📌 Kısa Cevap: Mirasın reddi, mirasçının üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yaptığı kayıtsız şartsız bir beyandır; karşı tarafı olan bir dava değildir (TMK m.605-609). Süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar (m.606). Süresinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (m.610).
Ne işe yarar Mirasçının mirası kabul etmeyeceğini mahkemeye beyan etmesini ve miras bırakanın borçlarından kişisel sorumlu olmaktan kurtulmasını sağlar (TMK m.605-609).
Nereye verilir Sulh hukuk mahkemesine (çekişmesiz yargı işi: HMK m.382/2-c/7, m.383); beyan sözlü veya yazılı yapılabilir.
Süre 3 ay (TMK m.606); önemli sebeplerle sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir (m.615).
Dayanak TMK m.605-618 (ret), m.619-627 (resmî defter); HMK m.382-385 (çekişmesiz yargı).
Yakınının vefatından sonra miras kalan malvarlığının borcunun alacağından fazla olduğunu düşünen mirasçının ilk sorusu çoğu zaman şudur: “Borçlardan sorumlu olmamak için ne yapmalıyım ve hangi dilekçeyi, nereye, ne zamana kadar vermeliyim?” Mirasın reddi bu soruya verilen kanuni cevaplardan biridir; fakat süresi kısadır, beyan kayıtsız şartsız olmalıdır ve terekeye ilişkin bazı davranışlar ret hakkını ortadan kaldırabilir. Bu yazıda reddi miras dilekçesini 2026 güncel Türk Medeni Kanunu ve HMK metinlerine göre ele alıyor; reşit mirasçı ve küçük mirasçı için iki ayrı şablon sunuyoruz. Mirasçılık belgesi için Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?, borç konusundaki genel sorular için Babamın Borcunu Ben Ödemek Zorunda mıyım? yazılarımıza da bakabilirsiniz.
Üç aylık süre kısadır; mirasbırakanın ölüm tarihini ve belgelerinizi birlikte değerlendirelim.
Reddi miras dava mıdır, beyan mıdır?
Gündelik dilde “reddi miras davası” denilse de kanun mirasın reddini bir dava olarak değil, mirasçının sulh mahkemesine yaptığı bir beyan olarak düzenler. TMK m.609/1’e göre mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır; reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir; sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir (m.609/4).
HMK m.382/2-c/7, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescilini, mirasın reddinin mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesini ve mirasın reddi süresinin uzatılmasını miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir (m.383/1); niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir (m.385/1-2). Bu çerçevede dilekçede “davacı – davalı” ayrımı yapılmaz; ret beyanında bulunan “başvurucu” veya “mirasçı” sıfatıyla yazılır.
Kimler mirası reddedebilir?
TMK m.605/1 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Yasal mirasçı, kanunun belirlediği yakınlık derecesine göre mirasçı olan kişidir; atanmış mirasçı ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla mirasçı atadığı kişidir. Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddi ise ayrı düzenlenmiştir (m.616). Ret hakkı, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanan mirasçıya aittir (m.599/1); mirasçılar kural olarak mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak da sorumlu olur (m.599/2). Reddin amacı bu sorumluluktan kurtulmaktır.
Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar, ancak bu süre mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez (m.608/1-2). Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse, bunlar için ret süresi önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (m.608/3). Bu hükümler, zincirleme ret durumunda her mirasçının kendi süre hesabını ayrı yapmasını gerektirir.
TMK m.605/2 ise özel bir durumu düzenler: ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret). Bu hâlde mirasçıların ayrıca ret beyanında bulunması gerekmez; ancak mirasbırakanın aczinin “açıkça belli” veya “resmen tespit edilmiş” olup olmadığı mahkemece değerlendirilir ve uygulamada tartışmalı olabilir. Bu nedenle mirasbırakan için hacizler, iflas veya aciz belgeleri varsa, mirasçıların hem bu kayıtları saklaması hem de süreyi kaçırmamak için ihtiyaten ret beyanında bulunması akla gelebilir; hangisinin uygun olduğu somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Ret süresi ne zaman başlar ve ne zaman uzatılır?
TMK m.606/1, mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini belirtir. Süre, mirasçının durumuna göre farklı bir başlangıç tarihi alır. Aşağıdaki tablo, kanun metnindeki başlangıç kurallarını özetler; sürenin kesin hesabı için ölüm tarihi, öğrenme tarihi ve belgeler birlikte incelenmelidir.
| Durum | Sürenin başlangıcı | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal mirasçı | Mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarih (mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiği ispat edilirse bu tarih) | TMK m.606/2 |
| Vasiyetname ile atanmış mirasçı | Mirasbırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarih | TMK m.606/2 |
| Terekenin yazımı yapılmışsa | Yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesi | TMK m.607 |
| Ret hakkı mirasçıya geçmişse (mirası reddetmeden ölen mirasçının mirasçıları) | Mirasın kendilerinin mirasbırakanına geçtiğini öğrendikleri tarih; ancak süre, ilk mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez | TMK m.608/1-2 |
| Ret sonucu daha önce mirasçı olmayanlara geçen miras | Önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendikleri tarih | TMK m.608/3 |
| Önemli sebep varsa | Sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir | TMK m.615 |
Üç ay, kanunda ay olarak düzenlenmiş bir süredir; son günün hesabında genel süre kuralları dikkate alınmalı ve kesin tarih mahkeme yazı işleri müdürlüğünden veya bir avukattan teyit edilmelidir. Ölüm tarihi ile öğrenme tarihi farklıysa, hangisinin esas alınacağı konusunda belge ve ispat önem taşır. Bu nedenle ölüm belgesini, nüfus kayıt örneğini ve mirasçı olunduğunun öğrenildiği tarihe ilişkin kayıtları saklamak yararlıdır. Süre dolduktan sonra yapılacak ret beyanı kural olarak sonuç doğurmaz; ancak m.615 uyarınca önemli sebepler varsa sulh hâkimi süre uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir. Bu yetkinin sınırları ve süre uzatma talebinin hangi aşamada yapılacağı mahkemenin takdirindedir; uzatma talebi mümkünse ret süresi dolmadan yapılmalıdır.
Hangi mahkemeye başvurulur?
Mirasın reddi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır (TMK m.609/1; HMK m.383/1). Yetki bakımından HMK m.384/1, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu söyler. TMK m.576/1’e göre miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır; TMK m.609/4 ise süresi içinde yapılmış ret beyanının mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılacağını belirtir. Bu iki yönlü düzenleme nedeniyle başvurunun hangi mahkemede yapılması gerektiği konusunda en güvenli yol, mirasbırakanın son yerleşim yeri ile kendi yerleşim yerinizi karşılaştırmak ve gerekirse mahkeme yazı işleri müdürlüğünden yetki konusunu teyit etmektir. Yurt dışında bulunan mirasçıların ret beyanını hangi usulle yapabileceği ise ayrıca araştırılmalıdır; bu konuda kanun metninde doğrudan bir hüküm tespit edilemediğinden dosyaya göre mahkeme veya konsolosluktan bilgi alınması önerilir.
Ret beyanının şekli: sözlü mü, yazılı mı?
TMK m.609, ret beyanının sözlü veya yazılı yapılabileceğini düzenler. Sözlü beyan hâlinde sulh hâkimi beyanı tutanağa geçirir; yazılı beyanda ise dilekçe sunulur ve hâkim beyanı yine tutanakla tespit eder. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir (m.609/2). Örneğin “borçlar çıkarsa kabul ederim” gibi şarta bağlı bir cümle, reddin geçerliliğini tehlikeye atar. Dilekçenin kısa, açık ve yalnızca ret iradesini içeren bir yapıda olması bu nedenle önemlidir.
Dilekçede muris bilgileri (ad, soyad, T.C. kimlik numarası, ölüm tarihi ve yeri, son yerleşim yeri), başvurucunun bilgileri ve mirasbırakanla ilişkisi, ölümün öğrenildiği tarih, ret iradesi ve süre içinde başvurulduğu açıkça belirtilmelidir. Dilekçeye harç ve gider avansı ilişkin tutarlar güncel tarifeye göre ödenir; bu yazıda tutar belirtilmemiştir. Süresi içinde yapılan ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir; bu belgeyi almak, ileride alacaklılara ve resmî kurumlara karşı ispat sağlar.
Mirası reddetme hakkını kaybettiren davranışlar
TMK m.610/1, yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçının mirası kayıtsız şartsız kazanmış olacağını belirtir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçının mirası reddedemeyeceğini düzenler. Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması ise ret hakkını ortadan kaldırmaz (m.610/3).
Uygulamada bu hüküm, ret düşünen mirasçının terekeye ait mal satması, araç veya banka hesabından tasarrufta bulunması, kira gelirini tahsil etmesi gibi işlemlerden kaçınması gerektiği şeklinde yorumlanır. Cenaze giderleri veya acil yönetim işleri gibi işlemlerin ret hakkını etkileyip etkilemediği, işlemin niteliğine ve olağan yönetim sınırları içinde kalıp kalmadığına göre mahkemece değerlendirilir; bu nedenle şüpheli durumlarda işlem yapmadan önce hukuki destek alınması yerinde olur.
Reddin sonuçları: pay kime geçer?
Reddin sonuçları TMK m.611-614’te düzenlenmiştir. Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (m.611/1). Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır (m.611/2). En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (m.612). Altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde bunların payı sağ kalan eşe geçer (m.613).
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal mirasçılardan biri reddeder | Payı, o kişi miras açıldığında sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer | TMK m.611/1 |
| Atanmış mirasçı reddeder | Payı, aksi anlaşılmadıkça mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır | TMK m.611/2 |
| En yakın yasal mirasçıların tamamı reddeder | Miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; arta kalan değerler hak sahiplerine verilir | TMK m.612 |
| Altsoyun tamamı reddeder | Payları sağ kalan eşe geçer | TMK m.613 |
| Mirasçı, sonra gelen mirasçılar yararına reddeder | Sulh hâkimi sonra gelen mirasçılara bildirir; bir ay içinde kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar, miras tasfiye edilir | TMK m.614 |
| Ödemeden aciz mirasbırakanın mirasının reddi | Reddeden mirasçılar ölümden önceki beş yıl içinde aldıkları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur | TMK m.618 |
Bu sonuçlar, reddin yalnızca mirasçının kendi durumunu değil, ailenin diğer mirasçılarını da etkileyebileceğini gösterir. Örneğin altsoyun tamamı mirası reddederse miras sağ kalan eşe geçer; eş de reddederse bir sonraki mirasçı grubu gündeme gelir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilir (m.614/1); bu durumda ret sulh hâkimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir.
Terekenin borca batık olması: ret, resmî defter ve tasfiye
Mirasbırakanın borçlarının malvarlığından fazla olduğundan şüphe edilen durumlarda mirasçının önünde birkaç yol vardır: ret beyanı, terekenin resmî defterinin tutulmasını istemek ve defter tutulduktan sonra beyanda bulunmak. TMK m.619/1, mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçının terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebileceğini; defter tutmanın, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden isteneceğini belirtir. Resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz (m.625/1). Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (m.626/1); mirasçılardan her biri tanınan süre içinde mirası reddettiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir; süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (m.627).
| Yol | Süre | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Doğrudan ret beyanı | 3 ay | Mirasçı olarak borçlardan kişisel sorumluluk doğmaz; pay sonraki hak sahiplerine geçer | TMK m.605-611 |
| Resmî defter tutulmasını isteme | Mirasın reddine ilişkin usule uyularak 1 ay içinde sulh hâkiminden istenir | Defter tutulurken icra takibi yapılamaz; sonra ret, resmî tasfiye veya kabul beyanı seçilebilir | TMK m.619-627 |
| Resmî tasfiye | Mirasçıların talebi ve mahkeme kararı | Tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir | TMK m.612, 627 |
| Süre geçirme | — | Mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur | TMK m.610/1 |
Hangi yolun seçileceği, mirasbırakanın malvarlığı ve borçları hakkındaki bilgiye bağlıdır; bilgi eksikse ret süresi dolmadan resmî defter yoluna başvurmak veya ihtiyaten ret beyanında bulunmak gibi seçeneklerin dosyaya göre değerlendirilmesi gerekir. Ödemeden aciz mirasbırakanın alacaklıları da korunmaktadır: malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (m.617/1); reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir (m.617/2).
Reşit olmayan, kısıtlı ve evli mirasçı bakımından özel durumlar
Küçük veya kısıtlı mirasçı adına mirasın reddi, reşit mirasçının kendi adına yaptığı ret beyanından farklı değerlendirilir. TMK m.463/5, vesayet altındaki kişi bakımından mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılmasının vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirdiğini düzenler; TMK m.397/2’ye göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Velayet altındaki çocuk adına ret beyanında bulunan ana ve babanın hangi izne tabi olduğu ve bu hükümlerin velayet bakımından nasıl uygulanacağı uygulamada ayrıca tartışılabildiğinden mahkemeden teyit edilmesi gerekir. TMK m.426/2 ise bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamının temsil kayyımı atayabileceğini söyler; ana babanın kendisinin de mirası reddettiği hâllerde bu hüküm gündeme gelebilir.
Evlilik birliğinde mal ortaklığı rejiminin uygulandığı hâllerde ise TMK m.265/1 uyarınca eşlerden biri, diğerinin rızası olmaksızın ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddedemez; diğer eşin rızasının alınmasına olanak bulunamazsa veya istem onun tarafından haklı sebep olmaksızın reddedilirse istem sahibi eş kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurabilir (m.265/2). HMK m.382/2-b/11 de mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. TMK m.265 mal ortaklığı rejimine ilişkin bölümde yer aldığından, eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğu dosyada belirlenmeli ve bu rıza kuralının uygulanıp uygulanmayacağı buna göre değerlendirilmelidir.
Reddi miras dilekçesi adım adım nasıl hazırlanır?
- Ölüm tarihini ve öğrenme tarihini belirleyin. Ölüm belgesi, nüfus kayıtları ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz tarihe ilişkin kayıtlarla üç aylık sürenin son gününü hesaplayın (TMK m.606).
- Terekeye karışmayın. Mal satmak, banka hesabından para çekmek veya terekeye ait malları kullanmak gibi işlemler ret hakkını kaybettirebilir (TMK m.610/2).
- Mirasbırakanın borçlarını araştırın. Hacizler, icra dosyaları, banka ve vergi borçları hakkında bilgi toplayın; borçların alacaklardan fazla olduğundan şüpheniz varsa resmî defter yolunu da değerlendirin (TMK m.619).
- Yetkili sulh hukuk mahkemesini belirleyin. Mirasbırakanın son yerleşim yeri ve kendi yerleşim yerinizi karşılaştırın; yetkiyi mahkemeden teyit edin (HMK m.384; TMK m.576, 609/4).
- Dilekçeyi kayıtsız şartsız yazın. Ret iradesini şarta bağlamayın (TMK m.609/2); muris, başvurucu ve ölüm tarihi bilgilerini eksiksiz yazın.
- Belgeleri ekleyin ve sunun. Dilekçeyi yazılı olarak mahkemeye verin veya sulh hâkimi önünde sözlü beyanda bulunun; ret belgesini talep edin ve saklayın.
Dilekçe şablonu 1: Reşit mirasçının mirası reddi
Aşağıdaki metin, reşit bir mirasçının kendi adına sulh hukuk mahkemesine yapacağı yazılı ret beyanı için örnek bir dilekçedir. Köşeli parantezli alanlar kendi bilgilerinize göre doldurulmalı, dosyada bulunmayan hiçbir tarih veya bilgi yazılmamalıdır. Metin genel bir şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
[…] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
BAŞVURUCU (MİRASÇI): [Ad-soyad], [T.C. kimlik numarası], [adres]
VEKİLİ (varsa): Av. [Ad-soyad], [adres]
MİRASBIRAKAN: [Ad-soyad], [T.C. kimlik numarası], ölüm tarihi: […], ölüm yeri: […], son yerleşim yeri: […]
KONU: Mirasın reddi beyanımın tespiti ve tescili ile ret belgesi verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Mirasbırakan [yakınlık derecesi] [Ad-soyad], [tarih] tarihinde vefat etmiştir. Mirasbırakanın ölümünü [tarih] tarihinde öğrendim. Yasal mirasçılarından biriyim.
2. TMK m.606 uyarınca mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre içinde başvuruda bulunmaktayım.
3. Mirasbırakanın terekesi ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmadım, terekeye ilişkin işlemlere karışmadım, tereke mallarını gizlemedim ve kendime maletmedim (TMK m.610/2).
4. Bu nedenlerle, mirasbırakan [Ad-soyad]’ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddediyorum.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m.605-609, m.606, 610, 611 ve ilgili mevzuat; HMK m.382/2-c/7, 383.
DELİLLER: Ölüm belgesi, nüfus kayıt örneği, mirasçılık belgesi (varsa), kimlik fotokopisi ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Mirasın reddi beyanımın tutanakla tespit edilerek mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne kaydedilmesine ve tarafıma reddi gösteren belge verilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
[Tarih] Başvurucu [Ad-soyad] veya Vekili Av. [Ad-soyad] [İmza]
EKLER: 1) Ölüm belgesi 2) Nüfus kayıt örneği 3) Kimlik fotokopisi 4) Vekâletname (varsa)
Dilekçe şablonu 2: Küçük mirasçı adına velinin başvurusu
İkinci şablon, velayet altındaki küçük mirasçı adına ret beyanı ve gerekli izin için kurgulanmıştır. Bu şablonda velayet altındaki çocuk bakımından gerekli izin ve usul konusunda kanun metni ve mahkeme uygulaması birlikte değerlendirilmeli, dilekçe mahkemenin talebine göre uyarlanmalıdır.
[…] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
BAŞVURUCU (VELİ): [Ad-soyad], [T.C. kimlik numarası], [adres]
KÜÇÜK MİRASÇI: [Ad-soyad], [T.C. kimlik numarası], doğum tarihi: […], velayeti altında bulunduğu kişi/kişiler: […]
MİRASBIRAKAN: [Ad-soyad], [T.C. kimlik numarası], ölüm tarihi: […], son yerleşim yeri: […]
KONU: Küçük mirasçı adına mirasın reddine izin verilmesi ve ret beyanının tespiti ve tescili talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Mirasbırakan [Ad-soyad], [tarih] tarihinde vefat etmiş olup küçük [Ad-soyad] mirasbırakanın [yakınlık derecesi] sıfatıyla yasal mirasçısıdır. Ölüm [tarih] tarihinde öğrenilmiştir.
2. Mirasbırakanın terekesinin borçlarının alacaklarından fazla olduğuna dair [somut bilgi ve belgeler] bulunmaktadır. Küçüğün yararı, mirasın reddini gerektirmektedir.
3. TMK m.606’daki üç aylık süre içinde başvuruda bulunulmaktadır. Küçük adına ret beyanının yapılabilmesi için gerekli izin ve usul bakımından TMK m.463/5 ve ilgili hükümler çerçevesinde mahkemenizce gereken işlemlerin yapılmasını, [menfaat çatışması varsa TMK m.426/2 uyarınca kayyım atanmasını] talep ediyoruz.
4. Terekeye ilişkin herhangi bir tasarrufta bulunulmamış, terekeye karışılmamıştır.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m.463/5, 426/2, 605-609, 606, 610 ve ilgili mevzuat; HMK m.382, 383.
DELİLLER: Ölüm belgesi, nüfus kayıt örneği, velayet belgesi, mirasbırakanın borçlarını gösteren belgeler, sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Küçük adına mirasın reddi için gerekli iznin verilmesine ve ret beyanının tespit edilerek özel kütüğe kaydedilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
[Tarih] Veli [Ad-soyad] veya Vekili Av. [Ad-soyad] [İmza]
Reddi miras dilekçesine eklenecek belgeler
| Belge | Reşit mirasçı | Küçük mirasçı (veli) | Neden gerekli? |
|---|---|---|---|
| Ölüm belgesi veya nüfus kayıt örneği | Gerekli | Gerekli | Ölüm tarihini ve süre hesabını gösterir |
| Kimlik belgesi | Gerekli | Gerekli | Başvurucunun ve çocuğun kimliğinin tespiti |
| Mirasçılık belgesi | Varsa | Varsa | Mirasçı sıfatını gösterir (TMK m.598) |
| Velayet ve nüfus belgeleri | — | Gerekli | Velinin temsil yetkisini gösterir |
| Mirasbırakanın borçlarına ilişkin belgeler | Önerilir | Önerilir | Ret gerekçesini ve borca batıklık kuşkusunu destekler |
| Hacizli mal, aciz belgesi veya iflas kaydı | Varsa | Varsa | TMK m.605/2 hükmen ret durumunu değerlendirmek için |
| Eşin rızası (mal ortaklığı varsa) | Gerekli | — | TMK m.265/1 uyarınca rızanın varlığını gösterir |
| Vekâletname (vekil varsa) | Varsa | Varsa | Vekil aracılığıyla başvuruda yetkiyi gösterir |
Sık yapılan hatalar
- Süreyi ölüm tarihinden değil, borcu öğrendiği tarihten başlatmak. Süre, yasal mirasçı için ölümü öğrenme tarihinden işler (TMK m.606/2); borcun sonradan öğrenilmesi süreyi kendiliğinden başlatmaz.
- Beyanı şarta bağlamak. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır (TMK m.609/2).
- Ret düşünürken terekeye ait mal satmak veya tasarruf etmek. Bu tür işlemler ret hakkını kaybettirebilir (TMK m.610/2).
- Reddi “dava” sanmak. Mirasın reddi çekişmesiz yargı işidir; dilekçede davacı-davalı ayrımı yapılmaz, karşı taraf bulunmaz (TMK m.609; HMK m.382/2-c/7).
- Küçük adına tek başına ret beyanında bulunmak. Küçük veya kısıtlı mirasçı için izin ve temsil kuralları ayrıca incelenmelidir (TMK m.463/5, 426/2).
- Mal ortaklığında eşin rızasını almamak. TMK m.265/1 bu rejimde eşin rızasını arar.
- Reddin diğer mirasçılara etkisini düşünmemek. Payın kime geçeceği ve sonra gelen mirasçılara bildirim hakkı TMK m.611-614’te düzenlenmiştir.
Ret beyanından sonra süreç nasıl işler?
-
01
Ölüm ve öğrenme
Mirasbırakan vefat eder; yasal mirasçı ölümü öğrendiği tarihten itibaren üç aylık süre işlemeye başlar (TMK m.606).
-
02
Terekeye karışmadan hazırlık
Belgeler toplanır; borçlar araştırılır; terekeye ilişkin tasarruftan kaçınılır (TMK m.610/2).
-
03
Ret beyanı yapılır
Sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı, kayıtsız şartsız beyanda bulunulur (TMK m.609).
-
04
Tutanak ve özel kütük
Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder; ret beyanı özel kütüğe yazılır; istenirse ret belgesi verilir.
-
05
Payın geçişi
Pay, diğer hak sahiplerine geçer; en yakın mirasçıların tamamı reddederse tereke tasfiye edilir (TMK m.611-613).
-
06
Sonraki süreç
Ret belgesi alacaklılara ve kurumlara karşı kullanılabilir; alacaklıların ret aleyhine iptal davası açma hakkı saklıdır (TMK m.617).
Reddi miras sürecinin aşamaları
Sonuç ve değerlendirme
Mirasın reddi, mirasçıyı borçlardan kişisel sorumluluktan kurtarmak için kanunun tanıdığı bir haktır; ancak süresi üç aydır, beyan kayıtsız şartsız olmalıdır ve terekeye karışmak ret hakkını ortadan kaldırabilir. Başvuru bir dava değil, sulh hukuk mahkemesine yapılan bir çekişmesiz yargı beyanıdır; sulh hâkimi beyanı tutanağa geçirir ve özel kütüğe yazar. Reşit olmayan mirasçı adına ret, ayrı izin ve temsil kurallarına tabi olabilir; mal ortaklığı rejiminde eşin rızası aranır. Mirasbırakanın borçlarının fazla olduğu düşünülüyorsa, ret yanında resmî defter ve resmî tasfiye yolları da değerlendirilmelidir. Elinizdeki dosyada süre işliyorsa, ölüm ve öğrenme tarihini belirleyip belgelerinizi toplayarak başlamanızı öneririz.
İlgili yazılarımız
Babamın Borcunu Ben Ödemek Zorunda mıyım? · Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır? (2026) · Miras Ortaklığının Sona Erdirilmesi (2026) · Vasi Taşınmaz Satışı İzin Dilekçesi İtirazı · Saklı Pay İhlali ve Tenkis Davası (2026) · Kartal Miras Avukatı
Reddi miras için süre ne kadardır?
TMK m.606/1 uyarınca miras üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Terekenin yazımı hâlinde süre, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesiyle başlar (m.607).
Reddi miras bir dava mıdır?
Hayır. TMK m.609/1’e göre mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve sulh hâkimi beyanı bir tutanakla tespit eder. HMK m.382/2-c/7 de mirasın reddi beyanının tespiti ve tescilini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Bu nedenle uygulamada kullanılan ‘dilekçe’, karşı tarafı olan bir dava dilekçesi değil, ret beyanını içeren bir başvuru dilekçesidir.
Süreyi kaçırırsam miras kabul edilmiş sayılır mı?
TMK m.610/1 uyarınca yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Bu nedenle üç aylık sürenin kaçırılması önemli bir sonuç doğurur. Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (m.615); bu bir yetkidir ve sebebin önemli olup olmadığı mahkemece değerlendirilir.
Mirası reddetmek için mirasbırakanın borcunun olması gerekir mi?
Hayır. TMK m.605/1 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler; ret sebebinin gösterilmesi şart değildir. Ancak ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır (m.609/2). Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır (m.605/2).
Mirası reddettikten sonra miras kime geçer?
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611/1). En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (m.612). Altsoyun tamamının reddi hâlinde payları sağ kalan eşe geçer (m.613).
Reşit olmayan çocuk adına mirası reddedebilir miyim?
Velayet altındaki çocuk adına ret beyanının hangi izin ve usullere tabi olduğu, kanun metni ve uygulama birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. TMK m.463/5, vesayet altındaki kişi için mirasın kabulü veya reddinde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerektiğini düzenler; TMK m.426/2 ise yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatıştığında kayyım atanabileceğini belirtir. Velayet altındaki çocuk bakımından bu hükümlerin nasıl uygulanacağı mahkemeden teyit edilmelidir.
Reddi miras beyanında harç ve ücret ne kadardır?
Harç, gider avansı ve vekâlet ücreti her yıl güncellenen tarifelere bağlı olduğundan burada tutar belirtilmemiştir. Güncel harç ve gider tutarları için başvuru yapılacak sulh hukuk mahkemesinin yazı işleri müdürlüğüne veya güncel harçlar tarifesine bakılmalıdır.
Reddi mirastan sonra mirasbırakanın borçlarından sorumlu olur muyum?
Mirası süresinde ve usulüne uygun reddeden mirasçı, miras bırakanın borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu tutulmaz; ancak ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar (TMK m.618/1). Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (m.617/1).
Üç aylık süre kısadır; ölüm tarihini ve borç belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

