Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Takibin Tedbiren Durdurulması Talebi Dilekçesi Örneği (İİK 72) 2026

Takibin tedbiren durdurulması talebi

📌 Kısa Cevap: Takibin tedbiren durdurulması, borçlunun açtığı dava (en sık menfi tespit) sürerken icra takibinin geçici olarak durdurulmasını mahkemeden istemesidir. İİK m.72/2 uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verebilir; takipten sonra açılan davada ise ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir.

Ne işe yararDava sonuçlanana kadar haciz ve satış gibi icra işlemlerinin ilerlemesini geçici olarak önlemeyi amaçlar.
Nereye verilirMenfi tespit davasına bakan mahkemeye (tedbir talebi); kambiyo takibinde imza veya borca itirazda icra mahkemesine.
Süre / teminatTeminat alacağın yüzde onbeşinden aşağı olamaz (İİK m.72/2-3). Tedbir uygulaması için karar tebliğinden itibaren 1 hafta (HMK m.393/1).
DayanakİİK m.72, m.169/a, m.170; HMK m.389-399

Borçlu hakkında icra takibi başlatıldığında, borçlunun “bu borca itiraz ettim, ama dosya devam ediyor; ne yapabilirim?” sorusu sık yaşanır. Takibin tedbiren durdurulması istemi, bu soruya verilen yanıtlardan biridir; ancak kanunda hangi dava türünde ve hangi koşullarda mümkün olduğu farklıdır. Bu yazıda menfi tespit davasındaki İİK m.72 tedbiri, kambiyo takibinde imza ve borca itirazda icra mahkemesinin geçici durdurma yetkisi, HMK m.389 vd. ihtiyati tedbir usulü ve üç ayrı dilekçe şablonu 2026 güncel mevzuata göre anlatılmaktadır. İlamlı takipte icranın geri bırakılmasını ise “Tehiri İcra Başvuru Dilekçesi” yazımızda inceledik.

Hakkınızda icra takibi başladıysa

Hangi dava ve tedbir yolunun uygun olduğu dosyaya göre değişir; belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Takibin tedbiren durdurulması nedir, neden ayrı bir başvurudur?

İcra takibi, borçlunun itirazı ile (İİK m.66/1: müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur) veya kanundaki başka sebeplerle durabilir. Ancak her durumda takip kendiliğinden durmaz: örneğin kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz (m.169/1), imzaya itiraz da satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz (m.170/1). Ayrıca itiraz edilmeyen veya kesinleşmiş takipte borçlu, borcu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir; bu dava tek başına icrayı durdurmaz. İşte bu hâllerde borçlu, dava sürerken takibin durdurulması için mahkemeden ihtiyati tedbir talep eder. Tedbir kararı, “dava sonuçlanana kadar” icranın geçici olarak ilerlememesini sağlar; davanın esası hakkında hüküm niteliği taşımaz.

Hangi davada hangi tedbir? (İİK m.72, 169/a, 170, 67, 71)

Tedbir yolları dava türüne göre farklılaşır. Aşağıdaki tablo, kanun metninden derlenen temel ayrımı özetler. Belirli bir yüzde (yüzde onbeş) yalnızca İİK m.72’deki menfi tespit tedbirlerinde aranır; diğer yollarda teminatın tutarı mahkemenin takdirine veya HMK hükümlerine bağlıdır.

Takibin durdurulması yolları: hangi dava, hangi tedbir?
Dava / başvuru Tedbir imkânı Dayanak Teminat / şart
Takipten ÖNCE açılan menfi tespit davası Takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir İİK m.72/2 Alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat
Takipten SONRA açılan menfi tespit davası Takibin tedbirle durdurulması MÜMKÜN DEĞİL; icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir İİK m.72/3 Gecikme zararını karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat
Kambiyo takibinde imzaya itiraz İtirazı ciddi gören icra mahkemesi geçici durdurma kararı verebilir İİK m.170/2 Evrak üzerinde; itirazla ilgili karara kadar
Kambiyo takibinde borca itiraz (itfa, imhal, zamanaşımı, borçlu olmama, yetki) Belgelerden kanaat getirirse icra mahkemesi takibi muvakkaten durdurabilir İİK m.169/a/2 İtiraz dilekçesine eklenen belgeler
İtirazın iptali davası (genel takip) İtiraz zaten takibi durdurmuştur; alacaklının davası durdurma tedbiri doğurmaz İİK m.66/1, m.67 —
Kesinleşmiş takipte noter belgesiyle itfa/mühlet Takibin iptal veya talikini icra mahkemesinden isteme İİK m.71/1 Noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belge

Bu tabloda iki nokta özellikle önemlidir. Birincisi, takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması mümkün değildir; yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir (m.72/3). Bu nedenle borçlunun, “icra takibinden önce” dava açma imkânını kaçırmaması önemlidir. İkincisi, m.169/a hükmü itirazın iptali davasına değil, kambiyo takibinde borçlunun icra mahkemesine yaptığı itirazın incelenmesine ilişkindir; itirazın iptali ise m.67’de düzenlenir ve bu dava bakımından tedbir yolu ayrı bir kanun hükmüne bağlı değildir.

Menfi tespit davası ve İİK m.72 tedbiri

İİK m.72/1 menfi tespit davasını şu şekilde düzenler: borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Görevli mahkeme, alacağın niteliğine göre belirlenir (asliye hukuk, asliye ticaret, iş mahkemesi vb.). Yetki bakımından m.72/8, menfi tespit ve istirdat davalarının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini belirtir.

Takipten önce açılan davada mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (m.72/2). “Verebilir” ifadesi mahkemeye takdir bırakır; teminat yatırılması da tedbirin tek koşulu değildir, ihtiyati tedbirin genel şartları (HMK m.389-390) birlikte aranır. Takipten sonra açılan davada ise tedbirle takip durdurulamaz; borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (m.72/3).

Dava sonuçlandığında teminat ve tazminat konuları önem kazanır. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar ve alacaklı, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır; bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (m.72/4). Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhâl takip durur; ilamın kesinleşmesi üzerine icra kısmen veya tamamen eski hâline iade edilir; takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa borçlunun dava sebebiyle uğradığı zarar da alacaklıdan tahsil edilir ve bu zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (m.72/5). Borçlu menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmişse, davaya istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6).

İhtiyati tedbirin genel şartları (HMK m.389-399)

İİK m.72 özel bir hüküm olsa da tedbir talebi HMK’nın ihtiyati tedbir hükümleri çerçevesinde ele alınır. HMK m.389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İcra takibinde borçlu bakımından bu, örneğin haciz ve satışın borçlunun mal varlığında geri dönüşü zor bir kayba yol açması riskidir.

HMK m.390/1 uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (m.390/3). Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (m.390/2). Tedbir kararında tedbirin hangi sebep ve delillere dayandığı, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği ve talepte bulunanın ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği yazılır (m.391/2).

Teminat konusunda HMK m.392/1 genel kuralı koyar: ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır; talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir; adli yardımdan yararlanan kişinin teminat göstermesi gerekmez. İİK m.72’deki menfi tespit tedbirinde ise alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat aranması özel hükümdür; bu nedenle bu davada teminatsız tedbir beklemek yerine, teminatın hazırlanması planlanmalıdır.

Tedbir kararından sonraki işlemler: uygulama, itiraz ve dava açma

Tedbir kararı tek başına icra dosyasında sonuç doğurmaz; uygulanması gerekir. HMK m.393/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Uygulama, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir (m.393/2). Tedbiri uygulayan memur bir tutanak düzenler ve bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara tebliğ eder (m.393/4). Pratikte kararın bir örneği icra dairesine sunulur ve takibin durdurulduğu dosyaya şerh edilir.

Karşı taraf dinlenmeden verilen kararlara itiraz edilebilir ve aksine karar verilmedikçe itiraz icrayı durdurmaz (m.394/1). Karşı taraf, uygulama sırasında hazır bulunuyorsa uygulamadan, bulunmuyorsa tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edebilir (m.394/2). Tedbir kararı dava açılmadan verilmişse, tedbir talep eden kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (m.397/1). Tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (m.397/2).

Lehine tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür; tazminat davası açma hakkı hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar (HMK m.399). Teminatın iadesi bakımından da, asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminatın iade edileceği düzenlenmiştir (HMK m.392/2).

  1. 01
    Menfi tespit davası

    Takipten önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için dava açılır (İİK m.72/1).

  2. 02
    Tedbir talebi

    Dava dilekçesinde veya sonradan, takibin durdurulması için ihtiyati tedbir istenir (m.72/2; HMK m.390).

  3. 03
    Teminat ve karar

    Mahkeme teminat belirler; karar verilirse tedbir kesinleşmeden icra dairesine bildirilir (HMK m.391-392).

  4. 04
    Tedbirin uygulanması

    Karar tebliğinden itibaren 1 hafta içinde uygulama istenir (HMK m.393/1).

  5. 05
    Karşı tarafın itirazı

    Uygulamadan veya tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz (HMK m.394/2).

  6. 06
    Dava sonucu

    Borçlu lehine: takip durur, icra eski hâline iade edilir; alacaklı lehine: tedbir kalkar, zarar teminattan alınır (m.72/4-5).

Menfi tespit tedbirinin takvimi

Kambiyo takibinde icra mahkemesinin geçici durdurma yetkisi

Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) mahsus haciz yoluyla takipte ödeme emrine itirazlar icra mahkemesine yapılır ve belirli hâllerde mahkeme takibi geçici olarak durdurabilir. M.168’e göre ödeme emri tebliğ edilen borçlu, borcun ödenmesi için on günlük süre alırken, takibin dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı iddiasını beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla bildirmek zorundadır; senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını da beş gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazını da sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine dilekçe ile bildirmelidir (m.168/3-5). Bu sürelerin ve itiraz usulünün ayrıntıları ayrı bir konu olduğundan burada yalnızca durdurma imkânlarına değiniyoruz.

Borca itiraz (m.169) ve imzaya itiraz (m.170) satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İmzaya itirazda icra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede itiraz dilekçesi kapsamından veya eklenen belgelerden itirazı ciddi görürse, alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir (m.170/2). Borca itirazda ise icra mahkemesi hâkimi borçlunun dilekçesine eklediği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği, senedin metninden zamanaşımına uğradığı, borçlunun borçlu olmadığı veya icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa itirazın esası hakkındaki karara kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir (m.169/a/2). İtirazın kabulü kararı ile takip durur (m.169/a, m.170/3). Dolayısıyla “tedbiren durdurma” talebi bu dosyalarda ayrı bir ihtiyati tedbir davasına değil, itirazla birlikte icra mahkemesine sunulan geçici durdurma talebine dönüşür. Eski dilekçe örneklerinde bu talebin “ihtiyati tedbir” başlığı altında sunulduğu görülür; kanun metnindeki doğru dayanak m.169/a ve m.170’tir.

Alacaklı bakımından da sonuç yönetilir: icra mahkemesi, imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse ve itiraz ile birlikte takip durdurulmuşsa, borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder (m.170/3); bu nedenle imza itirazı ancak ciddi gerekçelere dayandığında yapılmalıdır. Takibin dayanağı senet hususi ise itirazın geçici kaldırılması usulü (m.68/a) ve alacaklının altı aylık süresi de ayrıca önem taşır.

Dilekçe şablonu 1: Takipten önce açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması (İİK m.72/2)

Bu şablon, henüz icra takibi başlamadan menfi tespit davası açan veya dava açıldıktan sonra tedbir isteyen borçlunun, esas davaya bakan mahkemeye sunacağı ihtiyati tedbir talebi içindir. Dava dilekçesine eklenebileceği gibi ayrı bir dilekçe olarak da verilebilir.

[…] ASLİYE [HUKUK/TİCARET] MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: [Esas numarası]

DAVACI: [Ad-soyad / unvan], [T.C. kimlik / vergi no], [adres]

VEKİLİ: Av. [Ad-soyad], [adres]

DAVALI: [Ad-soyad / unvan], [adres]

KONU: İİK m.72/2 ve HMK m.389 vd. uyarınca icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davacı, davalıya […] nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasını açmıştır. Davalı tarafından davacı aleyhine [icra dairesi] [yıl/esas] sayılı dosyası ile takip [başlatılmıştır / başlatılması muhtemeldir].

2. Davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiaları [dayanak belgeler, ödeme kayıtları, sözleşme hükümleri] ile desteklenmektedir. Davanın esası bakımından yaklaşık ispat koşulu sağlanmıştır (HMK m.390/3).

3. Takibin devamı hâlinde davacının [banka hesaplarına/taşınmazlarına/araçlarına] haciz konulması ve satış yapılması mümkündür; bu hâlde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak veya ciddi bir zarar doğacaktır (HMK m.389).

4. İİK m.72/2 uyarınca alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere mahkemenizce belirlenecek teminat yatırılmaya hazırdır.

HUKUKİ NEDENLER: İİK m.72; HMK m.389-399 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: İcra dosyası, ödeme kayıtları, sözleşme ve belgeler, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, dava sonuçlanıncaya kadar [icra dairesi] [yıl/esas] sayılı icra takibinin mahkemenizce belirlenecek teminat karşılığında durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı / Vekili
[Ad-soyad, imza]

EKLER: Vekâletname, icra dosyası örneği, dayanak belgeler, teminat belgesi (varsa)

Dilekçe şablonu 2: Takipten sonra açılan menfi tespit davasında icra veznesindeki paranın verilmemesi (İİK m.72/3)

[…] ASLİYE [HUKUK/TİCARET] MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: [Esas numarası]

DAVACI: [Ad-soyad / unvan, kimlik/vergi no, adres] VEKİLİ: Av. [Ad-soyad]

DAVALI: [Ad-soyad / unvan, adres]

KONU: İİK m.72/3 uyarınca icra veznesindeki paranın davalıya (alacaklıya) ödenmemesi hakkında ihtiyati tedbir talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davalı tarafından davacı aleyhine [icra dairesi] [yıl/esas] sayılı dosyası ile takip başlatılmış; icra takibinden sonra işbu menfi tespit davası açılmıştır. İİK m.72/3 uyarınca takibin tedbirle durdurulması talep edilmemekte; ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenmektedir.

2. İcra veznesine [haciz/tahsil yoluyla] [tarih] tarihinde para girmiş / girmesi muhtemeldir. Davacı, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere mahkemenizce belirlenecek teminatı göstermeye hazırdır.

3. Davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiaları [belgeler] ile desteklenmektedir.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, dava sonuçlanıncaya kadar [icra dairesi] [yıl/esas] sayılı dosyası veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı / Vekili
[Ad-soyad, imza]

EKLER: Vekâletname, icra dosyası örneği, dayanak belgeler

Dilekçe şablonu 3: Kambiyo takibinde imzaya itiraz ve takibin geçici durdurulması (İİK m.170/2)

Bu şablon, kambiyo senedine dayalı haciz yoluyla takipte ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını icra mahkemesine bildirirken takibin geçici olarak durdurulmasını da talep etmesi içindir. İtiraz, kanunda sayılı süre içinde yapılmalıdır (m.168/4: beş gün); ödeme emri tebliğ tarihine göre süreyi dikkatle hesaplayınız.

[…] İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

İCRA DOSYASI: [İcra dairesi] [yıl/esas]

İTİRAZ EDEN (BORÇLU): [Ad-soyad, kimlik no, adres] VEKİLİ: Av. [Ad-soyad]

ALACAKLI: [Ad-soyad / unvan, adres]

KONU: Kambiyo senedindeki imzaya itiraz ve itirazla ilgili karara kadar takibin geçici olarak durdurulması talebidir (İİK m.168/4, 170).

AÇIKLAMALAR:

1. Yukarıda numarası yazılı dosyada müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, ödeme emri [tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ edilmiştir. İtiraz, kanunda öngörülen süre içinde yapılmaktadır.

2. Takip dayanağı senetteki imza müvekkile ait değildir. İmzalar arasındaki farklılıklar [karşılaştırma yönünden: imza örnekleri, noter/banka imza örneği, kimlik fotokopisi] ile gösterilebilecektir.

3. İmzaya itirazımız ciddi olup İİK m.170/2 uyarınca itirazla ilgili karar verilinceye kadar icra takibinin geçici olarak durdurulması gerekmektedir. Aksi hâlde müvekkilin hesaplarına/mallarına haciz konulması hâlinde telafisi güç zararlar doğacaktır.

HUKUKİ NEDENLER: İİK m.168, 169, 170 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: İcra dosyası, senet aslı, imza örnekleri, bilirkişi incelemesi, tanık.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle imza itirazımızın kabulüne ve itirazla ilgili karar verilinceye kadar [icra dairesi] [yıl/esas] sayılı icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

İtiraz Eden Borçlu / Vekili
[Ad-soyad, imza]

EKLER: Vekâletname, ödeme emri örneği, senet sureti, imza örnekleri

Şablonlar genel örnektir; gerçek olaya özgü olgu ve belgeler eklenmeli, harç ve teminat tutarları için güncel tarifelere ve mahkemenin takdirine bakılmalıdır.

Eklenecek belgeler

Takibin tedbiren durdurulması dilekçelerine eklenecek belgeler
Belge Şablon 1-2 (menfi tespit) Şablon 3 (imza itirazı) Not
Vekâletname Gerekli Gerekli İcra ve dava işlemleri yetkisi içermeli
İcra dosyası örneği / ödeme emri Gerekli Gerekli Tebliğ tarihini ve takip türünü gösterir
Dayanak belgeler (sözleşme, ödeme, dekont) Gerekli Gerekli Borçlu olmama iddiasının yaklaşık ispatı
Teminat belgesi (depo, banka mektubu) Gerekli Yok İİK m.72/2-3; tutar mahkemenin takdirinde
İmza örnekleri / senet sureti Yok Gerekli İmza karşılaştırması için
Dava dilekçesi ve harç makbuzu Gerekli Yok Tedbir esas dava ile bağlantılıdır

Sık yapılan hatalar

Sonuç ve değerlendirme

Takibin tedbiren durdurulması, her dava türünde aynı şekilde mümkün olmayan bir başvurudur. Menfi tespit davası takipten önce açılmışsa İİK m.72/2 uyarınca alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulması istenebilir; takipten sonra açılmışsa takip durdurulamaz, ancak icra veznesindeki para alacaklıya verilmeyebilir (m.72/3). Kambiyo takibinde ise imza ve borca itirazda icra mahkemesinin geçici durdurma yetkisi vardır (m.169/a, 170). Tedbir kararı alındıktan sonra uygulama, dava açma ve itiraz süreleri (HMK m.393, 394, 397) kısa olduğundan sürelere dikkat edilmesi gerekir. Somut dosyada hangi yolun uygun olduğu takip türüne, senedin niteliğine ve dava zamanına göre değişeceğinden belgelerinizi birlikte değerlendirmenizi öneririz.

İlgili yazılarımız

Tehiri İcra Başvuru Dilekçesi · İmzaya ve Borca İtiraz Cevap Dilekçesi · Borcu Olmayan Biri Hakkında İcra Takibi · İcra Takibi Başladı, Ne Yapmalıyım? · Banka Hesabıma Neden Bloke Kondu? · İstanbul İcra Avukatı

Takibin tedbiren durdurulması hangi davalarda istenebilir?

En tipik hâl, borçlunun menfi tespit davasıdır. İİK m.72/1 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (m.72/2).

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında takip durdurulabilir mi?

Hayır. İİK m.72/3’e göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Tedbir için teminat oranı kanunda yazılı mı?

İİK m.72/2 ve m.72/3 teminatın alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmayacağını belirtir; yani bu yüzde bir alt sınırdır. Teminatın tam tutarı ve türü mahkemenin takdirindedir; HMK m.392 uyarınca teminat, haksız çıkılması hâlinde karşı tarafın uğrayabileceği zararlara karşılıktır.

İİK m.40 istirdat mıdır?

Hayır. İİK m.40 ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtayca bozulması hâlinde icra muamelelerinin durmasını ve icranın eski hâline iadesini düzenler. Menfi tespit ve istirdat davaları İİK m.72’de düzenlenmiştir.

Kambiyo takibinde imzaya itiraz hâlinde takip durdurulur mu?

İİK m.170/1’e göre imzaya itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi, itirazı ciddi görürse alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir (m.170/2).

Haksız çıkan borçlu veya alacaklı tazminat öder mi?

İİK m.72/4 uyarınca dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar ve alacaklı, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır; bu zarar yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine sonuçlanır ve takip haksız ve kötü niyetliyse, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir; zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (m.72/5).

Tedbir kararı verildikten sonra ne yapılmalıdır?

HMK m.393/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Karar dava açılmadan önce verilmişse, uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davanın açılması gerekir (HMK m.397/1).

Tedbir kararına karşı karşı taraf ne yapabilir?

Karşı taraf dinlenmeden verilmiş tedbir kararlarına itiraz edilebilir (HMK m.394/1). Tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa uygulamadan, bulunmuyorsa tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edebilir (HMK m.394/2).

Haciz veya satış tehdidi varsa

Tedbir ve itiraz süreleri kısadır; icra dosyanızı birlikte inceleyelim.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Mobil sürümden çık