Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Tinder ve Benzeri Uygulamalarda Cinsel Taciz: Hukuki Yol (2026 Güncel)

Tinder ve benzeri uygulamalarda cinsel taciz

📌 Kısa Cevap: Tinder ve benzeri flört uygulamalarında eşleşme sonrası gönderilen ısrarlı ve rıza dışı cinsel içerikli mesajlar TCK m.105 kapsamında cinsel taciz oluşturabilir; uygulama içi engelleme/bildirim bu hukuki süreci başlatmaz, ayrıca savcılığa şikâyet gerekir. Failin kimliği bilinmese dahi, uygulama sağlayıcısından IP/kayıt bilgisi talep edilerek kimlik tespiti yapılabilir.

Bu yazıda flört uygulamalarına özgü hukuki dinamikleri — hangi mesajların taciz sayıldığını, ispat sürecini, meçhul fail sorununu ve uygulama içi mekanizmaların sınırlarını — 2026 güncel çerçevede ele alıyoruz. Rızanın genel hukuki rolünü “Karşılıklı Mesajlaşma Cinsel Taciz Sayılır mı?” yazımızda ayrıntılı işledik.

Uygulama üzerinden taciz mi yaşadınız?

Failin kimliği bilinmese dahi hukuki yollar mevcuttur; sürecinizi birlikte değerlendirelim.

Flört uygulamalarında cinsel taciz suçu hangi hâllerde oluşur?

Tinder, Bumble, Hinge gibi flört uygulamalarında iki kullanıcının eşleşmesi, karşılıklı bir iletişim isteğinin göstergesidir; ancak bu, sınırsız ve süresiz bir rızaya işaret etmez. TCK m.105 anlamında cinsel taciz, fiilin mağdurun rızası dışında gerçekleşmesini gerektirir. Eşleşme sonrası gönderilen ilk mesajların cinsel içerikli olması dahi bazı durumlarda taciz oluşturabilir; ancak asıl kritik nokta, karşı tarafın ilgisizliğine, kısa yanıtlarına veya açık reddine rağmen ısrarla sürdürülen cinsel içerikli iletişimdir. Bu andan itibaren, uygulamanın “flört amaçlı” olması savunma için yeterli bir gerekçe oluşturmaz.

Flört uygulamalarında rızanın durumuna göre değerlendirme
Durum Hukuki değerlendirme
Eşleşme sonrası karşılıklı ve istekli sohbet Rıza var, taciz oluşmaz
Karşı tarafın kısa/soğuk yanıtlarına rağmen ısrarlı cinsel mesaj Rızanın sona erdiğinin göstergesi, taciz değerlendirmesine konu olabilir
Eşleşmeden hemen sonra istenmeyen cinsel içerikli ilk mesaj Doğrudan taciz değerlendirmesine konu olabilir
Engelleme sonrası yeni hesaptan iletişim kurma Rızanın açıkça reddedildiğinin güçlü göstergesi

Mesajlaşma yoluyla işlenen tacizin cezası nedir?

TCK m.105/1 uyarınca cinsel taciz, mağdurun şikâyeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. TCK m.105/2-d uyarınca, suçun posta veya elektronik haberleşme araçlarının (uygulama içi mesajlaşma, DM, SMS dahil) sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde bu ceza yarı oranında artırılır. Flört uygulamaları üzerinden işlenen taciz, tanım gereği elektronik haberleşme yoluyla işlendiğinden, bu artırım nedeni neredeyse her zaman uygulanabilir durumdadır.

Videolu anlatım

▶VİDEOLU ANLATIMSosyal Medyadan Yazılan Mesajlar Cinsel Taciz Sayılır mı?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →
Delillerinizi doğru biçimde belgeleyin

Ekran görüntülerinin bütünlüğü ve zamanlaması davanın sonucunu etkiler; bize danışın.

Şikâyet süresi ve soruşturma usulü nasıl işler?

TCK m.105 şikâyete tabi bir suç olduğundan, mağdurun fiili ve mümkünse faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık şikâyet süresi içinde şikâyette bulunması gerekir. Failin gerçek kimliği bilinmese dahi, mağdur bu süre içinde şikâyette bulunarak savcılığın kimlik tespiti yapmasını talep edebilir; bu durumda süre, failin kimliğinin sonradan öğrenilmesiyle yeniden değerlendirilmez, önemli olan mağdurun fiili öğrendiği tarihtir.

  1. 01
    Delillerin toplanması

    Mesaj geçmişi, profil bilgileri ve varsa uygulama içi bildirim kayıtları saklanır.

  2. 02
    Savcılığa şikâyet

    Mağdur, elindeki delillerle birlikte savcılığa başvurur.

  3. 03
    Kimlik tespiti (gerekirse)

    Savcılık, uygulama sağlayıcısından IP adresi ve kayıt bilgisi talep eder.

  4. 04
    İfade ve soruşturma

    Kimliği tespit edilen şüpheli ifadeye çağrılır.

  5. 05
    Kovuşturma kararı

    Yeterli şüphe varsa dava açılır, aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Flört uygulaması üzerinden işlenen tacizde süreç

Dijital ortamda cinsel taciz nasıl ispatlanır?

Ekran görüntüleri en yaygın delil türüdür, ancak tek başına her zaman yeterli olmayabilir; mesajların kesintisiz, kronolojik sırayla ve tarih/saat damgalarıyla birlikte sunulması, bütünlük itirazlarını önler. Mümkünse uygulamanın kendi “sohbeti dışa aktar” veya benzeri bir özelliği kullanılarak orijinal veri formatında kayıt alınması önerilir. Şüpheli durumlarda savcılık, uygulama sağlayıcısından sunucu düzeyindeki mesaj kayıtlarını da talep edebilir; bu, ekran görüntülerinin değiştirilip değiştirilmediğinin teyidi açısından önemlidir.

Uygulama içi şikâyet mekanizması yeterli midir?

Flört uygulamalarının çoğu, rahatsız edici kullanıcıları bildirme ve engelleme mekanizmalarına sahiptir; ancak bu, yalnızca platformun kendi kullanım şartları çerçevesinde işleyen idari bir süreçtir ve hesabın askıya alınması veya kapatılmasıyla sonuçlanabilir. Bu idari süreç, TCK m.105 kapsamındaki cezai sürecin yerine geçmez; bir kullanıcının platform tarafından yasaklanmış olması, o kişinin cezai anlamda suçlu bulunduğu anlamına gelmediği gibi, platformun herhangi bir işlem yapmamış olması da mağdurun savcılığa başvurma hakkını hiçbir şekilde engellemez.

Israrlı takip ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Türk hukukunda, bazı yabancı hukuk sistemlerindeki gibi genel ve ayrı bir “ısrarlı takip” (stalking) suçu düzenlenmemiştir. Cinsel amaçlı ısrarlı mesajlaşma TCK m.105 kapsamında değerlendirilirken, cinsel içerik taşımayan ancak rahatsız edici ısrarlı iletişim (örneğin sürekli buluşma talebi, konum paylaşma ısrarı) somut olayın niteliğine göre tehdit (TCK m.106) veya kişilik haklarının ihlaline dayalı hukuk davası gibi başka yollara konu olabilir. Bu ayrım, mağdurun doğru hukuki yolu seçmesi açısından önemlidir.

Failin kimliği gerçek değilse veya bilinmiyorsa ne yapılabilir?

Flört uygulamalarında kullanıcıların sahte isim veya profil kullanması yaygındır; bu durum, hukuki sürecin başlatılmasına engel değildir. Savcılık, uygulama sağlayıcısından (genellikle yurt dışı merkezli bir şirket) kullanıcının IP adresi, kayıt e-postası ve telefon numarası gibi bilgileri talep edebilir. Bu talep, uygulamanın merkezinin bulunduğu ülkeye göre 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu çerçevesinde yürütülebilir ve yerli platformlara kıyasla daha uzun sürebilir. Bu süreç sonuçsuz kalırsa dosya faili meçhul olarak beklemede kalabilir; ancak zamanaşımı süresi (TCK m.66) içinde kimlik tespit edilirse soruşturma kaldığı yerden devam eder.

Örnek senaryo: eşleşme sonrası ısrarlı taciz

İki kişinin bir flört uygulamasında eşleştiğini ve kısa bir sohbetin ardından mağdurun yanıt vermeyi bıraktığını varsayalım. Diğer taraf ise buna rağmen art arda cinsel içerikli mesajlar göndermeye devam eder, mağdur engelleyince bu kez farklı bir hesap açarak yeniden iletişim kurmaya çalışır. Bu senaryoda mahkeme, sessizlik öncesi dönemde rızanın var olduğunu, ancak sessizlikten sonra devam eden ısrarlı mesajların ve özellikle engelleme sonrası yeni hesap açma davranışının, failin rızanın sona erdiğini bildiği hâlde ısrar ettiğini gösteren güçlü bir kast göstergesi olduğunu değerlendirebilir. Bu tür bir “yeni hesaptan tekrar iletişim kurma” davranışı, uygulamalarda sıkça karşılaşılan ve savcılık tarafından özellikle önem verilen bir unsurdur; çünkü bu davranış, failin rızanın açıkça reddedildiğini anladığını ama buna rağmen ısrar ettiğini gösterir.

Bu senaryoda mağdurun elindeki en güçlü delil, iki hesaptan gelen mesajların kronolojik olarak birbirine bağlanabilmesidir; bu nedenle her iki hesaptan gelen mesajların da eksiksiz saklanması, ayrıca yeni hesabın kullanıcı adı/profil fotoğrafındaki benzerliklerin belgelenmesi, savunmanın “bu ben değildim” itirazına karşı önemli bir kanıt oluşturur.

Uluslararası platformlardan bilgi talebi: süreç neden uzayabilir?

Çoğu flört uygulaması (Tinder, Bumble, Hinge gibi) yurt dışında (genellikle ABD veya AB ülkelerinde) merkezi bulunan şirketler tarafından işletilir. Türk savcılığının bu şirketlerden kullanıcı bilgisi talep etmesi, doğrudan bir yazışmayla değil, 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu ve varsa ikili adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde yürütülür. Bu süreç, merkezi makamın (Adalet Bakanlığı) aracılığıyla ilgili ülkenin yetkili makamına iletilir ve oradan şirkete ulaşır; bu çok katmanlı yapı, sürecin yerli bir platforma (örneğin bir Türk sosyal medya uygulaması) yapılan taleple kıyaslandığında haftalar, bazen aylar sürmesine yol açabilir. Bazı büyük teknoloji şirketleri, kolluk kuvvetleriyle doğrudan iletişim kurabilecekleri “hukuk uygulama portalları” (law enforcement portals) işletir; bu durumda süreç bir miktar hızlanabilir, ancak yine de resmi bir talep sürecine tabidir.

Platformun kendi güvenlik önlemleri: yeterli mi?

Büyük flört uygulamaları, kullanıcı güvenliğini artırmak amacıyla fotoğraf doğrulama, davranış analiziyle şüpheli hesapları tespit etme ve bildirilen kullanıcıları otomatik olarak inceleme gibi önlemler uygulayabilir. Ancak bu önlemler, bir suçun işlenmesini tamamen engelleyemez ve platformun bu önlemleri alması, mağdurun hukuki haklarını kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Platformun bir kullanıcıyı yasakladığı bilgisi, savcılık soruşturmasında dolaylı bir delil olarak değerlendirilebilir, ancak tek başına yeterli bir delil değildir; çünkü platformun yasaklama kararı, kendi iç politikalarına göre alınmış idari bir işlemdir ve ceza hukukundaki ispat standardına tabi değildir.

Sık karıştırılan noktalar

Fiziksel buluşma sonrası yaşanan olaylar farklı mı değerlendirilir?

Flört uygulaması üzerinden başlayan bir tanışıklığın fiziksel bir buluşmaya dönüşmesi ve bu buluşma sırasında beden temasını içeren bir taciz veya saldırı iddiasının ortaya çıkması hâlinde, artık TCK m.105 değil, temas içeren fiillere ilişkin TCK m.102 (yetişkin) veya duruma göre başka hükümler devreye girer. Bu ayrım, “elle taciz” başlıklı yazımızda ayrıntılı ele aldığımız temas var-yok çerçevesiyle birebir örtüşür; uygulama üzerinden başlayan bir tanışıklık, olayın sonradan aldığı fiziksel boyuta göre tamamen farklı bir hukuki nitelendirmeye tabi olabilir. Bu nedenle “flört uygulaması” bağlamı, yalnızca olayın başlangıç noktasını gösterir; asıl hukuki nitelendirme, her zaman fiilin somut niteliğine, temas var-yok ayrımına ve kastın ispatına göre ayrıca ve dikkatle yapılır.

Mağdur açısından pratik güvenlik önerileri

Şüpheli/sanık açısından: yanlış anlaşılma iddiası

Bazı durumlarda şüpheli, gönderdiği mesajların “flört amaçlı şaka” niteliğinde olduğunu, taciz kastı taşımadığını savunabilir. Bu savunma, TCK m.30 kapsamındaki hata hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir; ancak mahkeme, ortalama bir kişinin aynı bağlamda karşı tarafın tepkisini (sessizlik, kısa yanıtlar, ret beyanı) nasıl yorumlayacağını objektif olarak değerlendirir. Mesaj sıklığının, içeriğinin ve karşı tarafın yanıtlarındaki değişimin bir bütün olarak değerlendirilmesi, bu savunmanın ne ölçüde inandırıcı olduğunu belirler. Bu nedenle şüpheli/sanık tarafı için de, yazışmanın tam ve kesintisiz kaydının sunulması, savunmanın güçlendirilmesi açısından önemlidir.

Yaş doğrulama sorunu ve reşit olmayan kullanıcılar

Flört uygulamalarının çoğu 18 yaş ve üzeri kullanıcılara yöneliktir ve kayıt sırasında yaş beyanı istenir; ancak bu beyanın doğruluğu her zaman teknik olarak doğrulanamaz. Bir kullanıcının reşit olmayan bir kişiyle bu tür bir uygulama üzerinden iletişime geçmesi ve cinsel içerikli bir yazışma yapması hâlinde, mağdurun gerçek yaşına göre TCK m.103 veya TCK m.104 gündeme gelebilir; bu durumda TCK m.105’in çok daha hafif ceza rejimi değil, çocuklara yönelik suçların çok daha ağır rejimi uygulanır. Bu nedenle uygulama üzerinden tanışılan kişinin yaşı konusunda bir belirsizlik varsa, bu durumun netleştirilmesi, hem mağdur hem de karşı taraf için kritik önem taşır.

Premium/ücretli üyelik sürecinin ispat değerine katkısı

Bazı flört uygulamaları, ücretli üyelik alan kullanıcıların kimlik bilgilerini (ödeme yöntemi üzerinden) daha güvenilir biçimde kayıt altına alır. Şüphelinin ücretli bir üyeliğe sahip olması, kimlik tespiti sürecinde savcılığa ek bir delil kaynağı sunabilir; ödeme kaydı, banka veya kredi kartı hesabı üzerinden failin kimliğine ulaşılmasını kolaylaştırabilir. Bu nedenle “ücretsiz/anonim” bir profille yazışan bir failin dahi, uygulamanın diğer bölümlerinde (fotoğraf doğrulama, ödeme geçmişi) bıraktığı izler, kimlik tespitine katkı sağlayabilir.

Mağdur beyanının tutarlılığı: mahkemenin bakış açısı

Flört uygulaması üzerinden yaşanan bir taciz iddiasında, mağdurun beyanının iç tutarlılığı ve sunulan dijital delillerle örtüşmesi, mahkemenin CMK m.217/1 kapsamındaki serbest delil değerlendirmesinde önemli bir ağırlık taşır. Mağdurun, olayın gelişimini (eşleşme tarihi, ilk iletişim, tacizin başladığı an, engelleme kararı) kronolojik ve net biçimde anlatabilmesi, dijital kayıtlarla birlikte güçlü bir bütün oluşturur. Bu nedenle mağdurun, olay hâlâ hafızasında tazeyken ayrıntılı bir zaman çizelgesi hazırlaması, ileride ifade verirken tutarlılığını korumasına yardımcı olur.

Toplu/sistematik taciz vakaları: birden fazla mağdur

Bazı failler, aynı uygulama üzerinden birden fazla kişiye yönelik benzer davranış örüntüsü sergileyebilir. Böyle bir durumda, farklı mağdurların ayrı ayrı yaptığı şikâyetler, savcılık tarafından birleştirilerek değerlendirilebilir; bu, hem failin sistematik bir davranış örüntüsü sergilediğinin ispatını kolaylaştırır hem de her bir mağdurun münferit beyanının güvenilirliğini artırıcı bir etki yaratabilir. Uygulama tarafından “birden fazla kullanıcı tarafından bildirilmiş” bir hesabın varlığı da, savcılığın kimlik tespiti taleplerini önceliklendirmesinde dolaylı bir rol oynayabilir.

Video görüşme özellikli uygulamalarda özel durum

Bazı flört uygulamaları, kullanıcıların buluşmadan önce görüntülü görüşme yapmasına imkân tanır. Bu görüşmeler sırasında yaşanan cinsel içerikli sözlü taciz veya failin rıza dışı görüntü/ses kaydı alması durumunda, TCK m.105’in yanında TCK m.134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) de gündeme gelebilir; özellikle mağdurun bilgisi veya rızası olmadan görüşmenin kaydedilmesi, ayrı ve daha ağır bir suç oluşturur. Bu konuyu “Mağdurun Rızası Olmadan Gizli Fotoğraf Çekimi: TCK 134 mü TCK 105 mi?” yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Çoklu platform kullanımı: aynı failin farklı uygulamalardaki izleri

Bazı failler, bir uygulamada engellendikten sonra benzer bir profille başka bir flört uygulamasına geçebilir. Mağdur, aynı fotoğrafları, ismi veya yazışma üslubunu fark ederse, bu bilgiyi de savcılığa iletebilir; birden fazla platformdaki izlerin bir araya getirilmesi, failin kimliğinin tespitini kolaylaştırabilecek ek bir delil kaynağı oluşturabilir. Bu tür çapraz platform analizleri, özellikle sistematik davranış örüntüsü gösteren failler açısından, savcılığın soruşturmayı derinleştirmesine katkı sağlayabilir.

Sonuç ve değerlendirme

Flört uygulamaları üzerinden yaşanan cinsel taciz, dijital delil toplama ve gerekirse kimlik tespiti süreçleri nedeniyle kendine özgü teknik zorluklar barındırsa da, hukuki çerçevesi TCK m.105 ve elektronik haberleşme artırımı bakımından diğer dijital taciz türleriyle aynıdır. Erken aşamada delillerin doğru biçimde toplanması ve savcılığa başvurulması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyicidir.

Yurt dışı merkezli platformlarda KVKK ve veri talebi

Türk savcılığının yurt dışı merkezli bir platformdan kullanıcı verisi talep etmesi, yalnızca uluslararası adli yardımlaşma değil, aynı zamanda veri koruma mevzuatı (6698 sayılı KVKK ve platformun tabi olduğu GDPR gibi düzenlemeler) çerçevesinde de değerlendirilir. Platformlar, kural olarak yalnızca resmi bir mahkeme kararı veya savcılık talebi üzerine kullanıcı verisi paylaşır; bireysel bir mağdurun doğrudan platforma başvurarak failin kimlik bilgisini talep etmesi genellikle sonuçsuz kalır. Bu nedenle mağdurun izlemesi gereken tek doğru yol, doğrudan platforma değil, her zaman savcılığa başvurmaktır; savcılık bu talebi resmi kanallardan iletir.

Delil saklama süresi: platformların kendi politikaları

Flört uygulamaları, kullanıcı mesajlarını ve hesap verilerini genellikle sınırlı bir süre (örneğin hesap silindikten sonra belirli bir süre) saklar; bu süre geçtikten sonra veriler kalıcı olarak silinebilir. Bu nedenle mağdurun, olay yaşandıktan sonra mümkün olan en kısa sürede şikâyette bulunması ve savcılığın veri talebini erken aşamada başlatması, delillerin kaybolmadan elde edilmesi açısından kritik önem taşır. Gecikme, özellikle uluslararası bir platformdan veri talep edilmesi gereken durumlarda, delillerin geri dönülemez biçimde kaybolmasına yol açabilir.

Avukatın bu süreçteki rolü

Flört uygulamaları üzerinden yaşanan taciz iddialarında bir ceza avukatının rolü, yalnızca şikâyet dilekçesi hazırlamakla sınırlı değildir; delillerin doğru biçimde toplanıp saklanmasına, uluslararası veri talebi sürecinin takibine ve gerektiğinde platformla resmi yazışmaların savcılık aracılığıyla doğru kanaldan yürütülmesine rehberlik eder. Bu tür dosyalarda teknik bilgi ile hukuki süreç bilgisinin birleşimi, sürecin hem daha hızlı hem de daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.

İlgili yazılarımız

Sonuç olarak, flört uygulamaları teknolojik anlamda yeni bir iletişim ortamı sunsa da, cinsel taciz suçunun hukuki çerçevesi (TCK m.105) bu ortam için ayrı bir istisna içermez; yalnızca delil toplama ve kimlik tespiti süreçleri kendine özgü teknik zorluklar barındırır. Bu zorlukların doğru yönetilmesi, sürecin adil ve etkin biçimde sonuçlanmasını sağlar.

Bu yazıda ele aldığımız tüm başlıklar — rızanın rolü, ceza artırımı, kimlik tespiti süreci ve delil toplama yöntemleri — bir araya geldiğinde, dijital bir ortamda yaşanan bir olayın da fiziksel ortamdaki bir olay kadar ciddi ve etkin biçimde ele alınabileceğini göstermektedir.

Erken aşamada doğru adımların atılması — delillerin bütünlüklü saklanması, uygulama içi engelleme ile hukuki şikâyetin ayrı süreçler olduğunun bilinmesi ve gerekirse kimlik tespiti sürecinin sabırla takip edilmesi — sürecin adil sonuçlanma ihtimalini önemli ölçüde artırır.

Taciz isnadı veya şikâyeti sürecinin bütününü bilgi merkezimizin sayfasında, ilgili tüm yazıları yazı dizinimizin sayfasında görebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Flört uygulamalarında cinsel taciz suçu hangi hâllerde oluşur?

Eşleşme sonrası gönderilen cinsel içerikli mesajlar, rıza dışında ısrarlı biçimde sürdürüldüğünde veya karşı tarafın açık ya da örtülü ret beyanına rağmen devam ettiğinde TCK m.105 kapsamında cinsel taciz oluşabilir. Uygulamanın ‘flört amaçlı’ olması, rızanın süresiz ve koşulsuz var olduğu anlamına gelmez.

Uygulamada gerçek kimlik bilgisi olmayan bir kullanıcı şikâyet edilebilir mi?

Evet; savcılık, uygulama şirketinden (genellikle yurt dışı merkezli) IP adresi, kayıt bilgisi ve mesaj kayıtları talep edebilir. Bu süreç uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarını gerektirebileceğinden, yerli platformlara göre daha uzun sürebilir.

Uygulama içi şikâyet/engelleme, hukuki şikâyetin yerini tutar mı?

Hayır; uygulama içi bildirim yalnızca platformun kendi kullanım şartları çerçevesinde idari bir işlemdir (hesap askıya alma gibi) ve savcılığa yapılan cezai şikâyetin yerine geçmez. İki süreç birbirinden bağımsız yürütülmelidir.

Israrlı takip ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Türk hukukunda genel ve ayrı bir ‘ısrarlı takip’ suçu düzenlenmemiştir; cinsel amaçlı ısrarlı mesajlaşma TCK m.105 kapsamında değerlendirilirken, cinsel içerik taşımayan ısrarlı takip somut olaya göre tehdit (TCK m.106) veya kişilik haklarının ihlali gibi başka hukuki yollara konu olabilir.

Dijital ortamdaki tacizin ispatı nasıl yapılır?

Ekran görüntüleri, uygulama içi mesaj geçmişi ve mümkünse uygulamanın kendi sunucu kayıtları (savcılık talebiyle) delil olarak kullanılır. Ekran görüntülerinin kesintisiz, tarih/saat damgalı ve değiştirilmediğinin ispatlanabilir olması önemlidir.

Failin kimliği hiç öğrenilemezse dava nasıl ilerler?

Savcılık, uygulama sağlayıcısından IP ve hesap bilgisi talep ederek kimlik tespiti yapmaya çalışır; bu süreç sonuçsuz kalırsa dosya faili meçhul olarak beklemede kalabilir, ancak zamanaşımı süresi içinde kimlik tespit edilirse soruşturma devam eder.

Şikâyet süresi ne zaman başlar?

TCK m.105 şikâyete tabi bir suç olduğundan, mağdurun fiili ve mümkünse faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık şikâyet süresi işler; failin kimliği bilinmiyorsa dahi mağdur süresi içinde şikâyette bulunarak savcılığın kimlik tespiti yapmasını talep edebilir.

Elektronik haberleşme yoluyla işlenen tacizin cezası farklı mıdır?

Evet, TCK m.105/2-d uyarınca suçun elektronik haberleşme araçlarının (uygulama içi mesajlaşma dahil) sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Kimlik tespiti dahil sürecin her aşamasında yanınızdayız.

Flört uygulamaları üzerinden yaşanan olaylarda, mağdurların çoğu zaman “acaba ciddiye alınır mıyım” endişesiyle şikâyet etmekten çekindiği görülmektedir. Ancak bu tür dijital delillerin doğru toplanması hâlinde, savcılık ve mahkemeler bu delilleri diğer taciz türleriyle aynı ciddiyetle değerlendirir; teknolojik ortamın yeniliği, suçun ciddiyetini azaltan bir unsur değildir.

Dijital iletişim araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, hukuk sisteminin bu araçlara uyarlanma hızı da önem kazanmaktadır; ancak temel ilkeler (rızanın varlığı, kastın ispatı, delilin bütünlüğü) her zaman aynı kalır ve yeni bir platform, bu ilkeleri değiştirmez.

Her dosya kendine özgü ve farklı koşullar barındırır; bu nedenle genel bilgiler yerine somut olayınıza özgü bir değerlendirme almanız önerilir.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında, özellikle dijital platformlar üzerinden işlenen cinsel taciz iddialarında mağdur vekilliği hizmeti vermektedir.

Somut olayınızın ayrıntılarına göre doğru hukuki stratejinin belirlenmesi için sitemizdeki diğer rehber yazılarımıza da göz atabilir veya doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İyi bir hazırlık ve doğru bir strateji, her zaman iyi bir sonucun ilk ve en önemli adımıdır.

Hukuki Sorumluluk

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Mobil sürümden çık