📌 Kısa Cevap: Uyuşturucu ticaretinde birden fazla eylem üç farklı sonuca bağlanabilir: aynı madde üzerindeki birden fazla hareket tek suç, aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda yapılan satışlar zincirleme suç (TCK 43), madde tükendikten sonra yeniden temin, yenilenen suç işleme kararı veya hukuki kesinti hâlinde ise ayrı suçlar. Zincirlemede tek cezaya hükmedilir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Yargıtay’a göre mahkemece kabul edilen iddianamenin düzenlenmesi hukuki kesinti oluşturur; iddianameden sonraki satış yeni ve ayrı bir suçtur. Gizli soruşturmacıya yapılan birden fazla satışta ise zincirleme suç uygulanmaz.
Uyuşturucu ticareti dosyalarının büyük kısmı tek bir olaydan ibaret değildir. Fiziki takip tutanaklarında farklı günlerde farklı kişilere yapılan satışlar, bir süre sonra evde yapılan aramada ele geçen maddeler veya ilk soruşturma sürerken yeniden yakalanma gibi durumlar çok yaygındır. Bu eylemlerin tek suç mu, zincirleme suç mu, yoksa ayrı ayrı suçlar mı sayılacağı, sonuç cezayı yıllarca değiştirebilir: on yıllık temel cezada zincirleme artırımı on iki buçuk ila on yedi buçuk yıl arasında bir ceza doğururken, iki ayrı suçta her biri için ayrı ceza verilir.
Bu rehberde TCK 43’ün uyuşturucu ticaretinde nasıl uygulandığını, “suç işleme kararı birliği” ölçütünü, hukuki ve fiilî kesintiyi, zincirleme suçun uygulanmadığı durumları ve ceza hesabını Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile 8., 10. ve 20. Ceza Dairesi kararlarıyla ele alıyoruz. Seçimlik hareketlerin genel yapısı için uyuşturucu ticareti suçunun unsurları yazımıza bakabilirsiniz.
İddianame tarihleri, eylemler arasındaki süre ve maddenin aynı olup olmadığı tek suç, zincirleme suç ve ayrı suç ayrımını belirler; dosyalarınızı birlikte inceleyelim.
TCK 43: Zincirleme suçun şartları
TCK 43/1’e göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir; ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Fıkranın son cümlesine göre mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hüküm uygulanır. Uyuşturucu ticareti, toplumun genel sağlığını koruyan ve belirli bir mağduru olmayan bir suç olduğundan bu son cümle kapsamındadır. TCK 43/3’teki istisnalar (kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma) arasında 188 yer almaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, zincirleme suçun şartlarını şöyle sıralar: aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi ve (mağduru belli olan suçlarda) mağdurun aynı kişi olması. Aynı zamanda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde ise tek suç oluşur; bu durumda zincirleme artırımı yapılamaz, ancak durum TCK 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde gözetilebilir.
Tek suç, zincirleme suç ve ayrı suç ayrımı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2022 tarihli, 2019/126 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı, uyuşturucu ticaretinde içtimaın temel kurallarını belirler. Kurula göre seçimlik hareketli suçlarda hareketlerden birkaçının birden yapılması birden çok suç işlenmesi anlamına gelmez; ortada tek bir suç vardır, ancak bunun için suçun konusunu oluşturan maddenin aynı olması gerekir. Failin değişik zamanlarda aynı veya farklı kişilere seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Ticarete konu madde seçimlik hareketlerden biri gerçekleştirildikten sonra tüketilmiş ve fail yeniden uyuşturucu temin etmişse, zincirleme suç değil, gerçek içtima kuralı gereğince ayrı ayrı suçlar oluşur.
Aynı kararın somut olayında sanık, yaklaşık 70 kilogram net esrarı bir ilden diğerine naklederken yakalanmış; on gün sonra başka bir ildeki işyerinde, yapısı ve saflık oranı farklı 17,1 gram net esrar ele geçirilmişti. Kurul çoğunluğu; maddelerin aynı bütünün parçaları olmadığını, ancak sanığın elindeki stoku tüketmeden azalan stokunu tamamlamak amacıyla yeni madde temin ettiğini ve iki eylem arasındaki sürenin kısa olduğunu dikkate alarak bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen bu eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunu kabul etmiştir (karar metni).
Suç işleme kararı birliği nasıl belirlenir?
Zincirleme suçun belirleyici unsuru, eylemleri birbirine bağlayan suç işleme kararıdır. Ceza Genel Kurulu bu kavramı suç kastından daha geniş, ondan önce gelen genel bir karar ve niyet olarak tanımlar: fail önce bir plan yapar, sonra bu planı farklı zamanlardaki suçlarla gerçekleştirir; her suçta ayrı kast bulunur, ancak suç işleme kararı bunları ortak bir zemine bağlar. Kurula göre eylemler arasındaki kısa süre karar birliğine, uzun süre ise karar birliğinin bulunmadığına karine teşkil edebilir; ancak belirli bir süre geçince kararın yenilendiğini söylemek soyut ve delillerden kopuk bir değerlendirmedir. Karar; suçun işleniş biçimi, yer ve zaman, eylemler arasındaki süre, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği ve dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli, 2019/559 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararı bu ölçütün uyuşturucu ticaretinde nasıl uygulandığını gösteren önemli bir örnektir. Sanık, 05.09.2016’da kendi organize ettiği, aracı bizzat kiraladığı ve öncülük yaptığı bir nakil eyleminde 13 kilogramı aşkın net esrarın taşınmasını sağlamıştı. Üç ay sonra, 09.12.2016’da ise bu kez tamamen başka bir kişinin planladığı ve temin ettiği yaklaşık 27 kilogram net esrarı, o kişinin teklifi üzerine 8.000 TL karşılığında nakletmişti. Kurul çoğunluğu; ikinci olaya ilişkin organizasyonun başka bir kişiye ait olduğunu, sanığın o ana kadar bu esrarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve önüne çıkan fırsatı değerlendirerek yeni bir suç işleme kararı aldığını belirterek eylemlerin ayrı ayrı suçlar oluşturduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına karar vermiştir (karar metni).
Bu kararda bir üye karşı oy kullanmıştır. Özel Dairedeki karşı oy ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ise dikkat çekici bir görüş ortaya koymuştur: uyuşturucu ticaretinin doğasında satıcının hep aynı kişiden madde alması, hep aynı kişilere satması veya hep aynı maddenin ticaretini yapması gibi bir durum yoktur; farklı kişiler veya farklı madde türleri tek başına suç işleme kararının yenilendiğini göstermez ve kararın yenilendiği somut verilere dayanmıyorsa şüpheden sanık yararlanmalıdır. Kurul çoğunluğu bu görüşü somut olayda benimsememiş, ancak yenilenen kararı “başka bir kişinin organizasyonu ve teklifi” gibi somut olgulara dayandırmıştır. Bu durum, savunmada kararın yenilendiğine dair somut olgunun bulunup bulunmadığının sorgulanmasının önemini gösterir.
Hukuki kesinti: iddianame düzenlenmesi
Zincirleme suçun uygulanabilmesi için eylemler arasında hukuki kesinti bulunmaması gerekir; Ceza Genel Kurulu da 2022/383 Karar sayılı kararında bu şartı açıkça vurgulamıştır. Hukuki kesintinin en önemli örneği iddianamedir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 17.12.2018 tarihli, 2015/12554 Esas, 2018/6001 Karar sayılı kararında, Ceza Genel Kurulunun 2014/2-37 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararına atıfla şu ilke benimsenmiştir: iddianamenin düzenlenmesiyle olaylar arasında hukuki kesinti oluşur; ancak 01.06.2005’ten itibaren düzenlenen iddianamelerin hukuki kesinti oluşturabilmesi için mahkemece kabul edilmiş olması gerekir. Kabul edilmek şartıyla iddianame düzenlendikten sonra aynı suçun tekrar işlenmesi hâlinde yeni ve ayrı bir suç söz konusu olur; iddianame iade edildiği aşamada aynı suç işleme kararıyla yeniden suç işlenirse hukuki kesinti gerçekleşmediğinden zincirleme suç uygulanabilir. Somut olayda 21.06.2012 tarihli eylem için 02.07.2012’de iddianame düzenlenmiş, sanık 03.07.2012’de yeniden uyuşturucu ticareti eylemi gerçekleştirmişti; Daire, hukuki kesinti oluştuğu hâlde eylemlerin tek suç gibi değerlendirilmesini bozma sebebi saymıştır (karar metni).
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.10.2021 tarihli, 2021/15185 Esas, 2021/10885 Karar sayılı kararı da üç eylemli bir dosyada aynı ölçütü uygulamıştır: 25.07.2012 ve 15.08.2012 tarihli eylemler aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmiş, hukuki kesinti ise 15.08.2012 tarihli eylem için iddianamenin düzenlendiği 23.08.2012’de oluşmuştu. Bu tarihten sonra, 15.02.2013’te işlenen eylemin müstakil suç olarak kabul edilip ayrı ceza verilmesi gerekirken üç eylemin birlikte zincirleme suç sayılması, eksik ceza tayini olarak değerlendirilmiş; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır (karar metni). Bu karar, hukuki kesinti tarihinin suç tarihine değil iddianame tarihine göre belirlendiğini açıkça gösterir.
Hukuki ve fiilî kesinti nedenleri
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 02.12.2019 tarihli, 2019/845 Esas, 2019/6693 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, hukuki veya fiilî kesinti hâlinde failin kesinti nedeninden sonraki fiillerinin ayrı bir suç oluşturacağı belirtilmiş ve kesinti nedenleri şöyle sıralanmıştır (karar metni):
Aynı kararda, iddianamede TCK 43’ün uygulanması talep edilmemiş ve sanık hakkında zincirlemeyi gerektirecek başka bir eylem bulunmadığı hâlde tek bir eylem için zincirleme artırımı yapılmasının fazla ceza tayini olduğu belirtilmiş ve hüküm kanun yararına bozularak cezadan zincirleme artırımı çıkarılmıştır.
Zincirleme suçun uygulanmadığı durumlar
- Gizli soruşturmacı veya kolluğa yapılan satışlar: Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.09.2020 tarihli, 2020/5755 Esas, 2020/4274 Karar sayılı kararında, Ceza Genel Kurulunun 2014/462 Esas, 2015/135 Karar sayılı kararına atıfla, gizli soruşturmacıların farklı günlerde sanıktan uyuşturucu satın almalarında gerçek anlamda bir alım satım bulunmadığı, sanığın hareketlerinin bütünüyle satışa arz suçunu oluşturduğu, bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve her eylem için ayrı ayrı belirlenen cezalardan ağır olanının esas alınması gerektiği kabul edilmiştir (karar metni). Gizli soruşturmacı delilinin değerlendirilmesi için gizli soruşturmacı ve iletişim delili rehberimize bakabilirsiniz.
- Teslim gerçekleşmeden son bulan eylem: Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024/3345 Esas, 2024/7259 Karar sayılı kararında, uyuşturucu kullanıcılara teslim edilemeden eylem son bulduğundan satışa arz bakımından zincirleme suçun şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir (karar metni).
- Sübutu ispatlanamayan eylem: Zincirleme artırımı her bir eylemin ayrı ayrı ispatlanmasını gerektirir. Alıcı olduğu ileri sürülen kişinin mahkemede döndüğü kolluk beyanına dayanan ve madde ele geçmeyen bir eylem, zincirleme artırımına dayanak yapılamaz.
- Tek eylem: Yukarıdaki 20. Ceza Dairesi kararında görüldüğü gibi, başka bir eylem yokken zincirleme artırımı yapılamaz.
Zincirleme suçta ceza hesabı
TCK 61/5 uyarınca temel ceza ve nitelikli hâllere ilişkin artırım ve indirimlerden sonra sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, şahsi indirim sebepleri ve takdiri indirim uygulanır. Zincirleme artırımı, ayrı suç kabulüne göre çoğunlukla sanık lehinedir. Aşağıdaki tablo, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği varsayımıyla hazırlanmıştır:
Tablonun son satırında TCK 61/5’teki sıraya uygun olarak önce zincirleme artırımı, ardından TCK 62 takdiri indirimi uygulanmıştır. Zincirleme artırımının oranı mahkemenin takdirindedir; eylem sayısı, aralarındaki süre ve maddenin miktarı bu takdirde göz önüne alınır ve gerekçelendirilmelidir. TCK 61/8 uyarınca adli para cezasında da artırım gün üzerinden yapılır. TCK 61/7 uyarınca süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan belirlenen sonuç ceza otuz yılı geçemez. Ayrı suç kabulünde ise cezalar ayrı ayrı belirlenir ve infazda toplanır; uyuşturucu ticareti hükümlüleri bakımından 5275 m.108/9 yollamasıyla uygulanan 108/1-c uyarınca birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilecek süre en fazla otuz iki yıldır. Ceza hesabının genel kuralları için TCK 188 ceza tablosu, infaz süresi için uyuşturucu ticaretinden ceza alan ne kadar yatar yazılarımıza bakabilirsiniz.
Örnek senaryolar
Aşağıdaki tablo, Yargıtay kararlarındaki ölçütlerin tipik olaylara nasıl yansıyabileceğini göstermek için hazırlanmıştır. Her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir; tablo bir sonuç taahhüdü değildir.
Usul: ek savunma, birleştirme ve zamanaşımı
- Ek savunma: CMK 226/2 uyarınca cezanın artırılmasını gerektiren hâller ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında sanığa ek savunma hakkı verilmelidir. İddianamede talep edilmeyen zincirleme artırımı uygulanacaksa bu kurala uyulmalıdır.
- Dosyaların birleştirilmesi: Aynı sanık hakkında farklı mahkemelerde görülen uyuşturucu ticareti davalarında, eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya ayrı suç oluşturup oluşturmadığının doğru belirlenebilmesi için dosyaların birleştirilmesi veya birbirinin sonucunun beklenmesi önem taşır. Aksi hâlde aynı eylem için mükerrer ceza veya hatalı içtima riski doğar.
- Zamanaşımı: TCK 66/6 uyarınca zincirleme suçlarda dava zamanaşımı son suçun işlendiği günden başlar. Ayrıntı için uyuşturucu ticaretinde zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Savunmada sorulması gereken sorular
- Madde aynı mı? Farklı tarihlerde ele geçen maddeler aynı partinin devamı mı, yoksa tükenip yeniden mi temin edildi? Aynı bütünün parçasıysa tek suç savunulabilir.
- İddianame tarihleri: Her eylemin suç tarihi ile ilgili iddianamenin düzenlenme ve kabul tarihleri karşılaştırılmalıdır; hukuki kesintiden önce işlenen eylemler zincirleme kapsamında kalabilir.
- Yenilenen karar somut olgulara mı dayanıyor? Mahkeme ayrı suç kabul ediyorsa, kararın yenilendiğini gösteren somut olgular gerekçede açıklanmalıdır; yalnızca farklı alıcı veya farklı madde türü bu sonuç için yeterli olmayabilir.
- Her eylem ispatlanmış mı? Zincirleme artırımına esas alınan her eylemin bağımsız delillerle sabit olması gerekir.
- Alıcı kim? Gizli soruşturmacıya yapılan satışlarda zincirleme artırımı uygulanamaz.
- Artırım oranı gerekçeli mi? Asgari oranın üzerine çıkılmışsa nedenleri kararda gösterilmelidir.
Seçimlik hareketlerin içtimaı ve teşebbüs ilişkisi için uyuşturucu ticaretinde teşebbüs yazımıza, zincirleme suçun genel kuralları için zincirleme suç (TCK 43) yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan yanlış değerlendirmeler
- “Her satış ayrı suçtur.” Aynı suç işleme kararıyla ve hukuki kesinti olmadan yapılan satışlar tek cezayla, zincirleme artırımıyla cezalandırılır.
- “Farklı kişilere satış zincirleme olmaz.” Uyuşturucu ticareti mağduru belli olmayan bir suç olduğundan TCK 43/1’in son cümlesi uygulanır; farklı alıcılar tek başına zincirlemeyi engellemez.
- “Hukuki kesinti suç tarihine göre belirlenir.” Belirleyici olan iddianamenin düzenlenme tarihi ve mahkemece kabulüdür.
- “Polise yapılan iki satış zincirleme suçtur.” Gizli soruşturmacıya yapılan satışlarda tek satışa arz suçu kabul edilir; zincirleme artırımı yapılmaz.
- “Zincirleme her zaman lehedir.” Tek suç kabulü mümkünse zincirleme artırımı da yapılmayacağından en lehe sonuç tek suçtur.
Sonuç ve değerlendirme
Uyuşturucu ticaretinde birden fazla eylem; aynı madde üzerindeki hareketlerde tek suç, aynı suç işleme kararıyla ve hukuki kesinti olmaksızın değişik zamanlarda yapılan eylemlerde zincirleme suç, madde tükendikten sonra yeniden temin, yenilenen suç işleme kararı veya hukuki kesinti hâlinde ise ayrı suçlar olarak değerlendirilir. Zincirlemede tek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır; ayrı suçlarda ise her suç için ayrı ceza verilir. Yargıtay, mahkemece kabul edilen iddianamenin düzenlenmesini hukuki kesinti saymakta, gizli soruşturmacıya yapılan satışlarda ise zincirleme artırımını kabul etmemektedir. Suç işleme kararının yenilendiğine ilişkin değerlendirme somut olgulara dayanmalıdır. Bu nedenle iddianame tarihleri, maddenin aynı olup olmadığı ve her eylemin ispatı, sonuç cezayı doğrudan belirleyen unsurlardır. Aynı sanık hakkında farklı mahkemelerde görülen davaların varlığı da içtima değerlendirmesini etkileyeceğinden, savunmanın başında sanık hakkındaki tüm soruşturma ve kovuşturma dosyalarının tarihleriyle birlikte tespit edilmesi gerekir.
Son olarak, zincirleme suç kabulünün etkin pişmanlık ve takdiri indirim gibi kurumlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. TCK 61/5 uyarınca zincirleme artırımı, şahsi indirim sebeplerinden ve takdiri indirimden önce uygulanır; bu nedenle etkin pişmanlık indirimi, artırılmış ceza üzerinden hesaplanır. Etkin pişmanlığın şartları ve hesabı için etkin pişmanlık rehberimize bakabilirsiniz.
İlgili yazılarımız
Uyuşturucu Ticareti Suçunun Unsurları · Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme · Gizli Soruşturmacı ve İletişim Delili · Zincirleme Suç (TCK 43) · Uyuşturucu Ticaretinde Zamanaşımı · TCK 188 Ceza Tablosu · Ceza Alan Ne Kadar Yatar? · Uyuşturucu Suçları Bilgi Merkezi
Uyuşturucu ticaretinde zincirleme suç nedir?
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda uyuşturucu ticareti suçunun birden fazla işlenmesi hâlinde tek cezaya hükmedilir ve bu ceza TCK 43/1 uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Uyuşturucu ticareti mağduru belli olmayan bir suç olduğundan bu hüküm uygulanabilir.
Birden fazla kişiye uyuşturucu satmak kaç suçtur?
Duruma göre tek suç, zincirleme suç veya ayrı suçlar oluşabilir. Aynı madde üzerindeki birden fazla hareket tek suçtur; değişik zamanlarda aynı suç işleme kararıyla yapılan satışlar zincirleme suçtur; madde tükendikten sonra yeniden temin, yenilenen suç işleme kararı veya hukuki kesinti hâlinde ise ayrı suçlar oluşur.
Hukuki kesinti nedir?
Hukuki kesinti, sonraki eylemin artık önceki eylemle zincirleme suç oluşturamamasına yol açan hukuki bir olaydır. Yargıtay’a göre mahkemece kabul edilmek şartıyla iddianamenin düzenlenmesi hukuki kesinti oluşturur; iddianameden sonra işlenen aynı tür suç yeni ve ayrı bir suçtur.
İddianame düzenlendikten sonra yapılan satış ayrı suç mu?
Evet. Yargıtay 20. ve 10. Ceza Daireleri, mahkemece kabul edilen iddianamenin düzenlendiği tarihten sonra işlenen uyuşturucu ticareti eyleminin hukuki kesinti nedeniyle ayrı bir suç oluşturduğunu, zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul etmektedir.
Zincirleme suçta ceza ne kadar artar?
TCK 43/1 uyarınca tek cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Örneğin 10 yıllık temel cezada zincirleme artırımı sonucu ceza 12 yıl 6 ay ile 17 yıl 6 ay arasında olabilir. Adli para cezasında artırım gün üzerinden yapılır.
Gizli soruşturmacıya birden fazla satış zincirleme suç mu?
Hayır. Yargıtay, kolluk görevlisinin gerçek iradesinin satın almak değil delil elde etmek olduğunu, sanığın hareketlerinin bütünüyle satışa arz suçunu oluşturduğunu ve bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını kabul etmektedir; her eylem için belirlenen cezalardan ağır olanı esas alınır.
Zincirleme suç ile ayrı suç arasında sanık için hangisi lehedir?
Kural olarak zincirleme suç sanık lehinedir; çünkü ayrı suçlarda her suç için ayrı ceza verilir ve cezalar toplanır, zincirlemede ise tek ceza artırılır. Buna karşılık tek suç kabulü, zincirleme artırımı da yapılmadığından en lehe sonuçtur.
Zincirleme suçta zamanaşımı ne zaman başlar?
TCK 66/6 uyarınca zincirleme suçlarda dava zamanaşımı son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.
Tek suç, zincirleme suç ve ayrı suç ayrımı; iddianame tarihleri, maddenin aynılığı ve her eylemin ispatına göre değişir; dosyalarınızı birlikte inceleyelim.
Çok sanıklı dosyalarda fail ile yardım eden ayrımı için uyuşturucu ticaretine yardım etme yazımıza bakabilirsiniz.
Birden fazla sanığın aynı eylemdeki rolü için uyuşturucu ticaretinde iştirak yazımıza bakabilirsiniz.
Görevlinin şüpheliyi suça yönlendirdiği alımlarda delillerin akıbeti kışkırtma (provokasyon) savunması yazımızda açıklandı.
Zincirleme suç artırımından sonra etkin pişmanlık indiriminin nasıl uygulandığını gösteren Yargıtay kararları ve örnek hesap için TCK 192/3 indiriminin hesap sırası yazımıza bakabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

