📌 Kısa Cevap: Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299) bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngören, alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artan ve kovuşturması Adalet Bakanının iznine bağlı bir suçtur (m.299/1-3). Savunma dilekçesi; iznin varlığı, sözlerin eleştiri mi hakaret mi olduğu, kast, alenilik, paylaşımın sanığa ait olduğunun ispatı ve cezanın belirlenmesine ilişkin taleplerden oluşur. Uzlaştırma bu suçta öngörülmemiştir.
Ne işe yarar Şüpheli veya sanığın, kendisine yüklenen isnada karşı unsur, delil, izin ve ifade özgürlüğü yönünden savunmalarını yazılı biçimde dosyaya sunmasını sağlar.
Kim verir / nereye Şüpheli veya sanık ya da müdafii; soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmada davanın görüldüğü asliye ceza mahkemesi.
Süre Genel bir süre sınırı yoktur; mahkûmiyete karşı istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273/1).
Dayanak TCK m.299, m.125, m.62, m.50, m.51, m.66, m.67; CMK m.147, m.160, m.172, m.174/1-d, m.217, m.223, m.231, m.251/7; Anayasa m.26; AİHS m.10.
Bu yazı, Cumhurbaşkanına hakaret isnadıyla soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişilerin ve bu dosyalarda çalışan meslektaşların savunma dilekçesini hazırlarken yararlanabileceği genel bir çerçeve sunar. Yazı kimseyi hakarete teşvik etmez; yalnızca savunma hakkının nasıl kullanılabileceğini mevzuat metinleri ışığında bilgilendirir. Her suç isnadında olduğu gibi şüpheli ve sanık masum sayılır; dilekçedeki her iddia dosyadaki somut belgelere dayanmalıdır. Savunma yazısının genel mantığı için “Ceza Davası Savunma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?” yazımıza, suçun yargılama süreci için “Cumhurbaşkanına Hakaret Davası Nasıl Sonuçlanır?” yazımıza bakabilirsiniz. Örnek dilekçeler genel şablondur ve gerçek kişi ya da olay içermez.
İfadeden önce dosyayı, paylaşımın içeriğini ve delilleri birlikte değerlendirelim.
TCK m.299 neyi düzenler? Ceza ve artırım
TCK m.299, Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar bölümünde yer alır. Birinci fıkra Cumhurbaşkanına hakaret eden kişinin bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını söyler. İkinci fıkra, suçun alenen işlenmesi hâlinde verilecek cezanın altıda bir oranında artırılacağını belirtir. Üçüncü fıkra ise bu suçtan dolayı kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlı olduğunu düzenler. Kanunda hakaretin ayrıca tanımı yapılmamıştır; uygulamada sözün veya davranışın kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilir ve genel hakaret suçunun (TCK m.125) unsurları yol gösterici olarak göz önünde bulundurulur. Bu yaklaşımın somut dosyada nasıl uygulanacağı mahkemenin takdirine bağlıdır.
Alt sınırın bir yıl olması nedeniyle, hükmolunacak cezanın kısa süreli hapis cezası (bir yıl veya daha az, TCK m.49/2) sayılıp sayılmayacağı temel cezanın belirlenmesine ve indirim nedenlerine bağlıdır; hükmolunan cezanın miktarına göre TCK m.50, m.51 ve CMK m.231 hükümleri yeniden değerlendirilir.
Kovuşturma izni neden savunma açısından önemlidir?
TCK m.299/3 uyarınca bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Kanunun kullandığı ifade “kovuşturma”dır; bu nedenle kamu davasının açılabilmesi için izin aranır. CMK m.174/1-d uyarınca soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın düzenlenen iddianame, mahkeme tarafından eksik veya hatalı noktalar belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir. İddianamenin kabulünden sonra kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa, CMK m.223/8 uyarınca mahkeme gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verir; şartın gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde ise davanın düşmesine karar verilir. Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin alınmasına bağlı bulunduğu hâllerde dava zamanaşımı, iznin alınmasına kadar durur (TCK m.67/1).
İzin, savunma dilekçesinde şu soruların cevaplanmasını gerektirir: İddianame izin yazısı olmadan mı düzenlenmiştir? İzin yazısı dosyada mevcut mudur, hangi fiil ve hangi tarihli paylaşım için verilmiştir? İzin verilen fiil ile iddianamedeki fiil aynı mıdır? Bu sorular şekli bir itiraz değildir; kanunun açıkça aradığı bir kovuşturma şartıdır ve savunmanın ilk bölümünde ele alınmalıdır.
Görevli mahkeme, usul ve koruma tedbirleri
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevi dışında kalan davalara asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 sayılı Kanun m.11). TCK m.299 için ağır ceza mahkemesinin görevini öngören bir hüküm bulunmadığından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m.171/2) üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar için öngörüldüğünden, üst sınırı dört yıl olan bu suç bakımından uygulanmaz.
Tutuklama bakımından CMK m.100/4’teki yasak (üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlar), üst sınırı dört yıl olan bu suça uygulanmaz; tutuklama ancak CMK m.100/1-2’deki genel şartlar çerçevesinde, yani kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük bulunduğunda gündeme gelir; adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı da somut olgularla gösterilmelidir (CMK m.101/1-2). AİHM, Vedat Şorli/Türkiye kararında, bu suçtan dolayı gözaltı ve tutukluluğun somut olayda gerekçelendirilemediğini belirtmiştir. Tutuklama kararına itiraz dilekçesi için Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır? yazımıza bakılabilir.
Savunma hangi eksenler üzerine kurulur?
Cumhurbaşkanına hakaret dosyalarında savunma tek bir cümleye indirgenemez; usul, delil, unsur ve ifade özgürlüğü ekseni birlikte kurulur. Aşağıdaki başlıklar dilekçenin iskeletini oluşturur. Dosyada karşılığı olmayan bir başlık dilekçeye yazılmamalıdır.
1. Kovuşturma şartı ve usul itirazları
Dilekçenin ilk bölümü genellikle usule ayrılır. İzin yazısının varlığı ve kapsamı, iddianamenin izin alınmadan düzenlenip düzenlenmediği (CMK m.174/1-d) ve şüphelinin ifadesi alınmadan veya savunma hakkı tanınmadan iddianame düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilir. Şüpheli veya sanığın ifadesinin alınmasında kendisine yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme hakkının, susma hakkının ve delillerin toplanmasını isteme hakkının hatırlatılması gerekir (CMK m.147/1-b, c, e, f). Bunlar yerine getirilmemişse ifade tutanağının hukuka uygunluğu tartışılabilir; ancak bu tür usul eksiklikleri yargılama sonucunu otomatik olarak değiştirmez, mahkemenin değerlendirmesine tabidir.
2. Eleştiri ile hakaret ayrımı ve ifade özgürlüğü
Savunmanın en çok tartışılan ekseni budur. Anayasa m.26, herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu güvence altına alır; temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması ise Anayasa m.13 uyarınca ancak kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde mümkündür. AİHS m.10 da ifade özgürlüğünü korur. Savunma tarafı, kamusal bir yetkiyi kullanan kişilerin eleştiriye daha geniş ölçüde açık olması gerektiğini, sözün siyasi bir değer yargısı niteliğinde bulunduğunu ve kişinin onurunu hedef alan aşağılayıcı bir saldırı taşımadığını ileri sürebilir. Bu değerlendirmede sözün tamamı, yapıldığı bağlam, hitap edilen kesim, kullanılan sözcüklerin gündelik anlamı ve eleştirinin hangi icraat veya olayla ilgili olduğu dikkate alınır.
AİHM, Vedat Şorli/Türkiye davasında (19 Ekim 2021 tarihli Daire kararı) başvurucunun iki sosyal medya paylaşımı nedeniyle TCK m.299 uyarınca cezalandırılmasının ve gözaltı ile tutukluluğunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiş; devlet başkanına özel koruma sağlayan bir hakaret yasasının Sözleşme’nin ruhuyla genel olarak bağdaşmayacağını belirtmiştir. Anayasa m.90/5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde andlaşma hükümleri esas alınır. Savunma dilekçesi bu kararı ve ilke çerçevesini gerekçeli biçimde dosyaya sunabilir; ancak mahkemenin kararı, sözlerin içeriğine ve dosyadaki somut olgulara göre ayrıca belirlenir ve her dosyada aynı sonuca ulaşılacağı söylenemez. Burada yalnızca doğrulanabilen bu karara atıf yapılmıştır; başka karar ve istatistiklere atıf yapılacaksa, ilgili karar numarası ve tarihi kaynaktan teyit edilmelidir.
3. Kast ve hakaret unsuru
Beraat kararı, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmaması hâlinde de verilir (CMK m.223/2-c). Sözün hakaret kastıyla mı, yoksa bir eleştiri, mizah veya haber aktarımı amacıyla mı söylendiği dosyadaki delillerle değerlendirilir. Alıntı, ironik anlatım veya başkasına ait bir ifadenin aktarılması hâllerinde, sözün bağlamı ve paylaşımın tamamı dikkate alınmalıdır. Bunun yanında yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması da beraat sebebidir (CMK m.223/2-a); savunma, sözlerin hakaret niteliği taşımadığını bu sebebe dayandırabilir.
4. Alenilik ve artırım
M.299/2 uyarınca suçun alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Sosyal medya paylaşımlarında paylaşımın kapalı bir hesapta, sınırlı bir kitleye veya özel bir mesajlaşma grubunda mı yoksa herkese açık biçimde mi yapıldığı, artırım uygulanıp uygulanmayacağını etkileyebilir. Savunma, mümkünse gizlilik ayarlarını, paylaşımın görünürlüğünü ve erişim sayısını gösteren belgeleri sunar. Bu konuda dosyada bulunan kayıt ve ekran görüntülerinin hangi tarihte ve nasıl alındığı da incelenmelidir.
5. Sosyal medya paylaşımı: hesap sahipliği, IP ve dijital delil
Fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerekir (CMK m.223/2-b ve e); sabit olmaması beraat nedenidir. Yüklenen suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir ve deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir (CMK m.217). Sosyal medya dosyalarında şu sorular sorulur: Paylaşım hangi hesaptan yapılmıştır ve hesabın sanığa ait olduğu nasıl belirlenmiştir? Hesaba başkasının erişimi mümkün müdür? İlgili hesabın kayıt bilgileri ve erişim kayıtları (IP ve zaman damgası) dosyaya getirtilmiş midir ve bu kayıtlar paylaşımın zamanıyla örtüşmekte midir? Ekran görüntüsü yerine platformdan alınmış kayıtlar var mıdır? Cihaz incelemesi yapılmış mıdır? Bu soruların cevabı dosyada yoksa, savunma dilekçesinde kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi talep edilir. Bu talep, kişinin paylaşımı yapıp yapmadığına ilişkin gerçek durumu yansıtmalı; gerçeğe aykırı beyanlar savunmanın güvenilirliğini zedeler.
6. Cezanın belirlenmesine ilişkin kademeli talepler
Mahkemenin mahkûmiyet kanaatine varması hâlinde savunma, kademeli olarak şu taleplerde bulunabilir: temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, takdiri indirim (TCK m.62: failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri), hükmolunan ceza uygun miktardaysa seçenek yaptırımlar (m.50), erteleme (m.51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231). Güncel CMK m.231/5’e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise HAGB düşünülebilir; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve zararın giderilmesi gibi koşullar aranır (m.231/6). Zararın niteliği ve giderilmesi bu suçta somut olaya göre tartışmalıdır; HAGB mahkemenin takdirinde bir karardır. Bu kurumlar için takdiri indirim, seçenek yaptırımlar ve HAGB kararına itiraz yazılarımıza bakılabilir. Bu taleplerin asıl savunmayla çelişmeyecek biçimde, “mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde” kaydıyla sunulması gerekir.
Soruşturma aşamasında savunma: adım adım
- Soruşturma numarasını ve savcılığı belirleyin. Çağrı kâğıdındaki bilgiler dilekçenin başlığına yazılır.
- Paylaşımın tam içeriğini ve tarihini dosyadan öğrenin. Müdafi, kısıtlama kararı bulunmayan belgeleri inceleyebilir; kısıtlama bulunan hâllerde ayrıca değerlendirme gerekir.
- İfadeden önce müdafi ile görüşün. CMK m.147/1-e uyarınca açıklamada bulunmamak şüphelinin kanuni hakkıdır; ifadenin ne zaman ve nasıl verileceği müdafi ile belirlenir.
- Delil taleplerini yazılı yapın. Hesap kayıtları, erişim bilgileri ve gerekirse bilirkişi incelemesi gibi talepler CMK m.147/1-f ve m.160/2 kapsamında dilekçeyle sunulur.
- Dilekçeyi sunun ve kaydını saklayın. UYAP üzerinden veya kalemden teslim edilen dilekçenin alındı kaydı muhafaza edilir.
Cumhuriyet savcısı, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m.172/1). Kovuşturma izni bu suç bakımından ayrıca aranan bir şart olduğundan, izin verilmeden kamu davası açılması CMK m.174/1-d uyarınca iade sebebidir.
Kovuşturma aşamasında: iddianame, duruşma ve kanun yolu
İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK m.175/1). Bu suçta basit yargılama usulü uygulanamaz; çünkü CMK m.251/7 soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı suçlarda bu usulü uygulamaz. Dava normal duruşma usulüyle görülür. Sanık duruşmada sorguya çekilir; yazılı savunma ise bu sorguyu destekleyen delil taleplerini ve hukuki değerlendirmeleri içerir. Karar aşamasında mahkeme beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya düşme kararı verebilir; beraat sebepleri CMK m.223/2’de sayılmıştır.
Hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m.273/1). Bu süre hak düşürücü olduğundan tebliğ tarihi dikkatle tespit edilmelidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı da, 7589 sayılı Kanunla değişen CMK m.231/12 uyarınca, 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süreci için İstinaf Ne Demek? yazımıza bakabilirsiniz.
Dilekçe şablonu 1: Soruşturma aşaması savunma dilekçesi (savcılığa)
Aşağıdaki şablon, Cumhurbaşkanına hakaret isnadıyla soruşturulan şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığına sunabileceği genel bir yazılı savunma örneğidir. Köşeli parantezli alanlar kendi bilgilerinizle doldurulmalı, dosyada karşılığı olmayan başlıklar çıkarılmalıdır. Metin sonuç vaadi içermez.
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
SORUŞTURMA NO: [20…/… soruşturma]
ŞÜPHELİ: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]
MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad], [adres]
SUÇ: Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299)
KONU: Şüphelinin yazılı savunmaları ile delil taleplerinin sunulması ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil hakkında [sosyal medya platformu / yayın organı] üzerinde [tarih] tarihinde yapıldığı ileri sürülen [paylaşım/ifade] nedeniyle TCK m.299 kapsamında soruşturma yürütülmektedir. Müvekkil, [tarih] tarihli ifadesinde [isnadı kabul etmediğini / paylaşımın kendisine ait olmadığını / paylaşımın eleştiri niteliğinde olduğunu] beyan etmiştir.
2. [Hesap sahipliğine ilişkin savunma: Soruşturma dosyasında paylaşımın müvekkile ait hesaptan yapıldığını, hesabın başka kişilerce kullanılmadığını ve paylaşımın müvekkilin cihazından gerçekleştirildiğini gösteren hesap kayıtları, erişim bilgileri ve cihaz incelemesi bulunmamaktadır. İsnadın müvekkile ait olduğu şüpheden uzak biçimde sabit değildir.]
3. [İfade özgürlüğüne ilişkin savunma: Dosyaya konu ifadeler, [paylaşımın bağlamı ve içeriği: …] niteliğinde olup bir kamu yetkisinin kullanılmasına yönelik değer yargısı ve eleştiri içermektedir. Anayasa m.26 ve AİHS m.10 kapsamındaki ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca müvekkilde hakaret kastı bulunmamaktadır.]
4. [Alenilik savunması, varsa: Paylaşım, [kapalı hesap / sınırlı erişim] üzerinden yapılmış olup m.299/2’de aranan alenilik koşulu somut olayda sabit değildir.]
5. TCK m.299/3 uyarınca kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Dosyada [izin yazısı bulunmamaktadır / izin yazısının kapsamı ve tarihi açıklanmalıdır].
6. CMK m.147/1-f ve m.160/2 uyarınca aşağıdaki delillerin toplanmasını talep ederiz: a) [İlgili platformdan hesap kayıtlarının, erişim bilgilerinin ve zaman damgalarının getirtilmesi]; b) [Müvekkilin cihazının incelenmesi]; c) [Bilirkişi incelemesi]; d) [Paylaşımın tamamının ve bağlamının dosyaya alınması].
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden müvekkil hakkında CMK m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini, bu mümkün görülmezse yukarıda belirtilen delillerin toplanmasını saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Şüpheli Müdafii
Av. [Ad-soyad]
[İmza]
EKLER: Müdafiilik belgesi, [delil belgeleri]
Dilekçe şablonu 2: Kovuşturma aşaması savunma dilekçesi (asliye ceza mahkemesine)
İkinci şablon, iddianamenin kabulünden sonra duruşma öncesinde veya duruşma sırasında mahkemeye sunulabilecek yazılı savunma örneğidir. Hangi başlıkların kullanılacağı dosyadaki delillere göre belirlenmelidir; tutarsız savunmalar mahkemede güvenilirliği zedeleyebilir.
[…] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [20…/… Esas]
SANIK: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […]
MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad]
SUÇ: Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299)
KONU: Yazılı savunmalarımızın ve delil taleplerimizin sunulması ile beraat kararı verilmesi istemidir.
SAVUNMALAR:
1. Kovuşturma şartı. TCK m.299/3 uyarınca kovuşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır. İddianame [izin alınmadan düzenlenmiştir / izin yazısı dosyada bulunmamaktadır / izin yazısı iddianameye konu fiili kapsamamaktadır]. Bu nedenle CMK m.174/1-d ve m.223/8 hükümleri uyarınca gereğinin yapılmasını talep ederiz.
2. Fiilin sanığa ait olduğunun sabit olmaması. İddianameye konu [paylaşımın] sanık tarafından yapıldığını gösteren [hesap kayıtları / erişim kayıtları / cihaz incelemesi] dosyada bulunmamaktadır. CMK m.223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilir. [Delil talepleri: …]
3. Eleştiri niteliği ve ifade özgürlüğü. Dosyaya konu ifadeler [bağlam: …] içinde değerlendirildiğinde kamusal bir icraata ilişkin eleştiri niteliği taşımaktadır. Anayasa m.26 ve AİHS m.10 kapsamındaki ifade özgürlüğü ile AİHM’in Vedat Şorli/Türkiye kararındaki (19.10.2021) değerlendirmeleri göz önünde bulundurularak, yüklenen fiilin suç oluşturmadığı kanaatindeyiz (CMK m.223/2-a).
4. Kast. Sanığın [eleştiri / haber aktarma / mizah] amacıyla hareket ettiği, hakaret kastının bulunmadığı anlaşılmaktadır (CMK m.223/2-c).
5. Alenilik. [Varsa: Paylaşımın [kapalı / sınırlı] bir ortamda yapıldığı anlaşıldığından m.299/2 uyarınca artırım uygulanamaz.]
6. Kademeli talepler. Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde; TCK m.62 uyarınca takdiri indirim uygulanmasını, koşulları oluşmuşsa TCK m.50 ve m.51 hükümlerinin değerlendirilmesini ve CMK m.231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
7. Delil talepleri. [Platformdan hesap ve erişim kayıtlarının getirtilmesi / bilirkişi incelemesi / tanık dinletilmesi].
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle sanığın atılı suçtan beraatine; mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde yukarıda belirtilen kademeli taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad-soyad]
[İmza]
EKLER: Vekâletname, [delil belgeleri], [kararlara ilişkin dökümler]
Şablonlar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Savunmanın içeriği dosyadaki delillere ve izin yazısının kapsamına göre değişir. Harç ve gider gibi tutarlar için güncel tarifelere bakınız.
Eklenecek belgeler
Sık yapılan hatalar
- İzin yazısını incelememek. Kovuşturma şartı kanunda açıkça yazılıdır; dosyada izin yazısının varlığı, tarihi ve kapsamı kontrol edilmelidir.
- Savunmada hakaret içeren bir dil kullanmak. Dilekçede sözün yeniden hakaret niteliği taşıyacak biçimde aktarılması veya karşı tarafa ağır sözler kullanılması savunmaya zarar verir.
- Yargı kararı atfını teyit etmeden yazmak. Karar numarası ve tarihi doğrulanamayan içtihatlara atıf yapılmamalıdır.
- Paylaşımı kısmen aktarmak. Bağlamdan koparılmış aktarım hem hukuki hem fiili savunmayı zayıflatır; paylaşımın tamamı ve çevresi dosyaya sunulmalıdır.
- Dijital delil taleplerini geç yapmak. Hesap ve erişim kayıtları ilgili platformlarda sınırlı süre saklanabilir; talep gecikmeden yapılmalıdır.
- İstinaf süresini kaçırmak. Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvuru yapılmalıdır (CMK m.273/1).
- Başka bir dosyanın dilekçesini aynen kopyalamak. Her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir.
Dilekçeden sonra süreç nasıl işler?
Cumhurbaşkanına hakaret yargılaması (genel akış)
Sonuç
Cumhurbaşkanına hakaret dosyalarında savunma dilekçesi, kovuşturma izni, sözün niteliği, kast, alenilik, dijital delil ve cezanın belirlenmesine ilişkin başlıkların birlikte ele alınmasıyla kurulur. Kanun metni bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörür; ancak her dosyada sonuç, delillere, sözün bağlamına ve mahkemenin takdirine göre değişir. AİHM’in Vedat Şorli/Türkiye kararı ifade özgürlüğü bakımından önemli bir referanstır; ancak bu karar, mahkemenin dosyayı kendi değerlendirmesiyle sonuçlandırma yetkisini ortadan kaldırmaz. Hiçbir savunma sonucu garanti etmez; belgelerinizi toplayıp süreleri takvime işleyerek hareket etmeniz önerilir.
İlgili yazılarımız
Cumhurbaşkanına Hakaret Davası Nasıl Sonuçlanır? · Hakaretin Cezası Nedir? · Ceza Davası Savunma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? · Soruşturma Nedir? · Takdiri İndirim (TCK 62) · HAGB Kararına İtiraz Dilekçesi · İstinaf Ne Demek? · Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?
Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası nedir?
TCK m.299/1 uyarınca Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi hâlinde verilecek ceza altıda bir oranında artırılır (m.299/2). Somut ceza, mahkemenin delil değerlendirmesine, cezanın belirlenmesine ve varsa indirim ya da seçenek yaptırım uygulamasına bağlıdır.
Bu suçta kovuşturma için izin gerekir mi?
Evet. TCK m.299/3 uyarınca bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. İzin alınmadan düzenlenen iddianame CMK m.174/1-d uyarınca iade edilebilir; kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediğinin anlaşılması hâlinde mahkeme, CMK m.223/8 uyarınca şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verebilir. Bu konuların somut dosyada nasıl işlediği ayrıca incelenmelidir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda uzlaşma mümkün mü?
CMK m.253 uzlaştırma kapsamındaki suçları saymıştır; TCK m.299 bu sayımda yer almaz ve suç şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla bu suç bakımından uzlaştırma yoluna gidilmesi öngörülmemiştir.
Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır nasıl çizilir?
Kanun, ‘hakaret’ sözcüğünü m.299’da ayrıca tanımlamaz. Uygulamada sözün yapıldığı bağlam, ifadenin kamusal bir meseleye ilişkin değer yargısı mı yoksa kişiye yönelik aşağılayıcı bir saldırı mı olduğu, kullanılan sözcüklerin ağırlığı ve eleştiri amacının bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir. Anayasa m.26 düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini, AİHS m.10 ifade özgürlüğünü güvence altına alır; savunma bu çerçevede, sözlerin siyasi eleştiri kapsamında kaldığını ileri sürer. Sonucun her dosyada aynı olacağı söylenemez.
AİHM bu suç hakkında ne demiştir?
AİHM, Vedat Şorli/Türkiye davasında 19 Ekim 2021 tarihli Daire kararıyla, TCK m.299 kapsamındaki yargılamanın ifade özgürlüğüyle (AİHS m.10) bağdaşmadığına ve başvurucunun gözaltı, tutukluluk ve cezalandırılmasının gerekçelendirilemediğine hükmetmiştir. Kararda devlet başkanına özel koruma sağlayan bir hakaret yasasının Sözleşme ruhuyla genel olarak bağdaşmayacağı belirtilmiştir. Bu karar, TCK m.299’u yürürlükten kaldırmaz; mahkemeler dosyada bu karara nasıl yaklaşacaklarını kendi değerlendirmeleriyle belirler.
Sosyal medya paylaşımı nedeniyle yargılanıyorum; hesabın bana ait olduğunu ispat etmek gerekir mi?
Ceza yargılamasında isnat edilen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerekir (CMK m.223/2-b, e). Paylaşımın sanığa ait hesaptan yapılıp yapılmadığı, hesabın başkasınca kullanılıp kullanılmadığı, paylaşımın kimin cihazından ve hangi bağlantıdan yapıldığı dosyadaki dijital delillerle tartışılır. Savunma bu noktada kayıtların getirtilmesini ve gerekirse bilirkişi incelemesini talep edebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) bu suçta uygulanabilir mi?
Güncel CMK m.231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise HAGB kararı verilebilir; koşullar m.231/6’da, denetim süresi (beş yıl) m.231/8’de düzenlenmiştir. TCK m.299 için ayrıca bir istisna öngörülmemiştir; m.231/14’teki istisna işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkındadır. Karar mahkemenin takdirindedir.
Savunma dilekçesini ne zaman vermeliyim?
Soruşturma aşamasında ifade sırasında veya sonrasında Cumhuriyet savcısına, kovuşturma aşamasında ise duruşma öncesinde ya da duruşma sırasında mahkemeye verilebilir. Hükme karşı istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273/1); bu süre hak düşürücüdür.
İzin yazısını, paylaşımı ve delilleri birlikte inceleyelim; savunma dilekçesini dosyanıza göre hazırlayalım.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

