Kısa cevap: Polise direnmek, polisin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılırsa suçtur. Görevi yaptırmamak için direnme cezası TCK m. 265/1’e göre 6 aydan 3 yıla kadar hapistir; suç birden fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza üçte bir, silahla işlenirse yarı oranında artırılır. Yalnızca kelepçe taktırmamak için kolu çekmek, yere yatmak veya kaçmaya çalışmak gibi pasif direnme bu suçu oluşturmaz.
- Suçun oluşması için polisin hukuka uygun ve kendi yetkisine giren bir görevi yürütüyor olması gerekir.
- Hareket mutlaka cebir veya tehdit içermelidir; sözlü itiraz ve pasif direniş yeterli değildir.
- Direnme sırasında polise hakaret edilirse TCK m. 125/3-a uyarınca ayrıca hakaret cezası verilir.
- Basit yaralama direnme suçunun içinde kalır; kemik kırığı gibi ağır netice olursa ayrıca yaralama cezası verilir.
- Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındadır; HAGB ve erteleme ise mümkündür.
Görevi yaptırmamak için direnme cezası, halk arasında “polise mukavemet” denilen suçlamada en çok merak edilen konudur. Aşağıda TCK m. 265’in fıkralarını, pasif direniş ayrımını, hakaret ve yaralamayla içtimayı ve hukuka aykırı müdahaleye karşı savunmayı Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Olay tutanağındaki ifadeler suçlamanın omurgasını oluşturur; kamera kayıtları ise birkaç gün içinde silinebilir. Gözaltı veya ifade aşamasındaysanız bize ulaşabilirsiniz.
Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedir?
Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla ona karşı cebir veya tehdit kullanılmasıyla oluşan ve TCK m. 265’te düzenlenen suçtur. Polis, bekçi, jandarma, zabıta, icra memuru veya hastanedeki kamu görevlisi bu suçun mağduru olabilir; korunan değer, kamu görevinin engelsiz yürütülmesidir.
Kanun maddesinin temel fıkrası şöyledir: “Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m. 265/1). Kamu görevlisi kavramı TCK m. 6/1-c’de geniş tanımlanır: kamusal faaliyete atama, seçilme veya herhangi bir surette sürekli, süreli ya da geçici katılan herkes bu kapsamdadır. Güncel metne Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Görevi yaptırmamak için direnme cezası ne kadar?
Kısa Cevap: Görevi yaptırmamak için direnme cezası temel hâlde 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Hâkim, savcı veya avukat gibi yargı görevi yapanlara karşı işlenirse 2-4 yıl hapis verilir. Birlikte işleme veya yüzü gizleme cezayı üçte bir, silah veya örgüt korkutuculuğu ise yarı oranında artırır.
| Fıkra | Durum | Ceza / Artırım |
|---|---|---|
| 265/1 | Kamu görevlisine cebir veya tehditle direnme (temel hâl) | 6 ay – 3 yıl hapis |
| 265/2 | Yargı görevi yapanlara (hâkim, savcı, avukat) karşı işlenmesi | 2 – 4 yıl hapis |
| 265/3 | Failin kendini tanınmayacak hâle koyması veya birden fazla kişiyle birlikte işleme | Üçte bir artırım |
| 265/4 | Silahla veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işleme | Yarı oranında artırım |
| 265/5 | Direnme sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) | Ayrıca yaralama cezası |
TCK m. 6/1-d’ye göre avukatlar da yargı görevi yapan sayılır. Silah kavramı (TCK m. 6/1-f) taş veya sopa gibi saldırıda fiilen kullanılan eşyaları da kapsar.
Örnek ceza hesabı
Açıklayıcı bir örnek: iki arkadaş birlikte, kendilerini karakola götürmek isteyen polisi iterek direniyor. Mahkeme alt sınırdan başlarsa 6 ay hapis, birlikte işleme nedeniyle 265/3 uyarınca üçte bir artırılarak 8 ay olur. TCK m. 62 kapsamında takdiri indirim (altıda bir) uygulanırsa ceza 6 ay 20 gün hapse iner. Bu süre 1 yılın altında kaldığından adli para cezasına çevirme, HAGB veya erteleme tartışılabilir.
Polise direnmek her durumda suç mu?
Polise direnmek her durumda suç değildir; TCK m. 265 yalnızca cebir veya tehdit içeren aktif davranışları cezalandırır. Polisin talimatına uymamak, sözlü olarak itiraz etmek, araca binmemek için olduğu yerde durmak veya yere yatmak gibi pasif direnme fiilleri, kamu görevlisine yönelik fiziki güç ya da korkutma içermedikçe bu suçu oluşturmaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 09.06.2021 tarihli, 2020/33504 Esas, 2021/18639 Karar sayılı kararında tutanakta yalnızca sanığın üst araması talimatlarına uymadığı ve kelepçe takılmasına engel olmak için zorluk çıkardığı yazılıydı. Daire, cebir veya tehdit eyleminden açıkça bahsedilmediğini, polisin “itti” beyanını doğrulayan delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu ve “belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı” tespitini yaptı.
Direnme hastanede sağlık personeline karşı işlenirse ceza ayrıca yarı oranında artırılır; ayrıntılar sağlık çalışanına şiddetin cezası yazımızda.
Kelepçe taktırmamak, kaçmak veya kolunu çekmek suç mu?
Kelepçe taktırmamak için kolunu çekmek, polisten kaçmaya çalışmak veya kendini yere bırakmak tek başına TCK m. 265 anlamında cebir sayılmaz. Buna karşılık polisi itmek, tekmelemek, kafa atmak, ısırmak ya da “seni öldürürüm” gibi tehdit içeren sözler söylemek aktif direnme kabul edilir. Sınırı belirleyen, davranışın görevliye yönelmiş fiziki güç veya korkutma içerip içermediğidir.
Tutanaklardaki “direndi”, “mukavemet gösterdi” gibi genel ifadeler tek başına yeterli değildir; mahkeme, sanığın somut olarak hangi hareketi yaptığını ve bunun neden cebir veya tehdit sayıldığını delillerle göstermelidir.
Polisin müdahalesi hukuka aykırıysa direnme suçu oluşur mu?
Polisin müdahalesinin kanuni dayanağı yoksa, görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşmaz; çünkü bu suç ancak hukuka uygun ve görevliye ait bir kamu görevine karşı işlenebilir. Dayanaksız bir gözaltına veya yetki dışı bir müdahaleye karşı koyan kişinin davranışı, şartları varsa yaralama veya tehdit olarak ayrıca değerlendirilir ve meşru savunma ile haksız tahrik tartışılır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 06.11.2023 tarihli, 2021/16694 Esas, 2023/23698 Karar sayılı kararında sanık, açık alanda alkol aldığı gerekçesiyle karakola götürülmek istenmiş ve polisleri ittiği kabul edilmişti. Daire, başkalarının huzurunu bozmayacak şekilde açık alanda alkol tüketmenin Kabahatler Kanunu’na göre kabahat olmadığını, Cumhuriyet savcısının gözaltı talimatının da bulunmadığını belirterek direnme mahkûmiyetini bozdu.
Ancak görevin hukuka aykırılığının sonradan anlaşılması her zaman yetmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2018 tarihli, 2017/900 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararında yakalama kararına konu para cezası aslında ödenmişti; fakat polisin bunu olay anında öğrenme imkânı yoktu ve kayıtta yakalama kararı görünüyordu. Kurul, karakola götürmek isteyen polise kafa atmayı direnme suçu saydı.
TCK m. 24/3 de aynı sonucu destekler: “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez.” Amir talimatı, açıkça suç oluşturan bir müdahaleyi hukuka uygun hâle getirmez. Gözaltının şartları için gözaltı süreleri, haklar ve ifade rehberimize bakabilirsiniz.
Polisin zor kullanma yetkisi de bu çerçevede değerlendirilir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m. 16’ya göre polis, direnişle karşılaşırsa bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, kademeli olarak bedenî kuvvet ve kelepçe, cop, gaz gibi maddî güç kullanabilir; kural olarak önce ihtar yapılır. Direniş yokken uygulanan zor bu yetkinin dışında kalır.
Direnirken polise hakaret edilirse ayrı ceza verilir mi?
Evet, direnme sırasında polise hakaret edilirse görevi yaptırmamak için direnme suçunun yanında ayrıca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan ceza verilir. Hakaret, TCK m. 265’in unsurları arasında yer almadığı için iki suç birbirini içine almaz; TCK m. 125/3-a uyarınca hakaret cezasının alt sınırı 1 yıldan az olamaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 06.06.2024 tarihli, 2021/42775 Esas, 2024/8335 Karar sayılı kararında kullandığı motosiklete el konulması sırasında direnen ve polislere sövdüğü kabul edilen sanığın hakaret mahkûmiyeti onanmış, direnme mahkûmiyeti ise cebir veya tehdit unsurunun açıklanmaması ve birden fazla görevliye yönelik olmasına rağmen TCK m. 43/2’nin uygulanmaması nedeniyle bozulmuştu.
TCK m. 75/6, hakareti önödeme kapsamına alırken 125/3-a bendini hariç tutmuştur; polise hakarette önödeme yoktur. Kaba sözle sövme arasındaki ayrım için polise hakaret suçunun hangi durumlarda oluşmadığını anlattığımız yazıya bakabilirsiniz.
Polisi yaralamak ayrıca kasten yaralama suçu oluşturur mu?
Polisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralamak ayrıca kasten yaralama suçu oluşturmaz; bu yaralama, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunun içinde kalır. TCK m. 265/5’e göre ayrı yaralama cezası ancak kemik kırığı, yüzde sabit iz veya hayati tehlike gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâlleri gerçekleşirse verilir.
Kanun metni şöyledir: “Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2017/900 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararında bu hükmü şöyle açıkladı: kullanılan cebir TCK m. 86’daki yaralamanın derecesini aşmazsa fail yalnız direnmeden; TCK m. 87’deki ağırlaşmış netice gerçekleşirse hem direnmeden hem yaralamadan cezalandırılır.
Bu nedenle adli rapordaki “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir” ibaresi ceza miktarını doğrudan etkiler. Raporun önemi için darp raporu olmadan ceza davası açılıp açılamayacağını anlattığımız yazıya bakabilirsiniz.
Birden fazla polise veya toplu olarak direnmenin cezası nedir?
Aynı eylemle birden fazla polise direnilmesi hâlinde Yargıtay TCK m. 43/2’yi uygular ve tek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Direnme birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilirse ayrıca TCK m. 265/3 uyarınca üçte bir artırım yapılır. İki artırım birbirinden farklıdır: biri mağdur, diğeri fail sayısına bağlıdır.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde 2911 sayılı Kanun m. 32/1, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edene 6 aydan 3 yıla kadar hapis öngörür; ikinci fıkraya göre kolluğa cebir veya tehditle direnilirse “ayrıca” TCK m. 265’ten de ceza verilir. Dağıtma yetki sınırı aşılarak yapılmışsa ceza dörtte bire kadar indirilebilir veya hiç verilmeyebilir.
Uzlaştırma, önödeme, HAGB ve paraya çevirme mümkün mü?
Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında da yer almaz; buna karşılık hükmolunan cezanın süresine göre HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme mümkündür. Polis memurunun şikâyetten vazgeçmesi dosyayı kapatmaz; ancak bu tutum takdiri indirim değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
| Kurum | Uygulanır mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Uzlaştırma | Hayır | CMK m. 253 listesinde yok, şikâyete bağlı değil |
| Önödeme | Hayır | Üst sınır 6 ayı aşıyor (TCK m. 75) |
| HAGB | Ceza 2 yıl veya altındaysa | CMK m. 231/5 (7589 s.K. sonrası) |
| Erteleme | Ceza 2 yıl veya altındaysa | TCK m. 51 |
| Adli para cezasına çevirme | Ceza 1 yıl veya altındaysa | TCK m. 50; günlüğü 100-500 TL (TCK m. 52) |
| Dava zamanaşımı | Temel hâlde 8 yıl | TCK m. 66/1-e |
Direnme içinde kalan basit yaralama ayrı suç sayılmadığından, yaralamanın uzlaştırmaya tabi olması direnme suçunu uzlaştırmaya taşımaz. HAGB verilirse CMK m. 231/7 uyarınca hapis cezası ayrıca ertelenemez ve denetim süresi 5 yıldır.
Görevi yaptırmamak için direnme suçlamasında savunma nasıl kurulur?
Görevi yaptırmamak için direnme suçlamasında savunma, üç soruya odaklanır: polisin yürüttüğü görevin kanuni dayanağı var mıydı, şüphelinin davranışı cebir veya tehdit niteliğinde miydi ve görev sürerken mi gerçekleşti? Bu soruların cevabı, tutanaktan çok kamera kaydı, bağımsız tanık ve her iki tarafa ait adli raporlarla ortaya konur.
- 01
Müdahalenin dayanağını belirleyin
Yakalama kararı, savcı talimatı veya suçüstü hâli tutanakta yazmalıdır.
- 02
Kamera kayıtlarını talep edin
Ekip aracı, karakol ve çevre işyeri kayıtlarını erkenden isteyin.
- 03
Kendi adli raporunuzu alın
Gözaltı giriş-çıkış raporları polisin zor kullanmasının ölçüsünü gösterir.
- 04
Bağımsız tanıkları tespit edin
Olay yerindeki kişilerin iletişim bilgilerini not edin.
- 05
İfadede somut anlatın
Genel inkâr yerine olayın sırasını anlatın.
DİRENME SUÇLAMASINDA DELİL TOPLAMA SIRASI
Uygulamada sık yapılan hatalar
Dosyalarda en sık görülen hata, müdahale hukuka aykırı olsa bile polise fiziki karşılık vermektir; orantısız itme veya vurma yaralama suçlaması doğurur. İkinci hata, ilk ifadede bağlamından kopuk kabullerde bulunmaktır. Üçüncüsü, kamera kayıtlarının talebini kovuşturmaya bırakmaktır; kayıtlar o tarihe kadar çoğu zaman silinir.
Sonuç ve değerlendirme
Polise direnmek, ancak cebir veya tehdit içerdiğinde ve hukuka uygun bir görev sürerken gerçekleştiğinde TCK m. 265 kapsamında suçtur. Pasif direniş, sözlü itiraz ve dayanaksız müdahaleye karşı koyma bu suçu oluşturmaz; buna karşılık hakaret ayrıca, ağır netice doğuran yaralama da ayrıca cezalandırılır.
Sıkça sorulan sorular
Polise direnmek suç mu?
Polise direnmek, ancak görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılırsa TCK m. 265’e göre suçtur ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kelepçe taktırmamak için kolu çekmek, yere yatmak veya kaçmaya çalışmak gibi pasif davranışlar Yargıtay’a göre tek başına bu suçu oluşturmaz.
Görevi yaptırmamak için direnme şikâyete bağlı mı?
Hayır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı değildir; polis memuru şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma ve kovuşturma devam eder. Suç CMK m. 253’teki uzlaştırma listesinde de yer almadığından taraflar barışsa dahi dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez.
Polise mukavemet cezası paraya çevrilir mi?
Mahkûmiyet 1 yıl veya daha az hapis cezasıyla sonuçlanırsa TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir; bir günlük karşılık 100 ile 500 TL arasında belirlenir. Çevirme hâkimin takdirindedir, sanığın kişiliği ve suçun işleniş biçimi değerlendirilir. Hükmün açıklanması geri bırakılırsa ceza ayrıca paraya çevrilemez.
Görevi yaptırmamak için direnme suçunda HAGB verilir mi?
Verilebilir. CMK m. 231’e göre hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ise sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati şartıyla hükmün açıklanması geri bırakılabilir. 7589 sayılı Kanun sonrası denetim süresi 5 yıldır ve karara karşı istinaf yolu açıktır.
Polise direnme suçunda tutuklama olur mu?
Görevi yaptırmamak için direnme suçu CMK m. 100/3’teki katalog suçlar arasında değildir; bu nedenle tutuklama nedeni kanunen var sayılmaz. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesi ile kaçma veya delil karartma gibi somut bir neden gerekir ve tedbirin beklenen cezayla ölçülü olması aranır.
Görevi yaptırmamak için direnme zamanaşımı kaç yıl?
TCK m. 265/1’deki suçun üst sınırı 3 yıl olduğundan TCK m. 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı 8 yıldır. Silah kullanma veya yargı görevlisine karşı işleme gibi nitelikli hâllerde üst sınır hesaplaması değişebileceğinden süre somut iddianamedeki fıkralara göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Polis hukuka aykırı davrandıysa ne yapmalıyım?
Olay anında fiziki karşılık vermek yerine müdahalenin dayanağını sormak, tanıkları ve kamera bulunan yerleri not etmek, gözaltındaysanız avukat talep etmek ve darp izi varsa adli rapor istemek daha güvenli yoldur. Hukuka aykırı müdahale, savcılığa şikâyet dilekçesiyle ve ceza dosyasındaki savunmada ileri sürülebilir.
Hangi davranışın pasif direniş sayılacağı ve cezanın nasıl hesaplanacağı somut delillere göre değişir. Dosyanızın değerlendirilmesi için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, Çalışkan Hukuk Bürosu’nda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Gözaltı ve ifade aşamasından başlayarak görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret ve kasten yaralama suçlamalarının birlikte yöneltildiği dosyalarda savunma yürütmekte; olay tutanakları, adli raporlar ve kamera kayıtlarının delil değeri üzerine yazılar hazırlamaktadır. Bu yazıda TCK m. 265 uygulamasını güncel mevzuat ve Yargıtay kararları üzerinden derlemiştir. İletişim: 0 506 976 23 55.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

