Kartal Ağır Ceza Avukatı | Gözaltı, Tutuklama ve Savunma

Kısa cevap: Ağır ceza mahkemesi; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunun ayrıca saydığı yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik ve hileli iflas gibi suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.12). Gözaltı süresi yakalamadan itibaren en çok 24 saattir (CMK m.91). Tutuklama için hem kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller hem de bir tutuklama nedeni gerekir; ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100). İstinaf ve temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ikişer haftadır.

Ağır ceza dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman duruşma salonunda değil, ilk 24 saatte şekillenir. Kolluk ifadesi, teşhis tutanağı, olay yeri incelemesi ve ilk savunma; dosyanın geri kalanının üzerine kurulduğu zemindir. Bu aşamada müdafi olmadan verilen bir ifadeyi sonradan düzeltmek, çoğu zaman mümkün olmaz.

Bu sayfa; ağır ceza mahkemesinin görev alanını, gözaltı ve tutukluluk sürelerini, ifade ve sorguda kanunun tanıdığı hakları, tutuklama yerine adli kontrol imkânını ve kanun yolu sürelerini Ceza Muhakemesi Kanunu ile 5235 sayılı Kanun metinleri üzerinden açıklıyor. 2024 ve 2025’te değişen iki kural özellikle vurgulanmıştır, çünkü çoğu kaynak hâlâ eski hâli yazmaktadır.

İfadeden önceki saatler, dosyanın en belirleyici anıdır

Müdafi seçme hakkının ifade alınırken bildirilmesi kanunen zorunludur (CMK m.147). Gözaltı ya da ifade daveti söz konusuysa, ifade verilmeden önce iletişime geçmek en doğru adımdır.

Ağır Ceza Mahkemesi Hangi Suçlara Bakar?

Kısa cevap: Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere; yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik ve hileli iflas suçları, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümündeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m.12).

Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar? (5235 sayılı Kanun m.12)
Ölçüt Kapsam
Ceza ağırlığı Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar
Adı sayılan suçlar Yağma (TCK m.148), irtikâp (m.250/1-2), resmî belgede sahtecilik (m.204/2), hileli iflas (m.161)
Kısım olarak sayılanlar TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümündeki suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 hariç)
Özel kanun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar
2025’te çıkarılan Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) — 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la madde metninden çıkarıldı
Görevin belirlenmesi Ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan cezanın üst sınırına bakılır (m.14)

Görevin belirlenmesinde önemli bir usul kuralı vardır: mahkemelerin görevi belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez; kanun maddesinde yer alan cezanın üst sınırı esas alınır (5235 sayılı Kanun m.14). Bu nedenle somut olayda indirim uygulanacak olması, dosyanın ağır cezada görülmesini engellemez.

2025 sonunda önemli bir değişiklik yapıldı: 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle “nitelikli dolandırıcılık (m.158)” ibaresi 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinden çıkarıldı. Bu tarihten sonra nitelikli dolandırıcılık davaları, cezanın üst sınırı on yılı aşmadığı sürece asliye ceza mahkemesinde görülür. Konunun ayrıntısı için Kartal dolandırıcılık avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Kartal ağır ceza yargılaması: gözaltı ve tutukluluk süreleri, istinaf süresi ve müdafi hakkı
Ağır ceza sürecinde kritik süreler ve kanunun tanıdığı haklar

Gözaltı: Süreler ve İfade Sırasındaki Haklar

Kısa cevap: Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; gönderilme için zorunlu süre ise on iki saatten fazla olamaz (CMK m.91/1). Gözaltına alma, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve suçun işlendiği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.

Kanun, ifade alma ve sorgu sırasında uyulması gereken kuralları ayrıntılı biçimde sayar. Bunların en önemlisi müdafi hakkının bildirilmesi zorunluluğudur: kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda değilse ve müdafi yardımı istiyorsa kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

İfade ve sorguda kanunun tanıdığı haklar (CMK m.147)
Hak Kanunun ifadesi
Müdafi seçme Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği kendisine bildirilir
Ücretsiz müdafi Müdafi seçecek durumda olmadığı ve müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir
Yakınına haber Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhal bildirilir
Suçun anlatılması Kendisine yüklenen suç anlatılır
Kimlik Şüpheli veya sanık, yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür
Müdafi sayısı Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149/2)

Bir başka önemli ayrıntı: kişi yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Suçlamaya ilişkin olarak susma hakkı vardır ve susmak aleyhe delil sayılamaz. Ancak susmanın her dosyada doğru strateji olduğu söylenemez; bu karar, dosyadaki delil durumu görüldükten sonra verilir. Hakkınızda yakalama kararı bulunduğunu öğrendiyseniz izlenecek yolu yakalama kararı çıkarsa ne yapmalıyım yazımızda ele aldık.

  1. 01
    Yakalama ve gözaltı kararı

    Yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır (CMK m.91/2).

  2. 02
    Müdafi ile görüşme

    Şüpheli, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir (CMK m.149). Bu aşamada verilen ifade dosyanın kalanını belirlediği için, ifadeden önce müdafi ile görüşmek en kritik adımdır.

  3. 03
    Kolluk ve savcılık ifadesi

    İfade alınırken CMK m.147’deki hakların hatırlatılması zorunludur. Kişi yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür; suçlamaya ilişkin olarak susma hakkı vardır.

  4. 04
    Sulh ceza hâkimliğine sevk

    Savcılık tutuklama talep ederse dosya sulh ceza hâkimliğine gönderilir. Hâkim önünde savunma, yalnızca suçlamaya değil tutuklama nedenlerinin bulunmadığına da yönelmelidir.

  5. 05
    Tutuklama veya adli kontrol kararı

    Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim, tutuklama yerine adli kontrol kararı verebilir (CMK m.109): yurt dışına çıkmama, imza, konutu terk etmeme, elektronik izleme gibi yükümlülükler. Bu talep açıkça ileri sürülmelidir.

  6. 06
    İtiraz ve düzenli inceleme

    Tutuklama kararına itiraz edilebilir; ayrıca tutukluluk hâli hâkim tarafından düzenli aralıklarla resen incelenir. İtiraz dilekçesinde ölçülülük ve delil durumundaki değişiklik somut biçimde gösterilmelidir.

Gözaltından tutukluluk incelemesine: sürecin seyri

Tutuklama: Şartları, Katalog Suçlar ve Adli Kontrol

Kısa cevap: Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir. Ayrıca kanun açık bir sınır koyar: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1).

Kanunun saydığı tutuklama nedenleri ikidir. Birincisi, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması. İkincisi, davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturmasıdır. Savunmanın bu aşamadaki işi yalnızca suçlamayı tartışmak değil, bu iki nedenin somut olayda bulunmadığını göstermektir.

CMK m.100/3 katalog suçları: kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni sayılabilir
Suç Madde
Soykırım ve insanlığa karşı suçlar TCK m.76, 77, 78
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti TCK m.79, 80
Kasten öldürme TCK m.81, 82, 83
Kasten yaralama (m.86/3-b, e, f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama TCK m.86, 87
İşkence TCK m.94, 95
Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç) ve çocukların cinsel istismarı TCK m.102, 103
Hırsızlık ve yağma TCK m.141, 142, 148, 149
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti TCK m.188
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (2, 7 ve 8. fıkralar hariç) TCK m.220
Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar TCK m.302-315

Katalog suçlarda bile tutuklama otomatik değildir. Kanunun ifadesi “tutuklama nedeni var sayılabilir” şeklindedir; zorunluluk getirmez. Ölçülülük denetimi ve adli kontrol seçeneği bu suçlarda da geçerliliğini korur.

Adli kontrol, uygulamada yeterince talep edilmeyen bir imkândır: tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde dahi, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109). Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere gitmemek, düzenli olarak imza vermek, konutu terk etmemek ve elektronik cihazla izlenmek sayılır. Uyuşturucu ticareti gibi katalog suçlarda tutuklama değerlendirmesinin nasıl yapıldığını uyuşturucu ticaretinde tutuklama şartları yazımızda ayrıntılandırdık.

Tutukluluk Ne Kadar Sürer, Nasıl İncelenir?

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi kural olarak toplam üç yılı geçemez (CMK m.102/2). Ağır ceza görevine girmeyen işlerde ise tutukluluk en çok bir yıl sürer ve zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Devletin güvenliğine karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda farklı üst sınırlar uygulanır.

Süreler üst sınırdır, hedef değildir. Tutukluluk hâli düzenli aralıklarla incelenir ve her incelemede iki soru yeniden sorulmalıdır: kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller hâlâ var mı, ve tutuklama nedeni varlığını sürdürüyor mu? Deliller toplanmış, tanıklar dinlenmişse “delilleri karartma” gerekçesi zayıflar. İtiraz ve tahliye taleplerinde bu değişimin somut olarak gösterilmesi gerekir.

Tutukluluk haksız çıkarsa koruma tedbirleri nedeniyle tazminat gündeme gelir; talep ağır ceza mahkemesinde incelenir ve süreleri kısadır. Ayrıntılar için haksız tutuklama tazminatı (CMK m.141) yazımıza bakabilirsiniz. Tutukluluk sürecinde ziyaret ve emanet işlemleri için Kartal Cezaevi rehberimiz yol gösterici olabilir.

Savunmanın Dosyaya Erişimi ve Müdafi Sayısı

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi varsa o da müdafi seçebilir (CMK m.149/1). Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Dosya incelemesi bakımından kural açıktır: müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini alabilir (CMK m.153/1). Bu yetkinin kısıtlanmasına ilişkin düzenlemenin bir bölümü Anayasa Mahkemesi’nin 24/7/2019 tarihli, E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kısıtlama kararı verilen dosyalarda bu karara karşı hukuki yollara başvurulması, savunmanın ilk işlerinden biridir.

Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz Süreleri

Kısa cevap: İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır (CMK m.273/1). Temyiz süresi de aynı şekilde iki haftadır (CMK m.291/1).

Bu noktada yaygın bir hata var: eski kaynaklarda istinaf süresi “yedi gün”, temyiz süresi “on beş gün” olarak geçer. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la her iki maddenin ikinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve süreler bugünkü hâlini almıştır. Sürenin başlangıcı da kararın açıklandığı gün değil, gerekçeli kararın tebliğ edildiği gündür. İstinaf aşamasının işleyişini istinaf ne demek yazımızda ele aldık.

Her karar temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyize açıktır; ancak ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar ve bu cezaları artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK m.286/2). Bu nedenle istinaf dilekçesi, çoğu dosyada son esaslı savunma imkânıdır ve buna göre hazırlanmalıdır.

Gözaltı, tutukluluk ve kanun yolu süreleri
Süre Neye ilişkin Dayanak
24 saat Gözaltı süresi — yakalama anından itibaren (en yakın hâkime gönderme için zorunlu süre hariç) CMK m.91/1
12 saat Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için azami zorunlu süre CMK m.91/1
2 yıl Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde azami tutukluluk süresi CMK m.102/2
3 yıl Uzatmalarla birlikte ulaşılabilecek toplam üst sınır (kural olarak) CMK m.102/2
1 yıl + 6 ay Ağır ceza görevine girmeyen işlerde tutukluluk ve azami uzatma CMK m.102/1
2 hafta İstinaf başvurusu — gerekçeli kararın tebliğinden itibaren CMK m.273/1
2 hafta Temyiz başvurusu — gerekçeli kararın tebliğinden itibaren CMK m.291/1

Sık Karşılaşılan Ağır Ceza Dosyaları

Kasten öldürme (TCK m.81-83) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m.87): Bu dosyalarda kasıt ile taksir ayrımı, haksız tahrik ve meşru savunma değerlendirmesi belirleyicidir. Olay yeri inceleme raporu, otopsi ve adli tıp raporları ile tanık beyanları arasındaki tutarlılık ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Yağma (TCK m.148-149): Ceza miktarına bakılmaksızın ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Uygulamada en çok tartışılan konu, eylemin yağma mı yoksa hırsızlık ya da tehdit mi olduğudur; cebir veya tehdidin varlığı ve niteliği sonucu tamamen değiştirir.

Resmî belgede sahtecilik (TCK m.204/2): Belgenin resmî belge sayılıp sayılmadığı, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı ve failin kastı ayrı ayrı incelenir. Bilirkişi incelemesi bu dosyaların merkezindedir.

Uyuşturucu imal ve ticareti (TCK m.188): Katalog suç olması nedeniyle tutuklama sıklıkla gündeme gelir. Kullanma ile ticaret ayrımı, ele geçirilen miktar, ekspertiz raporu ve iletişim tespiti kayıtları üzerinden yürür; ayrıntılar için Kartal uyuşturucu avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı (TCK m.102-103): Hem katalog suç hem de ağır ceza görevindedir; beyan delilinin değerlendirilmesi ve adli görüşme kayıtları belirleyicidir. Bu alandaki süreç için Kartal cinsel suç avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Tehdit ve hakaret gibi asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlar için Kartal tehdit ve hakaret avukatı, koruma tedbirlerinden doğan tazminat talepleri için Kartal tazminat avukatı sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ceza davalarında yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir, Kadıköy, Ümraniye, Çekmeköy, Şile ve Beykoz’da işlenen suçlara ilişkin ağır ceza dosyaları İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. Soruşturma aşamasındaki tutuklama talepleri sulh ceza hâkimliklerince, kovuşturma ise ağır ceza mahkemesince yürütülür.

Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?

Bir ağır ceza dosyasında ilk bakılan şey iddianame değil, ilk ifadedir. Müdafi hazır bulunmuş mu, haklar usulüne uygun hatırlatılmış mı, beyanlar arasında çelişki var mı — bunlar dosyanın bütününü etkiler.

İkincisi delil zinciridir: yakalama ve arama işlemlerinin hukuka uygunluğu, el konulan eşyanın muhafaza zinciri, teşhis tutanağının usulü ve iletişim tespiti kararlarının kapsamı. Hukuka aykırı elde edilen delil, sonuca esas alınamaz.

Üçüncüsü tutukluluk durumudur: tutuklama nedenleri hâlâ mevcut mu, adli kontrol talep edilmiş mi, süreler nerede. Dördüncüsü ise kanun yolu takvimidir: gerekçeli kararın tebliğ tarihi ve iki haftalık istinaf süresi baştan takvime işlenmelidir; bu sürenin kaçırılması, esasa girilmeden hakkın kaybedilmesi anlamına gelir.

Dosyanız hangi aşamada olursa olsun incelenebilir

Gözaltı, tutukluluk, devam eden kovuşturma ya da istinaf aşaması — her birinde atılabilecek somut adımlar farklıdır. Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Gözaltı süresi en fazla ne kadardır?

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Gönderilme için zorunlu süre ise on iki saatten fazla olamaz (CMK m.91/1). Toplu olarak işlenen suçlarda bu süre farklı işleyebilir. Gözaltı kararı, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve suçun işlendiğine dair somut delillerin varlığına bağlıdır.

Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar?

Kural olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür. Ayrıca kanun bazı suçları ceza miktarına bakmaksızın saymıştır: yağma (TCK m.148), irtikâp, resmî belgede sahtecilik (m.204/2), hileli iflas ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar (5235 sayılı Kanun m.12). Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez; kanundaki cezanın üst sınırına bakılır (m.14).

Nitelikli dolandırıcılık hâlâ ağır cezada mı görülüyor?

Hayır. 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, “nitelikli dolandırıcılık (m.158)” ibaresi 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinden çıkarılmıştır. Bu değişiklikten sonra nitelikli dolandırıcılık davaları, cezası on yılı aşmadığı sürece asliye ceza mahkemesinde görülür. İnternetteki pek çok kaynak bu değişikliği yansıtmamaktadır; görevli mahkemenin doğru belirlenmesi, yetkisiz mahkemede geçen zaman kaybını önler.

Tutuklama için neler gerekir?

İki koşul birlikte aranır: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni (CMK m.100/1). Tutuklama nedenleri kaçma şüphesi ile delilleri karartma veya tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurma girişimidir. Ayrıca kanun açık bir ölçülülük sınırı koyar: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez.

Katalog suç nedir, tutuklama kesin midir?

CMK m.100/3’te sayılan suçlarda — kasten öldürme, yağma, hırsızlık, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı ve diğerleri — somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Kanunun ifadesi “sayılabilir” şeklindedir; tutuklama zorunlu değildir. Ölçülülük denetimi ve adli kontrol seçeneği katalog suçlarda da geçerliliğini korur.

Tutuklama yerine başka bir tedbir uygulanabilir mi?

Evet. Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde bile şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109). Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere gitmemek, düzenli olarak imza vermek, konutu terk etmemek ve elektronik cihazla izlenmek sayılabilir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir.

Tutukluluk en fazla ne kadar sürer?

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir ve uzatma süresi kural olarak toplam üç yılı geçemez (CMK m.102/2). Ağır ceza görevine girmeyen işlerde süre en çok bir yıldır, zorunlu hâllerde altı ay daha uzatılabilir. Devletin güvenliğine karşı suçlar ile terör suçlarında farklı üst sınırlar uygulanır.

İfadeye çağrıldım, avukatsız gitmeli miyim?

Kanun ifade alınırken müdafi seçme hakkının bildirilmesini zorunlu tutar ve müdafi seçecek durumda olmayan kişiye istediği takdirde baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m.147/1-c). İfade, dosyanın geri kalanının üzerine kurulduğu metindir; sonradan düzeltilmesi çok zordur. Bu nedenle ifade öncesinde müdafi ile görüşmek, sürecin en belirleyici adımıdır.

Susma hakkım var mı?

Şüpheli veya sanık yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür (CMK m.147/1-a). Suçlamaya ilişkin olarak susma hakkı vardır ve susmak aleyhe delil olarak değerlendirilemez. Ancak susmanın her dosyada doğru strateji olduğu söylenemez; karar, dosyadaki delil durumuna göre verilir.

İstinaf başvurusu kaç gün içinde yapılır?

İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır (CMK m.273/1). Temyiz süresi de aynıdır: gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta (CMK m.291/1). Bu süreler 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerden sonraki güncel hâldir; eski kaynaklardaki “yedi gün” ve “on beş gün” bilgisi geçerliliğini yitirmiştir.

Her karar temyiz edilebilir mi?

Hayır. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir; ancak kanun bir dizi istisna sayar. İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar ile bu cezaları artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK m.286/2).

Müdafi soruşturma dosyasını inceleyebilir mi?

Kural olarak evet: müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini alabilir (CMK m.153/1). Bu yetkinin belirli hâllerde kısıtlanmasına ilişkin düzenlemenin bir bölümü Anayasa Mahkemesi’nin 24/7/2019 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Kısıtlama kararı verilmişse bu karara karşı hukuki yollara başvurulabilir.

Haksız tutuklandım, tazminat alabilir miyim?

Koruma tedbirleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir; talep ağır ceza mahkemesinde incelenir. Başvuru süreleri kısa ve hak düşürücüdür, bu nedenle karar kesinleştikten sonra vakit kaybedilmemelidir.

Kartal’daki ağır ceza dosyaları hangi adliyede görülür?

Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir, Kadıköy, Ümraniye, Çekmeköy, Şile ve Beykoz’daki ağır ceza dosyaları İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. Tutuklu dosyalarda duruşmalar arası süre daha kısa tutulur; ziyaret ve emanet işlemleri ise tutukluluğun bulunduğu ceza infaz kurumunun kurallarına tabidir.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda ağırlıklı olarak ceza hukuku dosyalarını takip etmektedir. Gözaltı ve ifade aşamasından tutuklamaya itiraz ve tahliye taleplerine, ağır ceza mahkemesindeki kovuşturmadan istinaf ve temyiz aşamasına kadar sürecin bütün evrelerinde müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.

Kaynaklar

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.91, 100, 102, 109, 141, 147, 149, 153, 273, 286, 291)
  • 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr (m.12 ve m.14)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
  • Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
  • Türkiye Barolar Birliği — barobirlik.org.tr

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?