Site icon Av. Burakhan Çalışkan

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

Kira fiyatlarında meydana gelen artış sonrası ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarının daha sık karşımıza çıktığını görmekteyiz. Bu tür davalarda davalı tarafın vereceği cevap dilekçesi davanın gidişatı bakımından büyük öneme sahiptir. Bu nedenle ev sahibi tarafından açılacak bir davada, cevap dilekçesi sunmanızda yarar vardır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

Bu yazımızda, ihtiyaç nedeniyle tahliye cevap dilekçesi örneği paylaşmaktayız. Söz konusu İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi bir örnek teşkil etmesi için paylaşılmakta olup her somut olay özelinde ayrı düzenlemeye gidilmesi gerekmektedir.

İSTANBUL ANADOLU 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: 2022/… Esas

Cevap Veren Davalı : …

Vekili : Av. Burakhan ÇALIŞKANİhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçe
Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Hakimiyet-i Milliye Cad. Açık Türbe Mektebi Sk. No: 3/3 Üsküdar / İstanbul

Davacı : …

Konu : Davaya ilişkin cevap dilekçesi ve beyanlarımızın sunumudur. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

Açıklamalar : İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

Davacı tarafından ikame edilen davada özetle müvekkil davalının davacıya ait taşınmazda kiracı sıfatıyla ikamet ettiği, davacının söz konusu daireye ihtiyacının olduğu belirtilmiş olup işbu nedenle müvekkil aleyhine ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılmıştır.

Davacı tarafından tarafımıza yöneltilen dava usul ve yasaya aykırı olup işbu haksız davanın reddi gerekmektedir.

USULE İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ

1. DAVANIN USUL YÖNÜNDEN REDDİ GEREKMEKTEDİR.

Müvekkil …, 01.12.2020 tarihli sözleşme ile davaya konu mecuru kiralamış olup, kira sözleşmesi de son olarak 01.12.2022 tarihinde yenilenmiştir. Davacı tarafın TBK 350 kapsamında olduğunu iddia ettiği ihtarname 13.04.2022 keşide tarihlidir.

Tarafımıza yöneltilen işbu haksız davanın öncelikle usulden reddi gerekmektedir. Şöyle ki; TBK’nın 350. Maddesinde fesih koşulları düzenlenmiştir.

II. Dava yoluyla
1. Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle
a. Gereksinim, yeniden inşa ve imar
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini;
1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, (…) belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

2. DAVACI TARAF, USULİ SÜRELERE RİAYET ETMEMİŞTİR.

Müvekkil ile davacı taraf arasında imzalanan kira sözleşmesi 01.12.2020 tarihlidir. Aralarındaki sözleşme belirsiz süreli kira sözleşmesi olup ihtiyaç nedeniyle tahliye için, fesih bildirim sürelerine riayet edilmesi gerekmektedir. Bu noktada altı aylık ve üç aylık süreler önem kazanmaktadır. Davacı tarafından ihtiyaç nedeniyle tahliye talepli ihtarname müvekkile 13.04.2022 tarihinde gönderilmekte olup 01.06.2022 fesih tarihi gözetildiğinde en geç üç ay olarak dikkate alınacak 01.03.2022 tarihi geçirilmiştir. Anılan tarih sonrasında da müvekkile herhangi bir ihtar gönderilmemiş olup taraflar arasındaki kira sözleşmesi devam etmiştir, müvekkilim yasal oran üzerinden artırdığı kirasını ödemeyi sürdürmüştür. – İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

3. HUZURDAKİ DAVA, SÜRESİ İÇİNDE AÇILMAMIŞTIR.

Müvekkil ile davacı taraf arasında akdedilen kira sözleşmesinin 01.12.2020 tarihli olduğu gözetildiğinde, her ihtimalde fesih dönemi sonundan itibaren 1 ay içinde açılması gereken işbu davanın süresinde açılmadığı görülmektedir. Kiraya verenin fesih dönemi sonu itibariyle bir ay içinde açmadığı tahliye davasının usulden reddedilmesi gerekmektedir.

Kanun koyucu, söz konusu düzenleme ile tahliye davası ikame edilme süresini 1 ay olarak sınırlamıştır. Bu bağlamda dava açma süresinin kaçırılmış olması sebebi ile işbu haksız davanın öncelikle usulden reddi gerekmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 19.02.2018 Tarih, 2017/8814 Esas ve 2018/1198 Karar sayılı ilamına göre;

“6098 sayılı TBK’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.” İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ

1. DAVAYA KONU TAŞINMAZ, YÜKSEK KİRA BEDELİ İÇİN TAHLİYE ETTİRİLMEK İSTENMEKTEDİR.

Her ne kadar huzurdaki dava … tarafından açılmışsa da, müvekkilim kira ilişkisini esasen davacı taraf ile değil, isminin “…” olduğunu bildiğimiz kimse ile kurmuştur. Öyle ki, müvekkilim kira dönemi boyunca kira ödemelerini …’e yapmış olup huzurdaki ihtiyaç nedeniyle tahliye davası ile ilgili olarak da müvekkilim ve ev arkadaşı ile, … iletişime geçmiştir. (EK-1: …’e yapılan kira ödemesine ilişkin dekont) Öyle ki, müvekkil dava dışı … ile, davacının bilgisi dahilinde bir kira sözleşmesi imzalamıştır. (EK-2: … ile müvekkil arasında imzalanan sözleşme)

Dava dışı …, kiraya konu taşınmazın maliki olmaması adına müvekkilimi taşınmazdan tahliye ettirmek için bir çaba içine girmiştir.

13.04.2022 tarihli mesajlarında kendisi,

“Elimde tahliye kağıdın Boş kağıtta bilgin olsun bunları avukatına ilet ne anlama geldiğini söylesin sana”

“Bu ne terbiyesizlik”

“Sen bizle kafamı buluyosun çocuk oyuncağımı bu”

Gibi ifadelerle, müvekkilime evden çıkması gerektiğini söylemiş, boş kağıda tahliye taahhütnamesi imzalattığını iddia etmiştir. Gerçek anlamda, davacı … tarafından bir ihtiyaç mevcut idiyse, taşınmazın maliki olmayan bir üçüncü kişi …, neden taşınmazı tahliye ettirmek istemektedir? Esasen, bu mesajların ve huzurdaki işbu davanın nedeni, davaya konu mecuru tahliye ettirerek daha yüksek miktarlarla kiraya vermektir. Dava dışı …’in de bu yönde bir çıkarı bulunmakta olup, bu nedenle müvekkilin tahliyesi için çabalamaktadır. Bütün bu konuşmalardan da açıkça huzurdaki davanın kötü niyetli ikame edildiği görülmektedir. (EK-3: Müvekkilin ev arkadaşına atılan mesajlar) Müvekkilin ev arkadaşı …’in, huzurdaki davada tanık olarak dinlenmesini talep etmekteyiz. Kendisi dinlendiğinde, ihtiyacın gerçek ve samimi olup olmadığı anlaşılacaktır.

Geçtiğimiz yıl boyunca, müvekkilim … ve ev arkadaşı …, davacı taraf ve …’in baskı ve yıldırma girişimleri neticesinde huzurundan olmuştur. Öyle ki, müvekkilime dava dışı tarafından atılan mesajlar aynı zamanda huzur ve sükunu bozma suçunu oluşturmakta olup söz konusu girişimlerin devam etmesi halinde müvekkilim Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak hakkında soruşturma açılmasını talep edecektir.

2. HUZURDAKİ DAVANIN NEDENİ, MECURUN DAHA YÜKSEK BEDELLERLE KİRAYA VERİLMESİDİR.

Bilindiği üzere İstanbul ilinde kira fiyatları son yıllarda artmış olup ev sahipleri çeşitli gerekçelerle taşınmazların tahliyesi yoluna gitmeye başlamıştır. Bu çabanın esas gerekçesi daha yüksek kira geliri elde etmek olup, kötü niyetle “ihtiyaç nedeniyle tahliye” kurumu kullanılmaktadır. Davacı taraf davaya konu taşınmazı kötüniyetle tahliye ettirmek maksadı ile, TBK 350. Maddesini gerekçe göstererek huzurdaki davayı tarafımıza yöneltmiştir.

Sulh hukuk mahkemelerinde, bu tür uyuşmazlıkların arttığı bilinen bir vakadır. Mahkemelerin kötü niyeti korumayacağı kabulü ile, huzurdaki davanın da reddi gerekmektedir.

3. TBK 350 ŞARTLARI SAĞLANMAMAKTADIR.

TBK 350. Maddesinin şartları tarafımıza yöneltilen davada kesinlikle oluşmamıştır. Yeni malikin gereksinim sebebi ile tahliye davası ikame edilebilmesi için Yargıtay’ın da kabul ettiği bazı şartların oluşması gerekmektedir. Bu şartlardan bazıları şöyledir;

“Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edildiği üzere, maddede sayılan kişilerin konut gereksiniminin gerçek, samimi ve zorunlu olması ve bu hususu davacının ispatlaması gerekir. Kiraya verenin kira bedelini artırmak, kiracıyı huzursuz etmek, kiracıdan kurtulmak, konutu daha rahat satabilmek gibi maksatlarla tahliye isteminde bulunduğu hallerde, esasen gerçek bir konut gereksiniminin bulunmadığı ve ihtiyaç iddiasının da gerçeği yansıtmadığı kabul edilecektir. Bu anlamda konut ihtiyacının gerçek ve samimi olup olmadığının takdiri hakime ait olup, hakim bu durumu tespit ederken kiraya verenin ve maddede sayılan yakınlarının sosyal, ekonomik, kültürel, mesleki ve sağlık durumlarını dikkate almalıdır” İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi

Davacı tarafın davaya konu taşınmaza gereksinimleri olduğuna ilişkin yeterli delilleri olmamakla birlikte yukarıda sıralamış olduğumuz şartlar da olayımızda gerçekleşmediğinden işbu kötüniyetli ikame edilen haksız davanın reddi gerekmektedir

4. DAVACI TARAFIN VE AİLESİNİN MADDİ DURUMU ARAŞTIRILMALIDIR.

Huzurdaki davanın ihtiyaç nedeniyle ikame edilmediği, yukarıdaki yer verdiğimiz bilgi ve ekte sunacağımız belgelerle ortaya çıkacaktır. Kiracının birden fazla geliri ve kazanç kaynağı bulunmaktadır. Kendisinin köyde ayrı bir taşınmazı bulunmakta olup tapuda kaydının olup olmadığı bilinmemektedir. Kiracının, eşinin, aile üyelerinin tapu kayıtları, SGK kayıtları, taşınır kayıtları ilgili kurumlardan talep edilmeli ve gerekli sorgulamalar sayın mahkemenizce yapılmalıdır.

Bununla birlikte, kiracının birden fazla gelirinin olduğu, bunlardan birinin de kapıcılık olduğu bilinmektedir. İşbu nedenle davacı taraf herhangi bir kira ödemesi yapmamaktadır, zira kapıcılar ikamet ettikleri konutta kira ve fatura ödememektedir. Davacının ilişkisinin de bu şekilde olduğu bilinmektedir. Davacı tarafın mesleği ve gelir durumu araştırılmalıdır, zira davanın çözümü esas olarak davacının dava konusu taşınmaza ihtiyaç duyup duymamasıdır.

Yukarıda izah edildiği üzere işbu davada şartları oluşmamış olmasına rağmen TBK 350. maddesi dayanak yapılarak tarafımıza yöneltilen haksız ve kötüniyetli tahliye davasının öncelikle usule ilişkin itirazlarımız incelenerek usulden reddine, usul itirazlarımızın reddi halinde ise işbu haksız davanın esastan REDDİNE karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER : TBK, TMK, HMK ve ilgili mevzuat

DELİLLER : Kira Sözleşmesi, Tapu Kayıtları, Noter Kayıtları, SGK Kayıtları, Mesaj Görüntüleri, Yargıtay Kararları, Tanık, Keşif, Bilirkişi İncelemesi. vs. delil

– Kira sözleşmesi delili (ek-4), müvekkil ile davacı taraf arasındaki kira ilişkisinin delilidir.
– Kira sözleşmesi delili (ek-2), dava dışı … ile imzalanmış olup tahliyenin ihtiyaca dayanmadığını kanıtlamaktadır.
– Tapu kayıtları, noter kayıtları, SGK kayıtları, mesaj görüntüleri davacının içtihat iddialarının aksini kanıtlamaktadır.
– Yargıtay kararları, tanık, bilirkişi incelemesi vesaire deliller dava konusu taşınmaza ihtiyaç duyulmaksızın tahliye davası açıldığını kanıtlmaaktadır.

TANIKLARIMIZ : …

NETİCE VE TALEP : Yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek nedenler ile usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen haksız davanın öncelikle usule ilişkin itirazlarımız değerlendirilerek usulden REDDİNE, usule ilişkin itirazlarımızın reddi halinde işbu haksız davanın esastan REDDİ ile yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 17.01.2023

EK-1: …’e yapılan kira ödemesine ilişkin dekont
EK-2: … ile müvekkil arasında imzalanan sözleşme
EK-3: Müvekkilin ev arkadaşı …’e atılan mesajlar
EK-4: Müvekkil ile davacı arasında imzalanan sözleşme

… Vekili
Av. Burakhan ÇALIŞKAN – İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi


Bu yazımızda, İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Cevap Dilekçesi örneği paylaştık. Kira Davası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Exit mobile version