Banka veya Kooperatif Çalışanları Zimmet Suçundan Nasıl Yargılanır?

Kısa cevap: Banka yönetim kurulu üyeleri ve diğer banka çalışanları, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesindeki özel ve TCK m. 247’den daha ağır bir zimmet hükmüne tabidir. Kooperatif çalışanları ise kural olarak kamu görevlisi sayılmadıklarından TCK m. 247 kapsamına girmez; bu kişilerin benzer fiilleri genellikle TCK m. 155’teki güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir.

TCK m. 247, zimmet suçunun failini “kamu görevlisi” olarak sınırlandırır. Ancak banka çalışanları için kanun koyucu ayrı ve daha ağır bir özel hüküm öngörmüş, kooperatif çalışanları için ise böyle bir özel düzenleme yapmamıştır. Bu yazıda, bu iki farklı çalışan grubunun zimmet benzeri fiiller karşısındaki hukuki durumu ele alınmaktadır.

Banka Çalışanları Hangi Hükme Tabidir?

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesi, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu parayı veya malı kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensuplarını altı yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır; ayrıca bankanın uğradığı zararın tazminine de hükmolunur.

Bu düzenleme, TCK m. 247’den bağımsız, özel bir kanun hükmüdür ve banka çalışanının kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın uygulanır; özel bankalarda çalışan personel de bu kapsama girer.

Banka ve kooperatif çalışanları zimmeti infografiği 5411 sayılı Kanun m.160

Hileli Davranışla İşlenen Banka Zimmetinin Cezası Nedir?

Doğrudan cevap: Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası verilir; adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Bu, TCK m. 247/2’deki genel zimmetin hileli hâlinden (yarı oranında artırım) daha ağır bir düzenlemedir.

Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde, mahkemece bu zararın re’sen ödettirilmesine hükmolunur; bu, banka zimmetine özgü ek bir yaptırımdır.

Banka Zimmetinde de Etkin Pişmanlık İndirimi Var mıdır?

Evet, 5411 sayılı Kanun m. 160, TCK m. 248’e paralel bir etkin pişmanlık yapısı öngörür: soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen değerin iadesi veya zararın tazmini hâlinde cezanın üçte ikisi, kovuşturma başlamadan önce gönüllü iade hâlinde yarısı, bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde ise üçte biri indirilir. Zimmet suçunda etkin pişmanlığın genel yapısına ilişkin bilgi için Zimmet Suçunun Cezası Nedir? başlıklı yazımıza bakılabilir.

Kooperatif Çalışanları Zimmet Suçunun Faili Olabilir mi?

Kural olarak hayır; kooperatif çalışanları TCK m. 247 anlamında kamu görevlisi sıfatını taşımadıklarından, kooperatife ait para veya malın zimmetine geçirilmesi doğrudan zimmet suçu kapsamında değerlendirilmez. Bu tür fiiller, genel olarak TCK m. 155’teki güveni kötüye kullanma suçu kapsamına girer; bu suç, faili özel bir sıfat taşımayan herkes tarafından işlenebilen genel bir suç tipidir.

Güveni kötüye kullanma suçunun unsurları ve cezasına ilişkin ayrıntılı bilgi için Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155) Cezası başlıklı yazımız incelenebilir.

Kooperatif Yöneticileri Kamu Görevlisi Sayılabilir mi?

Bu, kooperatifin niteliğine ve somut olaya göre değişebilir; TCK m. 6, kamu görevlisini kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme veya başka bir surette katılan kişi olarak geniş biçimde tanımlar. Bazı kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla ilişkili kooperatif türlerinde bu sıfatın istisnai olarak değerlendirilebileceği durumlar olabilir; ancak bu, genel kural değil, somut olayın ve kooperatifin niteliğinin ayrıca incelenmesini gerektiren bir istisnadır.

Bu nedenle bir kooperatif çalışanı hakkındaki isnadın zimmet mi yoksa güveni kötüye kullanma mı olduğunun tespiti, failin somut konumunun ve kooperatifin hukuki niteliğinin dosya bazında değerlendirilmesini gerektirir.

Sonuç ve Değerlendirme

Banka çalışanları, TCK m. 247’den bağımsız olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160’taki özel ve daha ağır zimmet hükmüne tabidir. Kooperatif çalışanları ise kural olarak bu kapsamın dışında kalır ve fiilleri genellikle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir; kamu görevlisi sıfatının istisnai olarak söz konusu olduğu durumlar ayrıca incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Özel bankada çalışan biri zimmet suçundan yargılanabilir mi?

Evet, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160, banka çalışanının kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın uygulanır; özel banka çalışanları da bu kapsamdadır.

Banka zimmetinin cezası genel zimmetten daha mı ağırdır?

Evet, banka zimmeti altı yıldan on iki yıla kadar hapis cezasını gerektirirken, hileli hâlde bu ceza on iki yıldan az olamaz; bu, TCK m. 247’deki genel zimmete göre daha ağır bir düzenlemedir.

Kooperatif çalışanı zimmet suçundan yargılanamaz mı?

Kural olarak hayır, kamu görevlisi sıfatı taşımadıkları için TCK m. 247 kapsamına girmezler; fiilleri genellikle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir.

Güveni kötüye kullanma suçunun cezası zimmetten farklı mıdır?

Evet, güveni kötüye kullanma suçu zimmete göre daha hafif bir ceza aralığına tabidir; iki suç farklı fail sıfatlarına ve ceza aralıklarına sahiptir.

Banka zimmetinde de değer azlığı indirimi uygulanır mı?

5411 sayılı Kanun m. 160 kendi etkin pişmanlık hükümlerini içerir; TCK m. 249’daki değer azlığı indiriminin bu özel hükme doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Banka çalışanı iseniz yargılama rejimi farklı işler

Özel kanun hükümleri nedeniyle görevli mahkeme ve usul bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Banka ve kooperatif çalışanlarına yönelik zimmet ve güveni kötüye kullanma isnatlarında failin sıfatının ve uygulanacak hükmün doğru tespiti konusundaki uygulama gelişmelerini takip etmekte, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadını yakından izleyerek içerik üretimine katkı sağlamaktadır.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?