Site icon Av. Burakhan Çalışkan

İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

İş kazası, Türkiye’de sıklıkla yargılama konusu yapılan ihtilaflardandır. İş kazası neticesinde tazminat talepli yargılamalar iş mahkemelerinde görülmekte olup bu davalarda esas belirleyici etken bilirkişi raporudur. Bu nedenle işçi ve işveren tarafının bilirkişi raporuna yönelik itiraz ve beyanları önem kazanmaktadır. İşveren iş kazası bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, bu anlamda işveren tarafının bilirkişi raporuna yapacağı itirazı ifade etmektedir.

İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

İşveren iş kazası bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, her şeyden önce iş kazasının nedenleri üzerinde durmalı ve işveren sorumluluğunu tartışmalıdır. Bu rapor itirazı yeterli açıklıkta olmalıdır.

İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

Yazının ilerleyen aşamasında örnek bir iş kazası tazminat dosyası üzerinden İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği paylaşacağız.

İSTANBUL 1. İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No: … – İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

DAVALI : …
VEKİLİ : Av. Burakhan ÇALIŞKAN

DAVACI : …
VEKİLİ : …

KONU : … tarihli eksik ve yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi kusur raporuna karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR : İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

1-) Sayın bilirkişi heyeti tarafından eksik inceleme neticesinde tanzim edilen, itirazlarımıza konu raporda özetle; güvenli çalışma yöntemlerinin kullanılmasının sağlanmaması, organizasyonel ya da fiziki güvenlik önlemlerinin alınmasının sağlanmaması, uygun nitelikte iş ekipmanlarının temin edilmemesi gibi nedenlerle müvekkil şirketin kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu belirtilmiştir. Gerekli araştırmalar yapılmaksızın, davalı tanık beyanlarına itibar edilmeksizin, yalnızca dava dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olarak inceleme yapılan ve neticesinde tanzim edilen işbu raporu kabul etmemiz ve işbu raporun hükme esas alınması mümkün değildir.

T.C. Yargıtay 20. HD 2006/13971 E., 2006/13569 K.
“Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

T.C. Yargıtay 3. HD 2005/14887 E., 2006/1828 K.
“Ancak, somut olayda her ne kadar bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor temin edilmiş ise de raporda varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntıları gösterilmemiş, böylece Yargıtay denetimine elverişli olmayacak şeklide soyut kavramlara dayalı rapor düzenlenmiştir. Bu haliyle rapor her türlü kuşkudan uzak mahkemeye, tam kanaat verici nitelikle olamayacağından hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. (Bilirkişilerin somut hukuki ve bilimsel verileri ortaya koyarak denetime elverişli rapor hazırlamaları gerekir.) Bu husus değerlendirilerek mahkemece yeniden oluşturacak bilirkişiler kurulundan rapor alınarak deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve yetersiz rapora dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”

2-) Bilirkişilik kurumunun nihai amacı ve bilirkişilerin asli görevi; çözümü uzmanlık gerektiren konularda somut veriler ışığında, denetime el verişli incelemelerde bulunmak gerekçeli değerlendirmeler yapmaktır. Ancak sayın heyet tarafından tanzim edilen, itirazlarımıza konu raporda somut veriler ışığında inceleme yapılmamış, denetime el verişli bir rapor tanzim edilmemiş, yalnızca davacının iddiaları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Bahse konu raporun ” IV- DEĞERLENDİRME” başlıklı bölümünde “dosya muhteviyatında olayın meydana geliş şekline ilişkin çelişkili ifadeler bulunmaktadır” denilmiştir. Olayın meydana geliş şekline ilişkin davacının ve davalının anlatımlarının birbirinden farklı olduğu aşikardır. Ancak hangi taraf beyanının doğru olduğuna karar verme yetkisi yalnızca mahkemeye aittir. Sayın bilirkişi beyanlar arasındaki çelişkiyi gidermekle yükümlü değildir. Aksine yapılması gereken olayın meydana geliş şekline ilişkin tüm ihtimallerin ayrı ayrı değerlendirilerek, taktir mahkemeye bırakılmak üzere rapor tanzim etmektir.

Söz konusu bilirkişi raporunda ise davacı beyanlarına üstünlük tanınmış, davacının anlatımları doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Olayın meydana geliş şekline ilişkin müvekkilin ve davalı tanık beyanlarının anlatımları doğrultusunda değerlendirme yapılmaması raporun eksik incelemeye dayandığını, olayı aydınlatmaya yarar olmadığını göstermektedir.

3-) Müvekkil şirket, mevzuat gereğince almakla yükümlü olduğu tüm tedbirleri ve güvenlik önlemlerini almış, işçiler için emniyetli bir çalışma ortamı oluşturmuştur. Kazalı işçi de dahil olmak üzere tüm işçilere güvenlik ekipmanları imzaları karşılığında teslim edilmiştir. Teslim edilen ekipmanların kullanılmasının ehemmiyeti anlatılmış, işçiler koruyucu ekipman kullanımı konusunda sürekli olarak uyarılmışlardır. Davacı işçiye, gerekli tüm koruyucu ekipmanın teslim edildiği hususu, dosyada mübrez olan işçinin imzasını taşıyan zimmet formu ile sabittir.

4-) Müvekkil şirket tarafından kazalı işçiye eksiksiz olarak iş güvenliği eğitimleri verilmiştir. Kazalının iş tanımı kesin olarak belirlenmiş, işin yapılış esnasında sağlığının korunması ve güvenliğinin sağlanması için nasıl hareket etmesi gerektiği iş güvenliği uzmanlarınca kendisine anlatılmıştır. Bu husus, dosyada mübrez olan …, … ve … tarihli eğitim katılım belgeleri ile de sabittir. Kazalıya verilen bu eğitimlerin yanında, iş güvenliği uzmanı … iş yerine düzenli aralıklarla gelerek gerekli kontrolleri yapmış ve kazalı işçi de dahil tüm işçilere iş sağlığı ve güvenliği için elzem olan bilgiler verilmiştir.

Ancak itirazlarımıza konu bilirkişi kusur raporunda, müvekkil şirket tarafından kazalı işçiye iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilmiş olması, işçinin imzası karşılığında koruyucu ekipmanların teslim edilmiş olması gibi hususlar değerlendirilmemiş, kusurun belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınmamıştır.

5-) Davacı işçinin yaralanmasına neden olan olay, işçinin görev tanımında yer almayan bir işe kalkışması ve panikleyerek düşmesi sonucunda gerçekleşmiştir. Müvekkil şirket bünyesinde çalışan işçilerin tümünün iş tanımı belirlidir. İşçiler, görevleri kapsamında olmayan bir işe el atmayacakları hususunda henüz işe başlamadan bilgilendirilmekte ve sürekli olarak uyarılmaktadırlar. Nitekim işçinin imzasını taşıyan İş Güvenliği Talimatı ve Taahhütnamesinde de bu husus açıkça belirtilmiştir. Bahsi geçen imzalı taahhütnamede;

“1. Her çalışan kendisine gösterildiği ve öğretildiği şekilde çalışacak, bilmediği ve kendisine öğretilmeyen işlere elini sürmeyecektir, kendisine ait olmayan işlere el atmayacaktır.”

“2. Bir çalışan işe başlamadan önce bu işi nasıl yapacağını ve bu işten kendisine ne gibi bir zarar geleceğini ve kazaya karşı ne tedbir alması gerektiğini düşünecek, ondan sonra işe başlanacaktır.”

6-) Davacı işçi imzaladığı taahhütnameye aykırı davranarak, görevi kapsamında olmayan bir işe el atmıştır. Yüklerin vinç ile istiflenmesi işi davacının görevi kapsamında değildir, davacı söz konusu işe kendi isteği ile amirlerine haber vermeden ve onay almadan kalkışmıştır. Nitekim fabrika müdürü … … tarihli beyanında geçen; “İş yerinde yapılan eğitimlerde davacıya ve diğer işçilere amirlerinin talimatları olmadığı sürece kendi işleri olmayan başka işleri yapmamaları hususunda çalışanları uyarıyoruz.” ifadesi, kazalı işçinin görevi olmayan işlere el atmaması konusunda sürekli olarak uyarıldığını, kazalının bu uyarılara rağmen yük istiflemesine kendi isteği ile herhangi bir talimat olmaksızın kalkıştığını göstermektedir. … ve diğer tanıkların bu beyanları, sayın bilirkişi heyeti tarafından değerlendirmeye alınmayarak eksik incelemeye dayalı bir rapor tanzim edilmiştir.

7-) Kazanın meydana geldiği alanda, yük taşınması esnasında işçilerin alanda bulunmamasını sağlamaya yönelik olarak uyarı levhaları bulunmaktadır. Söz konusu levhaların amacı emniyetli bir çalışma ortamı oluşturarak, yük taşınması esnasında görevli olmayan işçilerin alanda bulunmasını engellemektir. Ancak uyarı levhalarına ve amirlerin talimatlarına rağmen kazalı işçi yük taşıma alanına girmiş ve kazaya sebep olmuştur.

Kazalı işçi görevi hakkında net bir şekilde bilgilendirmesine, görevli olmadığı işlere el atmaması gerektiği hakkında sürekli olarak uyarılmasına, yük taşıma alanına girilmemesi hususunda uyarı levhaları bulunmasına rağmen yük taşıma alanına girmiş ve kazanın meydana gelmesine neden olmuştur. Davalı müvekkil, kazalının ve görevli olmayan diğer personellerin yük taşıma alanına girmemesi için tüm önlemleri almıştır. Buna rağmen bilirkişi raporunda “organizasyonel ya da fiziki güvenlik önlemlerinin alınmasının sağlanmaması” şeklinde bir değerlendirilmede bulunulması hatalıdır. Sayın bilirkişi heyeti söz konusu tespiti yaparken tanık beyanlarını, iş yerinde bulunan uyarı levhalarını değerlendirmeye esas almayarak eksik inceleme gerçekleştirmiştir.

😎 Söz konusu bilirkişi raporunda “yüksekte yapılan çalışmalar için uygun nitelikte iş ekipmanlarının temin edilerek kullanılmaması” değerlendirmesinde bulunularak müvekkile kusur atfı yapılması mümkün değildir. Müvekkil şirket, vinç yardımı ile yapılan yük taşınması işi için gerekli tüm önlemleri alarak emniyetli ve güvenli bir çalışma ortamında yük taşıma işini icra etmektedir. Yükler, vinç operatörü sertifikası bulunan, alanında uzman … tarafından taşınmaktadır. Taşıma alanına işçilerin girmesi önlemek için uyarı levhaları asılmakta işçiler haricen amirleri tarafından uyarılmaktadır. – İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Davacı işçi, hiç bir talimat olmaksızın kendi isteği ile amirlerine haber vermeksizin yük taşıma alanına girmiş, seyyar merdiven davacı işçi tarafından temin edilmiştir. Yük taşıma işi vinç yardımı ile yapılırken, müvekkilden yüksekte çalışmaya uygun bir merdiven bulundurmasının beklenmesi mümkün değildir. Müvekkil şirket, taşıma alanına işçilerin girmemesi için uyarı levhaları asmış olmasına rağmen yüksekte çalışmaya uygun bir merdiven bulundurması çelişkili bir duruma vücut verecektir. Dolayısıyla davacının kendi başına temin ettiği seyyar merdiven nedeni ile, müvekkile kusur atfedilmesi, müvekkilin sorumluluk alanını hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı bir biçimde genişletmektedir.

9-) Yukarıda da izah edildiği üzere, iş yerinde yapılan yük taşıma işi vinç yardımı ile gerçekleştirilmektedir. Ağırlığı tonlarla ifade edilen yüklerin taşınması esnasında, işçilerin merdiven üzerine çıkarak yüklerin taşınmasına yardım etmesi söz konusu değildir. Kaldı ki bu durum hayatın olağan akışına da aykırıdır. Müvekkile ait iş yerinde işçilerin merdivene çıkarak yükleri istiflemesi gibi bir yöntem olmamasına rağmen müvekkil şirketten kazalı işçiye merdiven kullanımı hakkında eğitim verilmesinin, merdivenle yapılan çalışmalarda merdiven üzerinde bulunan kişinin çalışmalarına yardımcı olacak kişilerin görevlendirilmesinin beklenmesi mümkün değildir.

Müvekkil şirket, kazalı davacıya iş tanımıyla ilgili tüm eğitimleri vermiştir. Merdiven kullanmak davacının görevi dahilinde değildir. Davacının görevi kapsamında yer almayan bir iş için müvekkilden eğitim verilmesinin beklenmesi yukarıda da ifade edildiği gibi müvekkilin sorumluluk alanını hakkaniyete aykırı bir şekilde genişletmektedir.

10-) Davacı işçinin, herhangi bir talimat olmaksızın kazanın meydana geldiği alana giderek yük taşınmasına yardım etmeye çalışması, seyyar merdivenin kazalı tarafından alana getirilmiş olması, kazalının uyarı levhalarına ve kendisine uzmanlar tarafından verilen iş güvenliği eğitimlerine aykırı hareket etmesi, 2,5 sene boyunca müvekkil şirket bünyesinde çalışan işçinin yük taşıma alanına girmemesi konusunda tecrübeye sahip olması gerektiği gibi hususlar kusur hesaplamasında değerlendirmemiştir.

11-) Olayın gerçekleştiği tarihte kazalı işçi … yaşındadır ve uzun yıllardan beri inşaat sektöründe çalışmaktadır. Uzun yıllar boyunca çalışmanın kazandırdığı tecrübe gereği, kendisi için tehlikeli olabilecek işleri ayırt edebilecek niteliktedir. Elim olayın meydana gelmesinin asli nedeni işçinin kimseden izin almaksızın ve kimseye haber vermeksizin yük taşıma alanına girerek seyyar merdivene çıkmasıdır. Bir başka ifade ile, kazalı işçi uyarı levhalarını ve kendisine başka işlere el atmaması yönünde verilen talimatları dikkate alsa idi kaza meydana gelmeyecekti. – İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

12-) Özetle;

– Müvekkil tarafından kazalıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiği, koruyucu ekipmanların imza karşılığında teslim edildiği, iş güvenliği talimat ve taahhütnamesi ile işçinin görevi olmayan işlere el atmamasının gerektiği konusunda bilgilendirildiği, olayın meydana geldiği alana işçilerin girmemesi için uyarı levhaları bulunduğu, tanık beyanlarında işçinin panikleyerek merdivenden düştüğünün belirtildiği, yine tanık beyanlarında işçilere görevleri dahilinde olmayan işlere el atmamalarının bildirildiği, davacı işçinin kimseye sormadan kendi isteği ile yük taşıma alanına girerek yük taşıma işine yardım etmeye çalıştığı, seyyar merdiveni davacı işçinin temin ettiği dikkate alınmadan eksik inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu hukuki denetime elverişli olmayıp soyut değerlendirmeler ve mesnetsiz tespitler içermektedir.

Netice ve Talep : Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve sayın mahkemenizce re’sen tespit edilecek hususlara binaen; yetersiz incelemeye dayalı, müvekkil şirketin sorumluluğunun hakkaniyete aykırı bir şekilde genişletildiği, tanık beyanlarının ve dosyada mevcut belgelerin değerlendirilmediği haksız ve hukuka aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, kusur raporu alınmak ve itirazlarımız hakkında da inceleme yapmak üzere yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını; nihayetinde haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …

Davalı

Vekilleri
Av. Burakhan ÇALIŞKAN – İşveren İş Kazası Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Exit mobile version