Kısa cevap: On beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış bir çocuğun işlediği cinsel suçta ceza sorumluluğu vardır; ancak TCK m. 31/3 uyarınca ceza indirilir: Ağırlaştırılmış müebbet yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet yerine on iki yıldan on beş yıla kadar hapis verilir, diğer cezaların üçte biri indirilir. On iki–on beş yaş aralığında ceza sorumluluğu algılama ve yönlendirme yeteneğine bağlıdır; varsa ceza yarı oranında indirilir. Yargılama çocuk mahkemesi ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde, kapalı duruşmayla ve sosyal inceleme raporu eşliğinde yapılır; şikâyete bağlılık, tutuklama sınırı, HAGB denetim süresi, adli sicil gizliliği ve infaz rejimi çocuklar için ayrı düzenlenmiştir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış istismarın failinin çocuk olması hâlinde soruşturma şikâyete bağlıdır.
Cinsel suç isnadıyla karşılaşan çocuklar, uygulamada giderek daha sık görülen bir dosya grubunu oluşturur: Akran ilişkileri, sosyal medya üzerinden görüntü paylaşımı, okul ortamındaki temaslar ve on beş yaşını doldurmuş iki gencin rızaya dayalı ilişkisi bu dosyaların ana kaynaklarıdır. Ceza hukuku çocuğu yetişkinden farklı ele alır; ancak bu fark cezasızlık değil, yaşa göre kademelenmiş sorumluluk ve ayrı bir yargılama usulüdür.
Bu yazıda on beş–on sekiz yaş aralığındaki failin ceza sorumluluğunu ve indirim oranlarını, on iki–on beş yaş aralığındaki durumu, iki çocuk arasındaki rızaya dayalı ilişkinin hukuki karşılığını, Çocuk Koruma Kanunu’ndaki yargılama usulünü, tutuklama ve adli kontrol sınırlarını, HAGB ve erteleme imkânını, adli sicil ve infaz rejimini ele alıyorum. 2026 yılında 7593 sayılı Kanun’la Çocuk Koruma Kanunu’ndaki “suça sürüklenen çocuk” ifadesi “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir; yazıda bu terim kullanılmıştır.
Yaş, algılama yeteneği ve sosyal inceleme raporu cezanın çerçevesini belirler. Çocuğunuz hakkında bir soruşturma başladıysa ilk aşamada bize ulaşabilirsiniz.

Yaşa göre ceza sorumluluğu: TCK m. 31
Türk Ceza Kanunu ceza sorumluluğunu üç yaş basamağında düzenler. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; haklarında ceza kovuşturması yapılamaz, yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (m. 31/1). On iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış çocuklarda sorumluluk, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına bağlıdır; yetenek yoksa güvenlik tedbiri, varsa indirimli ceza uygulanır (m. 31/2). On beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu tamdır; ancak ceza yaş nedeniyle indirilir (m. 31/3).
Yaş, fiil tarihine göre belirlenir; fail yargılama sırasında on sekiz yaşını doldurmuş olsa bile fiil tarihinde çocuksa indirim uygulanır ve yargılama çocuk mahkemesinde yapılır. Yaşta tereddüt bulunan hâllerde nüfus kaydı esas alınır, gerekirse kemik yaşı incelemesi yapılır; belirsizlik failin lehine yorumlanır. Yaş küçüklüğü indirimi, TCK m. 61/5’teki sıraya göre teşebbüs, iştirak, zincirleme suç ve haksız tahrik indirimlerinden sonra, takdiri indirimden önce uygulanır.
Ceza hesabına örnekler
On beş–on sekiz yaş aralığındaki fail bakımından üçte bir indirim, cinsel suçlarda ceza aralıklarını önemli ölçüde değiştirir. Çocuğa karşı cinsel tacizde (TCK m. 105/1, altı aydan üç yıla kadar) alt sınırdan verilen altı aylık ceza dört aya iner ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelir. Basit cinsel saldırıda (m. 102/1, beş yıl) sonuç ceza üç yıl dört ay; çocuğun cinsel istismarında (m. 103/1, sekiz yıl) beş yıl dört ay; nitelikli cinsel saldırıda (m. 102/2, on iki yıl) sekiz yıl; organ sokma suretiyle istismarda (m. 103/2, on altı yıl) on yıl sekiz aydır. On iki–on beş yaş aralığında bu cezalar yarıya iner ve hiçbir hâlde dokuz yılı geçemez. Cinsel suçların genel ceza çerçevesi için TCK 105 cinsel taciz ve TCK 103 cinsel istismar yazılarına bakabilirsiniz.

Çocuk faille çocuk mağdur: hangi suç?
Çocuk failli dosyaların büyük bölümünde mağdur da çocuktur. Bu hâlde nitelendirme mağdurun yaşına göre yapılır:
- Mağdur on beş yaşını doldurmamışsa: Her türlü cinsel davranış çocuğun cinsel istismarıdır (TCK m. 103/1-a); mağdurun rızası hukuken sonuç doğurmaz. Failin de çocuk olması suçun niteliğini değiştirmez, yalnızca cezayı indirir. Tek istisna şudur: Sarkıntılık düzeyinde kalmış istismarın failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (m. 103/1 son cümle).
- Her iki taraf on beş yaşını doldurmuşsa: Cebir, tehdit ve hile yoksa cinsel ilişki, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu (m. 104/1) oluşturur; şikâyete bağlıdır ve iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörür. Uygulamada her iki gencin de hem fail hem mağdur konumunda değerlendirilmesi mümkündür; şikâyet çoğunlukla ailelerden gelir. Cebir, tehdit ya da hile varsa fiil m. 103/1-b kapsamında istismardır. Bu ayrım cinsel ilişkiye rıza yaşı ve TCK 103–104 farkı yazısında anlatılmıştır.
- Görüntü paylaşımı: On sekiz yaşından küçük bir kişinin cinsel içerikli görüntüsünü elde eden, bulunduran ya da paylaşan çocuk hakkında TCK m. 226/3 uygulanır; failin çocuk olması suçu ortadan kaldırmaz. Bu konu reşit olmayanın kendi görüntüsünü göndermesi yazısında ele alınmıştır.
- Mağdur yetişkinse: Genel hükümler (m. 102, 105) uygulanır; ceza yaş nedeniyle indirilir.
Yargılama usulü: Çocuk Koruma Kanunu
Adli süreçteki çocuklar hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yürütülür; ifade alınırken çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir (ÇKK m. 15). Gözaltına alınan çocuk kolluğun çocuk biriminde, yetişkinlerden ayrı tutulur (m. 16); çocuğa zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz (m. 18). Çocuk, yetişkinlerle birlikte suç işlemişse soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür (m. 17). 2026 değişikliğiyle, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum idari tedbirler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir (m. 15/4).
Sosyal inceleme raporu
Mahkeme, çocuk hâkimi ve savcı, çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme yaptırır; rapor, on iki–on beş yaş aralığında algılama ve yönlendirme yeteneğinin takdirinde göz önünde bulundurulur (ÇKK m. 35/1). 2026 değişikliğiyle on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme zorunlu hâle gelmiş; on beş yaşını doldurmuş çocuk hakkında inceleme yaptırılmıyorsa gerekçesinin iddianamede ya da kararda gösterilmesi şart koşulmuştur (m. 35/3). Rapor, yalnızca sorumluluk tartışmasında değil, ceza belirlenirken ve HAGB ile tedbir kararlarında da belirleyicidir.
Görevli mahkeme ve kapalı duruşma
Asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlar (cinsel taciz, basit cinsel saldırı, sarkıntılık, reşit olmayanla cinsel ilişki) çocuk mahkemesinde; ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar (nitelikli cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı) çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür. Sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm kapalı duruşmada açıklanır (CMK m. 185). Çocuğun velisi, vasisi, sosyal çalışma görevlisi ve bakımını üstlenen kurum temsilcisi duruşmada hazır bulunabilir; çocuğun yararı gerektiriyorsa duruşma salonundan çıkarılabilir (ÇKK m. 22).
Raporun içeriği, algılama yeteneği tartışması ve HAGB kararında dikkate alınır. Rapor hazırlanmadan önce görüşmek fark yaratır.
Tutuklama ve adli kontrol
On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (ÇKK m. 21). Çocuğa karşı cinsel taciz (üst sınır üç yıl) bu kapsamdadır; sarkıntılık düzeyinde istismar (üst sınır sekiz yıl) ve cinsel istismar kapsam dışıdır. On beş–on sekiz yaş aralığında tutuklama mümkündür; ancak çocuklar hakkında CMK m. 109’daki tedbirlere ek olarak belirlenen çevre sınırları dışına çıkmama, belirli yerlere gidememe ve belirli kişi ya da kuruluşlarla ilişki kurmama tedbirleri uygulanabilir (ÇKK m. 20/1). Tutuklama, ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması ya da tedbirlere uyulmaması hâlinde gündeme gelir (m. 20/2). Adli kontrol süresince denetimli serbestlik müdürlüğü çocuğa rehberlik edecek bir uzman görevlendirir (m. 20/3).
Şikâyet, uzlaştırma, HAGB ve erteleme
Şikâyet: Cinsel taciz (m. 105/1), basit cinsel saldırı, sarkıntılık (m. 102/1) ve reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104/1) şikâyete bağlıdır; çocuk fail bakımından ayrıca sarkıntılık düzeyinde kalmış istismar da şikâyete bağlıdır. Şikâyetten vazgeçme, sanığın kabulüyle davayı düşürür.
Uzlaştırma: Çocuklar hakkında da CMK’nın uzlaştırma hükümleri uygulanır (ÇKK m. 24); ancak cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır (CMK m. 253/3). Fiil huzur ve sükûnu bozma ya da hakaret olarak nitelendirilirse uzlaştırma açılır. Ayrıntı için cinsel taciz suçunda uzlaşma var mıdır yazısına bakılabilir.
Kamu davasının ertelenmesi: CMK’daki koşullar varsa çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilir; erteleme süresi üç yıldır (ÇKK m. 19).
HAGB: Sonuç ceza iki yıl veya altındaysa hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür; çocuklar için denetim süresi üç yıldır (ÇKK m. 23/1). 2026 değişikliğiyle HAGB kararında yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenler denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır ve zararın az olduğu hâllerde giderim şartı aranmayabilir (m. 23/2-3). Yaş indirimiyle birlikte cinsel taciz ve sarkıntılıkta bu yol sıklıkla açılır; cinsel istismar ve nitelikli cinsel saldırıda ceza alt sınırı nedeniyle kapalıdır. Sarkıntılıkta HAGB tartışması için sarkıntılık suçunda HAGB verilir mi yazısına bakılabilir.
Süreç adım adım
Adli süreçteki çocuğun cinsel suç yargılaması
Adli sicil, hak yoksunluğu ve infaz
Çocukken işlenen suçtan verilen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir; ancak on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir (5352 s.K. m. 10/3). İşe giriş, okul ve burs başvurularında bu kayıtlar görünmez. TCK m. 53/4 uyarınca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında hak yoksunlukları uygulanmaz. Adli sicil kaydının silinmesi için adli sicil kaydı nasıl silinir yazısına bakılabilir.
İnfaz bakımından çocuk hükümlüler çocuk eğitimevinde ya da çocuk kapalı ceza infaz kurumunda tutulur. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hapis cezasına mahkûm olan çocuklarda koşullu salıverilme oranı üçte ikidir (5275 s.K. m. 107/2-e). Yetişkin cinsel suç hükümlülerine uygulanan mükerrirlere özgü infaz rejimi ile tedavi ve yükümlülükler çocuklar hakkında uygulanmaz (m. 108/10). Dava zamanaşımı da on beş–on sekiz yaş aralığındaki fail için üçte iki oranında kısalır (TCK m. 66/2).
Savunma: hangi noktalar tartışılır?
Çocuk failli cinsel suç dosyalarında savunma, yetişkin dosyalarındaki unsur tartışmalarına ek olarak çocuğa özgü dört noktayı işler. Yaş ve algılama yeteneği: On iki–on beş yaş aralığında algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunmadığı, sosyal inceleme raporu ve uzman değerlendirmesiyle ortaya konursa ceza sorumluluğu ortadan kalkar. Fiilin vasfı: Temasın sarkıntılık düzeyinde kaldığı ya da fiilin taciz olduğu kabul edilirse şikâyet şartı ve HAGB imkânı açılır; vasıf tartışmasının usulü cinsel suçlarda suç vasfının değişmesi yazısında anlatılmıştır. Akran ilişkisi: Her iki tarafın on beş yaşını doldurduğu ve cebir, tehdit, hile bulunmadığı hâllerde istismar isnadının reşit olmayanla cinsel ilişkiye dönüşmesi ve şikâyet şartının aranması sağlanır. Tedbir yerine ceza: Çocuğun yararı, sosyal inceleme raporu ve eğitim durumu, tutuklama yerine adli kontrol, ceza yerine HAGB ve yönlendirme tedbiri talebinin dayanağını oluşturur. Adli süreçteki çocuk kavramının genel çerçevesi suça sürüklenen çocuk kavramı yazısında ele alınmıştır.
Mağdur tarafı: fail çocuksa ne değişir?
Failin çocuk olması mağdurun haklarını daraltmaz. Mağdur çocuksa beyanı Çocuk İzlem Merkezinde uzmanlar aracılığıyla alınır; cinsel suçlarda mağdura baro tarafından vekil görevlendirilir (CMK m. 234). Koruma tedbirleri (adli kontrol, 6284 sayılı Kanun) çocuk fail hakkında da verilebilir; okul ortamındaki dosyalarda okul değişikliği ve yaklaşmama tedbirleri sık uygulanır. Sarkıntılık düzeyindeki istismarda şikâyet şartı bulunduğundan, mağdurun velisinin süresinde şikâyette bulunması gerekir. Tazminat sorumluluğu bakımından çocuk failin yanı sıra, gözetim yükümlülüğünü ihlal eden veli ve kurum da sorumlu tutulabilir.
Uygulamada karıştırılan noktalar
“On sekiz yaşından küçükler ceza almaz.” On beş yaşını doldurmuş çocuk indirimli ceza alır; on iki–on beş yaş aralığında algılama yeteneği varsa yine ceza verilir.
“İki gencin rızası varsa suç yoktur.” Taraflardan biri on beş yaşını doldurmamışsa rıza sonuç doğurmaz; ikisi de doldurmuşsa fiil şikâyete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçudur.
“Çocuk failin kaydı silinir.” Kayıt vardır; ancak yalnızca yargı mercilerince ve yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında istenebilir.
“Çocuk tutuklanamaz.” On beş yaşını doldurmamış çocuk yalnızca üst sınırı beş yılı aşmayan fiillerde tutuklanamaz; on beş–on sekiz yaş aralığında tutuklama mümkündür.
“Yargılama sırasında on sekizi doldurdu, yetişkin gibi yargılanır.” Yaş fiil tarihine göre belirlenir; indirim ve çocuk mahkemesi görevi devam eder.
Sonuç ve değerlendirme
On beş–on sekiz yaş aralığındaki çocuğun cinsel suç işlemesi hâlinde ceza sorumluluğu vardır; ceza üçte bir oranında indirilir, yargılama çocuk mahkemelerinde kapalı duruşmayla ve sosyal inceleme raporu eşliğinde yapılır. On iki–on beş yaş aralığında sorumluluk algılama yeteneğine bağlıdır. Akran ilişkilerinde nitelendirme mağdurun yaşına göre yapılır: On beş yaş altı mağdurda rıza sonuç doğurmaz, on beş yaş üstü iki gençte fiil şikâyete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçudur. Tutuklama sınırı, üç yıllık HAGB denetimi, adli sicil gizliliği, hak yoksunluğu muafiyeti ve üçte ikilik koşullu salıverilme, çocuk faile özgü güvencelerdir. Savunma için tartışılabilir alan, algılama yeteneği, fiilin vasfı ve akran ilişkisi; mağdur vekilliği için öncelik, şikâyet süresinin kaçırılmaması ve koruma tedbirleridir.
Cinsel suçlarda HAGB’nin genel çerçevesi için çocuğun cinsel istismarı suçunda HAGB verilir mi yazısına, silonun tamamı için cinsel suçlar bilgi merkezi sayfasına bakabilirsiniz. Kanun metinleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu‘na başvurabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
15–18 yaş arasındaki çocuk cinsel suç işlerse ceza alır mı?
Evet. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olan çocuğun ceza sorumluluğu vardır; ancak TCK m. 31/3 uyarınca ceza indirilir: Ağırlaştırılmış müebbet yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet yerine on iki yıldan on beş yıla kadar hapis verilir; diğer cezaların üçte biri indirilir. Yargılama çocuk mahkemesinde ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde yapılır.
12–15 yaş arasındaki fail için durum nedir?
Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Yeteneğin varlığı hâlinde cezanın yarısı indirilir ve her fiil için hapis cezası dokuz yılı geçemez (TCK m. 31/2). On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme raporu zorunludur.
İki çocuk kendi rızalarıyla cinsel ilişkiye girerse suç olur mu?
Her ikisi de on beş yaşını doldurmuşsa ve cebir, tehdit, hile yoksa fiil TCK m. 104 kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturur; soruşturma şikâyete bağlıdır ve her iki tarafın da hem fail hem mağdur konumunda değerlendirilmesi mümkündür. Taraflardan biri on beş yaşını doldurmamışsa fiil cinsel istismardır ve rıza sonuç doğurmaz.
Çocuk fail tutuklanabilir mi?
On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (ÇKK m. 21). On beş–on sekiz yaş aralığında tutuklama mümkündür; ancak adli kontrol öncelikli olarak değerlendirilir ve çocuğa özgü ek adli kontrol tedbirleri uygulanabilir (ÇKK m. 20).
Çocuk fail için HAGB ve erteleme mümkün mü?
Sonuç ceza iki yıl veya altındaysa hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür; çocuklar için denetim süresi üç yıldır ve yönlendirme tedbirleri de uygulanır (ÇKK m. 23). Cinsel taciz ve sarkıntılık gibi düşük ceza aralıklı fiillerde yaş indirimiyle birlikte bu yol sıklıkla açılır; cinsel istismar ve nitelikli cinsel saldırıda kapalıdır.
Çocuk failin duruşması açık mı yapılır?
Hayır. CMK m. 185 uyarınca sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. Çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir; çocuğa zincir ve kelepçe takılamaz (ÇKK m. 18).
Çocukken işlenen cinsel suç adli sicile işler mi?
Mahkûmiyet adli sicile kaydedilir; ancak on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir (5352 s.K. m. 10/3). İşe giriş ve okul başvurularında bu kayıtlar görünmez. TCK m. 53 hak yoksunlukları da on sekiz yaşından küçük fail hakkında uygulanmaz.
Çocuk failin infazı nasıl olur?
Ceza çocuk eğitimevinde ya da çocuk kapalı ceza infaz kurumunda çektirilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hükümlü çocuklarda koşullu salıverilme oranı üçte ikidir (5275 s.K. m. 107/2-e); yetişkinlere uygulanan mükerrir infaz rejimi ve tedavi yükümlülükleri çocuklar hakkında uygulanmaz (m. 108/10).
Sosyal inceleme raporu, adli kontrol talebi ve HAGB imkânı erken aşamada planlanmalıdır. Görüşmek için ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Adli süreçteki çocukların cinsel suç dosyaları, çocuk mahkemelerindeki yargılama usulü, sosyal inceleme raporlarının değerlendirilmesi ve akran ilişkilerinden doğan isnatlar, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Hem müdafilik hem mağdur vekilliği yürütmekte; bu alandaki değerlendirmelerini bu sitede ve YouTube kanalında paylaşmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.