Kısa cevap: Tazminat talebinde ilk belirlenmesi gereken, zararın hangi kaynaktan doğduğudur. Sözleşmeye aykırılıkta borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur (TBK m.112) — yani kusur karinesi borçlu aleyhinedir. Haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Sebepsiz zenginleşmede ise kusur hiç aranmaz (m.77). Bu ayrım ispat yükünü, zamanaşımını ve faizin başlangıcını aynı anda değiştirir.
Bu sayfa tazminat dosyalarının en başında verilen ama sonucu en çok etkileyen karara odaklanıyor: talebin hukuki dayanağı. Zarar kalemlerinin hesabı, kusur indirimi, trafik kazasında sigortaya başvuru ve kusursuz sorumluluk hâlleri diğer sayfalarımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sancaktepe’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyoruz: tazminat avukatı hangi uyuşmazlıklara bakar, üç hukuki kaynak nasıl ayrılır, sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtları geçerli midir, yanlış yapılan ödeme nasıl geri istenir ve hangi zamanaşımı süresi işler.
Haksız fiilde iki yıllık, sebepsiz zenginleşmede yine iki yıllık, sözleşmede ise kural olarak on yıllık süre işler. Talebin hangi dayanağa oturacağı en başta belirlenmelidir. Dosyanızı değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Tazminat Avukatı Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?
Kısa cevap: Çalışma üç eksende yürür — dayanağın belirlenmesi (haksız fiil, sözleşme, sebepsiz zenginleşme), zararın ve sorumlunun tespiti ve talebin süresinde ve doğru kişiye yöneltilmesi.
Trafik kazası ve sigorta uyuşmazlıkları için Sancaktepe sigorta avukatı, iş kazası ve işçilik talepleri için iş avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Üç Kaynak, Üç Ayrı Rejim
Kısa cevap: Haksız fiil aralarında sözleşme bulunmayan kişiler arasındaki zararları; sözleşmeye aykırılık mevcut bir borç ilişkisinin ihlalini; sebepsiz zenginleşme ise haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşen malvarlığı kaymasını karşılar.
Tablodaki en pratik satır ispat yüküdür. Aynı olayda, örneğin bir hizmetin hatalı görülmesinde, talep sözleşmeye aykırılık olarak kurulursa borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi gerekirken; haksız fiil olarak kurulursa kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. İkinci belirleyici satır zamanaşımıdır: haksız fiilde iki yıllık kısa süre işlerken, sözleşmeden doğan alacaklarda kural on yıldır.
Sözleşmeye Aykırılıkta Sorumluluk
Kısa cevap: Borçlu her türlü kusurdan sorumludur ve kusursuzluğunu kendisi ispat eder. Yardımcı kişilerin verdiği zarardan kurtuluş kanıtı olmaksızın sorumludur. Ağır kusurdan sorumsuzluk anlaşmaları kesin hükümsüzdür.
Sorumsuzluk kayıtları uygulamada en çok tartışılan başlıktır. Kanun üç hâlde bu kayıtları kesin olarak hükümsüz saymıştır: ağır kusur, hizmet sözleşmesinden doğan borçlar ve izne bağlı uzmanlık mesleklerinde hafif kusur. Bu nedenle sözleşmede yer alan geniş sorumsuzluk kayıtları, çoğu zaman düşünüldüğü kadar koruyucu değildir. Sözleşmeden doğan alacağın tahsili için Sancaktepe icra avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Sebepsiz Zenginleşme: Yanlış Ödenen Geri Alınır mı?
Kısa cevap: Alınabilir ama iki şarta bağlıdır. Ödeyen, kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat etmelidir (m.78) ve süre içinde talep etmelidir — öğrenmeden iki yıl, her hâlde on yıl (m.82). Zamanaşımına uğramış borç veya ahlaki ödev için yapılan ödemeler geri istenemez.
Tazminat talebinin kurulmasında izlenen yol
Görevli Mahkeme
Tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür; iş kazasından doğan talepler iş mahkemesinin, bazı sigorta uyuşmazlıkları ise ayrı mercilerin görev alanına girebilir. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık taraflar arasındaki ilişkidir: önceden bir sözleşme var mı, varsa zarar bu ilişkinin ihlalinden mi doğuyor.
İkincisi sözleşme metnidir — sorumsuzluk kaydı var mı, kapsamı ne, kanunun kesin hükümsüz saydığı hâllerden birine giriyor mu.
Üçüncüsü tarihlerdir: zararın öğrenildiği tarih, fiilin işlendiği tarih, zenginleşmenin gerçekleştiği tarih ve alacağın muaccel olduğu an. Dördüncüsü ihtar ve yazışmalardır; sözleşmede faiz kural olarak ihtarla işlemeye başladığı için ihtarın tarihi doğrudan hesabı etkiler. Beşincisi ödeme kayıtlarıdır; sebepsiz zenginleşme iddiasında ödemenin yanılgıya dayandığını gösteren kayıtlar toplanır. Ceza dosyasıyla birlikte yürüyen olaylarda Sancaktepe ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Sözleşmenizde geniş bir sorumsuzluk kaydı bulunması, talebinizin karşılıksız kalacağı anlamına gelmez (TBK m.115). Sözleşmenizi değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat avukatı hangi uyuşmazlıklara bakar?
Ortak soru şudur: zarardan kim, hangi hukuki sebeple sorumludur. Bu çerçevede trafik ve iş kazası tazminatları, sözleşmeye aykırılıktan doğan talepler, yanlış veya borçlanılmamış ödemelerin geri istenmesi, kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi tazminat ve hükmedilen alacağın tahsili ele alınır.
Talebimin hukuki dayanağı neden önemli?
Çünkü dayanak; ispat yükünü, zamanaşımı süresini ve faizin başlangıcını aynı anda değiştirir. Aynı olay sözleşmeye aykırılık olarak kurulduğunda ispat yükü büyük ölçüde borçluya geçerken, haksız fiil olarak kurulduğunda kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer.
Sözleşmeye aykırılıkta kusuru kim ispatlar?
Kanun kusur karinesini borçlu aleyhine kurar: borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Yani alacaklının borçlunun kusurunu ayrıca ispat etmesi gerekmez.
Borçlu her türlü kusurdan sorumlu mudur?
Kural evet, ancak ölçü işin niteliğine göre değişir: borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir (TBK m.114/1).
Sözleşmeye ‘sorumluluk kabul edilmez’ yazılabilir mi?
Sınırı vardır ve bu sınır emredicidir: borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Ayrıca hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle önceden yapılan her türlü sorumsuzluk anlaşması ve kanun ya da yetkili makam izniyle yürütülebilen uzmanlık mesleklerinde hafif kusura ilişkin anlaşma da kesin hükümsüzdür (TBK m.115).
Çalışanının verdiği zarardan sözleşme tarafı sorumlu olur mu?
Olur ve burada kurtuluş kanıtı yoktur: borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.116). Bu, haksız fiildeki adam çalıştıran sorumluluğundan daha ağırdır.
Yardımcı kişi sorumluluğu sözleşmeyle kaldırılabilir mi?
Kural olarak kaldırılabilir: yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Ancak istisna vardır: izne bağlı uzmanlık mesleklerinde borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.116).
Borç geç ifa edilirse ayrıca tazminat istenebilir mi?
İstenebilir: temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.118). Ayrıca temerrüde düşen borçlu, beklenmedik hâl sebebiyle doğacak zarardan da sorumludur (m.119).
Faiz ne zamandan itibaren işler?
Kaynağa göre değişir. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Sözleşmede ise kural olarak muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; ifa günü belirlenmişse o günün geçmesiyle temerrüt doğar (TBK m.117).
Sebepsiz zenginleşme nedir?
Kanunun tanımıyla: haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m.77). Yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması hâlinde doğar.
Yanlışlıkla yaptığım ödemeyi geri isteyebilir miyim?
İspat şartına bağlıdır: borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir (TBK m.78/1). Yani ödemenin bir yanılgıya dayandığının gösterilmesi gerekir.
Zamanaşımına uğramış bir borcu ödedim, geri alabilir miyim?
Alamazsınız. Kanun açıkça sayar: zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez (TBK m.78/2).
Parayı harcamış olan kişi yine de iade eder mi?
İyiniyetine bağlıdır: sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri verir (TBK m.79).
Zenginleşen yaptığı masrafları isteyebilir mi?
İyiniyetliyse daha geniş: zenginleşen iyiniyetli ise, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri, geri verme isteminde bulunandan isteyebilir. İyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir. Her iki hâlde de diğer giderlerin ödenmesi istenemez (TBK m.80).
Her verilen şey geri istenebilir mi?
Hayır, bir yasak vardır: hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez (TBK m.81). Bu hüküm, hukuka aykırı amaçla yapılan ödemelerin mahkeme eliyle geri alınmasını engeller.
Sebepsiz zenginleşmede süre ne kadar?
İki süre birlikte işler: sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.82/1).
Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı kaç yıl?
Kural on yıldır: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Beş yıllık süre ise kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler, konaklama ve yeme içme bedelleri, vekâlet, komisyon, acentalık ve simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar ile yüklenicinin ağır kusuru dışındaki eser sözleşmesi alacakları için uygulanır (m.147).
Zamanaşımı süresi sözleşmeyle uzatılabilir mi?
Uzatılamaz ve kısaltılamaz: bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m.148). Ayrıca zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (m.149).
Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil olabilir mi?
Olabilir. Kanun bu yakınlığı zaten kurar: haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır (TBK m.114/2). Uygulamada talep, hangi dayanağın daha elverişli ispat yükü ve zamanaşımı sunduğuna göre kurulur; gerektiğinde terditli olarak ileri sürülür.
Bu davalar nerede görülür?
Tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür; iş kazasından doğan talepler iş mahkemesinin, bazı sigorta uyuşmazlıkları ise ayrı mercilerin görev alanına girebilir. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda tazminat dosyalarını takip etmektedir. Sancaktepe ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; talebin hukuki dayanağının belirlenmesinden sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtlarının denetimine, sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade taleplerinden zamanaşımı ve faiz hesaplarına kadar zarar gören ve sorumlu tutulan taraflarda müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.49, 72, 77-82, 112-119, 146-149)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.2)
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 4857 sayılı İş Kanunu — mevzuat.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.