Site simgesi Av. Burakhan Çalışkan

Hakkımda Soruşturma Olduğunu Nasıl Öğrenirim? (2026)

Hakkımda soruşturma olduğunu nasıl öğrenirim

📌 Kısa Cevap: Soruşturma kural olarak gizli yürütüldüğü için (CMK m.157) hakkınızdaki dosyayı çoğu zaman e-Devlet’ten sorgulayamazsınız. Gerçekçi yollar şunlardır: ifade çağrısı veya tebligat gibi resmî bir işlem, müdafilik görevlendirmesi ya da vekâletnameyle avukatın Cumhuriyet başsavcılığında dosyayı incelemesi (CMK m.153) ve gerektiğinde savcılığa yazılı bilgi talebi. Kısıtlama kararı varsa inceleme sınırlanabilir.

“Hakkımda şikâyet var mı, soruşturma açılmış mı, nereden öğrenirim?” sorusu hem kaygı hem de pratik bir ihtiyaçtan doğar: ifade tarihini kaçırmamak, yakalama emri çıkmadan harekete geçmek, yurt dışına çıkmadan önce engel olup olmadığını bilmek, zamanaşımı hesabı yapmak. Bu yazıda kanun metinlerine dayanarak hangi kaydın nerede tutulduğunu, hangi yolların gerçekte işe yaradığını, hangilerinin sınırlı kaldığını ve haklarınızı anlatıyoruz. Soruşturmanın ne olduğunu ayrıca “Soruşturma Nedir?” yazımızda anlattık; ifadeye çağrıldıysanız “İfade Vermeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?” yazımız da işinize yarar.

Hakkınızda soruşturma olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız

Dosya durumunu yetkili merciden sormak ve ifade öncesi stratejiyi belirlemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Soruşturma nedir, hakkımda “şüpheli” sıfatı ne zaman doğar?

CMK m.2’ye göre soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir. Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir; sanık ise kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Bu ayrım önemlidir, çünkü hangi aşamada olduğunuz hangi kaydın nerede görüneceğini belirler: soruşturma evresinde dosya Cumhuriyet başsavcılığındadır ve gizlilik kuralı işler; iddianame kabul edilip kovuşturmaya geçildikten sonra dosya mahkemeye gider.

Şüpheli sıfatı, her şikâyetle otomatik doğmaz. CMK m.158/6 uyarınca ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir; bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Bu işlemler ve kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir. Yani bazı şikâyetler hakkında hiç “soruşturma” açılmadan kapanır; bu kayıt da sizin sorgulayabileceğiniz bir kayıt değildir.

Soruşturmayı yürüten makam Cumhuriyet savcısıdır. CMK m.160 uyarınca savcı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlar; m.161 uyarınca doğrudan veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir. Uyuşturucu dosyalarında kolluğun yaptığı yakalama, arama veya adli emanete kayıt işlemleri savcılığa bildirilir ve soruşturma dosyası bu şekilde oluşur.

Neden her zaman önceden haber verilmez? Soruşturmanın gizliliği

CMK m.157/1: Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir. Bu kuralın iki yönü vardır. Bir yandan delillerin karartılması, şüphelinin kaçması gibi riskleri azaltır; öte yandan henüz suçluluğu sabit olmayan kişinin itibarını korur. TCK m.285 de gizliliği ihlali ceza yaptırımına bağlar: soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, belirtilen koşullarla bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (m.285/1); soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların gizliliğini ihlal eden kişi de aynı cezayla karşılaşır (m.285/2).

Bu nedenle, bir şikâyet yapıldığında şikâyet edilene bildirim yapılması kanunda öngörülmemiştir. CMK m.158 yalnızca ihbar veya şikâyetin nereye yapılabileceğini (Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk makamları; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılanların ilgili başsavcılığa gönderilmesi), yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabileceğini düzenler. Şikâyetçinin “ben savcılığa gittim” demesi dışında şüpheliye resmî bir haber verilmesini zorunlu kılan bir hüküm bu maddede yer almaz. Dolayısıyla şikâyetin varlığını öğrenmek için çoğunlukla bir adli işlemi beklemek ya da dosyayı yetkili merciden sormak gerekir.

Gizlilik kuralı sizin kendi soruşturmanız hakkında bilgi edinmenize mutlak bir engel de değildir. CMK m.153 müdafi eliyle dosya incelemesini düzenler; m.157’nin “savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla” ibaresi de bu dengeyi gösterir. Kısıtlama yalnızca kanunun saydığı hâllerde ve hâkim kararıyla mümkündür.

Soruşturmayı genellikle hangi anlarda öğrenirsiniz?

Uygulamada soruşturma çoğunlukla bir adli işlem sırasında veya bir resmî evrakla öğrenilir. Bu anların hukuki dayanağını ve neler yapılabileceğini aşağıdaki tablo özetler.

Soruşturmanın öğrenildiği tipik anlar
Öğrenme anı Dayanak Dikkat edilecek nokta
İfadeye çağrı (davetiye, tebligat, telefonla bilgilendirme) CMK m.145 Davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır
Yakalama veya gözaltı CMK m.90, 91, 147 İsnadın açıklanması, müdafi hakkı, susma hakkı ve yakınlara haber verilmesi hakları işler
Yakalama emri CMK m.98 Çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenebilir
Arama ve el koyma işlemi CMK m.116 vd. İşlemin tutanakları ve kararı dosyanın parçasıdır; avukat aracılığıyla incelenebilir
Savcılık veya mahkemeden gelen yazı Tebligat Kanunu m.10, 21 Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligat da geçerli olabilir
KYOK (takipsizlik) kararının tebliği CMK m.172/1 Karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir
İddianamenin tebliği ve kovuşturma CMK m.2/1-f Kovuşturmaya geçildiğinde dava dosyası mahkemeye gider

Tablodaki KYOK satırı özellikle önemlidir: m.172/1’e göre karar yalnızca suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Hakkınızda hiç ifade alınmadan takipsizlik kararı verildiyse, bu karar size tebliğ edilmeyebilir. Bu sizin için bir sorun doğurmayabilir; ancak aynı fiilden dava açılamaması için aranan koşul m.172/2’ye göre “yeni delil elde edilmemesi ve sulh ceza hâkimliğince bu konuda bir karar verilmemesi”dir. Dolayısıyla takipsizlik kararının varlığını bilmek, ileride yeni bir iddiayla karşılaştığınızda da önem taşır.

e-Devlet ve UYAP Vatandaş’ta soruşturma görünür mü?

Bu, en çok sorulan ve en çok yanlış anlaşılan konudur. Kanun metinlerinde vatandaşa soruşturma dosyasını elektronik ortamda gösterme yükümlülüğü yer almaz; uygulamada ise Adalet Bakanlığının e-Devlet üzerindeki dava dosyası sorgulama hizmeti ve UYAP Vatandaş portalı, esas olarak kişinin taraf olduğu ve mahkemeye intikal etmiş dosyaları listeler. Soruşturma aşamasındaki dosyaların bu ekranlarda kural olarak görünmediği, gizlilik kararı bulunan dosyaların ise hiç görünmeyebildiği yaygın olarak belirtilmektedir. Bu nedenle ekranda dosya çıkmaması “soruşturma yok” anlamına gelmez; dosya çıkması ise genellikle kovuşturma aşamasına gelindiğine işaret eder.

Uygulamada ekranların kapsamı ve menü adları değişebilir. Portalda “Dosya Sorgulama” veya benzeri bir bölüm bulunuyorsa kontrol etmekte sakınca yoktur; ancak o ekranda bir şey görmemenin hukuki bir güvence olmadığını akılda tutun. Ayrıca e-Devlet’ten alınan adli sicil belgesi de soruşturma kaydını göstermez: Adli Sicil Kanunu m.4 yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin adli sicile kaydedileceğini düzenler, soruşturma veya iddianame bu kayıt türüne girmez. Adli sicilin ne zaman oluştuğu ve silindiği için sabıka kaydı yazımıza bakabilirsiniz. Başka bir deyişle, “adli sicil kaydım temiz” olması, hakkımda soruşturma olmadığını kanıtlamaz.

Avukatla dosya incelemesi: CMK 153 ve vekâletname

En güvenilir yol, avukat aracılığıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılığında dosyayı sormak ve incelemektir. CMK m.153/1 uyarınca müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Müdafi iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri de inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (m.153/4). Müdafi, şüpheli veya sanıkla vekâletname aranmaksızın her zaman görüşebilir ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılan görüşmeler ve müdafi ile yazışmalar denetime tabi tutulamaz (m.154/1).

Uygulamada avukatın dosyaya erişimi için müdafilik görevlendirmesi veya vekâletname ibraz etmesi ve kimlik tespiti yapılması beklenir. Henüz hakkınızda ifadeniz alınmamış ve dosyada “şüpheli” olarak kaydınız bulunmuyorsa, savcılık kalemlerinin bu bilgiyi vermesi hususundaki uygulamalar kurumdan kuruma değişebilir. Bu nedenle başvurunun, kimliğinizi ve talebinizi açıkça gösteren bir dilekçeyle ve vekâletnameyle yapılması, sonucun yazılı olarak alınması önemlidir. Soruşturma dosyası yoksa veya henüz kaydınız oluşmamışsa savcılık bunu da bildirebilir; bu da çoğu zaman en net sonuçtur.

Müdafi bulunmak, dosyaya vâkıf olmanın ötesinde ifade öncesi stratejiyi belirlemeyi de sağlar. CMK m.147/1 uyarınca ifade alınırken kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkınız bildirilir, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu söylenir ve şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır. Bu haklarınızı bilmek, çağrıldığınızda ilk beyanı vermeden önce avukatınıza ulaşmanızı kolaylaştırır.

Yurt dışında yaşıyorsanız e-Devlet takibi ve konsolosluk vekaletnamesi için yurt dışında yaşayanların Türkiye’deki davaları rehberine bakabilirsiniz.

Savcılığa dilekçeyle bilgi talebi

Avukat tutmadan önce veya paralelinde, hakkınızda bir dosya olup olmadığını öğrenmek için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuru yapabilirsiniz. Başvuruda kimliğinizi, hangi tarihte hangi olayla ilgili bir işlem beklediğinizi (örneğin yakalandığınız tarih, şikâyet edildiğinize dair duyduğunuz bilgi) belirtmek, sonucun yazılı olarak verilmesini istemek ve gerekiyorsa vekâletnameyi eklemek yararlıdır. Bilgi talebinin sonucu gizlilik veya kısıtlama nedeniyle sınırlı gelebilir. Bu başvuru her durumda anında ve kesin bir yanıt vermeyebilir; kanun metni böyle bir yanıt süresi veya bildirim yükümlülüğü öngörmemiştir.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (4982) yoluyla soruşturmanın içeriğini öğrenmek ise kural olarak mümkün değildir. m.20 uyarınca açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanuni yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek veya hakkında dava açılmış kişinin adil yargılanma hakkını ihlal edecek nitelikteki adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler bu Kanunun kapsamı dışındadır; aynı madde CMK ve diğer özel kanun hükümlerini saklı tutar. Bu yüzden CİMER veya bilgi edinme başvurusunu dosya öğrenme yolu olarak düşünmek sonuç vermeyebilir; doğru yol CMK çerçevesinde müdafi eliyle başvurudur.

Dosya inceleme kısıtlaması: hangi hâllerde, neleri görebilirsiniz?

CMK m.153/2 uyarınca müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar yalnızca kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir. Sayılan suçlar arasında kasten öldürme, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188), suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar ile devlet sırlarına karşı suçlar, silah kaçakçılığı (6136 sayılı Kanun m.12), Bankacılık Kanunu m.160 kapsamındaki zimmet ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki suçlar yer alır. Kullanmak için uyuşturucu bulundurma veya kullanma suçu (TCK m.191) bu listede sayılmamıştır.

Kısıtlama kararı, savunma hakkının tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez. m.153/3 uyarınca yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında kısıtlama uygulanmaz. Kısıtlama hâlinde bile avukatın bu belgeleri incelemesi gerekir. Ayrıca gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, ancak m.154/2’de sayılan bazı suç grupları bakımından Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir ve bu zaman zarfında ifade alınamaz. Kısıtlama kararının varlığını öğrenmek için de avukat aracılığıyla savcılığa başvurmak gerekir; kararlara karşı itiraz yolları ayrıca incelenmelidir.

Çağrı, yakalama emri ve tebligat: hangi evrak size nasıl ulaşır?

İfadeye çağrı çoğu zaman davetiye şeklinde yapılır. CMK m.145/1, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişinin davetiye ile çağrılacağını, çağrılma nedeninin açıkça belirtileceğini ve gelmezse zorla getirileceğinin yazılacağını düzenler. Uygulamada kolluk telefonla da bilgi verebilir; ancak resmî işlem davetiye ve tebligattır. Davetiyede suçlamayı öğrenmeniz esastır, çünkü CMK m.147/1-b gereği ifade sırasında da yüklenen suç anlatılır.

Çağrıya uymamanın sonuçları vardır. CMK m.98/1, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebileceğini söyler. Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya savcının istemi üzerine hâkim ya da mahkemece düzenlenir (m.98/3). Yakalama emrinde kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir (m.98/4). Bu nedenle tebligatın size ulaşmadığı veya ulaşmadan işlem yapıldığı bir durumda, hakkınızda yakalama emri çıkması mümkündür. Yakalama kararı bulunup bulunmadığını soran kişinin en güvenli yolu, bir avukat aracılığıyla ilgili mercilerden yazılı bilgi istemesidir; e-Devlet’te bu sorguyu her durumda sağlayan bir hizmetin bulunduğunu söylemek doğru olmaz.

Tebligat usulü de önemlidir. Tebligat Kanunu m.10 uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres kabul edilir. m.21/2 uyarınca gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa bile, tebliğ memuru evrakı muhtara veya zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder, ihbarnameyi binanın kapısına yapıştırır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. m.35 uyarınca adresini değiştiren kimse yenisini hemen bildirmek zorundadır; bildirmez ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemezse, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bu hükümler, taşındığınız hâlde adres kaydınızı güncellemediyseniz önemli evrakı hiç görmeden tebliğ edilmiş sayılabileceğiniz anlamına gelir.

Elektronik tebligat konusunda m.7/a’ya bakmak gerekir. Baro levhasına yazılı avukatlar gibi sayılanlara elektronik tebligat zorunludur; bu kapsamın dışında kalan gerçek kişilere ise talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir ve bu durumda tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu hâle gelir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Dolayısıyla talebiniz üzerine e-tebligat adresi aldıysanız, e-Devlet veya ilgili hesabınızı düzenli kontrol etmeniz gerekir; aksi hâlde süreler işlemeye başlayabilir.

“Hakkımda şikâyet var mı?” ve ihbar kaydı sorusu

Birinin sizi şikâyet ettiğini düşünüyorsanız, kanun metinleri size otomatik bir bildirim hakkı tanımaz; ancak şikâyetin sonucu bakımından bazı güvenceler vardır. Şikâyet ve ihbar CMK m.158 uyarınca başsavcılığa veya kolluğa yapılır; soyut ve genel nitelikli ya da suç oluşturmadığı açıkça anlaşılan ihbar ve şikâyetlerde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez (m.158/6). Bu karar varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir; itirazın kabulü hâlinde soruşturma işlemleri başlatılır. Sizin için pratik sonuç, ihbar kaydının varlığının her zaman şüpheli sıfatı doğurmadığıdır; ancak kayıt, savcı, hâkim veya mahkeme dışında kimse tarafından görülemez.

Bir ihbar ve şikâyetin sizin hakkınızda yapıldığını öğrenmenin yolu çoğunlukla ya ifadenizin alınması ya da avukat aracılığıyla savcılığın bilgi vermesidir. Bu aşamada kendi kendinize delil toplamaya çalışmak, ihbarcıyla iletişime geçmek veya delilleri ortadan kaldırmak sakıncalıdır: bunlar sonradan aleyhinize yorumlanabilir ve ayrı suç oluşturabilir. Sonuçta cevabınız yine aynıdır: yazılı, belgeli ve avukat aracılığıyla ilerlemek en sağlıklı yoldur.

Yurt dışı çıkış yasağı, adli kontrol ve zamanaşımı: ek kontrol noktaları

Soruşturma veya dava varsa yurt dışına çıkışınız adli kontrol kapsamında kısıtlanmış olabilir. CMK m.109/3-a, adli kontrol yükümlülükleri arasında “yurt dışına çıkamamak” yükümlülüğünü sayar. Bu karar, tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine verilebilir (m.109/1) ve ilgili kararın tebliği yoluyla öğrenilir. E-Devlet’te yurda giriş ve çıkış kayıtlarına ilişkin sorgulama hizmetleri bulunduğu belirtilmektedir; ancak bu hizmetlerin her türlü yasak veya tedbiri gösterdiğini söyleyemeyiz. Bu nedenle seyahat öncesi emin olmak için ilgili merci veya avukat aracılığıyla durumu teyit etmek, havalimanında öğrenmeye çalışmaktan çok daha güvenlidir. Pasaport ve sicil ilişkisi için adli sicil kaydı ve pasaport yazımızı okuyabilirsiniz.

Zamanaşımı bakımından, TCK m.66/1 dava zamanaşımı sürelerini suçun cezasına göre belirler: beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl gibi. Süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar (m.66/6). Dava zamanaşımı, şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi hâllerinde kesilir ve yeniden işlemeye başlar (m.67/2-3); kesilme hâlinde süre kanundaki sürenin en fazla yarısına kadar uzar (m.67/4). Kaçak olduğuna karar verilen şüpheli veya sanık hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımı durur (m.67/1). Kolluk ifadesinin zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmadığına dikkat edin; metin “savcı huzurunda” demektedir. Uyuşturucu kullanma suçunda (TCK m.191/1) ceza beş yılı aşmadığı için temel dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır; ancak erteleme gibi özel hükümler zamanaşımını etkileyebilir (CMK m.171/4: erteleme süresince zamanaşımı işlemez). Bu hesabı kendi dosyanızda zamanaşımına güvenerek değil, avukat kontrolüyle yapın.

  1. 01
    Önce kayıtları ve evrakı toplayın

    Aldığınız davetiye, tebligat, tutanak, telefon bildirimi ve adres kayıt bilgilerinizi bir araya getirin.

  2. 02
    e-Devlet ve UYAP ekranlarını kontrol edin

    Dosya görünürse dosya numarasını not edin; görünmüyorsa ‘dosya yok’ sonucu çıkarmayın.

  3. 03
    Avukat ve vekâletname

    Müdafilik veya vekâletnameyle Cumhuriyet başsavcılığında dosya durumu ve inceleme talep edilir (CMK m.153).

  4. 04
    Yazılı bilgi talebi

    Gerekirse dilekçeyle başsavcılığa başvurulur; yanıt yazılı alınır ve kısıtlama olup olmadığı sorulur.

  5. 05
    İfade öncesi hazırlık

    İsnadı öğrenin, hakların (CMK m.147) bilinciyle müdafi eşliğinde ifade verin.

  6. 06
    Yakalama ve çıkış yasağı kontrolü

    Çağrıya uyulmadıysa yakalama emri riski için ilgili mercilerden avukat aracılığıyla teyit alın.

Soruşturmayı öğrenme adımları

Gizlilik kararı ve dolaylı öğrenme

Dosya inceleme kısıtlaması bulunan soruşturmalarda dahi, avukatınız kısıtlanamayan belgeleri (ifade tutanağı, bilirkişi raporu vb.) inceleyebilir. Kısıtlamanın kendisi hâkim kararına dayandığından, kararın kaldırılması veya daraltılması talebiyle ilgili CMK’daki kanun yollarına başvurulabilir. Bu aşamada karar ve itiraz kurallarının ayrıntısı dosyanın niteliğine göre değiştiği için, yalnızca genel kurallara dayanarak işlem yapmak yerine uzman bir avukattan görüş alınmalıdır.

Bazı hâllerde soruşturma, dosyayı doğrudan öğrenmeden, başka bir adli işlem yoluyla fark edilir; örneğin başka bir davada yazılan resmî yazı, banka veya kurumlardan gelen bilgi talebi gibi. Böyle durumlarda elinizdeki belgeyi saklayın, yorumlamaya çalışmayın ve avukatınızla birlikte ilgili mercie başvurun. Bu belgelerin hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilir.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

Sonuç ve değerlendirme

Soruşturma gizli yürütüldüğü için hakkınızdaki dosyayı kendi başınıza e-Devlet’ten görmek çoğu durumda mümkün olmaz. Bilgiye ulaşmanın hukuken sağlam yolları şunlardır: davetiye veya tebligat gibi resmî evrak, müdafilik görevlendirmesi veya vekâletnameyle avukatın başsavcılıkta dosya incelemesi (CMK m.153), gerekirse yazılı bilgi talebi ve KYOK veya iddianame tebliği. Kısıtlama kararı varsa avukat bakımından bazı belgelere erişim sınırlanabilir; yine de ifade tutanağı ve bilirkişi raporları kısıtlamadan etkilenmez. Tebligat adresinizin güncel olması, çağrıya zamanında yanıt vermeniz ve ifade öncesi hukuki destek almanız sonuç üzerinde belirleyicidir. Menü adları ve ekranlar değişebileceğinden e-Devlet ve UYAP bilgilerini hukuki güvence değil, ek bir kontrol olarak görün.

İlgili yazılarımız

Soruşturma Nedir? · İfade Vermeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım? · Sabıka Kaydı Ne Zaman Silinir? · Adli Sicil Kaydı Pasaport Almayı Engeller mi? · Yurt Dışındaki Sanık Nasıl Yargılanır? · Makaleler

Hakkımda soruşturma olup olmadığını e-Devlet’ten öğrenebilir miyim?

Soruşturma evresindeki dosyaların e-Devlet veya UYAP Vatandaş ekranında kural olarak görünmediği, bu ekranlarda ağırlıklı olarak taraf olunan ve mahkemeye intikal etmiş dava dosyalarının listelendiği uygulamada belirtilmektedir. Bu nedenle ekranda dosya görünmemesi, hakkınızda soruşturma olmadığı anlamına gelmez. Menü adları ve kapsam güncel arayüzde değişebilir.

Avukatım savcılıkta soruşturma dosyamı inceleyebilir mi?

CMK m.153/1 uyarınca müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilir. Dosyaya yetkili olarak ulaşabilmek için avukatın müdafilik görevlendirmesini veya vekâletnamesini ibraz etmesi ve kimliğini doğrulaması beklenir. Dosyada kısıtlama kararı varsa inceleme yetkisi sınırlanabilir (m.153/2).

Soruşturmada dosya inceleme kısıtlaması hangi suçlarda mümkündür?

CMK m.153/2 uyarınca kısıtlama, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla ve yalnızca kanunda sayılan suçlarda verilebilir. Listede uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) de yer alır; uyuşturucu kullanma suçu (TCK m.191) listede sayılmamıştır. Kısıtlama olsa bile yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olunan işlemlere ilişkin tutanaklar bakımından kısıtlama uygulanmaz (m.153/3).

Biri hakkımda şikâyette bulunursa bana haber verilir mi?

CMK m.158 ihbar ve şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabileceğini düzenler; maddede şikâyet edilene otomatik bildirim yapılması yükümlülüğü yer almaz. Soruşturma gizli olduğundan (CMK m.157) çoğu durumda ifadeye çağrı veya başka bir adli işlem yapılana kadar haber alınmaz.

Çağrı kâğıdına rağmen ifadeye gitmezsem ne olur?

CMK m.145 davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtileceğini ve gelmezse zorla getirileceğinin yazılacağını söyler. Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir (m.98/1). Mazeret varsa bunu yazılı olarak ve belgeyle bildirmek önemlidir.

Tebligat adresime gelmediyse tebliğ yapılmış sayılır mı?

Tebligat Kanunu m.10 uyarınca tebligat bilinen en son adrese yapılır; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi de bu bakımdan esas alınabilir. m.21/2 uyarınca muhatap adres kayıt sistemindeki adreste hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa bile evrak muhtara, zabıta amir veya memuruna teslim edilip ihbarname kapıya yapıştırılabilir ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. m.35 adres değişikliğinin bildirilmesini düzenler.

Hakkımda yakalama kararı veya yurt dışı çıkış yasağı olup olmadığını nasıl anlarım?

E-Devlet üzerinde her durumda sonuç veren tek bir sorgu bulunduğu garanti edilemez; bazı kayıtlar yalnızca ilgili makamdan öğrenilebilir. Güvenilir yol, bir avukat aracılığıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılığından veya mahkemeden dosya durumunu sormaktır. Yurt dışına çıkamama, CMK m.109/3-a kapsamında adli kontrol yükümlülüğü olarak verilebilir; kararın mercii ve kapsamı dosyadan öğrenilmelidir.

Soruşturma ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?

TCK m.66/1 uyarınca dava zamanaşımı süresi suçun cezasına göre belirlenir; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda onbeş yıldır. Savcı huzurunda şüphelinin ifadesinin alınması, tutuklama kararı ve iddianame düzenlenmesi gibi işlemler zamanaşımını keser (m.67/2); kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4). Kendi dosyanız için hesabı avukatla yapın.

Soruşturma dosyanızı öğrenmek ve ifadeye hazırlanmak için

Dosya durumu, kısıtlama ve ifade öncesi adımlar için somut olayınızı birlikte değerlendirelim.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Mobil sürümden çık