Kısa cevap: Evet. Yurt dışında verilen hapis cezası, hükümlü nakli yoluyla Türkiye’de çekilebilir. 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu’nun 30. maddesine göre hükümlünün Türk vatandaşı olması veya Türkiye ile güçlü sosyal bağı bulunması, nakle rıza göstermesi, mahkûmiyetin kesinleşmesi, fiilin Türk hukukunda da suç olması ve kural olarak en az altı ay infazı gereken hapis cezasının kalması gerekir. Nakle Adalet Bakanı karar verir; ceza Türkiye’de Türk kanunlarına göre infaz edilir.
- Hükümlü nakli için iki devletin ve hükümlünün kabulü gerekir; tek taraflı bir hak değildir.
- Başvuruyu hükümlü, kanuni temsilcisi veya yakını yapabilir; Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır.
- Nakledilen hükümlü için uyarlama yargılaması yapılmaz; yabancı karar Türk kanunlarına göre infaz edilir.
- Mahkûmiyete itiraz Türkiye’de değil, kararı veren devlette yapılır.
Hükümlü nakli, yurt dışında kesin hapis cezası alan bir kişinin cezasının kalan kısmını Türkiye’de çekmesini sağlayan uluslararası adli iş birliği yöntemidir. Bu yazıda şartlar, başvuru, belgeler, Türkiye’de infaz hesabı, uyarlama ve itiraz üç Yargıtay kararıyla ele alınmaktadır.
Mahkûmiyet kararının onaylı sureti, rıza belgesi ve kalan cezayı gösteren belge eksik olduğunda süreç uzar. Yakınınızın durumunu erken aşamada bize iletebilirsiniz.
Yurt dışında verilen hapis cezası Türkiye’de çekilebilir mi?
Yurt dışında verilen hapis cezası, 6706 sayılı Kanun’daki hükümlü nakli usulüyle Türkiye’de çekilebilir. Nakil; hükümlünün rızası, hükmü veren devletin kabulü ve Türkiye’nin olumlu kararıyla gerçekleşir. Kanun ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaları saklı tuttuğundan, ilgili devletle yapılmış sözleşme de birlikte uygulanır.
Yargıtay kararlarında İngiltere’den nakilde Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi, İran ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden nakilde ise ikili anlaşmalar uygulanmıştır. Andlaşma yoksa mütekabiliyet esas alınır (m. 3/1-a).
Kanun metnine 6706 sayılı Kanun (mevzuat.gov.tr) bağlantısından ulaşılabilir.
Hükümlü nakli nedir, infazın devrinden farkı ne?
Hükümlü nakli, yabancı ülkede cezası infaz edilmekte olan kişinin, kalan cezasını çekmesi için rızasıyla ve iki devletin anlaşmasıyla Türkiye’ye getirilmesidir. İnfazın devralınması ise hükümlü zaten Türkiye’deyken yabancı mahkûmiyetin burada infazıdır. İkisi farklı yöntemdir; uyarlama kararı yalnız infazın devralınmasında verilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 05.10.2023 tarihli, 2023/7824 Esas, 2023/8434 Karar sayılı kararı bu ayrımı açıkça yapmıştır. Kararda, infazın devralınması için öncelikle hükümlünün Türkiye’de bulunmasının zorunlu olduğu, talep tarihinde yurt dışında bulunan hükümlü için 26. maddenin uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Hükümlü nakli için hangi şartlar aranır?
Hükümlü naklinin şartları 6706 sayılı Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrasında sayılır ve hepsinin birlikte bulunması gerekir: Türk vatandaşlığı veya güçlü sosyal bağ, hükümlünün ya da kanuni temsilcisinin rızası, kesinleşmiş mahkûmiyet, fiilin Türk hukukuna göre de suç olması ve en az altı ay kalan hapis cezası.
Şartların pratikteki anlamı şöyledir:
- Vatandaşlık veya güçlü sosyal bağ: Türk vatandaşı olmayan biri de Türkiye ile güçlü bağı varsa nakil isteyebilir.
- Rıza: Nakil hükümlünün iradesi dışında yapılmaz; rızanın serbestçe ve sonuçları bilinerek verilmesi gerekir.
- Kesin hüküm: Yabancı ülkede kanun yolu devam eden bir dava için nakil istenemez.
- Çifte suçluluk: Fiil, Türk hukukunda karşılığı olan bir suç olmalıdır.
- Altı ay: Talep tarihinde cezaevinde çekilmesi gereken en az altı ay hapis kalmalıdır; merkezî makamlar aksini kararlaştırabilir.
Nakil başvurusu kim tarafından ve nereye yapılır?
Hükümlü nakli başvurusunu hükümlü, kanuni temsilcisi veya yakını yapabilir (6706 s.K. m. 30/2). Türkiye’de Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır (m. 2/1-b). Bakanlık, yabancı devletten gerekli belgeleri ister, şartları inceler ve nakle Adalet Bakanı karar verir (m. 30/4). Uygulanacak andlaşma izin veriyorsa talep hükmü veren devletin makamlarına da iletilebilir.
Yargıtay kararlarına yansıyan dosyalarda işlemleri Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü yürütmüştür. Vekaletname ve belge düzenleme için yurt dışında yaşayanların Türkiye’deki davaları nasıl takip edilir yazısına bakılabilir.
Türkiye’ye hükümlü nakli süreci (6706 s.K. m. 30-31)
Hangi belgeler istenir, talep hangi hâllerde reddedilir?
Hükümlü nakli için yabancı devletten mahkûmiyet kararının onaylı sureti, hükme esas kanun maddelerinin metni, rıza belgesi ve infazı gereken cezayı gösteren belge istenir; gerekirse sağlık raporları ve tercümeler eklenir (6706 s.K. m. 30/2). Şartlar bulunsa bile talep, kanundaki sebeplerle Merkezî Makamca reddedilebilir.
Kanunun 30. maddesinin üçüncü fıkrasına göre nakil talebi; nakil koşullarının bulunmaması, naklin hükümlünün sosyal rehabilitasyonuna katkı sağlamayacağının anlaşılması, ceza adaletinin amaçlarına hizmet etmemesi veya Türkiye’nin millî güvenliği ile temel çıkarlarına uygun düşmemesi hâlinde reddedilebilir. “Reddedilebilir” ifadesi, Bakanlığa takdir yetkisi tanır.
Masraflar ayrı bir başlıktır. 6706 sayılı Kanun’un 34. maddesinin üçüncü fıkrasına göre Türkiye’ye nakil masrafları hükümlü tarafından karşılanır ve Bakanlığın açtığı hesaba yatırılır. Ödeme gücü yoksa masraf, kanundaki ölçütlere göre Bakanlık bütçesinden karşılanabilir.

Türkiye’ye nakledilen hükümlünün cezası nasıl hesaplanır?
Türkiye’ye nakledilen hükümlünün cezası Türk kanunlarına göre infaz edilir; 6706 sayılı Kanun’un 31. maddesinin ikinci fıkrası bunu açıkça söyler: “Hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı Türk kanunlarına göre infaz edilir.” Bu nedenle koşullu salıverilme, iyi hâl ve mahsup 5275 sayılı Kanun ve TCK’ya göre değerlendirilir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrasına göre süreli hapis cezasında koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısının iyi hâlle infaz kurumunda geçirilmesi gerekir; müebbette bu süre 24, ağırlaştırılmış müebbette 30 yıldır. Kasten öldürme, cinsel saldırı ve özel hayata karşı suçlar gibi maddede sayılan suçlarda oran üçte ikidir (5275 sayılı Kanun).
Yurt dışında dolandırıcılık suçundan 6 yıl hapis cezası alan ve bunun 2 yılını orada cezaevinde geçiren bir Türk vatandaşı düşünelim. Dolandırıcılık üçte iki oranına tabi suçlar arasında sayılmadığından koşullu salıverilme için cezanın yarısı, yani 3 yıl gerekir. Yurt dışında geçen 2 yılın infazdan sayıldığı varsayımıyla Türkiye’de koşullu salıverilmeye yaklaşık 1 yıl kalır. Gerçek süre, nakilden önce düzenlenen ve hükümlüye bildirilen hesapla kesinleşir.
Bu bildirim nakil sürecinin en kritik belgesidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 15.05.2026 tarihli, 2025/1204 Esas, 2026/3998 Karar sayılı kararında, Londra’da ömür boyu hapis cezası alıp Türkiye’ye nakledilen hükümlünün müddetnameye itirazı incelenmiştir. Daire, kalınacak sürenin hükümlüye ve İngiltere’ye bildirildiğini ve ikisinin bu süreyi kabul ettiğini gösteren belgeler dosyaya alınmadan karar verilmesini eksik inceleme saymış ve kararı kanun yararına bozmuştur.
Kararda, nakil talebi kabul edilen hükümlünün yabancı mahkûmiyetinin “Türk kanunlarına göre infaz edilmesi yasal bir zorunluktur” denilmiş; Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 9. maddesindeki, infazın yerine getiren devlet kanununa göre yapılacağı kuralına da atıf yapılmıştır.
Nakilden sonra cezada uyarlama yapılır mı?
Hükümlü naklinde uyarlama yargılaması yapılmaz. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 6706 sayılı Kanun’un hükümlü nakline ilişkin hükümlerinde uyarlama kararı alınmasını gerektiren bir düzenleme bulunmadığını, yabancı mahkûmiyetin ek karar veya uyarlama kararı alınmadan Türk kanunlarına göre infaz edileceğini belirtmiştir. Uyarlama, yalnız infazın devralınmasında (m. 26/5) söz konusudur.
Kararın olayında İran’da uyuşturucu ithali ve kaçakçılığından 25 yıl hapis cezası alan Türk vatandaşı Türkiye’ye nakledilmiş, müdafi kararın Türk hukukuna uyarlanmasını istemiştir. Daire, 31. maddenin gerekçesinde Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşme’nin “infazın devamı” ilkesinin benimsendiğini vurgulamıştır.
Daire, hükümlü naklinin hükümlülerin cezalarını kendi sosyal çevrelerinde çekerek rehabilitasyonlarını sağlama amacı taşıdığını belirtmiş; kurumun “hükmolunan cezaların hafifletilmesi amacına yönelik olarak kabul edilmiş bir müessese değildir” tespitini yapmıştır. Uyarlama talebinin reddedilmesi gerektiğine işaret eden Daire, kanun yararına bozma istemini sonuç olarak reddetmiştir.
Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 10. maddesi de, kararlarda aktarıldığı biçimiyle, yerine getiren devletin “hüküm Devleti tarafından belirlenen şekilde hükmün hukukî niteliği ve süresi ile bağlı” olacağını öngörür. Dönüştürme istisnadır ve dönüştürülen ceza hüküm devletinde verilenden ağır olamaz.
Aynı fiil için Türkiye’de ayrıca yargılama yapılıp yapılamayacağı ise yurt dışında işlenen suçun Türkiye’de yargılanması kurallarına (TCK 9, 11-13) tabidir.
Uyarlama kararına veya infaz hesabına itiraz edilebilir mi?
İnfazın devralınmasında Ankara ağır ceza mahkemesinin verdiği uyarlama kararına karşı itiraz yoluna gidilir (6706 s.K. m. 26/5). Hükümlü naklinde uyarlama kararı bulunmadığından itiraz, infaz hesabına, yani müddetnameye yöneltilir; Yargıtay’a yansıyan dosyada bu itirazı infaz hâkimliği incelemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.09.2023 tarihli, 2023/328 Esas, 2023/459 Karar sayılı kararı, Romanya’da vergi kaçakçılığından verilen 3 yıl hapis cezasının Türkiye’de infazına ilişkin uyarlama kararının itiraz yoluna tabi olduğunu kabul etmiştir. Ankara ağır ceza mahkemesi bu dosyada cezayı 22 ay 15 gün hapis olarak belirlemişti.
Kurul, 6706 sayılı Kanun’un 26. maddesinin beşinci fıkrasıyla infazın devri taleplerinde Ankara ağır ceza mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, verilecek kararın uyarlama kararı niteliğinde bulunduğunu ve bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabileceğinin açıkça düzenlendiğini belirtmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Kanunun 26. maddesinin beşinci fıkrası uyarlamada önemli bir sınır da koyar: “Bu suretle belirlenen ceza, yabancı mahkeme kararında tayin edilmiş ceza süresini geçemez.” Yani Türk kanunu daha ağır ceza öngörse bile hükümlü, yabancı mahkemenin verdiğinden fazla ceza çekmez.
Mahkûmiyetin esasına yönelik talepler ise Türkiye’de değil, hükmü veren devletin mahkemelerinde ileri sürülür (m. 31/3). İnfaz sırasında iki ülkeden birinde af çıkarsa veya cezayı kaldıran ya da hafifleten bir sebep doğarsa, hükümlünün durumuna bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi karar verir (m. 31/4). Türkiye’de aynı fiil için yeniden yargılama ise TCK m. 9 ve 11-13’e tabi ayrı bir konudur; yurt dışındaki sanığın yargılanması için yurt dışındaki sanık nasıl yargılanır yazısına bakılabilir.
Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
Hükümlü nakli dosyalarında en sık hata, naklin cezayı kendiliğinden azaltacağı beklentisidir. Rıza belgesinin veya kalan cezayı gösteren belgenin eksik kalması, Türkiye’de kalınacak sürenin nakilden önce incelenmemesi ve infazın devri ile hükümlü naklinin karıştırılması da süreci uzatır ya da yanlış beklenti doğurur.
- Uyarlama beklemek: Nakilden sonra Türk mahkemesinden cezanın Türk kanununa göre yeniden belirlenmesini istemek, Yargıtay 10. Ceza Dairesi kararı karşısında sonuç vermez.
- Bildirimi okumadan kabul etmek: Türkiye’de kalınacak süre nakilden önce bildirilir; bu hesap koşullu salıverilme ve mahsup bakımından kontrol edilmelidir.
- Esasa itirazı Türkiye’de yapmak: Mahkûmiyetin doğruluğu Türk mahkemesinde tartışılmaz; bu talepler hüküm devletine yapılır.
- Kalan süreyi gözden kaçırmak: Talep tarihinde altı aydan az ceza kalmışsa nakil kural olarak mümkün değildir; başvuruyu geciktirmek bu imkânı ortadan kaldırabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Yurt dışında verilen hapis cezasının Türkiye’de çekilmesi, 6706 sayılı Kanun’un 30 ve 31. maddelerindeki hükümlü nakli usulüyle mümkündür. Nakil; rızaya, iki devletin kabulüne ve Adalet Bakanının kararına bağlıdır. Nakledilen hükümlü için uyarlama yapılmaz, ceza Türk kanunlarına göre infaz edilir ve Türkiye’de kalınacak süre nakilden önce bildirilir. Her ülkede uygulanacak andlaşma farklı olduğundan somut dosyada önce hangi sözleşmenin geçerli olduğu belirlenmelidir. Diğer ceza hukuku rehberleri için makaleler dizinine bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışında hapis cezası alan Türk vatandaşı cezasını Türkiye’de çekebilir mi?
Evet, hükümlü nakli yoluyla çekebilir. 6706 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre Türk vatandaşlığı veya Türkiye ile güçlü sosyal bağ, hükümlünün rızası, kesinleşmiş mahkûmiyet, fiilin Türk hukukunda da suç olması ve kural olarak en az altı ay kalan hapis cezası gerekir. Nakil için iki devletin de kabulü şarttır; nakle Adalet Bakanı karar verir.
Hükümlü nakli başvurusunu kim yapabilir?
Başvuruyu hükümlü, kanuni temsilcisi veya yakını yapabilir (6706 s.K. m. 30/2). Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır. Ailenin Türkiye’den başvurması mümkündür; ancak hükümlünün nakle rıza gösterdiğine dair belge dosyada bulunmalıdır. Rıza olmadan nakil yapılmaz.
Hükümlü nakli ne kadar sürer?
6706 sayılı Kanun hükümlü nakli için bir karar süresi öngörmez. Süre; yabancı devletten belgelerin gelmesine, tercümelere, Türkiye’de kalınacak sürenin hükümlüye ve yabancı makama bildirilmesine ve iki devletin kabulüne bağlıdır. Bu nedenle kesin bir süre vermek mümkün değildir; eksiksiz belge süreci kısaltır.
Türkiye’ye nakledilince ceza indirilir mi?
Hayır, nakil cezayı kendiliğinden indirmez. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, hükümlü naklinin cezaların hafifletilmesi amacıyla kabul edilmiş bir kurum olmadığını açıkça belirtmiştir. Ceza Türk kanunlarına göre infaz edilir; koşullu salıverilme 5275 sayılı Kanun’a göre hesaplanır ve bu hesap bazen lehe sonuç verebilir.
Nakil masraflarını kim öder?
Türkiye’ye nakil masrafları kural olarak hükümlü tarafından karşılanır ve Adalet Bakanlığının açtığı hesaba yatırılır (6706 s.K. m. 34/3). Hükümlünün ödeme gücü yoksa suçun niteliği, naklin kamusal yararı, cezaevi koşulları ve kalan ceza dikkate alınarak masraf Bakanlık bütçesinden karşılanabilir.
Yabancı mahkemenin kararına Türkiye’de itiraz edilebilir mi?
Hayır. Mahkûmiyetin esasına ilişkin talepler, yeniden yargılama gibi başvurular, hükmü veren devletin mahkemelerine yapılır (6706 s.K. m. 31/3). Türkiye’de yalnız infaz hesabı, mahsup, af ve lehe kanun gibi infaza ilişkin konular ileri sürülebilir.
Yurt dışında ceza alan kişi Türkiye’de tekrar yargılanır mı?
Bu soru hükümlü naklinden ayrı bir konudur ve suçun nerede işlendiğine göre TCK m. 9 ile m. 11-13’e tabidir. Türkiye’de yeniden yargılama yapılırsa, yabancı ülkede gözaltı, tutukluluk veya hükümlülükte geçen süre aynı suçtan verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m. 16).
Nakil öncesi bildirilen infaz hesabı, koşullu salıverilme ve mahsup bakımından kontrol edilebilir. Somut dosyanız için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, Çalışkan Hukuk Bürosu’nda ceza hukuku ve ceza infaz hukuku alanında çalışmaktadır. Yurt dışında yaşayan veya yurt dışında yargılanan Türk vatandaşlarının dosyalarında uluslararası adli iş birliği, infaz hesabı, koşullu salıverilme ve müddetnameye itiraz konuları çalışmalarında karşılaştığı başlıklar arasındadır. Bu yazıda hükümlü nakli sürecini 6706 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları ışığında açıklamıştır.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.