Kısa cevap: Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır (TMK m.168). Dava açılır açılmaz hâkim; barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Boşanmada hâkime yemin önerilemez, ikrar hâkimi bağlamaz ve fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184). Pendik’teki dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Boşanma dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman hangi sebebe dayanıldığı değil, usulün doğru işletilip işletilmediğidir: dava doğru yerde mi açıldı, tedbir talepleri zamanında mı ileri sürüldü, deliller hukuka uygun mu toplandı, protokol mahkemece onaylandı mı, kesinleşmeden sonraki bir yıllık süre kaçırıldı mı.
Bu sayfa Pendik’teki boşanma dosyalarını yetki, geçici önlemler, delil kuralları ve süreler ekseninde ele alıyor. Boşanma sebeplerinin unsurları, velayet ölçütleri ve mal rejimi tasfiyesinin ayrıntıları ayrı konulardır.
Tedbir nafakası, konutun tahsisi ve geçici velayet kararları dava sonuna kadar yürürlükte kalır. Bu kararların doğru talep edilmesi için dosyanızın baştan değerlendirilmesi gerekir.
Dava Nerede Açılır? Yetkili ve Görevli Mahkeme
Kısa cevap: Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür.
Bu hüküm davacıya bir tercih hakkı tanır. Eşlerden biri başka bir ile taşınmış olsa dahi, birlikte oturulan son yer altı ay şartını karşılıyorsa orada dava açılabilir. Buna karşılık yetki kuralı burada kesin yetki değildir; yetki itirazının süresinde ve usulünce ileri sürülmemesi hâlinde dava açıldığı yerde görülmeye devam eder.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetkili yer | Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi | TMK m.168 |
| Seçim hakkı | İki seçenek arasında davacı tercih yapar; yetki kesin değildir | TMK m.168 |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi; Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabından (Üçüncü Kısım hariç) doğan dava ve işler | 4787 s.K. m.4 |
| Aile mahkemesi yoksa | O yerde aile mahkemesi kurulmamışsa davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar | 4787 s.K. |
| Pendik bakımından | Pendik’in ayrı adliyesi yoktur; dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür | — |
Dava Süresince Alınan Geçici Önlemler
Kısa cevap: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169).
Buradaki “re’sen” ifadesi önemlidir: bu önlemler için ayrıca talepte bulunulmuş olması kanunen şart değildir. Ancak uygulamada, talebin dava dilekçesinde açık ve gerekçeli biçimde yazılması — hangi konutun kime tahsis edilmesi gerektiği, gelir durumunun ne olduğu, çocuğun günlük düzeninin nasıl kurulduğu — kararın hem daha hızlı hem de somut olaya daha uygun çıkmasını sağlar.
| Önlem | Kapsam |
|---|---|
| Barınma | Eşlerin barınmasına ilişkin düzenleme; müşterek konutun hangi eşe tahsis edileceği |
| Geçim | Eşlerin geçimine ilişkin önlemler — uygulamada tedbir nafakası |
| Malların yönetimi | Eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemler |
| Çocuklar | Çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemler; geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi |
| Talep şartı | Hâkim bu önlemleri re’sen alır — ayrıca talep edilmiş olması şart değildir |
Bu aşamada verilen kararlar geçici olmakla birlikte, dosya sonuçlanana kadar tarafların günlük hayatını belirler ve çoğu zaman yıllarca yürürlükte kalır. Nafaka türleri ve hesaplama ölçütleri için Pendik nafaka avukatı, çocukla kişisel ilişki düzenlemesi için çocukla kişisel ilişki ve velayet davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.
- 01
Yetkili mahkemenin belirlenmesi
Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m.168). İki seçenek arasında tercih davacıya aittir; yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır ve zaman kaybettirir.
- 02
Dava dilekçesi ve tedbir talepleri
Dilekçede boşanma sebebi, deliller ve fer’î talepler (nafaka, velayet, tazminat) birlikte ileri sürülür. Hâkim geçici önlemleri re’sen alabilse de, barınma ve tedbir nafakası taleplerinin açıkça yazılması süreci hızlandırır.
- 03
Geçici önlemlerin alınması
Dava açılır açılmaz hâkim; eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Bu aşamada verilen tedbir nafakası ve geçici velayet kararları dosyanın uzun süre işleyen pratik çerçevesini oluşturur.
- 04
Ön inceleme ve delil listesi
Uyuşmazlığın sınırı burada çizilir. Tanık listesi ve belgeler bu aşamada sunulmalıdır; ön incelemeden sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi kural olarak mümkün değildir.
- 05
Tanık dinlenmesi ve delillerin değerlendirilmesi
Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder, ikrarla bağlı değildir ve yemin öneremez (TMK m.184). Hukuka aykırı elde edilen deliller ise ispatta dikkate alınamaz (HMK m.189/2).
- 06
Karar, kesinleşme ve sonrası
Kararın kesinleşmesiyle birlikte mal rejiminin tasfiyesi ve boşanmadan doğan diğer talepler için bir yıllık zamanaşımı işlemeye başlar (TMK m.178).
Pendik’te bir boşanma dosyasının seyri
Boşanma Yargılamasına Özgü Altı Kural
Boşanma yargılaması genel usul hükümlerine tâbidir; ancak kanun altı noktada özel kural koymuştur (TMK m.184). Bu kurallar, boşanma davasını diğer hukuk davalarından ayıran temel farktır ve uygulamada sıkça gözden kaçar.
| Kural | Anlamı |
|---|---|
| 1. Vicdani kanaat | Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz |
| 2. Yemin yasağı | Hâkim bu olgular hakkında gerek re’sen gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez |
| 3. İkrar bağlamaz | Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz |
| 4. Serbest takdir | Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder |
| 5. Anlaşmaların onayı | Boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz |
| 6. Gizlilik | Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir |
Pratik sonuçları şunlardır: eşin “kabul ediyorum” demesi davayı kendiliğinden bitirmez, çünkü ikrar hâkimi bağlamaz. Taraflara yemin önerilemez. En önemlisi, aranızda imzaladığınız protokol — nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı ne içerirse içersin — hâkim onaylamadıkça geçerli değildir. Hâkim, tarafların ve özellikle çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Delil: Ne Kullanılabilir, Ne Kullanılamaz?
Kısa cevap: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (m.189/4).
Uygulamada en sık sorulan soru, eşin telefonundan ya da hesabından elde edilen mesaj, fotoğraf ve ses kayıtlarının delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Cevap, delilin elde ediliş biçimine bağlıdır. Rıza dışı ve hukuka aykırı yollarla elde edilen kayıtlar yalnızca dosyaya giremeyebilmekle kalmaz, elde eden taraf bakımından ayrı bir hukuki ve cezai sorumluluk da doğurabilir. Bu nedenle delil toplamadan önce hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekir. Aldatma iddiasının nasıl ele alındığına ilişkin olarak aldatma iddiası boşanma davasında nasıl değerlendirilir ve güven sarsıcı davranışlar yazılarımıza bakabilirsiniz.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Hukuka aykırı delil | Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz | HMK m.189/2 |
| Delilin caiz olup olmadığı | Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir | HMK m.189/4 |
| İspat yükü | Kanunda özel düzenleme yoksa, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir | HMK m.190/1 |
| Yemin | Boşanma olguları hakkında taraflara yemin önerilemez | TMK m.184/2 |
| İkrar | Tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz | TMK m.184/3 |
| Takdir | Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder | TMK m.184/4 |
Tazminat, Mal Rejimi ve Ziynet Talepleri
Kanun iki ayrı tazminat öngörür. Maddi tazminat: mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174). Her iki talepte de kusur karşılaştırması belirleyicidir.
Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma davasından ayrı bir muhakemeyi gerektirir ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra sonuçlandırılır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin işleyişi için edinilmiş mallara katılma rejimi ve boşanmada mal paylaşımı yazılarımıza, Pendik özelinde mal paylaşımı davası ve ziynet alacağı davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Bu taleplerin tamamı bakımından tek bir süre belirleyicidir: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Boşanma sonrası malî hakların kapsamı için boşanma sonrasında tarafların malî hakları yazımızı inceleyebilirsiniz.
Süreler: Hangisi Ne Zaman İşliyor?
Boşanma dosyalarında birbirine karışan birkaç süre vardır. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ve suç işleme sebeplerine dayalı davalarda süre, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıldır (TMK m.161, m.162); bu süreler hak düşürücüdür ve affeden tarafın dava hakkı bulunmaz. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebine dayanmak için aranan süre de 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’la bir yıla indirilmiştir (TMK m.166/4).
| Süre | Neye ilişkin | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 yıl | Boşanmadan doğan dava hakları: hükmün kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı | TMK m.178 |
| 1 yıl | Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az sürmesi gereken süre | TMK m.166/3 |
| 1 yıl | Ortak hayatın kurulamaması (fiilî ayrılık) hâlinde aranan süre | TMK m.166/4 |
| 6 ay | Zina, hayata kast, onur kırıcı davranış ve suç işleme sebeplerinde dava açma süresi (öğrenmeden itibaren) | TMK m.161, m.162 |
| 5 yıl | Aynı sebeplerde her hâlde dava açma süresi | TMK m.161, m.162 |
| 2 hafta | İstinaf başvurusu (gerekçeli kararın tebliğinden itibaren) | HMK m.345 |
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk bakılan şey hangi sebebe dayanılacağıdır. Özel boşanma sebepleri (zina, hayata kast, suç işleme) kısa ve hak düşürücü sürelere tâbidir; genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ise kusur karşılaştırmasına dayanır ve kusur, tazminat ile nafaka taleplerini doğrudan etkiler.
İkincisi delil durumudur: eldeki kayıtlar hukuka uygun elde edilmiş mi, tanıklar olayların hangisine bizzat tanık olmuş, belgeler ön inceleme aşamasına kadar sunulabilecek durumda mı.
Üçüncüsü fer’î taleplerin eksiksiz ileri sürülüp sürülmediğidir — nafaka, velayet, tazminat, ziynet ve mal rejimi. Dördüncüsü ise takvimdir: dava açma süreleri, ön inceleme, gerekçeli kararın tebliği ve kesinleşmeden sonraki bir yıllık zamanaşımı. Boşanma avukatının hangi dava türlerini takip ettiğine ilişkin genel çerçeve için boşanma avukatı hangi davalara bakar yazımıza bakabilirsiniz.
Mal rejimi tasfiyesi, ziynet alacağı ve boşanmadan doğan diğer talepler hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir (TMK m.178). Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davası nerede açılır?
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). İki seçenek arasında tercih davacıya aittir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür.
Eşim başka şehre taşındı, yine de burada dava açabilir miyim?
Büyük olasılıkla evet. TMK m.168 iki ayrı yetki noktası tanır: eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son defa altı aydan beri birlikte oturulan yer. Eşiniz taşınmış olsa bile, birlikte oturduğunuz son yer altı ay şartını karşılıyorsa orada dava açılabilir. Bu yetki kesin yetki değildir; süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı dikkate alınmaz.
Dava sürerken nafaka ve velayet ne olacak?
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Yani bu önlemler için ayrıca talepte bulunulmuş olması şart değildir; ancak talebin açıkça yazılması uygulamada süreci hızlandırır.
Eşimin telefonundan aldığım mesajlar delil olur mu?
Kural açıktır: hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (m.189/4). Bu nedenle rıza dışı elde edilen kayıtlar çoğu zaman dosyaya giremediği gibi, elde ediliş biçimi ayrı bir hukuki sorumluluk da doğurabilir. Delil toplanmadan önce hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekir.
Eşim boşanmayı kabul ediyor, dava hemen biter mi?
Mutlaka değil. Boşanma yargılamasında tarafların her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz ve hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz (TMK m.184/1 ve 3). Anlaşmalı boşanma ise ayrı bir kurumdur: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir (TMK m.166/3).
Aramızda yaptığımız protokol geçerli mi?
Tek başına değil. Kanun açıktır: boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımına ilişkin düzenlemelerin bağlayıcı olabilmesi için mahkeme onayı şarttır. Ayrıca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Duruşmanın gizli yapılmasını isteyebilir miyim?
Evet. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m.184/6). Özel hayata ilişkin ayrıntıların tartışılacağı dosyalarda bu talebin baştan ileri sürülmesi yerinde olur.
Boşanmada tazminat hangi hâllerde istenebilir?
İki ayrı tazminat vardır. Maddi tazminat: mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174). Her ikisinde de kusur karşılaştırması belirleyicidir.
Boşandıktan sonra talep haklarım ne zamana kadar sürer?
Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Bu süre mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı ve benzeri talepler bakımından kritiktir; kesinleşme tarihinin takvime işlenmesi gerekir.
Ziynet eşyaları ve düğün takıları ne olacak?
Ziynet alacağı, boşanmanın fer’î sonuçlarından bağımsız olarak ayrıca talep edilebilen bir alacaktır ve ispatı kendine özgüdür: düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık beyanları ve varsa satış veya bozdurma kayıtları birlikte değerlendirilir. Bu talep de TMK m.178’deki bir yıllık süreye tâbidir.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Süre; boşanma sebebinin türüne, tanık sayısına, çocukla ilgili uzman incelemesi gerekip gerekmediğine, mal rejimi talebinin birlikte ileri sürülüp sürülmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Anlaşmalı boşanmalar tek celsede sonuçlanabilirken, çekişmeli dosyalarda tanık ve bilirkişi aşamaları süreci uzatır. Gerçekçi bir öngörü ancak dosyadaki talepler ve deliller görüldükten sonra verilebilir.
Zina veya hayata kast sebebine dayanacaksam süre var mı?
Evet ve bu süreler hak düşürücüdür. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile suç işleme sebeplerine dayalı boşanma davası, dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan başlayarak beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161, m.162). Ayrıca affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Karara itiraz etmek istiyorum, süre ne kadar?
Aile mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulur; süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Sürenin başlangıcı kararın açıklandığı gün değil, gerekçeli kararın tebliğ edildiği gündür. Bu tarihin baştan takvime işlenmesi gerekir.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda aile hukuku dosyalarını takip etmektedir. Pendik ve çevre ilçelerden gelen boşanma dosyalarında; yetki ve tedbir taleplerinin belirlenmesinden delil hazırlığına, anlaşmalı boşanma protokollerinin düzenlenmesinden tazminat, ziynet ve mal rejimi taleplerinin takibine ve istinaf aşamasına kadar sürecin bütün evrelerinde müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.161, 162, 166, 168, 169, 174, 178, 184)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.189, m.190, m.345)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr (m.4)
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

