Site icon Av. Burakhan Çalışkan

Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe

Nafaka Kaldırma Davası

Nafaka kaldırma davası dilekçe örneği konulu yazımızda, örnek bir dosya üzerinden nafaka kaldırma davası dilekçe örneği paylaşılacaktır. Nafaka kaldırma davası hakkında detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. 0506 976 23 55

Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe Örneği

… 1. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No: …

Davacı :…
Vekili : Av. Burakhan Çalışkan

Davalı : …
Vekili : …

Konu : Hiçbir geliri olmadığı iddiası ile tedbir nafakası talebinde bulunan eş …’in gelirlerinin tespit edildiği ve müvekkilin geçtiğimiz salgın sürecinde çalışamadığı için gelirlerinde büyük oranda eksilme olduğu dikkate alınarak dosyada verilen tedbir nafakasının kaldırılması, sayın mahkeme aynı kanaatte değil ise 1.000-TL olarak düzenlenmesi talebimizden ibarettir. – Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe Örneği

Açıklamalar :

Sayın Mahkeme huzurunda tarafların karşılıklı olarak açmış oldukları zina nedeni ile boşanma davaları birleştirilerek devam etmektedir.

Sayın mahkeme, müvekkil … aleyhine 10.000TL tedbir nafakasına hükmetmiş ise de itirazlarımız sonucu … Numaralı karar ile yerel mahkemenin kararını bozmuş, birleşen dava ile beraber yeniden inceleme yapılması için yerel mahkemeye göndermiştir.

Dava dosyası incelendiğinde …’in uygunsuz hayat sürdürdüğü tespit edilmiş olup sunmuş olduğumuz deliller dikkate alınarak zina nedeni ile boşanma kararı verilmesi sayın mahkemeden talebimizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereği zina yapan eşin maddi, manevi tazminat ve nafaka talep edemeyeceği kesin hükme bağlanmıştır:

T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E.2013/2-604 K.2014/38 T. 22.1.2014 – Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe
Toplanan delillerden davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175.maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu E: 2011/2-403 K: 2011/509 T: 13.07.2011 – Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe
Boşanma kararı kesinleşmeden, evlilik halen devam ederken davacı kadının başka bir erkek ile ilişkisinin bulunmasının, evlilik birliğini temelinden etkileyeceği;
boşanma kararında eşlerin kusurunun tespitinde ve buna bağlı olarak da boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesinde (maddi ve manevi tazminat v.b.) önem arz edeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, Özel Daire tarafından dosyadaki delil durumuna göre tarafların eşit kusurlu kabul edilerek, davacı kadın yararına tazminata hükmedilmemesi gerektiğine işaret eden bozma kararı, yukarıda açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulunun çoğunluğunca da benimsenmiştir. Şu hale göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyularak tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile davacı kadının maddi ve manevi tazminat talebinin tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararının bozulması gerekir.

Yukarıda izah ettiğimiz ve birleşen … Mahkemesinde görülmekte olan … E. Sayılı dosyaya sunduğumuz deliller ile Sayın İstinaf Makamına sunduğumuz … tarihli dilekçemizde de belirttiğimiz üzere zina eden eşin nafaka ve tazminat talebi olamayacaktır. Zina yapan eşin her ay … nafaka alması hem hukuk düzenine hem de vicdana aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle öncelikle verilen nafaka kararının kaldırılması talebimizdir.

Davacı …; yargılamanın başından beri sürekli olarak mahkemeyi yanıltıcı yalan beyanda bulunmaktadır. Bu yalan beyanların TAMAMI somut deliller ile çürütülmüştür. Bu beyanlardan biri de herhangi bir geliri ve mal varlığı olmadığıdır. Davacı her ne kadar geliri ve mal varlığı olmadığını iddia etmekte ise de; üzerinde ev, arsa ve araç olduğu ekteki belgelerle sabittir.

…’in arsalarının haricinde evi de bulunmakta olup söz konusu evden her ay 3.000-TL kira geliri elde etmektedir. Fakat davacı bunu da sayın mahkemeden gizlemiştir. Davacı bu evi de yakınının üzerine yapmış fakat tapu kayıtlarında görüleceği üzere üst hakkı ve kullanım hakları kendisine ait olup kira gelirini de kendisi kullanmaktadır.

Tarafların ortak çocuğunun velayeti de müvekkil babada olup çocuğun başta eğitim masrafı olmak üzere tüm giderleri müvekkil baba tarafından hassasiyetle karşılanmaktadır. Corona/covid19 virüsünün dünyada salgın haline gelmesinin ardından ülkemizde de iş hayatı durmuştur. İş hayatının durması nedeni ile müvekkilin gelir durumu önemli şekilde etkilenmiş ve hayatını idame edemez hale gelmiştir. Tüm bu zorluklara rağmen çocuğunun başta eğitim giderleri olmak üzere tüm masraflarını tek başına karşılayan babanın aylık gelirinden daha yüksek bir miktarda nafaka ödeme yapması imkansız hale gelmiştir.

T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2019/3224 K. 2019/6764 T. 17.9.2019 – Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe
“Dava, yoksulluk nafakası talebine ilişkindir.Olayda, tarafların kolluk tarafından yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre dava tarihi itibariyle ev hanımı olan davacının babasından kalma aylık 300,00 TL maaşının bulunduğu, annesine ait evde annesi ile birlikte yaşadığı, davalının ise öğretmen olup aylık yaklaşık 2.400,00 TL gelirinin ve 400,00 TL kira giderinin olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve özellikle davalının gelirine göre takdir edilen tedbir nafakası miktarı hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde yüksektir.
Mahkemece; davacı tarafın geçimi ve bakımı için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, davacı eş yönünden daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekir.”

Nitekim Anayasa Mahkemesi de 2016/3140 nolu kararında bu durumu Anayasaya aykırı bulmuştur. İlgili kararda 950TL geliri olan şikayetçi lehine 1.000TL nafakaya hükmedilmesi Anayasaın 17. Maddesine aykırılık olarak tespit edilmiştir.

Netice-i Talep : Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle ve resen nazar-ı dikkate alınacak sebeplere binaen, davacı lehine verilen tedbir nafakasının kaldırılmasını, SAYIN MAHKEME AKSİ KANAATTE İSE NAFAKA MİKTARININ 1.000TL OLARAK GÜNCELLENMESİNİ, nihayetinde de davacı … davasının reddi ve birleşmesini talep ettiğimiz dosya davacısı …’in taleplerinin kabulünü sayın mahkemeden saygılarımızla talep ederiz. 11/01/2023

Davalı … Vekili
Av. Burakhan Çalışkan – Nafaka Kaldırma Davası Dilekçe

Exit mobile version