Site icon Av. Burakhan Çalışkan

İşlediğim Suçu Yapay Zekâya Anlatırsam İhbar Eder mi?

İşlediğim Suçu Yapay Zekâya Anlatırsam İhbar Eder mi? kapak görseli

Kısa cevap: Yapay zekâ sohbet uygulamalarının Türk savcılıklarına bağlanan otomatik bir ihbar mekanizması yoktur; yazdıklarınız kendiliğinden bir suç duyurusuna dönüşmez. Ancak bu, yazdıklarınızın güvende olduğu anlamına gelmez. Yapay zekâ ile yapılan görüşme avukat–müvekkil gizliliği kapsamında değildir: Avukatlık Kanunu m. 36’daki sır saklama yükümlülüğü ve CMK m. 46’daki tanıklıktan çekinme hakkı yalnızca avukatlara tanınmıştır. Sohbet kayıtları hem sağlayıcının sunucusunda hem de cihazınızda kalır ve bir soruşturmada CMK m. 134 uyarınca cihazda arama ve kopyalama yoluyla dosyaya girebilir.

Bu soru son iki yılda giderek daha sık soruluyor. İnsanlar bir hukuki sıkıntıyla karşılaştığında, avukata gitmeden önce durumu bir yapay zekâ asistanına anlatıp “başım ne kadar dertte” diye ölçmek istiyor. Soruyu soranların çoğu aslında iki ayrı şeyi merak ediyor: yazılım beni şikâyet eder mi, ve yazdıklarım bir gün karşıma delil olarak çıkar mı? Bu iki sorunun cevabı birbirinden çok farklıdır ve tehlikeli olan, çoğu kişinin sandığının aksine, birincisi değil ikincisidir.

Yazdıklarınız sır değil, kayıttır

Bir olayı hukuken korunan gizlilik içinde anlatabileceğiniz tek muhatap avukatınızdır. Soruşturma ihtimali doğduysa beyanda bulunmadan önce hukuki destek alın.

Yapay zekâ sizi savcılığa ihbar eder mi?

Doğrudan cevap: hayır. Yaygın kullanılan yapay zekâ asistanlarının Türkiye’deki Cumhuriyet başsavcılıklarına, kolluğa ya da CİMER’e bağlanan otomatik bir bildirim hattı bulunmamaktadır. Bir kullanıcının anlattığı olay, yazılım tarafından bir suç duyurusuna dönüştürülüp yetkili makamlara iletilmez.

Bunun hukuki bir sebebi de vardır. Türk hukukunda ihbar yükümlülüğü, Türk Ceza Kanunu‘nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir ve bu maddelerin muhatabı gerçek kişiler ile belirli meslek mensuplarıdır. Bir yazılım ya da onu işleten ticari şirket, bu maddelerde tanımlanan failler arasında yer almaz. Kaldı ki bu asistanların büyük bölümü yurt dışında yerleşik şirketlerce işletilmektedir ve Türk ceza mevzuatındaki bildirim yükümlülükleri bakımından muhatap kabul edilmeleri söz konusu değildir.

Buna karşılık “ihbar etmiyor” cümlesi, sorunun yalnızca yarısını cevaplar. Asıl mesele bildirim değil, kaydın varlığıdır.

Türk hukukunda kimin ihbar yükümlülüğü var?

Kimin bildirmek zorunda olduğunu görmek, yapay zekânın bu tablonun neresinde durduğunu da açıklar.

TÜRK CEZA KANUNU’NDA SUÇU BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Kim Yükümlülüğün kapsamı Yaptırım
Herkes (TCK m. 278/1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmemek 1 yıla kadar hapis
Herkes (TCK m. 278/2) İşlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının sınırlandırılması hâlen mümkün olan bir suçu bildirmemek 1 yıla kadar hapis
Herkes (TCK m. 278/3) Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş çocuk, bedensel veya ruhsal engelli ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda olması Ceza yarı oranında artırılır
Kamu görevlisi (TCK m. 279) Göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçu bildirmeyi ihmal etmek veya gecikme göstermek 6 aydan 2 yıla kadar hapis; adlî kolluk görevlisiyse yarı oranında artırılır
Sağlık mesleği mensubu (TCK m. 280) Görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşmasına rağmen bildirmemek 1 yıla kadar hapis
Tanıklıktan çekinebilecek kişiler (TCK m. 278/4) Avukatlar dâhil, CMK m. 46’da sayılanlar Cezaya hükmolunmaz

Tablo iki şeyi birden gösteriyor. Birincisi, yapay zekâ bu listenin hiçbir satırında yer almaz. İkincisi ve daha önemlisi: bir arkadaşınız yer alır. Anlattığınız suç hâlen işlenmekte olan ya da sonuçları sınırlandırılabilecek nitelikteyse, güvendiğiniz kişi bildirimde bulunmadığı takdirde kendisi TCK m. 278 kapsamında sorumluluk altına girebilir. Yapay zekâya anlatmanın “arkadaşa anlatmaktan daha güvenli” olduğu yönündeki sezgi, işte bu tek noktada doğrudur — ve başka hiçbir noktada değildir.

Asıl risk ihbar değil, kaydın kendisidir

Yapay Zekâya Suç Anlatmak — temel kurallar

Yapay zekâ ile yaptığınız görüşme, kulağa iki kişi arasındaki bir sohbet gibi gelse de teknik olarak bir veri işleme faaliyetidir. Yazdığınız her mesaj sağlayıcının sunucusuna gider, orada işlenir ve kural olarak hesabınıza bağlı biçimde saklanır. Aynı içerik çoğu zaman kullandığınız cihazda da bulunur: uygulama önbelleğinde, tarayıcı geçmişinde ya da ekran görüntüsü olarak.

Bu kaydın hukuki niteliği, bir arkadaşınıza attığınız mesajdan farklı değildir. Hukuken korunan bir sır statüsü kazanmaz, ayrıcalıklı iletişim sayılmaz ve sağlayıcının sizin lehinize bir çekinme hakkı yoktur. Yapay zekânın “bunu kimseye söylemem” anlamına gelecek bir cevap vermesi, hukuki bir taahhüt değildir; yalnızca bir metin üretimidir.

Sohbet kayıtları bir soruşturmada nasıl dosyaya girer?

Uygulamada bu kayıtların dosyaya girmesinin en yaygın yolu, sağlayıcıdan veri istenmesi değil, kişinin kendi cihazının incelenmesidir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134 bu tedbiri ayrıntılı biçimde düzenler ve sıkı şartlara bağlar.

  1. 01
    Kanuni şartların varlığı

    Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması aranır. Bu iki şart birlikte gerçekleşmelidir.

  2. 02
    Karar

    Kural olarak hâkim karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı yeterlidir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir.

  3. 03
    Onay alınamazsa imha

    Sürenin dolması ya da hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

  4. 04
    Elkoyma ve yedekleme

    Şifre çözülemez veya işlem uzun sürecekse cihaza elkonulabilir; şifre çözülüp kopyalar alındığında cihaz gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.

  5. 05
    Kopyanın şüpheliye verilmesi

    Alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Savunmanın bu kopyayı talep etmesi önemlidir.

CMK M. 134 — CİHAZ İNCELEMESİNİN İŞLEYİŞİ

Bu adımların her biri savunma bakımından bir denetim noktasıdır. Kuvvetli şüphenin somut delillere dayanıp dayanmadığı, başka surette delil elde etme imkânının gerçekten tükenip tükenmediği, savcı kararının süresinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı ve yedekten kopyanın şüpheliye verilip verilmediği ayrı ayrı incelenir. Usule aykırılık saptandığında elde edilen verilerin hükme esas alınamayacağı ileri sürülür.

Yurt dışındaki sağlayıcıdan kayıt istenebilir mi?

Teorik olarak evet, ancak bu yol pratikte cihaz incelemesinden çok daha zahmetlidir. Yurt dışında yerleşik bir şirketten veri talep edilmesi kural olarak uluslararası adli yardımlaşma usullerini gerektirir; bu süreç aylar sürebilir ve talep edilen devletin kendi hukukundaki koşullara tabidir. Sağlayıcıların kendi veri saklama süreleri ve şeffaflık politikaları da ülkeden ülkeye ve şirketten şirkete değişir.

Bu nedenle “sağlayıcı veriyi vermez” gibi bir güvence de, “her talep karşılanır” gibi bir korku da gerçeği yansıtmaz. Doğru olan şudur: kayıt mevcuttur, hukuken talep edilebilir niteliktedir ve talebin sonuçlanıp sonuçlanmayacağı somut olaya bağlıdır.

KVKK bu kayıtlar bakımından koruma sağlar mı?

Sık karşılaşılan bir yanılgı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında silme talebinde bulunarak bir ceza soruşturmasının önüne geçilebileceğidir. Kanun buna izin vermez.

KVKK m. 28/1-d uyarınca kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi hâlinde Kanun hükümleri uygulanmaz. Ayrıca m. 28/2-a, veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olduğu hâllerde, ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddenin uygulanmayacağını öngörür. Yani KVKK’daki silme ve itiraz hakları, adli bir sürecin karşısına çıkarılabilecek bir kalkan değildir.

Yapay zekânın kendiliğinden bildirim yaptığı istisna: çocuk istismarı içeriği

Yukarıdaki “yapay zekâ ihbar etmez” tespitinin gerçek bir istisnası vardır ve bunun bilinmesi gerekir. Çocuk cinsel istismarı içeriği söz konusu olduğunda, ABD’de yerleşik teknoloji sağlayıcıları tespit ettikleri içerikleri kendi ulusal mevzuatları gereği National Center for Missing & Exploited Children (NCMEC) adlı kuruluşa bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimler uluslararası kanallarla ilgili ülkelerin makamlarına iletilir ve Türkiye’de bu yolla başlatılan soruşturmalar uygulamada karşımıza çıkmaktadır.

Bu, platformun kendi inisiyatifiyle harekete geçtiği ve herhangi bir yargı kararı beklenmeden bildirim yapıldığı tek belirgin alandır. Bu tür bir bildirimin ardından yürütülen süreci ve savunma yollarını NCMEC mağdurları: müstehcenlik suçlaması ve savunma yolları yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

Avukata anlatmak neden hukuken tamamen farklıdır?

Bu yazının asıl cevabı burada. Bir olayı hukuken korunan gizlilik içinde anlatabileceğiniz muhatap, yapay zekâ da arkadaşınız da değildir. Avukatlık ilişkisini ayrı bir yere koyan, üst üste binen üç ayrı hükümdür.

Birincisi, açığa vurma yasağı. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatların, kendilerine tevdi edilen veya avukatlık görevi dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre avukatın bu hususlarda tanıklık edebilmesi iş sahibinin muvafakatini almasına bağlıdır; ancak bu hâlde dahi avukat tanıklıktan çekinebilir ve çekinme hakkının kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz.

İkincisi, tanıklıktan çekinme hakkı. CMK m. 46/1-a avukatları, bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan çekinebilecekler arasında sayar. Maddenin ikinci fıkrası ise (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişilerin, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemeyeceğini düzenler. Bu düzenlemenin pratik anlamı şudur: hekim ya da mali müşavir, ilgilinin rızası hâlinde tanıklık etmek zorundadır; avukat ise rıza olsa bile çekinebilir.

Üçüncüsü, bildirim yükümlülüğünden muafiyet. TCK m. 278/4 uyarınca tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından suçu bildirmeme suçundan cezaya hükmolunmaz. Yani avukat, öğrendiği olayı bildirmediği için suçlanamaz.

Bu üç hüküm birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo nettir: kanun koyucu, kişinin kendisini savunabilmesi için bir olayı korkusuzca anlatabileceği bir alan tanımlamış ve bu alanı yalnızca avukatlık ilişkisine özgülemiştir. Aşağıdaki tablo üç muhatabı karşılaştırıyor.

AYNI OLAYI ÜÇ FARKLI MUHATABA ANLATMANIN HUKUKİ SONUCU
Ölçüt Yapay zekâ asistanı Arkadaş / yakın Avukat
Hukuken korunan gizlilik Yok Yok Var (Av. K. m. 36)
Tanıklıktan çekinme hakkı Söz konusu değil Kural olarak yok Var; rıza olsa dahi çekinebilir (CMK m. 46/1-a)
Bildirmeme nedeniyle sorumluluk Söz konusu değil İşlenmekte olan suçta doğabilir (TCK m. 278) Doğmaz (TCK m. 278/4)
Anlatılanın kayda geçmesi Sunucuda ve cihazda kayıt kalır Mesajlaştıysanız kayıt kalır Dosya kapsamında, meslek sırrı korumasıyla
Beyanın savunmaya etkisi Aleyhe delile dönüşebilir Tanık beyanına dönüşebilir Savunma stratejisinin kurulmasını sağlar
Durumunuzu değerlendirelim

Anlattığınız olayın hangi suç tipine girdiği, hangi delillerin dosyaya girebileceği ve nasıl bir savunma kurulacağı somut koşullara göre değişir. Dosyanızı birlikte değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Yazdıklarınız nedeniyle endişeliyseniz ne yapmalısınız?

Öncelikle bir noktayı netleştirelim: bu yazının amacı delil gizlemenin ya da soruşturmadan kaçınmanın yollarını göstermek değildir. Nitekim TCK m. 281 gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmeyi, silmeyi, gizlemeyi veya değiştirmeyi altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Maddenin birinci fıkrasının son cümlesi kişinin kendi işlediği suçun deliline ilişkin fiili bakımından ceza verilmeyeceğini öngörse de, sizin yerinize bir başkasının silmesi o kişiye ayrı bir ceza sorumluluğu yükler. Yakınlarınızdan böyle bir talepte bulunmak, onları da soruşturmanın içine çeker.

  1. 01
    Yeni beyan üretmeyi bırakın

    Aynı olayı farklı platformlarda yeniden anlatmak, birbiriyle çelişebilecek yeni kayıtlar oluşturur. Çelişkili anlatım, dosyada aleyhe değerlendirilen en yaygın unsurlardan biridir.

  2. 02
    Delil üzerinde işlem yapmayın

    Silme, biçimlendirme veya cihaz değiştirme, çözüm sağlamadığı gibi TCK m. 281 bakımından ayrı bir risk doğurur ve iyi niyetinizi tartışmaya açar.

  3. 03
    Bir avukatla görüşün

    Olayı, hukuken korunan gizlilik içinde anlatabileceğiniz tek muhatap avukatınızdır. Görüşme, hangi fiilin hangi suç tipine girdiğinin ve gerçekten bir suç oluşup oluşmadığının belirlenmesini sağlar.

  4. 04
    İfade çağrısı gelirse hazırlıklı gidin

    Beyanınız dosyada kalıcıdır. CMK m. 147 uyarınca susma hakkınız vardır ve bu hakkın kullanılması aleyhinize yorumlanamaz.

  5. 05
    Usul denetimini talep edin

    Cihaz incelemesi yapılmışsa kararın niteliği, süresinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı ve yedekten kopyanın tarafınıza verilip verilmediği denetlenmelidir.

ENDİŞE DUYUYORSANIZ İZLENECEK DOĞRU SIRA

İfade sürecinde hangi hakların bulunduğunu ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım? yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık. Susma hakkının kullanılmasının sanık aleyhine yorumlanıp yorumlanamayacağı meselesini ise susma hakkı aleyhe yorumlanabilir mi? başlıklı yazımızda ele aldık.

Yapay zekâ ve ceza hukuku: daha geniş tablo

Bu yazıda ele alınan mesele, yapay zekânın ceza hukukunu ilgilendirdiği alanlardan yalnızca biridir. Yapay zekâ araçlarıyla üretilen içeriklerden doğan sorumluluğun kime ait olduğu, bu araçlar kullanılarak işlenen fiillerin hangi suç tiplerine girdiği ve mağdurun hangi yollara başvurabileceği ayrı başlıklardır. Genel çerçeveyi yapay zekâ ve ceza hukuku: sorumluluk kimde? yazımızda, yapay zekâyla üretilen sahte içeriklere ilişkin özel durumu ise deepfake içerik suç mu? yazımızda inceledik.

Sonuç

Yapay zekâ sizi ihbar etmez; ama sizi korumaz da. Bu iki cümle arasındaki fark, çoğu kişinin gözden kaçırdığı noktadır. Yazılımın savcılığa bağlanan bir bildirim hattı yoktur, ancak yazdıklarınız hukuken korunan bir sır da değildir: sunucuda ve cihazınızda kayıt olarak durur ve kanuni şartlar gerçekleştiğinde CMK m. 134 kapsamında dosyaya girebilir.

Türk hukuku, kişinin kendisini savunabilmesi için bir olayı serbestçe anlatabileceği korunaklı bir alan tanımıştır; fakat bu alanı yapay zekâya ya da yakın çevreye değil, yalnızca avukatlık ilişkisine tanımıştır. Avukatlık Kanunu m. 36, CMK m. 46/1-a ve TCK m. 278/4 bu korumayı birlikte kurar. Hukuki bir endişeniz varsa, olayı anlatacağınız ilk yerin bu koruma altındaki yer olması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zekâ sohbetlerim savcılığa otomatik olarak gidiyor mu?

Hayır. Yapay zekâ sohbet uygulamalarının Türk Cumhuriyet başsavcılıklarına doğrudan bağlanan otomatik bir ihbar hattı yoktur. Türk hukukunda ihbar yükümlülüğü TCK m. 278, 279 ve 280’de gerçek kişiler ve belirli meslek mensupları bakımından düzenlenmiştir; yazılım sağlayıcıları bu maddelerin muhatabı değildir. Ancak bu, yazdıklarınızın kaybolduğu anlamına gelmez: kayıtlar sağlayıcının sunucusunda ve çoğu zaman cihazınızda durur.

Yapay zekâ ile konuşmam avukat–müvekkil gizliliği kapsamında mı?

Hayır. Avukatlık Kanunu m. 36’daki sır saklama yükümlülüğü yalnızca avukatlara, stajyerlerine ve yardımcılarına ilişkindir. Bir yazılıma ya da onu işleten şirkete bu ayrıcalık tanınmamıştır. Yapay zekâya anlattığınız bir olay hukuken korunan bir sır niteliği kazanmaz.

Sohbet geçmişimi silersem sorun çözülür mü?

Silme işlemi çoğu zaman sağlayıcının sunucusundaki kaydı ortadan kaldırmaz; ayrıca cihaz incelemesinde silinmiş veriler kurtarılabilir. Daha önemlisi TCK m. 281 delilleri yok etmeyi suç sayar. Maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca kişi kendi işlediği suçun delilini yok etmekten cezalandırılmaz; ancak sizin yerinize silen bir başkası bu suçtan yargılanabilir. Yani yakınınızdan böyle bir şey istemek, ona ayrı bir ceza sorumluluğu yükler.

Arkadaşıma anlatsaydım o beni ihbar etmek zorunda mıydı?

Duruma göre. TCK m. 278/1 işlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmemeyi bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. İkinci fıkra, işlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının sınırlandırılması hâlen mümkün olan suçlar için aynı hükmü öngörür. Tamamlanmış ve sonuçları artık sınırlandırılamayacak bir suç bakımından ise genel bir bildirim yükümlülüğü bulunmaz.

Yapay zekâ sohbetleri mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Kayıtlar hukuka uygun yöntemlerle elde edilmişse dosyaya girebilir ve değerlendirilebilir. Uygulamada en yaygın yol, CMK m. 134 uyarınca cihazda arama yapılması ve kayıtlardan kopya çıkarılmasıdır. Buna karşılık bu tedbirin kanuni şartları vardır; şartlar gerçekleşmeden elde edilen veriler bakımından hukuka aykırılık itirazı gündeme gelir.

Telefonumdaki uygulamaya hâkim kararı olmadan bakılabilir mi?

CMK m. 134 kural olarak hâkim kararı arar. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolar ya da hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

KVKK kapsamında verilerimin silinmesini isteyerek soruşturmayı engelleyebilir miyim?

Hayır. KVKK m. 28/1-d uyarınca kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamlarınca işlenmesi Kanun’un kapsamı dışındadır. Ayrıca m. 28/2-a, veri işlemenin suç soruşturması için gerekli olduğu hâllerde ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddenin uygulanmayacağını öngörür.

Yapay zekânın kendiliğinden bildirim yaptığı bir alan var mı?

Çocuk cinsel istismarı içeriği bu bakımdan ayrı bir yerde durur. ABD’de yerleşik teknoloji sağlayıcıları, tespit ettikleri bu tür içerikleri kendi ulusal mevzuatları gereği NCMEC’e bildirmekle yükümlüdür ve bu bildirimler uluslararası kanallarla Türkiye’ye ulaşarak soruşturma başlatabilmektedir. Konuyu NCMEC mağdurları yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Yapay zekâya anlattıklarım nedeniyle hakkımda soruşturma başladıysa ne yapmalıyım?

İfadeye çağrıldığınızda beyanda bulunmadan önce bir avukatla görüşün. CMK m. 147 uyarınca susma hakkınız vardır ve susmuş olmanız aleyhinize delil sayılamaz. Kayıtların hangi usulle elde edildiği, hâkim kararının bulunup bulunmadığı ve tutanakların usule uygunluğu savunmanın ilk inceleyeceği noktalardır.

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Exit mobile version