Evlilik Sözleşmesi Örneği

Av. Burakhan Çalışkan, danışmanlık ve dava takibi için arayabilirsiniz: 0 506 976 23 55

Hukuki Dayanak ve Tanım

Evlilik sözleşmesi, Türk hukukunda resmî adıyla mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği süresince edinecekleri malların statüsünü ve olası bir boşanma halinde bu malların paylaşım biçimini önceden belirlemek amacıyla yaptıkları sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olarak kabul edilmiştir. Eşler kanunda öngörülen sınırlar içinde bu yasal rejim yerine başka bir mal rejimini seçmekte serbesttir. TMK m.202 uyarınca “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, kanunda belirlenen mal rejimlerinden birini kabul edebilirler.” Ancak tamamen kanunda yer almayan, tarafların özgürce kurguladığı yeni bir rejim oluşturulamaz; sadece kanunda sayılan dört mal rejiminden biri tercih edilebilir.

Mal rejimi sözleşmesinin hukuki niteliği, yalnızca malvarlığı ilişkilerine dair bir anlaşma olmasıdır. Bu sözleşme ile eşler, evlilik birliğinin kişisel veya çocuklarla ilgili hükümlerini düzenleyemezler. Örneğin sözleşmeye “boşanma halinde belli miktar nafaka ödeneceği” veya “çocukların velayetinin belirli bir kişide kalacağı” gibi maddeler eklenmesi hukuken geçersizdir. Mal rejimi sözleşmesi yalnızca eşlerin mallarının yönetimi ve paylaşımına dair düzenlemeleri içerir; bu kapsam dışındaki hükümler yazılsa dahi yasal sonuç doğurmaz.

Mal Rejimi Türleri ve Aralarındaki Farklar – Evlilik Sözleşmesi Örneği (2025)

Türk Medeni Kanunu’nda belirlenen dört farklı mal rejimi bulunmaktadır. Eşler evlilik sözleşmesi ile bu rejimlerden birini kabul edebilirler. Aşağıda bu mal rejimleri ve aralarındaki temel farklar açıklanmıştır:

  1. Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma

Edinilmiş mallara katılma rejimi, 4721 sayılı TMK ile kabul edilen yasal mal rejimidir. Eşler aksi kararlaştırmadıkça evlilikte bu rejim geçerli olur. Bu rejimin esası, evlilik süresince edinilen tüm kazanç ve malların ortak sayılması ve evlilik sona erdiğinde eşit olarak paylaşılmasıdır. Örneğin evlilik içinde tarafların çalışarak kazandıkları ücretler, birikimler, edinilen taşınır-taşınmaz mallar “edinilmiş mal” kabul edilir ve her iki eş bu mallarda eşit hakka sahip olur. Buna karşılık, kişisel mallar (eşlerin evlilikten önce sahip oldukları mallar, evlilik sırasında miras veya bağış yoluyla edindikleri değerler gibi) paylaşıma dahil edilmez ve kime aitse onun mülkiyetinde kalır. Rejimin boşanma veya ölümle sona ermesi halinde her eş, diğerinin edinilmiş mallarının değeri üzerinde yarı pay alacak hakkına (katılma alacağına) sahip olur.

  1. Mal Ayrılığı Rejimi

Mal ayrılığı rejimi, eşlerin malvarlıklarını tamamen birbirinden ayıran rejimdir. TMK m.242’de “Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.” denilmektedir. Bu rejimde her eş kendi edindiği malın tek sahibi olur, diğer eşin malvarlığı üzerinde bir hak iddia edemez. Evlilik birliği süresince edinilen gelirler de kimin adına kazanıldıysa ona ait olur. Boşanma halinde taraflar birbirlerinin malvarlığına katılma hakkı talep edemez; her mal kimin üzerinde kayıtlı ise onda kalmaya devam eder. Mal ayrılığı rejiminin tek istisnası, bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine somut bir maddi katkı yapması durumudur: Bu halde katkı yapan eş, yaptığı katkı oranında alacak talep edebilir (katkı payı alacağı).

  1. Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi

Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, mal ayrılığı ile benzer şekilde eşlerin evlilik süresince edindikleri malları ayrı tutmaları esasına dayanır, ancak bu rejimde aileye özgülenen bazı mallar üzerinde ortak haklar tanınmıştır. Yani eşler normalde mal ayrılığı gibi her malın sahibi ayrı olsa da, aile konutu ve benzeri belli başlı değerler ortak kabul edilir. Boşanma veya evliliğin son bulması halinde, işte bu paylaşmalı kısım (örneğin birlikte kullanılan aile konutu veya aileye tahsis edilmiş diğer mallar) eşler arasında paylaşılır. Bu rejim, evlilik birliği içinde aile için kullanılan malvarlığı değerlerinin her iki eşin de hakkı olduğunu kabul ederken, bunun dışındaki malvarlığını ayrı tutmayı sağlar.

  1. Mal Ortaklığı Rejimi – Evlilik Sözleşmesi Örneği (2025)

Mal ortaklığı rejimi, eşlerin malvarlıklarını büyük ölçüde ortak bir havuzda birleştirdiği mal rejimidir. Bu rejimde “eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki tüm malları ortak mülkiyet olarak kabul edilir.” Yani kanunun kişisel mal olarak belirttiği bazı kalemler (örneğin manevi tazminat alacakları, kişisel kullanıma mahsus eşyalar gibi) hariç tutulmak üzere, eşlerden birinin evlilik süresince edindiği tüm malvarlığı değerleri ortaklık kapsamına girer. Eşler tüm bu ortak malvarlığı üzerinde birlikte hak sahibidir. Mal ortaklığı rejimi boşanma halinde, ortaklık kapsamındaki tüm mal ve kazançların eşit olarak bölüşülmesini öngörür.

Sözleşmenin Yapılışı (Usul, Noter ve Zamanlama)

Mal rejimi sözleşmesinin geçerli şekilde yapılabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmalıdır. TMK m.205’e göre “Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Bu hükme göre Evlilik Sözleşmesi Örneği (2025) iki şekilde gerçekleştirilebilir:

  • Noter Huzurunda: Eşler (veya evlenecek nişanlılar) istedikleri mal rejimini belirleyen sözleşmeyi ya noterde resmi senet şeklinde düzenleyerek ya da önceden hazırladıkları bir sözleşmeyi notere onaylatarak yapabilirler. Noter, sözleşme metnini kanuna uygun biçimde tanzim eder veya tarafların hazırladığı metni onaylar. Her iki halde de noter imzası ve mührü ile resmiyet kazanan sözleşme, kanunun aradığı şekil şartını karşılar. Sözleşme taraflarca bizzat (ve gerekiyorsa yasal temsilcilerince) imzalanmalıdır. Evlilik Sözleşmesi Örneği (2025)

  • Evlendirme Memuruna Bildirim: Eşler evlenirken, evlenme başvurusu esnasında seçtikleri mal rejimini yazılı olarak nüfus memuruna bildirme yoluna da gidebilirler. Bu durumda noter işlemi olmaksızın, evlendirme memuruna verilen imzalı yazılı beyan ile tercih edilen mal rejimi resmi nikah kayıtlarına işlenir. Bu yöntem yalnızca evlilik yapılırken mümkündür; başvuru sırasında yapılan bu bildirim, evlilik tarihi itibarıyla geçerli olur.

Zamanlama açısından, mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce, evlenme sırasında veya evlendikten sonra yapılabilir. Eş adayları evlilik öncesinde noterde sözleşme düzenleyebilir ya da nikah aşamasında tercihlerini yazılı bildirimle yapabilirler. Evlilik birliği kurulduktan sonra da mal rejimini değiştirmek mümkündür; ancak bu halde mutlaka noter aracılığıyla resmi sözleşme yapılması gerekir. Evlenme gerçekleştikten sonra taraflar diledikleri zaman (boşanma davası açılmadan önce) bir mal rejimi sözleşmesi yaparak mevcut yasal rejimi değiştirebilirler.

Geçerlilik Koşulları

Bir evlilik (mal rejimi) sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir:

  • Ehliyet (Tarafların fiil ehliyeti): Taraflar sözleşme yapma ehliyetine sahip olmalıdır. TMK m.204 uyarınca “Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.” Yani reşit olmayanlar veya kısıtlılar, ancak velilerinin/vasilerinin izniyle evlilik sözleşmesi yapabilir. Tarafların akıl sağlığı yerinde olmalı ve irade sakatlığı (hile, tehdit, yanılma vb.) altında olmadan sözleşmeyi imzalamaları gerekir. Aksi takdirde sözleşme geçersiz sayılabilir veya iptali talep edilebilir.

  • Şekil Şartı (Noter veya Resmî Yazılı Bildirim): Sözleşme kanunun öngördüğü şekilde yapılmalıdır. Noter huzurunda düzenlenmeyen veya onaylanmayan (ya da evlilik başvurusu sırasında resmi makama bildirilmemiş) bir mal rejimi anlaşması geçerli değildir. Tarafların aralarında sadece imza atarak yaptığı, noterce tasdik edilmemiş özel anlaşmalar yasal mal rejimini değiştirmez. Bu durumda kanunen yine yasal rejim uygulanır. Noter ücreti ve işlemleri her yıl belirlenen tarifelere göre küçük bir masraf karşılığında yapılmakta olup, sözleşmenin geçerliliği için bu resmi işlem zorunludur.

  • Kanuna Uygun İçerik: Sözleşme içeriği TMK’da belirlenen mal rejimi seçenekleriyle sınırlı olmalıdır. Taraflar sadece edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir ya da kanunun izin verdiği ölçüde bu rejimlerin bazı hükümlerini özelleştirebilirler. Kanunun emredici hükümlerine aykırı veya kanunda öngörülmeyen yeni bir rejim oluşturma çabası geçersizdir. Örneğin, sözleşmeye “boşanma halinde tazminat ödenmeyeceği” veya “mirasın belli bir kısmının diğer eşe bırakılacağı” yönünde bir madde konulursa, bu kısımlar hukukî sonuç doğurmaz. Sadece mal rejimine ilişkin hükümler geçerli olacaktır.

Yukarıdaki koşullar sağlandığında, mal rejimi sözleşmesi usulüne uygun şekilde kurulmuş demektir. Şekil eksikliği veya ehliyetsizlik gibi nedenlerle geçersiz bir sözleşme yapılmışsa, eşler arasında yine kanun gereği yasal mal rejimi geçerli olur. Öte yandan, sözleşmenin kurulması sırasında irade sakatlığı bulunuyorsa (örneğin baskı altında imzalanmışsa), Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde bu sözleşmenin iptali için dava açılabilir (genellikle 1 yıl içinde). Ancak noter işleminde resmi belgelendirme olduğu için, böyle bir iddianın ispatı güç olabilir.

Mal Rejimi Sözleşmesinin Uygulanması

Evlilik sözleşmesi yapıldığı takdirde, eşler arasındaki mal paylaşımı ileride doğacak anlaşmazlıklarda bu sözleşmeye göre çözülür. Hiç sözleşme yapılmamışsa (ya da geçersizse), evlilik süresince kanunen yasal mal rejimi geçerli olur ve evlilik sonlandığında mallar TMK’nın yasal rejim hükümlerine göre tasfiye edilir. Nitekim 4721 sayılı TMK m.202 gereği, “eşler başka bir mal rejimi seçmedikçe yasal mal rejimine tabidir”. Bu nedenle evlilik sırasında sözleşme yoksa veya yapılmış sözleşme geçerli değilse, boşanma halinde edinilmiş mallara katılma rejiminin paylaşım kuralları uygulanacaktır.

Mal rejimi sözleşmesinin uygulaması en çok, evlilik sona erdiğinde gündeme gelir. Boşanma durumunda hakim, taraflar arasında geçerli olan mal rejimine göre bir mal tasfiyesi yapar. Eğer çift evlilik başında veya sırasında bir sözleşme ile örneğin mal ayrılığı rejimini seçmişse, boşanmada her eş kendi malını alır ve karşı taraftan artı bir pay talep edemez. Keza paylaşmalı mal ayrılığı rejimi seçilmişse, sözleşmede ve kanunda belirtilen paylaşmaya tabi ortak mallar (örneğin aile konutu) belirlenip bunlar paylaşılır, diğer mallar kimin mülkiyetindeyse onda kalır. Mal ortaklığı rejimi seçilmişse, ortaklık kapsamına giren tüm malvarlığı yarı yarıya bölünür.  Sözleşme ile seçilen rejimin kuralları, boşanma davası sonrası açılacak mal paylaşımı davasında hakimin uygulayacağı kurallardır.

Eşler evlilik sırasında da mal rejimi sözleşmesine uygun yaşamakla yükümlüdür. Örneğin mal ayrılığı kabul etmişlerse, birbirlerinin malvarlığı konusunda söz sahibi olamazlar; mal ortaklığı varsa önemli işlemleri birlikte yapmalıdırlar. Ancak uygulamada mal rejimi hükümleri çoğunlukla evlilik sürerken değil, sona ererken önem kazanır. Zira evlilik devam ettiği sürece eşler genellikle bu sözleşmeye dayanarak birbirlerinden bir talepte bulunmaz; asıl hesaplaşma boşanma veya ölüm halinde gündeme gelir.

Sözleşmenin süresi ve sona ermesi: Geçerli bir mal rejimi sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça süresiz geçerlidir ve şu durumlara kadar devam eder:

  • Eşlerden birinin ölümü: Eşin vefatıyla mal rejimi sona erer. Seçilen rejime göre sağ kalan eşin hakları belirlenir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ eş, ölenin edinilmiş mallarının yarısı üzerinde hak iddia ederek bu alacağını miras alacağına dönüştürür. Mal ayrılığı rejiminde ise taraflar herhangi bir paylaşım yapmadığı için ölenin malvarlığı doğrudan yasal mirasçılarına (aralarında sağ eş de varsa onun yasal miras payına) kalır.

  • Eşlerin boşanması veya evliliğin iptali: Boşanma davasının açılmasıyla birlikte mevcut mal rejimi sona ermiş sayılır (TMK m.225). Boşanma kararı kesinleştiğinde mal paylaşımı sözleşmeye göre yapılarak rejim tamamen son bulur. Boşanmadan sonra evlilik sözleşmesinin hükmü kalmaz; yerine ya anlaşmalı boşanma protokolü ile belirlenen paylaşım uygulanır ya da çekişmeli boşanmada mahkemece tasfiye gerçekleştirilir.

  • Yeni bir sözleşme yapılması: Eşler sonradan anlaşarak mevcut mal rejimini değiştirebilir, farklı bir rejime geçmek için yeniden noterde sözleşme yapabilirler. Yeni yapılan sözleşme, kural olarak yapıldığı tarihten itibaren geçerli olur ve önceki sözleşmenin yerine geçer. Geçmiş döneme etkili olacak şekilde mal rejimini değiştirmek ise mümkün değildir; örneğin evliliğin başından itibaren geçerli olacak biçimde mal ayrılığına dönülmesi genelde kabul görmez. (İstisnaen, eşlerin sonradan yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçmelerine Yargıtay bazı durumlarda geçmişe etkili sonuç tanıyabilmektedir.) Bunun dışında sözleşme yapıldıktan sonra tarafların malvarlığına ilişkin tüm yeni edinimler yeni seçilen rejime tabi olacaktır.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu, bazı olağanüstü durumlarda mahkeme kararıyla mal rejiminin değiştirilmesine olanak tanır. Örneğin eşlerden birinin istemiyle hakim, haklı sebeplerin varlığı halinde mal ayrılığına geçilmesine karar verebilir (TMK m.206, 209). Uygulamada genellikle bir eşin diğerine zarar verecek biçimde borçlanması, kumar/alkol bağımlılığı gibi durumlarda mahkeme kararıyla mevcut rejim sona erdirilip mal ayrılığı rejimine geçilebilir. Bu tür durumlar, sözleşmeye bağlı olmaksızın kanunun koruyucu hükümleri çerçevesinde gerçekleşir.

Özetle, usulüne uygun şekilde yapılan evlilik sözleşmesi eşler arasında kararlaştırılan mal rejimini evlilik süresince ve sonunda uygulanabilir hale getirir. Eşler sözleşme sayesinde ileride doğabilecek mal paylaşımı ihtilaflarını büyük ölçüde engellemiş olur. Sözleşme yoksa veya geçersizse, kanun otomatik olarak yasal mal rejimini uygulayacaktır. Sözleşme yapılmışsa da, eşler dilerse bunu karşılıklı rıza ile değiştirebilir veya olağanüstü hallerde yargı müdahalesiyle değişiklik gündeme gelebilir. Sözleşmenin sonuçları, yukarıda belirtildiği gibi, evliliğin sona ermesiyle fiilen test edilir ve tarafların malvarlığı hakları bu çerçevede belirlenir.

Örnek Evlilik (Mal Rejimi) Sözleşmesi Metni

Aşağıda geçerli bir mal rejimi sözleşmesi örneği sunulmuştur. Bu sözleşme örneğinde, eşler aralarında Mal Ayrılığı Rejimini kabul etmektedir. Sözleşme, kanunen gerekli unsurları içerecek şekilde düzenlenmiştir:

MAL AYRILIĞI SÖZLEŞMESİ

BİRİNCİ TARAF: (Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres)
İKİNCİ TARAF: (Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres)

Yukarıda kimlik bilgileri belirtilen Taraflar, …/…/20… tarihinde gerçekleştirdikleri evlilik akdi sebebiyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kendilerine tanıdığı seçme hakkına dayanarak ve …/…/20… tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, aralarında Mal Ayrılığı Rejimini kabul etmişlerdir. İşbu sözleşme ile taraflar aşağıdaki hususlarda mutabakata varmışlardır:

  1. Mülkiyetin Korunması: Her iki taraf da bu mal ayrılığı sözleşmesi uyarınca kendi adına kayıtlı tüm malvarlığı üzerinde münhasır yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkına sahip olacaktır. Eşlerden biri, diğer eşin herhangi bir malvarlığı değeri (taşınır, taşınmaz, banka hesabı vb.) üzerinde yönetime veya tasarrufa ilişkin bir hak iddia etmeyecektir.

  2. Kişisel Mallar: Tarafların kişisel kullanımlarına ait eşyalar ile üçüncü kişilerden elde edecekleri manevî tazminat, kişisel zarar ödemeleri ve benzeri tüm hak ve alacaklar kanunen kişisel mal sayılır. Diğer eşin bu tür kişisel mal ve alacaklar üzerinde herhangi bir talep veya tasarruf hakkı olmayacaktır.

  3. Karşılıksız Kazandırmalar: Taraflardan birine evlilik süresince bağışlanan veya miras kalan malvarlığı unsurları ile herhangi bir üçüncü kişinin karşılıksız kazandırmaları, o tarafın kişisel malı olarak kabul edilecektir. Diğer tarafın bu yolla elde edilen mallar üzerinde bir hak veya talebi olmayacaktır.

  4. Borçlardan Sorumluluk: Her bir taraf, kendi adına yapmış olduğu borçlardan tek başına sorumlu olacaktır. Eşlerden biri, bu sözleşme döneminde diğer eşin rızası olmaksızın onun adına borçlanıcı işlemlerde bulunamaz. Tarafların evlilik birliğini temsilen veya kendi meslek ve işi kapsamında üçüncü kişilerden aldığı borçlar da kural olarak sadece o tarafı bağlar; diğer eş bu borçlardan dolayı müteselsil sorumlu tutulmayacaktır.

  5. Sosyal Güvence ve Tazminatlar: Taraflardan birinin çalışması veya sigortası dolayısıyla sosyal güvenlik kurumları ya da özel sigortalar tarafından ödenen tüm gelirler, tazminatlar, emeklilik birikimleri ve işgücü kaybı durumunda sağlanacak toplu para veya maaş ödemeleri kişisel mal sayılacaktır. Diğer tarafın bu gelir ve ödemeler üzerinde hiçbir hak ve talebi olmayacaktır.

  6. Gelir ve Kazançlar: Her bir taraf, kendi mal varlığı kapsamında elde ettiği her türlü gelir (örneğin kişisel malından elde ettiği kira geliri, faiz geliri, temettü geliri vb.) üzerinde münhasır hak sahibidir. Bu tür gelirler de mal ayrılığı rejimi gereği kişisel mal niteliğinde olup diğer tarafın bu gelirler üzerinde yönetim, kullanım veya alacak hakkı bulunmayacaktır.

  7. Rejimin Sona Ermesi Durumu: Mal ayrılığı rejiminin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde (örneğin boşanma davası açılması veya mahkeme kararıyla rejimin değiştirilmesi durumunda), her taraf, diğerinin zilyetliğinde bulunabilecek kendine ait malları geri alacaktır. Evlilik birliği içinde geçici olarak diğer eşin kullanımına verdiği kendine ait eşyalar veya mallar, rejimin bitiminde aynen iade edilecektir.

  8. Aile Konutu ve Eşya Paylaşımı: Tarafların evlilik süresince birlikte ikamet ettiği aile konutu, boşanma veya ayrılık durumunda … (belirtiniz: örneğin kadın eşte kalacaktır ya da erkek eş tarafından kullanılmaya devam edilecektir) ve diğer taraf bu konutu terk edecektir. Aile konutunda mevcut ev eşyalarının paylaşımı, tarafların anlaşması ile yarı yarıya (veyahut kararlaştırılan diğer oranda) yapılacaktır. Bu konuda taraflar birbirine karşı itiraz etmeyeceklerini peşinen kabul ederler.

  9. Miras Durumu: Taraflardan birinin ölümü halinde, bu sözleşme uyarınca mal ayrılığı rejimi uygulanmak suretiyle, ölen tarafa ait tüm malvarlığı yasal mirasçılarına intikal edecektir. Sağ kalan eş, ölen eşin malvarlığı üzerinde, yasal miras payı dışında, mal rejiminden kaynaklı herhangi bir ek talep veya hak iddiasında bulunmayacaktır. (Not: Sağ kalan eşin, kanunen saklı pay ve miras hakları saklıdır.)

  10. Yürürlük ve İmza: İşbu … (on) maddeden ibaret Mal Ayrılığı Sözleşmesi, …/…/20… tarihinde taraflarca okunup anlaşılarak, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın özgür iradeleriyle imzalanmıştır. Taraflar, sözleşme hükümlerine uyacaklarını kabul ve beyan ederler.

BİRİNCİ TARAF: [Adı Soyadı]          İKİNCİ TARAF: [Adı Soyadı]
İmza: ……………………                  İmza: ……………………

 

 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?