura, satış veya kira belgesi, maaş bordrosu, miras ya da hibe belgeleri, önceki transfer dekontları ve gönderenle yazışmalar gibi belgeleri bir dosyada toplayın.

  3. 03
    Size ait olmayan parayı kullanmayın

    Kaynağını bilmediğiniz veya yanlışlıkla gelen parayı harcamayın, nakde çevirip başkasına teslim etmeyin, başka hesaplara dağıtmayın; durumu bankaya yazılı olarak bildirin.

  4. 04
    Hesabınızı ve yazışmalarınızı koruyun

    Kart, şifre ve mobil bankacılık bilgilerinizi kimseyle paylaşmayın. Gönderenle olan mesajları silmeyin; lehinize olan bilgiler çoğu zaman bu yazışmalardadır.

  5. 05
    Resmî talepleri süresinde cevaplayın

    MASAK veya denetim elemanlarından gelen bilgi ve belge talebine tam ve doğru cevap verme yükümlülüğü vardır (5549 m. 7). Cevabı göndermeden önce içeriğini hukuki açıdan değerlendirin.

  6. 06
    İfade ve itiraz haklarınızı kullanın

    Savcılık çağrısında müdafi yardımı ve açıklama yapmama hakkınız vardır (CMK m. 147). El koyma kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268).

MASAK İNCELEMESİNDE DOĞRU ADIMLAR

Bu adımlarda en sık yapılan hata, panikle parayı hızla çekip dağıtmak veya göndereni arayıp birlikte bir açıklama “kurgulamaktır”. Bu davranışlar, Yargıtay kararlarında aleyhe değerlendirilen olgularla birebir örtüşebilir. El koyma kararından sonra hesap üzerinde bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemlerin geçersiz olduğu da unutulmamalıdır (CMK m. 128/5). İfade aşamasında şüpheliye yüklenen suç anlatılır, müdafi yardımından yararlanabileceği ve açıklama yapmama hakkı bulunduğu bildirilir; kişi aleyhindeki şüphe nedenlerini gidermek için somut delil toplanmasını da isteyebilir (CMK m. 147).

Masumiyetimi Hangi Belgelerle Gösterebilirim?

Paranın kaynağını ve işlemin gerçek amacını gösteren her belge önem taşır. Belgenin işlem tarihine yakın düzenlenmiş olması, tutar ve taraflar bakımından dekontla örtüşmesi ve tutarlı bir anlatımın parçası olması, değerlendirmede ağırlığını artırır.

Belgeleri kopyalayarak saklayın ve orijinallerini dağıtmayın. Tanık olarak dinlenebilecek kişilerin (işlemi bilen ortak, alıcı, aile üyesi) iletişim bilgilerini de not edin.

Sonuç ve Değerlendirme

MASAK incelemesi, hesabınıza gelen bir paranın bankanın şüphe değerlendirmesine takıldığını gösterir; bu, bir suç isnadı veya mahkûmiyet anlamına gelmez. Aklama suçundan söz edilebilmesi için paranın belirli bir öncül suçtan geldiğinin ve gizleme maksadıyla işlemlere tabi tutulduğunun, TCK m. 282/2 bakımından ise paranın suç geliri olduğunun bilindiğinin ispatlanması gerekir.

Bununla birlikte, bu dosyalarda süreler kısadır ve hesap sahibinin ilk günlerdeki davranışı sonraki değerlendirmeyi doğrudan etkileyebilir. Kısıtlamanın türünü öğrenmek, belgeleri düzenli toplamak, size ait olmayan parayı kullanmamak ve resmî süreçleri hukuki destekle yürütmek, somut olayın doğru anlaşılmasına katkı sağlar. Sonuç her zaman dosyadaki delillere göre şekillenir.

Sıkça Sorulan Sorular

MASAK hesabımı incelediğini nasıl öğrenebilirim?

Banka, şüpheli işlem bildiriminde bulunduğunu işleme taraf olanlar dahil kimseye açıklayamaz (5549 sayılı Kanun m. 4/2). Bu nedenle inceleme çoğu zaman hesaptaki kısıtlama, bilgi ve belge talebi ya da savcılıktan gelen ifade çağrısıyla fark edilir. Bankadan, işlemin neden durdurulduğunu ve kısıtlamanın türünü yazılı olarak sorabilirsiniz.

MASAK incelemesi ne kadar sürer?

Süre dosyanın kapsamına göre değişir. Kanunun açıkça süreye bağladığı işlemler ise bellidir: Bakanlık kararıyla işlem erteleme en çok yedi iş günü (5549 m. 19/A), bankanın CMK m. 128/A kapsamındaki askıya alması kırk sekiz saate kadar sürer; el koymaya esas değer raporunun üç ay içinde alınması gerekir (5549 m. 17/2).

Hesabıma el konuldu, paramı nasıl geri alabilirim?

Önce tedbirin türü belirlenmelidir. CMK m. 128/A askıya almasında hesap sahibi Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve savcı yirmi dört saat içinde karar verir. Hâkim kararıyla yapılan el koymaya karşı ise kararı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268); paranın kaynağını gösteren belgeler itirazın temelidir.

Hesabıma yanlışlıkla gelen parayı harcarsam suç olur mu?

Olabilir. TCK m. 160, hata sonucu ele geçen eşya üzerinde iade etmeden veya yetkili mercileri haberdar etmeden malik gibi tasarrufta bulunmayı şikâyete bağlı olarak bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla yaptırıma bağlar. Bu nedenle parayı harcamadan bankaya yazılı bildirimde bulunmak ve iadeyi banka kanalıyla yapmak gerekir.

Hesabımı arkadaşıma kullandırdım, aklamadan mı yargılanırım?

Uygulamada bu durum çoğu zaman aklama değil, nitelikli dolandırıcılığa iştirak iddiası olarak karşımıza çıkar. Aklamadan sorumluluk için paranın suç geliri olduğunun bilinmesi gerekir (TCK m. 282/2). Katkı yalnız hesap bilgilerini vermekle sınırlıysa TCK m. 158/4 uyarınca ceza yarı oranında indirilir; kastın varlığı her dosyada ayrıca ispatlanmalıdır.

MASAK beni ifadeye çağırır mı?

MASAK bir savcılık veya mahkeme değildir; şüpheli sıfatıyla ifade Cumhuriyet savcılığı veya kolluk tarafından alınır. MASAK ve denetim elemanları ise kişi ve kurumlardan bilgi ve belge isteyebilir; bu taleplere tam ve doğru cevap verme yükümlülüğü vardır, ancak savunma hakkına ilişkin hükümler saklıdır (5549 m. 7).

Hesabınıza gelen paranın kaynağını birlikte değerlendirelim

Elinizdeki dekontları, yazışmaları ve banka ya da savcılıktan gelen yazıları birlikte inceleyerek hangi tedbirin uygulandığını ve izlenebilecek hukuki yolları değerlendirebiliriz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, ceza hukuku alanında; banka hesabı kullandırma, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve hesaplara el koyma tedbirlerinin gündeme geldiği soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli ve sanık müdafiliği yürütmektedir. Banka kayıtlarının, mali inceleme raporlarının ve el koyma kararlarının değerlendirilmesi, mali soruşturmalarda çalıştığı başlıca konular arasındadır. Bu yazıdaki mevzuat bilgileri güncel kanun metinlerine, içtihat değerlendirmeleri ise tam metni incelenen Yargıtay kararlarına dayanılarak hazırlanmıştır. İletişim: 0 506 976 23 55.

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Mobil sürümden çık