Kısa cevap: İzinsiz define aramanın cezası, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m. 74/2 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapistir; fiil yurt dışına kültür varlığı kaçırma amacıyla ya da korumada görevli kişilerce işlenirse ceza iki katına kadar artırılır. Toprak kazılmışsa eylem m. 74/1’deki iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren izinsiz kazı suçu olur; kazı sit alanı veya korunan bir yer dışında yapılmışsa ceza üçte bir indirilir. Sonuç, yerin niteliğine ve kazı olup olmadığına göre değişir.
İzinsiz define arama cezası, dedektörle bir tarlada dolaşan ile kepçeyle derin çukur açan kişiyi aynı kefeye koymaz. Kanun koyucu yüzeysel aramayı ve kazıyı iki ayrı suç olarak düzenlemiş, Yargıtay da hangi suçun oluştuğunu belirlerken kazının yapılıp yapılmadığına ve aranan yerin sit alanı ya da korunması gerekli bir yer olup olmadığına bakmaktadır. Bu yazıda ceza aralıklarını, cezayı artıran ve azaltan hâlleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimalini, el konulan cihazların akıbetini ve tam metni incelenen üç Yargıtay kararını ele alıyoruz. Toprağınızdan tarihi eser çıktıysa atılacak adımları tarlada tarihi eser bulunduğunda yapılması gerekenler yazımızda ayrıca anlattık.
Bulunan eserin soruşturma başlamadan teslimi ve kovuşturma başlamadan yapılan açıklama, kanunda indirim nedeni olarak sayılmıştır; bu imkânlar belirli bir aşamadan sonra kullanılamaz. Dosyanıza özgü değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
İzinsiz define arama suçu nedir?
İzinsiz define arama suçu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsat almadan define, yani toprak altında ya da üstünde saklı tarihî değer taşıyan eşya aranmasıdır. Suç 2863 sayılı Kanun m. 74/2’de düzenlenir. Uygulamada bu suç, kazı yapılmadan, örneğin dedektörle yüzeyde yapılan aramayı karşılar; kazı varsa daha ağır olan m. 74/1 devreye girer.
Kanunun ilgili cümlesi şöyledir: “İzinsiz olarak define araştıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Madde, 23.01.2008 tarihli 5728 sayılı Kanun’un 416. maddesiyle bugünkü hâlini almıştır.
Kanunun koruduğu değer, tek tek eşyalar değil kültür mirasının bütünüdür. 2863 sayılı Kanun m. 3, kültür varlıklarını tarih öncesi ve tarihî devirlere ait, bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili yer üstünde, yer altında veya su altındaki taşınır ve taşınmaz varlıklar olarak tanımlar. m. 5 ise özel mülkiyetteki taşınmazlarda bulunan ya da ileride ortaya çıkacak korunması gerekli kültür varlıklarının Devlet malı niteliğinde olduğunu söyler. Bu nedenle “tarla benim, içinden çıkan da benimdir” düşüncesi hukuken karşılık bulmaz.
İzinsiz define arama cezası ne kadar?
Kısa Cevap: Kazı yapılmadan yürütülen izinsiz define araştırmada ceza üç aydan iki yıla kadar hapistir (m. 74/2). Kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondajda ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir (m. 74/1); kazı yeri sit alanı veya korunan yer değilse bu ceza üçte bir indirilir. Artırım ve indirim hâlleri ayrıca uygulanır.
Aşağıdaki tablo, 2863 sayılı Kanun m. 74’ün dört fıkrasındaki düzenlemeyi tek bakışta göstermektedir. İndirim oranlarının bir kısmı mahkemenin takdirine bırakılmıştır; bu nedenle somut cezayı ancak dosyanın tamamı belirler.
Hesaba basit bir örnekle bakmak faydalı olabilir: m. 74/1’de alt sınır iki yıldır. Kazı sit alanı dışında yapılmışsa bu cezanın üçte biri indirilir ve alt sınırdan hesaplanan ceza bir yıl dört aya iner. Mahkeme ayrıca TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim uygularsa ceza daha da düşebilir. Bu, örnek bir hesaplamadır; temel cezanın alt sınırdan belirleneceği garanti değildir.

Define araştırma ile izinsiz kazı arasındaki fark nedir?
İki suçu ayıran ölçüt, failin “define” mi yoksa “kültür varlığı” mı aradığı değil, kazının yapılıp yapılmadığıdır. Araziye fiziki müdahale olmadan yapılan yüzeysel arama m. 74/2 kapsamında kalır; toprak kazılmışsa eylem m. 74/1’deki izinsiz kazı suçudur. Bu ayrım cezayı doğrudan değiştirir: temel ceza üç ay–iki yıl yerine iki–beş yıl olur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.02.2016 tarihli, 2015/16381 Esas, 2016/2839 Karar sayılı kararında, Antalya’da bir kum ocağının girişinde iki kişi dedektör ve çapa ile suçüstü yakalanmış, çapa ile 10 cm derinliğinde 17 yeni kazı yapıldığı tespit edilmişti. İlk derece mahkemesi eylemi “izinsiz define araştırma” saymıştı. Daire, “kültür varlığı” ya da “define” bulma kastının iki suçu ayırmada ölçüt olmadığını, belirleyici olanın kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği olduğunu belirtmiştir. Kararda, yer m. 6 kapsamında olmadığından m. 74/1’den kurulacak temel cezadan üçte bir indirim yapılması gerektiği; kazılar tarımsal faaliyet için öngörülen 40 cm’lik derinliği aşmadığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüyle TCK m. 35 uyarınca indirim uygulanması gerektiği ifade edilmiş ve hüküm bozulmuştur.
Benzer bir ayrım Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.09.2021 tarihli, 2021/1808 Esas, 2021/5912 Karar sayılı kararında da yapılmıştır. Düzce’deki olayda sanıklar büyük bir kayanın etrafında kazma ve kürekle kazı yaparken yakalanmış, keşifte çukurun yaklaşık 2,5 metre derinlikte ve sit alanı dışında olduğu belirlenmişti. İlk derece mahkemesi m. 74/2’den 2 ay 15 gün hapis vermiş ve hükmün açıklanmasını geri bırakmış, sanık denetim süresinde yeni suç işleyince hüküm açıklanmıştı. Daire, kazı yapıldığı için eylemin m. 74/1 kapsamında kaldığını, yer korunan alan dışında olduğundan temel cezadan üçte bir indirim yapılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuş; temyiz yalnız sanık tarafından yapıldığından ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkını saklı tutmuştur.
Bu iki karar birlikte okunduğunda şu sonuç çıkar: kazı, sanık açısından her zaman daha ağır bir suç tipine yol açar; ancak kazının sığ kalması teşebbüs indirimi tartışmasını, yerin korunan alan dışında olması ise üçte bir indirimi gündeme getirebilir. Her iki kararda da sonuç, keşif ve bilirkişi raporuyla belirlenen olgulara dayanmıştır.
Sit alanı dışında dedektörle arama yapmak suç mu?
Yargıtay’ın incelenen kararlarına göre, sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun m. 6’da sayılan korunması gerekli yerler dışında, kazı yapmadan dedektörle arama yapılması m. 74/2’deki suçun unsurlarını oluşturmamaktadır. Bu nedenle bu dosyalarda ilk tartışılan konu, aramanın yapıldığı yerin hukuki niteliğidir; yer resmî yazılar ve gerektiğinde keşifle belirlenir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 20.02.2025 tarihli, 2023/3338 Esas, 2025/1840 Karar sayılı kararında, Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada sanık, başkasına ait bir tarlada dedektörle define ararken yakalanmıştı. İlk derece mahkemesi m. 74/2 ve TCK m. 62 uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası vermişti. İstinaf aşamasında koruma bölge kurulu müdürlüğü ile çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünden gelen yazılarla tarlanın ne doğal ne de arkeolojik sit alanında kaldığı anlaşılmış; bölge adliye mahkemesi, kazı olmaksızın yapılan yüzeysel aramada yerin sit alanı veya m. 6 kapsamında olmasının gerektiğini belirterek sanığın beraatine karar vermiştir. Yargıtay, katılan vekilinin temyiz istemini esastan reddederek bu kararı onamıştır.
Bu karar, “dedektörle yakalandım, her durumda ceza alırım” kaygısının her zaman doğru olmadığını göstermektedir. Ancak iki noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, aranan yerin bir höyük, tümülüs, ören yeri, eski mezarlık veya tescilli bir yapının çevresi olması hâlinde durum tamamen değişir; m. 6 bu tür yerleri tescil şartı aramadan koruma altına alır. İkincisi, toprakta kazı izi varsa tartışma artık m. 74/2 değil m. 74/1 üzerinden yürür ve izinsiz kazı yerin niteliğinden bağımsız olarak suçtur.
Define arama cezasını artıran hâller nelerdir?
m. 74/2’nin ikinci cümlesine göre fiilin yurt dışına kültür varlığı kaçırma amacıyla ya da kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza iki katına kadar artırılır. Artırım oranı mahkemenin takdirindedir; kanun yalnızca üst sınırı, yani iki katı belirlemiştir.
Görevli kişilerden kastedilen, bekçi, müze görevlisi, kazı denetçisi gibi kültür varlıklarını korumakla yükümlü kişilerdir. Yurt dışına kaçırma amacının ise somut delille ortaya konması gerekir; aranan eşyanın değerli olabileceği varsayımı tek başına bu amacı ispat etmez. Kültür varlığının fiilen satışa arz edilmesi, satılması veya satın alınması ise ayrı bir suç olarak m. 67/2’de düzenlenmiş olup iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
İzinsiz define aramada ceza indirimi veya cezasızlık mümkün mü?
Evet, 2863 sayılı Kanun m. 74 iki özel imkân tanır. Bulduğu kültür varlığını soruşturma başlamadan önce mahallî mülki amire teslim eden kişinin cezasında üçte ikiye kadar indirim yapılabilir (m. 74/3). Kendisini cihaz temin ederek bu fiile sevk eden kişilerin kimliğini kovuşturma başlayıncaya kadar açıklayan ve yakalanmalarını sağlayan kişi hakkında ise mahkeme indirim yapabileceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir (m. 74/4).
Bulunan eseri teslim etmek (m. 74/3)
Bu indirim, maddede tanımlanan suçların tamamı için, yani hem yüzeysel arama hem de izinsiz kazı için öngörülmüştür. Şartı, teslimin soruşturma başlamadan önce ve mahallî mülki amire, yani kaymakam veya valiye yapılmasıdır. Kanun “yapabilir” ifadesini kullandığından indirim zorunlu değildir; oranı da üçte ikiye kadar takdire bırakılmıştır. Kolluk olaya el koyduktan sonra yapılan teslim bu fıkranın kapsamına girmez; ancak TCK m. 62 kapsamında pişmanlık göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Cihaz temin ederek fiile sevk edenleri açıklamak (m. 74/4)
Bu hüküm yalnızca izinsiz define araştıran kişi için yazılmıştır. Açıklamanın kovuşturma başlayıncaya kadar, yani iddianame kabul edilmeden önce yapılması, ayrıca yalnız isim vermekle kalınmayıp kişilerin yakalanmasının sağlanması gerekir. Şartlar gerçekleşirse mahkeme ya indirim yapar ya da ceza verilmesine yer olmadığına karar verir; hangisinin uygulanacağı ve indirim oranı mahkemenin takdirindedir. Gerçeğe aykırı bir isim vermek ise iftira gibi başka suçların konusu olabileceğinden bu yola ancak gerçek bir bilgiyle ve dikkatle başvurulmalıdır.
Define aramasında teşebbüs olur mu?
Olabilir. TCK m. 35 uyarınca kişi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur ve cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yukarıda anılan 2016/2839 Karar sayılı kararında, 40 cm’yi aşmayan kazılarda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir.
Bu değerlendirme tek bir kararın olgusuna dayanır; her dosyada aynı derinlik ölçüsünün uygulanacağı söylenemez. Öte yandan yalnızca dedektörü çantasında taşırken yakalanmak ile arazide fiilen arama yaparken yakalanmak arasında önemli fark vardır: arama veya kazı hareketine hiç başlanmamışsa icra hareketinin varlığı ayrıca tartışılır. Tutanak, kroki, tanık beyanı ve olay yerindeki izler bu nedenle savunmanın merkezindedir.
İzinsiz define aramada HAGB, erteleme veya adli para cezası mümkün mü?
Mümkündür. m. 74/2’deki suçun üst sınırı iki yıl olduğundan hükmolunan ceza çoğu dosyada iki yılı aşmaz; bu durumda koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5) veya cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) gündeme gelir. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası ise adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m. 50).
CMK m. 231/6 uyarınca HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve varsa kamunun uğradığı zararın giderilmesi gerekir. HAGB verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur; bu sürede kasten yeni bir suç işlenirse hüküm açıklanır. Yukarıda anılan 2021/5912 ve 2025/1840 Karar sayılı kararlarda, ilk derece mahkemelerinin verdiği HAGB kararlarının sanıkların denetim süresinde yeni suç işlemesi nedeniyle açıklandığı görülmektedir. HAGB kararında hapis cezası ayrıca ertelenemez veya seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m. 231/7). Seçenek yaptırımların ayrıntısı için hapis cezası paraya çevrilir mi yazımıza bakabilirsiniz.
Dava zamanaşımı da sorulan konulardandır. TCK m. 66/1-e uyarınca beş yıldan fazla olmamak üzere hapis gerektiren suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır. m. 74/1 ve m. 74/2’deki suçların üst sınırları, m. 74/2’deki iki katına kadar artırım dikkate alınsa bile beş yılı aşmadığından, bu suçlar için zamanaşımı süresi kural olarak sekiz yıldır; kesme ve durma sebepleri ayrıca hesaba katılır.
Dedektör ve kazı aletlerine ne olur?
Suçta kullanılan dedektör, kazma, kürek gibi eşyaya soruşturma aşamasında el konulur ve mahkûmiyet hâlinde kural olarak müsadere edilir. TCK m. 54/1, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın müsaderesini öngörür. Ele geçen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ise 2863 sayılı Kanun m. 75 uyarınca müzeye teslim edilir.
Cihaz başka bir kişiye aitse ve o kişi suçtan habersizse, bu durumun belgelenmesi müsadereye karşı ileri sürülebilir. TCK m. 54/3 ayrıca, suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça göre daha ağır sonuç doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı durumlarda müsadereye hükmedilmeyebileceğini düzenler. HAGB kararında da müsadereye ilişkin hükümlerin uygulanmaya devam ettiği unutulmamalıdır (CMK m. 231/5). Müsaderenin genel kuralları için eşya ve kazanç müsaderesi yazımız yol gösterici olacaktır.
Kendi tarlamda define aramak suç mu?
Taşınmazın kişiye ait olması izin yerine geçmez. Define aramak için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatname alınması gerekir (m. 50); izinsiz yüzeysel arama korunan bir yerde m. 74/2’deki suçu, izinsiz kazı ise yerin niteliğine bakılmaksızın m. 74/1’deki suçu oluşturabilir. Arazide kültür varlığı bulunduğunu bilen malik ve zilyetlerin ayrıca bildirim yükümlülüğü vardır.
2863 sayılı Kanun m. 4 uyarınca kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar ile malik oldukları veya kullandıkları arazide böyle bir varlık bulunduğunu bilen malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara, diğer yerlerde mülki idare amirine bildirmek zorundadır. Bu yükümlülüğe mazeretsiz ve bilerek aykırı davranmak, m. 67/1 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis gerektirir. Dolayısıyla tarladan bir eser çıktığında yapılacak doğru iş, aramaya devam etmek değil, bildirimde bulunmaktır.
Yasal olarak define arama izni nasıl alınır?
Define arama ruhsatnamesi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilir (2863 sayılı Kanun m. 50). Sit alanları, m. 6 kapsamındaki korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile mezarlıklar için ruhsat verilmez. İzin kişiseldir: aynı süre içinde birden fazla yerde izin verilmez, izin devredilemez ve bu iş için başkası vekil kılınamaz.
Aramada bakanlık ve diğer kamu kurumlarından gönderilecek temsilcilerin yolluk, yevmiye ve zorunlu giderleri arayıcı tarafından karşılanır; gerekli ödenek bakanlıkça peşin tahsil edilir. Ruhsatın verilmesi, istenecek belgeler, aramanın yürütülmesi ve çıkan defineden arayıcıya tanınacak haklar yönetmelikle düzenlenir. Başvuru sürecinin ayrıntıları için ilgili il kültür ve turizm müdürlüğüne başvurulması gerekir.
İzinsiz define arama davasına hangi mahkeme bakar, süreç nasıl işler?
İzinsiz define arama ve izinsiz kazı suçlarında dava asliye ceza mahkemesinde görülür. 5235 sayılı Kanun m. 12, ağır ceza mahkemesinin görevini kural olarak on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlar; m. 74’teki suçların üst sınırları bunun altında kaldığından görev asliye ceza mahkemesine aittir (5235 s.K. m. 11). Kültür ve Turizm Bakanlığı davaya katılan sıfatıyla dahil olabilir.
İZİNSİZ DEFİNE ARAMA DOSYASINDA SÜREÇ
Bu süreçte sanık açısından en kritik aşama çoğu zaman yerin niteliğinin tespitidir. Yukarıda anılan 2021/5912 Karar sayılı kararın konusu olan dosyada keşif, arkeolog ve sanat tarihçisi bilirkişiler refakatinde yapılmış; kazının derinliği ve yerin sit alanı dışında kaldığı bu keşifle belirlenmiştir. Kazı derinliği, kazı izlerinin sanığa ait olup olmadığı ve aramanın hangi parselde yapıldığı da aynı keşifle netleşir.
Sonuç ve Değerlendirme
İzinsiz define arama cezası tek bir rakamla ifade edilemez. Kazı yapılmadan korunan bir yerde yürütülen arama üç ay–iki yıl, kültür varlığı bulmak amacıyla yapılan izinsiz kazı ise iki–beş yıl hapis gerektirir; kazı yeri korunan alan dışındaysa ceza üçte bir indirilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin incelenen kararlarında, sit alanı dışında kazısız dedektör aramasının bu suçu oluşturmadığı, kazı varsa ise eylemin m. 74/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut dosyada sonucu belirleyen olgular; aramanın yapıldığı yerin hukuki niteliği, kazının varlığı ve derinliği, yakalanma anındaki tespitler ve bulunan bir eser varsa bunun teslim edilip edilmediğidir. m. 74/3 ve m. 74/4’teki indirim imkânları belirli aşamalara bağlanmıştır; bu aşamalar geçtikten sonra kullanılamaz. Hiçbir dosyada sonuç önceden garanti edilemez; değerlendirme dosyadaki delillere göre yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
İzinsiz define aramanın cezası kaç yıl?
2863 sayılı Kanun m. 74/2 uyarınca izinsiz define araştırmanın cezası üç aydan iki yıla kadar hapistir. Fiil yurt dışına kültür varlığı kaçırma amacıyla ya da korumada görevli kişilerce işlenirse ceza iki katına kadar artırılır. Toprak kazılmışsa eylem çoğunlukla m. 74/1’deki iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren izinsiz kazı suçu olarak değerlendirilir.
Dedektörle define aramak suç mu?
Dedektörle yüzeysel arama, aranan yer sit alanı veya 2863 sayılı Kanun m. 6 kapsamında korunması gerekli bir yerse izinsiz define araştırma suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin incelenen kararlarında, sit alanı ve korunan yer dışında kazı yapılmadan dedektörle arama yapılmasının bu suçun unsurlarını oluşturmadığı kabul edilmiştir. Yerin niteliği keşif ve resmî yazılarla belirlenir.
Kendi tarlamda define aramam suç olur mu?
Tarlanın size ait olması tek başına izin yerine geçmez. 2863 sayılı Kanun m. 5 uyarınca özel mülkiyetteki taşınmazlarda bulunan veya ileride çıkacak korunması gerekli kültür varlıkları Devlet malı niteliğindedir. Tarlada kazı yapılması m. 74/1 kapsamında değerlendirilebilir; yer sit alanı değilse ceza üçte bir indirilir. Bulunan varlığı üç gün içinde bildirmemek de ayrıca suçtur (m. 67/1).
İzinsiz define aramada hapis cezası ertelenir veya HAGB verilir mi?
Verilebilir; ancak otomatik değildir. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5) ya da erteleme (TCK m. 51) gündeme gelir. Bir yıl veya daha az hapis seçenek yaptırıma çevrilebilir (TCK m. 50). Sanığın geçmişi, pişmanlığı ve mahkemenin kanaati belirleyicidir.
Define ararken yakalandım, dedektörüm geri verilir mi?
Kural olarak hayır. TCK m. 54/1 uyarınca kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın, iyiniyetli üçüncü kişiye ait değilse müsaderesine hükmolunur. Cihaz başkasına aitse ve sahibi suçtan habersizse iade talebinde bulunulabilir. Beraat hâlinde müsadere şartları ayrıca değerlendirilir; 2863 kapsamında ele geçen kültür varlıkları ise müzeye teslim edilir (m. 75).
Define arama izni nasıl alınır?
2863 sayılı Kanun m. 50 uyarınca define arama ruhsatnamesini Kültür ve Turizm Bakanlığı verir. Sit alanları, m. 6 kapsamındaki korunması gerekli taşınmazlar ve mezarlıklar için izin verilmez. Aynı süre içinde birden fazla yer için izin alınamaz, izin devredilemez ve bakanlık temsilcilerinin giderlerini arayıcı karşılar. Ayrıntılar yönetmelikle düzenlenir.
Aranan yerin sit alanı olup olmadığı, kazı tespiti ve indirim imkânları her dosyada farklıdır. Tutanak, iddianame veya keşif raporunu birlikte inceleyerek durumunuzu değerlendirebiliriz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, ceza hukuku alanında çalışmakta ve özel ceza kanunlarından kaynaklanan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafilik yapmaktadır. Çalışkan Hukuk Bürosu, Kartal Cevizli’de, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yakınında yer alır. Bu yazı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metinleri ile tam metni incelenen Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararları esas alınarak hazırlanmıştır. Kanun metinlerinin tamamına 2863 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu bağlantılarından ulaşılabilir. İletişim: 0 506 976 23 55.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.