Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Örneği (2026)

📌 Kısa Cevap: Tutuklamaya itiraz dilekçesi, sulh ceza hâkimliği veya mahkeme tarafından verilen tutuklama kararının hukuka aykırı veya ölçüsüz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, şüphelinin salıverilmesini veya en azından adli kontrol uygulanmasını isteyen yazılı başvurudur. Dayanak CMK m.101/5 ve m.267-271’dir; itiraz, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilir (m.268/1). Tahliye talebi ise (CMK m.104) süreye bağlı olmayan ayrı bir başvurudur.

Ne işe yarar Tutuklama kararının kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği yönünden denetlenmesini ve kararın kaldırılmasını sağlamaya çalışır.

Kim verir / nereye Tutuklanan şüpheli veya sanık ve müdafii; kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye verilir, karar veren makam itirazı yerinde görmezse incelemeye yetkili mercie gönderir.

Süre Kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta (CMK m.268/1). Hak düşürücü süredir; aşıldığında itiraz yerine tahliye talebi (m.104) gündeme gelir.

Dayanak CMK m.100, 101, 102, 103, 104, 105, 108, 109, 267-271, 141-142.

Tutuklama, kişiyi henüz hakkında kesin bir hüküm verilmeden özgürlüğünden yoksun bırakan bir koruma tedbiridir; cezalandırma amacı taşımaz. Bu nedenle kanun, tutuklamayı sıkı koşullara bağlamış, her aşamada gerekçelendirilmesini ve ölçülü olmasını aramıştır. Tutuklanan kişinin yakınlarının ilk sorusu çoğu zaman şudur: “Karara karşı ne yapılabilir, hangi dilekçe hangi mercie verilir ve süre ne kadardır?” Bu yazıda 2026 güncel CMK metnine göre tutuklamaya itiraz dilekçesini, itiraz ile tahliye talebi arasındaki farkı, süreleri ve mercileri anlatıyor; ayrıca itiraz ve CMK m.104 tahliye talebi için iki genel şablon sunuyoruz. Genel çerçeve için “Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?”, tahliye talebinin ayrıntıları için “CMK 104 Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği” yazımıza bakabilirsiniz. Şablonlar genel olup gerçek kişi veya olay içermez.

Yakınınız tutuklandıysa

İtiraz süresi iki haftadır; kararı, sorgu tutanağını ve delilleri birlikte değerlendirelim.

Tutuklama kararı hangi şartlarla verilebilir?

CMK m.100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. Tutuklama nedeni m.100/2’de sayılmıştır: şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması; davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması. Kanun bu hâllerde tutuklama nedeninin “var sayılabileceğini” söyler; bu ifade tutuklamanın otomatik olduğu anlamına gelmez.

M.100/3’te ise belirli suçlar sayılmış ve bu suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceği belirtilmiştir; katalogda örneğin kasten öldürme, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) gibi suçlar yer alır. Katalog suçlarda dahi kararın somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. M.100/4 ise tutuklama yasağı getirir: sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Tutuklama yasağı bulunan hâllerde dahi adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m.109/2).

Karar bakımından CMK m.101 çok önemli bir ölçüt koyar. Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde ise sanığın tutuklanmasına savcının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir ve bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilir (m.101/1). Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda ise kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı hususları somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir (m.101/2); kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılarak kendilerine verilir. İtiraz dilekçesinin gövdesi çoğunlukla bu dört unsurun karar gerekçesinde bulunup bulunmadığını sorgular.

Tutuklama kararının incelenmesinde kontrol listesi
Kontrol edilecek unsur Dayanak Dilekçede sorulacak soru
Kuvvetli suç şüphesi CMK m.100/1, m.101/2-a Şüpheyi gösteren somut deliller kararda gösterilmiş mi?
Tutuklama nedeni CMK m.100/2-3 Kaçma şüphesi veya delil karartma tehlikesi somut olgularla açıklanmış mı?
Ölçülülük CMK m.100/1 son cümle, m.101/2-c Verilmesi beklenen ceza ve işin önemi tutuklamayla orantılı mı?
Adli kontrolün yetersizliği CMK m.101/1, m.101/2-d, m.109 Neden adli kontrolün yetersiz kalacağı hukuki ve fiili nedenlerle gösterilmiş mi?
Tutuklama yasağı CMK m.100/4 Suçun üst sınırı yasak kapsamında mı?

Tutuklamaya itiraz ile tahliye talebi arasındaki fark

İki başvuru sık karıştırılır. İtiraz, verilmiş bir karara yöneliktir; karar hakkında hukuka aykırılık iddiası içerir ve süreye bağlıdır. Tahliye talebi ise şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilmesidir (CMK m.104/1); bir süreye bağlı değildir, yeni gelişmelere (delillerin toplanması, şikâyetten vazgeçme, sağlık durumu gibi) dayanabilir. Tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmeye hâkim veya mahkemece karar verilir ve bu kararlara itiraz edilebilir (m.104/2). M.103 ve 104 uyarınca yapılan istem üzerine merci, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir (m.105/1); metinde ayrıca duruşma dışında bu karar verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünün alınmayacağı da yazılıdır.

Tutuklamaya itiraz ile CMK m.104 tahliye talebi karşılaştırması
Özellik Tutuklamaya itiraz Tahliye talebi (CMK m.104)
Konusu Verilmiş tutuklama kararının hukuka uygunluğu Tutukluluğun sona erdirilmesi
Süre Kararı öğrendiği günden itibaren 2 hafta (m.268/1) Her aşamada istenebilir (m.104/1)
Merci Karar veren makam; yerinde görmezse itiraz mercii (m.268) Hâkim veya mahkeme; reddine karşı itiraz (m.104/2)
Karar süresi Mümkün olan en kısa sürede (m.271/3) İstem üzerine 3 gün içinde (m.105/1)
Dayanak olgular Karar anındaki hukuka aykırılıklar Yeni olgular ve değişen koşullar da ileri sürülebilir

İtiraz süresi ve merci: kime, ne zamana kadar?

CMK m.267/1 uyarınca hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. M.268/1’e göre itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır; kanun metnindeki dipnota göre bu süre 7499 sayılı Kanunla “yedi gün”den “iki hafta”ya çevrilmiştir, bu nedenle eski kaynaklardaki “yedi gün” ifadesi güncel değildir. Tutuklu bulunan kişi bakımından m.263’teki hüküm saklıdır; yani tutuklu şüpheli veya sanık, ceza infaz kurumu müdürüne verdiği dilekçeyle de başvuru yapabilir. Sorgu sırasında verilen tutuklama kararı şüpheliye ve müdafiine sözlü olarak bildirilir ve örneği verilir (m.101/2); süre bakımından kararın öğrenildiği tarihin sorgu tutanağından ve karar tebliğinden dikkatle tespit edilmesi gerekir.

Kararı veren hâkim, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (m.268/2). Merci, sulh ceza hâkimliği kararlarında, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara itibarıyla izleyen hâkimliktir; ancak tutuklama ve adli kontrol kararlarına ilişkin itirazlarda m.268/3-b uyarınca yetki, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir; sulh ceza işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanındadır. Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazlar ağır ceza mahkemesince incelenir (m.268/3-c). İtirazı inceleyecek merci, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirim yaparak yazılı cevap isteyebilir; 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınırsa bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir ve üç gün içinde görüşünü bildirebilir (m.270/2). İnceleme duruşma yapılmaksızın yapılır; gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenebilir (m.271/1).

İtiraz kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (m.269/1); itiraz üzerine verilen karar ise kesindir, yalnızca ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.271/4). Dolayısıyla ilk itirazın gerekçeleri eksiksiz ve somut yazılmalıdır.

Tutuklamaya itiraz dilekçesi örneği infografik

Dilekçede hangi eksenler işlenir?

Etkili bir itiraz dilekçesi duygusal anlatımdan çok, tutuklama kararındaki gerekçe ile dosyadaki deliller arasındaki bağı sorgular. Aşağıdaki başlıklar iskeleti oluşturur; dosyada karşılığı olmayan başlık dilekçeye yazılmamalıdır.

1. Kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle gösterilmemesi

Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller gerekir (m.100/1, m.101/2-a). Dilekçe, kararda hangi delillere dayanıldığını ve bu delillerin şüphelinin eylemle bağını gösterip göstermediğini inceler. Yalnızca şikâyetçi beyanına dayanan, başka delille desteklenmeyen veya çelişkili beyanlar bulunan hâllerde bu husus ileri sürülebilir. Bu değerlendirme, delillerin sonradan toplanacağı soruşturma evresinde mahkemenin takdirine bağlıdır; savunma yalnızca kararın gerekçesindeki eksikliği gösterir.

2. Tutuklama nedeninin somut olgularla gösterilmemesi

Kaçma şüphesi bakımından yerleşik adres, düzenli iş, aile bağları, yurt dışına çıkış kaydının bulunmaması, olay sonrası yetkililere yardımcı olunması gibi olgular; delil karartma bakımından ise delillerin toplanmış olması, tanık beyanlarının alınmış olması, kayıtların güvence altına alınmış olması gibi olgular belirtilir. Kanun, kaçma şüphesini uyandıran “somut olgular”dan söz eder (m.100/2-a); soyut ifadelerle (“kaçma şüphesi bulunmaktadır”) yetinilmesi dilekçede eleştirilir. Katalog suçlardaki “var sayılabilir” ifadesi bu eleştiriyi ortadan kaldırmaz; çünkü kararda yine de somut olgulara dayanan gerekçe aranır (m.101/2).

3. Ölçülülük ve adli kontrolün yetersiz kalacağı iddiasının gerekçelendirilmemesi

M.100/1 son cümleye göre işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez. Ayrıca kararda adli kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiili nedenlerle gösterilmelidir (m.101/1, m.101/2-d). Adli kontrol yükümlülükleri m.109/3’te sayılmıştır: yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere düzenli olarak başvurmak (imza), belirli mercilerin çağrılarına uymak, taşıt kullanmamak, güvence yatırmak, konutunu terk etmemek, belirli yerleşim bölgesini terk etmemek, belirli yer veya bölgelere gitmemek gibi seçenekler bulunur. Dilekçede asıl istem tutuklamanın kaldırılması, ikincil istem ise bu yükümlülüklerden uygun olanların uygulanmasıdır. Adli kontrol altında geçen sürenin kural olarak cezadan mahsup edilmediğini de (m.109/6) dilekçeyi hazırlarken göz önünde bulundurmak gerekir. Konunun ayrıntıları için “Tutuklu Yargılanmak Yerine Adli Kontrol Verilebilir mi?” yazımıza bakabilirsiniz.

4. Tutuklama yasağı ve suç niteliği

M.100/4 uyarınca üst sınırı iki yıldan fazla olmayan bazı suçlarda tutuklama yasaktır; hangi suçun bu yasağa girdiği suçun kanundaki ceza aralığına bakılarak belirlenir. Suçun hukuki nitelendirilmesi tutuklama tedbirini etkileyebilir: örneğin nitelikli hâlin dosyadaki delillerle gösterilip gösterilmediği, suçun yasak kapsamına giren hâlinin gerçekleşmiş olup olmadığı gibi hususlar ileri sürülebilir. Dilekçede bu iddia hukuki dayanağıyla birlikte yazılmalı, kesin sonuç vaadinden kaçınılmalıdır.

5. Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve sonradan değişen olgular

Suç şikâyete bağlıysa ve suçtan zarar gören kişi şikâyetinden vazgeçmişse, kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçmenin davayı düşüreceği (TCK m.73/4) göz önünde bulundurularak dilekçede belirtilebilir. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaşma teklifinin yapılması veya kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir (CMK m.253/8); dolayısıyla uzlaşma süreci, tutuklamanın kendiliğinden kalkması sonucunu doğurmaz. Yeni olgular (delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, sağlık raporu) ise tahliye talebiyle ileri sürülür.

6. Tutukluluk süresi ve kişisel koşullar

Tutukluluk süreleri CMK m.102’de düzenlenmiştir: ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (m.102/1); soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, görevine giren işler bakımından bir yılı geçemez (m.102/4); bu süreler fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5). Kişisel koşullar (bakmakla yükümlü olunan kişiler, sağlık durumu, çocuk veya gebelik hâli) de dilekçede açıklanabilir; ayrıca CMK m.109/4 ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve gebe veya doğumdan itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheliler bakımından tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceğini düzenler.

Adım adım itiraz dilekçesi nasıl hazırlanır?

  1. Kararın tarihini ve öğrenildiği günü kesinleştirin. İki haftalık süre öğrenme tarihinden işler; sorgu tutanağını ve karar örneğini inceleyin.
  2. Karar gerekçesini okuyun. Kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği (m.101/2) başlıklarının hangilerinin eksik olduğunu belirleyin.
  3. Dosyadaki delilleri inceleyin. Soruşturmada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığını kontrol edin; kısıtlama kararı bulunan hâllerde müdafiin hangi belgeleri inceleyebildiği ayrı bir değerlendirme gerektirir.
  4. Kişisel koşulları belgeleyin. İkametgâh, iş, aile ve sağlık belgelerini ekleyin.
  5. Dilekçeyi kararı veren mercie verin. Dilekçeyi kararı veren hâkimliğe verip alındı kaydını saklayın; tutuklu şüpheli m.263 uyarınca infaz kurumu aracılığıyla da başvurabilir.
  6. Merci kararını izleyin. İtiraz reddedilirse karar kesindir; yeni olgular ortaya çıktıkça CMK m.104 tahliye talebi yapılabilir.

İtiraz reddedilirse sonraki adımlar

İtiraz üzerine verilen karar kesin olduğundan aynı gerekçeyle yeniden itiraz edilemez; ancak şüpheli veya sanık, her aşamada tahliye talebinde bulunabilir (m.104/1) ve talebin reddine karşı yeniden itiraz hakkı doğar (m.104/2). Soruşturma evresinde tutukluluğun incelenmesi en geç otuzar günlük süreler itibarıyla yapılır; şüpheli de bu incelemeyi isteyebilir (m.108/1-2). Kovuşturma aşamasında ise hâkim veya mahkeme tutukevindeki sanığın durumuna her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde re’sen karar verir (m.108/3). Ayrıca adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği en geç dört aylık aralıklarla incelenir (CMK m.110/4). Tutuklanan kişiler kanuna aykırı tutuklanmışsa veya sonradan kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatlerine karar verilmişse CMK m.141’e dayanan tazminat isteminde bulunabilir; süre kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıldır (m.142/1). Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi diğer yollar için güncel mevzuat ve başvuru koşulları ayrıca incelenmelidir. Tazminat konusu için Haksız Tutuklama Tazminatı Nasıl Alınır? (CMK 141) yazımıza bakabilirsiniz.

Gözaltı sürecinden tutuklamaya geçişin nasıl işlediğini öğrenmek için “Gözaltından Sonra Herkes Tutuklanır mı?” ve “Gözaltına Alınan Kişi En Fazla Ne Kadar Bekletilir?” yazılarımıza bakabilirsiniz; tutuklu kişinin serbest kalma ihtimalleri için “Tutuklanan Kişi Ne Zaman Serbest Kalabilir?” yazımız yol gösterir.

Tutuklamaya İtiraz Süreci infografik

Dilekçe şablonu 1: Tutuklama kararına itiraz dilekçesi

Aşağıdaki şablon, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararına karşı, kararı veren hâkimliğe verilip itiraz merciine gönderilmek üzere hazırlanmış genel bir örnektir. Köşeli parantezli alanlar kendi bilgilerinizle doldurulmalıdır; dosyada karşılığı olmayan başlıklar çıkarılmalıdır. Metin sonuç vaadi içermez.

[…] SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
(İtirazı incelemeye yetkili merciine gönderilmek üzere)

DOSYA NO: [20…/… Sorgu] — [20…/… Soruşturma]

İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ): [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]

MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad], [adres]

SUÇ: [İsnat edilen suç ve kanun maddesi]

KONU: [Hâkimliğin] [tarih] tarihli [sorgu numaralı] tutuklama kararına itirazlarımızın sunulması; şüphelinin salıverilmesi, olmazsa adli kontrol hükümlerinin uygulanması istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Müvekkil hakkında [soruşturma numarası] sayılı soruşturma kapsamında [tarih] tarihinde ifadesi alınmış ve tutuklama istemiyle hâkimliğinize sevk edilmiştir. Hâkimliğiniz [tarih] tarihli kararıyla müvekkilin tutuklanmasına karar vermiştir. Karar [tarih] tarihinde öğrenilmiş olup itiraz CMK m.268 uyarınca iki haftalık süre içinde yapılmaktadır.

2. Kuvvetli suç şüphesi. CMK m.100/1 ve m.101/2-a uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin kararda açıkça gösterilmesi gerekir. Kararda [yalnızca şikâyetçi beyanına / soyut ifadelere] dayanılmış; müvekkilin eylemle bağını gösteren başkaca somut delil gösterilmemiştir. [Dosyadaki çelişkili hususlar: …]

3. Tutuklama nedeni. Kararda kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi somut olgularla açıklanmamıştır (m.100/2, m.101/2-b). Müvekkilin [sabit ikametgâhı bulunmaktadır / düzenli bir işte çalışmaktadır / ailesiyle birlikte yaşamaktadır / yurt dışı çıkış kaydı yoktur]; olaydan sonra [kolluk görevlilerine karşı iş birliği yapmıştır]. Deliller [toplanmış / güvence altına alınmış] olup delilleri karartma tehlikesi bulunmamaktadır.

4. Ölçülülük. Atılı suç için öngörülen ceza, müvekkilin kişisel durumu ve dosyanın mevcut hâli birlikte değerlendirildiğinde tutuklama tedbiri, m.100/1 son cümle ve m.101/2-c anlamında ölçülü değildir. [Varsa: Atılı suçun üst sınırı CMK m.100/4 kapsamındadır; bu nedenle tutuklama kararı verilemez.]

5. Adli kontrolün yetersizliğinin gösterilmemesi. CMK m.101/1 ve m.101/2-d uyarınca adli kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiili nedenlerle gösterilmelidir. Kararda bu yönde somut gerekçe bulunmamaktadır. Amaç, yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, konutunu terk etmeme gibi CMK m.109/3’te sayılan yükümlülüklerle de sağlanabilecek niteliktedir.

6. [Varsa] Kişisel koşullar. Müvekkil [ailenin geçimini sağlayan kişidir / sağlık sorunu bulunmaktadır / çocuğu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler bulunmaktadır]. Belgeler ekte sunulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, hâkimliğinizin [tarih] tarihli tutuklama kararının itirazen kaldırılmasına ve şüphelinin salıverilmesine; bu mümkün görülmezse CMK m.109 uyarınca uygun adli kontrol yükümlülüklerinin uygulanması suretiyle salıverilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Şüpheli Müdafii
Av. [Ad-soyad]
[İmza]

EKLER: Müdafiilik belgesi, ikametgâh belgesi, [çalışma/iş belgesi], [aile durumu belgeleri], [sağlık raporu], [varsa şikâyetten vazgeçme belgesi]

Dilekçe şablonu 2: CMK m.104 tahliye talebi (varyant)

İtiraz süresi geçmiş olsa da, yeni gelişmeler ortaya çıktığında veya tutukluluğun devamı ölçüsüz hâle geldiğinde tahliye talebi yapılabilir. Aşağıdaki şablon soruşturma veya kovuşturma aşamasında uyarlanabilir; ayrıntılı örnek için CMK 104 Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği yazımıza bakabilirsiniz.

[…] SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE / […] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: [20…/… Soruşturma / Esas]

TUTUKLU ŞÜPHELİ / SANIK: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]

MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad]

KONU: CMK m.104 uyarınca salıverilme (tahliye) istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Müvekkil [tarihten] bu yana [soruşturma / kovuşturma] kapsamında tutuklu bulunmaktadır; tutuklama gerekçesi [kaçma şüphesi / delil karartma tehlikesi / katalog suç] olarak gösterilmiştir.

2. Tutuklama tarihinden bu yana şu gelişmeler yaşanmıştır: [deliller toplanmıştır / tanıklar dinlenmiştir / kamera kayıtları getirilmiştir / bilirkişi raporu alınmıştır / şikâyetten vazgeçilmiştir / sağlık durumu değişmiştir]. Bu gelişmeler karşısında tutuklama nedenlerinin devam ettiği somut olgularla gösterilmemektedir (CMK m.101/2).

3. Müvekkilin [sabit adresi, işi, ailesi] bulunmakta olup kaçma şüphesini gösteren somut olgu yoktur. Delillerin [toplanmış] olması nedeniyle delil karartma tehlikesi de bulunmamaktadır.

4. Tutukluluk süresi ve yargılamanın hâli birlikte değerlendirildiğinde tutukluluğun devamı ölçüsüz hâle gelmiştir (CMK m.100/1 son cümle). Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı da somut olgularla gösterilmemiştir (CMK m.101/2-d).

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle CMK m.104 uyarınca müvekkilin salıverilmesine; aksi kanaatte olunması hâlinde CMK m.109 uyarınca uygun adli kontrol yükümlülükleri altında salıverilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Müdafi
Av. [Ad-soyad]
[İmza]

EKLER: Vekâletname/müdafiilik belgesi, ikametgâh ve çalışma belgeleri, [yeni gelişmeleri gösteren belgeler]

Şablonlar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İtirazın kabul edilip edilmeyeceği, dosyadaki delillere, suçun niteliğine ve hâkimin takdirine bağlıdır. Harç ve gider gibi tutarlar için güncel tarifelere bakınız.

Eklenecek belgeler

Tutuklamaya itiraz ve tahliye talebine eklenebilecek belgeler
Belge Tutuklamaya itiraz Tahliye talebi Not
Müdafiilik belgesi / vekâletname Gerekli Gerekli Müdafi vekâletname aranmaksızın görüşebilir (CMK m.154)
Tutuklama kararı ve sorgu tutanağı örneği Gerekli Önerilir Kararın öğrenilme tarihi süre bakımından önemlidir
İkametgâh belgesi Önerilir Önerilir Kaçma şüphesinin değerlendirilmesinde kullanılır
Çalışma/iş belgesi, SGK dökümü Varsa Varsa Kişisel ve ekonomik durumu gösterir
Aile ve bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin belgeler Varsa Varsa Kişisel koşulların değerlendirilmesi için
Sağlık raporları Varsa Varsa CMK m.109/4 kapsamında değerlendirilebilir
Şikâyetten vazgeçme belgesi Varsa Varsa Şikâyete bağlı suçlarda önemlidir (TCK m.73)
Yeni gelişmeleri gösteren belgeler Yok Gerekli Delillerin toplandığını veya koşulların değiştiğini gösterir

Sık yapılan hatalar

  • İki haftalık süreyi kaçırmak. Süre kararı öğrenme tarihinden işler; tarih dikkatle tespit edilmelidir (CMK m.268/1).
  • Dilekçeyi yanlış mercie vermek. İtiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir; merci dilekçeyi incelemeye yetkili makama gönderir (CMK m.268/2).
  • İtirazı ile tahliye talebini karıştırmak. Süresi geçmiş itiraz yerine, yeni olgularla tahliye talebi yapılabilir.
  • Soyut ve genel gerekçeler yazmak. “Kaçma şüphesi yoktur” demek yerine yerleşik adres, iş ve aile bağı gibi somut olgular belgelenmelidir.
  • Belge eklememek. İkametgâh, iş ve sağlık belgeleri dilekçenin etkisini artırır.
  • Adli kontrol talebini unutmak. Asıl istem salıverilme iken, ikinci derecede CMK m.109 kapsamında adli kontrol talep edilmelidir.
  • İtirazın tutuklamayı durduracağını sanmak. İtiraz kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (m.269/1).

İtirazdan sonra süreç nasıl işler?

  1. 01

    Tutuklama kararı verilir

    Soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada mahkeme karar verir; karar şüpheliye sözlü bildirilir ve örneği verilir (CMK m.101).

  2. 02

    İtiraz dilekçesi sunulur

    Kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1).

  3. 03

    Karar veren makam değerlendirir

    İtiraz yerinde görülürse karar düzeltilir; görülmezse en çok üç gün içinde itiraz mercine gönderilir (CMK m.268/2).

  4. 04

    İtiraz mercii inceler

    Duruşma yapılmaksızın, en kısa sürede karar verilir; savcı görüşü alınırsa bildirilir ve üç gün içinde görüş sunulabilir (CMK m.270-271).

  5. 05

    Karar kesinleşir

    Merciin kararı kesindir; yeni olgularla CMK m.104 tahliye talebi ve m.108 tutukluluk incelemesi devam eder.

  6. 06

    Tazminat (varsa)

    Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hâlinde CMK m.141-142 kapsamında Devletten tazminat istenebilir.

Tutuklamaya itiraz süreci (genel akış)

Sonuç

Tutuklamaya itiraz dilekçesi, kararın gerekçesini CMK m.100 ve m.101’deki ölçütlerle karşılaştırarak yazılan, iki haftalık hak düşürücü süreye bağlı bir başvurudur. Kuvvetli suç şüphesi, somut tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği başlıkları, dilekçenin ana eksenlerini oluşturur. Süresi geçmiş veya reddedilmiş itirazlarda ise yeni olgulara dayalı tahliye talebi (CMK m.104) ve düzenli tutukluluk incelemesi (m.108) devreye girer. Sonuç; dosyadaki delillere, suçun niteliğine ve hâkimin takdirine bağlı olduğundan hiçbir başvuru için kesin sonuç vaadinde bulunulamaz. Belgelerinizi toplayıp süreyi takvime işleyerek hareket etmenizi öneririz.

İlgili yazılarımız

Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır? · CMK 104 Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği · Tutuklanan Kişi Ne Zaman Serbest Kalabilir? · Tutuklu Yargılanmak Yerine Adli Kontrol Verilebilir mi? · Haksız Tutuklama Tazminatı (CMK 141) · Gözaltından Sonra Herkes Tutuklanır mı? · Gözaltına Alınan Kişi En Fazla Ne Kadar Bekletilir? · Uyuşturucu Kullanma Savunma Dilekçesi

Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadardır?

CMK m.268/1 uyarınca hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Kanundaki dipnota göre bu süre 7499 sayılı Kanunla ‘yedi gün’den ‘iki hafta’ya çevrilmiştir. Tutuklama kararına itiraz hakkı CMK m.101/5’te ayrıca belirtilmiştir.

Tutuklama kararına hangi mercie itiraz edilir?

İtiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir; karar veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK m.268/2). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı itirazı inceleme yetkisi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir; sulh ceza işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanındadır (m.268/3-b). Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararlarına itirazı ağır ceza mahkemesi inceler (m.268/3-c).

Tutuklama kararına itiraz ile tahliye talebi aynı şey midir?

Hayır. İtiraz, verilen tutuklama kararının hukuka uygunluğunu denetletmeye yöneliktir ve belirli bir süreye bağlıdır (CMK m.101/5, m.268). Tahliye talebi ise şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilmesidir (CMK m.104/1) ve bir süreye bağlı değildir; talebin reddine karşı da itiraz edilebilir (m.104/2). İtiraz süresi geçmiş olsa bile, sonradan ortaya çıkan olgular tahliye talebiyle ileri sürülebilir.

İtiraz kabul edilirse ne olur?

İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (CMK m.271/2); yani tutuklama kararını kaldırarak şüphelinin salıverilmesine veya adli kontrol uygulanmasına karar verebilir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.271/4).

İtiraz tutuklamayı durdurur mu?

Hayır. CMK m.269/1 uyarınca itiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz; ancak kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir (m.269/2). Bu nedenle itiraz süresince şüpheli tutuklu kalmaya devam eder.

Her suçta tutuklama kararı verilebilir mi?

Hayır. CMK m.100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. Ayrıca m.100/4 uyarınca sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Tutuklu kişinin durumu ne sıklıkla incelenir?

Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir (CMK m.108/1); şüpheli de incelemeyi isteyebilir (m.108/2). Kovuşturmada hâkim veya mahkeme, tutukevindeki sanığın durumuna her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde re’sen karar verir (m.108/3).

Haksız tutuklama için tazminat istenebilir mi?

CMK m.141/1 uyarınca kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler, ayrıca kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir. Süre kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıldır (CMK m.142/1).

Tutuklamaya itiraz dilekçesini kim verebilir?

Tutuklanan şüpheli veya sanık ile müdafii itiraz edebilir. Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3). Müdafi, vekâletname aranmaksızın şüpheli veya sanıkla görüşebilir (CMK m.154).

Tutuklama kararına itiraz etmek istiyorsanız

Karar tarihini, gerekçeyi ve dosyadaki delilleri birlikte inceleyelim; itiraz dilekçesini dosyanıza göre hazırlayalım.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?