📌 Kısa Cevap: Boşanma davasında “tedbir” iki ayrı hukuki yolla istenir. Birincisi TMK m.169’dur: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır; tedbir nafakası da bu madde kapsamında istenir. İkincisi HMK m.389-399’daki ihtiyati tedbirdir: özellikle mal kaçırma endişesinde, uyuşmazlık konusu hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya ciddi bir zararın doğacağı hâllerde, yaklaşık ispatla ve çoğunlukla teminat karşılığı verilir. Dilekçe, tedbirin sebebini, türünü ve konusunu açıkça yazmalı; TMK m.169 ile TMK m.197 birbirine karıştırılmamalıdır.
Ne işe yarar? Dava sürerken tarafların barınma, geçim ve çocuk meselelerinin geçici olarak düzenlenmesini veya mal kaçırma/devir riskine karşı malın korunmasını sağlar; nihai kararın boşlukta kalmasını önlemeyi amaçlar.
Kim verir, kime? Boşanma davasının tarafları (davacı veya davalı; karşı dava varsa karşı davacı); davanın görüldüğü aile mahkemesine (4787 m.4, TMK m.168).
Süre Kanunda tek bir ‘tedbir başvuru süresi’ yoktur; dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama sürerken istenebilir. Karar sonrası kısa süreler vardır: uygulama için bir hafta (HMK m.393/1), itiraz için bir hafta (HMK m.394/2), dava öncesi tedbirde dava açma için iki hafta (HMK m.397/1).
Dayanak TMK m.169 (geçici önlemler), TMK m.185-186, m.194-199, m.182 ve m.336/2; HMK m.389-399; 4787 sayılı Kanun m.4 ve m.6.
Boşanma davası açıldıktan sonra tarafların çoğu aynı soruyu sorar: “Dava sürerken kim nerede oturacak, çocuklar kimde kalacak, geçim nasıl sağlanacak ve karşı taraf evi, aracı veya hesabı devretmesin diye ne yapılabilir?” Bu sorulara kanun iki cevap verir: boşanma davasının kendi geçici önlemleri ve genel ihtiyati tedbir. Bu yazıda tedbir nafakası, velayet ve kişisel ilişki gibi aile hukukuna özgü önlemler ile mal kaçırmaya karşı tedbir ayrı ayrı ve ilgili madde metinleriyle ele alınmaktadır. Boşanma dava dilekçesi ve genel hazırlık için “Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?” yazımıza da bakabilirsiniz.
Talebin hangi dayanağa oturacağını ve eklerini belgeleriniz üzerinden birlikte değerlendirelim.
TMK 169, TMK 197, TMK 175 ve HMK 389: hangisi ne zaman?
En sık karışıklık, tedbir nafakasının hangi maddeye dayandığındadır. TMK m.169 başlığı “geçici önlemler”dir ve yalnızca boşanma veya ayrılık davası açılmışsa uygulanır; hâkim bu önlemleri “re’sen” alır. TMK m.197 ise evlilik birliğinin korunması bölümünde yer alır: eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. TMK m.175’teki yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz isteyebileceği nafakadır. HMK m.389 ise bunların hiçbirine özgü olmayan, genel bir geçici hukuki korumadır.
| Hüküm | Ne zaman uygulanır? | Konusu | Kimin talebiyle? |
|---|---|---|---|
| TMK m.169 | Boşanma veya ayrılık davası açıldıktan sonra, davanın devamı süresince | Barınma, geçim (tedbir nafakası), mal yönetimi, çocukların bakım ve korunması | Hâkim re’sen alır; taraf dilekçeyle talep edebilir |
| TMK m.197 | Evlilik birliği sürerken; birlikte yaşamaya ara verilmesi | Parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma, mal yönetimi; çocuklar bakımından ilgili hükümler | Eşlerden birinin istemi üzerine |
| TMK m.175 | Boşanma kararıyla birlikte; boşanma yüzünden yoksulluğa düşen taraf için | Süresiz yoksulluk nafakası (kusuru daha ağır olmamak koşuluyla) | Dava sonunda hükmedilir |
| TMK m.199 | Evlilik birliği sürerken malvarlığı tasarruflarının sınırlandırılması | Belirlenen malvarlığı değerlerinde tasarrufun diğer eşin rızasına bağlanması; taşınmazda tapu şerhi | Eşlerden birinin istemi üzerine |
| HMK m.389-399 | Hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya gecikme sakıncası endişesinde | Muhafaza, yediemin, bir şeyin yapılması/yapılmaması; mal üzerinde tedbir | Talep üzerine (dava öncesi veya sırasında) |
Aile mahkemesi hangi tedbirleri alabilir?
TMK m.169’daki dört ana başlık, dilekçedeki taleplerin de iskeletini oluşturur. Barınma bakımından m.186/1 eşlerin oturacakları konutu birlikte seçeceğini söyler; m.194 ise eşlerden birinin diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemeyeceğini, aile konutunu devredemeyeceğini veya üzerindeki hakları sınırlayamayacağını, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eşin tapu müdürlüğünden şerh isteyebileceğini düzenler. Geçim bakımından m.185 ve m.186/3, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmasını; m.196 ise ev işlerinin ve çocuk bakımının parasal katkının belirlenmesinde dikkate alınmasını öngörür. Mal yönetimi bakımından m.169 doğrudan “eşlerin mallarının yönetimine” işaret eder. Çocuklar bakımından ise TMK m.336/2, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini söyler; m.182 mahkemenin ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenleyeceğini, kişisel ilişkide çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulacağını belirtir.
Geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde mahkemenin ölçütü çocuğun üstün yararıdır; talep eden tarafın beklentisi değil, çocuğun bakım, eğitim ve güvenliği belirleyicidir. 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca aile mahkemeleri, davanın esasına girmeden önce veya yargılama sırasında psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan araştırma ve inceleme istemekten yararlanabilir; bu nedenle geçici önlemlerde uzman raporu veya sosyal inceleme istenmesi mümkündür. Taleplerinizde hangi geçici önlemin neden gerektiğini, çocuğun bulunduğu yeri ve günlük düzenini somut olarak yazmanız gerekir.
Hangi mahkemeye, ne zaman ve hangi şartlarla başvurulur?
Boşanma davaları aile mahkemesinde görülür; 4787 sayılı Kanun m.4/1, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabı ile Yürürlük Kanununa göre aile hukukundan doğan dava ve işleri aile mahkemelerinin görevine verir. Yetki bakımından TMK m.168, boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğunu söyler. Geçici önlemler davayı gören mahkemeden istenir. HMK m.390/1 de ihtiyati tedbirin, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceğini; dava açılmadan önce ise esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden isteneceğini belirtir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi veya yargılama sırasında verilecek bağımsız bir “tedbir talebi” dilekçesi ile talep ileri sürülebilir.
HMK m.389, ihtiyati tedbirin şartını şöyle tarif eder: mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi. m.390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yani kesin ispat aranmaz, ancak talebin dayanaksız olmadığını gösteren somut bilgi ve belge sunulmalıdır. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim, m.390/2 uyarınca karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme m.391/1 uyarınca tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir dilekçesi nasıl hazırlanır?
-
01
Dayanağı ayırın
Talebinizin nafaka, barınma, velayet veya kişisel ilişki gibi aile hukukuna özgü bir geçici önlem mi (TMK m.169), yoksa mal üzerinde bir ihtiyati tedbir mi (HMK m.389-391, TMK m.199) olduğunu belirleyin; gerekirse ikisini ayrı başlıklarda talep edin.
-
02
Tedbir sebebini somutlaştırın
Mal kaçırma ihtimali için ilan görüntüsü, satış girişimi, devir işlemi, banka hareketleri gibi somut işaretleri; geçim ve çocuk talepleri için gelir-gider durumunu, çocuğun bulunduğu yeri ve günlük düzenini yazın (HMK m.390/3).
-
03
Tedbirin konusunu açıkça belirtin
Hangi malın (plaka, tapu bilgisi, hesap, işletme payı) hangi tedbire (devir ve satış yasağı, tapuya şerh, hesap blokesi vb.) konu olacağı kararda tereddüde yer vermeyecek biçimde yazılmalıdır; HMK m.391/2-c kararın bu açıklığı taşımasını arar.
-
04
Teminat konusunu düşünün
HMK m.392/1 uyarınca teminat esastır; resmî belgeye ya da kesin delile dayanan veya durum ve koşullar gerektiren hâllerde mahkeme gerekçesini belirterek teminat aramayabilir. Teminat tutarı ve türü mahkemece belirlenir.
-
05
Delilleri ekleyin
Gelir belgeleri, tapu ve araç kayıtları, mesajlar, ilan çıktıları, çocuğun okul ve sağlık belgeleri, tanık bilgileri dilekçeye numaralı ek olarak bağlanır.
-
06
Kararı uygulatın
HMK m.393/1 uyarınca ihtiyati tedbirin uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Tedbir dilekçesinin hazırlanma aşamaları
Tedbir nafakası, velayet ve kişisel ilişki: neler istenebilir?
Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken eşlerden birinin geçimine ve çocukların bakımına yönelik geçici ödeme yükümlülüğüdür; dayanağı TMK m.169’daki “geçimine … ilişkin geçici önlemler”dir ve hâkim bunu re’sen alabilir. Dilekçede yine de talebin açıkça yazılması, hangi eş ve hangi çocuk için nafaka istendiğinin ve ödemeyi yükümlenecek tarafın mali durumunun anlatılması önemlidir. Kanunda nafaka tutarı ve oran belirlenmemiştir; miktarı hâkim tarafların malî gücü ve ihtiyaçlarına göre takdir eder. Bu yazıda tutar verilmemesinin nedeni, tutarın her dosyada farklı olmasıdır.
Çocuklar bakımından geçici velayet talebi, ortak hayat sona ermişse TMK m.336/2’ye dayanır; kişisel ilişki ise TMK m.182 ve m.323’teki ilkelere göre düzenlenir. m.323, ana ve babadan her birinin velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu söyler; m.324 ise her iki ebeveynin diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlü olduğunu, aksi hâlde kişisel ilişki hakkının sınırlanabileceğini veya alınabileceğini düzenler. m.182’ye 7343 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkra, mahkemenin kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar edeceğini öngörür. Geçici önlem kararlarında da çocuğun yararı gözetilir; taraflardan birinin diğerine karşı bir üstünlük sağlama amacı kanunun ölçütü değildir.
Aile içinde şiddet söz konusuysa ayrı bir yol daha vardır: 6284 sayılı Kanun m.5/3, hâkimin bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkili olduğunu; m.5/4 ise şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişi ise ve nafakaya hükmedilmemişse, hâkimin talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebileceğini söyler. Bu tür durumlar için uzaklaştırma kararının uzatılması talebi ve 6284 koruma kararı yazılarımıza bakabilirsiniz. Nafaka türlerinin farkı için “Nafaka Türleri Nelerdir?” yazısı ayrıntı verir.
Mal kaçırmaya karşı tedbir: neler dayanak olur?
Mal kaçırma endişesinde dilekçede birden fazla hükme dayanmak mümkündür. TMK m.169, geçici önlemler arasında eşlerin mallarının yönetimini sayar. TMK m.199/1, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkimin belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebileceğini söyler; m.199/3 uyarınca hâkim eşlerden birinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa re’sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir. TMK m.194 aile konutunun devrini diğer eşin açık rızasına bağlar. HMK m.389-391 ise genel ihtiyati tedbir rejimidir. Mahkemenin bu dayanaklardan hangisine, hangi kapsamda itibar edeceği somut olaya göre değişir; bu nedenle dilekçede talebin sebebi, malın ayrıntısı ve tedbirin türü ayrı ayrı yazılmalıdır.
Mal rejimi açısından da birkaç temel kural bilinmelidir. TMK m.225/2’ye göre mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâllerinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. TMK m.229, edinilmiş mallara değer olarak eklenecek kalemleri sayar: eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. TMK m.241 ise borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı takdirde alacaklı eşin, karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden isteyebileceğini ve bu dava hakkının, haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşeceğini söyler. Tedbir talebinin yanında mal rejimi tasfiyesine ilişkin hakların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Mal paylaşımı hakkında bilgi için “Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Değerlendirilir?” ve “Mal Paylaşımı Davalarında En Sık Yapılan Hatalar” yazılarımıza bakabilirsiniz.
Taşınır ve taşınmaz bakımından tedbirin uygulanması farklıdır; HMK m.393/2 tedbirin uygulanmasının, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edileceğini düzenler. Tapu ve araç siciline şerh gibi uygulamalar için mahkemenin ilgili kuruma yazı yazması gerekir; bu nedenle dilekçede “ilgili yerlere müzekkere yazılması” talebi de bulunmalıdır. Bu yazıdaki açıklamalar genel nitelikte olup uygulamada kurumların işleyişi değişebilir.
Tedbir kararına itiraz, kaldırma ve kanun yolu
| İşlem | Süre / şart | Dayanak | Not |
|---|---|---|---|
| Tedbirin uygulanmasını isteme | Karar tefhim/tebliğden itibaren 1 hafta | HMK m.393/1 | Süre kaçarsa tedbir kendiliğinden kalkar |
| Karşı tarafın itirazı | Uygulamadan veya tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta | HMK m.394/2 | Şartlar, yetki ve teminata ilişkin; esas dava açıldıktan sonra davaya bakan mahkemece karar verilir |
| Teminat karşılığı kaldırma/değiştirme | Mahkemece kabul edilecek teminat | HMK m.395 | Teminat tutarı ve türü mahkemece belirlenir |
| Koşullar değişirse kaldırma/değiştirme | Durum ve koşulların değiştiğinin sabit olması | HMK m.396 | Teminat aranmaksızın karar verilebilir |
| Dava öncesi tedbirde dava açma | Uygulama talebinden itibaren 2 hafta | HMK m.397/1 | Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar |
| Kanun yolu | İstinaf yolu; süre HMK m.345’e göre 2 hafta | HMK m.391/3, m.341/1-b | Tedbir talebinin reddi ve yüze karşı verilen tedbir kararlarında; başvurular öncelikle incelenir |
| Haksız tedbir tazminatı | Hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren 1 yıl | HMK m.399 | Lehine tedbir verilen taraf, haksız çıkarsa zararı tazminle yükümlüdür |
Şablon 1: Tedbir nafakası ile geçici velayet ve kişisel ilişki talebi
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantezler somut olaya göre doldurulmalı, olmayan olgular yazılmamalı, tutarlar ve tarihler gerçek durumu yansıtmalıdır. Dilekçeyi davacı da davalı da (veya karşı davacı) kullanabilir; sıfatlar dosyadaki konuma göre değiştirilmelidir.
[İL] [NO]. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
Dosya No: [Yıl / Esas No]
[Davacı / Davalı]: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
Vekili: [Av. Ad Soyad]
[Davalı / Davacı]: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
Konu: TMK m.169 uyarınca davanın devamı süresince tedbir nafakası, çocuğun geçici velayeti ve kişisel ilişki düzenlemesi ile barınmaya ilişkin geçici önlem taleplerimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında taraflar arasında boşanma davası görülmektedir. Tarafların [evlilik tarihi] tarihinde evlendiği, evlilikten [çocuk sayısı] müşterek çocuğun ([ad], [doğum tarihi]) doğduğu, tarafların [ayrılık tarihinden] itibaren ayrı yaşadığı/halen aynı konutta yaşadığı hususunda uyuşmazlık yoktur.
2. [Gelir durumu: karşı tarafın çalışma ve gelir bilgileri; kendi gelir ve gider durumum: somut anlatım]. Bu nedenle davanın devamı süresince [ben ve çocuk] için geçimin sağlanması gerekmektedir.
3. Müşterek çocuk [ad] halen [kimin yanında] kalmaktadır; çocuğun okul, sağlık ve günlük bakım düzeni [kısa somut anlatım] şeklindedir. Çocuğun yararı gözetilerek davanın devamı süresince bakım ve gözetiminin [bende] bırakılması ve diğer tarafla kişisel ilişkinin [gün ve saat aralığıyla] düzenlenmesi uygun olacaktır.
4. [Varsa: Barınma bakımından müşterek konutun [adres] … kullanımının … bırakılması gerekmektedir; TMK m.194 uyarınca aile konutu üzerinde karşı tarafın rızam olmaksızın tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.]
5. TMK m.169 uyarınca hâkim, boşanma davasının devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. TMK m.336/2 uyarınca ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. İşbu talepler bu hükümlere dayanmaktadır.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava sonuçlanıncaya kadar [ben ve çocuk lehine] aylık [TUTAR] TL tedbir nafakasına, müşterek çocuğun geçici bakım ve gözetiminin [bana] bırakılmasına, kişisel ilişkinin [düzenleme] şeklinde belirlenmesine, [barınmaya ilişkin talep] ve gerekli diğer geçici önlemlerin alınmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / Vekili Av. Ad Soyad – İmza]
Ekler: Nüfus kayıt örneği, gelir ve gider belgeleri, çocuğun okul/sağlık belgeleri, kira veya tapu kayıtları, mesaj ve tanık bilgileri, vekâletname.
Şablon 2: Mal kaçırmaya karşı ihtiyati tedbir talebi (araç, taşınmaz, hesap)
Bu şablon, tarafın dava süresince bir malı devretme veya elden çıkarma girişimi içinde olduğuna dair somut bilgi bulunduğunda kullanılabilecek iskeleti gösterir. Dilekçede ihtiyati tedbirin sebebi ve türünün açıkça belirtilmesi ve davanın esası yönünden talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispatı gerekir (HMK m.390/3). Mal kaçırma iddiası bu yüzden iddianın kendisiyle değil, ilan görüntüsü, devir sözleşmesi, ruhsat/tapu kaydı, banka hareketi gibi somut belgelerle desteklenmelidir.
[İL] [NO]. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
Dosya No: [Yıl / Esas No]
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.
[Davacı / Davalı – Karşı Davacı]: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
Vekili: [Av. Ad Soyad]
[Davalı / Davacı – Karşı Davalı]: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
Konu: [Malın tanımı: ör. 34 … plakalı araç / … ili … ilçesi … ada … parsel sayılı taşınmaz / … Bankası hesabı] hakkında devir ve tasarruf yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenizin dosyasında taraflar arasındaki boşanma davası devam etmekte olup davada boşanma ile birlikte [nafaka, tazminat ve mal rejiminden doğan katılma alacağı] talepleri ileri sürülmüştür/ sürülecektir.
2. Karşı taraf, [tarih] tarihinde [ilan sitesinde satışa çıkarmış / devir için üçüncü kişiyle görüşmeye başlamış / hesabındaki tutarı başka hesaba aktarmıştır] (Ek-1, Ek-2). Bu durum, mal rejimi tasfiyesinden ve talep edilen alacaklardan kaçınma amacı taşıdığı izlenimi veren somut bir göstergedir.
3. Söz konusu malın devri hâlinde, hükmedilecek alacakların tahsili önemli ölçüde zorlaşacak veya imkânsız hâle gelecek, bu durum HMK m.389’daki ihtiyati tedbir şartını oluşturacaktır. Davanın esası bakımından [mal rejimine ilişkin ve nafakaya ilişkin dayanak olgular] yaklaşık olarak ispatlanmıştır. TMK m.169 ve m.199 de eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemlerin alınabileceğini düzenlemektedir.
4. [Varsa: Malın aile konutu olması hâlinde TMK m.194 uyarınca diğer eşin açık rızası bulunmadan devir yapılamaz.]
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle, [malın tanımı] üzerinde devir, temlik, ipotek ve benzeri her türlü tasarrufun önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbirin ilgili sicil ve kurumlara (tapu müdürlüğü/trafik tescil/banka) bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, [teminatsız veya takdir edilecek teminat karşılığında] karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / Vekili Av. Ad Soyad – İmza]
Ekler: İlan görüntüsü, tapu/ruhsat kaydı, banka dökümü, mesajlar, tanık bilgileri, dava dosya numarası.
Dilekçeye eklenecek belgeler
| Belge | Neyi gösterir? | Hangi talep için? |
|---|---|---|
| Nüfus kayıt örneği, evlilik cüzdanı bilgisi | Evlilik ve çocuk bilgileri | Tüm talepler |
| Gelir belgeleri, maaş bordrosu, SGK/vergi kayıtları, kira-fatura giderleri | Tarafların malî gücü ve ihtiyaçları | Tedbir nafakası |
| Çocuğun okul, sağlık ve bakım belgeleri | Çocuğun günlük düzeni ve ihtiyaçları | Geçici velayet, kişisel ilişki |
| Tapu, ruhsat, banka dökümü, ilan görüntüsü | Malın niteliği ve devir/satış girişimi | Mal kaçırmaya karşı tedbir |
| Mesajlar, tanık bilgileri, ses/görüntü kayıtları (hukuka uygun elde edilmiş) | Tedbir sebebinin yaklaşık ispatı | Tüm talepler |
| Vekâletname, teminat belgesi (gerekiyorsa) | Temsil ve teminat | Mal üzerinde tedbir |
Tedbir kararı verildikten sonra: uyulmazsa ne olur?
İhtiyati tedbir kararının uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa uygulamadan, bulunmuyorsa tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m.394/2). HMK m.398/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır; disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemez (m.398/7). Nafaka kararlarında ise İİK m.344/1 uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi ise TCK m.233/1 uyarınca, şikâyet üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; bu hüküm 7593 sayılı Kanunla 8/8/2026’da değiştirilmiştir. Ayrıntı için “Nafaka Ödememek Suç Sayılır mı?” yazısına bakabilirsiniz. Tazyik hapsi ile disiplin hapsi birbirinden farklı mekanizmalardır; hangisinin gündeme geleceği ihlal edilen kararın niteliğine bağlıdır.
Hakkında tedbir kararı verilen taraf için de dengeleyici mekanizmalar vardır: HMK m.395 uyarınca mahkemece kabul edilecek teminatı göstererek tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir; m.396 uyarınca durum ve koşulların değiştiği sabit olursa teminat aranmaksızın tedbir değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Koşullar değiştiğinde aile hukukuna özgü önlemlerde de değişiklik talep edilebilir; TMK m.200 evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemlerde koşullar değiştiğinde hâkimin gerekli değişikliği yapacağını düzenler. Boşanma davası sırasındaki geçici önlemlerin değiştirilmesi ise hâkimin takdirine tabidir.
Sık yapılan hatalar
- TMK 197 ile TMK 169’u karıştırmak. Boşanma davası açılmışsa geçici önlem dayanağı TMK m.169’dur; m.197 evlilik birliği sürerken birlikte yaşamaya ara verilmesine ilişkindir.
- Tedbirin konusunu belirsiz bırakmak. “Malların satışının engellenmesi” yerine malın plaka, ada-parsel veya hesap numarası ve tedbirin türü yazılmalıdır (HMK m.391/2).
- Kararı bir hafta içinde uygulatmamak. HMK m.393/1 uyarınca tedbirin uygulanması bir hafta içinde talep edilmezse tedbir kendiliğinden kalkar.
- Yaklaşık ispat unsurunu atlamak. Yalnızca “mal kaçıracak” demek yerine ilan, devir girişimi veya hesap hareketi gibi somut belge sunulmalıdır.
- Çocuğun yararını değil, karşı tarafı hedef almak. Geçici velayet ve kişisel ilişki taleplerinde mahkeme çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararını esas alır (TMK m.182).
- Dava öncesi tedbirde iki haftayı kaçırmak. HMK m.397/1 uyarınca dava açılmadan alınan tedbirde esas dava iki hafta içinde açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar.
Dilekçeden sonra süreç
-
01
Dilekçenin verilmesi
Talep dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama sırasında ayrı dilekçeyle ileri sürülür; hâkim TMK m.169 kapsamındaki geçici önlemleri re’sen de alabilir.
-
02
Hâkimin değerlendirmesi
Hâkim talebi, delilleri ve çocuğun yararını değerlendirir; gerekirse psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacıdan inceleme isteyebilir (4787 m.5). Derhâl koruma zorunluluğu varsa karşı taraf dinlenmeden de karar verebilir (HMK m.390/2).
-
03
Karar ve gerekçe
İhtiyati tedbir kararında konu ve tür açıkça yazılır, teminat tutarı ve türü belirtilir (HMK m.391/2). Talebin reddi gerekçeli verilir ve kanun yoluna başvurulabilir (m.391/3).
-
04
Uygulama
Mal üzerindeki tedbir bir hafta içinde icra dairesinden/ilgili sicil müdürlüğü aracılığıyla uygulatılır (HMK m.393); nafaka kararı ise icra yoluyla takip edilir.
-
05
İtiraz ve değişiklik
Karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir; teminat karşılığı veya koşulların değişmesi hâlinde tedbirin değiştirilmesi/kaldırılması istenebilir (HMK m.394-396).
-
06
Esas karar
İhtiyati tedbirin etkisi aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2); haksız çıkan taraf tazminat sorumluluğu taşıyabilir (m.399).
Tedbir dilekçesinden sonra izlenen yol
Örnek senaryolar (genel)
- Senaryo 1 – Eşi evden ayrılmış, çocukla kalan taraf: Geçim ve çocuk bakım giderlerinin karşılanması için tedbir nafakası ve geçici velayet talebi TMK m.169 ve m.336/2 çerçevesinde dilekçeyle istenebilir.
- Senaryo 2 – Araç satışı için ilan verildi: İlan görüntüsü ve devir girişiminin belgeleri ile HMK m.389-391 ve TMK m.169/m.199 çerçevesinde devir yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir talep edilebilir; tedbirin bir hafta içinde uygulatılması gerekir.
- Senaryo 3 – Aile konutunun devri girişimi: TMK m.194 uyarınca diğer eşin açık rızası bulunmadan aile konutu devredilemez; aile konutu şerhi ve ihtiyati tedbir birlikte değerlendirilebilir.
- Senaryo 4 – Tedbir nafakası ödenmiyor: İİK m.344 ve TCK m.233/1 kapsamında şikâyet yoluna gidilebilir; bunun için kararın niteliğinin ve durumunun hukukçu tarafından incelenmesi gerekir.
Sonuç ve değerlendirme
Boşanma davasında ihtiyati tedbir dilekçesi, iki farklı hukuki araca dayanır: boşanma davasına özgü ve hâkimin re’sen alabileceği TMK m.169 geçici önlemleri ile HMK m.389-399’daki genel ihtiyati tedbir. Tedbir nafakasının dayanağı TMK m.169’dur; TMK m.197 dava açılmadan evlilik birliği sürerken ayrı yaşamayı düzenler. Mal kaçırmaya karşı tedbirde sebep ve türün açıkça yazılması, yaklaşık ispat, teminat ve bir haftalık uygulama süresi belirleyicidir. Kanunda tutar veya sonuç vaadi bulunmadığından, her dosyada sonuç hâkimin takdirine ve delillere bağlıdır. Somut olayınızda hangi talebin hangi dayanakla ileri sürüleceğini, ilgili belgelerle birlikte bir hukukçuyla değerlendirmeniz önerilir.
İlgili yazılarımız
Nafaka Türleri Nelerdir? · Nafaka Davalarında En Çok Sorulan Sorular · Boşanmada Mal Paylaşımı · Aile Hukukunda Deliller · Evlilik Birliğinde Eşlerin Hak ve Yükümlülükleri · Uzaklaştırma Kararının Uzatılması Talebi · Makaleler
Boşanma davasında tedbir nafakası hangi maddeye dayanır?
Boşanma veya ayrılık davası açıldıktan sonra davanın devamı süresince geçimle ilgili geçici önlemler TMK m.169’a dayanır: hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. TMK m.197 ise evlilik birliği sürerken, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde parasal katkıya ilişkin önlemleri düzenler; m.175’teki yoksulluk nafakası ise boşanma kararı ile bağlantılı, süresiz bir nafaka türüdür.
İhtiyati tedbir ile TMK 169’daki geçici önlem aynı şey midir?
Hayır. TMK m.169, boşanma davasına özgü ve hâkimin re’sen alabileceği geçici önlemleri düzenler. HMK m.389-399 ise genel ihtiyati tedbir rejimidir: hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması endişesinde, taleple ve çoğunlukla teminat karşılığı verilir; itiraz, uygulama ve tazminat hükümlerine tabidir. Uygulamada mal kaçırmaya karşı talepler genellikle her iki dayanağa birlikte dayandırılır.
Tedbir talebini ne zaman yapmalıyım?
Boşanma davası açılınca TMK m.169 devreye girer; talep dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya dava sürerken verilecek herhangi bir dilekçede ileri sürülebilir. HMK m.390/1’e göre ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir.
Mal kaçırmaya karşı hangi tedbirler istenebilir?
TMK m.169 mal yönetimine ilişkin geçici önlemleri, TMK m.199 ise ailenin ekonomik varlığının korunması veya malî yükümlülüğün yerine getirilmesi için belirlenecek malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verilmesini düzenler. Taşınmazda tasarruf yetkisi kaldırılırsa durum re’sen tapu kütüğüne şerhedilir. HMK m.391/1 ise muhafaza altına alma, yediemine tevdi, bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak her türlü tedbire imkân tanır.
Teminat göstermek zorunlu mu?
HMK m.392/1 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır; talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez. Aile hukukuna özgü geçici önlemlerde teminat uygulaması, önlemin niteliğine ve hâkimin takdirine göre değişebilir.
Verilen tedbire nasıl itiraz edilir?
HMK m.394’e göre karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazırsa uygulamadan, hazır değilse uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itiraz edilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra itiraz hakkında bu davaya bakan mahkemece karar verilir.
Tedbire uyulmazsa ne olur?
HMK m.398/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. 4787 sayılı Kanun m.6/2 de aile mahkemesince verilen belirli kararlara uyulmaması hâlinde HMK m.398’in uygulanacağını belirtir. Nafaka kararlarının yerine getirilmemesinde ayrıca İİK m.344’e göre alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi söz konusu olabilir.
Boşanma davası açılmadan tedbir istenebilir mi?
TMK m.169 ‘boşanma veya ayrılık davası açılınca’ işler; dava öncesinde ise evlilik birliğinin korunmasına ilişkin TMK m.195-201 (örneğin m.197 ve m.199) veya HMK m.390/1’deki dava öncesi ihtiyati tedbir yolu gündeme gelebilir. HMK m.397/1 uyarınca dava açılmadan önce verilen tedbirde, uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davanın açılması gerekir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Tedbir dayanağını, eklerini ve dilekçenizin içeriğini belgeleriniz üzerinden birlikte değerlendirelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

