Kısa cevap: Ölümden sonra tereke mallarının korunması için sulh hâkimi istem üzerine veya re’sen yazım, mühürleme ve resmen yönetim gibi önlemleri alır (TMK m.589). Mirasbırakanın borç durumu belirsizse, doğrudan reddetmek yerine bir ay içinde resmî defter tutulması istenebilir (TMK m.619); defter sonrası mirasçı ret, resmî tasfiye ya da deftere göre kabul seçeneklerinden birini bildirir. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz (TMK m.632).
Miras dosyalarında en pahalı hatalar, ölümü izleyen ilk haftalarda yapılır: tereke malları elden çıkar, borçların kapsamı bilinmeden karar verilir, bir aylık süreler fark edilmeden geçer. Oysa kanun bu aşama için ayrıntılı bir koruma düzeni kurmuştur ve bu düzen uygulamada çok az kullanılır.
Bu sayfa Pendik’teki miras dosyalarını terekenin korunması, resmî defter, tasfiye ve istihkak ekseninde ele alıyor. Mirasın reddi, saklı pay, tenkis ve muris muvazaası ayrı konulardır.
Terekenin borç yapısını görmeden verilen kabul veya ret kararı geri alınamaz. Koruma önlemi ve resmî defter seçeneklerini değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Terekenin Korunması: Sulh Hâkiminin Önlemleri
Kısa cevap: Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler özellikle terekedeki mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir (TMK m.589).
Uygulamada gözden kaçan iki ayrıntı vardır. Birincisi masraf: önlemlerle ilgili giderler ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır, hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde ise Devlet tarafından karşılanır. İkincisi, mühürleme yapılırken mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların oturmaları için zorunlu bölümleri de mühür dışında tutulur.
| Önlem | İçerik |
|---|---|
| Genel yetki | Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli bütün önlemleri alır |
| Yazım (defter tutma) | Terekede bulunan mal ve hakların yazımı |
| Mühürleme | Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir; mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınır |
| Resmen yönetim | Terekenin resmen yönetilmesi |
| Vasiyetnamenin açılması | Vasiyetnamelerin açılması ve ilgililere bildirilmesi |
| Giderler | İleride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından; hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır |
| Birlikte oturanlar | Tereke mühürlenirken birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşya tutanakla tespit edilip kendilerine bırakılır |
Defter Tutma: Bir Aylık Süre
Sulh hâkimi üç sebepten birinin gerçekleşmesi hâlinde terekenin defterinin tutulmasına karar verir: mirasçılar arasında vesayet altına alınmış veya alınması gereken kimse varsa; mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa; ya da mirasçılardan veya ilgililerden biri ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa (TMK m.590). İşlem gecikmeksizin tamamlanır.
| Sebep | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Vesayet | Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış veya alınması gereken kimse varsa | TMK m.590/1 |
| Bulunamayan mirasçı | Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa | TMK m.590/2 |
| İstem üzerine | Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa | TMK m.590/3 |
| Tamamlanma | Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır | TMK m.590 |
| Resmî defter (ayrı kurum) | Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı isteyebilir; bir ay içinde sulh hâkiminden istenir | TMK m.619 |
| Toplu etki | Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur | TMK m.619 |
- 01
Ölümün ve mirasçıların tespiti
Nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi çıkarılır. Mirasçı sıfatı belgelenmeden tapu, banka ve icra işlemlerinde hareket edilemez.
- 02
Koruma önlemi talebi
Tereke mallarının kaybolma, gizlenme veya devredilme riski varsa sulh hâkiminden koruma önlemi istenir. Hâkim bu önlemleri re’sen de alabilir (TMK m.589); yazım, mühürleme ve resmen yönetim bu kapsamdadır.
- 03
Defter tutma istemi — bir aylık süre
Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir (TMK m.590/3). Bu süre kaçırılırsa bu sebebe dayanılamaz.
- 04
Borç durumu belirsizse: resmî defter
Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, mirasın reddine ilişkin usule uyarak bir ay içinde resmî defter tutulmasını isteyebilir (TMK m.619). Birinin istemi diğer mirasçılar için de etkilidir.
- 05
İlan ve bildirim
Sulh mahkemesi alacaklı ve borçluları bir ay arayla iki defa ilanla çağırır; bildirim süresi ikinci ilandan itibaren en az bir aydır (TMK m.621). Bu süreçte terekenin gerçek tablosu ortaya çıkar.
- 06
Beyan: kabul, ret ya da resmî tasfiye
Defter incelemesi bittikten sonra her mirasçı bir ay içinde beyana çağrılır ve mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini bildirir (TMK m.626-627).
Ölümden sonraki ilk ay: terekeyi güvenceye almak
Resmî Defter: Borç Belirsizse İzlenecek Yol
Kısa cevap: Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m.619).
Bu kurum, miras hukukunun en az kullanılan ama en işlevsel araçlarından biridir. Terekenin borca batık olup olmadığı bilinmiyorsa, üç aylık ret süresi içinde tahminle karar vermek yerine resmî defter istenerek gerçek tablo görülebilir. Resmî defter sulh mahkemesince düzenlenir ve terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle deftere yazılır (TMK m.620).
Sürecin özü ilandır: mahkeme, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla çağırır. Çağrı kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar ve ilanda bildirimde bulunmamanın sonuçlarına dikkat çekilir. Bildirim süresi, ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır (TMK m.621).
| Aşama | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Deftere geçirme | Resmî defter sulh mahkemesince düzenlenir; terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır | TMK m.620 |
| İlan | Alacaklı ve borçlular, bir ay arayla iki defa yapılacak ilanla çağrılır; kefaletten doğanlar da kapsamdadır | TMK m.621 |
| Bildirim süresi | İkinci ilandan başlayarak en az bir ay | TMK m.621 |
| Beyana çağrı | Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır | TMK m.626 |
| Seçenekler | Mirası reddetme, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul ya da kayıtsız şartsız kabul | TMK m.627 |
| Resmî tasfiyenin sonucu | Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmazlar | TMK m.632 |
Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı bir ay içinde beyana çağrılır ve dört seçenekten birini bildirir: mirası ret, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul (TMK m.626-627). Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmazlar (TMK m.632); ancak bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Miras hukukunun genel çerçevesi için miras hukuku rehberimize bakabilirsiniz.
Miras Ortaklığı ve Temsilci Atanması
Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık doğar. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler (TMK m.640). Bu yüzden mirasçılardan biri tek başına taşınmazı satamaz, kirayı tahsil edemez.
Tıkanmayı açan hüküm aynı maddededir: mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Ayrıca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Taşınmazların fiilen bölüşülmesi için ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası ayrı bir yol olarak gündeme gelir.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası
Kısa cevap: Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer ve davacının istemi üzerine hakkın korunması için güvence gösterilmesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır (TMK m.637).
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kim açar? | Yasal veya atanmış mirasçı |
| Kime karşı? | Terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı |
| Neye dayanır? | Mirasçılıktaki üstün hakkın ileri sürülmesine |
| Hâkimin yetkisi | Bu davada hâkim mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer; davacının istemi üzerine güvence gösterilmesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi her türlü önlemi alır |
| Zamanaşımı (iyiniyetli davalı) | Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl |
| Zamanaşımı (kötüniyetli davalı) | Yirmi yıl |
Süreler kritiktir ve davalının iyiniyetli olup olmamasına göre değişir: iyiniyetli davalıya karşı öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl (TMK m.639). Tapu kayıtlarına dayalı uyuşmazlıklarda süreç tapu ve gayrimenkul boyutlarıyla birlikte yürür; sağlığında yapılan devirler söz konusuysa muris muvazaası ve tenkis davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Mirasçılık Belgesi ve Görevli Mahkeme
Başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir (TMK m.598). Adım adım süreç için veraset ilamı nasıl alınır ve mirasçılık belgesi nasıl alınır yazılarımıza bakabilirsiniz. Vasiyetnameye dayalı uyuşmazlıklarda ise vasiyetnamenin iptali davası gündeme gelir.
Görev bakımından ayrım nettir: terekenin korunması önlemleri, defter tutma, resmî defter, resmî tasfiye, mirasçılık belgesi ve miras taksimi sulh hukuk mahkemesinde; tenkis, muris muvazaası ve miras sebebiyle istihkak davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkide belirleyici olan mirasbırakanın son yerleşim yeridir (TMK m.576); Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk soru takvimdir: ölüm tarihinden itibaren bir aylık defter tutma süresi ile üç aylık ret süresi işlemeye başlamıştır ve bunlar birbirinden farklı sürelerdir. İkincisi terekenin tablosudur — tapu, araç, banka ve ortaklık kayıtlarının karşısına icra dosyaları, krediler ve kefaletler konulur.
Üçüncüsü risk durumudur: tereke malları elden çıkma tehlikesi altında mı, mirasçılar arasında anlaşmazlık tereke yönetimini kilitliyor mu. Bu iki soru koruma önlemi ve temsilci atanması taleplerini belirler. Dördüncüsü ise mirasbırakanın sağlığındaki işlemlerdir; tapu müdürlüğünden alınacak işlem dosyası, sonraki adımın istihkak mı, tenkis mi yoksa muvazaa davası mı olacağını gösterir.
Bu üç seçenek arasındaki tercih geri alınamaz ve terekenin gerçek tablosu görülmeden yapılmamalıdır. Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tereke mallarının kaybolmasından endişe ediyorum, ne yapabilirim?
Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli bütün önlemleri alır (TMK m.589). Bu önlemler özellikle terekedeki mal ve hakların yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmen yönetilmesi ve vasiyetnamelerin açılmasıdır. Önlem giderleri ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır; hâkim re’sen karar vermişse Devlet karşılar.
Terekenin defterinin tutulmasını kim isteyebilir?
Sulh hâkimi üç hâlde defter tutulmasına karar verir: mirasçılar arasında vesayet altına alınmış veya alınması gereken kimse varsa; mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyor ve temsilcisi de yoksa; ya da mirasçılardan veya ilgililerden biri ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa (TMK m.590). Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.
Mirasbırakanın borcu var mı bilmiyorum. Reddetmeli miyim?
Hemen reddetmek yerine resmî defter yolu değerlendirilmelidir. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir (TMK m.619). Bu yol, terekenin gerçek tablosunu gördükten sonra karar vermenizi sağlar. Ayrıca mirasçılardan birinin istemi diğerleri hakkında da etkili olur.
Resmî defter süreci nasıl işliyor?
Resmî defter sulh mahkemesince düzenlenir ve terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır (TMK m.620). Mahkeme, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını bir ay arayla iki defa yapılacak ilanla çağırır; kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanlar da kapsamdadır ve bildirim süresi ikinci ilandan itibaren en az bir aydır (TMK m.621). Böylece terekenin borç yapısı görünür hâle gelir.
Defter tutulduktan sonra ne yapmam gerekiyor?
Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (TMK m.626). Mirasçı bu süre içinde mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini bildirir (TMK m.627). Koşullar gerektirirse mahkeme, mallara yeniden değer biçilmesi gibi sebeplerle ek süre verebilir.
Resmî tasfiye ne demek, borçtan kurtulur muyum?
Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir (TMK m.632). Kanunun açık hükmü şudur: resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar. Ancak bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz — yani mirasçıların tutumu birbirini etkiler.
Mirasçılar anlaşamıyor, tereke yönetilemiyor. Çözüm var mı?
Evet. Birden çok mirasçı bulunması hâlinde mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler (TMK m.640). Bu durum tıkanma yaratırsa, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Ayrıca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.
Tereke malını başkası elinde tutuyor, nasıl geri alırım?
Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir (TMK m.637). Bu davada hâkim mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer ve davacının istemi üzerine güvence gösterilmesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır.
Miras sebebiyle istihkak davasında süre ne kadar?
Dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır (TMK m.639).
Mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse ne olur?
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar bakımından kanunda özel sonuçlar öngörülmüştür (TMK m.640). Bu tür durumlarda terekenin korunmasına yönelik önlemler ile resmî defter ve tasfiye seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir; aksi hâlde borçlu mirasçının alacaklıları tereke üzerinde hak iddia edebilir.
Mirasçılık belgesi nasıl alınır, kesin midir?
Başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir (TMK m.598). Noterden alınabilmesi için mirasçılığın nüfus kayıtlarından tereddütsüz anlaşılması gerekir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; belge kesin hüküm oluşturmaz.
Miras davaları hangi mahkemede görülür?
Terekenin korunması önlemleri, defter tutma, resmî defter, resmî tasfiye, mirasçılık belgesi ve miras taksimi sulh hukuk mahkemesinin; tenkis, muris muvazaası ve miras sebebiyle istihkak davaları ise asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Yetki bakımından belirleyici olan mirasbırakanın son yerleşim yeridir (TMK m.576). Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Bu süreçlerin maliyeti terekeden mi karşılanıyor?
Koruma önlemleriyle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır; önleme hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde ise Devlet tarafından karşılanır (TMK m.589). Bu düzenleme, terekenin korunması için gereken adımların masraf endişesiyle geciktirilmemesini amaçlar.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda miras hukuku dosyalarını takip etmektedir. Pendik ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; terekenin korunmasına yönelik önlem taleplerinden defter tutma ve resmî defter süreçlerine, miras ortaklığına temsilci atanmasından miras sebebiyle istihkak ve paylaşma davalarına kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.576, 589-591, 598, 619-621, 626-627, 632, 637, 639, 640)
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü — tkgm.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

