Kısa cevap: Bilirkişi incelemesini savunma da isteyebilir (CMK m.63/1) ve rapor geldikten sonra itiraz edebilmesi için kendisine süre verilir (m.67/5). Ayrıca savunma, raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere veya rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir (m.67/6). Bilirkişi ise raporunda hukukî nitelendirme yapamaz (m.67/3).

Dijital delile dayanan dosyalarda bilirkişi raporu çoğu zaman dosyanın en belirleyici belgesidir. Buna karşılık savunmanın bu belge üzerindeki yetkileri, uygulamada kullanılmadığı için çoğu zaman fark edilmez.
Bu yazıda bilirkişiye hangi hâllerde başvurulabileceğini, kimin isteyebileceğini, bilirkişinin nasıl seçildiğini, inceleme süresini, raporun kanunî sınırını, rapora itiraz usulünü ve uzman mütalaası hakkını ele alıyoruz.
İncelemeler tamamlandığında itiraz ve yeni inceleme istemi için taraflara süre verilir. Dosyanızdaki raporu ve süreyi birlikte değerlendirebiliriz.
Bilirkişiye Ne Zaman Başvurulur, Ne Zaman Başvurulamaz?
Kısa Cevap: Bilirkişiye yalnızca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde başvurulur. Buna karşılık genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz (CMK m.63/1).
Bu olumsuz kural, 3 Kasım 2016 tarihli 6754 sayılı Kanunla maddeye açıkça yazılmıştır ve uygulamada sanıldığından daha işlevseldir. Hukukî bir sorunun bilirkişiye havale edilmesi, hâkimin kendi görevini devretmesi anlamına gelir; bu nedenle böyle bir görevlendirme itiraz konusu yapılabilir.
Aynı fıkra bir sınır daha getirir: hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemezler.
Bilirkişi İncelemesini Kim İsteyebilir?
Kanun, istem hakkını yalnız iddia makamına tanımamıştır. Savunma da bilirkişi incelemesi yapılmasını doğrudan isteyebilir; bu, dosyadaki teknik iddiaya teknik bir yanıt üretebilmenin ilk yoludur.
İstem ile karar arasındaki fark gözden kaçmamalıdır: isteme herkesin hakkı vardır, ancak atama kararı ve bilirkişi sayısının birden çok olarak saptanması hâkim veya mahkemeye aittir (m.63/2).
Bilirkişi Nasıl Seçilir?
Bilirkişi seçimi serbest değildir; kanun kademeli bir kaynak sırası öngörür. Bu sıranın izlenip izlenmediği, raporun dayanağını tartışırken bakılacak noktalardan biridir.
Tablodaki son iki satır özellikle önemlidir. Kamu görevlilerinin bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamaması, tarafsızlığı güvenceye alan bir kuraldır ve dijital delil dosyalarında somut bir anlam taşır.
İnceleme Ne Kadar Sürer?
Bilirkişi incelemesi süresiz değildir. Kanun hem azamî bir süre koyar hem de bu sürenin aşılması hâlinde uygulanacak sonucu gösterir.
Kararın içeriğine ilişkin kural da savunma açısından işlevseldir: kararda cevaplandırılması gereken sorular ve inceleme konusu belirtilmek zorundadır. Soruların nasıl kurulduğu, raporun neye cevap vereceğini baştan belirler; bu nedenle soruların kapsamına ilişkin istem de bir savunma aracıdır.

Bilirkişi Raporunda Neler Yer Alamaz?
Maddenin en çok işe yarayan hükmü budur. Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlık gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (CMK m.67/3).
Uygulamada raporlar bu sınırı sıkça aşar. “Fiil suç oluşturmaktadır”, “kullanıcı içerikten haberdardır” veya “eylem kasten gerçekleştirilmiştir” türü ifadeler teknik tespit değil, hukukî değerlendirmedir. Bu tür ifadelerin rapordan çıkarılması veya dikkate alınmaması talep edilebilir.
Birden çok bilirkişi atanmışsa ve aralarında görüş ayrılığı varsa, bu durumun gerekçeleriyle birlikte rapora yazılması gerekir (m.67/2). Ortak bir sonuç metni altında gizlenen ayrık görüş, raporun güvenilirliği bakımından ayrıca tartışılır.
Rapor Geldikten Sonra Ne Yapılır?
Rapor dosyaya girdiğinde savunma bakımından sınırlı ama net bir takvim işlemeye başlar. Bu takvimin kaçırılması, rapora yönelik itirazın sonradan aynı etkiyle ileri sürülememesi sonucunu doğurabilir.
RAPOR GELDİKTEN SONRAKİ SÜREÇ
Sürecin iki ayrı imkân sunduğuna dikkat edilmelidir: itiraz ve yeni bilirkişi incelemesi istemi. İkisi farklı taleplerdir; birincisi mevcut raporun içeriğine, ikincisi yeni bir inceleme yapılmasına yöneliktir ve birlikte ileri sürülebilirler.
Uzman Mütalaası Nedir, Nasıl Kullanılır?
Savunmanın elindeki en güçlü teknik araç budur. Taraflar; yargılama konusu olayla ilgili olarak, bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler (CMK m.67/6).
Hükmün son cümlesi planlama açısından belirleyicidir: sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Yani uzman mütalaası, rapor geldikten sonra aranmaya başlanacak bir belge değil; dosyanın seyri izlenerek önceden hazırlanması gereken bir çalışmadır.
Mütalaayı hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi de istenebilir; bu konuda bilirkişinin duruşmada açıklamasına ilişkin hükümler uygulanır (m.68/3). Böylece teknik tartışma yalnız yazılı metin üzerinden değil, duruşmada karşılıklı olarak yürütülebilir.
Bilirkişi Reddedilebilir mi?
Evet. Hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir (CMK m.69/1). Ret, raporun içeriğine değil, bilirkişinin kendisine yönelen bir itirazdır ve ayrı bir usule tabidir.
Ret hakkının kullanılabilmesi, atanan bilirkişinin kim olduğunun bilinmesine bağlıdır. Bu nedenle kanun, bilirkişinin ad ve soyadının ret hakkı sahiplerine bildirilmesini öngörmüştür. Dosyada bu bildirimin yapılıp yapılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
İnceleme İstemi Hangi Aşamada Yapılmalı?
Zamanlama, istemin kendisi kadar belirleyicidir. Soruşturma aşamasında yapılan bir istem, henüz dosya şekillenirken teknik tartışmayı açar; kovuşturma aşamasına bırakıldığında ise iddia çoktan bir iskelet üzerine kurulmuş olur.
Erken istemin somut bir üstünlüğü daha vardır: inceleme kararında yer alacak soruların kapsamına etki edebilmek. Sorular bir kez belirlendikten sonra rapor o çerçevede hazırlanır ve sonradan yapılan itirazlar, çerçevenin dışına çıkmakta zorlanır.
Buna karşılık her dosyada erken istem yerinde olmayabilir. Hangi teknik sorunun sorulacağı henüz net değilse, aceleyle kurulmuş bir istem dar bir inceleme kararı doğurabilir. Bu nedenle istemin zamanı, dosyadaki bulguların olgunluğuna göre belirlenir.
Rapora İtiraz Dilekçesinde Neler Bulunur?
İtiraz, raporu genel olarak beğenmemek değildir; belirli bir cümleye, belirli bir gerekçeyle yöneltilen somut bir taleptir. Dilekçenin işlevsel olması, itirazın hangi başlıkta toplandığına bağlıdır.
Bu başlıkların her biri ayrı bir talebe bağlanabilir: bazısı rapordaki ifadenin dikkate alınmamasını, bazısı eksik kalan noktanın tamamlatılmasını, bazısı ise yeni bir inceleme yapılmasını gerektirir. Talebi belirtmeyen bir itiraz, çoğu zaman dosyada karşılıksız kalır.
Bir ayrıntı daha: itiraz dilekçesinde yalnızca eleştiri değil, cevaplanmasını istediğiniz soru da yer almalıdır. Yeni bir inceleme yapılacaksa, yöneltilecek soruların kapsamı zaten kararda gösterilecektir; o kapsama baştan etki etmek, sonradan itiraz etmekten daha verimlidir.
Bilirkişi Ücretini Kim Öder?
Bilirkişiye, harcadığı emek ve mesaiyle orantılı bir ücretin yanı sıra inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ve her yıl güncellenen tarife esas alınır (CMK m.72, 3/11/2016 tarihli 6754 sayılı Kanunla değişik).
Bu ödeme yargılama giderleri içinde yer alır; dolayısıyla nihai olarak kimin üstleneceği davanın sonucuna göre belirlenir. Savunmanın kendi talebiyle yaptırdığı bir inceleme söz konusu olduğunda da aynı çerçeve geçerlidir.
Uzman mütalaası bakımından durum farklıdır: mütalaa, tarafın kendi seçtiği uzmandan aldığı bir çalışmadır ve masrafı kural olarak talep edene aittir. Buna karşılık mütalaa, dosyaya sunulduğunda bilirkişi raporuyla aynı ortamda tartışılır ve uzmanın duruşmada dinlenmesi istenebilir.
Dijital Delil Dosyalarında Özellik Arz Eden Noktalar
Bildirime dayanan dosyalarda rapor, genellikle cihazdan çıkarılan verilere dayanır. Bu nedenle raporun dayandığı kopyanın nasıl alındığı ve incelemenin hangi soruları cevapladığı, sonucun kendisi kadar önemlidir.
İnceleme kopyasının alınması ve bütünlüğünün doğrulanmasına ilişkin ayrıntı için hash eşleşmesi neyi kanıtlar yazımıza, el koyma usulü ve yedekleme yükümlülüğü için telefona ve bilgisayara el koyma yazımıza bakabilirsiniz.
Raporun sonucunun hukuken ne anlama geldiği ise ayrı bir tartışmadır; bu konuda NCMEC raporu tek başına mahkûmiyete yeter mi ve IP adresi kime aittir yazılarımız incelenebilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Bilirkişi raporu, dosyanın teknik omurgasını oluşturur; ancak kanun bu belgeyi hem kapsam hem süre hem de denetim bakımından sınırlamıştır. Rapor uzmanlık alanıyla sınırlıdır, hukukî nitelendirme içeremez, belirli bir sürede verilmek zorundadır ve reddi mümkündür.
Savunmanın elindeki imkânlar da aynı ölçüde somuttur: inceleme istemek, soruların kapsamına müdahale etmek, rapora itiraz etmek, yeni inceleme talep etmek, uzman mütalaası sunmak ve uzmanın duruşmada dinlenmesini istemek. Bu imkânların tamamı kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Her dosyanın teknik ve hukuki koşulları kendine özgüdür; buradaki açıklamalar genel çerçeveyi ortaya koyar. Mevzuat metni için Ceza Muhakemesi Kanunu güncel hâline bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi incelemesini savunma da isteyebilir mi?
Evet. Bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen karar verilebileceği gibi; Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiin ya da kanunî temsilcinin istemi üzerine de karar verilebilir (CMK m.63/1). Atama kararı hâkim veya mahkemeye aittir.
Her konuda bilirkişiye başvurulabilir mi?
Hayır. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz (CMK m.63/1). Bilirkişi yalnızca uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar için görevlendirilir.
Bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapabilir mi?
Hayır. Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlık gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (CMK m.67/3). Bu sınırı aşan ifadeler rapora itiraz konusu yapılabilir.
Bilirkişi incelemesi ne kadar sürer?
Kararda belirtilen süre, işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Özel sebepler zorunlu kıldığında bilirkişinin istemi üzerine, atayan merciin gerekçeli kararıyla en çok üç ay daha uzatılabilir (CMK m.66/1). Süresinde rapor vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir.
Uzman mütalaası nedir, kim alabilir?
Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii ya da kanunî temsilci; olayla ilgili olarak, raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere veya rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir (CMK m.67/6). Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
Rapora itiraz için süre verilir mi?
Evet. İncelemeler tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmeyi sağlamak üzere taraflara süre verilir. İstemler reddedildiğinde üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m.67/5).
Bilirkişi reddedilebilir mi?
Hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir. Ret hakkını savcı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii ya da kanunî temsilci kullanabilir. Reddi isteyen, nedenini ve dayandığı olguları göstermekle yükümlüdür (CMK m.69).
Bilirkişinin kim olduğunu öğrenebilir miyim?
Hâkim veya mahkeme tarafından atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebepler olmadıkça ret hakkına sahip olanlara bildirilir (CMK m.69/2). Bu bildirim, ret hakkının kullanılabilmesinin önkoşuludur.
Bilirkişi raporunuzu, kanunun çizdiği kapsam sınırı ve uzman mütalaası imkânı bakımından birlikte inceleyebiliriz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu levhasına kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda bilirkişi raporuna dayanan ceza dosyalarını yürütmektedir. Teknik incelemeye dayalı isnatlarda; bilirkişi incelemesi ve soruların kapsamına ilişkin istemlerin hazırlanmasından raporun kanunî sınırı bakımından denetlenmesine, uzman mütalaası sunulmasından bilirkişinin reddi ve duruşmada dinlenmesi taleplerine kadar şüpheli ve sanık müdafiliği yapmaktadır. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.