Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenmektedir. Bu yazımızda trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedir, nasıl oluşur, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu cezası ne kadardır gibi sorulara yanıt verecek ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yargıtay kararları örnekleri paylaşacağız.

istanbul ceza avukatı
istanbul ceza avukatı

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu çeşitli şekillerde işlenebilmektedir. Suç genellikle alkollü veya uyuşturucu kullanmış şekilde araç kullanan kişiler tarafından işlenmektedir.

Alkollü Araba Kullanmak Suçu TCK 179/3

Trafik güvenliğini tehlike sokma suçu en çok alkollü araba kullanan sürücüler tarafından işlenmektedir. Söz konusu suçun meydana gelmesi için kişi alkol almalı ve alkol etkisi altında araba kullanmalıdır. Bu şekilde araba kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu işleyen kişinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesinde yer alan hükme göre de, “Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.“

Ayrıca, “Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”

Suçun işlenebilmesi için, 1 promil üzerinde alkol tespit edilmesi gerekmektedir. Şayet alkol testi sonucunda 1 promil üzerinde alkollü olduğunuz tespit edilirse hakkınızda TCK 179 trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından işlem yapılır.

Alkollü Araç Kullanmak Cezası

  • 1 promil üzerinde alkol kullanımı halinde alkollü araç sürücüsü TCK 179 gereği cezalandırılır.
  • 0.50 promil üzerinde alkol kullanımı ve trafik kazasına sebebiyet veren araç sürücüsü TCK 179 gereği cezalandırılır.
  • 0.20 promil üzerinde alkol kullanımı ve trafik kazasına sebebiyet veren araç sürücüsü TCK 179 gereği cezalandırılır.

Alkollü araç kullanma (TCK 179/3) dosyalarında savcılık seri muhakeme teklif edebilir; indirimin nasıl hesaplandığını seri muhakeme usulü (CMK 250) yazımızda anlattık.

Uyuşturucu Kullanarak Araba Kullanmak Suçu TCK 179/3

Uyuşturucu kullanmak, Türk Ceza Kanunu 191. maddesi kapsamında halihazırda tek başına suç olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte uyuşturucu madde etkisi altında araba kullanmak aynı zamanda TCK 179 kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşturur. Bu halde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu cezası üç aydan iki yıla kadar hapis cezası olur.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu

Uygulama merak edilen ve sıklıkla sorulan soru, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ‘nun hangi eylemlerle meydana geldiğidir. Söz konusu suç aşağıdaki hareketlerle işlenebilir;

  1. Araçların kullandığı yola araçların geçişine engel olacak şekilde bir cisim, eşya koymak.
  2. Tren yolları üzerine tren geçişini engel olacak şekilde bir şeyler koymak.
  3. Uçak veya tren sistemlerine müdahale ederek başkalarının hayatını, sağlığını, malvarlığını tehlikeye sokmak.

Bu ve benzeri fiiller, TCK 179/1 kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu meydana getirmektedir.

Kullanıcıların Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu İşlemesi

Suçun TCK 179/2 fıkrası kapsamındaki halinde fail ulaşım aracını sevk ve idare eden kişi konumundadır. Buna göre, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yol kesme, aracı önüne kırma ve makas atmanın ceza ve yeni idari yaptırımları için trafikte kavga ve yol kesmenin cezası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Taksirle Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu

Yukarıda ifade ettiğimiz trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, kasten işlenebilir bir suçtur. Türk Ceza Kanunu’nun 180. maddesinde ise, suçun taksirle işlenmesi hali düzenlenmektedir. Buna göre, kişi şayet deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olursa taksirle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu meydana gelir ve üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Uzlaştırmaya Tabi mi?
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu uzlaşma hükümlerinin uygulandığı suçlar arasında değildir. Bu suç türünde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu HAGB Uygulanır mı?
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu HAGB kararının verilebileceği türden bir suç türüdür. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu cezası şartları HAGB yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için uygunsa ve diğer şartlar da sağlanıyorsa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu HAGB kuralları uygulanabilir.
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Ceza Ertelenir mi?
Evet, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu cezası şartları sağlanmaktaysa ertelenebilir.
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Görevli Mahkeme
Bu suç türünde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suça ilişkin ceza davası asliye ceza mahkemesinde görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, İstanbul ili Üsküdar ilçesi sınırlarında alkollü araç kullanmak nedeniyle hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma soruşturması yürütülen kişi hakkında kamu davası İstanbul Anadolu Adliyesi’nde herhangi bir Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılabilir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay Kararları

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile ilgili olarak verilmiş Yargıtay kararları örnekleri aşağıda yer almaktadır.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
trafik güvenliğini tehlikeye sokma cezası

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/7166 E., 2016/4307 K. “İçtihat Metni”

“Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, temyiz isteminin sadece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararına ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Olaydan 25 dakika sonraki ölçümde 0.88 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın, olay gecesi, sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında, önünde aynı yöne seyreden katılan idaresindeki otomobile arkadan çarpması sonucu, katılanın da önünde giden araca çarpması şeklinde meydana gelen olayda, yapılan yargılama sonucu sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği, sanığın olay anındaki alkol promil miktarı itibariyle atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike, taksirle yaralama suçunun zarar suçu olduğu, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, buna göre trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm bölümünün tümüyle çıkartılarak yerine “sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına” ilişkin bendin ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/1006 E., 2017/3600 K. “İçtihat Metni”

“CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamında sanığın tek bir eylemi ile taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu, taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olduğu, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanun’da öngörülen cezaların ağırlığı değil, zarar-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olması halinde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, şayet taksirle yaralama suçu uzlaşma ile ortadan kalkar ise yine trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden karar verilmesi gerektiği, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi veya şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmaması halinde ise TCK.’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, bu açıklamalar ışığında somut olayda doktor raporuna göre 1,02 promil alkollü halde araç kullanırken asli ve tam kusurlu şekilde bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık yönünden yaralanmanın niteliğine göre taksirle yaralama suçunun takibinin bilinçli taksir halinde dahi TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete bağlı olduğu, mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle taksirle yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasının mümkün olmaması karşısında, belli seviyenin üstünde alkollü olduğu tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/11242 E. , 2019/7963 K. “İçtihat Metni”

“1-Taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan bisiklet sürücüsünün kusurlu olduğuna, sanığın olaydan sonra alkol aldığına; katılan vekilinin ise cezanın az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,

2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın olay anındaki alkol durumu itibariyle atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu ve her iki suçtan sanık aleyhine dava açıldığı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike, taksirle öldürme suçunun zarar suçu olduğu, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, buna göre trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekir iken, bu suçtan CMK’nın 223/7. maddesine göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup,”

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?