Etkileşimli rehber
Çocuklarda yarı ve dörtte üç oranında uygulanan tutukluluk sürelerini, adli kontrol sınırını ve tahliye isteminde öne çıkarılacak unsurları kendi tarihlerinizle hesaplayın. Tutuklama ve tahliye takvimi rehberini açın →
Etkileşimli rehber
Çocuk hükümlüde üçte iki oranı, 108/9 istisnası, 107/5 ve geçici 6/4 kurallarıyla infaz takvimini hesaplayan araç ve denetimli serbestlik şartları için rehbere bakın. İnfaz takvimi rehberini açın →
📌 Kısa Cevap: On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur. 12-15 yaş arasındaki çocuk, fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği varsa cezalandırılır; ceza yarı oranında indirilir ve her fiil için dokuz yılı geçemez. 15-18 yaş arasındaki çocukta ceza üçte bir oranında indirilir ve on beş yılı geçemez. Uyuşturucu ticaretinin on yıllık alt sınırı 15-18 yaş grubunda 6 yıl 8 aya, takdiri indirimle 5 yıl 6 ay 20 güne iner. Suça sürüklenen çocuk hakkında azami tutukluluk süreleri kısalır, duruşma kapalı yapılır, sosyal inceleme raporu alınır, hak yoksunluğuna hükmedilmez ve ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilmez. İnfazda ise TCK 188’den mahkûm olan çocuklar cezalarının üçte ikisini kurumda geçirdiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilir.
Uyuşturucu ticareti dosyalarında 18 yaşından küçük faillerle sık karşılaşılır. Çocuklar zaman zaman satış ağlarında kurye, gözcü veya küçük çaplı satıcı olarak kullanılır; bazen de kendi çevrelerindeki arkadaşlarına madde temin ederken yakalanırlar. Ceza hukuku, bu kişileri “suça sürüklenen çocuk” olarak adlandırır ve yetişkinlerden farklı bir sorumluluk, yargılama ve infaz rejimine tabi tutar. Ancak uyuşturucu ticareti, infaz hukukunda çocuklar bakımından bile ağır kurallara bağlanmış suçlar arasındadır.
Bu yazıda 18 yaşından küçük çocukların uyuşturucu ticaretinden alacağı cezayı, TCK 31’deki yaş gruplarını, tutukluluk sürelerini, çocuk mahkemelerindeki yargılama güvencelerini ve infaz kurallarını TCK ve 5275 sayılı Kanunun yürürlükteki metniyle ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin tam metnini incelediğimiz kararlarıyla ele alıyoruz. Kullanma suçunda yaş küçüklüğü için uyuşturucu kullanma suçunda yaş küçüklüğü, alıcının çocuk olduğu durumlar için çocuğa uyuşturucu satmak yazılarımıza bakabilirsiniz.
Suça sürüklenen çocuğun ifadesi müdafi huzurunda alınmalı; yaş, algılama yeteneği ve olayın koşulları ilk aşamadan itibaren belgelenmelidir. Dosyayı birlikte değerlendirelim.
Yaş gruplarına göre ceza sorumluluğu (TCK 31)
TCK 31, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin ceza sorumluluğunu üç gruba ayırır. Belirleyici olan, yargılama tarihindeki değil fiilin işlendiği tarihteki yaştır.
- 12 yaşını doldurmamış çocuklar (31/1): Ceza sorumluluğu yoktur. Haklarında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
- 12-15 yaş (31/2): Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur; bu çocuklar hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. Algılama ve yönlendirme yeteneği varsa ceza yarı oranında indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz.
- 15-18 yaş (31/3): Ceza üçte bir oranında indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası on beş yıldan fazla olamaz.
31/2 ve 31/3’teki üst sınırlar, 7593 sayılı Kanunla 2026’da yapılan değişiklikle yükseltilmiştir; değişiklik aleyhe olduğundan yürürlüğünden önce işlenen fiillere önceki daha düşük üst sınırlar uygulanır. Aynı Kanunla eklenen 31/4 ise yalnızca kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarına ilişkindir; uyuşturucu ticaretini kapsamaz.
Tablodaki hesaplar temel cezanın alt sınırdan belirlendiği varsayımına dayanır ve TCK 31’deki üst sınırların yürürlükteki hâli esas alınmıştır. Yaş indirimi, nitelikli hâllerden kaynaklanan artırımlardan sonra uygulanır; üst sınır ise her fiil için ayrı ayrı gözetilir.
Yargıtay kararlarında suça sürüklenen çocuğun cezası
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli, 2020/13790 Esas, 2020/9500 Karar sayılı kararı, suça sürüklenen çocuk hakkında cezanın nasıl hesaplanması gerektiğini somut olarak göstermektedir. Olayda 15-18 yaş grubundaki bir çocuk, gizli soruşturmacılara iki ayrı tarihte MDMA içeren tablet satmış; ilk derece mahkemesi zincirleme suç hükümlerini ve hak yoksunluklarını uygulayarak 6 yıl 11 ay hapis cezası vermişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Daire iki hukuka aykırılık tespit etmiştir:
- Zincirleme suç: Gizli soruşturmacının ilk alımla suç ve fail belirlendiği hâlde, açık kimliğini bildiği çocuktan ikinci kez madde alması gerçek bir alım-satım değildir ve ayrı suç oluşturmaz; bu nedenle TCK 43 uyarınca artırım yapılamaz.
- Hak yoksunluğu: TCK 53/4 uyarınca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında 53/1’deki hak yoksunluklarına hükmedilemez.
Daire, kararı kanun yararına bozarak hükmü kendisi düzeltmiş; 188/3 uyarınca belirlenen on yıl hapis cezasını TCK 31/3 uyarınca üçte bir indirerek 6 yıl 8 aya, TCK 62 uyarınca altıda bir indirerek 5 yıl 6 ay 20 güne indirmiş; adli para cezasının ödenmemesi hâlinde çocuğun suç tarihindeki yaşı dikkate alınarak 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi gereği hapse çevrilmeyip amme alacağı olarak tahsil edileceğini belirtmiş ve hak yoksunluğuna yer olmadığına karar vermiştir (karar metni).
188/4-a kapsamındaki maddelerde ise hesap farklılaşır. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 26.12.2023 tarihli, 2022/2499 Esas, 2023/11626 Karar sayılı kararına konu olan dosyada, 2016 yılında polis görevlilerini görünce elindeki poşeti atıp kaçan suça sürüklenen çocuğun poşetinde ecstasy tabletleri ve sentetik kannabinoid içeren paketler ele geçirilmişti. Çocuk ağır ceza mahkemesi 188/3 ve 31/3 uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Bölge adliye mahkemesi, satışa arz edilen maddeler arasında sentetik kannabinoid de bulunduğunu belirterek 188/4-a’yı da uygulamış ve cezayı 8 yıl 4 aya çıkarmış; Yargıtay bu hükmü onamıştır (karar metni). Hesap şöyledir: 10 yıl, 188/4-a ile 15 yıl, TCK 31/3 ile 10 yıl, TCK 62 ile 8 yıl 4 ay.
Yaşın tespiti ve yaş düzeltme
TCK 31’in uygulanmasında belirleyici olan, çocuğun fiili işlediği tarihteki gerçek yaşıdır. Nüfus kaydı ile gerçek yaş arasında fark bulunabileceğinden, yaşın sınır noktalarına (12, 15 veya 18 yaş) yakın olduğu dosyalarda yaş düzeltme ve kemik yaşı tespiti gündeme gelir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli, 2015/5255 Esas, 2020/6997 Karar sayılı kararında, sanığın yaşının düzeltilmesi için grafileri çektirilmesine rağmen kemik yaşı konusunda rapor alınmadan ve yaş tashihi yapılmadan kayıttaki doğum tarihine göre TCK 31/3’ün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. Aynı kararda, aleyhinde yeterli delil bulunmayan aşamada savcılıkta ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu söyleyerek suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanık hakkında TCK 192/3’ün uygulanmaması da bozma nedeni yapılmıştır (karar metni).
Yaşın tespiti, cezanın üçte bir mi yarı oranında mı indirileceğini, hatta 12 yaş sınırında ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığını belirleyebilir. Bu nedenle sınır yaşlarda nüfus kaydı, doğum tutanağı ve gerekiyorsa tıbbi yaş tespiti mutlaka talep edilmelidir.
Çocuk mahkemesinde yargılama güvenceleri
Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki uyuşturucu ticareti davaları çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülür ve yetişkin yargılamasından farklı güvencelere tabidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli, 2017/6807 Esas, 2021/9116 Karar sayılı kararında şu ilkeler vurgulanmıştır (karar metni):
- Kapalı duruşma: Yaşı küçük sanıklar 18 yaşını doldurmadığı sürece tüm oturumların kapalı yapılması ve hükmün kapalı oturumda açıklanması CMK 185 uyarınca zorunludur.
- Sosyal inceleme raporu: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor alınmalı; alınmamışsa nedeni gerekçeli kararda tartışılmalıdır.
- Adli para cezası: 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi uyarınca 18 yaşından küçükken işlenen suçlarda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılamaz; Daire bu ihtarı hükümden çıkararak düzeltmiştir.
Bu kararda kapalı duruşma ve sosyal inceleme eksiklikleri, temyiz incelemesi tarihinde sanığın 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Bu durum, bu güvencelerin yargılama sırasında, çocuk henüz 18 yaşını doldurmamışken talep edilmesinin önemini gösterir. Ayrıca 7593 sayılı Kanunla CMK 174’e eklenen hükümle, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen iddianamenin iadesi öngörülmüştür.
Suça sürüklenen çocuğun tutuklanması ve tutukluluk süresi
Uyuşturucu ticareti, CMK 100/3’teki katalog suçlar arasında yer aldığından çocuklar hakkında da tutuklama talep edilebilir. Ancak tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillere ve ölçülülük ilkesine bağlıdır; çocuğun yaşı, okula devam durumu, ailesinin yanında yaşaması ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmadığı bu değerlendirmede önem taşır. CMK 150/2 uyarınca müdafii bulunmayan çocuğa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
CMK 102/5, azami tutukluluk sürelerinin çocuklar bakımından kısaltılmasını öngörür: Bu süreler, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar için yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar için dörtte üç oranında uygulanır.
Tutuklama kararına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir ve tutukluluğun devamı her aşamada yeniden değerlendirilebilir. Tutuklama ve itiraz için tutuklama rehberimize bakabilirsiniz.
Çocuklar bakımından infaz: 2/3 kuralı ve 107/5 istisnası
5275 sayılı Kanunun 107/2. maddesi, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranını kural olarak yarı olarak belirlemekle birlikte bazı suçlar için üçte iki oranını öngörür. Bu suçlar arasında “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar” da sayılmıştır (107/2-g). Buna göre TCK 188’den mahkûm olan çocuk, cezasının üçte ikisini iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirdiğinde koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Yetişkinler için 108/9’da öngörülen dörtte üç oranı ise çocuklara uygulanmaz.
5275 sayılı Kanunun 107/5. maddesi, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün iki gün olarak sayılmasını öngörür. Ancak 8.8.2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bu kuraldan çıkarılmıştır. Değişikliğin yürürlükten önce işlenen suçlara nasıl uygulanacağı somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Tutuklulukta geçen süreler mahsup edilir ve denetimli serbestlik gibi diğer infaz kurumları ayrıca değerlendirilir. Yetişkinler için hesap ve genel kurallar için uyuşturucu ticaretinden ceza alan ne kadar yatar yazımıza, infaz hesaplayıcısı için infaz ve koşullu salıverilme rehberimize bakabilirsiniz.
Gizli soruşturmacıya satış yapan çocuk
Çocukların yakalandığı dosyaların bir kısmında satış, alıcı rolündeki gizli soruşturmacıya yapılır. CMK 139’a göre görevlendirilen gizli soruşturmacı, kışkırtma yoluna gitmeden şüpheliden uyuşturucu satın alabilir ve bu şekilde elde edilen delil hukuka uygundur. Ancak yukarıda anılan 2020/13790 Esas sayılı kararda da belirtildiği gibi, suç ve fail belirlendikten sonra gizli soruşturmacının aynı kişiden tekrar madde alması gerçek bir alım-satım değildir ve zincirleme suç artırımına gerekçe yapılamaz. Satışın gizli soruşturmacının ısrarı veya kışkırtması sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediği ise özellikle çocuklar bakımından dikkatle incelenmelidir. Bu konu için gizli soruşturmacı ve iletişim delili rehberimize bakabilirsiniz.
Çocuk bakımından cezayı azaltan hâller
Yaş indiriminin yanında, yetişkinler için geçerli indirim nedenleri çocuklar bakımından da uygulanır. TCK 192/3 uyarınca suç haber alındıktan sonra suçun meydana çıkmasına ve suç ortaklarının yakalanmasına yardım eden çocuğun cezası dörtte birden yarısına kadar indirilir; yukarıdaki 2015/5255 Esas sayılı kararda olduğu gibi, aleyhinde yeterli delil bulunmayan aşamada maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek suçunun ortaya çıkmasını sağlamak da bu kapsamda değerlendirilebilir. TCK 62 uyarınca takdiri indirim ve satışa yalnızca yardım eden çocuklar için TCK 39’daki yarı indirim de uygulanabilir. Çocukların satış ağlarında kurye veya gözcü olarak kullanıldığı dosyalarda, rolün fail mi yardım eden mi olduğu ayrıca incelenmelidir; bu konu için uyuşturucu satışına aracılık ve yardım yazımıza bakabilirsiniz.
Çocukları suç işlemeye azmettiren veya kullanan yetişkinler bakımından ise TCK 38/2 uyarınca çocukların suça azmettirilmesi hâlinde cezanın üçte birden yarısına kadar artırılacağı unutulmamalıdır. Çocuğu satış ağında kullanan kişilerin tespit edilmesi, hem çocuğun etkin pişmanlıktan yararlanması hem de asıl sorumluların cezalandırılması bakımından önemlidir.
Eğitim, denetim süresi ve adli sicil
5275 sayılı Kanunun 107/8. maddesi uyarınca on sekiz yaşından küçük hükümlüler, koşullu salıverilmeden sonraki denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler. İnfaz hâkimi denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirebilir ve denetimli serbestlik yükümlülükleri belirleyebilir. Bu kurallar, cezanın çocuğun eğitim hayatını tamamen kesmemesini amaçlar.
Uyuşturucu ticaretinden verilen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir ve çocuğun ilerideki eğitim, iş ve kamu görevine giriş imkânlarını etkileyebilir. Adli sicil kaydının silinmesi, arşiv kaydı ve memnu hakların iadesi 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa göre belirlenir. Bu konunun ayrıntıları için adli sicil ve arşiv kaydı rehberimize bakabilirsiniz.
Çocuğunuz uyuşturucu ticaretinden gözaltına alındıysa
- Müdafi ile görüşülmesini sağlayın: Çocuğun ifadesi müdafi huzurunda alınır. İfade öncesinde müdafi ile görüşülmesi, yaş, algılama yeteneği ve olayın koşullarının doğru aktarılması bakımından önemlidir.
- Yaşı belgeleyin: Nüfus kaydı, doğum belgesi ve sınır yaşlarda tıbbi yaş tespiti talepleri ilk aşamada değerlendirilmelidir.
- Okul ve aile durumunu belgeleyin: Okula devam belgesi, ailenin yanında yaşadığını gösteren belgeler ve sağlık raporları, tutuklama yerine adli kontrol talebi ve sosyal inceleme için önemlidir.
- Kimin yönlendirdiğini araştırın: Çocuğu satışa yönlendiren yetişkinlerin tespiti, etkin pişmanlık ve ceza bakımından sonucu değiştirebilir.
- Tedavi ihtiyacını değerlendirin: Çocuk aynı zamanda kullanıcıysa tedavi ve rehabilitasyon imkânları, hem yargılamada hem de çocuğun geleceği bakımından gündeme getirilmelidir.
Uyuşturucu kullanan çocuk ile satan çocuk arasındaki fark
Çocukların yakalandığı dosyalarda ilk tartışılması gereken konu, fiilin ticaret mi yoksa kullanmak için bulundurma mı olduğudur. Kullanmak için bulundurma (TCK 191) bakımından kural olarak kamu davasının açılması ertelenir ve çocuk tedavi ile denetimli serbestlik tedbirine yönlendirilebilir; ticarette ise ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılır. Bu nedenle çocuğun üzerinde ele geçen maddenin miktarı, paketlenme biçimi, iletişim kayıtları ve alıcı beyanları, yetişkin dosyalarındaki gibi titizlikle değerlendirilmelidir. Çocuğun kendisinin de kullanıcı olduğunu gösteren tıbbi veriler, kullanma savunmasını destekleyebilir. Ticaret ile kullanma ayrımının ölçütleri için uyuşturucu bulundurmak ile kullanmak arasındaki farklar yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan yanlış değerlendirmeler
- “Çocuk olduğu için ceza almaz.” Ceza sorumluluğu yalnızca 12 yaşından küçükler ve algılama yeteneği gelişmemiş 12-15 yaş grubundakiler için yoktur; diğerleri indirimli de olsa cezalandırılır.
- “Çocuklarda koşullu salıverilme her zaman yarıdır.” 5275 m.107/2-g uyarınca TCK 188’den mahkûm çocuklar için oran üçte ikidir.
- “15 yaşından önce yatılan bir gün iki gün sayılır.” 7593 sayılı Kanunla TCK 188 bu kuraldan çıkarılmıştır.
- “Ödenmeyen para cezası hapse çevrilir.” 18 yaşından küçükken işlenen suçlarda ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilmez.
- “Duruşma herkese açıktır.” 18 yaşını doldurmamış sanıkların duruşmaları kapalı yapılmalıdır.
Ailelerin en sık sorduğu: çocuk cezaevine mi gider?
Mahkûmiyet hâlinde hapis cezası, çocuklar için ayrılmış kurumlarda veya bölümlerde infaz edilir ve çocuğun 18 yaşını doldurmasından sonra yetişkin kurumlarına nakil gündeme gelebilir. Kısa süreli ve şartları oluşan cezalarda seçenek yaptırımlar, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması da tartışılabilir; ancak uyuşturucu ticaretinde sonuç cezalar çoğu zaman bu kurumların sınırlarını aştığından, yargılamanın ilk aşamasından itibaren indirim nedenlerinin eksiksiz ileri sürülmesi önem taşır.
Sonuç ve değerlendirme
18 yaşından küçük bir çocuğun uyuşturucu ticaretinden alacağı ceza, fiili işlediği tarihteki yaşına göre belirlenir: 12 yaşından küçükler cezalandırılmaz; 12-15 yaş arasındakiler algılama yetenekleri varsa yarı indirimle ve en fazla dokuz yıl, 15-18 yaş arasındakiler üçte bir indirimle ve en fazla on beş yıl hapis cezası alabilir. Uyuşturucu ticaretinin on yıllık alt sınırı 15-18 yaş grubunda takdiri indirimle 5 yıl 6 ay 20 güne iner; madde 188/4-a kapsamındaysa bu süre 8 yıl 4 aya çıkar. Çocuklar için tutukluluk süreleri kısalır, duruşmalar kapalı yapılır, sosyal inceleme raporu alınır, hak yoksunluğuna hükmedilmez ve ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilmez. Buna karşılık infazda TCK 188 çocuklar için de ağır kurallara tabidir: koşullu salıverilme oranı üçte ikidir ve 7593 sayılı Kanundan sonra 15 yaş altında geçen sürelerin iki kat sayılması kuralı uygulanmaz.
İlgili yazılarımız
Uyuşturucu Kullanma Suçunda Yaş Küçüklüğü · Çocuğa Uyuşturucu Satmak · Uyuşturucu Hap Satmanın Cezası · Uyuşturucu Ticareti Cezası · İlk Kez Uyuşturucu Ticaretinden Yargılanan Ne Ceza Alır? · Tutukluluk İtiraz Dilekçesi · Uyuşturucu Suçları Bilgi Merkezi
18 yaşından küçük çocuk uyuşturucu ticaretinden ne ceza alır?
15-18 yaş arasındaki çocuk hakkında TCK 31/3 uyarınca cezanın üçte biri indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası on beş yılı geçemez. 188/3’teki on yıllık alt sınır bu indirimle 6 yıl 8 aya, takdiri indirimle 5 yıl 6 ay 20 güne iner. 12-15 yaş arasında ise ceza yarı oranında indirilir ve dokuz yılı geçemez.
12 yaşından küçük çocuk uyuşturucu satarsa ne olur?
TCK 31/1’e göre fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Bu çocuklar hakkında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
12-15 yaş arasındaki çocuk her durumda ceza alır mı?
Hayır. TCK 31/2’ye göre bu yaş grubundaki çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Bu yetenek varsa ceza yarı oranında indirilir ve dokuz yılı geçemez.
Suça sürüklenen çocuk tutuklanabilir mi?
Tutuklanabilir; ancak CMK 102/5 uyarınca azami tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar için yarı, 18 yaşını doldurmamış çocuklar için dörtte üç oranında uygulanır. Tutuklama yine ölçülülük ilkesine ve somut delillere bağlıdır.
Çocuk uyuşturucu ticaretinden ceza alırsa ne kadar yatar?
5275 sayılı Kanunun 107/2-g maddesi uyarınca TCK 188’den hapis cezasına mahkûm olan çocuklar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda geçirdiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Ayrıca 7593 sayılı Kanunla 15 yaşını dolduruncaya kadar geçen bir günün iki gün sayılması kuralının dışına 188 de alınmıştır.
Çocuğun duruşması açık mı yapılır?
Hayır. Yargıtay’a göre 18 yaşını doldurmamış sanıkların duruşmaları kapalı yapılmalı ve hüküm de kapalı oturumda açıklanmalıdır (CMK 185). Ayrıca 5395 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınması gerekir.
Çocuğa adli para cezası verilir mi, ödenmezse hapse çevrilir mi?
Adli para cezası verilir; ancak 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilmez. Yargıtay, hapse çevrileceği ihtarını hukuka aykırı bulmaktadır.
Çocuk hakkında hak yoksunluğuna karar verilir mi?
Hayır. TCK 53/4 uyarınca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında 53/1’deki hak yoksunluklarına hükmedilmez. Yargıtay bu yöndeki hükümleri kanun yararına bozma yoluyla dahi düzeltmektedir.
Yaş, algılama yeteneği, çocuğun dosyadaki rolü ve yargılama güvenceleri cezayı ve infazı doğrudan etkiler; aileyle birlikte dosyayı ayrıntılı inceleyelim.
Çocuk ağır ceza mahkemesinin görevi, çocuk ile yetişkinin birlikte yakalandığı dosyalarda davaların ayrılması ve birleştirilmesi (5395 m.17) çocuk ağır ceza mahkemesi ve yetki yazımızda anlatıldı.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

