Kısa cevap: Hayır. CMK m. 147/1-e uyarınca şüpheli veya sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ifade alınmadan önce açıkça bildirilir. Anayasa m. 38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamayacağından, bu hakkın kullanılması tek başına aleyhe bir delil veya suçluluk göstergesi olarak yorumlanamaz.
Uyuşturucu ticareti suçlamasıyla ifade veren veya sorguya çekilen kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri, susma hakkını kullanmanın kendileri aleyhine bir izlenim yaratıp yaratmayacağıdır. Bu yazıda CMK m. 147 ve Anayasa m. 38 çerçevesinde susma hakkının kapsamı ve sonuçları ele alınmaktadır.
Susma Hakkının Kanuni Dayanağı Nedir?
Kısa Cevap: CMK m. 147/1-e uyarınca ifade alma veya sorguya çekme sırasında, şüpheli veya sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir. Bu bildirim, ifade alma işleminin usulüne uygunluğunun zorunlu bir unsurudur ve eksikliği halinde alınan ifadenin hukuki değeri tartışmalı hâle gelebilir.
Kendini Suçlamama İlkesi Ne Anlama Gelir?
Kısa Cevap: Anayasa m. 38/5 uyarınca hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Bu ilke, susma hakkının yalnızca usul hukukuna özgü teknik bir kural değil, doğrudan anayasal güvence altında olan bir hak olduğunu göstermektedir.
Masumiyet Karinesinin Rolü Nedir?
Kısa Cevap: Anayasa m. 38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Bu karine gereği, ispat yükü iddia makamına aittir; sanığın susması, iddia makamının kendi ispat yükünü yerine getirmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz ve tek başına mahkûmiyet için bir gerekçe oluşturamaz.
Susma, Delillerin Değerlendirilmesini Etkiler mi?
Kısa Cevap: Susma hakkının kullanılması, dosyadaki diğer somut delillerin CMK m. 217 uyarınca serbestçe değerlendirilmesine engel değildir. Ancak bu değerlendirme, sanığın susmasından değil, dosyada fiilen var olan diğer delillerden hareketle yapılmalıdır; susma, delil eksikliğini kapatan veya telafi eden bir unsur olarak hiçbir şekilde kullanılamaz.
Sonuç ve Değerlendirme
Uyuşturucu ticareti suçlamasında susma hakkının kullanılması, kanunda ve Anayasa’da açıkça güvence altına alınmış bir haktır ve tek başına aleyhe bir delil olarak değerlendirilemez. Mahkûmiyet için gerekli olan, iddia makamının bağımsız ve somut delillerle iddiasını ispatlamasıdır; susma bu yükü sanığa devretmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukat susma hakkını her zaman önerir mi?
Hayır, bu somut dosyanın özelliklerine göre değişen stratejik bir tercihtir; her davada susmak otomatik olarak en doğru seçenek olmayabilir. Kararın, dosyadaki mevcut delillerin durumu ve genel savunma stratejisi bir bütün olarak dikkatle değerlendirilerek müdafi ile istişare edilerek birlikte verilmesi önerilir.
Susma hakkı kullanılırsa tutuklama riski artar mı?
Hayır, CMK m. 100’de sayılan tutuklama nedenleri arasında susma hakkının kullanılması yer almamaktadır; tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve kaçma veya delil karartma riski gibi somut olgulara dayanmalıdır. Susma hakkının kullanılması, tek başına bu nedenlerin varlığına dair somut bir delil teşkil etmez.
Kısmen ifade verip kısmen susmak mümkün mü?
Evet, şüpheli veya sanık bazı sorulara cevap verip bazı sorularda susma hakkını kullanabilir; kanun bu konuda bir bütünlük şartı getirmemiştir. Ancak bu tercihin savunma stratejisi açısından baştan sona tutarlı olması, dosyanın genel seyri bakımından her zaman ayrıca önemli bir husustur.
Kolluk bu hakkı bildirmezse ne olur?
CMK m. 147/1-e’de öngörülen bildirimin yapılmaması, ifade alma işleminin usulsüz sayılmasına ve elde edilen beyanın hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmesine yol açabilir. Bu nedenle ifade tutanağında bu bildirimin yapılıp yapılmadığı, savunma tarafından her zaman mutlaka kontrol edilmesi gereken bir husustur.
Uyuşturucu ticareti suçlamasında susma hakkının nasıl ve ne zaman kullanılacağının belirlenmesi için ifade öncesinde bir müdafiden destek alınması önerilir.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanındaki çalışmalarını sürdürmekte; uyuşturucu ticareti suçlamasıyla karşı karşıya kalan şüpheli ve sanıklara, susma hakkının anlamı ve sonuçları konusunda doğru bilgilendirme yaparak, dosyanın özelliklerine uygun savunma stratejisi belirlenmesine özel önem vermektedir. Çalışkan Hukuk Bürosu bünyesinde, Kartal/İstanbul merkezli olarak bu alanda uzun soluklu ve deneyimli hukuki destek sağlanmaktadır. İletişim: 0 506 976 23 55.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

