Kısa cevap: Ceza avukatı, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yanında bulunur (CMK m.149): ifadeye eşlik eder, soruşturma dosyasını inceler (m.153), gözaltı ve tutuklamaya itiraz eder, uzlaştırma ile kamu davasının ertelenmesi gibi yolları değerlendirir, duruşmada savunmayı yürütür ve karara karşı kanun yoluna başvurur. Dosyaların çoğu asliye ceza mahkemesinde, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektirenler ağır ceza mahkemesinde görülür.
Ceza hukuku tek bir dava türü değil, birbirinden çok farklı ispat sorunları olan bir alanlar toplamıdır. Bir hakaret dosyasıyla bir uyuşturucu ticareti dosyasının ortak noktası sadece usuldür: aynı süreler, aynı koruma tedbirleri, aynı savunma hakları.
Bu sayfa Ataşehir’den gelen dosyalar için sürecin bütününü anlatıyor: hangi aşamada ne olur, hangi mahkeme bakar, hangi süreler işler ve dosyayı yargılamaya hiç götürmeden kapatabilecek yollar nelerdir.
Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belge örneği alabilir (CMK m.153). İfade tarihinden önce iletişime geçmeniz, sürecin en belirleyici adımıdır.
Ceza Avukatı Hangi Aşamada Ne Yapar?
Kısa cevap: Süreç soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu olmak üzere üç ana evreden oluşur. Avukatın işlevi her evrede farklıdır: soruşturmada dosyayı görmek ve tedbirlere itiraz etmek, kovuşturmada delil tartışmasını yürütmek, kanun yolunda hukuka aykırılıkları somutlaştırmak.
Uygulamada en sık yapılan hata, sürecin duruşmada başladığını sanmaktır. Oysa dosyanın yönü çoğunlukla ilk ifadede, gözaltı aşamasında ve tutuklama sevkinde belirlenir. Tutuklama ve adlî kontrol kararlarına itiraz için Ataşehir tutuklama itiraz ve adli kontrol itiraz sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Hangi Davalara Bakılır?
Ceza hukuku uygulamasında dosyalar birkaç ana grupta toplanır ve her grubun kendine özgü ispat sorunu vardır:
- Kişilere karşı suçlar — kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma. Bu dosyalarda uzlaştırma çoğu zaman gündeme gelir.
- Malvarlığına karşı suçlar — hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, yağma. Zararın giderilmesi hem etkin pişmanlık hem HAGB bakımından belirleyicidir.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar — ayrı bir ispat ve infaz rejimi vardır.
- Uyuşturucu suçları — kullanma ile ticaret arasındaki nitelendirme farkı, sonucu tümüyle değiştirir.
- Bilişim ve kişisel verilere ilişkin suçlar — dijital delilin usulüne uygun elde edilip edilmediği tartışmanın merkezindedir.
- Belgede sahtecilik — resmî belgede sahtecilikte nitelikli hâller ağır ceza mahkemesinin görevine girebilir.
- Trafik kaynaklı suçlar — taksirle yaralama ve ölüme neden olma, alkollü araç kullanma.
Ayrıntılı çalışma alanlarımız için Ataşehir cinsel suç avukatı, Ataşehir uyuşturucu avukatı ve Ataşehir dolandırıcılık avukatı sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Hangi Mahkeme Bakar?

Gözaltı, Tutuklama ve Adlî Kontrol
Kısa cevap: Gözaltı, hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yirmi dört saati geçemez (CMK m.91). Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni aranır; ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez (m.100). Tutuklama yerine adlî kontrol mümkündür (m.109).
Müdafi Hakları
Savunma hakkının kanunda yazılı çerçevesi, uygulamada sanıldığından geniştir.
Dosyayı Yargılamaya Götürmeden Kapatabilecek Yollar
Her dosya duruşmaya çıkmaz. Kanun iki ayrı mekanizma öngörür: uzlaştırma (CMK m.253) ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi (m.171). Uzlaştırmanın kapsamı yalnızca şikâyete bağlı suçlarla sınırlı değildir; hırsızlık, dolandırıcılık ve tehdit gibi şikâyete bağlı olmayan bazı suçlar da listeye alınmıştır. Genel işleyiş için uzlaştırma nedir, hangi suçlarda uygulanır yazımıza bakabilirsiniz.
Bir ceza dosyasının seyri
Hüküm Aşaması: HAGB ve 2026 Düzenlemesi
Mahkûmiyet, yargılamanın tek olası sonucu değildir. İki yıl veya daha az ceza söz konusuysa hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelir ve bu kurum, sonuçları itibarıyla beraatten sonraki en önemli seçenektir.
Bu maddede iki ayrı gelişme aynı anda okunmalıdır. Birincisi, maddenin 5 ilâ 14. fıkraları 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir; yukarıdaki tablo bu güncel metni yansıtır. İkincisi, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2025 tarihli ve E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla aynı fıkralar iptal edilmiş olup, bu karar 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla HAGB uygulaması önümüzdeki dönemde yakından izlenmesi gereken bir başlıktır; devam eden bir dosyada bu takvimin dosyaya etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Pratik açıdan altı çizilmesi gereken üç nokta var. Birincisi, güncel metinde HAGB’nin uygulanabilmesi için sanığın kabulüne ilişkin bir şart yer almamaktadır. İkincisi, HAGB kararına karşı artık istinaf yolu açıktır. Üçüncüsü, denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur — yani süre kişinin lehine işlemez.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk bakılan şey nitelendirmedir: fiil hangi suça karşılık geliyor, nitelikli hâl var mı, görevli mahkeme hangisi. Bu tespit yalnızca mahkemeyi değil, tutukluluk sürelerini ve lehe hükümleri de belirler.
İkincisi delil zinciridir — arama ve el koyma kararı var mı, dijital veriler usulüne uygun elde edilmiş mi, tanık beyanları arasında çelişki var mı. Üçüncüsü takvimdir: gözaltı süresi aşılmış mı, tutukluluk azami süreye yaklaşıyor mu, şikâyet ve zamanaşımı süreleri işliyor mu.
Dördüncüsü ise çıkış yollarıdır: dosya uzlaştırma kapsamında mı, kamu davasının ertelenmesi şartları oluşmuş mu, zararın giderilmesi HAGB veya etkin pişmanlık bakımından mümkün mü. Adliye ve büro bilgileri için İstanbul Anadolu Adliyesi rehberimize bakabilirsiniz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sonuçları yıllara yayılan bir karardır; ayrıca kararın kanun yolu rejimi yakın zamanda değişmiştir. Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza avukatı tam olarak ne yapar?
Ceza avukatı, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında hukukî yardımdan yararlanma hakkını kullandırır (CMK m.149). Uygulamada bu; ifadeye eşlik etmek, soruşturma dosyasını incelemek ve belge örneği almak (m.153), gözaltı ve tutuklama gibi koruma tedbirlerine itiraz etmek, delil toplanmasını talep etmek, uzlaştırma veya kamu davasının ertelenmesi gibi yolların şartlarını ileri sürmek, duruşmada savunma yapmak ve karara karşı kanun yoluna başvurmaktır.
Ceza avukatı hangi davalara bakar?
Ceza hukuku tek bir dava türü değildir. Başlıca gruplar: kişilere karşı suçlar (kasten ve taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali), malvarlığına karşı suçlar (hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, yağma), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu suçları, bilişim suçları ve kişisel verilere ilişkin suçlar, belgede sahtecilik, trafik ve taksirle ölüme neden olma ile örgüt suçları. Her grubun kendi ispat sorunları ve lehe hükümleri vardır.
İfadeye çağrıldım, avukat olmadan gidebilir miyim?
Gidebilirsiniz ancak hakkınızdan vazgeçmiş olursunuz. Kanun, avukatın şüpheliyle görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını açıkça düzenler (CMK m.149/3). Dosyayı görmeden verilen ifade, sonradan düzeltilse bile dosyada kalır ve çelişki olarak değerlendirilir.
Avukat tutacak durumum yok, ne olur?
Kanun bunu da düzenlemiştir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden kişiye istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir (m.150/1). Ayrıca şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın müdafi atanır (m.150/2). Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da uygulanır (m.150/3).
Gözaltı ne kadar sürer?
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; gönderilme için zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz (CMK m.91/1). Toplu olarak işlenen suçlarda savcı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatma emri verebilir.
Her suçta tutuklama olur mu?
Hayır. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir. Kanun ayrıca bir üst sınır koyar: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Tutuklama nedenleri ise kaçma şüphesi uyandıran somut olgular ile delilleri karartma veya tanık ve mağdur üzerinde baskı girişimidir.
Tutukluluk en fazla ne kadar sürer?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek altı ay uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, kanunda sayılan istisnai suçlarda beş yılı geçemez (CMK m.102). Soruşturma evresinde ise sırasıyla altı ay ve bir yıl sınırı vardır. Bu süreler on beş yaşını doldurmamış çocuklar için yarı oranında uygulanır.
Tutuklama yerine başka bir tedbir uygulanabilir mi?
Evet. Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde dahi, tutuklama yerine adlî kontrol kararı verilebilir (CMK m.109). Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak (imza), taşıt kullanmamak ve sürücü belgesini teslim etmek, uyuşturucu veya alkol bağımlılığından arınmak amacıyla tedavi tedbirlerine tâbi olmak, güvence yatırmak ve silah bulunduramamak sayılmıştır.
Dosyam hangi mahkemede görülür?
Kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir: kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan tüm dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 m.11). Ağır ceza mahkemesi ise yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik (m.204/2), hileli iflas, Devletin güvenliğine karşı suçlar ve terör suçları ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar (m.12). Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin cezanın üst sınırı esas alınır (m.14).
Ataşehir’de dava nerede görülür?
Ataşehir’in ayrı bir adliyesi bulunmamaktadır. Ataşehir kaynaklı adli yargı dosyaları Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. Soruşturma işlemleri ise suçun işlendiği veya şüphelinin bulunduğu yerdeki kolluk birimleri ile Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı bürolarında yürütülür.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnızca şikâyete bağlı suçlarda. Bunun yanında kanun, şikâyete bağlı olsun olmasın bazı suçlarda uzlaştırma öngörür: kasten yaralama (m.86/3 hariç, m.88), taksirle yaralama (m.89), tehdit (m.106/1), konut dokunulmazlığının ihlali (m.116), hırsızlık (m.141), güveni kötüye kullanma (m.155, üçüncü fıkra hariç), dolandırıcılık (m.157) ve suç eşyasının satın alınması (m.165) bunlar arasındadır (CMK m.253).
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedir?
Savcılığın, koşulları varsa dava açmayıp şüpheliyi bir denetim süresine tâbi tutmasıdır. Dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış olması; soruşturmanın, ertelenmesi hâlinde suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi; ertelemenin şüpheli ve toplum açısından daha yararlı olması; ve zararın tamamen giderilmesi (CMK m.171/3). Süre içinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; bu süre boyunca zamanaşımı işlemez.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ne demek?
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme HAGB kararı verebilir; bu, müsadere hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmaması anlamına gelir. Şartları: daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olmak, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi. Zarar derhal giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödeme koşuluyla da karar verilebilir (CMK m.231).
HAGB kararına itiraz edilebilir mi?
Bu nokta değişti ve önemlidir. Güncel metne göre, 272. maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır. İstinaf ve temyizde karar, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir (CMK m.231/12). Denetim süresindeki bir ihlal üzerine açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı ise itiraz yolu işler.
Denetim süresi içinde yeni suç işlenirse ne olur?
Kural olarak mahkeme hükmü açıklar. Ancak kanun mahkemeye bir takdir alanı bırakmıştır: yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir (CMK m.231/11).
HAGB her suçta uygulanabilir mi?
Hayır. Kanun iki grubu açıkça dışarıda bırakır: işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar (CMK m.231/14). Ayrıca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku dosyalarını takip etmektedir. Ataşehir ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; ifade ve gözaltı aşamasındaki müdafilikten tutuklama ve adlî kontrol kararlarına itiraza, kovuşturma aşamasındaki savunmadan istinaf ve temyiz başvurularına kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.91, 100, 102, 109, 149, 150, 153, 171, 231, 253)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5235 sayılı Kanun — mevzuat.gov.tr (m.11, 12, 14)
- 7589 sayılı Kanun (16/7/2026) — CMK m.231 değişikliği
- Anayasa Mahkemesi, 10/7/2025 tarihli E.2024/98, K.2025/149 sayılı karar — yürürlük 30/9/2026
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.