📌 Kısa Cevap: CMK m.104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında tutuklu şüpheli veya sanık salıverilmesini (tahliyesini) isteyebilir. İstem soruşturmada sulh ceza hâkimine, kovuşturmada dosyanın bulunduğu mahkemeye yapılır; CMK m.105/1 uyarınca merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra üç gün içinde (örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda yedi gün içinde) istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilir. Karara itiraz edilebilir (CMK m.104/2, m.105/1) ve tahliye talebi yeni olgularla yeniden yapılabilir.
Tutukluluk, kişi özgürlüğüne en ağır müdahalelerden biridir ve yalnızca kanundaki şartlar birlikte bulunduğu sürece devam edebilir. Bu yazıda CMK m.104 kapsamındaki tahliye talebinin ne olduğunu, kime ve nasıl yapılacağını, karar süresini, itiraz yollarını, tahliye dilekçesinde yer alması gereken unsurları ve iki genel dilekçe örneğini 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Tutuklamanın genel şartlarını tutuklama rehberimizde, tutukluluğa itirazı ise “Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?” yazımızda ayrıca anlattık.
Tahliye talebinin gerekçesi ve eklenecek belgeler sonucu doğrudan etkiler; dosyayı birlikte inceleyelim.
CMK m.104 tahliye talebi nedir?
CMK m.104/1, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceğini düzenler. m.104/2’ye göre şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir ve bu kararlara itiraz edilebilir. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar resen de verilebilir (m.104/3). Dolayısıyla tahliye talebi yalnızca soruşturma ve ilk derece yargılaması ile sınırlı değil, kanun yolu aşamasında da yapılabilen bir başvurudur.
Tahliye talebi, itiraz ve periyodik inceleme: hangi yol ne zaman?
Tutukluluğun sona erdirilmesine yönelik birkaç farklı yol vardır ve bunların karıştırılması başvurunun amacına ulaşmamasına yol açabilir. Tahliye talebi (CMK m.104) tutuklu kişinin kendi istemiyle her zaman yapabileceği başvurudur. Tutuklama kararına itiraz (CMK m.101/5 ve m.268) tutuklama kararının verildiği günden itibaren iki hafta içinde kararın hukuka uygunluğunu denetleten bir kanun yoludur. Periyodik inceleme (CMK m.108) ise tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğinin soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla sulh ceza hâkimince, kovuşturma evresinde her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde mahkemece resen incelenmesidir.
| Başvuru yolu | Dayanak | Süre / sıklık | Merci |
|---|---|---|---|
| Tahliye (salıverilme) talebi | CMK m.104, m.105 | Her aşamada, sayısı sınırsız; karar 3 gün (örgüt suçlarında 7 gün) | Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme |
| Tutuklama kararına itiraz | CMK m.101/5, m.268 | Kararın öğrenilmesinden itibaren 2 hafta | Soruşturmada asliye ceza hâkimi; kovuşturmada numara itibarıyla izleyen ağır ceza dairesi |
| Tahliye talebinin reddine itiraz | CMK m.104/2, m.105/1, m.268 | Ret kararının öğrenilmesinden itibaren 2 hafta | Aynı merciler |
| Tutukluluğun periyodik incelenmesi | CMK m.108 | Soruşturmada en geç 30 gün; kovuşturmada her oturum ve 30 gün | Sulh ceza hâkimi veya mahkeme (resen) |
| Adli kontrol yükümlülüğünün incelenmesi | CMK m.110/4 | En geç 4 ay | Sulh ceza hâkimi veya mahkeme |
Kime, nasıl başvurulur?
Soruşturma evresinde tahliye talebi dilekçesi sulh ceza hâkimliğine hitaben hazırlanır ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla gönderilir; kovuşturma evresinde ise dosyanın bulunduğu mahkemeye veya mahkeme heyetine hitap edilir. Dilekçe UYAP üzerinden avukat tarafından veya tutuklu tarafından ceza infaz kurumu aracılığıyla verilebilir. CMK m.105/1 uyarınca merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra üç gün içinde (örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda yedi gün içinde) karar verilir; duruşma dışında karar verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşü alınmaz. Pratikte kararın süresinde verilip verilmediği, dilekçe sunulduktan sonra takip edilmelidir.
Tahliye dilekçesinde hangi hususlar işlenir?
Tahliye dilekçesinin başarısı, tutuklamanın şartlarının neden bulunmadığının veya ortadan kalktığının somut olgularla gösterilmesine bağlıdır. CMK m.100/1’e göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. CMK m.101/2 ise tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedenlerinin varlığının, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunun ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağının somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesini zorunlu kılar. Dilekçe bu dört unsuru tek tek ele almalıdır.
- Kuvvetli suç şüphesi: Dosyadaki delillerin neden yetersiz, çelişkili veya hukuka aykırı olduğu; yeni toplanan delillerin şüpheyi nasıl azalttığı.
- Tutuklama nedeni: Kaçma şüphesinin (yerleşik adres, aile, iş, pasaport), delil karartma ihtimalinin (delillerin toplanmış olması) veya baskı riskinin neden bulunmadığı.
- Ölçülülük: Beklenen ceza ve geçen tutukluluk süresi arasındaki ilişki; tutukluluğun cezanın büyük kısmına denk gelmesi.
- Adli kontrolün yeterliliği: CMK m.109/3’te sayılan yükümlülüklerden hangilerinin amaca yeteceği.
- Değişen koşullar: Sağlık sorunları, bakıma muhtaç aile bireyi, çocuk, iş durumu, ek delil veya bilirkişi raporu gibi ilk tutuklama kararından sonra ortaya çıkan olgular.
Videolu anlatım
Dilekçenin hangi olgulara dayandığı ve hangi belgelerle desteklendiği, talebin kabul ihtimalini belirler.
Adli kontrol: tahliyenin alternatifi
CMK m.109/1 uyarınca bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, m.100’de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde dahi şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Adli kontrol, şüphelinin yurt dışına çıkamamak, hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, belirli yükümlülüklere uymak, güvence yatırmak, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yer veya bölgelere gitmemek gibi yükümlülüklerden bir veya birkaçına tabi tutulmasını içerir (m.109/3). Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (m.109/4). Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün ise cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (m.109/6). Adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmediği ise en geç dört aylık aralıklarla incelenir (m.110/4).
Tutukluluk süresinin azami sınırları
CMK m.102 tutuklulukta geçecek azami süreleri düzenler. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (m.102/1). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir ve uzatma süresi toplam üç yılı geçemez; TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda bu üst sınır beş yıldır (m.102/2). Soruşturma evresinde tutukluluk süresi ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, görevine giren işler bakımından bir yılı geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda ve belirli suç gruplarında bu süre bir yıl altı ay olup altı ay daha uzatılabilir (m.102/4). Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından süreler yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5). Azami sürelere yaklaşan dosyalarda süre hesabı tahliye talebinin güçlü bir dayanağı olabilir.
Anayasal ve uluslararası çerçeve: makul süre
Anayasa m.19, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenler ve tutuklu kişinin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkını güvence altına alır. Aynı güvence Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.5’te de yer alır. Tutukluluğun makul süreyi aşıp aşmadığı, dosyanın karmaşıklığı, tutuklu kalma süresi, yargılamanın yürütülme biçimi ve tutukluluk gerekçelerinin güncelliği gibi unsurlara göre değerlendirilir. Tahliye dilekçesinde tutukluluk süresinin uzunluğu, gerekçelerin kalıp ifadelerden ibaret olması ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olması gibi hususlar ileri sürülebilir. İç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir; başvuru süresi yolların tüketildiği tarihten itibaren kanunda belirtilen süre içinde (6216 sayılı Kanun m.47) yapılmalıdır.
-
01
Tutuklama kararı
Sulh ceza hâkimi veya mahkeme CMK m.100-101 şartlarıyla tutuklama kararı verir.
-
02
Tahliye talebi ve itiraz
Her aşamada CMK m.104 ile tahliye talep edilir; tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edilir.
-
03
Karar (3 veya 7 gün)
CMK m.105/1 uyarınca merciince üç gün (örgüt suçlarında yedi gün) içinde kabul, ret veya adli kontrol kararı verilir.
-
04
Periyodik inceleme
Soruşturmada 30 günde bir, kovuşturmada her oturumda tutukluluğun devamı resen incelenir (CMK m.108).
-
05
Yeni olgu ve yeni talep
Yeni delil, sağlık raporu veya süre uzaması gibi olgularla yeniden tahliye talebinde bulunulur.
Tahliye talebi sürecinin akışı
Dilekçe örneği 1: Soruşturma evresinde CMK m.104 tahliye talebi (genel şablon)
Aşağıdaki metin, belirli bir dosyaya ait olmayan genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya özgü bilgilerle doldurulmalı, gerekçeler somut olaya göre uyarlanmalıdır.
[İL] ([NO]). SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
(Gönderilmek üzere [İL] Cumhuriyet Başsavcılığına)
Soruşturma No: [Yıl/Sıra]
Tahliye Talebinde Bulunan Şüpheli: [Ad Soyad]
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Konu: [Tutuklama tarihi] tarihinden bu yana tutuklu olan şüphelinin CMK m.104 uyarınca salıverilmesi, mümkün görülmediği takdirde adli kontrol uygulanması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil şüpheli, [suç adı] isnadıyla [mahkeme/hâkimlik] tarafından [tarih] tarihinde tutuklanmıştır.
2. CMK m.100/1 uyarınca tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni aranmaktadır. Dosyada [delillerin yetersizliği/çelişkisi/hukuka aykırılığı ile ilgili somut hususlar] bulunduğundan kuvvetli suç şüphesi mevcut değildir.
3. Müvekkilin [yerleşik adresi, ailesi, işi, pasaportunun teslimi] nedeniyle kaçma şüphesi bulunmadığı gibi, [delillerin toplanmış olması] nedeniyle delilleri karartma ihtimali de ortadan kalkmıştır.
4. Tutuklama tedbiri ölçülü değildir; [beklenen ceza, geçen tutukluluk süresi, sağlık/aile durumu] dikkate alındığında tutukluluğun devamı orantısızdır.
5. CMK m.101/2 uyarınca adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir; CMK m.109/3’te sayılan [yurt dışına çıkış yasağı, düzenli başvuru yükümlülüğü, konutu terk etmeme vb.] yükümlülükler tutuklama ile amaçlanan faydayı sağlayabilecek niteliktedir.
NETİCE VE TALEP: Açıklanan nedenlerle CMK m.104 uyarınca müvekkil şüphelinin tahliyesine, mümkün görülmediği takdirde CMK m.109’da sayılan adli kontrol tedbirlerinden uygun görülenlerin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Şüpheli Müdafii Av. [Ad Soyad]
Dilekçe örneği 2: Kovuşturma evresinde mahkemeye tahliye talebi (genel şablon)
[MAHKEME ADI]’NA
Esas No: [Yıl/Sıra]
Tutuklu Sanık: [Ad Soyad]
Müdafii: Av. [Ad Soyad]
Konu: Tutuklu sanığın CMK m.104 uyarınca tahliyesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Sanık [tarih] tarihinden bu yana tutuklu olup [kaç ay/yıldır] tutukluluk hâli devam etmektedir.
2. Kovuşturma süresince [tanıkların dinlenmiş olması, bilirkişi raporlarının alınmış olması, delillerin toplanmış olması] nedeniyle delil karartma ihtimali kalmamıştır.
3. Sanığın [yerleşik adresi, aile bağları, düzenli iş durumu] kaçma şüphesini ortadan kaldırmaktadır.
4. [Varsa: sağlık raporları, bakıma muhtaç aile bireyi, çocuk gibi] hususlar tutukluluğun devamının ölçülü olmadığını göstermektedir.
5. CMK m.101/2 uyarınca adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmediğinden, tutukluluğun devamı hukuka aykırıdır.
NETİCE VE TALEP: Sanığın CMK m.104 uyarınca tahliyesine, mümkün görülmediği takdirde adli kontrol uygulanmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Sanık Müdafii Av. [Ad Soyad]
Talep hangi olgularla güçlenir?
Tahliye talebinin kabul ihtimali, tutuklama kararından sonra ortaya çıkan veya ilk kararda yeterince değerlendirilmeyen olgularla artar. Bunların başında delillerin toplanmasının tamamlanması gelir: tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının alınması, dijital incelemelerin bitmesi ve cihazların iade edilmesi, delil karartma ihtimalini zayıflatır. Lehe bilirkişi raporu, çelişkili tanık beyanı veya kamera kaydı gibi yeni delillerin dosyaya girmesi kuvvetli şüpheyi azaltır. Tutukluluk süresinin beklenen cezanın önemli bir bölümüne yaklaşması ölçülülük argümanını güçlendirir. Ağır hastalık, engellilik, hamilelik, bakıma muhtaç çocuk veya yaşlı gibi kişisel koşullar ise adli kontrolün yeterliliği bakımından özellikle önemlidir. Bu olguların her biri belgeyle (sağlık kurulu raporu, nüfus kayıtları, iş ve ikametgâh belgeleri) desteklenmelidir.
UYAP üzerinden başvuru ve takip
Tahliye talebi avukat tarafından UYAP üzerinden elektronik imzayla verilebilir; talebe ek belgeler dijital olarak yüklenir. Başvurunun hâkimliğe veya mahkemeye ulaşıp ulaşmadığı, savcının görüşünü bildirip bildirmediği ve kararın verilip verilmediği UYAP kayıtlarından takip edilir. CMK m.105/1’deki üç günlük süre, karar verme süresidir; sürenin aşılması hâlinde dosyanın durumu hakkında bilgi alınması ve gerekirse hâkimliğe hatırlatma yapılması önerilir. Karar verildiğinde ret gerekçesi dikkatle okunmalı, itiraz süresi (iki hafta) hesaplanmalı ve gerekçede eksik veya kalıp ifadeler varsa itiraz dilekçesinde bu hususlar ayrıca ileri sürülmelidir. Gerekçelendirme yükümlülüğü CMK m.101/2’de açıkça düzenlendiğinden, somut olgulara dayanmayan ret kararları itirazın en güçlü dayanaklarından biridir.
Dosyada kısıtlama kararı varsa
Soruşturma evresinde CMK m.153/2 uyarınca soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla müdafiin dosya içeriğini inceleme yetkisi kısıtlanabilir. Bu karar yalnızca kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir (örneğin kasten öldürme, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar ve belirli kaçakçılık suçları). Kısıtlama bulunan dosyada müdafi, yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olunan adli işlemlere ilişkin tutanaklara her hâlde erişebilir (m.153/3). Bu nedenle tahliye dilekçesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere erişilemediği, savunmanın yalnızca sınırlı tutanaklarla hazırlanabildiği ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği hususu ayrıca ileri sürülebilir; kısıtlama kararının kendisine karşı ise itiraz yolu bulunur.
Tahliye talebi reddedilirse: itiraz ve yeni talep
Tahliye talebinin reddine ilişkin karara CMK m.104/2 ve m.105/1 uyarınca itiraz edilebilir. İtiraz, CMK m.268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanla yapılır; kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (m.268/2). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b); kovuşturma evresinde ağır ceza mahkemesince verilen kararlara itiraz numara itibarıyla izleyen ağır ceza dairesince incelenir (m.268/3-c). İtiraz, CMK m.269 gereği kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Bunun yanında yeni bir olgu veya delil ortaya çıktığında, itirazdan bağımsız olarak yeniden tahliye talebinde bulunmak mümkündür; ardışık talepler özellikle bilirkişi raporlarının, tanık beyanlarının veya sağlık durumuna ilişkin belgelerin dosyaya girmesinden sonra anlamlıdır.
Tutukluluk sonrası: tazminat ve mahsup
Tutuklu kalınan süre, mahkûmiyet hâlinde hükmedilen hapis cezasından mahsup edilir; adli kontrol altında geçen süre ise kural olarak mahsup edilmez, konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen süre bunun istisnasıdır (CMK m.109/6). Kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, CMK m.141/1-e uyarınca maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir; istem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m.142). Haksız tutuklama tazminatı için “Haksız Tutuklama Tazminatı Nasıl Alınır? (CMK m.141)” yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Genel ve kalıp ifadelerle yazılmış dilekçe. “Tutuklama şartları yoktur” demek yerine her şartın neden bulunmadığı somut olgularla gösterilmelidir.
- Süreleri karıştırmak. Tutuklama kararına itiraz ve ret kararına itiraz iki haftalık sürelere bağlıdır; tahliye talebi ise süresiz yenilenebilir.
- Belgesiz başvuru. Yerleşik adres, iş, aile ve sağlık durumuna ilişkin belgelerin eklenmemesi talebin etkisini azaltır.
- Adli kontrol alternatifinin sunulmaması. Asıl talep tahliye olsa da, adli kontrolün neden yeterli olduğunu açıklamak kabul ihtimalini artırır.
- Yeni olguyu sunmamak. Aynı gerekçelerle ardışık talepler genellikle sonuç vermez; değişen koşullar vurgulanmalıdır.
Sonuç ve değerlendirme
CMK m.104 tahliye talebi, tutuklu şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında, kanun yolu aşamasına kadar kullanabileceği, sayısı sınırlı olmayan temel bir başvuru yoludur. Talebin sonucu, tutuklamanın şartlarının (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği) somut olgularla ve belgelerle ne ölçüde tartışıldığına bağlıdır. Karar üç gün (örgüt suçlarında yedi gün) içinde verilir ve karara iki hafta içinde itiraz edilebilir; ayrıca CMK m.108 uyarınca tutukluluğun devamı periyodik olarak resen incelenir. Tutukluluk süresinin azami sınırları, adli kontrol alternatifi ve değişen koşullar, hazırlanacak dilekçenin temel başlıklarını oluşturur. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmeli, başvuru sonucuna ilişkin garanti verilmemelidir.
İlgili yazılarımız
Tutuklama Rehberi (CMK 100) · Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır? · Tutuklanan Kişi Ne Zaman Serbest Kalabilir? · Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Örneği · Savcı Tutuklama Talep Ederse Ne Olur?
CMK 104 tahliye talebi nedir?
CMK m.104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında tutuklu şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. Soruşturma evresinde istem sulh ceza hâkimine, kovuşturma evresinde dosyanın bulunduğu mahkemeye yapılır. Tahliye talebi, tutukluluğun devamına veya salıverilmeye hâkim veya mahkemece karar verilmesini sağlayan ve sayısı sınırlı olmayan bir başvuru yoludur.
Tahliye talebine ne kadar sürede cevap verilir?
CMK m.105/1 uyarınca CMK m.103 ve m.104 uyarınca yapılan istem üzerine merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gündür; duruşma dışında karar verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşü alınmaz.
Tahliye talebi reddedilirse ne yapılır?
CMK m.104/2 ve m.105/1 uyarınca bu kararlara itiraz edilebilir. İtiraz süresi CMK m.268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır; sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). Ayrıca yeni bir olgu veya delil ortaya çıktığında yeniden tahliye talebinde bulunulabilir.
CMK 104 ile CMK 108 arasındaki fark nedir?
CMK m.104 tutuklunun kendi istemiyle salıverilme talebini düzenler. CMK m.108 ise tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğinin, soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla sulh ceza hâkimince, kovuşturma evresinde her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde ve otuz günlük sürelerle mahkemece resen incelenmesini düzenler. Şüpheli bu incelemeyi kendisi de isteyebilir (m.108/2).
Tahliye talebiyle birlikte adli kontrol istenebilir mi?
Evet. CMK m.109/1 uyarınca tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Tahliye dilekçesinde asıl talep tahliye, alternatif talep ise yurt dışına çıkamama, belirlenen yerlere düzenli başvurma, konutu terk etmeme gibi adli kontrol yükümlülüklerinin (m.109/3) uygulanması olarak sunulabilir.
Tutuklu kalma süresinin azami sınırı var mı?
Evet. CMK m.102 uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıl (gerekçeyle altı ay uzatılabilir), görevine giren işlerde en çok iki yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Soruşturma evresinde bu süre ağır ceza dışındaki işlerde altı ayı, ağır ceza işlerinde bir yılı geçemez. Belirli suç gruplarında bu süreler daha uzundur.
Haksız tutuklama hâlinde tazminat istenebilir mi?
Evet. CMK m.141/1-e uyarınca kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir. İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m.142).
Dilekçede hangi hususlar yer almalıdır?
Dilekçede başvuruyu yapan şüpheli veya sanığın kimliği ve dosya numarası, tutuklama tarihi, tutuklamanın dayandığı suç ve gerekçe, CMK m.100’deki şartların neden bulunmadığı (kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük), adli kontrolün neden yeterli olacağı, değişen koşullar ve talep açıkça belirtilmelidir. Soruşturmada dosya inceleme kısıtlaması varsa bunun savunma hakkına etkisi de dilekçede ileri sürülebilir.
Tahliye talebi, itiraz ve adli kontrol başvuruları sürelere ve somut gerekçelere bağlıdır; dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Cezaevindeki yakını için gönderi ve ziyaret kurallarını ele aldığımız yazımızda inceleyebilirsiniz.
Tahliye talebinin reddine karşı itirazda dört şart denetimini ve merci-süre tablosunu tutukluluk itiraz dilekçesi yazımızda bulabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku alanında savunma ve mağdur vekilliği hizmeti vermektedir. Bu yazıdaki dilekçe örnekleri genel şablon niteliğindedir; her dosya için kişiye özgü hazırlanmalıdır. Yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

