Kısa cevap: Direnme kararı, Yargıtay’ın bozma kararına uymayan mahkemenin önceki hükmünde ısrar etmesidir. CMK m. 307/4 uyarınca direnme kararı, kararına direnilen Yargıtay dairesine gönderilir; daire kararını düzeltebilir ya da dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderir. Nihai değerlendirme Ceza Genel Kurulu’nda yapılır.
Bir hükmün bozulması dosyanın kapandığı anlamına gelmez; aksine yargılamanın yeni bir aşaması başlar. Bu aşamada mahkemenin iki seçeneği vardır: bozma kararına uymak ya da eski hükmünde ısrar etmek. İkinci yol, ceza muhakemesinde “direnme” olarak adlandırılır ve dosyayı Yargıtay’ın en üst karar organına taşır. Aşağıda bu sürecin nasıl işlediğini ele alıyorum.
Mahkeme bozmaya karşı diyecekleri sorar; bu aşamada sunulacak beyan, direnme veya uyma yönündeki kararı etkileyebilir.
Bozmadan sonra süreç nasıl işler?
Yargıtay bir hükmü bozduğunda dosya, davaya yeniden bakacak mahkemeye gönderilir. CMK m. 307/1 uyarınca bu mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Bu, tarafların bozma kararının kapsamı hakkında görüş sunduğu bir aşamadır ve tutanağa geçer.
Duruşmaya ilişkin kural CMK m. 307/2’de düzenlenmiştir: tebligat yapılamaması veya sanığın gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir. Ancak verilecek ceza bozmaya konu cezadan daha ağır olacaksa sanığın her hâlde dinlenmesi gerekir.
BOZMADAN SONRAKİ AŞAMALAR

Mahkeme bozmaya uyarsa ne olur?
Bozmaya uyulması hâlinde mahkeme, bozma kararının gerekçesi doğrultusunda yeniden hüküm kurar. Bu hükme karşı CMK m. 307/3 uyarınca yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir; istinaf ve temyiz sınırlarına bakılmaz. Yani bozmadan sonra verilen hüküm, normal şartlarda kesin sayılacak bir ceza miktarına ilişkin olsa bile temyiz edilebilir.
Bu düzenleme, bozmadan sonra kurulan hükmün denetimsiz kalmasını önler. İstinaf sürecinin genel işleyişi için ceza davalarında istinaf süreci yazısına bakabilirsiniz.
Mahkeme direnirse ne olur?
Mahkeme, bozma kararındaki hukuki değerlendirmeye katılmıyorsa önceki hükmünde direnebilir. Direnme kararının gerekçesinde, bozma kararının hangi yönden hatalı görüldüğü açıklanır. Bu karar bir kanun yolu başvurusu değildir; kanun gereği kendiliğinden inceleme sürecini başlatır.
CMK m. 307/4 uyarınca direnme kararı ilk olarak kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, direnme gerekçesini haklı bulursa kendi kararını düzeltir. Aksi hâlde dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilir ve uyuşmazlık orada çözülür.
Aleyhe değiştirme yasağı
CMK m. 307/5, aleyhe temyiz bulunmayan hâllerde yeniden verilen hükmün önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamayacağını düzenler. Bu kurala uygulamada “aleyhe değiştirme yasağı” denir ve kanun yoluna başvuran sanığın bu başvuru nedeniyle daha ağır bir sonuçla karşılaşmasını engeller.
Kuralın sınırı şudur: aleyhe temyiz varsa, yani Cumhuriyet savcısı veya katılan da hükmü temyiz etmişse bu yasak uygulanmaz. Bu nedenle dosyada kimlerin kanun yoluna başvurduğu, bozmadan sonraki aşamada yakından takip edilmesi gereken bir bilgidir.
Savunma bakımından ne önemlidir?
- Bozma kararının kapsamı: bozmanın hükmün tamamına mı belirli bir yönüne mi ilişkin olduğu.
- Bozmaya karşı diyeceklerin sorulduğu aşamada sunulacak beyanın içeriği.
- Aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak aleyhe değiştirme yasağının uygulanıp uygulanmayacağı.
- Cezanın ağırlaşması ihtimalinde sanığın dinlenmesi zorunluluğuna uyulup uyulmadığı.
- Direnme kararının gerekçesinin, bozma kararındaki hukuki değerlendirmeye somut biçimde karşılık verip vermediği.
İçtihatların bağlayıcılığı konusunda içtihat ne demek, bağlayıcı mıdır yazısına bakabilirsiniz. Kanun metni için Ceza Muhakemesi Kanunu kaynağına bakılabilir.
Sonuç ve değerlendirme
Direnme, mahkemenin bozma kararındaki hukuki değerlendirmeyi kabul etmemesi hâlinde işleyen özel bir mekanizmadır. Dosya önce ilgili daireye, gerekirse Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gider ve uyuşmazlık orada çözülür.
Bu aşamada savunmanın etkisi, bozmaya karşı diyeceklerin sunulduğu anda başlar. Aleyhe değiştirme yasağı ile sanığın dinlenmesi zorunluluğu da bu aşamanın denetlenmesi gereken kurallarıdır. Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; somut dosyanın seyri farklı olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Direnme kararı ne demektir?
Direnme kararı, Yargıtay’ın bozma kararına uymayıp önceki hükmünde ısrar eden mahkemenin verdiği karardır. CMK m. 307/4 uyarınca direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir; daire kararını düzeltebilir ya da dosyayı Ceza Genel Kurulu’na gönderir.
Bozmadan sonra mahkeme ne yapar?
CMK m. 307/1 uyarınca davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Bu aşamada taraflar bozma kararına ilişkin beyanlarını sunar; mahkeme bundan sonra bozmaya uyma veya direnme yönünde karar verir.
Direnme kararını kim inceler?
Direnme kararı ilk olarak kararına direnilen Yargıtay dairesine gönderilir. Daire kendi kararını düzeltebilir; düzeltmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilir ve nihai değerlendirme orada yapılır.
Bozmaya uyulması hâlinde hangi kanun yolu açıktır?
CMK m. 307/3 uyarınca bozmaya uyulması hâlinde, istinaf ve temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir. Bu, bozmadan sonra verilen hükümlere özgü bir düzenlemedir.
Bozmadan sonra ceza artırılabilir mi?
CMK m. 307/5 uyarınca aleyhe temyiz bulunmayan hâllerde yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz. Bu kural, sanığın kanun yoluna başvurmaktan çekinmemesini sağlamaya yöneliktir.
Sanığın duruşmada dinlenmesi zorunlu mudur?
CMK m. 307/2 uyarınca tebligat yapılamaması veya sanığın gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir. Ancak verilecek ceza bozmaya konu cezadan daha ağır olacaksa sanığın her hâlde dinlenmesi gerekir.
Direnme kararı ne kadar sürede sonuçlanır?
Kanun, kararına direnilen dairenin dosyayı mümkün olan en kısa sürede incelemesini öngörür; ancak somut bir süre belirlenmemiştir. Süre, dairenin iş yüküne ve dosyanın kapsamına göre değişir.
Bozmanın kapsamı ve aleyhe değiştirme yasağının uygulanabilirliğini birlikte gözden geçirebiliriz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Kanun yolu aşamasında istinaf ve temyiz başvuruları, bozmadan sonraki yargılama ve direnme süreçlerinin takibi, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Ceza yargılamasının her evresinde müdafilik ve vekillik görevi yürütmekte; ceza muhakemesi usulüne ilişkin başlıkları sitesinde yazılı olarak paylaşmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.