📌 Kısa Cevap: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.8/2’ye göre tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde hâkim, resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verebilir. Kanun metninde “uzatma” sözcüğü geçmez; uygulamada “uzaklaştırma kararının uzatılması talebi” olarak anılan dilekçe, bu fıkraya dayanır ve aile mahkemesine verilir. Karara karşı iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m.9).
Ne işe yarar? Süresi dolmak üzere olan koruyucu veya önleyici tedbirlerin aynen devam etmesini, süresinin uzatılmasını veya şeklinin değiştirilmesini (ör. yeni bir tedbir eklenmesini) istemek için hâkime sunulur.
Kim verir, kime? Korunan kişi (kendisi veya vekili), ayrıca Bakanlık veya kolluk görevlileri; talep, 6284 m.2/1-c uyarınca “hâkim” sıfatını taşıyan aile mahkemesi hâkimine yöneltilir.
Süre İlk tedbir en çok altı aydır (m.8/2). Uzatma için ayrı bir başvuru süresi kanunda yoktur; ancak tedbir süresi bitmeden başvurulması önerilir. Karara itiraz süresi tefhim/tebliğden itibaren iki haftadır (m.9/1).
Dayanak 6284 sayılı Kanun m.5 (önleyici tedbirler), m.8 (tedbir kararının verilmesi, süre, tefhim), m.9 (itiraz), m.13 (aykırılık), m.20 (harç ve masraf muafiyeti).
Bir uzaklaştırma veya koruma kararının altı aylık süresi dolarken en çok sorulan soru şudur: “Karar kendiliğinden uzar mı, yoksa yeniden dilekçe mi vermem gerekir?” Kanun metni, süresi dolan tedbirin otomatik olarak uzayacağını söylemez; tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesi, kaldırılması ya da aynen devam etmesi, hâkimin resen veya ilgililerin talebi üzerine vereceği yeni bir kararla mümkündür. Bu yazı, hem korunan kişinin hem de hakkında tedbir uygulanan tarafın bakış açısını dengeli biçimde ele alır. Amaç, şiddet mağdurunu caydırmak ya da tedbir kurumunun kötüye kullanılmasını teşvik etmek değil; her iki tarafın da hakkını, kanunda yazılı süre ve usullerle birlikte açıklamaktır. Cinsel suç mağdurlarının 6284 kapsamındaki özel durumunu ayrıca “Cinsel Suç Mağduru İçin 6284 Koruma Kararı: Nasıl Alınır, Süresi, İhlal ve İtiraz” yazımızda anlattık.
Dilekçe ve ekleri, süre dolmadan hazırlanabilir; dosyanızı birlikte inceleyelim.
Uzaklaştırma kararı nedir, hangi tedbirler 6284 kapsamındadır?
“Uzaklaştırma” günlük dilde birkaç farklı hukuki aracı kapsar. 6284 sayılı Kanunda hâkimin şiddet uygulayan hakkında verebileceği önleyici tedbirler m.5/1’de sayılmıştır: şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmama (a); müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılma ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisi (b); korunan kişilere, bunların bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmama (c); çocuklarla ilgili kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması (ç); gerekli görülürse korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve (kişisel ilişki hâlleri saklı kalmak üzere) çocuklarına yaklaşmama (d); korunan kişinin şahsi ve ev eşyalarına zarar vermeme (e); korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme (f); silahların kolluğa teslimi (g, ğ); alkol veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmama, bağımlılık varsa tedavi (h); bir sağlık kuruluşuna başvurma ve tedavi (ı). Aynı fıkra “uygun görülecek benzer tedbirlere” de izin verdiğinden liste örnekleyici niteliktedir.
Bunların yanında m.4’teki koruyucu tedbirler (işyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, aile konutu şerhi gibi) hâkim tarafından; m.3’teki barınma, geçici maddi yardım, rehberlik gibi tedbirler ise mülkî amir tarafından verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirleri de m.5/2 uyarınca bazı önleyici tedbirleri (a, b, c ve d bentleri) alabilir; kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. Dilekçeyi hazırlamadan önce hangi tedbirlerin hangi merci tarafından verildiğini karardan netleştirmek gerekir; çünkü uzatma talebi yalnızca hâkim tarafından verilen önleyici ve koruyucu tedbirleri değil, kararın niteliğini de değerlendirmeyi gerektirir.
Uzatma talebi hangi şartlarda değerlendirilir?
6284 m.8/2’nin ikinci cümlesi, uzatma benzeri kararın ölçütünü açıkça verir: “şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde” hâkim tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, tedbirlerin kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verebilir. Burada üç ayrı seçenek vardır: tedbirleri aynen sürdürmek, süre veya şekil bakımından değiştirmek (ör. kapsamı genişletmek ya da daraltmak) ve tedbirleri tamamen kaldırmak. Dolayısıyla dilekçenin asıl görevi, tehlikenin neden devam ettiğini somut olgularla göstermektir. Soyut ifadeler (“agresif biridir”, “bana zarar verebilir”) yerine tarihli olaylar, mesaj ve arama kayıtları, tutanaklar, sağlık raporları ve açılmış soruşturma veya dava numaraları yazılmalıdır.
Kanunun ispat rejimi de önemlidir. m.8/3’e göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir ve bu karar, Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez. Bu düzenleme, mağdurun ağır bir ispat yükü altında bırakılmamasını amaçlar. Öte yandan hâkimin süreyi uzatıp uzatmayacağına, tehlikenin hâlâ devam edip etmediğini değerlendirerek karar vereceği açıktır; bu değerlendirmede ihlal olup olmadığı, tedbir döneminde yaşananlar ve taraflar arasındaki dava veya soruşturmaların seyri belirleyici olabilir. Mahkemenin hangi unsurlara hangi ağırlığı vereceği somut olaya göre değişir; bu nedenle belirli bir sonuç öngörmek mümkün değildir.
Dilekçe adım adım nasıl hazırlanır?
Uzatma talebi dilekçesinin hazırlanma aşamaları
Hangi mahkemeye, hangi usulle başvurulur?
6284 m.2/1-c, “hâkim” kavramını aile mahkemesi hâkimi olarak tanımlar. Aile mahkemelerinin her ilde ve merkez nüfusu yüzbinin üzerindeki her ilçede kurulduğunu, aile mahkemesi kurulamayan yerlerde ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesinin bu işlere baktığını 4787 sayılı Kanun m.2 düzenler. m.8/1, tedbir kararlarının en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden talep edilebileceğini söylediğinden, ilk başvuruda yetki sıkı bir şart değildir. Uzatma talebinde uygulamada genellikle tedbir kararını veren mahkemeye ve aynı esas numarasına başvurulur; ancak dosyanın başka bir yere gönderilmiş olması veya taşınma gibi nedenler varsa güncel durum UYAP’tan ve mahkeme yazı işleri müdürlüğünden teyit edilmelidir. Kanunda tedbir taleplerinin ayrıca duruşma yapılarak karara bağlanacağına dair bir hüküm yer almaz; hâkim dosya üzerinden de karar verebilir. Bu konuda mahkemeler arasında uygulama farklılıkları bulunabilir.
Başvuruyla ilgili maliyet açısından m.20/1 çok önemli bir güvence sağlar: bu Kanun kapsamındaki başvurulardan ve verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz. Dilekçenin ek belgelerinin fotokopi veya çıktı bedeli gibi kişisel giderleri ile vekâlet ücreti ise ayrı konulardır.
Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin (ŞÖNİM) rolü
6284 m.14, Bakanlığın şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, yedi gün yirmidört saat esasına göre çalışan şiddet önleme ve izleme merkezlerini kuracağını düzenler; uygulamada bu merkezlerden ŞÖNİM olarak söz edilir. m.15 uyarınca merkezler tedbir kararlarının sicilini tutar, korunan kişiye verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık ve adlî yardım hizmetlerini koordine eder, gerekli hâllerde tedbir kararlarının alınmasına ve uygulanmasına yönelik başvurularda bulunabilir (m.15/1-c). Korunan kişi bakımından hâkimin isteği üzerine kişinin geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal, ekonomik ve psikolojik durumu hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak ve tedbirlerin uygulanmasının sonuçlarına dair rapor vermek de merkezlerin görevleri arasındadır (m.15/2-d, e). Bu nedenle uzatma talebini değerlendiren hâkim, ŞÖNİM’den rapor isteyebilir; dilekçede “gerekirse sosyal araştırma raporu istenmesi” talebine yer verilebilir.
Şiddet uygulayan taraf için de aynı merkezler destek hizmeti verir: m.15/3’e göre hâkimin isteği üzerine kişinin sosyal ve psikolojik durumu ile diğer kişiler ve toplum açısından taşıdığı risk hakkında rapor hazırlanabilir; ayrıca öfke kontrolü, stresle başa çıkma gibi eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılma, bağımlılık veya ruhsal bozukluk hâlinde bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olma yönünde teşvik edici faaliyetlerde bulunulur (m.15/3-c). Tedbirlerin kaldırılması veya değiştirilmesi yönündeki beyanlarda, bu programlara katılım ve uyum durumunun belgelenmesi hâkimin değerlendirmesine katkı sağlayabilir.
Uzatma, yeni tedbir talebi ve kaldırma: farklar
Şablon 1: Korunan kişinin tedbirin devamı / uzatılması talebi
Aşağıdaki metin genel bir şablondur; köşeli parantezler somut olaya göre doldurulmalı, olmayan olgular yazılmamalı, ekler dilekçedeki numaralara karşılık gelmelidir. 6284 sayılı Kanunda taraflar “davacı-davalı” değil, “korunan kişi” ve “şiddet uygulayan” olarak adlandırıldığından dilekçede bu sıfatlar kullanılmıştır.
[İL] [NO]. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
Dosya No: [Yıl / Esas No] (6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararı)
Talep Eden (Korunan Kişi): [Ad Soyad, T.C. Kimlik No] (tebligat adresi: [ayrı tebligat adresi / vekil adresi])
Vekili: [Av. Ad Soyad]
Karşı Taraf (Şiddet Uygulayan): [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
Konu: [Karar tarihi] tarihli tedbir kararının 6284 sayılı Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca [aynen devamı / süresinin uzatılması / şeklinin değiştirilmesi] talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenizin [tarih] tarihli kararıyla, karşı taraf hakkında 6284 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının [(a), (c), (f) vb. bentleri] uyarınca [tedbirlerin kısa özeti] tedbirlerine, [başlangıç tarihinden] itibaren [süre] süreyle hükmedilmiştir. Tedbirin süresi [bitiş tarihinde] sona erecektir.
2. Tedbir döneminde [tarih] tarihinde [olayın somut anlatımı: ör. mesaj/arama/yaklaşma] gerçekleşmiş, bu olay [tutanak/kolluk kaydı/soruşturma no] ile belgelenmiştir (Ek-1, Ek-2). [Varsa: Tedbir süresince ihlal yaşanmamış olsa da aşağıdaki nedenlerle tehlike devam etmektedir.]
3. Taraflar arasında [boşanma/velayet/ceza] dosyası devam etmektedir ([dosya numaraları]). [Varsa: Korunan kişinin ve çocukların bulundukları yerler karşı tarafça bilinmektedir.] Bu durum, şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam ettiğini göstermektedir.
4. 6284 sayılı Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.
5. Korunan kişi ve aile bireylerinin kimlik bilgileri, adresleri ve korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgilerin resmî kayıtlarda gizli tutulması ile tebligatların ayrıca belirlenen adrese yapılması talep olunur (m.8/6).
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hakkında verilen tedbirlerin [aynen devamına / … tarihine kadar uzatılmasına / ek olarak (c) bendi uyarınca … tedbirinin uygulanmasına], gerekli görülürse şiddet önleme ve izleme merkezinden sosyal araştırma raporu istenmesine ve kararın karşı tarafa tedbire aykırılık hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarıyla tebliğine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / Vekili Av. Ad Soyad – İmza]
Ekler: Tedbir kararı örneği, tutanak ve kolluk kayıtları, mesaj/arama dökümü, sağlık raporu, soruşturma ve dava numaraları, kimlik ve vekâletname.
Şablon 2: Hakkında tedbir uygulanan tarafın itiraz ve beyan dilekçesi
Tedbir uygulanan taraf, uzatma talebine veya verilen karara karşı hakkını kanunun öngördüğü yoldan kullanabilir. m.9/1 uyarınca karara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir; hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, m.9/2’de gösterilen itiraz merciine gecikmeksizin gönderilir ve itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir; bu karar kesindir (m.9/3). Aşağıdaki şablon, uzatma kararına karşı yapılacak bir itiraz için kullanılabilecek genel bir iskelettir. İtirazda kullanılan ifadelerin gerçeğe uygun olması ve ileri sürülen olguların belge ile desteklenmesi önemlidir.
[İL] [NO]. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
(6284 sayılı Kanun m.9 uyarınca itiraz mercii olarak görevlendirilecek aile mahkemesine/asliye hukuk mahkemesine gönderilmek üzere)
Dosya No: [Yıl / Esas No]
İtiraz Eden (Hakkında Tedbir Uygulanan): [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
Vekili: [Av. Ad Soyad]
Karşı Taraf (Korunan Kişi): [Ad Soyad]
Konu: [Karar tarihi] tarihli tedbirin uzatılmasına/süresinin değiştirilmesine ilişkin kararın tebliğ tarihi olan [tarih] itibarıyla süresinde itirazıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Karar [tarih] tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir; iki haftalık itiraz süresi içinde işbu itirazda bulunulmaktadır.
2. Tedbir süresince kararın hiçbir gereğine aykırı hareket edilmemiştir. [Varsa: tedbir süresi boyunca kolluk veya mahkemeye intikal etmiş herhangi bir ihlal bildirimi bulunmamaktadır; ilgili kayıt örnekleri Ek-1’dedir.]
3. Karara dayanak yapılan [olay] ile ilgili [soruşturma/dava] sonuçlanmış / kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir / [somut gelişme] (Ek-2). Bu durumda şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam ettiği sonucuna varılmasını gerektiren somut bir olgu bulunmadığı kanaatindeyim.
4. [Varsa: Öfke kontrolü / danışmanlık / tedavi programına katılmış olup katılım belgesi ekte sunulmuştur.] [Varsa: Tedbirin işyerime, çocuğumla kişisel ilişkime veya barınma durumuma etkisi: somut anlatım.]
5. 6284 sayılı Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası, tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine ya da kaldırılmasına imkân tanımaktadır. Çocuklarla kişisel ilişki gibi hakların tedbirden orantısız etkilenmemesi için, tedbirin gerekirse kapsamı daraltılarak düzenlenmesi talep olunur.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle [tarih] tarihli kararın kaldırılmasına, mümkün görülmediği takdirde tedbirin süresinin ve kapsamının hakkaniyete uygun biçimde yeniden belirlenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / Vekili Av. Ad Soyad – İmza]
Ekler: Tebliğ belgesi, tedbir kararı örneği, program katılım belgesi, ilgili karar veya tutanak örnekleri.
Dilekçeye eklenecek belgeler
Karara aykırılık hâlinde ne olur? Zorlama hapsi ve iki yönlü denge
6284 m.8/5, tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde tedbire aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarının yapılacağını söyler. m.13/1 uyarınca kararın gereklerine aykırı hareket eden kişi, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; her tekrarda süre onbeş günden otuz güne kadardır ve toplam süre altı ayı geçemez (m.13/2). Zorlama hapsi kararları Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir (m.13/3). “Fiili bir suç oluştursa bile” ifadesi, aynı davranışın ayrıca ceza soruşturmasına konu olabileceğini gösterir. Tedbirin tefhim veya tebliğ edilmemiş olması ise m.10/5 uyarınca kararın uygulanmasına engel değildir.
Denge, her iki tarafın hakkının korunması anlamına gelir. Korunan kişi bakımından kanun, tedbir talebinin geciktirilmemesini ve ağır bir ispat şartı aranmamasını öngörür. Hakkında tedbir uygulanan kişi bakımından ise itiraz hakkı, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi için hâkimin değerlendirmesine sunulabilecek beyan ve belgeler ve rehabilitasyon programları gibi imkânlar bulunur. Bilerek gerçeğe aykırı isnatta bulunularak yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla soruşturma başlatılmasını sağlamak, TCK m.267/1 uyarınca bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektiren iftira suçunu oluşturabilir. 6284 m.17/3 de, korunan kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespiti hâlinde yapılan geçici maddi yardımların bu kişiden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğini düzenler. Bu hükümler, haklı başvuruları değil, bilerek gerçeğe aykırı beyanları hedef alır; gerçekten şiddet gören veya tehlike altında bulunan bir kişinin tedbir talep etmekten çekinmemesi gerekir. Ceza soruşturmasındaki adli kontrol ve uzaklaştırma ayrı bir kurumdur; bunun için cinsel suçlarda adli kontrol ve uzaklaştırma tedbiri yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Süre dolana kadar beklemek. Kanunda uzatma talebi için hak düşürücü bir süre yoktur; ancak tedbir süresi bittiğinde korunma kesilebilir. Başvuruyu bitiş tarihinden önce yapın.
- Soyut ve duygusal anlatım. “Tehlikelidir” demek yerine tarihli olay, kayıt ve belge sunulmalıdır.
- Yanlış sıfat ve adres kullanımı. 6284 başvurusunda “davacı/davalı” yerine korunan kişi ve şiddet uygulayan sıfatları kullanılır; gizlilik ihtiyacı varsa m.8/6’daki ayrı tebligat adresi talep edilir.
- İtiraz süresini kaçırmak. m.9/1 iki haftalık süre tefhim veya tebliğ tarihinden işler; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
- Tedbirin kapsamını bilmemek. Hangi bentlerin uygulandığı kararda yazılıdır; uzatma veya kaldırma talebi bu bentlere göre kurulmalıdır.
- İhlali tek başına yeterli sanmak. İhlal zorlama hapsi gibi sonuçlar doğurur (m.13); uzatma talebi ise tehlikenin devamına ilişkin bütüncül bir değerlendirmeye dayanır.
Dilekçeden sonra süreç
Uzatma talebinden sonra izlenen yol
Örnek senaryolar (genel)
- Senaryo 1 – Altı aylık tedbir bitmek üzere, sürekli mesaj atılıyor: Korunan kişi, ihlal sayılabilecek mesajları ve yaptığı başvuruları dilekçeye ekleyerek m.8/2 uyarınca tedbirlerin aynen devamını isteyebilir.
- Senaryo 2 – Süre içinde hiçbir olay yaşanmadı: Tedbirin etkinliği tek başına tehlikenin kalktığını göstermeyebilir; ancak hâkim, tehlikenin devam edip etmediğini somut olaylara bakarak değerlendirir. Tedbir uygulanan taraf bu durumu itiraz veya beyan dilekçesinde belgelerle ileri sürebilir.
- Senaryo 3 – Çocukla kişisel ilişki tedbirden etkileniyor: m.5/1-ç uyarınca kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması mümkündür. Taraflar, kişisel ilişkinin çocuğun yararı gözetilerek düzenlenmesini isteyebilir.
- Senaryo 4 – Uzatma talebi reddedildi: Ret kararı yalnızca korunan kişiye tebliğ edilir (m.8/4); korunan kişi iki hafta içinde itiraz edebilir (m.9/1).
Sonuç ve değerlendirme
Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi, 6284 sayılı Kanun m.8/2’ye dayanır; tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir ve tehlikenin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde süresi veya şekli değiştirilebilir ya da aynen devam edebilir. Başvuruda harç ve masraf alınmaz (m.20), karara karşı iki haftalık itiraz yolu açıktır (m.9) ve ihlal zorlama hapsini gündeme getirir (m.13). Dilekçeyi güçlü kılan şey, tarihli ve belgeli somut olgulardır; tedbir uygulanan taraf bakımından da itiraz ve beyan hakkı korunmuştur. Her somut olayda tedbirin kapsamı, süre hesabı ve delil durumu farklılık gösterebileceğinden, kararın örneği üzerinden bir hukukçu ile birlikte değerlendirme yapılması önerilir.
İlgili yazılarımız
Cinsel Suç Mağduru İçin 6284 Koruma Kararı · Cinsel Suçlarda Adli Kontrol ve Uzaklaştırma Tedbiri · KADES Üzerinden Cinsel Taciz İhbarı · Nafaka Ödememek Suç Sayılır mı? · Evlilik Birliğinde Eşlerin Hak ve Yükümlülükleri · Boşanma Davasında İhtiyati Tedbir Dilekçesi · Cinsel Suçlar Bilgi Merkezi · Makaleler
Uzaklaştırma kararı en fazla kaç ay sürer?
6284 sayılı Kanun m.8/2’ye göre tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde ise tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, tedbirlerin kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir. Kanun metni, bu ikinci aşama için ayrıca bir üst sınır göstermemiştir; süreyi ve gerekçesini hâkim somut olaya göre belirler.
Uzatma talebini kimler yapabilir?
m.8/2 uyarınca süre veya şekil değişikliği, hâkimin resen vereceği kararla ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine gündeme gelir. m.8/1’e göre tedbir kararları ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine de verilebilir. Kanun başvuru için avukat zorunluluğu getirmemiştir; ancak dilekçenin somut olgularla hazırlanması için hukuki destek faydalıdır.
Uzatma talebinde delil sunmak şart mı?
m.8/3’e göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir ise geciktirilmeksizin verilir. Uzaklaştırma ise m.5 kapsamındaki önleyici bir tedbirdir. Bu nedenle kanun sıkı bir ispat şartı koymasa da hâkimin tehlikenin devamını değerlendirebilmesi için mesaj kayıtları, tutanaklar, sağlık raporları, soruşturma numaraları gibi somut bilgi ve belgelerin dilekçeye eklenmesi önerilir.
Tedbir süresi dolmadan mı başvurmak gerekir?
Kanun, uzatma talebi için ayrı bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Ancak tedbirin süresi bittiğinde kararın etkisi de sona ereceğinden, korunmasız bir dönem oluşmaması için talebin süre bitmeden mahkemeye ulaştırılması pratik bir zorunluluktur. Süre dolmuşsa yeni bir tedbir talebiyle başvurulması gündeme gelebilir; hangi yolun izleneceği dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Tedbirin uzatılmasına karşı itiraz edilebilir mi?
Evet. m.9/1 uyarınca bu Kanuna göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. m.9/3’e göre itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Tedbir kararına aykırı davranılırsa ne olur?
m.13/1 uyarınca tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden şiddet uygulayan, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Her tekrarında süre onbeş günden otuz güne kadardır; toplam zorlama hapsi süresi altı ayı geçemez.
Başvuru için harç veya masraf ödenir mi?
m.20/1 uyarınca bu Kanun kapsamındaki başvurular ile verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz. Avukatlık ücreti ise ayrı bir konudur ve avukat ile yapılan sözleşmeye göre belirlenir.
Uzatma talebi reddedilirse ne yapılabilir?
m.8/4’e göre tedbir talebinin reddine ilişkin karar yalnızca korunan kişiye tebliğ edilir. Korunan kişi, m.9 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Ayrıca tehlikenin devam ettiğini gösteren yeni olgu veya belge ortaya çıkarsa yeniden başvuru yapılıp yapılamayacağı dosyanın durumuna göre değerlendirilmelidir.
Tedbirin süresi, kapsamı ve dilekçenin içeriği belgeleriniz üzerinden birlikte değerlendirilebilir.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

