Kısa cevap: Tazminat avukatının baktığı davalar geniştir: trafik kazası ve iş kazası tazminatları, malpraktis, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılıktan doğan zararlar, manevi tazminat ve koruma tedbirleri nedeniyle Devletten istenen tazminat. Süreç; zararın belirlenmesi, sorumlunun tespiti, varsa zorunlu ön aşama, doğru merciin seçimi, yargılama ve tahsil aşamalarından geçer.
Bu sayfada önce tazminat avukatının hangi davalara baktığını ve sürecin nasıl işlediğini ele alıyor, ardından ayrı bir usule tabi olan ve 2024’te merci bakımından değişen başlığa iniyoruz: koruma tedbirleri nedeniyle tazminat — haksız yakalama, tutuklama, arama, el koyma ve adli kontrol.
Kadıköy’den gelen dosyalarda alanın tamamını ele alıyoruz: zarar kalemlerinin çıkarılmasından sürelerin hesaplanmasına, doğru merciin belirlenmesinden bilirkişi raporlarının denetimine kadar.
Karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde istemde bulunulmalıdır (CMK m.142/1). Dosyanızdaki tarihleri değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Tazminat Avukatı Ne Yapar, Hangi Davalara Bakar?
Kısa cevap: Çalışma üç eksende yürür — kaybın ve muhatabın saptanması, talebin doğru hukuki sebebe ve doğru mercie yöneltilmesi, son olarak dosyanın takibi: ön aşamalar, bilirkişi denetimi, kanun yolu ve tahsil.
| Dava türü | İçerik |
|---|---|
| Trafik kazası | Bedensel ve maddi zararlar, değer kaybı, araç mahrumiyeti, sigortaya başvuru |
| İş kazası ve meslek hastalığı | İşverenin sorumluluğu, kusur dağılımı, destekten yoksun kalma |
| Malpraktis | Tıbbi uygulama hatasından doğan maddi ve manevi tazminat |
| Haksız fiil | Kusurlu ve hukuka aykırı davranışla verilen zararların tazmini |
| Sözleşmeye aykırılık | Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararlar |
| Manevi tazminat | Bedensel zarar ve kişilik hakkının zedelenmesi hâlleri |
| Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat | Haksız yakalama, tutuklama, arama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle Devletten istenen tazminat (CMK m.141-144) |
| Hâkim ve savcı işlemleri | Bu kararlar nedeniyle tazminat davalarının yalnız Devlet aleyhine açılabilmesi kuralı |
| Tahsil | Hükmedilen tazminatın icra yoluyla tahsili |
Trafik kazasında değer kaybı ve araç mahrumiyeti için Kadıköy değer kaybı avukatı ve araç mahrumiyet bedeli, tıbbi uygulama hatası için malpraktis sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Tazminat Dosyası Nasıl Kurgulanır?
Kısa cevap: Kayıp kalemleri listelenir ve talebin muhatabı saptanır; trafik kazasında sigortaya başvuru atlanamayan bir adımdır. Bundan sonraki belirleyici tercih merci seçimidir — asliye hukuk, iş mahkemesi, ağır ceza mahkemesi ya da Tazminat Komisyonu.
| Adım | Ne yapılır? |
|---|---|
| Zarar kalemlerinin çıkarılması | Hangi kayıpların istendiği tek tek listelenir; her kalem için dayanak belge, rapor veya fatura eşleştirilir |
| Muhatabın belirlenmesi | Talebin kime yöneltileceği saptanır; koruma tedbirlerine dayanan istemlerde muhatap doğrudan Devlettir |
| Zorunlu ön aşama | Trafik kazasında sigortaya başvuru; bazı ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olabilir |
| Doğru merciin seçimi | Talep asliye hukuk, iş mahkemesi, ağır ceza mahkemesi veya Tazminat Komisyonu önüne gidebilir |
| Yargılama | Kusur ve zarar bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir |
| Karar ve tahsil | Kanun yolu; kesinleşen alacak tahsil edilir |
Bu zincirde en sık yapılan hata, koruma tedbirlerine dayanan taleplerde merciin yanlış seçilmesidir. Kanun bu ihtimali karşılamış ve talebin aktarılmasını öngörmüştür, ancak sürelerin kaçırılmaması yine de başvuranın sorumluluğundadır. İş kazası boyutu bulunan dosyalar için Kadıköy iş avukatı, tutukluluğa itiraz için tutuklama itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat: Hangi Hâller?
Kısa cevap: Kanun on iki hâl sayar: hukuka aykırı yakalama ve tutuklama, hâkim önüne çıkarılmama, hakların hatırlatılmaması, makul sürede yargılanmama, takipsizlik veya beraat, fazla kalınan süre, bildirim eksiklikleri, ölçüsüz arama, hukuka aykırı el koyma, başvuru yolundan yararlandırılmama ve 2024’te eklenen adli kontrol hâli.
| Hâl | Kural |
|---|---|
| Hukuka aykırı yakalama/tutuklama | Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen (bent a) |
| Hâkim önüne çıkarılmama | Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan (bent b) |
| Hakların hatırlatılmaması | Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan (bent c) |
| Makul sürede yargılanmama | Kanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen (bent d) |
| Takipsizlik veya beraat | Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen (bent e) |
| Fazla kalınan süre | Gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük sürelerinden fazla olan veya yalnızca adlî para cezasıyla cezalandırılan (bent f) |
| Bildirim eksikliği | Yakalama veya tutuklama nedenleri ile suçlamalar yazıyla veya sözle açıklanmayan (bent g); yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen (bent h) |
| Ölçüsüz arama | Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen (bent i) |
| El koyma | Eşyasına veya malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan, korunması için gerekli tedbirler alınmayan, amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen (bent j) |
| Başvuru yolundan yararlandırılmama | Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan (bent k) |
| 2024 eki — adli kontrol | Konutunu terk etmemek veya bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra takipsizlik veya beraat kararı verilen (bent l, 7499 s.K.) |
Bu listedeki (l) bendi yenidir ve uygulamada henüz yeterince bilinmemektedir: yalnızca tutuklama değil, konutu terk etmeme ve tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olma gibi adli kontrol yükümlülükleri de, sonunda takipsizlik veya beraat kararı verilmişse tazminat hakkı doğurur.
- 01
Kesinleşme tarihinin belirlenmesi
Her şey bu tarihten başlar. Süre, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl olarak iki katmanlıdır (m.142/1). Tebligat yapılmamışsa bir yıllık süre yine işlemeye devam eder.
- 02
Hangi bende girdiğinin tespiti
Talep, m.141/1’deki bentlerden hangisine dayandığına göre şekillenir. Bu tespit yalnızca esası değil, başvurulacak mercii de belirler: (e), (f) ve (l) bentleri artık ayrı bir yola tabidir.
- 03
Doğru merciin seçilmesi
Genel kural zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. Ancak 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler 6384 sayılı Kanun kapsamına alınmış, yani Tazminat Komisyonu önüne taşınmıştır.
- 04
Yanlış mercie başvurulmuşsa
Talep boşa gitmez: Komisyon kapsamındaki istemler ağır ceza mahkemesine yapılmışsa Komisyona gönderilir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır. Karma taleplerde mahkeme, görev alanına girmeyenleri ayırarak gönderir.
- 05
Dilekçenin ve belgelerin hazırlanması
Dilekçede açık kimlik ve adres ile zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliği gösterilir ve belgeleri eklenir. Eksiklik hâlinde mahkeme bir ay süre verir; tamamlanmazsa dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur (m.142/3-4).
- 06
Hazinenin beyanı ve inceleme
Mahkeme dilekçe ve eklerinin örneğini Devlet Hazinesinin yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ eder ve iki hafta içinde beyan ve itirazlarını ister (m.142/5). Ardından tazminat hukukunun genel prensiplerine göre miktar belirlenir.
Koruma tedbiri nedeniyle tazminat istenirken izlenen yol
İstem Usulü: Süre, Merci ve 2024 Değişikliği
Kısa cevap: Süre tebliğden üç ay, her hâlde kesinleşmeden bir yıldır. Genel merci oturulan yer ağır ceza mahkemesidir; ancak 7499 sayılı Kanunla (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler Tazminat Komisyonu kapsamına alınmıştır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Süre | Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir (m.142/1) |
| Genel merci | İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde; o mahkeme işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka daire yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır (m.142/2) |
| 2024 değişikliği | 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla, (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır — bu istemler Tazminat Komisyonu önüne gider |
| Yanlış mercie başvuru | Komisyon kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir; birlikte yapılan istemlerde mahkeme görev alanına girmeyenleri ayırarak gönderir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır |
| Dilekçenin içeriği | Dilekçede açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliği gösterilir ve belgeleri eklenir (m.142/3) |
| Eksiklik | Bilgi ve belgelerin yetersizliğinde mahkeme bir ay içinde giderilmesini ister; tamamlanmazsa dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur (m.142/4) |
| Hazineye tebliğ | Mahkeme, dilekçe ve eklerin örneğini Devlet Hazinesinin yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek iki hafta içinde beyan ve itirazlarını ister (m.142/5) |
| Bildirim yükümlülüğü | (e), (f) ve (l) bentlerindeki kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir (m.141/2) |
Pratikte en kritik nokta budur: beraat veya takipsizlik kararına dayanan, yani en sık karşılaşılan talep tipi, artık ağır ceza mahkemesinin değil Komisyonun alanındadır. Yanlış mercie başvuru hak kaybına yol açmaz, ancak dosyanın aktarılması zaman alır. Haksız tutuklamaya karşı yürütülen itiraz süreçleri için tutuklamaya itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.
Kimler İsteyemez, Tazminat Geri Alınır mı?
Kısa cevap: Hâkim ve savcı işlemleri nedeniyle dava yalnız Devlet aleyhine açılır; Devlet görevini kötüye kullanana bir yıl içinde rücu eder. Af, uzlaşma, şikâyetten vazgeçme, kusur yeteneğinin bulunmaması ve gerçek dışı beyan hâllerinde tazminat istenemez.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yalnız Devlet aleyhine | Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkim ve savcıların kararları nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir (m.141/3) |
| Devletin rücuu | Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder (m.141/4) |
| Geri alma | Takipsizlik kararı sonradan kaldırılıp mahkûm edilenler ile yargılamanın aleyhe yenilenmesiyle beraatı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenen tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır; karara itiraz edilebilir (m.143/1) |
| İftira ve yalan tanıklık | İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama hâlinde Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder (m.143/3) |
| Af, uzlaşma, şikâyetten vazgeçme | Bu nedenlerle takipsizlik, düşme veya erteleme kararı verilenler tazminat isteyemez (m.144/1-c) |
| Kusur yeteneği | Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler isteyemez (m.144/1-d) |
| Gerçek dışı beyan | Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar isteyemez (m.144/1-e) |
| Sonradan lehe kanun | Tazminata hak kazanmadığı hâlde sonradan yürürlüğe giren lehte düzenlemeler nedeniyle durumu uygun hâle dönüşenler isteyemez (m.144/1-b) |
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde; iş kazasından doğan talepler iş mahkemesinde görülür. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemleri ise zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde, 2024 değişikliği kapsamındaki bentlerde Tazminat Komisyonu önünde karara bağlanır. Kadıköy’ün ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık kayıp listesidir: istenen her kalem belgeyle eşleştirilmiş mi, manevi talep ayrıca ileri sürülmüş mü.
İkincisi hukuki sebeptir; talep haksız fiile mi, sözleşmeye mi, yoksa koruma tedbirlerine mi dayanıyor.
Üçüncüsü süredir: koruma tedbirlerine dayanan taleplerde kesinleşmenin tebliğ tarihi belirlenmiş mi, üç aylık ve bir yıllık süreler işlemiş mi.
Dördüncüsü mercidir; istem hangi bende dayanıyor ve bu bent ağır ceza mahkemesinin mi, Komisyonun mu alanına giriyor.
Beşincisi engel hâllerdir: dosya af, uzlaşma veya şikâyetten vazgeçmeyle mi kapanmış, gerçek dışı beyan iddiası var mı.
7499 sayılı Kanunla (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler 6384 sayılı Kanun kapsamına alınmıştır (CMK m.142/2). Talebinizi doğru mercie yöneltmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat avukatı hangi davalara bakar?
Başlıcaları: trafik kazası ve iş kazası tazminatları, malpraktis, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılıktan doğan zararlar, manevi tazminat ve koruma tedbirleri nedeniyle Devletten istenen tazminat (CMK m.141-144) ile hükmedilen alacağın tahsili.
Tazminat avukatı somut olarak ne yapar?
Başvurudan önce kayıp kalemlerini listeler, muhatabı ve mercii saptar, süreleri hesaplar. Yargılamada talebin hukuki sebebini kurar ve bilirkişi hesabını denetler. Hükümden sonra kanun yolunu değerlendirir ve alacağı tahsil eder.
Tazminat dosyası hangi adımlarla kurgulanır?
Altı adım: kayıp kalemlerinin listelenmesi, muhatabın saptanması, varsa zorunlu ön başvuru, merci seçimi, bilirkişi incelemesinin yürütüldüğü yargılama ve son olarak tahsil. Koruma tedbirlerine dayanan istemlerde merci seçimi ayrı bir önem taşır.
Haksız tutuklama nedeniyle tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Kanun, kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebileceğini düzenler (CMK m.141/1-a).
Beraat eden herkes tazminat alabilir mi?
Yakalanmış veya tutuklanmış olmak kaydıyla evet: kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Ancak m.144’teki istisnalar saklıdır.
Adli kontrol nedeniyle tazminat istenebilir mi?
2024’ten beri evet. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla eklenen bende göre, konutunu terk etmemek veya bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra takipsizlik veya beraat kararı verilenler tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-l).
El konulan eşya için tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Kanun dört ihtimali sayar: eşyaya koşulları oluşmadığı hâlde el konulması, korunması için gerekli tedbirlerin alınmaması, amaç dışı kullanılması veya zamanında geri verilmemesi (CMK m.141/1-j).
Ölçüsüz arama tazminat sebebi midir?
Evet, kanun bunu ayrı bir bent olarak düzenler: hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişiler maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-i).
Tazminat istemi için süre ne kadar?
İki süre birlikte işler: karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulabilir (CMK m.142/1).
Tazminat istemi nereye yapılır?
Genel kural şudur: istem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde; o yer mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır (CMK m.142/2).
2024’te merci konusunda ne değişti?
Önemli bir değişiklik yapıldı: 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla, m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır hâle geldi. Yani bu talepler artık Tazminat Komisyonu önüne gitmektedir.
Yanlış mercie başvurursam hakkımı kaybeder miyim?
Kaybetmezsiniz. Kanun geçişi düzenler: Komisyon kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir ve bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır (CMK m.142/2). Karma taleplerde mahkeme, görev alanına girmeyen istemleri ayırarak gönderir.
Mahkeme bana tazminat hakkımı bildirir mi?
Bazı hâllerde evet: birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir (CMK m.141/2).
Dilekçemde neler bulunmalı?
Kanun içeriği belirler: açık kimlik ve adres, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliği kaydedilmeli ve bunların belgeleri eklenmelidir (CMK m.142/3). Eksiklik hâlinde mahkeme bir ay süre verir; tamamlanmazsa dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.
Hâkim veya savcının kararı nedeniyle doğrudan onlara dava açabilir miyim?
Açamazsınız: suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının kararları veya işlemleri nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir (CMK m.141/3).
Devlet ödediği tazminatı geri alabilir mi?
İki yol vardır. Devlet, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder (m.141/4). Ayrıca iftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltı veya tutuklama olmuşsa Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder (m.143/3).
Ödenen tazminat geri istenebilir mi?
İstenebilir: takipsizlik kararı sonradan kaldırılıp kamu davası açılan ve mahkûm edilenler ile yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır; bu karara itiraz edilebilir (CMK m.143/1).
Kimler tazminat isteyemez?
Kanun sayar: genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle takipsizlik, düşme veya erteleme kararı verilenler; kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler; ve adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar (CMK m.144/1).
Uzlaşmayla biten dosyada tazminat hakkım var mı?
Yoktur. Uzlaşma, kanunun açıkça saydığı engel hâllerden biridir: genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen kişiler tazminat isteyemez (CMK m.144/1-c).
Bu davalar nerede görülür?
Tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde, iş kazasından doğanlar iş mahkemesinde görülür. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemleri ise ağır ceza mahkemesinde veya 2024 değişikliği kapsamındaki bentlerde Tazminat Komisyonu önünde karara bağlanır. Kadıköy’ün ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda tazminat dosyalarını takip etmektedir. Kadıköy ve çevre semtlerden gelen dosyalarda; trafik ve iş kazası tazminatlarından malpraktis taleplerine, manevi tazminattan koruma tedbirleri nedeniyle Devletten istenen tazminata kadar müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.141-144)
- 7499 sayılı Kanun (2/3/2024) — CMK m.141 ve m.142 değişiklikleri
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6459 sayılı Kanun (11/4/2013) ve 6545 sayılı Kanun (18/6/2014) — CMK m.141 eklemeleri
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

