📌 Kısa Cevap: Tehdit suçu savunma dilekçesi (TCK m.106), şüphelinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, sanığın kovuşturma aşamasında ise görevli mahkemeye (genellikle asliye ceza) sunduğu yazılı savunmadır. Savunmanın eksenleri; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin delille sabit olup olmadığı, sözün veya davranışın tehdit unsurlarını taşıyıp taşımadığı, hukuka uygunluk ve şikâyet-uzlaşma gibi usuli konulardır. İlgili suç, hayata/vücuda/cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit için 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörür.
Ne işe yarar Şüpheli veya sanığın, kendisine yüklenen tehdit isnadına karşı delil, unsur ve usul yönünden itirazlarını yazılı biçimde, düzenli ve tarihli olarak dosyaya sunmasını sağlar.
Kim verir / nereye Şüpheli veya sanık ya da müdafii; soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığı (savcı), kovuşturmada davanın görüldüğü asliye ceza mahkemesi.
Süre Genel bir hak düşürücü süre yoktur; ancak basit yargılama usulünde iddianamenin tebliğinden itibaren iki hafta içinde yazılı savunma istenir (CMK m.251/2). Mahkûmiyete karşı istinaf: iki hafta (CMK m.273/1).
Dayanak TCK m.106, m.73, m.25, m.29, m.50, m.51, m.62, m.66; CMK m.147, m.160, m.172, m.217, m.223, m.231, m.251, m.253, m.254, m.273.
Tehdit suçundan ifadeye çağrılmak veya iddianame tebliğ edilmek, kişide haklı bir endişe doğurur. Çoğu dosyada olay, iki kişi arasındaki bir tartışmanın, aile veya komşuluk ilişkisinin ya da bir mesajlaşmanın sonucudur; dosyada ise çoğu zaman tek bir şikâyetçi beyanı ve ona eşlik eden bir tutanak bulunur. Bu yazı, savunmanın nasıl kurulabileceğini 2026 güncel mevzuat metinlerine göre anlatır; sonunda soruşturma ve kovuşturma aşamaları için ayrı iki örnek dilekçe şablonu verir. Savunma stratejisinin genel mantığı için “Ceza Davası Savunma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?” yazımıza da bakabilirsiniz. Yazıdaki tüm örnekler genel şablondur; gerçek bir kişi veya olay içermez.
İfade vermeden önce dosyayı ve delilleri birlikte değerlendirelim; savunma dilekçesini somut olaya göre hazırlayalım.
Tehdit suçu nedir? TCK m.106 hangi hâlleri düzenler?
Tehdit, TCK’nın hürriyete karşı suçlar bölümünde (m.106) düzenlenir. Kanun metni üç ayrı yapıyı birlikte içerir. Birincisi, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmektir; ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir ve suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. İkincisi, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılan tehdittir; bu hâlde mağdurun şikâyeti aranır ve iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir. Üçüncüsü, m.106/2’deki nitelikli hâllerdir.
M.106/2 uyarınca tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Kanun metnindeki dipnota göre 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanun, şikâyete bağlı tehdit için “iki aydan” alt sınırını eklemiş ve ikinci fıkradaki üst sınırı beş yıldan yedi yıla çıkarmıştır; eski kaynaklardaki “beş yıl” ifadesi bu nedenle güncel değildir. M.106/3 ise tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde ayrıca bu suçlardan da ceza verileceğini söyler.
Şikâyet, şikâyetten vazgeçme ve süreler
Şikâyete bağlı olan malvarlığı veya sair kötülük tehdidinde TCK m.73/1 gereği, şikâyet hakkı olan kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (m.73/2). Şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (m.73/4). Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (m.73/6). Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete bağlı olmadığından, mağdur şikâyetinden vazgeçse bile savcılık ve mahkeme, uzlaşma hükümleri saklı kalmak üzere, yargılamayı sürdürebilir. Bu ayrım savunmada ilk kontrol edilecek noktadır: isnat edilen eylem hangi fıkra kapsamına giriyor?
Uzlaştırma: tehdit suçunda ilk bakılacak usul yolu
CMK m.253/1-b-3 uyarınca TCK m.106’nın birinci fıkrasındaki tehdit, uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaştırmacı şüpheli ile mağdura uzlaşma teklifinde bulunur ve teklifi alan taraf yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (m.253/4). Uzlaştırmacı işlemleri, dosya belgelerinin kendisine verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde sonuçlandırır; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (m.253/12). Uzlaşma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz (m.253/20).
Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini derhâl yerine getirmesi hâlinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edimin ileri tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi veya süreklilik göstermesi hâlinde ise 171. maddedeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir (m.253/19). Uzlaştırma kapsamındaki bir suç ile kapsama girmeyen bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (m.253/3); örneğin aynı olayda tehdit ile birlikte hakaret iddiası varsa, hakaret suçunda uzlaştırmaya gidilemediği için bu kural gündeme gelebilir. Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa kovuşturma dosyası uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m.254/1); uzlaşma gerçekleşir ve edim derhâl yerine getirilirse mahkeme davanın düşmesine karar verir (m.254/2). Uzlaşma yapılması gereken bir dosyada uzlaştırma girişimi yapılmadan düzenlenen iddianame, CMK m.174/1-c uyarınca mahkemece iade edilebilir.
Savunma hangi eksenler üzerine kurulur?
Tehdit dosyalarında savunma, tek bir iddiaya değil birkaç katmana dayanır. Aşağıdaki başlıklar, dilekçenin iskeletini oluşturur; her biri somut olayda dosyadaki belgelerle doldurulmalıdır. Dosyada karşılığı olmayan bir eksen dilekçeye yazılmamalıdır, çünkü dayanaksız iddialar savunmanın güvenilirliğini zedeler.
1. Eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olup olmadığı
Ceza yargılamasında hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; yüklenen suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir ve deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir (CMK m.217). Beraat kararı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde de verilir (CMK m.223/2-e). Tehdit sözlü ve çoğu kez tanıksız ortamlarda söylendiği iddia edilen bir fiildir; bu yüzden savunmanın ilk sorusu şudur: Söz söylendiği iddia edilen anı doğrulayan bağımsız bir delil (ses veya görüntü kaydı, mesajlaşma dökümü, olay anında bulunan tanık, kamera kaydı) var mıdır? Yoksa isnat yalnızca şikâyetçinin anlatımına mı dayanmaktadır? Savunma bu noktada, beyanın tutarlılığını, taraflar arasındaki önceki husumeti, beyanın zaman içinde değişip değişmediğini ve tanıkların olayı bizzat görüp görmediğini ya da yalnızca şikâyetçiden duyup duymadığını inceler.
Dijital delillerde ayrıca şu sorular sorulur: Mesajı gönderen hesabın sanığa ait olduğu nasıl belirlenmiştir? Ekran görüntüsü hangi cihazdan, ne zaman alınmıştır ve orijinal kayıtla karşılaştırılmış mıdır? Ses kaydı kesintisiz midir, kayıt sırasında konuşan kişi belirlenmiş midir? Bu soruların yanıtı dosyada yoksa, savunma dilekçesinde ilgili kurumlardan kayıtların getirtilmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilir.
2. Sözün veya davranışın tehdit unsurlarını taşıyıp taşımadığı
M.106/1’in ilk cümlesi, hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden “bahisle” tehdit etmeyi arar. Öğretide ve uygulamada, söylenen sözün bu tür bir saldırıyı gerçekleştireceğini ifade etmesi, yöneldiği kişide korku ve güvensizlik uyandırabilecek ciddiyette olması ve failde tehdit kastının bulunması üzerinde durulur; bu ölçütlerin kapsamı ve uygulanışı dosyadan dosyaya değişebilir. Savunma, öfke anında söylenmiş genel ve belirsiz sözlerin, şakalaşma veya mübalağa niteliğindeki ifadelerin, bağlamdan koparılarak aktarılan cümlelerin bu unsurları taşımadığını ileri sürebilir. Kast yönünden, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmaması hâlinde de beraat kararı verilmesi gerektiği CMK m.223/2-c’de açıkça yazılıdır.
Fiilin hangi fıkra kapsamında olduğu da önemlidir. Silah, kimliği gizleme, birden fazla kişi gibi nitelikli hâllerin iddianamede yer alması cezanın alt ve üst sınırını yükseltir; bu hâllerin delille gösterilip gösterilmediği ayrıca tartışılmalıdır. Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3); bu nedenle nitelikli hâlin yokluğu savunmanın hem ceza hem süre yönünden önemli bir ekseni olabilir.
3. Hukuka uygunluk ve hakkın kullanılması
TCK m.26/1 uyarınca hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Bir kişinin hukuka uygun bir yola başvuracağını (örneğin dava açacağını veya şikâyette bulunacağını) bildirmesi, her olayda tehdit sayılmaz; ancak bu değerlendirme sözün içeriğine ve kullanılma amacına göre yapılır ve dikkatle gerekçelendirilmelidir. Meşru savunma ise (TCK m.25/1) gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırının o anda hâl ve koşullara göre orantılı biçimde defedilmesi zorunluluğuna dayanır; tehdit isnadı bir kavga veya saldırı sonrasında ortaya çıkmışsa dosyadaki delillere göre bu eksen tartışılabilir. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi için Meşru Savunma (TCK 25) yazımıza bakılabilir.
4. Haksız tahrik ve cezanın belirlenmesine ilişkin talepler
TCK m.29/1 uyarınca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Bu hüküm, eylemin işlendiğinin kabul edilmesi hâlinde ikincil (kademeli) savunma olarak ileri sürülebilir; ancak asıl savunma olan “eylem sabit değildir” itirazıyla çelişmeyecek biçimde, “mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde” kaydıyla sunulması gerekir. Ayrıca mahkeme takdiri indirim nedenlerini (TCK m.62), kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini (TCK m.50), hapis cezasının ertelenmesini (TCK m.51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (CMK m.231) değerlendirebilir. Bu kurumlar için takdiri indirim ve seçenek yaptırımlar yazılarımız ayrıntı verir.
5. Usul itirazları
Savunma dilekçesinde şu usul noktaları kontrol edilir: Fiil şikâyete bağlı kapsamdaysa şikâyet altı aylık süre içinde yapılmış mıdır (TCK m.73)? Fiil uzlaştırma kapsamındaysa uzlaştırma girişimi yapılmış mıdır, yapılmadan iddianame düzenlenmişse iade koşulu oluşmuş mudur (CMK m.174/1-c)? Şüphelinin ifadesi alınmadan veya savunma imkânı tanınmadan iddianame düzenlenmiş midir? İfade alma sırasında kendisine yüklenen suçun anlatıldığı, müdafi seçme hakkı ve susma hakkı hatırlatıldığı (CMK m.147/1-b, c, e) ve ifadenin özgür iradeye dayandığı (CMK m.148) tutanaktan anlaşılıyor mu? Bu noktalar, şekli bir eleştiri değil, delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve savunma hakkı bakımından önem taşır.
Soruşturma aşamasında savunma dilekçesi: adım adım
- Soruşturma numarasını ve savcılığı belirleyin. Çağrı kâğıdında veya UYAP kaydında yazılı soruşturma numarası dilekçenin başlığına yazılır.
- İfade tutanağını ve dosyadaki belgeleri inceleyin. Müdafi, kısıtlama kararı bulunmayan belgeleri inceleyebilir; kısıtlama kararı bulunan dosyalar için ayrıca bu yazımıza bakınız: Soruşturma Nedir? Aşamaları ve Süreleri.
- Delil toplanmasını isteyin. CMK m.147/1-f uyarınca şüpheli, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebilir. Tanık listesi, kamera kaydı, telefon kayıtlarının getirtilmesi gibi talepler yazılı olarak sunulur.
- Uzlaştırma ihtimalini değerlendirin. Fiil m.106/1 kapsamındaysa uzlaştırma, savunmanın alternatif yoludur; ancak uzlaşma teklifinin kabulü eylemin kabulü anlamına gelmez, yine de bu konuda hukuki danışmanlık alınması önerilir.
- Dilekçeyi sunun ve alındı kaydını saklayın. UYAP üzerinden veya kalemden teslim edilen dilekçenin kaydı muhafaza edilir.
Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Soruşturma sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m.172/1). Bu karar suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış şüpheliye bildirilir; suçtan zarar gören karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1). Dilekçede kovuşturmaya yer olmadığı kararı talebi yer alabilir; ancak karar tamamen savcının takdirindedir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m.171/2), uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar için düzenlenmiştir. M.106/1 tehdidi uzlaştırma kapsamında olduğundan bu genel erteleme yolu bu suç bakımından uygulanmaz; erteleme ancak uzlaşma sonucunda edimin ileri tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi veya süreklilik arzetmesi hâlinde, CMK m.253/19 uyarınca özel olarak gündeme gelir.
Kovuşturma aşamasında: iddianame, basit yargılama ve duruşma
İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK m.175/1). Kanunlarda ayrıca görevli kılınan hâller saklı kalmak üzere sulh ceza hâkimliği ile ağır ceza mahkemelerinin görevi dışında kalan davalara asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 sayılı Kanun m.11). Tehdit suçu bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yerdeki mahkemedir.
CMK m.251/1 uyarınca asliye ceza mahkemesi, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir. Bu durumda iddianame sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir; tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de belirtilir (m.251/2). Süre dolduktan sonra mahkeme duruşma yapılmaksızın hüküm verebilir; mahkûmiyet kararı verilirse sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (m.251/3). Basit yargılama usulü, soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı suçlar ile kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş suçlar hakkında uygulanmaz (m.251/7-8). Süre dolduktan sonra mahkeme duruşma yapılmaksızın hüküm verebileceğinden, tebligat tarihi hemen not edilmeli ve yazılı savunma süresi içinde sunulmalıdır. Basit yargılama usulüyle verilen hükme karşı itiraz yolu vardır; itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur (CMK m.252).
Normal duruşma usulünde sanık, duruşmada sorgusunda savunmasını sözlü olarak yapar; savunma dilekçesi ise bu savunmayı destekleyen, delil taleplerini ve hukuki değerlendirmeleri içeren yazılı bir belge olarak duruşma öncesi veya duruşma sırasında sunulur. Hükümde sanığın beraatine ilişkin kararlar CMK m.223/2’de sayılan hâllerde verilir: fiilin suç olarak tanımlanmamış olması, sanığın işlemediğinin sabit olması, kastın bulunmaması, hukuka uygunluk nedeninin bulunması veya işlendiğinin sabit olmaması. Dilekçede istem, bu sebeplerden hangisine dayanıldığı belirtilerek kurulmalıdır.
Mahkemece çağrılan sanığın duruşmada hazır bulunması esastır; gelmemenin sonuçları için Mahkemeye Gitmezsem Ne Olur? yazımıza bakınız.
Dilekçe şablonu 1: Soruşturma aşaması savunma dilekçesi (savcılığa)
Aşağıdaki şablon, tehdit isnadıyla hakkında soruşturma yürütülen şüphelinin, ifadesinin alınmasından sonra veya ifade ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına sunabileceği genel bir yazılı savunma örneğidir. Köşeli parantezli alanlar kendi bilgilerinizle doldurulmalı, dosyada karşılığı olmayan başlıklar çıkarılmalıdır. Şablondaki ifadeler delil ve olaya göre değiştirilmelidir; hiçbir sonuç vaadi içermez.
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
SORUŞTURMA NO: [20…/… soruşturma]
ŞÜPHELİ: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]
MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad], [adres]
MÜŞTEKİ: [Ad-soyad]
SUÇ: Tehdit (TCK m.106)
KONU: Şüphelinin savunmalarının ve delil taleplerinin sunulması ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil hakkında [tarih] tarihli şikâyet/ihbar üzerine tehdit suçundan soruşturma başlatılmıştır. Müvekkil, [tarih] tarihli ifadesinde [isnadı kabul etmediğini / olayın farklı geliştiğini] beyan etmiştir. İşbu dilekçe ile ifadedeki beyanlarımız yazılı olarak tekrar edilmekte ve ayrıntılandırılmaktadır.
2. Müştekinin iddiası, [müşteki beyanının özeti: söylendiği iddia edilen söz, tarih, yer]. Soruşturma dosyasında bu iddiayı doğrulayan [ses/görüntü kaydı, mesaj dökümü, bağımsız tanık beyanı] bulunmamaktadır. Müştekinin anlatımı dışında müvekkilin atılı eylemi gerçekleştirdiğini gösteren somut delil mevcut değildir.
3. Müşteki ile müvekkil arasında [komşuluk / aile / iş / ticari / başka] nedenden kaynaklanan [önceden devam eden uyuşmazlık / dava / tartışma] bulunmaktadır. Bu husus, müşteki beyanının değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. (Dosyada karşılığı varsa yazın.)
4. Müvekkilin söylediği iddia edilen sözler, [tartışma anında söylenmiş genel ifadeler / hukuki yola başvurma bildirimi / bağlamdan koparılmış cümleler] niteliğinde olup TCK m.106’daki hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı bahsini taşımamaktadır; ayrıca müvekkilde tehdit kastı bulunmamaktadır.
5. Aşağıdaki delillerin toplanmasını CMK m.147/1-f ve m.160/2 uyarınca talep ederiz: a) [Olay yeri çevresindeki kamera kayıtlarının getirtilmesi]; b) [tanık: ad-soyad, adres]; c) [HTS/telefon kayıtlarının getirtilmesi]; d) [mesajlaşma dökümünün aslı ile birlikte incelenmesi].
6. [İsteğe bağlı] Atılı suç TCK m.106/1 kapsamında kabul edilirse CMK m.253/1-b-3 uyarınca uzlaştırma kapsamında olduğundan, bu yöndeki hukuki durumun savcılıkça değerlendirilmesini ve uzlaştırma işlemlerinde müvekkilin haklarının gözetilmesini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden müvekkil hakkında CMK m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini, bu mümkün görülmezse yukarıda belirtilen delillerin toplanmasını saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Şüpheli Müdafii
Av. [Ad-soyad]
[İmza]
EKLER: Vekâletname / müdafiilik belgesi, [delil belgeleri], [tanık bilgileri]
Dilekçe şablonu 2: Kovuşturma aşaması savunma dilekçesi (asliye ceza mahkemesine)
İkinci şablon, iddianamenin kabulünden sonra, ister basit yargılama usulünde iki haftalık yazılı savunma süresi içinde, ister normal duruşma usulünde duruşma öncesinde veya sırasında sunulabilecek yazılı savunma örneğidir.
[…] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [20…/… Esas]
SANIK: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]
MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad]
KATILAN / MÜŞTEKİ: [Ad-soyad]
SUÇ: Tehdit (TCK m.106)
KONU: Yazılı savunmalarımızın ve delil taleplerimizin sunulması ile beraat kararı verilmesi istemidir.
SAVUNMALAR:
1. Sanık hakkında [tarih] tarihli iddianame ile TCK m.106 kapsamında tehdit suçundan kamu davası açılmıştır. [CMK m.251 kapsamında basit yargılama usulüne karar verilmiş olup iddianame [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir; savunmalar iki haftalık süre içinde sunulmaktadır.]
2. Sanık, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında üzerine atılı eylemi [işlemediğini / isnat edilen biçimde gerçekleşmediğini] belirtmiştir. İddianame, esas olarak [katılanın beyanına] dayanmaktadır; dosyada bu beyanı doğrulayan [bağımsız bir delil] bulunmamaktadır. CMK m.223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilir.
3. İddia edilen sözlerin içeriği, [söylendiği iddia edilen cümle] olup TCK m.106/1’de aranan, hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit unsurunu taşımamaktadır. [Sözün söylendiği bağlam: …]. Yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından CMK m.223/2-c uyarınca beraat kararı verilmelidir.
4. [Varsa] Eylem, [meşru savunma (TCK m.25) / hakkın kullanılması (TCK m.26)] kapsamında kalmaktadır. [Gerekçeler: …]
5. [Varsa, kademeli savunma] Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde; olayın [haksız bir fiil sonucu doğan hiddet etkisi altında] gerçekleştiği anlaşıldığından TCK m.29 uyarınca indirim uygulanmasını, sanığın kişiliği ve yargılama sürecindeki tutumu dikkate alınarak TCK m.62 uyarınca takdiri indirim ile TCK m.50 ve m.51 hükümlerinin uygulanmasını, koşulları oluşmuşsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK m.231) karar verilmesini talep ederiz.
6. [Fiil uzlaştırma kapsamında ise] CMK m.254 uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz.
7. Delil talepleri: [kamera kaydı / tanık / HTS kaydı / bilirkişi incelemesi].
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle sanığın atılı suçtan beraatine; mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde yukarıda belirtilen kademeli taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad-soyad]
[İmza]
EKLER: Vekâletname, [delil belgeleri]
Şablonlar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hangi savunmanın ileri sürülebileceği dosyadaki delillere göre değişir; tutarlı olmayan, birbiriyle çelişen savunmalar mahkemede güvenilirliği zedeleyebilir. Harç ve gider gibi tutarlar için güncel tarifelere bakınız.
Eklenecek belgeler
Sık yapılan hatalar
- Delil olmayan iddiayı ispat etmeye çalışmak yerine saldırgan bir dil kullanmak. Şikâyetçiyi suçlayıcı veya aşağılayıcı ifadeler savunmanın değerini azaltır; maddi olgu ve hukuki dayanak ön planda tutulmalıdır.
- İfadede söylenenle dilekçede söylenen arasında çelişki yaratmak. Dilekçe, daha önce verilen ifadeye aykırı olmamalıdır.
- Şikâyet süresi ve uzlaştırma kapsamını incelememek. Fiilin hangi fıkra kapsamında olduğu belirlenmeden savunma kurulmaz.
- Basit yargılama usulünde iki haftalık savunma süresini kaçırmak. Süre tebliğ tarihinden işler.
- Delil taleplerini geç bildirmek. Kamera kayıtları gibi deliller zamanla yok olabilir.
- Kademeli talepleri asıl savunmayla çelişecek biçimde yazmak. Haksız tahrik veya takdiri indirim talepleri, “mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde” kaydıyla sunulur.
- Başkalarına ait dilekçeyi aynen kopyalamak. Her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir; şablon yalnızca iskelet sağlar.
Dilekçeden sonra süreç nasıl işler?
Tehdit suçu soruşturma ve kovuşturma süreci (genel akış)
Sonuç
Tehdit suçunda savunma dilekçesinin değeri, ne kadar iddialı yazıldığında değil, dosyadaki delillere ne kadar sıkı bağlı kaldığında görünür. Fiilin hangi fıkra kapsamına girdiği, şikâyet ve uzlaştırma koşulları, delilin niteliği, sözün unsurlara uyup uymadığı ve hukuka uygunluk gibi eksenler birlikte değerlendirilmelidir. Güncel mevzuata göre hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörür; bu ceza aralığı basit yargılama usulünün, HAGB’nin ve CMK m.100/4’teki tutuklama yasağının tartışılmasına imkân verir. Yine de hiçbir savunma sonucu garanti etmez; her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir.
İlgili yazılarımız
Ceza Davası Savunma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? · Soruşturma Nedir? · Meşru Savunma (TCK 25) · Hakaretin Cezası Nedir? · Takdiri İndirim (TCK 62) · HAGB Kararına İtiraz Dilekçesi · İstinaf Ne Demek? · Ceza Davası Açılmadan Önce Avukata Gitmek
Tehdit suçundan ifadeye çağrıldım, savunma dilekçesi vermek zorunda mıyım?
Hayır. CMK m.147/1-e uyarınca şüpheli, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu konusunda uyarılır. Yazılı dilekçe vermek bir zorunluluk değil, savunmanın düzenli sunulması için bir araçtır. İfade vermeden önce müdafi ile görüşmek ve dosyadaki belgelerin kapsamını öğrenmek, savunmanın hangi biçimde yapılacağını belirlemede yardımcı olur.
Tehdit suçunun cezası nedir?
TCK m.106/1 uyarınca bir kimseyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Silahla, kimliği gizleyerek, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadardır (m.106/2). Somut cezanın ne olacağı mahkemenin takdirine ve dosyadaki delillere bağlıdır.
Tehdit suçu şikâyete bağlı mıdır? Şikâyet süresi ne kadardır?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı bahsiyle yapılan tehdit (m.106/1 ilk cümle) şikâyete bağlı değildir. Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük bahsiyle yapılan tehdit ise mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur. Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73/1 gereği şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Tehdit suçunda uzlaşma mümkün mü?
CMK m.253/1-b-3, TCK m.106’nın birinci fıkrasındaki tehdidi uzlaştırma kapsamında sayar. Bu durumda dosya, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunması hâlinde uzlaştırma bürosuna gönderilir. İkinci fıkradaki nitelikli hâller (silahla, kimliği gizleyerek vb.) bu sayımda yer almaz. Uzlaşmanın sağlanması ve edimin yerine getirilmesi hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında davanın düşmesi kararı verilir (CMK m.253/19, m.254/2).
Tehdit suçunda tutuklama kararı verilebilir mi?
CMK m.100/4 uyarınca sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Tehdit (m.106/1) üst sınırı iki yıl olan ve vücut dokunulmazlığına karşı suçlar arasında sayılmayan bir suç olduğundan bu kural gündeme gelir. İkinci fıkradaki nitelikli hâllerde üst sınır yedi yıldır; bu durumda genel şartlar (CMK m.100/1-2) ayrıca değerlendirilir. Tutuklama yasağı bulunan hâllerde dahi adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m.109/2).
Sanığın yalnızca mağdurun beyanına dayanılarak mahkûm edilmesi mümkün müdür?
Kanun, ispat için hukuka uygun elde edilmiş her türlü delilin kullanılabileceğini ve delillerin hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edileceğini söyler (CMK m.217). Beyanın tek başına yeterli olup olmadığı, beyanın tutarlılığı, destekleyen başka delillerin bulunup bulunmadığı ve sanığın savunması birlikte değerlendirilerek mahkemece belirlenir. Savunma tarafı, mahkûmiyetin kurulabilmesi için eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerektiğini, sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmesi gerektiğini (CMK m.223/2-e) ileri sürer.
Tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanır mı?
Güncel CMK m.231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gibi koşullar aranır (m.231/6). Denetim süresi beş yıldır (m.231/8). Karar mahkemenin takdirindedir; kesin sonuç vaadi söz konusu olamaz.
Tehdit nedeniyle verilen mahkûmiyet kararına karşı hangi yola başvurulur?
Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m.273/1). Basit yargılama usulüyle verilen hükümlere karşı ise CMK m.252 uyarınca itiraz yolu vardır; itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir. Başvuru süresi hak düşürücüdür; tebliğ tarihinin doğru tespiti önemlidir.
Delilleri ve süreleri birlikte inceleyelim; savunma dilekçesini dosyanıza göre hazırlayalım.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

