Site icon Av. Burakhan Çalışkan

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

göçmen kaçakçılığı cezası

göçmen kaçakçılığı cezası

Göçmen kaçakçılığı, Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenmektedir. Bu yazımızda göçmen kaçakçılığı suçu nedir, göçmen kaçakçılığı cezası ne kadardır gibi sorulara yanıt vereceğiz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen kaçakçılığı suçu, gün geçtikçe işlenme sıklığı artan suçlardandır. Bilhassa sosyo-ekonomik çalkantılar ve savaşlar nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçu artış göstermektedir. Türkiye, göçmenler için kimi zaman hedef kimi zaman transit ülke olduğu için Türkiye’de bu suçun sıklıkla görüldüğünü söyleyebiliriz.

Göçmen kaçakçılığı, yasal olmayan yollarla ülkeye maddi menfaat elde etmek amacıyla yabancıyı sokmak, ülkede kalmasına imkan sağlamak veya Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkışına imkan sağlamaktır.

Göçmen Kaçakçılığı Cezası

Göçmen kaçakçılığı suçunun cezası kanunun ilk fıkrasında yer almaktadır. Bu maddeye göre, verilecek cezalar şu şekildedir;

Doğrudan yahut dolayı şekilde maddi menfaat amacıyla yasal olmayan yollarla yabancıyı ülkeye sokmak yahut ülkede kalmasına imkan sağlamak şeklinde işlenmesi halinde göçmen kaçakçılığı cezası üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezasıdır.

Göçmen kaçakçılığı suçu bir yabancıyı ülkeye sokmak yahut ülkede kalmasına imkan sağlamak şeklinde işlenirse göçmen kaçakçılığı cezası yine üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezasıdır.

Göçmen Kaçakçılığı Cezası – Cezayı Artıran Haller

Göçmen kaçakçılığı suçu mağdurun hayatı bakımından bir tehlike oluşturursa göçmen kaçakçılığı cezası yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

Göçmen kaçakçılığı suçu onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenirse göçmen kaçakçılığı cezası yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

Göçmen kaçakçılığı suçu şayet birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse yine verilecek ceza yarı oranına kadar artılır. Şayet bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bu durumda göçmen kaçakçılığı cezası yarısından bir katına kadar artırılacaktır.

Göçmen kaçakçılığı suçunun bir tüzel kişi faaliyeti ile işlenmesi halinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilir.

Göçmen kaçakçılığı suçu bakımından zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Göçmen kaçakçılığı suçu uzlaşama kurumunun uygulanabileceği suç türlerinden değildir. Bu suç türünde uzlaşma kurumuna başvurulmaz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Görevli Mahkeme

Göçmen kaçakçılığı suçu görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle görülecek bir dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Örnek vermek gerekirse, yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Adliyesi ise davanız İstanbul Anadolu Adliyesi’nde herhangi bir asliye ceza mahkemesinde görülebilir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu HAGB

Bu suç türünde HAGB yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir. HAGB kararı verilebilmesi için verilecek cezanın iki yıl veya altında bir hapis cezası olması gerekmektedir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Cezanın Ertelenmesi

Göçmen kaçakçılığı suçu cezanın ertelenmesi olarak bilinen TCK 51 kuralının uygulanamayacağı suç türlerindendir. Zira ceza ertelemesi için verilecek cezanın iki yıl veya altında olması gerekir, örneğin hakaret suçu için bu mümkündür. Ancak göçmen kaçakçılığı cezası bakımından ceza ertelenmesi mümkün olmaz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Adli Para

Göçmen kaçakçılığı suçunda adli para cezası verilir. Ancak bu hapis cezasının çevrilmesi şeklinde olmaz. Zira kanun “ve” ibaresini kullanarak göçmen kaçakçılığı cezası için hem hapis hem adli para cezasına hükmedileceğini belirtmiştir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Avukat Desteği

Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle hakkınızda bir soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa bu durumda bir avukat desteğine ihtiyacınız olabilir. Çalışkan Hukuk Bürosu, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçlarında sizlere yardımcı olabilir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2020/970 E., 2020/7492 K. sayılı kararına göre “hiç kimse, uyruğunda bulunduğu devletin ülkesine girme hakkından yoksun bırakılamayacaktır.”

TCK’nın 79. maddesinde unsurları belirtilmekle beraber bir tanımı yapılmamış olan göçmen kaçakçılığı, Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Ek Protokolün 3. maddesinde, “Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak mali ve diğer bir maddi çıkar elde etmek için, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya daimi ikametgah sahibi olmadığı bir taraf devlete yasadışı girişinin temini” şeklinde tanımlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Dört Numaralı Protokolün 3. maddesine göre ise hiç kimse, uyruğunda bulunduğu devletin ülkesine girme hakkından yoksun bırakılamayacaktır.

İnceleme konusu somut olayda; Kenan Mehdiyev isimli göçmenin kendi vatandaşlığını taşıdığı ülkeye gidebilmek amacıyla sanığın aracının bagajına gizlendiği ve geçiş sırasında kolluk görevlileri tarafından yakalandığı olayda, söz konusu göçmenin TCK’nın 79. maddesindeki suçun konusunu oluşturmadığından göçmen kaçakçılığı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/636 E., 2019/6676 K. sayılı kararına göre, “yeterli delil olmadığı için sanığın beraat etmesi gerekmektedir”

1-Sanığın atılı suçlamayı reddetmesi, kaçak göçmenler ile … dışındaki diğer suç faillerinin, sanığın göçmen kaçakçılığı eylemine yönelik bir anlatımlarının bulunmaması, örgüt yöneticisi olan … ifadesinde, göçmen kaçakçılığı için sanık ile yüz yüze ve telefonda görüşmeler yaptığını belirtmiş ise de, bu görüşmelerin 09/06/2015 tarihinde gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı eylemine yönelik olduğuna dair bir anlatımının bulunmaması, TAPE içeriklerinden de bu durumun anlaşılamaması, kaldı ki TAPE’lere yansıyan konuşmaların son olarak 26/05/2015, yüz yüze yapıldığı tespit edilen görüşmenin ise 25/05/2015 tarihli olması, çok sayıda göçmen kaçakçılığı eyleminin konu edildiği dosyada sanığa atfedilen eylem sayısının tek olması ve gerçekleştirilen eylem ile en son telefon görüşmesinin yapıldığı 26/05/2015 tarihi arasında, sanığın isnad edilen eylemi gerçekleştirdiğine yönelik olarak dosya kapsamında başkaca bir delile ulaşılamaması karşısında, sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan CMK’nın 230/1-b maddesine aykırı olarak mahkûmiyet kararı verilmesi,

2-Kabule göre de;
Temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen  sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Exit mobile version