Dolandırıcılık Cezası Kaç Yıl?

Etkileşimli rehber

Dolandırıcılık cezası zararın giderilmesiyle üçte ikiye kadar iner (TCK 168). Hangi aşamada, kimin ödediğinin ve kısmi iadede mağdur rızasının sonucu nasıl değiştirdiğini, HAGB ve taksit kuralını hesaplayıcıyla görün. Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık rehberini açın →

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi ve devamında düzenlenmektedir. Suçun basit hali, 157. madddede tanımlanır. Buna göre, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş kabul edilir. Bu kanun maddesi ile kişilerin malvarlığı edinme hakkı koruma altına alınmaktadır.

Dolandırıcılık Cezası Kaç Yıl?

Merak edilen sorulardan biri de dolandırıcılık cezası kaç yıl, dolandırıcılık suçunu işleyen kimse ne kadar ceza alır? TCK 157’ye göre yukarıda ifade edilen şekliyle dolandırıcılık suçunu işleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası alır. Dolandırıcılık cezası hem hapis cezası hem adli para cezası öngörmektedir.

Dolandırıcılık cezası alt sınırı bir yıl, dolandırıcılık cezası üst sınırı beş yıldır.

▶VİDEOLU ANLATIMİnternetten Alışverişte Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım? Sahte Site, Sahte İlan ve İlk 24 Saat
Av. Burakhan ÇalışkanYouTube kanalı →Tüm videolar →

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası Kaç Yıl?

Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık suçunun nitelikli hali anlamına gelmektedir ve takip eden maddede, TCK 158’de ele alınmaktadır.

Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Dolandırıcılık suçunun kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, dolandırıcılık cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ‘dır.

Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Sahte banknotla alışveriş yapılması ise kural olarak parada sahtecilik (TCK 197) kapsamında değerlendirilir; ayrıntılar için sahte para kullanmanın cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Dolandırıcılık Cezası Sık Sorulan Sorular

Makalenin geri kalanında dolandırıcılık suçu hakkında sık sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Dolandırıcılık Cezası Tekerrür Hükümleri

Dolandırıcılık cezası bakımından tekerrür hükümleri özellik arz etmektedir. Dolandırıcılık cezası hesaplanırken suçta tekerrür hükümlerine ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” maddesinin 4. fıkrası dikkate alınmalıdır.

(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Dolandırıcılık Suçu Şikayete Tabi midir?

Hayır. Dolandırıcılık suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan suçlar arasındandır, bu nedenle şikayet gerektirmez. Ancak uygulamada genellikle dolandıran ve dolandırılan arasında bir ilişki söz konusu olduğu için ilgili birimlerin haberdar olması mümkün olmaz. Bu nedenle çoğunlukla dolandırılan kişinin karakol veya savcılığa yapacağı şikayet sonucu dolandırıcılık suçu soruşturması başlar. Dolandırıcılık suçunun alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde ise suç şikayete tabidir.

Dolandırıcılık Cezası Kaç Yıl? görseli

dolandırıcılık suçu cezası

Dolandırıcılık Suçu Uzlaşma Uygulanır mı?

Evet. Dolandırıcılık suçu uzlaştırma kurumunun uygulanacağı suç tipleri arasındadır. Soruşturma aşamasında, taraflara uzlaşıp uzlaşmayacakları sorulur ve bu yönde hareket edilir.

Dolandırıcılık Suçu Dava Zamanaşımı

Dolandırıcılık suçu dava zamanaşımı sekiz yıldır. Şikayet süresi bulunmadığı için dava zamanaşımı süresi önem arz etmektedir. Dolandırıcılık eylemi gerçekleştikten sonra sekiz yıllık zamanaşımı süresi mevcuttur.

Dolandırıcılık Suçu Etkin Pişmanlık Uygulanır mı?

Evet. Dolandırıcılık suçu etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı suçlar arasında yer alır. Türk Ceza Kanunu’nun 169. maddesi bu konuyu düzenlemektedir. Dolandırıcılık suçu etkin pişmanlık hükümleri aşağıdaki gibidir;

Soruşturma aşamasında dolandırıcılık suçu etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen kişi mağdurun zararını giderirse dolandırıcılık cezası 2/3’üne kadar indirilir. Şayet dava açıldıktan sonra dolandırıcılık suçu etkin pişmanlık hükümleri uygulanırsa dolandırıcılık cezası 1/2’sine kadar indirilebilir.

Dolandırıcılık suçu etkin pişmanlık hükümlerinden suça yardım eden yahut azmettiren de yararlanabilmektedir.

Dolandırıcılık Suçunun Toplu Şekilde İşlenmesi

Kanunun 157 ve 158. maddelerinde belirtilen basit ve nitelikli hallerinde suç şayet üç veya daha çok sayıda kişi tarafından birlikte işlenirse dolandırıcılık cezası yarı oranda artırılır. Suç işlemek için teşkil edilen bir örgüt faaliyeti içerisinde işlenmesi halinde ise dolandırıcılık cezası bir kat artırılır.

Dolandırıcılık Cezası Paraya Çevrilir mi?

Evet. Dolandırıcılık suçu cezası şartlarını sağlaması halinde adli para cezasına çevrilebilir.

Dolandırıcılık Cezası HAGB

HAGB yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu dolandırıcılık suçu bakımından uygulanabilir. İki yıl ve altında ceza verilmesi ve diğer şartların sağlanması halinde HAGB uygulanabilmektedir.

Dolandırıcılık Cezası Erteleme

TCK 51 kapsamındaki erteleme kurumu şartlarını sağlıyorsa dolandırıcılık cezası bakımından uygulanabilir.

Alacağı Tahsil Amacıyla Dolandırıcılık

Şayet dolandırıcılık suçu, bir hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla işlenirse bu durumda dolandırıcılık cezası şikayet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bu durumda söz konusu suçun soruşturulmasının şikayete tabi olduğunu vurgulamak gerek.

“Benim Adıma Dolandırıcılık Yapıldı” İddiası

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri de, suç ile alakası olmayan kimselerin isimleri, kimlik bilgileri ya da kartlarının kullanılarak dolandırıcılık suçunun işlenmesidir. Dolandırıcılık kasten işlenebilen bir suçtur, kişi dolandırıcılık suçunu taksirle dahi işleyemez. Dolayısıyla sizin adınızla yapılan bir dolandırıcılık işleminden, hukuki ve cezai olarak sorumlu tutulmamanız gerekmektedir. Ancak uygulamada soruşturma ve kovuşturma aşamasında bu kurallara yeterince riayet edilmediğini görmekteyiz. Öyle ki, kimi durumlarda gerçek dolandırıcılar da bu bahanelerin arkasına saklanarak cezadan kaçınmaya çalışmaktadır. Bu nedenle masumiyetinizi kanıtlamak için bir takım bilgi ve belgeleri savcı veya mahkeme dikkatine sunmanızda yarar var. Örnek vermek gerekirse; banka kartınız çalındıysa bu durumu gecikmeksizin bankaya bildirmeli ve bir ihbar kaydı oluşturmalısınız. Zira banka kartınız kullanılarak yapılan dolandırıcılık işlemlerinde bu ihbar kaydının mevcut olması beraat etmenizi sağlayabilir.

Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2.7.2014 tarih, 2012/21624 E., 2014/13175 K.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanık Y.Ç.’ın, annesi H.Ç. üzerine kayıtlı olan … plakalı aracını, suç tarihi öncesinde harici satış ile şikâyetçi A.M.’e satarak zilyetliğini devrettiği, sonrasında aracın satış parasının ödenmesi hususunda taraflar arasında hukuki ihtilaf çıktığı, 06.10.2006 tarihinde sanığın, şikâyetçinin işyerine giderek, satışa konu araç ile 2 yıl önce kaza yaptığını, mahkeme tarafından olay yerinde keşif yapılacağından aracın kaza mahallinde bulunması gerektiğini söylediği, bunun üzerine şikâyetçinin sevk ve idaresinde bulunan söz konusu araç ile Kürtün İlçesi Elceğiz Köyüne gittikleri, aracın durdurulmasından sonra sanığın “Sen beni çok uğraştırdın, aracı sana satmıyorum” diyerek o an için aracın kontak bölümünde bulunan anahtarı alarak şikayetçinin araçtan inmesini sağladığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin hukuki ilişkiye dayanan ihtilaf niteliğinde bulunduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş olduğundan o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

15. Ceza Dairesi, 16.4.2014 tarih, 2012/15425 E., 2014/7285 K.

“Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.”

15. Ceza Dairesi, 27.1.2016 tarih, 2013/22459 E., 2016/975 K.

Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanığın beraatine yönelik hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın, borçlusu katılan olarak görünen suça konu 13000 TL bedelli senedi katılan aleyhine icra takibine koyduğunun iddia olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması” suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair hususları incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu konuda hukuki destek mi arıyorsunuz? Dolandırıcılık Suçu Savunması ve Mağdur Vekilliği sayfamızda sürecin tamamını bulabilirsiniz.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?