📌 Kısa Cevap: Uyuşturucu ticareti (TCK 188) hükümlüsü, kural olarak koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala denetimli serbestliğe ayrılabilir (5275 s.K. m.105/A/1). Bunun için açık cezaevinde (veya çocuk eğitimevinde) bulunmak, iyi hâlli olmak ve talepte bulunmak gerekir; karar infaz hâkimine aittir. Süreyi üç yıla çıkaran geçici m.6/1, TCK 188’i açıkça dışlar. Ancak suç 31.07.2023 veya öncesinde işlenmişse ve örgüt faaliyeti kapsamında değilse, 7571 sayılı Kanunla değişen geçici m.10/6 uyarınca açık cezaevinde en az üç ay kalmak şartıyla denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı doğabilir.
“Uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik kaç yıl?” sorusu, infaz konusunda en çok aranan ve en çok yanlış cevaplanan sorulardan biridir. Yanlışların kaynağı üç tanedir: Birincisi, “denetimli serbestlik” kelimesinin hukukta üç farklı kurumu ifade etmesi; ikincisi, salgın döneminde ve sonrasında çıkarılan geçici maddelerin hangi suçları kapsadığının karıştırılması; üçüncüsü ise Haziran 2025 ve Aralık 2025’te yapılan son değişikliklerin (7550 ve 7571 sayılı Kanunlar) henüz yaygın bilinmemesi. Bu yazıda TCK 188 hükümlüsünün denetimli serbestlikten ne zaman, hangi şartlarla ve hangi istisnalarla yararlanabileceğini, 5275 sayılı Kanun’un güncel metni ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararları üzerinden adım adım açıklıyoruz.
Cezanın toplamda ne kadarının cezaevinde geçeceğini gösteren tablo için “Uyuşturucu Ticaretinden Ceza Alan Ne Kadar Yatar?” yazımıza bakabilirsiniz. Bu yazı ise sürecin son aşaması olan denetimli serbestliğe odaklanır.
31.07.2023 öncesi işlenen suçlarda geçici m.10/6 kapsamında üç yıl erken yararlanma imkânı gözden kaçabilir; müddetnamenizi ve infaz durumunuzu birlikte değerlendirelim.
“Denetimli serbestlik” üç farklı şeyi ifade eder
Uyuşturucu dosyalarında aynı kelimenin üç ayrı hukuki kurum için kullanılması, sorulara verilen cevapları karıştırır. Hangi denetimli serbestlikten söz edildiğini ayırmadan “kaç yıl” sorusu doğru cevaplanamaz:
Bu yazının konusu tablonun ikinci satırıdır: kesinleşmiş uyuşturucu ticareti cezasının, koşullu salıverilme tarihine kadar olan son bölümünün cezaevi dışında, denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edilmesi. TCK 191 kapsamındaki kullanıcı denetimli serbestliği ise bir ceza infazı değil, kamu davasının ertelenmesi sırasında uygulanan bir tedbirdir; ayrıntısı için denetimli serbestlik programı yazımıza bakabilirsiniz.

105/A kuralı: TCK 188 hükümlüsü için temel süre bir yıl
5275 sayılı Kanun m.105/A/1’e göre hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak ve aileleriyle bağlarını güçlendirmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.
Bu hükümden çıkan beş şart şunlardır:
- Kesinleşmiş hapis cezası: Tutuklu sanık değil, hükümlü olmak gerekir.
- Açık kurumda bulunma: Kural olarak açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde olmak gerekir; m.105/A/2 iradesi dışındaki nedenlerle açık kuruma ayrılamayanlar için istisna öngörür.
- Zaman şartı: Koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az kalmış olması.
- İyi hâl: m.89 uyarınca idare ve gözlem kurulunun iyi hâl değerlendirmesi. TCK 188 hükümlüleri için bu kurula m.89/3 uyarınca Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir savcı başkanlık eder; kurula ayrıca izleme kurulu üyesi ve ilgili bakanlıkların uzmanları katılır.
- Talep: Denetimli serbestlik kendiliğinden uygulanmaz; hükümlünün talebi gerekir.
Bu şartlara 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla bir şart daha eklenmiştir: hükümlünün, beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması gerekir. Geçici m.11’e göre bu yeni şart, 7550 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz. Ayrıca m.105/A/4 uyarınca adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler bu infaz usulünden yararlanamaz.
Neden üç yıl değil? Geçici 6. madde ve TCK 188 istisnası
İnternette sıkça karşılaşılan “denetimli serbestlik üç yıl” bilgisi, 5275 sayılı Kanun’un geçici m.6/1 hükmünden gelir. Bu hükme göre 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından m.105/A/1’deki bir yıllık süre üç yıl olarak uygulanır. Ancak aynı hüküm; kasten öldürme suçları, belirli yaralama suçları, işkence ve eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, özel hayata karşı suçlar, devletin güvenliğine karşı suçlar ve terör suçlarıyla birlikte uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu (m.188) açıkça istisna tutar. Dolayısıyla TCK 188 hükümlüsü, suç tarihi 30.03.2020’den önce olsa bile geçici m.6/1’deki üç yıllık süreden yararlanamaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.06.2023 tarihli, 2023/3259 Esas, 2023/3867 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı bu noktayı açıkça vurgular. Mükerrir olarak uyuşturucu ticaretinden mahkûm olan hükümlünün müddetnamesi 2/3 oranıyla hesaplanmış ve buna göre denetimli serbestliğe ayrılmasına karar verilmişti. Daire, oranın 3/4 olması gerektiğini ve bu hükümlülerin geçici 6. maddeye göre denetimli serbestlikten ancak bir yıl süreyle yararlanma haklarının bulunduğunu belirterek denetimli serbestlik kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararı bozmuştur (karar metni).
Benzer bir istisna geçici m.6/4’te de vardır, ancak yönü farklıdır: 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlarda 15 yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirilen bir gün üç gün, 18 yaşını dolduruncaya kadar geçirilen bir gün iki gün sayılır ve bu fıkra TCK 188’i dışlamaz. Bu kural koşullu salıverilme tarihini öne çektiği için dolaylı olarak denetimli serbestlik tarihini de etkiler.

2026’nın kritik istisnası: 31.07.2023 öncesi suçlarda üç yıl erken yararlanma
Asıl dikkat edilmesi gereken düzenleme geçici m.10/6’dır. Bu fıkra ilk olarak 14.07.2023 tarihli 7456 sayılı Kanunla eklenmiş, 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla (yürürlük 25.12.2025) önemli ölçüde değiştirilmiştir. Güncel metne göre; kasten öldürme suçlarının bir kısmı (TCK 82/1-d, e, f), deprem nedeniyle yapıların yıkılması sonucu meydana gelen öldürme suçları, belirli cinsel suçlar (102, 103 ve 104/2-3), devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar, terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle:
- Kapalı kurumda bulunan hükümlülerden toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını kapalı kurumda geçirip ilgili mevzuata göre açık kuruma ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir.
- Bu hükümlüler ile aynı suç tarihi kapsamında açık kurumda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık kurumda kalmış olmak şartıyla, cezanın denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır.
İstisna listesinde TCK 188 yer almamaktadır; yalnızca “örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar” ayrıca dışlanmıştır. Bu nedenle örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş bir uyuşturucu ticareti suçunda, suç tarihi 31.07.2023 veya öncesiyse, bir yıllık temel süreye ek olarak üç yıl erken yararlanma imkânı gündeme gelir. Bu yorum, kanunun lafzından çıkmaktadır; uygulamada müddetname ve infaz hâkimliği kararları ile somut olarak belirlenir.
7571 sayılı Kanun neyi değiştirdi?
Değişikliğin önemi, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.12.2025 tarihli, 2024/7796 Esas, 2025/8653 Karar sayılı kararında açıkça görülür. Olayda TCK 188/3’ten mahkûm olan ve 14.01.2023’ten beri tutuklu bulunan sanığın hükmü 17.10.2023’te kesinleşmiş, 31.10.2023’te açık kuruma ayrılmıştı. İnfaz hâkimliği geçici m.10/6 uyarınca erken denetimli serbestliğe ayrılmasına karar vermişti. Daire, maddenin o tarihteki metninde yer alan “31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden” ifadesinin yoruma açık olmadığını, hükümlünün 31.07.2023 tarihinde hükümlü değil tutuklu olduğunu ve düzenlemenin kapsamının yorum yoluyla genişletilemeyeceğini belirterek kararı kanun yararına bozmuştur. Aynı kararda Daire, TCK 188’in geçici m.6’daki istisna suçlardan olması nedeniyle hükümlünün şartla tahliye tarihine bir yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabileceğini de belirtmiştir (karar metni).
Bu karardan yaklaşık üç hafta sonra yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun, ölçütü değiştirmiştir: artık belirleyici olan hükümlünün 31.07.2023 tarihindeki statüsü değil, suçun 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olmasıdır. Dolayısıyla Yargıtay’ın bu kararında kapsam dışı kalan durumdaki bir hükümlü, yani suçu 31.07.2023’ten önce işleyip o tarihte henüz tutuklu olan ve sonradan hükümlü olan kişi, yeni metne göre değerlendirmeye alınabilecektir. Yeni metne ilişkin Yargıtay içtihadı henüz oluşma aşamasındadır; bu nedenle somut başvurularda infaz hâkimliğinin uygulaması takip edilmelidir.
Rakamlarla etkisi: temel kural ve geçici 10/6 karşılaştırması
Aşağıdaki tablo; suç tarihinde yetişkin, mükerrir olmayan, suçu 28.06.2014’ten sonra işlemiş (oran 3/4) ve iyi hâlli bir hükümlü için, cezaevinde geçirilecek en erken süreyi iki senaryoda karşılaştırır. Geçici 10/6 sütunu, suçun 31.07.2023 veya öncesinde işlendiği, örgüt faaliyeti kapsamında olmadığı ve açık kuruma ayrılma ile açık kurumda üç ay kalma şartlarının zamanında gerçekleştiği varsayımına dayanır; açık kuruma ayrılma tarihleri yönetmeliğe ve kurum kararlarına bağlı olduğundan gerçek tarih bundan sonra olabilir.
Tablodaki süreler gözaltı ve tutuklulukta geçen süreleri de kapsar; çünkü TCK m.63 uyarınca bu süreler cezadan mahsup edilir. Geçici 10/6 sütunundaki “teorik en erken” süre, kanunun öngördüğü sınırdır; açık kuruma ayrılma, iyi hâl kararı ve infaz hâkiminin değerlendirmesi gibi aşamalar bu süreyi uzatabilir.
Özel durumlar: kadın, hasta ve yaşlı hükümlüler
m.105/A/3, bazı hükümlüler için zaman şartını genişletir ve bu fıkrada suç türüne göre bir istisna yoktur. Buna göre diğer şartları taşımak kaydıyla:
- Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az kaldığında,
- Ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler, koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az kaldığında
denetimli serbestlikten yararlanabilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan raporla belgelendirilmelidir.
Ayrıca geçici m.6/2, 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler için bu iki yıllık süreyi dört yıl olarak uygular; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmış beş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilme süreleri ise azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik altında infaz edilebilir. Geçici m.6/2’nin istisna listesi kasten öldürme, cinsel suçlar, özel hayata karşı suçlar, devlet güvenliğine karşı suçlar ve terör suçlarını sayar; TCK 188 bu listede yer almaz. Bu nedenle suç tarihi 30.03.2020’den önce olan ve bu özel gruplara giren TCK 188 hükümlüleri için daha uzun süre gündeme gelebilir.
Başvuru süreci: denetimli serbestliğe nasıl ayrılır?
Denetimli serbestlik, şartlar oluştuğunda kendiliğinden başlamaz. Süreç, hükümlünün talebi, kurumun değerlendirmesi ve infaz hâkiminin kararıyla ilerler. TCK 188 hükümlüleri bakımından iki aşamada ek denetim vardır: açık kuruma ayrılma kararı infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır (m.14/4) ve iyi hâl değerlendirmesini yapan kurula savcı başkanlık eder (m.89/3).
TCK 188 hükümlüsü için denetimli serbestliğe ayrılma süreci
Denetimli serbestlikte yükümlülükler
m.105/A/5’e göre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar aşağıdaki yükümlülüklerden bir veya birkaçına tabi tutulmasına denetimli serbestlik müdürlüğü karar verir:
- Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma,
- Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma (uygulamada elektronik izleme bu kapsamda gündeme gelebilir),
- Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
- Belirlenen programlara katılma.
Müdürlük, hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir. Aynı fıkrada TCK 191’den hükümlü olanlar için tedavi ve rehabilitasyon programına katılma zorunluluğu ayrıca öngörülmüştür; TCK 188 hükümlüleri için böyle bir otomatik zorunluluk yoktur, ancak “belirlenen programlara katılma” yükümlülüğü kapsamında programa yönlendirme yapılabilir.
Kurallara uyulmazsa veya yeni bir suç isnadı olursa
m.105/A/6’ya göre hükümlünün kurumdan ayrıldıktan sonra beş gün içinde müdürlüğe başvurmaması, yükümlülüklere, denetim ve iyileştirme programına veya görevlilerin uyarılarına uymamakta ısrar etmesi ya da kuruma geri dönmek istemesi hâllerinde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın infazı için hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verir.
m.105/A/7’ye göre denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia edilen ve alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılırsa, infaz hâkimi hükümlünün açık kuruma gönderilmesine karar verebilir. Yeni davada beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilirse denetimli serbestlik altında infaza devam edilmesine karar verilir. Bu düzenleme, salt bir soruşturma açılmasının değil, kamu davası açılmasının ve alt sınır şartının arandığını gösterir.
En ağır sonuç m.105/A/8’dedir: müdürlüğe başvurma süresinin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen başvurmayanlar ile kuruma iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanlar hakkında TCK 292 ve 293’teki hükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Denetimli serbestlikte ihlal ve yeni suç konularında ayrıntılı bilgi için Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? ve Denetimli Serbestlikte Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur? yazılarımıza bakabilirsiniz.
Koşullu salıverilmeden sonra ne olur?
Denetimli serbestlik dönemi koşullu salıverilme tarihinde sona erer; ancak bu, cezanın tamamen bittiği anlamına gelmez. m.107/6 uyarınca koşullu salıverilen hükümlü, kurumda geçirmesi gereken süre kadar bir denetim süresine tabi tutulur; bu süre süreli hapislerde hak ederek tahliye tarihini geçemez. TCK 188’de oran dörtte üç olduğundan denetim süresi pratikte cezanın kalan dörtte biri kadardır. m.107/9 uyarınca infaz hâkimi, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. m.107/12 uyarınca denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyarıya rağmen uyulmamakta ısrar edilmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır; m.107/14 uyarınca ise denetim süresi iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Mükerrir hükümlüler için ayrıca infaz tamamlandıktan sonra başlayan ve en az bir yıl olan bir denetim süresi daha vardır (m.108/4).
Sık yapılan yanlışlar
- “Ticarette de denetimli serbestlik üç yıl.” Geçici m.6/1’deki üç yıl TCK 188’i açıkça dışlar. Ticaret hükümlüsü için temel süre bir yıldır.
- “Ticarette hiçbir istisna yok, her durumda bir yıl.” Bu da eksiktir: suç 31.07.2023 veya öncesinde işlenmişse ve örgüt faaliyeti kapsamında değilse, 7571 sayılı Kanunla değişen geçici m.10/6’daki üç yıl erken yararlanma ayrıca değerlendirilmelidir. Küçük çocuğu olan kadın hükümlüler ve ağır hasta hükümlüler için de m.105/A/3 daha uzun süre öngörür.
- “Tutuklu iken denetimli serbestliğe başvurulur.” Denetimli serbestlik kesinleşmiş cezanın infaz usulüdür; tutukluluk döneminde uygulanan tedbir ise adli kontroldür.
- “Şartlar oluşunca kendiliğinden çıkılır.” Hükümlünün talebi, iyi hâl değerlendirmesi ve infaz hâkiminin kararı gerekir.
- “Kullanıcıların denetimli serbestliği ile aynı.” TCK 191’deki denetimli serbestlik kamu davasının ertelenmesi sırasında uygulanır; ticaret hükümlüsünün denetimli serbestliği ise cezanın infaz biçimidir.
Sonuç ve değerlendirme
Uyuşturucu ticareti hükümlüsü için denetimli serbestliğin temel süresi bir yıldır: koşullu salıverilmeye bir yıl kala, açık kurumda ve iyi hâlli hükümlü talep ederse infaz hâkiminin kararıyla cezanın kalan bölümü cezaevi dışında infaz edilir. Bu süreyi üç yıla çıkaran geçici m.6/1 TCK 188’e uygulanmaz ve Yargıtay da bu konuda açıktır. Buna karşılık 7571 sayılı Kanunla Aralık 2025’te değişen geçici m.10/6, suçu 31.07.2023 veya öncesinde işlenmiş ve örgüt faaliyeti kapsamında olmayan TCK 188 hükümlüleri için üç yıl erken yararlanma imkânını gündeme getirmiştir. Ayrıca küçük çocuğu olan kadın hükümlüler ile ağır hasta hükümlüler için kanun daha uzun süreler öngörür. Bu nedenle “kaç yıl” sorusunun doğru cevabı; suç tarihi, örgüt bağlantısı, hükümlünün kişisel durumu ve müddetnamedeki koşullu salıverilme tarihi birlikte değerlendirilerek verilebilir.
İlgili yazılarımız
Uyuşturucu Ticaretinden Ceza Alan Ne Kadar Yatar? · İnfaz ve Koşullu Salıverilme Rehberi · Yatar Hesaplama 2026 · Uyuşturucu Ticaretinde Şartlı Tahliye Oranı · Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? · Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188)
Uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik kaç yıl?
Kural olarak bir yıldır. 5275 sayılı Kanun m.105/A uyarınca koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az kalan, açık cezaevinde bulunan iyi hâlli hükümlü talep ederse kalan süreyi denetimli serbestlikle geçirebilir. Bir yılı üç yıla çıkaran geçici m.6/1, TCK 188’i açıkça kapsam dışında tutar. Suç 31.07.2023 veya öncesinde işlenmişse geçici m.10/6’daki üç yıl erken yararlanma ayrıca değerlendirilmelidir.
31.07.2023 öncesi işlenen uyuşturucu ticareti suçunda 3 yıl erken denetimli serbestlik var mı?
Geçici m.10/6, örgüt faaliyeti kapsamında işlenenler ve maddede sayılan diğer suçlar hariç olmak üzere 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanlara, şartları taşıyorlarsa açık cezaevinde en az üç ay kalmak koşuluyla denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı tanır. TCK 188 bu istisnalar arasında sayılmamıştır. Hüküm 7571 sayılı Kanunla Aralık 2025’te bu biçimde değiştirilmiştir.
Denetimli serbestliğe ayrılmak için açık cezaevinde olmak şart mı?
Kural olarak evet; m.105/A/1 açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunmayı arar. Ancak m.105/A/2’ye göre açık kuruma ayrılma şartları oluştuğu hâlde iradesi dışındaki bir nedenle ayrılamayan veya bu nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler de diğer şartları taşıyorsa bu usulden yararlanabilir.
Denetimli serbestliğe kim karar verir?
Ceza infaz kurumu idaresinin hazırladığı değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi karar verir. TCK 188 hükümlüleri için iyi hâl değerlendirmesi yapan idare ve gözlem kuruluna m.89/3 uyarınca Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir savcı başkanlık eder.
Denetimli serbestlikte hangi yükümlülükler verilir?
m.105/A/5 uyarınca kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ve belirlenen programlara katılma yükümlülüklerinden biri veya birkaçına denetimli serbestlik müdürlüğü karar verir. Yükümlülükler risk ve ihtiyaca göre değiştirilebilir.
Denetimli serbestlikte kurallara uyulmazsa ne olur?
Beş gün içinde müdürlüğe başvurmama, yükümlülüklere uymamakta ısrar etme veya kuruma dönmek isteme hâllerinde infaz hâkimi hükümlünün açık cezaevine gönderilmesine karar verir (m.105/A/6). Başvuru süresinin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen başvurmayanlar ile iade kararına rağmen iki gün içinde teslim olmayanlar hakkında firar hükümleri (TCK 292-293) uygulanır.
Küçük çocuğu olan kadın hükümlü için süre farklı mı?
Evet. m.105/A/3-a uyarınca sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az kalan kadın hükümlüler, diğer şartları taşıyorlarsa bu usulden yararlanabilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyenler için süre üç yıldır (m.105/A/3-b). Bu fıkrada suç türüne göre istisna öngörülmemiştir.
Uyuşturucu kullanma suçundaki denetimli serbestlikle aynı şey mi?
Hayır. TCK 191’deki denetimli serbestlik, kullanıcı hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi sırasında uygulanan bir tedbirdir ve ceza infazı değildir. Uyuşturucu ticaretinde ise denetimli serbestlik, kesinleşmiş hapis cezasının son bölümünün cezaevi dışında infazı anlamına gelir (m.105/A).
Suç tarihi, örgüt bağlantısı, açık kuruma ayrılma durumu ve özel şartlar denetimli serbestlik süresini değiştirir; müddetnamenizi inceleyerek başvuru yolunu birlikte değerlendirelim.
Hükümden önce, ilk kez yargılanan sanıkta cezanın nasıl belirlendiğini ilk kez uyuşturucu ticaretinden yargılanan ne ceza alır yazımızda açıkladık.
Denetimli serbestliğin ön koşulu olan açık kuruma ayrılma şartlarını açık cezaevine ayrılma şartları yazımızda ayrıntılı anlattık.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.