Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
Bu yazımızın konusu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası ve suçun hangi hallerde meydana geleceğidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmektedir.
Kanun lafzı şu şekildedir; “Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişi…” dolayısıyla TCK 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu meydana gelmesi için kişiyi hukuka aykırı şekilde bir yerde kalmaya mecbur bırakmak gerekmektedir.
Kanun gerekçesinde bu husus şu şekilde dile getirilmektedir;
“Söz konusu suç, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla oluşmaktadır. Örneğin kişinin bir yere kapatılması, bir yerde tutulması veya bir yere götürülmesi veya bir yere gitmekten men olunması fiilleri, bu tanıma göre ceza yaptırımını gerektirmektedir.”
istanbul ceza avukatı
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Cezası Nedir?
Kanunun lafzına göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Fail şayet kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.
Cezanın Artırılmasını Düzenleyen Haller
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, silahla işlenmesi halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi halinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, işlenmesi halinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası bir kat artırılır.
Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Davası Nasıl Görülür?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bazen tek başına bazen de cinsel saldırı başta olmak üzere cinsel suçlarla birlikte görülmektedir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda hem şüpheli & sanık hem de mağdur bulunduğu için bu dosyalar her iki tarafça da titizlikle takip edilmelidir. Tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki, bilhassa cinsel suçlarda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yargılaması hem verilecek kararı hem de ceza miktarını etkileyen asli unsurlardandır. Dolayısıyla bu suça ilişkin yapılacak savunma, mahkemeyi ikna etmelidir. Sanığın ikrar edip etmediği, mağdur beyanları, tanık anlatımı, kamera kaydı, doktor raporu, olay tutanakları suçun meydana gelip gelmediği noktasın önem arz etmektedir. Pek çok dosyada şüpheli ve sanığın farkında olmadan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ikrar ettiğini gözlemlemekteyiz.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu – Sık Sorulan Sorular
Yazımızın bu bölümünde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında merak edilen sorulara yanıt vereceğiz.
Hangi Hallerde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Uygulanır?
- Mağduru bir eve getirip kapılarını ve pencerelerini kilitlemek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturur.
- Mağdurun içinde bulunduğu aracın kapılarının önüne engel koymak ve mağdurun çıkışını engellemek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturur.
- Tek kapısı bulunan bir odada kapı önünde sabit şekilde durmak ve mağdurun çıkışını engellemek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturur.
- Bir kimsenin yasal olarak girmesinde engel olmayan bir yere girmesini engellemek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturur.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Etkin Pişmanlık Uygunlanır mı?
Evet. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık kuralları uygulama alanı bulmaktadır. Etkin pişmanlığın uygulanması halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası da değişkenlik göstermektedir. Kanunun 110. maddesine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen kişi, söz konusu suç sebebiyle soruşturma başlamadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası üçte ikisine kadar indirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/6-419 Esas 2012/216 Karar sayılı kararında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların bulunması gerektiği ifade edilmiştir;
1- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlanmış olması,
2- Failin mağduru soruşturmaya başlanmadan serbest bırakması,
3- Failin, mağdurun şahsına bir zarar vermemiş olması,
4- Failin, mağduru ‘kendiliğinden’ serbest bırakması,
5- Failin mağduru ‘güvenli bir yerde’ serbest bırakmış olması koşullarının tamamının birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Tüzel Kişiler Hakkında Yaptırım
Kanunun 111. maddesine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi sonucu yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Taksirle İşlenebilir mi?
Hayır. Suçun manevi unsuru kasttır. Dolayısıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu taksirle işlenemez.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Teşebbüs Mümkün müdür?
Hayır. Suç harekete bağlı olup teşebbüs aşamasında kalması mümkün değildir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda İştirak Uygulanır mı?
Kanunun ilgili kısmında iştiraka ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla TCK 37-39 kapsamında iştirak hükümleri bu suç için de uygulama alanı bulmaktadır.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Şikayete Tabi midir?
Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikayete tabi suçlardan değildir. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması için şikayet gerekmemektedir, suç resen soruşturulur.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Görevli Mahkemesi Nedir?
Görevli mahkeme, 5235 sayılı kanunun 11. maddesi gereği, Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Örnek vermek gerekirse, İstanbul ili Üsküdar ilçesi Mimar Sinan mahallesinde gerçekleşen bir hürriyetinden yoksun kılma suçunda görevli ve yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi olabilir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Zamanaşımı
Kanunun birinci fıkrasında yer alan halinde zamanaşımı 8 yıl, ikinci fıkrasında yer alan haliyle 15 yıldır. Ayrıca ağırlatıcı sebeplerin varlığı halinde TCK 66/3 maddesinin dikkate alınması gerekmektedir. “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.”
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Emsal Yargıtay Kararları
6. CD.07.11.2012 gün, 2011/961 Esas 2012/19395 Karar
”…Hükümlü Mustafa Ö.’ün, hakkındaki hüküm kesinleşmiş arkadaşı ile birlikte, yüzünde maske ve elinde bıçak olduğu halde geceleyin evine girdikleri evli olan yakınanlar Mazhar K. ve Zehra K.’ın para ve ziynet eşyalarını tehdit ile alıp, yakınanları iple bağlayarak konutu terk ettikleri, hükümlünün soruşturma aşamasında yakınan Zehra K.’dan yağmaladığı ziynet eşyalarından bir kısmı olan iki adet bileziği kolluğa iade ettiğinin anlaşılması karşısında,
1-) Hükümlünün eyleminin, yağma suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddelerinde tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden de bir değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-) Yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre yakınan Zehra K.’a yönelik yağma suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/3- 4. madde ve fıkralarında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Hükümlünün eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 497/2, 522 (pek fahiş) 80, 59/2, 81/2-3, 31, 33; 193/2, 59/2, 81/2-3, maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 43/3. maddesi uyarınca yağma suçu yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yakınan sayısınca suç oluşacağı gözetilerek aynı Yasa’nın yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hükümlerinin ikişer kez uygulanması zorunluluğuyla 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-b-c-d-h, (yakınan Zehra K.’a yönelik yağma suçu yönünden uygulama koşulları varsa 168/3-4.) 62/1, 53; 109/2, 109/3-a-b, 62/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile değerlendirilip sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, …”
6. CD. 30.10.2012 gün, 2009/11862 Esas 2012/18273 Karar
”…Sanıkların olay günü yakınanı zorla araca bindirip tenha bir yere götürerek cep telefonu ve parasını yağmaladıklarının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş, …
Yakınan 18.04.2006 tarihli duruşmadaki anlatımında, sanıklardan İlyas Y.’ın, yağmaladıkları cep telefonu ve parasını kamu davası açıldıktan sonra iade edip tüm zararlarını giderdiğini belirtmesi karşısında; sanıklar hakkında TCK.nun 168/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, Bozmayı gerektirmiş, …”
6. CD. 11.12.2012 gün, 2009/11132 Esas 2012/24684 Karar
“…Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, kendi değer yargılarıyla örtüşmeyen hareketleri cezalandırmak düşüncesiyle hareket ederek yakınanları zorla bir apartman dairesine götürüp içeriği tespit edilemeyen, sözde yakınanların cep telefonlarıyla çektikleri ve uygunsuz olarak nitelendirdikleri özel görüntüleri bahane edip, alınan kesin hekim raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayıp 3 saat süresince zorla tuttuklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin yağma suçunu oluşturmayıp, 5237 sayılı TCK’nın 109/1, 109/3-b maddelerinden düzenlenen kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, yüklenen suçlardan mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi, …”
6. CD. 09.07.2012 gün, 2012/3879 Esas 2012/13839 Karar
“…Sanığın 01.09.2010 günü Karagümrük Mahallesi, Korucu Sokak No:14/B sayılı yerde bulunan PTT Şubesinde şubede görevli yakınanlar Gülşah A. ve İsmail D.i belinden çıkardığı ruhsatsız silahla tehdit ederek kendilerini tuvalete götürüp plastik kelepçeyle kelepçeledikten sonra ve 22.10.2010 günü Karagümrük Mahallesi, Can Feda Camii Sokak No:14 de bulunan PTT Şubesine yakınan İsmet Koç’un veznedar olarak görevli bulunduğu sırada gelerek yakınana doğrultup el ve ayaklarını plastik kelepçeyle bağladıktan sonra yağma suçlarını işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mağdurlar Gülşah A., İsmail D. ve İsmet K.’a yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir…”
14. CD. 5/2/2014 gün, 2012/4202 Esas 2014/1125 Karar
“Sanığın olay tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdureyi aralarındaki duygusal ilişki nedeniyle rızası ile alarak ailesini ve yetkili makamları haberdar etmeksizin gezdirmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi,
14. CD. 10/02/2014 gün, 2012/365 Esas 2014/1373 Karar
“Aynı kuyumcu dükkanında çırak olarak çalışan mağdurun, tespit edilen 40 gram fireden sorumlu olduğunu düşünen sanığın olayın ortaya çıkmasını sağlamak maksadıyla dükkana çağırdığı mağduru hortumla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın silahla kasten yaralama suçunun sabit olduğu, bu suçtan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, …”
14. CD. 21/1/2014 gün, 2012/11161 Esas 2014/591 Karar
“Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Olay tarihinde 14 yaş 11 ay 8 günlük olan mağdurenin kendi isteği ile sanığın çadırına gidip sanığın ısrarı ile alkol alması, sanığın ailesini aramasını istemesine rağmen ailesinin kendisini alkollü görmesini istemediği için onları telefonla aramaması, kuzeni olan tanık Ertuğrul’un kendisini aramak için çadıra gelmesi üzerine de ona gözükmemek için çadırdan çıkıp kayalıklara doğru gitmesi ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin kendi rızasıyla sanığın yanına gidip rızasıyla orada kaldığının anlaşılması karşısında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 01.04.2010 tarihli raporda mağdurenin 16-17 yaşlarında gösterdiği şeklinde tespitte dikkate alarak, suçun oluşumuna etkisi bakımından öncelikle mağdurenin resmî bir kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının tespit edilmesi halinde, mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, …”
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında konuşmak veya randevu almak için 0506 976 23 55 numaralı telefon vasıtasıyla tarafımızla iletişime geçebilirsiniz. Av. Burakhan Çalışkan
Ceza hukuku alanındaki diğer yazılarımızdan Taksirle Adam Öldürme Suçu Nedir? ve Silah Nedir? Silah Türleri Nelerdir? başlıklarına da bakılabilir.

