Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Tarlamda Tarihi Eser Buldum, Ne Yapmam Gerekir?

Tarlamda tarihi eser buldum ne yapmam gerekir yazısının kapak görseli

Kısa cevap: Tarlanızda tarihi eser bulduğunuzda kazmayı bırakıp eseri yerinde korumalı ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m. 4 uyarınca en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara, diğer yerlerde kaymakamlık veya valiliğe bildirmelisiniz. Bilerek ve mazeretsiz bildirmemek 6 aydan 3 yıla kadar, eseri satmak ya da başkasına vermek 2–5 yıl hapis ve adli para cezası gerektirir.

Tarla sürerken, temel kazarken ya da bahçeye fidan dikerken toprağın içinden bir sikke, kırık bir heykel parçası veya mozaik çıkması Anadolu’da sanıldığından sık yaşanır. Tarihi eser bulunca ne yapılır sorusunun cevabı tek cümledir: kanunun gösterdiği makama, kanunun gösterdiği süre içinde haber vermek. Bu yazıda bildirimin kime ve nasıl yapılacağını adım adım, bildirim yapılmazsa hangi suçların gündeme geldiğini, ikramiye kurallarını ve Yargıtay’ın bu dosyalarda nelere baktığını anlatıyoruz.

Bildirim süresi yalnızca üç gün, beklemek suç riskini büyütür

Eseri bulduktan sonra geçen her gün aleyhinize yorumlanabilir. Bildirim aşamasında ya da hakkınızda işlem başladıysa durumunuzu hemen değerlendirelim.

Tarihi Eser Bulunca Ne Yapılır? Adım Adım Bildirim

Kısa Cevap: Eseri yerinden oynatmadan koruyun, buluntunun yerini ve tarihini not edin, en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köydeyseniz muhtara, değilseniz kaymakamlık ya da valiliğe haber verin. Askerî garnizon veya yasak bölgedeki buluntular üst komutanlığa bildirilir. Bildirimi yazılı yapıp kayıt numarası almanız ileride ispat kolaylığı sağlar.

Bildirim yükümlülüğü 2863 sayılı Kanun’un 4. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, yükümlü kişileri üç grupta sayar: taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlığını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazide böyle bir varlık bulunduğunu bilenler ve bu durumdan yeni haberdar olan malik ve zilyetler. Yani tarlanın sahibi olmasanız da, örneğin kiracı ya da işçi olarak eseri siz bulduysanız bildirim yükümlülüğü sizin için de doğar.

  1. 01
    Kazıyı durdurun, eseri yerinde bırakın

    Toprağı daha fazla açmayın, parçaları temizlemeye veya birleştirmeye çalışmayın. Taşınmaz bir kalıntıysa (duvar, mozaik, lahit) üzerini kapatıp alanı koruma altına almak yeterlidir.

  2. 02
    Yeri, tarihi ve durumu kayda geçirin

    Buluntunun konumunu, bulunduğu günü ve saati, nasıl ortaya çıktığını (sürüm, temel kazısı, fidan dikimi vb.) not edin; dokunmadan fotoğraflayın. Bu kayıt, üç günlük sürenin ne zaman başladığını gösterir.

  3. 03
    En geç 3 gün içinde yetkili makama haber verin

    En yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara, diğer yerlerde kaymakamlık ya da valiliğe bildirin. Askerî garnizon ve yasak bölgelerde bildirim üst komutanlığa yapılır (m. 4/1-2).

  4. 04
    Bildirimi yazılı yapın, kayıt alın

    Dilekçenizi evrak kaydına verip tarih ve sayı alın. Kanun bildirim için belirli bir şekil öngörmese de yazılı ve kayıtlı bildirim, süresinde haber verdiğinizin en sağlam kanıtıdır.

  5. 05
    Makamlar tedbir alır ve süreci yürütür

    Muhtar aynı gün mülki amire, mülki amir ise on gün içinde Kültür ve Turizm Bakanlığına ve müze müdürlüğüne yazıyla bildirir (m. 4/3). Taşınır eserler tasnif ve tescile tabi tutulur (m. 25).

TARİHİ ESER BULUNDUĞUNDA BİLDİRİM SÜRECİ

Bildirimi alan muhtar, mülki amir veya diğer ilgili makamlar eserin muhafazası ve güvenliği için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu nedenle eseri kendiniz taşımaya, bir yere götürmeye ya da evde saklamaya çalışmanız gerekmez; aksine, eseri evde tutmak ileride “neden bildirilmedi” sorusunu doğurabilir. Kanunun tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 2863 sayılı Kanun metninden ulaşabilirsiniz.

Tarihi eser bulunduğunda bilinmesi gereken altı temel kural (2863 sayılı Kanun).

Hangi Buluntular “Tarihi Eser” (Kültür Varlığı) Sayılır?

Kanunun dilinde “tarihi eser” yerine “kültür varlığı” ifadesi kullanılır. 2863 sayılı Kanun m. 3’e göre kültür varlıkları; tarih öncesi ve tarihî devirlere ait, bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili, yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır. Tarlada bulunan bir obje bu tanıma girip girmediği uzman incelemesiyle belirlenir; bulanın kendi kanaati belirleyici değildir.

Kanunun 23. maddesi korunması gerekli taşınır varlıklara geniş bir örnek listesi verir: sikkeler, heykeller ve figürinler, çini ve seramik kap kacak, kemik veya madenî aletler, silahlar, süs eşyaları, mühürler, yazılı veya tasvirli levhalar, hayvan ve bitki fosilleri, insan iskeletleri bunlardan bazılarıdır. Taşınmaz örnekleri ise m. 6’da sayılır; höyükler, tümülüsler, kaya mezarları, sarnıçlar, mozaikler ve eski duvar kalıntıları bu kapsamdadır.

Bir istisnayı da bilmek gerekir: m. 23’e göre Osmanlı padişahlarından Abdülmecit, Abdülaziz, V. Murat, II. Abdülhamit, V. Mehmet Reşat ve Vahidettin dönemine ait sikkeler ve aynı çağdaki sikkeler, tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabilir. Ancak bu istisna yalnızca sayılan döneme ilişkindir; elinizdeki sikkenin hangi döneme ait olduğunu kendi başınıza belirlemeye çalışmak yerine bildirimi yapmanız daha güvenlidir. Bildirilen buluntu korunması gerekli nitelikte değilse kanun, bunun sahibine belgeyle iade edilmesini öngörür (m. 25, m. 64/d).

Kendi Tarlamda Bulduğum Tarihi Eser Kimin Olur?

Kendi tarlanızda bulduğunuz korunması gerekli bir kültür varlığı sizin olmaz; 2863 sayılı Kanun m. 5’e göre özel mülkiyetteki taşınmazlarda bulunan ya da ileride ortaya çıkacak korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir. Tapunun size ait olması, toprağın altındaki tarihi eserin mülkiyetini size vermez.

Bu varlıkların Devlet elinde ve müzelerde bulundurulması, korunması ve değerlendirilmesi Devlete aittir (m. 24). Bildirilen taşınır varlıklar Bakanlıkça tasnif ve tescile tabi tutulur; müzede bulunması gerekenler usulüne uygun olarak müzeye alınır. Tasnif ve tescil dışında bırakılanlar ise sahibine bir belgeyle iade edilir ve sahibi bunlar üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilir; bir yıl içinde alınmayanlar müzede saklanabilir veya Devletçe satılabilir (m. 25).

Tarihi Eseri Bildirene İkramiye Verilir mi?

Evet, süresinde bildirim yapılması şartıyla ve eserin nerede bulunduğuna göre ikramiye verilebilir. 2863 sayılı Kanun m. 64, taşınır kültür varlıklarını m. 4’teki makamlara ve süreler içinde haber verenler için farklı oranlar öngörür; kendi mülkünüzdeki buluntu için ise ikramiye öngörülmemiştir. İkramiyenin tahakkuk ve ödeme işlemleri yönetmelik esaslarına göre yürütülür.

2863 SAYILI KANUN M. 64’E GÖRE İKRAMİYE
Eserin bulunduğu yer / durum Kanuni sonuç
Bulanın kendi mülkü m. 24 ve 25 uygulanır; ayrıca ikramiye verilmez.
Başkasının mülkü Bakanlıkça takdir edilen bedelin %80’i, bulan ile mülk sahibi arasında yarı yarıya paylaştırılır.
Devlete ait arazi Takdir edilen bedelin %40’ı bulana ikramiye olarak verilir.
Korunması gerekli nitelikte olmayan buluntu m. 25’teki işlem uygulanır (belgeyle iade); ikramiye verilmez.
Süresinde bildirilmediği için “gizlenmiş” sayılan eser Haber verenlere ve yakalayan kamu görevlilerine 1905 sayılı Kanun’daki oranlara göre ikramiye verilir.
Birden fazla bulan / haber veren İkramiye bunlar arasında eşit paylaştırılır.

Tablonun son satırlarına dikkat: süresinde haber verilmeyen eser kanun gözünde “gizlenmiş” sayılır ve ikramiye bu kez eseri bildiren üçüncü kişilere ya da yakalayan görevlilere gider. Bildirimi geciktirmek, hem ikramiye hakkını hem de cezai güvenliği aynı anda kaybettirebilir.

Tarihi Eseri Bildirmezsem Ne Olur? Cezası Nedir?

Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, 2863 sayılı Kanun m. 67/1 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için yükümlülüğün bilerek ihlal edilmesi ve geçerli bir mazeretin bulunmaması gerekir; süre ise m. 4’teki üç gündür.

Uygulamada dosyaların büyük kısmı, eserin ne zaman bulunduğu ve bulanın eserin tarihi niteliğini bilip bilmediği sorusu etrafında döner. Yargıtay’ın tam metnini incelediğimiz kararları bu iki noktayı somut olaylar üzerinden gösteriyor:

Üç gün dolmadan ele geçirilen eser: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 26.12.2019 tarihli, 2017/1935 Esas, 2019/12355 Karar sayılı kararına konu olayda sanığın evinde bir mermer lahit parçası ve bir mermer masa ayağı ele geçirilmiş; sanık bunları iki gün önce sürülmüş bir tarlada görüp beğendiği için aldığını savunmuştur. Daire, bildirim için bulunma tarihinden itibaren üç günlük süre bulunduğunu, eserin henüz iki gün önce bulunduğunun iddia edildiğini ve bu savunmanın aksine delil elde edilemediğini belirterek bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiş ve mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

“Değerli olduğunu bilmiyordum” savunması: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.04.2015 tarihli, 2014/11644 Esas, 2015/5630 Karar sayılı kararında, otogarda yapılan üst aramasında montunun cebinde altı sikke bulunan sanık, bunları tarlada çalışırken bulduğunu ve değerli olduklarını bilmediğini söylemiştir. Daire, fotoğraflardan sikkelerin oldukça eski ve tarihi eser görünümünde olduğunun kolaylıkla anlaşılabildiğini, savunmanın hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, ancak ticari amaçla alım veya satışa arz edildiğine dair delil de bulunmadığını belirterek eylemin m. 67/1’deki bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu sonucuna varmış ve mahkûmiyeti onamıştır.

Bahçede bulunup üzeri kapatılan mozaik: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 18.04.2024 tarihli, 2020/12027 Esas, 2024/1825 Karar sayılı kararında ilk derece mahkemesi, arkeolojik sit alanındaki evinin bahçesinde mozaik bulunan sanığı izinsiz kazı suçundan (m. 74/1) cezalandırmıştır. Sanık mozaiği yıllar önce fidan dikerken bulduğunu, üzerini kapattırdığını ve kazı yapmadığını savunmuştur. Daire, bu savunma karşısında eylemin m. 67/1’deki bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturacağını belirterek hatalı nitelendirme gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Bu kararlardan çıkan pratik ders şudur: Rastlantıyla bulunan bir eserde asıl risk bulmak değil, bulduktan sonra susmaktır. Üç günlük süre içinde yapılan bildirim, bildirmeme suçunun önünü baştan keser. Süre geçmişse de eserin bulunma tarihi, nasıl bulunduğu ve eserin görünümü gibi olgular savunmanın merkezinde yer alır.

Bulduğum Eseri Satarsam, Birine Verirsem veya Yurt Dışına Çıkarırsam Ne Olur?

Bildirimi yapılmamış bir kültür ve tabiat varlığını satışa arz eden, satan, veren, satın alan veya kabul eden kişi m. 67/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır; bu durumda m. 67/1’deki bildirmeme suçundan ayrıca ceza verilmez. Eseri yurt dışına çıkarmanın cezası ise m. 68’e göre beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

2863 SAYILI KANUNDAKİ BAŞLICA SUÇLAR VE CEZALARI
Fiil Madde Öngörülen ceza
Bildirim yükümlülüğüne bilerek ve mazeretsiz aykırılık m. 67/1 6 ay – 3 yıl hapis
Bildirilmemiş varlığı satışa arz etme, satma, verme, satın alma, kabul etme m. 67/2 2 – 5 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası (ayrıca m. 67/1 cezası verilmez)
Ticareti yasak olmayan taşınır kültür varlığının izinsiz ticareti m. 67/3 6 ay – 3 yıl hapis
Kültür ve tabiat varlığını yurt dışına çıkarma m. 68 5 – 12 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası
Taşınır kültür varlıklarına ilişkin m. 24’e aykırı hareket m. 70 1 – 3 yıl hapis + 3.000 güne kadar adli para cezası
Kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj m. 74/1 2 – 5 yıl hapis (sit veya korunan alan değilse ceza üçte bir indirilir)
İzinsiz define araştırma m. 74/2 3 ay – 2 yıl hapis

“Bulmadım, bana verildi” savunmasının sonucu: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 15.09.2022 tarihli, 2018/3188 Esas, 2022/5720 Karar sayılı kararında evinde bir sikke ele geçirilen sanık, sikkeyi yıllar önce bir arkadaşının verdiğini savunmuştur. Daire, bildirim yükümlülüğünün m. 4 kapsamında “bulan” ve arazisinde varlık bulunduğunu bilen kişiler için öngörüldüğünü, bu savunma karşısında bir bulmadan söz edilemeyeceğini ve eylemin m. 67/2’deki kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu oluşturduğunu belirterek m. 67/1’den kurulan hükmü bozmuştur (bozma sanığın temyizi üzerine yapıldığından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmuştur).

Bu karar, bulunan bir eserin aile içinde ya da tanıdıklar arasında “hediye” edilmesinin de masum bir davranış olmadığını gösteriyor: m. 67/2’deki “veren” ve “kabul eden” ifadeleri, satış dışındaki el değiştirmeleri de kapsar. Sonradan bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak veya define aramak ise ayrı suçlardır; bu konuyu İzinsiz Define Aramanın Cezası Nedir? başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.

Eseri Sonradan Teslim Etmek Cezayı Azaltır mı?

2863 sayılı Kanun m. 74/3’te öngörülen indirim, metni gereği yalnızca izinsiz kazı, sondaj veya define arama suçlarını işleyerek kültür varlığı bulan kişiler için geçerlidir: bu kişi bulduğu varlığı soruşturma başlamadan önce mahallî mülkî amire teslim ederse mahkeme cezada üçte ikisine kadar indirim yapabilir. İndirim takdire bağlıdır ve m. 67’deki bildirmeme suçu için kanunda benzer bir hüküm bulunmaz.

Bu ayrım, sıkça karıştırılan bir noktadır. Tarlasını sürerken tesadüfen eser bulan kişi için kanunun sunduğu asıl güvence, sonradan teslimdeki indirim değil, üç gün içinde yapılan bildirimdir. Süre kaçırılmış olsa bile soruşturma başlamadan eseri yetkili makama teslim etmek, kastın ve mazeretin değerlendirilmesinde, cezanın belirlenmesinde ve takdirî indirimlerde (TCK m. 62) dikkate alınabilecek bir olgudur; ancak tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz.

Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olursa, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) gündeme gelebilir; kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi ise ayrı şartlara bağlıdır. Bu konudaki ayrıntılar için Hapis Cezası Paraya Çevrilir mi? Seçenek Yaptırımlar (TCK 50) başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

El Konulan Tarihi Esere Ne Olur?

2863 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar nedeniyle el konulan taşınır kültür ve tabiat varlıkları m. 75 uyarınca müzeye teslim edilir. Yargıtay, bu özel hüküm karşısında ayrıca TCK m. 54’e göre müsadere kararı verilmesini hukuka aykırı bulmaktadır: yukarıda anılan 15.09.2022 tarihli kararda, eserin m. 75 gereğince müzeye teslimine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken müsaderesine de hükmedilmesi bozma nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir. 26.12.2019 tarihli kararda da ele geçirilen varlıkların akıbeti hakkında karar verilmemesi bozma gerekçeleri arasında yer almıştır.

Hakkımda Soruşturma Başladıysa Nelere Dikkat Etmeliyim?

Soruşturma başladıysa ilk ifadede eserin ne zaman, nerede ve nasıl bulunduğunu tutarlı biçimde anlatmak ve bu anlatımı destekleyen olguları (tarla sürüm tarihi, inşaat ruhsatı, tanıklar, fotoğraflar) erken aşamada ortaya koymak önemlidir. Bu suçlar kural olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanır; yurt dışına çıkarma (m. 68) gibi üst sınırı on yılı aşan suçlar ise ağır ceza mahkemesinin görevine girer.

Bilirkişi incelemesi bu dosyaların en kritik delilidir. Yargıtay’ın incelenen kararlarında, eserin korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı, tasnif ve tescile tabi bulunup bulunmadığı ve bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığı konusunda dosyanın tarafı konumundaki müze müdürlüğü uzmanlarının raporuyla yetinilmemesi, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerinden öğretim üyelerine inceleme yaptırılması gerektiği belirtilmiştir (26.12.2019 ve 15.09.2022 tarihli kararlar). Bilirkişi raporuna karşı itirazların bu açıdan değerlendirilmesi savunmanın önemli bir parçasıdır.

Hakkınızda bir işlem olup olmadığından emin değilseniz Hakkımda Soruşturma Olduğunu Nasıl Öğrenirim? başlıklı yazımız yol gösterebilir.

Tarihi eser bulanların sık yaptığı hatalar

Sonuç ve Değerlendirme

Tarlada, bahçede ya da inşaatta tarihi eser bulmak tek başına bir suç değildir; 2863 sayılı Kanun bulana yalnızca bir yükümlülük yükler: eseri en geç üç gün içinde müze müdürlüğüne, muhtara veya mülki amire bildirmek. Bu yükümlülük yerine getirildiğinde kişi cezai risk taşımaz, şartları varsa ikramiyeye de hak kazanabilir. Bildirmemek, eseri saklamak, satmak, başkasına vermek ya da yurt dışına çıkarmak ise fiile göre 6 aydan 12 yıla kadar uzanan hapis cezalarını gündeme getirir.

Her dosyada sonucu belirleyen olgular farklıdır: eserin ne zaman bulunduğu, niteliği, bulanın bilgisi ve eserin akıbeti somut delillerle değerlendirilir. Bu nedenle bildirim aşamasında veya bir soruşturma başladığında, yazıdaki genel açıklamaların somut olayınıza nasıl uygulanacağını ayrıca değerlendirmek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tarlamda tarihi eser buldum, kime bildirmem gerekir?

2863 sayılı Kanun m. 4’e göre en yakın müze müdürlüğüne bildirebilirsiniz. Köyde muhtara, diğer yerlerde kaymakamlık veya valilik gibi mülki idare amirlerine bildirim de kanuna uygundur. Buluntu askerî garnizon ya da yasak bölgedeyse bildirim usulüne uygun olarak üst komutanlığa yapılır.

Tarihi eseri bildirmek için kaç gün süre var?

Kanunun öngördüğü süre en geç üç gündür. Süre, eseri bulduğunuz ya da arazinizde kültür varlığı bulunduğunu öğrendiğiniz andan itibaren işler. Yargıtay’ın incelenen bir kararında, eserin bulunmasından sonraki üç gün dolmadan ele geçirildiği ve aksine delil bulunmadığı durumda bildirmeme suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Kendi tarlamda bulduğum tarihi eser benim olur mu?

Hayır, kural olarak olmaz. Kanun m. 5, özel mülkiyetteki taşınmazlarda bulunan korunması gerekli kültür varlıklarını Devlet malı sayar. Kendi mülkünüzde bulduğunuz eser için ikramiye verilmez; eser tasnif ve tescile tabi tutulur. Korunması gerekli görülmezse belgeyle size iade edilebilir.

Tarihi eser bulana ödül veya ikramiye verilir mi?

Süresinde bildirim yapılırsa bazı hâllerde verilir. Eser başkasının mülkünde bulunduysa takdir edilen bedelin yüzde 80’i bulan ile mülk sahibi arasında yarı yarıya paylaştırılır. Devlete ait arazide bulunduysa bedelin yüzde 40’ı bulana verilir. Bulanın kendi mülkündeki buluntu için ikramiye öngörülmemiştir.

Eserin tarihi olduğunu bilmiyordum, yine de ceza alır mıyım?

Bildirmeme suçu “bilerek” işlenebilen bir suçtur; bu nedenle gerçekten bilinmeyen bir durumda suçun manevi unsuru tartışılır. Ancak mahkeme, eserin görünümüne ve dosyadaki diğer delillere bakar. Yargıtay’ın incelenen bir kararında, sikkelerin tarihi eser görünümünün kolayca anlaşılabildiği gerekçesiyle “bilmiyordum” savunmasına itibar edilmemiştir.

Bulduğum tarihi eseri satarsam ne olur?

Bildirimi yapılmamış bir kültür varlığını satışa arz etmek, satmak, başkasına vermek, satın almak veya kabul etmek 2863 sayılı Kanun m. 67/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Bu durumda ayrıca bildirmeme suçundan ceza verilmez.

Eserin niteliğini ve hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim

Bildirim, ikramiye veya hakkınızda başlayan bir soruşturma konusunda somut olayınıza özgü değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, Çalışkan Hukuk Bürosu’nda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Özel ceza kanunlarından kaynaklanan suçlar, bu kapsamda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılık iddiasıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar, bilirkişi incelemesi, el koyma ve müzeye teslim süreçleri çalışma konuları arasındadır. Bu yazıda, tarlasında veya arsasında tarihi eser bulan kişilerin kanuni yükümlülüklerini güncel mevzuat ve tam metni incelenen Yargıtay kararları üzerinden aktarmaktadır. İletişim: 0 506 976 23 55.

Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

Mobil sürümden çık