Site icon Av. Burakhan Çalışkan

Sancaktepe Kira Avukatı | Eş, Kefil ve Mirasçılar

Sancaktepe kira avukatı: aile konutunda eşin rızası, kefaletin sınırları ve kiracının ölümü

Kısa cevap: Kira sözleşmesi çoğu zaman iki kişiden fazlasını bağlar. Aile konutunda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez ve kiracı olmayan eş bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelebilir (TBK m.349, TMK m.194). Kefalet yazılı olmak, azamî miktar ve tarih içermek ve bunlar kefilin el yazısıyla yazılmak zorundadır; gerçek kişi kefaleti on yılda kendiliğinden sona erer (m.583, 598). Kiracının ölümünde ise birlikte oturanlar sözleşmeyi sürdürebilir (m.356).

Bu sayfa kira hukukunun taraf sayısını değiştiren ama en az yazılan tarafına odaklanıyor: eş, kefil ve mirasçılar. Tahliye sebepleri, kira artışı ve tespit davası, ayıp ve onarım ile tadilat kuralları diğer sayfalarımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Sancaktepe’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyoruz: kira avukatı hangi uyuşmazlıklara bakar, aile konutunda eşin rızası neyi değiştirir, kefalet hangi şartlarla geçerlidir, kefilin sorumluluğu ne kadar sürer ve kiracının ölümünde sözleşme ne olur.

Azamî miktarı el yazısıyla yazılmamış kefalet geçerli değildir

Kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; bu unsurlar kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır (TBK m.583). Sözleşmenizi değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Kira Avukatı Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?

Kısa cevap: Dosyalar üç eksende toplanır — sözleşmenin kurulması ve güvenceler (kefalet, depozito, aile konutu), sözleşme süresince (kira bedeli, ayıp, kullanım) ve sona erme (fesih, tahliye, ölüm hâlinde devam).

Kira avukatı hangi uyuşmazlıklara bakar?
Konu İçerik
Sözleşmenin kurulması Konut ve çatılı işyeri sözleşmelerinin hazırlanması, güvence ve kefalet düzeninin kurulması
Aile konutu Eşin rızası, kiracı olmayan eşin sözleşmeye taraf olması ve tapuya aile konutu şerhi
Kefalet Kefaletin şekil şartları, azamî miktar, eşin rızası ve on yıllık sürenin işletilmesi
Ölüm hâlinde Kiracının ölümünde sözleşmenin devamı, birlikte oturanların durumu, mirasçıların fesih hakkı
Tahliye Tahliye sebepleri, tahliye davaları ve tahliye talepli icra takipleri
Kira bedeli Artış oranı, kira tespiti ve uyarlama talepleri
Ayıp ve onarım Kiralanandaki ayıpların giderilmesi, kira indirimi ve zarar talepleri
Alacak takibi Kira alacağının tahsili ve güvence bedelinin çözülmesi

Tahliye talepleri için Sancaktepe kiracı tahliye ve ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira bedelinin güncellenmesi için kira tespit davası sayfamıza bakabilirsiniz.

Sözleşmenin taraflarını genişleten üç kural

Aile Konutunda Eşin Rızası

Kısa cevap: Kiracı, aile konutuna ilişkin sözleşmeyi eşinin açık rızası olmadıkça feshedemez; rıza alınamazsa hâkimden karar istenebilir. Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bu hâlde kiraya veren bildirimlerini her ikisine ayrı ayrı yapmak zorundadır.

Aile konutunda eşin rızası
Konu Kural Madde
Fesih yasağı Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez TBK m.349/1
Rıza alınamazsa Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir m.349/2
Eşin taraf olması Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur TMK m.194/4
Ayrı ayrı bildirim Kiracı olmayan eş taraf sıfatını kazanmışsa kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır TBK m.349/3
Genel kural Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz TMK m.194/1
Tapu şerhi Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir TMK m.194/3

Bu düzenleme iki yönlü çalışır. Kiracı bakımından bir sınırlama getirir: tek imzayla fesih mümkün değildir. Kiraya veren bakımından ise bir usul yükü doğurur: eş sözleşmeye taraf olmuşsa, fesih bildirimi ve ödeme süresi ikisine ayrı ayrı bildirilmelidir; tek tarafa yapılan bildirim eksik kalır ve tahliye sürecini geçersiz kılabilir. Aile konutuna ilişkin diğer talepler için Sancaktepe boşanma avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Kira Sözleşmesinde Kefalet

Kısa cevap: Kefalet yazılı olmalı, azamî miktar ve kefalet tarihi içermeli ve bu unsurlar müteselsil kefil sıfatıyla birlikte kefilin el yazısıyla yazılmalıdır. Evli kefilde eşin yazılı rızası ve bunun en geç sözleşmenin kurulması anında verilmiş olması aranır. Gerçek kişi kefaleti on yılda kendiliğinden sona erer.

Kira sözleşmesinde kefalet
Konu Kural Madde
Şekil şartı Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz TBK m.583/1
El yazısı zorunluluğu Kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır m.583/1
Sonraki değişiklikler Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz m.583/3
Eşin rızası Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir m.584/1
Rızanın zamanı Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır — sonradan verilen rıza eksikliği gidermez m.584/1
Rıza gerekmeyen değişiklikler Kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına, adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez m.584/2
On yıllık sınır Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar m.598/3
Uzatma Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir m.598/5
Asıl borç sona ererse Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur m.598/1

Uygulamada kefaletlerin geçersiz sayılmasının en sık sebebi, matbu sözleşme metninin altına yalnızca imza atılmış olmasıdır. Kanun bunu yeterli görmez: azamî miktar, tarih ve müteselsil kefil sıfatı kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır. İkinci sık sorun, kira bedeli artırıldığında kefilin sorumluluğunun kendiliğinden arttığının varsayılmasıdır; oysa sorumluluğu artıran değişiklikler aynı şekle ve miktar artışı bakımından eşin rızasına tâbidir.

Kiracının Ölümü ve Birlikte Oturanlar

Kısa cevap: Sözleşme kendiliğinden sona ermez. Mirasçılar yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilir (m.333); buna karşılık ölen kiracıyla aynı konutta oturanlar ile işyerinde ortaklar ve aynı mesleği yürüten mirasçıları sözleşmeyi taraf olarak sürdürebilir (m.356).

Kiracının ölümü ve birlikte oturanlar
Konu Kural Madde
Sözleşme sona ermez Kiracının ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; kanun mirasçılara bir seçim hakkı tanır TBK m.333
Mirasçıların fesih hakkı Kiracının ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilirler m.333
Konut ve çatılı işyerinde Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler m.356
Şartı Bu kişilerin sözleşmeyi sürdürebilmesi sözleşmeye ve kanun hükümlerine uymalarına bağlıdır; aksi hâlde genel fesih ve tahliye sebepleri işletilebilir m.356
Kapsam Madde iki grubu ayrı ayrı sayar: işyeri bakımından ortaklar ve aynı mesleği yürüten mirasçıları, konut bakımından birlikte oturanlar m.356
Kefalet bakımından Kefil, ölüm hâlinde kendiliğinden sorumluluktan kurtulmaz; kefaletin kapsamı azamî miktar ve on yıllık süre çerçevesinde değerlendirilir m.583, 598
  1. 01
    Kiralananın niteliğinin belirlenmesi

    Taşınmaz aile konutu olarak kullanılacaksa, sözleşme kurulurken bunun sonuçları baştan bilinmelidir: kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez ve kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir.

  2. 02
    Kefalet metninin denetlenmesi

    Kefalet sözleşmesi yazılı olmalı, azamî miktar ve kefalet tarihi belirtilmeli, bu unsurlar ile müteselsil kefil sıfatı kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır. Bu unsurlardan birinin eksikliği kefaleti geçersiz kılar; matbu sözleşme ekleri bu nedenle tek tek kontrol edilir.

  3. 03
    Kefilin eşinin rızasının alınması

    Kefil evliyse, eşinin yazılı rızası aranır ve bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Sonradan alınan rıza bu eksikliği gidermez. Ticari işletme ve şirket ortağı kefaletleri gibi kanunda sayılan hâllerde ise rıza aranmaz.

  4. 04
    Sözleşme süresince değişikliklerin izlenmesi

    Kira bedeli artırıldığında veya kefilin sorumluluğu genişletildiğinde, bu değişikliğin kefile etkisi ayrıca değerlendirilir: kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz ve miktarı artıran değişiklikler bakımından eşin rızası yeniden gerekir.

  5. 05
    On yıllık kefalet süresinin takibi

    Gerçek kişi kefaleti, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Uzun süreli kira ilişkilerinde bu tarih takvime işlenir; uzatma isteniyorsa en erken sona ermeden bir yıl önce ve kefaletin şekline uygun yazılı açıklamayla yapılmalıdır.

  6. 06
    Ölüm hâlinde tarafların belirlenmesi

    Kiracı ölürse önce kimlerin sözleşmeyi sürdürebileceği belirlenir: ortaklar, aynı mesleği yürüten mirasçılar ve birlikte oturanlar. Mirasçılar sözleşmeyi sürdürmek istemiyorsa yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilirler.

Sözleşme kurulurken ve sona ererken izlenen yol

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Bu uyuşmazlıklarda — icra takibi yoluyla tahliye ve tahliye talepli icra takiplerine ilişkin istisnalar dışında — dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.

Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?

İlk başlık kiralananın niteliğidir: konut mu, çatılı işyeri mi ve aile konutu olarak kullanılıyor mu. Bu tespit, fesihte eşin rızasının aranıp aranmayacağını belirler.

İkincisi kefalet metnidir — yazılı mı, azamî miktar ve tarih var mı, bunlar kefilin el yazısıyla mı yazılmış, kefil evliyse eşin yazılı rızası zamanında alınmış mı.

Üçüncüsü tarihlerdir: kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarih ve on yıllık sürenin dolup dolmadığı. Dördüncüsü bildirimlerdir; eş sözleşmeye taraf olmuşsa fesih ve ödeme süresi bildirimleri ikisine ayrı ayrı yapılmış mı. Beşincisi ölüm hâlinde taraf tespitidir; konutta birlikte oturanlar veya işyerinde ortaklar sözleşmeyi sürdürüyor mu. Kira alacağının tahsili için Sancaktepe icra avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Gerçek kişi kefaleti on yılda kendiliğinden sona erer

Bir gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.598/3). Kefalet tarihinizi değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira avukatı hangi uyuşmazlıklara bakar?

Kira hukuku yalnızca tahliye ve kira artışından ibaret değildir. Başlıca konular: sözleşmenin kurulması, güvence ve kefalet düzeni, aile konutuna ilişkin özel kurallar, kiracının ölümü hâlinde sözleşmenin akıbeti, tahliye davaları ve tahliye talepli icra takipleri, kira bedelinin tespiti ve uyarlanması, ayıp ve onarım uyuşmazlıkları ile kira alacağının tahsili.

Aile konutunu tek başıma feshedebilir miyim?

Edemezsiniz: aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez (TBK m.349/1). Aynı kural Medenî Kanun’da da yer alır: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez (TMK m.194/1).

Eşim rıza vermiyorsa ne yapabilirim?

Hâkime başvurabilirsiniz: bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir (TBK m.349/2). Aynı imkân TMK m.194/2’de de düzenlenmiştir.

Sözleşmede adım yok ama evde oturuyorum, hakkım var mı?

Aile konutu söz konusuysa evet: aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur (TMK m.194/4). Yani hem hak hem sorumluluk doğar.

Eş taraf olursa kiraya veren kime bildirim yapar?

Her ikisine ayrı ayrı: kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m.349/3). Tek tarafa yapılan bildirim eksik kalır.

Aile konutu şerhi nasıl konur?

Maliki olmayan eşin talebiyle: aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m.194/3). Bu şerh, konutun devri ve üzerindeki hakların sınırlanması bakımından koruma sağlar.

Kira sözleşmesindeki kefalet nasıl geçerli olur?

Kanun üç unsuru birlikte arar: kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz (TBK m.583/1). Bu unsurlardan biri eksikse kefalet geçerli değildir.

El yazısı şartı tam olarak nedir?

Kefilin şu üç hususu kendi el yazısıyla yazması gerekir: sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini (TBK m.583/1). Yalnızca imza atılmış matbu bir metin bu şartı karşılamaz.

Kefilin eşinin rızası şart mı?

Kural olarak şarttır: eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir (TBK m.584/1). Ayrıca bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Rıza aranmayan hâller var mı?

Vardır: ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından mesleki faaliyetleriyle ilgili verilecek kefaletler ve kanunda sayılan bazı kredi kefaletleri için eşin rızası aranmaz (TBK m.584/3).

Kira artınca kefilin sorumluluğu da artar mı?

Kendiliğinden artmaz. Kanun iki sınır koyar: kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz (TBK m.583/3). Ayrıca kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına sebep olan değişiklikler için eşin rızası yeniden gerekir (m.584/2).

Kefalet süresiz olabilir mi?

Gerçek kişilerde olamaz: bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.598/3). Kefalet on yıldan uzun süre için verilmiş olsa bile kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.

Kefalet uzatılabilir mi?

Uzatılabilir ama sıkı şartlarla: kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir (TBK m.598/5). Yani erken yapılan uzatma beyanı sonuç doğurmaz.

Asıl borç biterse kefil ne olur?

Kefil de kurtulur: hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur (TBK m.598/1). Bu nedenle kira ilişkisinin sona erdiği ve borcun kapandığı tarihin belgelenmesi kefil bakımından belirleyicidir.

Kiracı ölürse sözleşme sona erer mi?

Ermez; mirasçılara seçim hakkı tanınır: kiracının ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilirler (TBK m.333). Fesih hakkı kullanılmazsa sözleşme devam eder.

Ölen kiracıyla birlikte oturanlar evde kalabilir mi?

Kanun bu imkânı açıkça tanır: ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler (TBK m.356).

İşyeri kirasında ölüm hâlinde durum farklı mı?

Aynı madde iki grubu ayrı ayrı sayar. İşyeri bakımından ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları; konut bakımından ise ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar sözleşmeyi sürdürebilir (TBK m.356). Her iki hâlde de şart sözleşmeye ve kanun hükümlerine uymaktır.

Kiracı öldüğünde kefilin sorumluluğu biter mi?

Kendiliğinden bitmez. Kefaletin kapsamı, sözleşmede yazılı azamî miktar ve on yıllık süre çerçevesinde değerlendirilir; asıl borç sona erdiğinde ise kefil de kurtulur (TBK m.583, 598). Bu nedenle ölüm sonrasında borcun hangi tarihe kadar işlediği ayrıca belirlenir.

Bu uyuşmazlıklar nerede görülür?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür ve — icra takibi yoluyla tahliye ile tahliye talepli icra takiplerine ilişkin istisnalar dışında — dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda kira hukuku dosyalarını takip etmektedir. Sancaktepe ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; kira sözleşmelerinin ve kefalet metinlerinin hazırlanmasından aile konutuna ilişkin rıza ve bildirim uyuşmazlıklarına, kiracının ölümü hâlinde tarafların belirlenmesinden tahliye davalarına kadar hem kiracı hem kiraya veren tarafında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.

Kaynaklar

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

Exit mobile version