Kısa cevap: Bu dosyalarda ilk adım çoğu zaman dava değil, koruma kararıdır. Kanun bunu kolaylaştırır: koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz ve karar en kolay ulaşılabilecek hâkim, mülkî amir ya da kolluk biriminden istenebilir (6284 m.8). Karar ilk defasında en çok altı ay için verilir; ihlal hâlinde fiil ayrıca suç oluştursa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanır (m.13).
Ceza yargılaması tarafında ise iki süre belirleyicidir: şikâyete bağlı suçlarda altı ay (TCK m.73) ve çocuklara karşı üstsoy tarafından işlenen suçlarda zamanaşımının çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden başlaması (m.66/6). İkincisi, yıllar sonra yapılan başvuruların önünü açan hükümdür.
Bu sayfa Sultanbeyli’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyor: hangi suçlar ve hangi işler bu kapsamda, koruma kararı nasıl alınır, hangi tedbirler istenebilir, ihlal hâlinde ne olur ve şikâyet ile zamanaşımı süreleri nasıl işler.
Kanun, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmayacağını açıkça düzenler (6284 m.8/3). Başvuru yolunu belirlemek için iletişime geçebilirsiniz.
Hangi Dosyalar Bu Kapsamdadır?
Kısa cevap: Alan iki koldan yürür. Bir yanda ceza yargılaması (TCK m.102-105 ile bunlara eşlik eden ısrarlı takip, şantaj ve özel hayatın gizliliği suçları), diğer yanda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler. İkisi birbirinden bağımsız işler ve çoğu dosyada tedbir süreci daha önce başlar.
Suç tiplerinin unsurları, cezaları ve nitelikli hâlleri için Sultanbeyli cinsel istismar avukatı sayfamıza; süreçle sık birlikte görülen diğer suçlamalar için şantaj suçu ve tehdit ve hakaret sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Koruma Kararı Nasıl Alınır?
Kısa cevap: Tedbir kararı en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir; koruyucu tedbirler için delil veya belge aranmaz ve karar ilk defasında en çok altı ay için verilir (6284 m.8).
Kolluk tarafından verilen tedbirlerde onay süreleri kritiktir: önleyici tedbirlerde hâkim yirmi dört saat, koruyucu tedbirlerde mülkî amir kırk sekiz saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Bu nedenle karakolda alınan bir uzaklaştırma kararının akıbeti mutlaka takip edilmelidir.
Hangi Tedbirler İstenebilir?
Kanun, şiddet uygulayan hakkında verilebilecek önleyici tedbirleri tek tek sayar. Bunlardan birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir.
Bu listenin yanında hâkim, aynı kararla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ndaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar vermeye yetkilidir (6284 m.5/3). Ayrıca şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa hâkim talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Uzaklaştırma kararlarına itiraz süreci için Sultanbeyli uzaklaştırma kararına itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.
Başvurudan karara: izlenecek yol
İtiraz ve İhlalin Sonucu
Kısa cevap: Tedbir kararlarına iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir; merci kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir. Karara aykırılık, fiil ayrıca suç oluştursa bile zorlama hapsi gerektirir.
Zorlama hapsi, ceza hukukundaki hapis cezasından farklı bir yaptırımdır: mahkûmiyet gerektirmez, doğrudan hâkim kararıyla uygulanır ve Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Tekrarlanan ihlallerde süre artar ancak toplam altı ayı geçemez.
Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı
Ceza yargılaması tarafında iki ayrı süre işler ve bunlar sıkça karıştırılır: şikâyet süresi ve dava zamanaşımı.
En çok soru alan konu, yıllar önce yaşanmış olaylardır. Burada belirleyici hüküm şudur: zamanaşımı, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m.66/6). Yani süre olay tarihinden değil, mağdurun erginliğe ulaştığı tarihten hesaplanır.
Bir diğer nokta, zamanaşımının hesabında nitelikli hâllerin de göz önünde bulundurulmasıdır (m.66/3). Bu, ilk bakışta süresi geçmiş görünen dosyalarda sonucu değiştirebilir. Uzlaştırma ise bu suçlarda kapalıdır: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, şikâyete bağlı olsalar dahi uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3).
Görevli Mahkeme
6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları ve bunlara itiraz aile mahkemesinde görülür. Ceza yargılamasında görev, cezanın üst sınırına göre belirlenir: nitelikli cinsel saldırı (m.102/2) ve çocukların cinsel istismarı (m.103) ağır ceza mahkemesinde; cinsel taciz (m.105) ve temel hâliyle reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104/1) asliye ceza mahkemesinde görülür.
Fail veya mağdurun çocuk olması hâlinde çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri devreye girer. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. Ceza yargılamasının genel işleyişi ve kararlara itiraz yolları için Sultanbeyli ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık acil koruma ihtiyacıdır: hangi tedbirler talep edilecek, başvuru en hızlı hangi mercie yapılacak, kolluk kararı alınmışsa onay süresi içinde hâkim veya mülkî amir onayı gelmiş mi.
İkincisi takvimdir: şikâyete bağlı bir suç söz konusuysa altı aylık süre işlemeye başlamış mı, çocukluk döneminde yaşanmış bir olayda zamanaşımı hangi tarihten hesaplanacak, nitelikli hâller süreyi uzatıyor mu.
Üçüncüsü beyan ve muayene sürecidir — dinleme usulüne uyulmuş mu, uzman bulundurulmuş mu, kayıt alınmış mı. Dördüncüsü tedbirin etkinliğidir: karar tebliğ edilmiş mi, ihlal hâlinde zorlama hapsi ihtarı yapılmış mı, gizlilik kararı alınmış mı.
Çocuklara karşı üstsoy veya nüfuz sahibi kişiler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işler (TCK m.66/6). Durumunuzu değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel suç avukatı hangi dosyalara bakar?
Alan, Türk Ceza Kanunu’nun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar bölümündeki dört suçla başlar: cinsel saldırı (m.102), çocukların cinsel istismarı (m.103), reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104) ve cinsel taciz (m.105). Uygulamada bunlara ısrarlı takip, şantaj ve tehdit, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilere ilişkin suçlar eşlik eder. Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbir süreçleri de bu alanın ayrılmaz parçasıdır.
Koruma kararı almak için delil göstermem gerekir mi?
Koruyucu tedbirler bakımından hayır. Kanun bunu açıkça düzenler: koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (6284 m.8/3). Aynı fıkra, önleyici tedbir kararının geciktirilmeksizin verileceğini ve bu kararın verilmesinin Kanun’un amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemeyeceğini de belirtir.
Koruma kararını nereden alabilirim?
Tedbir kararı; ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir ve en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir (6284 m.8/1). Yani mutlaka mahkemeye gitmek gerekmez; karakol veya kaymakamlık da başvuru noktasıdır.
Koruma kararı ne kadar süreyle verilir?
Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde; resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir (6284 m.8/2).
Karakolun verdiği uzaklaştırma kararı ne kadar geçerli?
Onay süresi çok kısadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi önleyici tedbirler kolluk amirlerince alınabilir; kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar (6284 m.5/2). Barınma ve geçici koruma gibi koruyucu tedbirlerde ise onay süresi mülkî amir bakımından kırk sekiz saattir (m.3/2).
Hangi önleyici tedbirler istenebilir?
Kanun on bende yakın tedbir sayar. Başlıcaları: müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılma ve konutun korunan kişiye tahsisi; korunan kişinin konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmama; iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme; silahların kolluğa teslimi; korunan kişinin yakınlarına ve tanıklarına yaklaşmama; alkol veya uyuşturucu kullanmama ve bağımlılık hâlinde hastaneye yatmak dâhil tedavi; çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması ya da kaldırılması (6284 m.5).
Adresimin gizli tutulmasını isteyebilir miyim?
Evet. Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararıyla birlikte talep üzerine veya resen; korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgiler tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur ve tebligat için ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak açıklayan kişi hakkında TCK hükümleri uygulanır (6284 m.8/6).
Tedbir kararına itiraz edebilir miyim?
Evet, her iki taraf da edebilir. Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine dosya, numara olarak kendisini izleyen daireye gönderilir; itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (6284 m.9).
Uzaklaştırma kararına uyulmazsa ne olur?
Kanun ayrı bir yaptırım öngörür. Hakkında tedbir kararı verilen kişi, bu kararın gereklerine aykırı hareket ederse, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Aykırılığın her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadar olur; ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez (6284 m.13).
Karar bana tebliğ edilmediyse uygulanır mı?
Evet. Kanun bu noktayı açıkça düzenler: tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez (6284 m.10/5). Buna karşılık tefhim ve tebliğ işlemlerinde, aykırılık hâlinde zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılması gerekir (m.8/5).
Şikâyet için ne kadar sürem var?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m.73). Ayrıca şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin süreyi geçirmesi, diğerlerinin hakkını düşürmez.
Çocukken yaşanan bir olay için hâlâ şikâyette bulunabilir miyim?
Kanun bu durum için özel bir başlangıç anı öngörmüştür. Zamanaşımı; çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m.66/6). Yani süre olayın tarihinden değil, mağdurun on sekiz yaşını doldurduğu tarihten itibaren hesaplanır.
Zamanaşımı süresi ne kadar?
Cezanın üst sınırına göre değişir: beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis gerektirenlerde yirmi yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektirenlerde otuz yıl (TCK m.66/1). Önemli bir ayrıntı: dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (m.66/3).
Bu suçlarda uzlaşma mümkün mü?
Hayır. Kanun açık bir yasak getirmiştir: soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3). Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme ise ayrı bir kurumdur ve sonuçları farklıdır.
Mağdur kaç kez ifade verir?
Kural tek dinlemedir: işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; maddî gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunluluk arz eden hâller saklıdır. Dinleme sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur ve çocuk mağdurların beyanı ilgili merkezlerde kayda alınarak alınır (CMK m.236).
Koruma kararıyla birlikte nafaka da istenebilir mi?
Kanun bunu hâkime resen tanımıştır: şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise, Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 m.5/4). Ayrıca hâkim aynı kararda velayet, kayyım ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir.
Bu dosyalar hangi mahkemede görülür?
6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları ve bunlara itiraz aile mahkemesinde görülür. Ceza yargılamasında ise görev cezanın üst sınırına göre belirlenir: nitelikli cinsel saldırı (m.102/2) ve çocukların cinsel istismarı (m.103) gibi üst sınırı on yılı aşan suçlar ağır ceza mahkemesinde; cinsel taciz (m.105) ve temel hâliyle reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104/1) asliye ceza mahkemesinde görülür. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlara ilişkin dosyaları takip etmektedir. Sultanbeyli ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbir başvurularından tedbir kararlarına itiraza, mağdur vekilliğinden müdafiliğe kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr (m.3, 5, 8, 9, 10, 12, 13)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.66, 73, 102-105)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.236, 253)
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı — aile.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.