Kısa cevap: Boşanmada velâyet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir ve ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m.336). Velâyeti almayan tarafın uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı vardır (m.323); diğer taraf bu ilişkiyi zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür (m.324). 2021’de eklenen hükümle mahkeme, kararında kişisel ilişkiye uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğini ihtar etmek zorundadır (m.182/2). Bakım borcu erginlikte biter; eğitim sürüyorsa devam eder (m.328).
Boşanma dosyalarında mal ve nafaka kalemleri kapandıktan yıllar sonra bile taraflar mahkemeye dönmeye devam eder; sebep neredeyse her zaman aynıdır: çocuk. Velayetin kime verildiğinden çok, kişisel ilişkinin nasıl düzenlendiği ve düzenlemenin fiilen uygulanıp uygulanmadığı belirleyicidir.
Bu sayfa Maltepe’deki dosyaları velayet, kişisel ilişki ve çocuğun bakım giderleri ekseninde ele alıyor. Boşanma sebepleri, mal rejimi ve yargılama usulü ayrı konulardır.
Mahkeme kararında velayetin değiştirilebileceğine dair ihtarın bulunması, sonraki ihlallerde tek dayanağınız olabilir (TMK m.182/2). Dosyanızı değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Velayet Kime Ait Olur?
Kısa cevap: Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velâyeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz (TMK m.335). Evlilik devam ettiği sürece velâyet birlikte kullanılır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada velâyet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (m.336).
Velayetin belirlenmesinde kanun cinsiyete dayalı bir karine koymaz; ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler ve çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini alır (m.182/1). Velayetin ayrı bir dava konusu yapılması hâlinde izlenecek yol için Maltepe velayet davası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Kişisel İlişki: Hak, Sınır ve Karşılıklı Yükümlülük
Kısa cevap: Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Bu bir lütuf değil, kanuni bir haktır.
Kanun aynı zamanda karşı tarafa yükümlülük yükler: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (m.324/1). Buna karşılık hak sınırsız değildir: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer, taraflar bu haklarını yükümlülüklerine aykırı kullanır, çocukla ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (m.324/2).
İki nokta uygulamada sıkça atlanır. Birincisi rıza şartıdır: kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (m.326). İkincisi yetkidir: kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Ayrıntılar için çocukla kişisel ilişki sayfamıza bakabilirsiniz.
2021’de Eklenen İhtar Zorunluluğu
Kişisel ilişkinin fiilen uygulanmaması, aile hukukunun en eski ve en çözümsüz sorunlarından biriydi. 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la TMK m.182’ye eklenen fıkra bu konuda doğrudan bir araç getirdi:
“Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.” — TMK m.182/2
İfade “ihtar edebilir” değil “ihtar eder” şeklindedir; yani mahkemeye yüklenen bir zorunluluktur ve karar metninde yer alması gerekir. Pratikteki değeri şudur: kişisel ilişkiyi sürekli engelleyen tarafa karşı velayetin değiştirilmesi talep edildiğinde, bu ihtar doğrudan dayanak oluşturur. Kararında bu ihtar bulunmayan tarafların, sonraki aşamada elindeki argüman zayıflar.
Çocuğa ilişkin düzenleme nasıl kurulur?
Velayetin Değiştirilmesi ve Kaldırılması
Velayet kararı kesin ve değişmez değildir. Kanun iki ayrı yol tanır. Birincisi koşulların değişmesidir: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183).
İkincisi velayetin kaldırılmasıdır ve eşiği yüksektir. Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa hâkim; ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde velayetin kaldırılmasına karar verir (m.348). Velayet her ikisinden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır.
Çocuğun Bakım Giderleri ve İştirak Nafakası
Kısa cevap: Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m.327). Bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür (m.328).
Bu ikinci fıkra en çok yanlış bilinen kurallardan biridir: on sekiz yaşın dolması iştirak nafakasını kendiliğinden sona erdirmez. Nafakanın miktarı da sabit değildir — durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (m.331). Nafaka türleri ve hesaplama ölçütleri için Maltepe nafaka avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Süreçte Çocuk Düzenlemesi
Anlaşmalı boşanmada taraflar velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasını protokolle belirler; ancak bu düzenlemeler hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz ve hâkim, tarafların ve özellikle çocukların menfaatini gözeterek değişiklik yapılmasını isteyebilir. Süreç için anlaşmalı boşanma sayfamıza bakabilirsiniz.
Çekişmeli dosyalarda ise uzman incelemesi çoğu zaman belirleyici olur; rapora itiraz süresinde yapılmazsa sonraki aşamada tartışma imkânı daralır. Ayrıntılar için çekişmeli boşanma sayfamıza, aile içi şiddet iddiası bulunan dosyalarda alınan tedbirler için uzaklaştırma kararına itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk bakılan şey çocuğun fiilî düzenidir: nerede oturuyor, hangi okula gidiyor, günlük bakımını kim üstleniyor. Velayet kararı bu düzeni bozmamaya çalışır. İkincisi kişisel ilişkinin uygulanabilirliğidir — takvim, mesafe ve çalışma koşullarıyla uyumlu mu; uygulanamayan bir düzenleme kâğıt üzerinde kalır ve ihlal tartışmalarını büyütür.
Üçüncüsü kararın metnidir: TMK m.182/2’deki ihtar yazılmış mı. Dördüncüsü nafakanın güncelliğidir: eğitim durumu, gelir değişikliği ve çocuğun ihtiyaçları nafakanın yeniden belirlenmesini gerektiriyor mu. Dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür; kişisel ilişki düzenlemelerinde ayrıca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Kişisel ilişkinin mesafe, okul düzeni ve çalışma koşullarıyla uyumlu kurulması, sonraki yılların ihlal tartışmalarını baştan önler. Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Velayet kime verilir, annede kalması şart mı?
Kanun cinsiyete dayalı bir kural koymaz. Boşanmada velâyet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336/2) ve bu belirleme çocuğun üstün yararına göre yapılır. Mahkeme karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler (m.182). Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir (m.337); ancak bu, boşanma hâline ilişkin bir kural değildir.
Kişisel ilişki günleri neye göre belirleniyor?
Kanun ölçütü açıkça yazar: velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182). Uygulamada çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların ikametleri arasındaki mesafe ve çalışma koşulları somut takvimi belirler.
Eski eşim çocuğu göstermiyor, ne yapabilirim?
Kanun bu davranışı hem yasaklar hem yaptırıma bağlar. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1). Ayrıca 2021’de eklenen hükümle mahkeme, kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m.182/2). Bu ihtar, sonraki ihlallerde velayetin değiştirilmesi talebinin dayanağını oluşturur.
Velayet hangi hâllerde değiştirilir?
İki ayrı yol vardır. Birincisi koşulların değişmesidir: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183). İkincisi velayetin kaldırılmasıdır: diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamaz ya da yetersiz kalacaksa; ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde bulunması gibi sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi veya çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlinde hâkim velayetin kaldırılmasına karar verir (m.348).
Büyükanne ve büyükbaba torununu görebilir mi?
Kanun bunu olağanüstü hâller koşuluna bağlar: olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir (TMK m.325). Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.
Mahkeme kararı yokken çocuğu alabilir miyim?
Hayır. Kanun açıktır: çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK m.326). Bu nedenle ayrılık döneminde geçici düzenleme talebi, dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.
Kişisel ilişki davası nerede açılır?
Kanun burada ek bir yetki noktası tanır: kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.326). Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır. Yani çocuk Maltepe’de oturuyorsa, düzenleme buradaki aile mahkemesinden istenebilir.
İştirak nafakası ne zamana kadar ödenir?
Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler (TMK m.328). Yani on sekiz yaş nafakayı kendiliğinden sona erdirmez.
Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331). Tarafların gelir durumundaki değişiklik, çocuğun ihtiyaçlarının artması ya da eğitim durumundaki değişiklikler bu talebin dayanağı olabilir. Talep edilmedikçe hâkim kendiliğinden değişiklik yapmaz.
Nafaka davasını kim açar, çocuk adına mı?
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329). Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde dava, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Nafaka davası açılınca hâkim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemleri alır (m.332).
Çocuğun bakım giderleri için onun malları kullanılabilir mi?
Sınırlı olarak. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edebilirler (TMK m.327). Hâkim izni olmadan bu yola başvurulamaz.
Çocuk kendi tercihini söyleyebilir mi?
Mahkeme, olanak bulundukça ana ve babayı dinler; çocuğun idrak yaşına ulaşmış olması hâlinde görüşünün alınması da uygulamada benimsenmiş bir yöntemdir ve bu görüş uzman eşliğinde alınır. Çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir; çocuğun üstün yararı bütün veriler birlikte değerlendirilerek saptanır.
Bu davalar hangi mahkemede görülür?
Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası talepleri aile mahkemesinde görülür. Maltepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür. Kişisel ilişki düzenlemeleri bakımından ayrıca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda aile hukuku dosyalarını takip etmektedir. Maltepe ve çevre ilçelerden gelen boşanma dosyalarında; velayetin belirlenmesi, kişisel ilişki takviminin kurulması, iştirak nafakasının tespiti ve uyarlanması ile velayetin değiştirilmesi taleplerinde müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.182, 183, 323-329, 331, 332, 335-337, 348)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.