Kısa cevap: Bedensel zararlar ve destekten yoksun kalma tazminatı, maluliyet oranı, kazanç, yaş ve bakiye ömür verileriyle aktüeryal olarak hesaplanır; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri bu hesaptan indirilemez ve hesaplanan tazminat hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılamaz (TBK m.55). 16 Temmuz 2026’da kanunlaşan kurala göre faiz, kazancın bilindiği dönemde haksız fiil tarihinden, bilinemediği dönemde karar tarihinden işler. Belirsiz alacak davası ise 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kalkmıştır.
Tazminat dosyalarında tarafların çoğu “haklı mıyım” sorusuna odaklanır; oysa sorumluluk çoğu dosyada tartışmasızdır. Asıl fark hesapta doğar: maluliyet oranı ne zaman alındı, hangi kazanç esas alındı, hangi ödemeler mahsup edildi ve faiz hangi tarihten işletildi. Aynı olayda iki dosya arasında kat kat fark bu başlıklardan çıkar.
Bu sayfa Pendik’teki tazminat dosyalarını hesaplama, faiz, mahsup ve ispat ekseninde ele alıyor — özellikle 2026’da yürürlüğe giren ve uzun yıllar tartışılan iki konuyu çözen değişiklikleri.
Rapor, tazminat hesabının çarpanıdır ve tedavi tamamlanmadan alınması gerçek zararın altında bir oran doğurur. Süreci doğru sırayla yürütmek için iletişime geçebilirsiniz.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Kısa cevap: Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır (TBK m.55). Hesabın bileşenleri maluliyet oranı, kazanç, yaş, bakiye ömür ve destek paylarıdır; bunlar aktüeryal yöntemle birleştirilir.
Kanun hesaba iki sınır koyar. Birincisi: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. İkincisi: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. Bu iki kural, hesabın keyfî biçimde aşağı çekilmesinin önündeki en güçlü engeldir.

Faiz Ne Zamandan İşler? 2026’da Netleşen Kural
Kısa cevap: 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkra, uzun yıllar tartışılan faiz başlangıcı sorununu kanun metnine bağladı: kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına haksız fiilin meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplama ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür. Yıllar süren bir dosyada, geçmiş döneme ilişkin kayıpların faizi olay tarihinden işlerken, geleceğe yönelik ve kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmın faizi ancak karar tarihinde başlar. Dolayısıyla dava dilekçesinde ve hesap raporunda bu iki dönemin ayrı ayrı gösterilmesi, faiz talebinin doğru kurulabilmesi için zorunlu hâle gelmiştir.
Ödenen Paralar Nasıl Mahsup Edilir?
Aynı değişiklik paketiyle ikinci bir fıkra daha eklendi ve ara ödemelerin nasıl düşüleceği düzenlendi: bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55).
Yani sigorta kuruluşunun ya da sorumlu tarafın yargılama sırasında yaptığı ödeme, nominal tutarı üzerinden değil, ödendiği tarihteki değeri esas alınarak hesaba katılır. Bu kural, erken yapılan kısmi ödemelerin sonradan enflasyon yoluyla eritilmesini önler. Sigorta süreçlerinin işleyişi için sigorta avukatı ve kaza tazminatı nasıl alınır yazılarımıza bakabilirsiniz.
Ceza Dosyası Tazminat Davasını Bağlar mı?
Kısa cevap: Hayır. Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74).
Bu hüküm iki yönlü çalışır. Ceza dosyasında beraat kararı verilmiş olması tazminat davasının kaybedileceği anlamına gelmez; çünkü ceza sorumluluğu ile haksız fiil sorumluluğunun ölçütleri farklıdır. Buna karşılık ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporu, hukuk davasında güçlü bir dayanak oluşturur ve genellikle dosyaya celbedilir. Ceza boyutunun işleyişi için Pendik ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Zarar Henüz Netleşmediyse: İki Yıllık Değiştirme Yetkisi
Ağır yaralanmalarda durum karar anında oturmamış olabilir. Kanun bunu öngörür: bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde, tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir (TBK m.75).
Bu yetkinin hükümde saklı tutulması kendiliğinden olmaz; talep edilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir. Durumu ilerleyici olan ya da ek ameliyat ihtimali bulunan dosyalarda bu talebin ileri sürülmemesi, sonradan ortaya çıkan zararın telafisiz kalmasına yol açabilir.
Bedensel zarar dosyasında hesabın kurulması
Birden Çok Sorumlu: Müteselsil Sorumluluk ve Rücu
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.61). Zarar gören bakımından bunun anlamı şudur: zararın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir, aralarındaki iç paylaşımı beklemek zorunda değildir.
İç ilişkide paylaştırma ise bütün durum ve koşullar, özellikle her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutularak yapılır. Payına düşenden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödeme için diğer müteselsil sorumlulara rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur (TBK m.62). Trafik kazalarında işleten, sürücü ve sigortacının konumu bu çerçevede belirlenir; ölümlü kazalarda izlenecek yol için ölümlü kazada tazminat başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.
Dava Türü: Belirsiz Alacak Davasından Sonra
Tazminat dosyalarının klasik sorunu, alacağın tutarının dava açılırken bilinememesidir; tutar ancak maluliyet raporu ve hesap bilirkişisi raporundan sonra netleşir. Bu ihtiyacı yıllarca belirsiz alacak davası karşılıyordu; ancak HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmış ve değişiklik 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Yerine gelen mekanizma kısmi davadır: alacağın sadece bir kısmı dava edildiğinde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Artırım hakkı tek seferlik olduğundan, hangi aşamada kullanılacağı baştan planlanmalıdır.
Görevli Mahkeme ve Dosyanın Değerlendirilmesi
Trafik kazası, malpraktis ve kişilik hakkı ihlalinden doğan tazminat davaları asliye hukuk mahkemesinde; iş kazası ve meslek hastalığından doğan davalar iş mahkemesinde; koruma tedbirlerinden doğan talepler ağır ceza mahkemesinde görülür. Kamu hastanelerindeki tıbbi uygulama hatalarında idari yargı yolu işler; özel sağlık kuruluşları için bkz. Pendik malpraktis avukatı. Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Bir dosya değerlendirilirken sıra şudur: önce maluliyet durumu — rapor alınmış mı, zamanı doğru mu, itiraz edilmiş mi. Sonra kazanç belgeleri — bilinen ve bilinemeyen dönem ayrımı yapılabiliyor mu, çünkü faiz başlangıcı buna bağlı. Üçüncü olarak yapılmış ödemeler — hangileri mahsup edilebilir, hangileri edilemez. Son olarak süreler: iki yıllık zamanaşımı işlemiş mi, fiil suç teşkil ediyorsa uzun ceza zamanaşımı devrede mi. İş kazası boyutu için iş kazası tazminatı, koruma tedbirleri için haksız tutuklama tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemlerin ayrılması, yapılan ödemelerin doğru mahsubu ve talep artırımının zamanlaması dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Değerlendirme için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat nasıl hesaplanıyor?
Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır (TBK m.55). Uygulamada hesap; maluliyet oranı, zarar görenin kazancı, yaşı, bakiye ömrü ve destekten yoksun kalanların destek payları birleştirilerek aktüeryal yöntemle yapılır. Kanun ayrıca bir sınır koyar: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.
Faiz ne zamandan itibaren işler?
Bu soru 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la kanun metnine bağlandı. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiilin meydana geldiği tarihten; kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir (TBK m.55). Bu ayrım, uzun süren dosyalarda ciddi tutar farkı doğurur.
SGK’dan aldığım ödemeler tazminattan düşülür mü?
Tamamı değil. Kanun açıktır: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez (TBK m.55/2). Rücu edilebilen ödemeler ise hesapta ayrıca değerlendirilir. Bu ayrım yapılmadan yapılan bir mahsup, tazminatın haksız yere düşük belirlenmesine yol açar.
Dava sırasında sigorta veya sorumlu taraf ödeme yaparsa ne olur?
2026’da eklenen fıkra bunu da düzenledi: bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55). Yani ödeme, nominal olarak değil ödendiği tarihteki değeri üzerinden hesaba katılır. Ayrıca hâkimin hükmettiği geçici ödemeler de sonunda hükmedilen tazminata mahsup edilir (TBK m.76).
Ekonomik durumum kötü, dava bitene kadar bekleyemem. Bir yol var mı?
Evet. Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde, hâkim istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir (TBK m.76). Bu ödemeler hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse yasal faiziyle geri verilmesine karar verilir.
Ceza davasında beraat etti, tazminat alamaz mıyım?
Alabilirsiniz. Kanun bu konuda nettir: hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Ceza dosyasındaki bilirkişi raporu yine de güçlü bir dayanak oluşturur.
Maluliyetim ileride artarsa ne olacak?
Kanun bu ihtimali öngörmüştür: bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir (TBK m.75). Bu yetkinin hükümde saklı tutulmasının talep edilmesi, durumu henüz oturmamış ağır yaralanmalarda önemli bir güvencedir.
Birden fazla sorumlu varsa kimden isteyeceğim?
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu oldukları takdirde müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.61). Yani zararın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilirsiniz. İç ilişkide paylaştırma, her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğuna göre yapılır; payından fazlasını ödeyen diğerlerine rücu eder (TBK m.62).
Alacağımın tamamını bilmiyorum, hangi davayı açacağım?
Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kalkmıştır (HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la mülga). Bunun yerine kısmi dava açılır ve talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
Kendi kusurum tazminatı ne kadar düşürür?
Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52). Oran, bilirkişi incelemesiyle belirlenen kusur dağılımına göre saptanır. Emniyet kemeri veya kask kullanılmaması gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Tazminat davası açma süresi ne kadar?
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.72). Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa o zamanaşımı uygulanır — trafik kazalarının çoğunda durum budur.
İdarenin sorumlu olduğu olaylarda da aynı kurallar mı geçerli?
Evet. TBK m.55’in son fıkrası bunu açıkça söyler: bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlem ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Yani hesap yöntemi ve mahsup kuralları idari yargıda görülen dosyalarda da geçerlidir.
Dava hangi mahkemede görülür?
Trafik kazası, malpraktis ve kişilik hakkı ihlalinden doğan tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde; iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları iş mahkemesinde; koruma tedbirlerinden doğan tazminat talepleri ise ağır ceza mahkemesinde görülür. Kamu hastanelerindeki tıbbi uygulama hatalarında idari yargı yolu gündeme gelir. Pendik’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda maddi ve manevi tazminat dosyalarını takip etmektedir. Pendik ve çevre ilçelerden gelen trafik kazası, iş kazası ve tıbbi uygulama hatası dosyalarında; maluliyet ve kusur raporlarının denetlenmesinden hesap bilirkişisi raporuna itiraza, talep artırımının planlanmasından istinaf aşamasına kadar sürecin bütün evrelerinde müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.49-56, 61, 62, 72, 74, 75, 76)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.107 mülga, m.109)
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.3)
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.