Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? İki Ayrı Rejim, Sonuçlar ve Savunma (2026)

📌 Kısa Cevap: Denetimli serbestliğin ihlali, hangi rejimde olduğunuza göre iki farklı sonuç doğurur. TCK m.191 kapsamında kullanıcılık suçunda ertelenen kamu davası, ihlal hâlinde açılır; ihlal, yükümlülüklere uymamakta ısrar, tekrar madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ve madde kullanmadır (m.191/4). Cezanın denetimli serbestlik tedbiriyle infazında (5275 sayılı Kanun m.105/A) ise müracaat etmeme veya yükümlülüklere uymamakta ısrar hâlinde hükümlü, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi kararıyla açık ceza infaz kurumuna gönderilebilir. Bu iki rejimi karıştırmak, yanlış beklenti ve yanlış savunmaya yol açan en yaygın hatadır.

İnternette “denetimli serbestlik ihlali” başlığı altında dolaşan bilgilerin çoğu, birbirinden farklı iki hukuki yapıyı tek bir çatı altında anlatır. Oysa kullanıcılık suçunda uygulanan erteleme ve denetimli serbestlik (TCK m.191, 5402 sayılı Kanun m.12/A) ile hapis cezasının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiriyle infazı (5275 sayılı Kanun m.105/A) farklı kurumlardır; ihlalin tanımı, kararı veren makam ve sonuçlar da farklıdır. Bu yazı, ihlalin her iki rejimdeki karşılığını, ihlal sayılan ve sayılmayan davranışları, sürecin işleyişini, kamu davası açılırsa karşılaşılacak durumu ve savunma yollarını 2026 güncel mevzuatla anlatır. Ayrıntılı alt konular için ilgili yazılarımıza bağlantı verdik.

İhlal bildirimi veya uyarı aldıysanız

Hangi rejimde olduğunuzun doğru tespiti savunmanın ilk adımıdır; dosyanızı birlikte inceleyelim.

İki ayrı rejim: kullanıcılık ertelemesi ve infazda denetimli serbestlik

Birinci rejimde kişi hakkında henüz dava açılmamış, TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenmiştir. m.191/3 uyarınca erteleme süresi zarfında asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve bu süre altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir; yükümlülükleri 5402 sayılı Kanun m.12/A düzenler ve karar makamı Cumhuriyet savcısıdır. İkinci rejimde ise kişi hakkında hüküm kurulmuş ve ceza kesinleşmiştir; 5275 sayılı Kanun m.105/A uyarınca açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlünün talebi hâlinde, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilebilir; karar infaz hâkimine aittir.

İki rejimde denetimli serbestliğin ihlali
Özellik Kullanıcılık ertelemesi (TCK 191) Cezanın DS ile infazı (5275 m.105/A)
Kimin için Kullanmak için madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma şüphelisi Açık ceza infaz kurumunda/çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlü
Karar makamı Cumhuriyet savcısı İnfaz hâkimi
Dayanak TCK m.191; 5402 sayılı Kanun m.12/A 5275 sayılı Kanun m.105/A
İhlalin sonucu Kamu davası açılır (m.191/4) Açık ceza infaz kurumuna gönderilme (m.105/A-6, 7)
İhlal kararını veren Savcılık davayı açar; yargılamayı mahkeme yapar Müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi

Denetimli serbestlik ihlali infografik

Kullanıcılık ertelemesinde ihlal: TCK 191/4’teki üç hâl

TCK m.191/4, erteleme süresi zarfında kamu davasının açılmasına yol açan hâlleri sınırlı biçimde sayar: (a) kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmek, (b) tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ve (c) uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak. Bu listenin dışında kalan davranışlar bu fıkra bakımından ihlal sayılmaz; ancak uyuşturucu dışındaki kasıtlı suçlar için TCK m.191/9 yollamasıyla CMK m.171/4 gündeme gelir. Yeni suç konusunun ayrıntıları “Denetimli Serbestlikte Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur?” yazımızda anlatılmıştır.

TCK m.191/5, ikinci ve üçüncü hâller bakımından önemli bir kural koyar: tekrar satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. TCK m.191/6 ise m.191/4’e göre kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemeyeceğini düzenler. Bu ikisi birlikte, ihlalin pratik anlamını gösterir: ihlal, bir “ceza” değil, korumanın sona ermesi ve dosyanın yargılama aşamasına taşınmasıdır.

▶VİDEOLU ANLATIMDenetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

“Israr” ölçütü ve müdürlüğün çağrılarına uyma yükümlülüğü

İhlalin en tartışmalı türü, yükümlülüklere uymamakta “ısrar”dır. 5402 sayılı Kanun m.5/1 uyarınca hakkında tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır; m.5/2 uyarınca müdürlük tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılır. TCK m.191/4-a’nın ısrar şartıyla birlikte okunduğunda, mazeretli ve tek seferlik aksaklık ile uyarılara rağmen devam eden tutum arasındaki fark ortaya çıkar. İmza ve randevu gecikmeleri için “Denetimli Serbestlikte İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur?”, test süreci için “İdrar Testine Gitmezsem Ne Olur?” yazılarımıza başvurabilirsiniz.

Ertelemede ihlal sayılan davranışlar
Davranış TCK m.191/4 karşılığı Not
Uyarıya rağmen sürekli imzaya gelmemek a bendi (ısrar) Tek seferlik, mazeretli gecikme ısrar sayılmayabilir
Tedavi programına devam etmemek a bendi (tedavinin gerekleri) Sağlık raporu ve belge önemlidir
Yeniden madde bulundurmak/satın almak b bendi 5/5 gereği ayrı soruşturma yapılmaz
Test sonucu pozitif çıkmak c bendi (madde kullanma) Numune ve analizin usulü savunma konusudur
Başka bir kasıtlı suç işlemek 191/4’te sayılmaz; CMK 171/4 TCK m.191/9 yollamasıyla değerlendirilir

İhlal iddiası nasıl işler? Müdürlük, savcılık ve mahkeme

Uygulamada ihlal iddiası çoğunlukla denetimli serbestlik müdürlüğünün tutanak veya raporuyla gündeme gelir; müdürlük, çağrılara uyulmaması veya denetim planına aykırılık gibi durumları kayda geçirir ve dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına bildirir. Bildirimin biçimi dosyaya göre değişebilir. Savcılık, bildirimi ve kişinin mazeretini değerlendirir; ihlal kabul edilirse TCK m.191/4 uyarınca kamu davası açar. Kişi bu süreçte müdürlük işlemlerinin kanun veya diğer mevzuata aykırı olduğunu düşünüyorsa, 5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir; savcı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir. TCK m.191/8 kapsamında kovuşturma evresinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından ise 5402 sayılı Kanun m.12/A-6 gereği bu başvurular kararı veren mahkemece değerlendirilir.

  1. 01

    Aykırılık

    Çağrıya uyulmaması, test pozitifliği veya yeni olay gibi bir durum ortaya çıkar.

  2. 02

    Kayıt ve uyarı

    Müdürlük durumu kaydeder; uyarı yapılabilir (5402 s.K. m.5/2).

  3. 03

    Bildirim

    Müdürlük dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına bildirir; kişi yazılı savunma ve belge sunar.

  4. 04

    Savcılık değerlendirmesi

    Israr veya TCK m.191/4-b-c hâlleri incelenir; mazeret değerlendirilir.

  5. 05

    Sonuç

    İhlal kabul edilirse kamu davası açılır; edilmezse süre devam eder, sorunsuz tamamlanırsa KYOK verilir.

Ertelemede ihlal iddiasının seyri

Kamu davası açılırsa: ceza ve imkânlar

İhlal sonucu kamu davası açıldığında, kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçunun cezası TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapistir. TCK m.191/9 uyarınca aksine düzenleme bulunmayan hâllerde CMK m.171 ve m.231 hükümleri uygulanır. CMK m.231/5’in güncel metnine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın giderilmesi gerekir. Karar verilirse m.231/8 uyarınca beş yıl denetim süresi uygulanır, bu süre sorunsuz geçerse m.231/10 uyarınca davanın düşmesine karar verilir. CMK m.231’in bu fıkraları 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; bu imkânlar mahkemenin takdirine ve koşullara bağlıdır, önceden garanti edilemez. Sürecin kapanışı için “Denetimli Serbestlik Dosyası Nasıl Kapatılır?” yazımıza bakabilirsiniz.

Cezanın denetimli serbestlikle infazında ihlal (5275 m.105/A)

Hükümlü olarak denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilen kişiler için ihlal sistemi farklıdır. 5275 sayılı Kanun m.105/A-5 uyarınca bu kişiler, koşullu salıverilme tarihine kadar kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ve belirlenen programlara katılma yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulur; TCK m.191’de yer alan kullanma suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. m.105/A-6 uyarınca hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra talebinde belirttiği müdürlüğe beş gün içinde müracaat etmemesi, yükümlülüklere veya denetim planına uymamakta ısrar etmesi ya da ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi hâlinde, müdürlüğün talebi üzerine koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, müdürlüğün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir.

m.105/A-7 yeni suç iddiasına ilişkin ayrı bir kural koyar: hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir; kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde ise cezanın infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına karar verilir. m.105/A-8 uyarınca müdürlüğe müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında TCK m.292 ve 293’te yazılı hükümler uygulanır. Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin müdürlük raporu ise m.105/A-9 uyarınca ilgili mahkemeye gönderilir.

İhlal iddiasına karşı savunma: neler toplanmalı?

Savunmanın temeli, iddia edilen aykırılığın gerçekten ihlal niteliği taşıyıp taşımadığının belgelenmesidir. Mazeretli gecikmelerde sağlık raporu, iş yeri yazısı veya resmî belge; devam kayıtlarında imza ve randevu çizelgeleri; test sürecinde numunenin alınma ve laboratuvara iletilme belgeleri, analiz raporu ve sonucun bildirim tarihi; tedavi sürecinde sağlık kuruluşunun katılım ve rapor belgeleri toplanmalıdır. Test pozitifliği iddiasında numune alma, saklama ve analiz usulüne ilişkin eksiklikler ve hastanın kullandığı ilaçların etkisi gibi hususlar savunma konusu olabilir; ayrıntılar için test pozitif çıkarsa yazımızı inceleyebilirsiniz. Müdürlük işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu iddiasında ise iki haftalık şikâyet süresine dikkat edilmelidir. Yurt dışına çıkış gibi yükümlülük sınırı konularında yurt dışı yazımıza, adres bildirimi için adres değişikliği yazımıza başvurabilirsiniz.

Hangi yükümlülükler ihlal konusu olabilir?

İhlal değerlendirmesi, kişiye hangi yükümlülüklerin yüklendiğine bağlıdır. 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca TCK m.191 kapsamında hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen şüpheli bakımından şu yükümlülüklerden en az üçüne veya daha fazlasına karar verilir: tedaviye tabi tutulmak; belirlenen programlara katılmak; çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmaktan yasaklanmak; belirlenen yer veya bölgelere gitmemek; bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak; eğitim kurumuna, eğitim programına veya mesleki uğraşlarına ilişkin eğitime devam etmek; belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak; gözetim altında ücret karşılığı çalıştırılmak; silah bulunduramamak veya taşıyamamak; her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak. Yükümlülüklerin hangileri verildiği, erteleme kararında ve müdürlüğün hazırladığı programda yazılıdır; bu nedenle ihlal iddiasında ilk iş, hangi yükümlülüğün somut olarak ihlal edildiğini kararla karşılaştırmaktır. Kararda yer almayan bir yükümlülüğün ihlali ileri sürülemez; yükümlülükler ise şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülük getirilebilir.

Test süreci ve ihlal: yılda en az iki sevk

İhlal iddialarının önemli bir bölümü test sonuçlarına dayanır. TCK m.191/3 uyarınca Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca gerekli görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde müdürlük tarafından test yapılabilir veya şüpheli ilgili kuruma sevk edilebilir. Tedaviye tabi tutulma yükümlülüğü bulunan kişi, m.12/A-2 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için her zaman sağlık kurumunca çağrılabilir ve kolluk görevlileri sağlık kurumunun çağrısının gerçekleştirilmesi bakımından yardım etmekle görevlidir. Bu çerçevede teste hiç gitmemek, çağrıya uyulmaması ihlali (5402 s.K. m.5/2), pozitif sonuç ise TCK m.191/4-c kapsamındaki ihlali gündeme getirir. İkisi arasındaki farkı ve savunma noktalarını ilgili yazılarımızda ayrıntılı ele aldık.

İhlal, süre uzatma ve tutuklama ilişkisi

Her ihlal kamu davasıyla sonuçlanmaz; özellikle yükümlülüklere uyum sorunlarında müdürlük süre uzatma teklifinde bulunabilir. TCK m.191/3 uyarınca denetimli serbestlik süresi, müdürlüğün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Bu, hafif ihlallerin dava yerine uzatmayla karşılanabileceği bir ara yol sağlar; ancak kanun uzatmanın ölçütlerini tanımlamadığı için sonuç dosyaya göre değişir. Tutuklama ise ihlalin otomatik sonucu değildir: CMK m.100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. CMK m.100/3’teki katalog suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir; bu katalogda TCK m.188 yer alır, m.191 yer almaz. CMK m.109 ise tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceğini düzenler. İhlalin uyuşturucu ticareti şüphesine dönüşmesi hâlinde ceza ve usul sonuçlarının ağırlaştığı unutulmamalıdır.

İhlal bildirimi aldıktan sonraki ilk iki hafta

İhlal iddiasıyla karşılaşıldığında kısa sürelerin kaçırılmaması gerekir. Müdürlük işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu düşünülüyorsa 5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca iki hafta içinde Cumhuriyet savcısına şikâyet başvurusu yapılabilir. Bu süre içinde yapılacaklar şöyle sıralanabilir: bildirimin veya tutanağın bir örneğinin istenmesi, tarih ve olay anlatımının mevzuat ve kayıtlarla karşılaştırılması, mazeret ve uyum belgelerinin toplanması, yazılı savunmanın hazırlanması ve savcılığa teslim alındı şerhiyle sunulması. Savunmada “bunu yapmadım” demekle yetinilmemeli; iddia edilen davranışın ihlal tanımına girmediği, mazeretin geçerli olduğu veya işlemin hukuka aykırı olduğu belgelerle gösterilmelidir. Kamu davası açılmışsa savunma, iddianame ve delillere göre mahkeme önünde yeniden kurgulanır.

Hangi rejimde olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Savunmanın ilk adımı, dosyanın hangi rejimde yürüdüğünün netleştirilmesidir. Kullanıcılık suçundan soruşturma geçirmiş, henüz dava açılmamış ve savcılık tarafından “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmiş kişiler TCK m.191 rejimindedir; bu kişilere ertelemeye ilişkin karar ve uyarı yazısı tebliğ edilmiştir ve imza, test, tedavi gibi yükümlülükler savcılık kararında ve müdürlüğün programında yazılıdır. Hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış ve infaz hâkimi kararıyla müdürlüğe başvurması söylenmiş kişiler ise 5275 sayılı Kanun m.105/A rejimindedir. Rejim bilgisi, iddia edilen ihlalin sonucunu belirlediği için, dosyadaki kararın başlığına, kararı veren makama (savcılık veya infaz hâkimi) ve dayanak maddeye bakmak yeterlidir. Şüphe varsa UYAP üzerinden dosyanın incelenmesi veya müdürlükten yazılı bilgi istenmesi gerekir.

Örnek senaryolar: aynı davranış, farklı sonuç

  • Senaryo 1 – Ertelemede tek seferlik gecikme: Kişi hastalanarak imza gününü kaçırır ve ertesi gün rapor ve yazılı bildirimle müdürlüğe başvurur. TCK m.191/4-a ısrar aradığından, bu olay tek başına kamu davası sebebi olarak değerlendirilmeyebilir; belge ve bildirimin zamanlaması belirleyicidir.
  • Senaryo 2 – Ertelemede pozitif test: Kişi yılda iki kez yapılan sevklerden birinde pozitif çıkar. Bu, TCK m.191/4-c kapsamında ihlal nedenidir ve m.191/5 gereği ayrı soruşturma yapılmaz; ertelenen dosyada kamu davası açılması gündeme gelir. Savunma, numune ve analiz usulüne odaklanır.
  • Senaryo 3 – İnfazda müdürlüğe başvurmama: Hükümlü ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra beş gün içinde müdürlüğe başvurmaz. 5275 sayılı Kanun m.105/A-6 uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı gündeme gelir; iki gün daha geçerse m.105/A-8 kapsamında TCK m.292 ve 293 hükümleri uygulanır.
  • Senaryo 4 – İnfazda yeni suç iddiası: Hükümlü hakkında denetimli serbestlik uygulanırken alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle kamu davası açılır. m.105/A-7 uyarınca infaz hâkimi açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilir; beraat veya düşme hâlinde infaza denetimli serbestlik tedbiriyle devam edilir.

İhlal İddiasında Savunma Planı infografik

İhlal sayılmayan veya tartışmalı haller

  • Tek seferlik, mazeretli ve bildirilmiş gecikme: TCK m.191/4-a ısrar aradığından, kural olarak kamu davası sebebi olarak görülmez; ancak uyarıya rağmen tekrarlanırsa durum değişir.
  • Müdürlükten kaynaklanan hata: Çağrının kişiye ulaşmaması veya randevu bilgisinin yanlış verilmesi gibi durumlar, uyarıya rağmen uymama ölçütüne dayanan ihlal iddiasını zayıflatır.
  • Taksirli suç: CMK m.171/4 yalnızca kasıtlı suçu aradığından, taksirli bir fiil tek başına bu hükme göre kamu davası sebebi sayılmaz.
  • Yükümlülüğün değiştirilmesi: 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca yükümlülükler şüphelinin ihtiyacına göre her aşamada değiştirilebilir; çakışan program için başvuru, ihlalin önüne geçer.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Her ihlalde doğrudan cezaevine girilir” yanılgısı. Ertelemede sonuç kamu davası açılmasıdır; tutuklama ancak ayrı bir kararla ve CMK m.100 koşullarıyla olur.
  • “İhlal edersem ayrı bir dava daha açılır” yanılgısı. TCK m.191/5 uyarınca tekrar kullanma ayrı soruşturma konusu yapılmaz.
  • “Dava açıldıktan sonra yeniden erteleme alırım” yanılgısı. TCK m.191/6 uyarınca tekrar suç iddiasında yeniden erteleme kararı verilemez.
  • “İhlal bildirimine itiraz edilemez” yanılgısı. 5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca iki hafta içinde şikâyet yoluna gidilebilir.
  • “İki rejim aynıdır” yanılgısı. Ertelemede karar savcıdadır ve sonuç kamu davasıdır; infazda karar infaz hâkimindedir ve sonuç açık ceza infaz kurumuna gönderilmedir.

Sonuç ve değerlendirme

Denetimli serbestliğin ihlali tek bir hukuki sonuca bağlanamaz: kullanıcılık ertelemesinde ihlal, TCK m.191/4 gereği ertelenen kamu davasının açılması anlamına gelirken; cezanın denetimli serbestlikle infazında ihlal, 5275 sayılı Kanun m.105/A-6 ve 7 uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilme riskini doğurur. Her iki rejimde de mazeretin belgelenmesi, uyarılara uyulması, yükümlülüklerin ihtiyaca göre uyarlanmasının talep edilmesi ve işlemlere karşı süresinde başvuru yapılması savunmanın temelidir. Dosyanızın hangi rejimde yürüdüğünü ve hangi tarihlerin kritik olduğunu ilk iş olarak netleştirmeniz, sonraki adımların doğru atılmasını sağlar.

İlgili yazılarımız

İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur? · Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur? · Dosya Nasıl Kapatılır? · İdrar Testine Gitmezsem Ne Olur? · Test Pozitif Çıkarsa Ne Olur?

Denetimli serbestliği ihlal edersem ne olur?

Sonuç, hangi denetimli serbestlik rejiminde olduğunuza bağlıdır. TCK m.191 kapsamındaki ertelemede (kullanıcı) ihlal, m.191/4 uyarınca kamu davasının açılması sonucunu doğurur. Cezanın denetimli serbestlik tedbiriyle infazında (5275 sayılı Kanun m.105/A) ise ısrarlı ihlal, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkiminin hükümlüyü açık ceza infaz kurumuna göndermesine yol açabilir.

İhlal sayılan davranışlar nelerdir?

TCK m.191/4’e göre yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar, tekrar kullanmak için madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ve madde kullanma ihlaldir. 5402 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca müdürlüğün çağrılarına veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması da yükümlülük ihlali sayılır.

Tek seferlik gecikme ihlal midir?

TCK m.191/4-a ‘ısrar’ ölçütünü aradığından, tek seferlik ve mazeretli bir gecikme kural olarak kamu davası açılmasını gerektirmez; ancak 5402 sayılı Kanun m.5/2 uyarıya rağmen uyulmamasını ihlal saydığından, gecikmelerin mazeretiyle birlikte gecikmeden bildirilmesi önemlidir.

Ertelemede ihlal olursa ayrı bir soruşturma açılır mı?

Hayır. TCK m.191/5 uyarınca erteleme süresi zarfında kullanmak için tekrar madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma, 191/4 uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

İhlalden sonra yeniden erteleme alınır mı?

TCK m.191/6 uyarınca, m.191/4’e göre kamu davası açıldıktan sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

Cezanın denetimli serbestlikle infazında müdürlüğe başvurmazsam ne olur?

5275 sayılı Kanun m.105/A-6 uyarınca ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra talepte belirtilen müdürlüğe beş gün içinde müracaat edilmemesi hâlinde, müdürlüğün talebi üzerine koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. m.105/A-8 uyarınca müracaat süresinin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler hakkında TCK m.292 ve 293’te yazılı hükümler uygulanır.

İhlal iddiasına karşı nasıl savunma yapılır?

Mazeret belgeleri, imza ve devam kayıtları, test sürecine ilişkin belgeler ve tedavi raporları toplanmalı; müdürlük işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu düşünülüyorsa 5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca iki hafta içinde Cumhuriyet savcısına şikâyet yoluna gidilmelidir.

İhlal bildirimi yapıldıysa hemen cezaevine girer miyim?

Hayır. TCK m.191 kapsamındaki ertelemede ihlalin sonucu kamu davası açılmasıdır; tutuklama ancak CMK m.100 koşulları varsa ve ayrı bir kararla söz konusu olur. Cezanın denetimli serbestlikle infazında ise açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı infaz hâkimince, müdürlüğün talebi üzerine verilir.

İhlal iddiasına karşı savunmanızı birlikte hazırlayalım

Süreler kısadır; belgeleri ve başvuruları zamanında hazırlayalım.

Denetimli serbestlikteki testin yöntemi, numune zinciri ve raporun denetimi için idrar testi rehberimize bakabilirsiniz.

Tekrar kullanım nedeniyle ikinci kez yakalanma hâlinin ayrıntısını ilgili yazımızda bulabilirsiniz.

İhlal sonucu kamu davası açıldıktan sonra yaşanan tekrar olayın (TCK 191/6) sonuçlarını ilgili yazımızda bulabilirsiniz.

İhlal sonrası kamu davası ve infaz sürecini ilgili yazımızda görebilirsiniz.

Taşıt kullanma yasağının ihlal sonuçlarını ilgili yazımızda inceleyebilirsiniz.

Uyuşturucu ticareti hükümlüleri için denetimli serbestliğe ayrılma şartlarını uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik yazımızda ele aldık.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.




Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?