Kısa cevap: Evet — ancak yalnızca kanunda sayılan sebeplerden biri varsa. Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış dava, CMK m. 311 uyarınca hükümlü lehine altı hâlde yeniden görülür: hükmü etkileyen belgenin sahteliği, yalan tanıklık veya gerçeğe aykırı bilirkişi görüşü, hâkimin görevindeki kusuru, dayanak hukuk hükmünün ortadan kalkması, yeni olay veya yeni delil ve AİHM’in ihlal kararı. İki nokta özellikle önemlidir: hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü engel değildir (m. 313) ve istem, hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz (m. 312).
Yenileme sebebinin bulunup bulunmadığı, dosyanın ve yeni delilin birlikte incelenmesiyle belirlenir. Durumunuzu kısaca aktarabilirsiniz.
Yargılamanın yenilenmesi nedir?
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir hükme karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. İstinaf ve temyizden farkı şudur: bu yollar hüküm kesinleşmeden önce işler; yenileme ise hüküm kesinleştikten sonra, hükmün dayandığı maddi temeli sarsan yeni bir durum ortaya çıktığında gündeme gelir.
Tartışır: hükmün dayandığı belgenin sahte olduğu, tanığın yalan söylediği, yeni bir delilin beraati gerektirdiği gibi hükmün maddi temelini sarsan durumları.
Tartışmaz: aynı madde sınırları içinde cezanın miktarını. CMK m. 315/1 bunu açıkça yasaklar. Yenileme, ceza takdirini yeniden açmak için değildir.
Altı yenileme sebebi
Yeni olay veya yeni delil bendi, diğerlerine göre çok daha geniş bir alan tanır. Ancak kanun bir eşik koyar: yeni olay veya deliller, yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında beraati veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olmalıdır. Ayrıntısı için yeni delil bulundu: yargılamanın yenilenmesi nasıl istenir yazısına bakabilirsiniz.
Sınırlar ve engel oluşturmayan hâller
Elinizdeki yeni belge veya bilginin kanunun aradığı niteliği taşıyıp taşımadığı belirleyicidir. Dosyanızı aktarabilirsiniz.
Süreç nasıl işler?
Yargılamanın yenilenmesi süreci
Sık karşılaşılan yanlış beklentiler
Sıkça sorulan sorular
Kesinleşmiş cezam var, dosya yeniden açılabilir mi?
Evet, ancak yalnızca kanunda sayılan sebeplerden biri varsa. CMK m. 311/1, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış davanın hükümlü lehine yeniden görülmesini altı hâlde mümkün kılar: belgenin sahteliği, yalan tanıklık veya gerçeğe aykırı bilirkişi görüşü, hâkimin görevindeki kusuru, dayanak hukuk hükmünün ortadan kalkması, yeni olay veya yeni delil ve AİHM’in ihlal kararı.
Cezam infaz edildi, yine de başvurabilir miyim?
Evet. CMK m. 313/1 açıktır: hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi istemine engel değildir. Hükümlü ölmüşse eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri de yenileme isteyebilir.
Başvuru için süre var mı?
Kural olarak yargılamanın yenilenmesi istemi süreye bağlı değildir; hüküm infaz edilmiş olsa dahi istenebilir. Tek istisna AİHM kararına dayanan hâldir: bu durumda istem, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 311/1-f).
Başvuru nereye yapılır?
İstem, hükmü veren mahkemeye sunulur (CMK m. 318/1). Yargıtay’ın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur. Mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapılmaksızın karar verir.
Cezanın miktarını düşürmek için başvurabilir miyim?
Hayır. CMK m. 315/1, kanunun aynı maddesinde yer almış sınır içinde olmak üzere cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesinin kabul edilemeyeceğini belirtir. Yenileme, cezanın takdirini yeniden tartışmak için değil, hükmün dayandığı maddi temeli sarsan sebepler için öngörülmüştür.
Başvuru cezanın infazını durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. CMK m. 312/1’e göre yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Bu, ayrıca talep edilmesi gereken bir husustur.
İstem reddedilirse ne yapabilirim?
CMK m. 319/3 uyarınca bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir. Ayrıca istem esassız görülerek reddedilmişse, sonradan gerçekten yeni bir olay veya delil ortaya çıktığında yeni bir istemde bulunmanın önünde kural olarak bir engel bulunmaz.
Yalan tanıklık yapıldığını düşünüyorum, yeterli mi?
Tek başına iddia yeterli değildir. CMK m. 316/1, bir suç iddiasına dayandırılan yenileme isteminin ancak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmişse kabul edileceğini öngörür. Yani yalan tanıklık iddiasının önce kendi davasında karara bağlanması gerekir.
Hatam başka yolla giderilebiliyorsa ne olur?
Yenileme yoluna gidilemez. CMK m. 315/2, hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol varsa yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceğini belirtir. Bu nedenle önce olağan ve olağanüstü kanun yollarının tüketilip tüketilmediği değerlendirilmelidir.
Yenileme kabul edilirse ne olur?
Mahkeme, iddialar yeterli derecede doğrulanırsa yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir (CMK m. 321/2). Bu aşamadan sonra dosya yeniden görülür ve yeni bir hüküm kurulur.
AİHM kararı sonrası süreç nasıl işler?
AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararı ya da başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda verilen düşme kararı, m. 311/1-f uyarınca yenileme sebebidir. İstem, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır. Bu bent, 4 Şubat 2003 tarihinden sonra yapılan başvurular bakımından uygulanır (m. 311/2).
İlgili sayfalar
Yeni delile dayanan başvurunun usulü için yeni delil bulundu: yargılamanın yenilenmesi nasıl istenir yazısına bakabilirsiniz. Hüküm kesinleştikten sonraki genel süreç için ceza kesinleşince ne yapılmalıdır; adli sicil bakımından adli sicil kaydı nasıl silinir; genel çerçeve için savunma alanları sayfalarına geçebilirsiniz.
Hükmün hangi mahkemeden çıktığını, ne zaman kesinleştiğini ve elinizdeki yeni bilgiyi aktarmanız yeterli.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.