Cinsel Saldırı Davalarında DNA Delili Nasıl Değerlendirilir? (2026)

Etkileşimli rehber

DNA sonucunun sübut, rıza savunması ve iftira tartışmasındaki yeri (9. CD 2024/1082; 8. CD 2024/1604; AYM T.T. 2022/56987), örnek alma usulü (CMK 75-76) ve diğer delil eksenleri için etkileşimli delil rehberine bakın. Cinsel suçlarda delil ve ispat rehberini açın →

📌 Kısa Cevap: DNA delili, iki kişi arasında biyolojik temas bulunduğunu güçlü biçimde gösterebilir; ancak bu temasın rızayla mı yoksa cebir veya tehditle mi gerçekleştiğini tek başına ispatlayamaz. Rızanın tartışıldığı davalarda DNA, tanık beyanları, mesajlaşmalar ve olay anına ait diğer delillerle birlikte değerlendirilir; DNA’nın usulüne uygun alınmış olması ise hükme esas alınabilmesinin ön şartıdır.

Cinsel saldırı davalarında DNA sıklıkla “kesin delil” olarak algılanır. Oysa bu delilin neyi ispatladığı, neyi ispatlayamadığı ve hangi hukuki güvencelerle toplanması gerektiği, dosyanın seyrini belirler. Bu yazıda DNA delilinin delil değerini, CMK m.75-80 kapsamındaki toplama usulünü, 2026’da 7589 sayılı Kanunla değişen saklama kurallarını ve savunma açısından itiraz noktalarını ele alıyoruz. Adli tıp raporlarının genel delil değerini “Cinsel Suçlarda Adli Tıp Raporu Tek Başına Yeterli mi?” yazımızda ayrıca incelemiştik.

DNA raporunuzu birlikte inceleyelim

Örnek alma kararı, zincir bütünlüğü ve rapor yöntemi doğru incelendiğinde savunmanın seyri değişebilir.

DNA delili gerçekte neyi kanıtlar?

DNA profili analizi, bir örnekte (vücut sıvısı, doku, saç, tırnak altı materyali gibi) belirli bir kişiye ait genetik materyalin bulunup bulunmadığını yüksek bir ayırt edicilikle ortaya koyar. Bu nedenle DNA, özellikle failin kimliğinin tartışıldığı davalarda güçlü bir delildir. Ancak DNA analizi, biyolojik temasın ne zaman gerçekleştiğini, hangi koşullarda oluştuğunu ve en önemlisi rızanın bulunup bulunmadığını kendiliğinden söylemez. Taraflar arasında önceden bilinen bir ilişki varsa (eş, sevgili, tanıdık), temasın varlığı zaten kabul ediliyor olabilir; bu durumda uyuşmazlığın özü DNA ile değil rızayla ilgilidir.

DNA delilinin ispatladığı ve ispatlayamadığı hususlar
Husus DNA ispatlar mı?
İki kişi arasında biyolojik temas olduğu Evet, yüksek ayırt edicilikle (örnek kalitesine bağlı olarak)
Failin kimliği (kimliğin tartışıldığı davalarda) Evet, çoğu zaman belirleyici
Temasın tam olarak ne zaman gerçekleştiği Genellikle hayır, dolaylı çıkarım gerekir
Temasın rıza ile mi cebir/tehditle mi olduğu Hayır
Biyolojik izin doğrudan temasla mı yoksa dolaylı yolla mı bırakıldığı Her zaman değil; teknik bilirkişi değerlendirmesi gerekir

Cinsel saldırı DNA delili infografik

Kimlik tartışması ile rıza tartışması arasındaki ayrım

DNA delilinin ağırlığı, davanın hangi eksende yürüdüğüne göre değişir. Failin tanınmadığı, olayın karanlık veya kalabalık bir ortamda yaşandığı ve şüphelinin olayla bağlantısını inkâr ettiği davalarda DNA eşleşmesi çoğu zaman davanın dönüm noktasıdır. Buna karşılık şüphelinin temasın varlığını kabul edip rızanın bulunduğunu savunduğu davalarda, DNA eşleşmesi tartışmayı çözmez; çünkü iki tarafın da kabul ettiği bir olguyu ispatlar. Bu ayrım, savunma stratejisinin kurulması bakımından ilk sorulması gereken sorudur: uyuşmazlık “kim?” sorusunda mı, yoksa “rıza var mıydı?” sorusunda mı toplanıyor?

Rıza tartışmasında DNA neden yetersiz kalır?

Rıza, o ana özgü bir irade beyanıdır ve biyolojik iz bırakmaz. Mahkeme rızanın varlığını veya yokluğunu DNA’dan değil; olay öncesi ve sonrasına ait mesajlaşmalardan, tanık beyanlarından, olay yerindeki fiziksel bulgulardan (zorlanma izleri, giysi durumu), tarafların anlatımındaki tutarlılıktan ve olay sonrası davranışlardan çıkarır. Rızanın hukuki sınırları, özellikle alkol veya uyku etkisi altındaki mağdur açısından ayrıca önem taşır; bu konuyu “Alkol veya Uyku Etkisindeki Mağdura Karşı Cinsel Saldırı” yazımızda ele aldık.

Rıza tartışmalı bir dosyada doğru delil stratejisi

DNA’nın yanında hangi delillerin dosyaya girmesi gerektiğini birlikte planlayalım.

DNA örneği nasıl ve hangi karar ile alınır? (CMK m.75-76)

CMK m.75/1 uyarınca, bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanıktan kan veya benzeri biyolojik örnekler ile saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınmasına ve gerektiğinde iç beden muayenesi yapılmasına, Cumhuriyet savcısının veya mağdurun istemiyle ya da re’sen hâkim veya mahkeme karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir; ancak bu kararı yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunmak zorundadır ve hâkim yirmi dört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve bunlar yoluyla elde edilen deliller kullanılamaz. Müdahalenin kişinin sağlığına zarar verme tehlikesi taşımaması gerekir (m.75/2) ve iç beden muayenesi ile kan gibi örnekler yalnızca tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından alınabilir (m.75/3). Cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır (m.75/4). Hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir (m.75/6).

Mağdurdan örnek alınması ise CMK m.76’da düzenlenmiştir: sağlığı tehlikeye düşürmemek ve cerrahi bir müdahalede bulunmamak koşuluyla, Cumhuriyet savcısının istemiyle ya da re’sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verebilir. Mağdurun rızası varsa bu işlemler için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur (m.76/2). Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır (m.77). Çocuk mağdurlarda örnek alma ve muayeneden kaçınma konusunda kanuni temsilcinin rolü m.76/4’te düzenlenmiştir.

Moleküler genetik inceleme: yalnızca hâkim kararıyla (CMK m.78-79)

Alınan örnekler üzerinde soybağının veya elde edilen bulgunun şüpheli, sanık ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunlu olması hâlinde moleküler genetik inceleme yapılabilir (CMK m.78/1). Alınan örnekler üzerinde bu amaçlar dışında tespit yapılmasına yönelik incelemeler yasaktır; yani bir örnek, kişinin sağlık durumu veya genetik yatkınlıkları gibi konularda analiz edilemez. CMK m.79/1 uyarınca bu incelemelere yalnızca hâkim karar verebilir ve kararda incelemeyle görevlendirilen bilirkişi gösterilir. Bilirkişi olarak, soruşturmayı yürüten makamdan teşkilat yapısı itibarıyla ve objektif olarak ayrı bir birime mensup görevliler görevlendirilebilir; incelenecek bulgu, bilirkişiye ilgilinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihi bildirilmeksizin verilir (m.79/2).

  1. 01

    Olay yerinden veya vücuttan örnek toplanması

    Mağdurdan ve olay yerinden alınan biyolojik izler usulüne uygun ambalajlanır, mühürlenir ve tutanağa bağlanır.

  2. 02

    Şüpheliden örnek alınması

    CMK m.75 kapsamında karar ile, tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından alınır.

  3. 03

    Hâkim kararı ve bilirkişi görevlendirmesi

    Moleküler genetik inceleme için CMK m.79 gereği hâkim kararı alınır, bilirkişi kararda gösterilir.

  4. 04

    Laboratuvar analizi ve rapor

    Bilirkişi, işlemlerini ve sonuçlarını açıklayan raporu düzenler (CMK m.67/1).

  5. 05

    Taraf itirazları ve ek inceleme

    Taraflara itiraz ve yeni inceleme istemi için süre verilir (CMK m.67/5), gerekirse bilimsel mütalaa alınır (m.67/6).

Cinsel saldırı dosyasında DNA delilinin yolculuğu

DNA sonuçlarının saklanması ve 7589 sayılı Kanunla gelen yeni kural (CMK m.80)

CMK m.80/1 uyarınca bu madde kapsamında alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları kişisel veri niteliğindedir; başka bir amaçla kullanılamaz ve dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip kişiler tarafından bir başkasına verilemez. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla değiştirilen m.80/2’ye göre inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyada delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde derhâl; diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilir.

Aynı kanunla eklenen m.80/3 ise sisteme kaydedilen bilgilerin, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabileceğini düzenler; mahkeme veya hâkim kararlarına itiraz yoluna, savcı kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu düzenleme, beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişiler açısından kişisel verinin silinmesini güvenceye bağlaması bakımından önemlidir.

DNA delilinin yolculuğu infografik

Zincir bütünlüğü (chain of custody) neden önemlidir?

DNA örneğinin olay yerinden veya vücuttan alınmasından laboratuvar analizine kadar geçen sürecin usulüne uygun belgelenmesi, örneğin kimse tarafından müdahale edilmeden korunması ve her devir teslimin kayıt altına alınması gerekir. Örneğin ambalajının mühürlenip mühürlenmediği, kim tarafından hangi tarihte alındığı, hangi koşullarda saklandığı ve laboratuvara hangi tutanakla teslim edildiği, savunmanın inceleyeceği temel sorulardır. Bu zincirde kopukluk veya usulsüzlük varsa savunma, DNA delilinin güvenilirliğine itiraz edebilir; mahkeme bu itirazı, raporun hükme esas alınıp alınamayacağı bakımından ciddiyetle değerlendirir.

Karışım profilleri ve dolaylı aktarım

Cinsel saldırı dosyalarında incelenen örneklerin çoğu, birden fazla kişiye ait biyolojik materyal içerebilen karışım profilleridir. Karışım profillerinin yorumlanması teknik uzmanlık gerektirir; raporun hangi kişilerin profile katkıda bulunduğunu hangi yöntemle ve hangi belirsizlik düzeyiyle belirttiği, incelenmesi gereken bir noktadır. Ayrıca biyolojik materyalin yalnızca doğrudan temasla değil, ortak kullanılan eşya, giysi veya yüzeyler aracılığıyla dolaylı olarak da aktarılabildiği bilimsel olarak bilinmektedir. Bu nedenle bir giysi veya eşya üzerinde şüpheliye ait DNA bulunması, her zaman iddia edilen fiille doğrudan bağlantı kurmaz. Bu teknik sorular, CMK m.67/3 gereği bilirkişinin yalnızca uzmanlık gerektiren hususlarda görüş bildirebileceği, hukuki nitelendirmeyi ise hâkimin yapacağı ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

DNA bulunamaması failin suçsuz olduğunu gösterir mi?

Hayır. Örneğin geç alınması, yıkanma veya temizlik, korunma yöntemleri, fiilin biyolojik iz bırakmayacak biçimde işlenmiş olması ya da örneğin usulüne uygun alınamaması gibi birçok neden, DNA bulunamamasına yol açabilir. DNA bulunmaması tek başına suçsuzluk anlamına gelmediği gibi, DNA bulunması da tek başına mahkûmiyet anlamına gelmez. Mahkeme CMK m.217/1 uyarınca delilleri hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder; ancak bu takdir, yalnızca hukuka uygun biçimde elde edilmiş delillere dayanabilir (m.217/2).

DNA sonucuna göre dosyadaki değerlendirme
Senaryo DNA delilinin dosyadaki ağırlığı
Fail tanınmıyor, DNA şüpheliyle eşleşiyor Kimlik tespiti bakımından çoğu zaman belirleyici
Fail biliniyor, uyuşmazlık rızada DNA tek başına belirleyici değil; diğer delillerle birlikte değerlendirilir
Karışım profili, birden fazla katkıcı Teknik yorum ve belirsizlik düzeyi önemli; ek bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir
DNA bulunamadı Suçsuzluk karinesi doğurmaz; diğer deliller bütünsel değerlendirilir
Örnek usulsüz alındı veya hâkim onayı yok Hukuka aykırı delil tartışması; CMK m.206/2-a ve m.217/2

Hukuka aykırı elde edilen DNA delili

Anayasa m.38/6 hukuka aykırı yollarla elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenler; CMK m.206/2-a ise kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulmasının reddini, m.217/2 ise suçun yalnızca hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini öngörür. DNA örneği bakımından bu ilke, karar olmaksızın veya hâkim onayı alınmaksızın alınan örnekler, yetkisiz kişilerce alınan kan örnekleri ve hâkim kararı bulunmayan moleküler genetik incelemeler açısından somut sonuç doğurur. Böyle bir usulsüzlük tespit edilirse, savunma DNA raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürer; dosyada başka bağımsız ve hukuka uygun delil kalmıyorsa bu durum beraat sonucunu etkileyebilir. Dijital delil toplama sürecindeki benzer tartışmalar için “Cinsel Taciz Suçunda Telefon İncelemesi Yapılır mı?” yazımıza bakabilirsiniz.

Bilirkişi raporuna itiraz ve bilimsel mütalaa

Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında taraflara, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir; istemler reddedildiğinde üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m.67/5). Savunma, rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa da alabilir; bunun için ayrıca süre istenemez (m.67/6). Mahkeme, gerek gördüğünde bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebilir (CMK m.68). İtiraz dilekçesinde raporun hangi soruya cevap vermediği, yöntemsel eksikliklerin neler olduğu, karışım yorumunun neden tartışmalı olduğu ve zincir bütünlüğündeki kopukluk somut biçimde belirtilmelidir; soyut itirazlar çoğu zaman sonuç vermez.

Mağdur açısından DNA delili ve süreç hassasiyeti

Mağdur bakımından örnek alma ve muayene süreci, hem delil kaybını önlemek hem de ikincil mağduriyeti azaltmak açısından hassas yürütülmelidir. Olaydan sonra yıkanmamak, giysileri değiştirirken saklamak ve mümkün olan en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurmak, biyolojik delilin korunmasını kolaylaştırır. Mağdurun rızası varsa muayene için ayrıca karar gerekmez (CMK m.76/2), ancak mağdurun muayeneyi reddetme hakkı ve kadın hekim tercihi gibi güvenceler de gözetilmelidir. DNA bulunmaması, mağdurun beyanının doğruluğunu ortadan kaldırmaz; mahkeme beyanın tutarlılığını ve diğer delillerle uyumunu ayrıca değerlendirir. Cinsel saldırı suçlarının ispat yöntemlerini genel hatlarıyla “Cinsel Saldırı İspatı Nasıl Yapılır ve Deliller Nelerdir?” yazımızda anlattık.

İlk ifade ile DNA sonucunun uyumu: stratejik bir risk

Şüphelinin ilk ifadesinde temasın hiç gerçekleşmediğini söylemesi, daha sonra DNA eşleşmesi çıktığında savunmanın güvenilirliğini ciddi biçimde zedeler. Mahkeme, daha önce kesin bir inkârda bulunmuş olan kişinin sonradan “rızayla gerçekleşti” şeklinde değişen anlatımını daha şüpheli karşılayabilir. Bu nedenle ifade verilmeden önce müdafiin dosyadaki delil durumunu, özellikle örnek alma kararının varlığını ve olası laboratuvar incelemesini öğrenmesi, ifadenin kapsamının buna göre belirlenmesi gerekir. Susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı bu aşamada doğrudan sonuç doğuran güvencelerdir; kanuni hakların hatırlatılmadan alınan ifadeler ayrıca hukuka aykırılık tartışmasına konu olabilir.

Soruşturma aşamasında DNA, kuvvetli şüphe ve tutuklama ilişkisi

Soruşturma evresinde DNA eşleşmesi, CMK m.100 kapsamındaki “kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller” arasında değerlendirilebilir. Failin kimliğinin tartışıldığı bir dosyada eşleşme, şüpheli hakkında tutuklama talebinin önemli dayanaklarından biri olur. Buna karşılık rızanın tartışıldığı dosyalarda eşleşme tek başına kuvvetli şüpheyi tamamlamaz; hâkim, tutuklama kararında kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini ve ölçülülüğü somut olgularla gerekçelendirmek zorundadır (CMK m.101/2). Tutuklama aşamasının genel çerçevesini “Cinsel Suçlarda Tutuklama Hangi Hâllerde Uygulanır?” yazımızda ele aldık.

Laboratuvar raporunda nelere bakılmalı?

Bir DNA raporunu değerlendirirken şu sorular sistematik biçimde sorulmalıdır: Rapor hangi örnekleri incelemiştir ve bu örnekler nereden alınmıştır? Referans örnekler (şüpheli ve mağdur) hangi tarihte ve hangi kararla alınmıştır? Kullanılan yöntem ve laboratuvarın akreditasyon durumu raporda belirtilmiş midir? Profilin eksiksiz mi yoksa kısmi mi olduğu, karışım olup olmadığı ve karışımın nasıl yorumlandığı açıklanmış mıdır? Sonuç, “eşleşir”, “dışlanamaz” veya “dışlanır” gibi hangi ifadelerle verilmiştir ve bu ifadelerin anlamı raporda tanımlanmış mıdır? Bu soruların cevapsız kaldığı raporlar, ek rapor veya yeniden inceleme talebinin gerekçesini oluşturur. Bilirkişi hukuki nitelendirme yapamayacağından (CMK m.67/3), raporda “tecavüz gerçekleşmiştir” gibi hukuki sonuç içeren ifadeler yer alıyorsa bu da itiraz konusu olabilir.

Çocuk mağdurlu dosyalarda DNA delili

Çocuğun cinsel istismarı dosyalarında DNA delili, çocuğun beyanını destekleyen ya da beyan dışı bir bağımsız delil olarak önem taşır. Bu dosyalarda çocuğun yaşına bağlı olarak rızanın hukuki sonuç doğurmaması nedeniyle tartışma çoğunlukla temasın varlığı ve failin kimliği üzerinde yoğunlaşır. Ancak çocuktan örnek alma ve muayene sürecinin, çocuğun yüksek yararı gözetilerek, uzman eşliğinde ve gereksiz tekrar olmaksızın yürütülmesi gerekir. Çocuk mağdurlu dosyalardaki ÇİM sürecini “Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) Nedir?” yazımızda anlattık.

Mağdur vekili açısından DNA delilinin güçlendirilmesi

Mağdur adına hareket eden avukat, soruşturma aşamasında biyolojik delilin vakit kaybetmeden toplanması ve korunması için savcılığa yazılı başvuruda bulunabilir; mağdurun CMK m.75/1 uyarınca örnek alma talebinde de bulunma yetkisi vardır. Olay yerinin muhafazası, giysilerin kurutulup kâğıt torbada saklanması, adli muayenenin geciktirilmemesi ve şüpheliden referans örnek alınması için talepte bulunulması bu aşamada atılabilecek pratik adımlardır. Kovuşturmada ise katılan sıfatıyla rapora itiraz hakkı, ek rapor ve bilirkişinin duruşmada dinlenmesi talepleri kullanılabilir. Delilin güçlendirilmesi, yalnızca DNA’ya değil tanık, mesaj ve kamera kaydı gibi tamamlayıcı delillere de yönelmelidir.

Şüpheli veya sanığın haklarının korunması

Şüpheli veya sanık, örnek alınmasına ilişkin karara itiraz edebilir (CMK m.75/6), müdafii aracılığıyla dosya içeriğine erişebilir ve raporun bir örneğini talep edebilir. Hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen veya beraat eden kişi bakımından CMK m.80/2 gereği DNA bilgilerinin derhâl yok edilmesi gerekir; bu yok etme işlemi savcı huzurunda yapılır ve tutanağa geçirilir. Yok etme işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin takibi, kişisel verilerin korunması bakımından önemlidir.

Savunma açısından kontrol listesi

  • Örnek alma kararı var mı? CMK m.75 kapsamında hâkim veya mahkeme kararı ya da yirmi dört saat içinde onaylanmış savcı kararı olup olmadığını kontrol edin.
  • Moleküler genetik inceleme kararı hâkimden mi çıktı? CMK m.79 gereği yalnızca hâkim karar verebilir ve bilirkişi kararda gösterilmelidir.
  • Zincir bütünlüğü belgelenmiş mi? Örneğin alınması, mühürlenmesi, teslimi ve laboratuvar kabulüne ilişkin tutanaklar tamamlanmalıdır.
  • Karışım profili ve belirsizlik düzeyi raporda açıklanmış mı? Yorum yöntemi ve katkıcı sayısı incelenmelidir.
  • Uyuşmazlık kimlikte mi, rızada mı? Stratejiyi buna göre kurun; rıza tartışmasında DNA’nın ağırlığı sınırlıdır.
  • Bilirkişi raporuna süresinde itiraz ve bilimsel mütalaa. CMK m.67/5-6 imkânlarını kullanın.

Sık karıştırılan noktalar

  • “DNA eşleşti, dava bitti” yanılgısı. Eşleşme temasın varlığını gösterir, rızanın yokluğunu göstermez.
  • “DNA yoksa suç yok” yanılgısı. DNA bulunmaması suçsuzluk karinesi yaratmaz.
  • “Her DNA örneği delil olur” yanılgısı. Hukuka aykırı alınan örnek hükme esas alınamaz.
  • “DNA sonuçları sonsuza dek saklanır” yanılgısı. CMK m.80 uyarınca belirli hâllerde derhâl, diğer hâllerde yirmi yıl sonra yok edilir.

Sonuç ve değerlendirme

DNA delili, cinsel saldırı davalarında biyolojik temasın ve çoğu zaman failin kimliğinin tespitinde güçlü bir araçtır; ancak rızanın bulunup bulunmadığı konusunda tek başına belirleyici değildir. Delilin hükme esas alınabilmesi için CMK m.75-79’daki karar ve onay güvencelerine uygun toplanması, zincir bütünlüğünün korunması ve bilirkişi raporunun yöntemsel olarak denetlenebilir olması gerekir. 7589 sayılı Kanunla yenilenen m.80, kişisel verinin saklanması ve silinmesi bakımından yeni bir çerçeve getirmiştir. Hem mağdurun delil güvenliği hem de şüpheli veya sanığın adil yargılanma hakkı, bu delilin doğru değerlendirilmesinde birlikte gözetilmelidir.

İlgili yazılarımız

Cinsel Suçlarda Adli Tıp Raporu Tek Başına Yeterli mi? · Cinsel Saldırı İspatı Nasıl Yapılır? · Nitelikli Cinsel Saldırı (TCK 102/2) · Cinsel Suçlarda Suç Vasfının Değişmesi

DNA delili cinsel saldırı davasında neyi ispatlar?

DNA analizi, incelenen örnekte belirli bir kişiye ait biyolojik materyalin bulunup bulunmadığını gösterir; yani iki kişi arasında biyolojik temas ihtimalini güçlendirir. Temasın ne zaman, hangi koşullarda ve rızayla mı yoksa cebir/tehditle mi gerçekleştiğini ise tek başına ispatlayamaz.

DNA bulunamaması failin suçsuz olduğu anlamına gelir mi?

Hayır. Örneğin geç alınması, yıkanma veya temizlik, korunma yöntemleri ya da fiilin biyolojik iz bırakmayacak biçimde işlenmiş olması DNA bulunamamasına yol açabilir. Mahkeme DNA bulunmamasını diğer delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirir.

Şüpheliden DNA örneği almak için karar gerekir mi?

Evet. CMK m.75 uyarınca şüpheliden kan, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnek alınmasına Cumhuriyet savcısının istemiyle veya re’sen hâkim ya da mahkeme karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verebilir, ancak bu kararı yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunması gerekir. Onaylanmayan karar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.

Moleküler genetik inceleme kararını kim verir?

CMK m.79 uyarınca CMK m.78 kapsamındaki moleküler genetik incelemelere yalnızca hâkim karar verebilir; kararda incelemeyle görevlendirilen bilirkişi de gösterilir. Örnekler üzerinde yalnızca kimlik, soybağı veya bulgunun kime ait olduğunun tespiti amacıyla inceleme yapılabilir, başka amaçlı incelemeler yasaktır.

DNA sonuçları ne kadar süre saklanır?

CMK m.80, 7589 sayılı Kanunla 2026’da değiştirilmiştir. Güncel metne göre inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilir; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, beraat gibi hâllerde bilgiler derhâl, diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle yok edilir. Kişi, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir neden varsa silinmesini talep edebilir.

DNA raporuna nasıl itiraz edilir?

CMK m.67/5 uyarınca bilirkişi incelemeleri tamamlandığında taraflara yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir. Ayrıca CMK m.67/6 uyarınca rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alınabilir. İtirazlar örnek alma usulüne, zincir bütünlüğüne ve raporun yöntemine odaklanmalıdır.

DNA eşleşmesi varsa mahkûmiyet kaçınılmaz mıdır?

Hayır. Taraflar arasında rızaya dayalı bir temas ihtimali varsa veya biyolojik izin başka bir yolla (dolaylı aktarım gibi) bırakılmış olması tartışılıyorsa, DNA eşleşmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli olmaz. Mahkeme CMK m.217 uyarınca tüm delilleri birlikte değerlendirir.

Hukuka aykırı alınan DNA örneği delil olarak kullanılabilir mi?

Hayır. Hukuka aykırı elde edilen deliller CMK m.206/2-a gereği reddedilir ve CMK m.217/2 yalnızca hukuka uygun biçimde elde edilen delille ispatı kabul eder. Karar olmadan veya onaylanmayan kararla alınan örnek ve ona dayalı rapor bu kapsamda tartışılır.

DNA raporu ve delil stratejisi için

Raporun yöntemi, örnek alma usulü ve zincir bütünlüğü dosya başına ayrı incelenmelidir; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Cinsel saldırı dosyalarının bütününü bilgi merkezimizin sayfasında, aynı başlıktaki diğer yazıları yazı dizinimizin sayfasında inceleyebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve özellikle cinsel suçlar alanında savunma ve mağdur vekilliği hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?