KYOK İtiraz Dilekçesi başlıklı bu yazımızda, kyok kararına itiraz dilekçesi örneği paylaşılacaktır. KYOK yani kovuşturmaya yer olmadığı kararı soruşturma aşamasında takipsizlik anlamına gelen karardır. KYOK kararı verilmesi halinde müştekinin karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu itiraz nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından incelenir ve nihayetinde olumlu veya olumsuz karar verilir. KYOK itirazının doğru şekilde yapılması için bazı noktalara dikkat etmek gerekir.
İtiraz dilekçesi açık ve net olmalıdır, talepler okuyan için anlaşılır şekilde kaleme alınmalıdır. Dosya doğru şekilde izah edilmeli ve neden verilen KYOK kararının hukuka aykırı olduğu izah edilmelidir.
KYOK İtiraz Dilekçesi
BAKIRKÖY ( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE
Gönderilmek Üzere
BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
Dosya No: 2023/… Sor.
Müşteki : Kerim SAİT
Vekili : Av. Burakhan ÇALIŞKAN
Şüpheli : “@…” kullanıcı adına sahip Twitter hesabı sahibi
Konu : Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/… Soruşturma numaralı … tarihli eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karara karşı itirazlarımızın sunulması ve şüphelinin kimliğinin tespit edilerek hakkında iddianame düzenlenmesine karar verilmesi talebidir. – KYOK İtiraz Dilekçesi
Açıklamalar :
1- “@…” kullanıcı adına sahip Twitter hesabı sahibi şüpheli hakkında tarafımızca yapılan şikayet ile;
Şüphelinin “…” tarihli sosyal medya paylaşımlarında müvekkil Kerim SAİT’e yönelik “…” şeklindeki ifadelerle hakaret ettiği, hakaret içerikli ifadelerin paylaşılmasında müvekkilin kişisel verisi niteliğindeki şahsi fotoğraflarının da alenen paylaşıldığı ve bu suretle müvekkilin kişisel verilerinin ifşa edildiği işbu hukuka aykırı eylemlerin TCK 125.maddesinde düzenlenen “Hakaret” ve TCK 136.maddeleri uyarıca “Kişisel Verilerin İfşa Edilmesi” suçlarını oluşturduğu; şüphelinin kimliğinin tespiti ile hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2- Savcılık Makamınca; ” Tüm dosya kapsamı delillerle birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin söz konusu paylaşımının şikayetçiye veya belirli bir kişiye yönelik olduğuna dair somut ve yeterli delilin bulunmadığı, hakaret eyleminin direkt olarak bir kişiyi kastederek onun şeref ve haysiyetinin rencide edebilecek nitelikte somut olgu veya fiil isnadı niteliğinde olmasının gerektiği, bu nedenle somut olayda hakaret suçunun matufiyet unsurunun gerçekleşmediği gibi şüphelinin eyleminin sarih bir hakaret mahiyetinde olmadığı, Yargıtayın yukarıda belirtilen emsal içtihadında temas ettiği şekilde eleştiri veya kaba ve kırıcı söz mahiyetinde bulunduğu ve bu itibarla hakaret suçunun bu yönden de yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı, müştekinin dilekçesinde belirttiği şekilde herkese açık olarak sosyal medya hesabındaki profil fotoğrafının alınarak başka bir hesapta müştekinin rızası dışında kullanılmasının kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı” şeklindeki gerekçe ile; hukuka aykırı olarak, şikayete konu somut olay ile ilgisi bulunmayan gerekçelerle ve yetersiz inceleme ile KYOK kararı tesis edilmiştir. İtirazlarımız neticesinde işbu KYOK kararının kaldırılmasını ve iddianame tanzim edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
3- Takipsizlik kararının gerekçesinde belirtilen Yargıtay kararı ve takipsizlik kararı gerekçeleri şikayete konu olaya uygun değildir. İtirazlarımıza konu kararın gerekçesinde söz konusu paylaşımın şikayetçiye yönelik olduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı belirtilse de söz konusu paylaşımda açıkça müvekkilin ismi zikredilmekte ve açıkça müvekkile hitaben “DOLANDIRICI” denilme, müvekkil insanların paralarını almakla itham edilmekte, müvekkilin itibarına açıkça saldırılmakta, müvekkile zarar verme kastı güdülmektedir. Suça konu paylaşımların muhatabı paylaşımda adı geçtiği üzere müvekkil Kerim SAİT’tir. Savcılık Makamınca matufiyet unsurunun gerçekleşmediği yönündeki tespit somut olay ile bağdaşmamaktadır. Paylaşımda müvekkilin ismi ve müvekkilin fotoğrafı kullanılarak, müvekkil hedef gösterilerek DOLANDIRICI şeklinde rencide edici ve onur kırıcı sıfat isnat edilmiş, alenen müvekkile hakaret edilmiştir. ( KYOK İtiraz Dilekçesi )
4- “Dolandırıcı” kelimesinin eleştiri veya kaba ve kırıcı söz mahiyetinde olduğuna ilişkin tespit hukuka aykırı olup hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahsedilmesi mümkün değildir. Şüpheli şahıs müvekkile alenen “…” diyerek; müvekkilin birçok insanı dolandırdığı şeklinde, müvekkilin onur, şeref ve haysiyetini rencide edici bir paylaşım yapmıştır. Bu paylaşımda müvekkilin fotoğrafının da kullanılması, müvekkilin hedef haline getirilmek istenildiğini, müvekkili rencide etmek kastı ile hareket edildiğini göstermektedir.
Yargıtay istikrarlı içtihatları ile “dolandırıcı” kelimesinin hakaret suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Yargıtay’ın dolandırıcılık kelimesinin hakaret suçunu oluşturduğuna ilişkin istikrarlı kararları uyarınca, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/1050 E. , 2019/6627 K.
“İncelenen dosyada; Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/12/2010 tarih, 2010/4 Esas, 2010/62 Karar sayılı ilamında katılan sanık olan ve bu dosyada da katılan olan …’nun sanığın oğlu olan …’a karşı “beni dolandırdınız kötü kömür verdiniz, sahtekârsınız” şeklinde hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırıldığı, iddianamede ise katılanın, sanığın iş yerine giderek iş yerinde olan oğlu Samet’e hitaben; “sahtekarlar dolandırıcılık yapıyorsunuz” şeklinde söz söylediğinin belirtildiği, görgü tanığı …’ın beyanında; katılanın, sanığın oğlu Samet’e yönelik “… Dolandırıcısınız” şeklinde söz söylediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, tüm dosya kapsamı ve delil durumuna göre olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık … hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,” – KYOK İtiraz Dilekçesi
Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/14652 E. , 2015/5517 K
“Katılan …’ten alacağını isteyen sanık …’in katılana “üçkağıtçı mısın lan sen, dolandırıcısın” demek suretiyle hakaret ve diğer sanık …’in buna sinirlenerek …’e ait aracın üzerine çıkarak ve tekmelemek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;
1- Katılan sanık …’ın kendisi hakkında verilen hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Temyiz isteminin ceza türü ve miktarı yönünden reddine dair yerel mahkemenin ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden; bu karara yönelik sanığın 11.02.2014 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz itirazlarının reddiyle, ek kararın ONANMASINA,”
5- Müvekkilin yüzünün yer aldığı fotoğrafı müvekkilin kişisel verisi niteliğindedir. 6698 sayılı Kanun 3.maddesinde “Kişisel Veri”; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Bir verinin; kişinin kimliğini belirli kılması, kişinin 3.kişilerden ayırt edilmesine imkan tanıması halinde kişisel veri olarak kabul edilecektir. Suça konu paylaşımda yer alan müvekkilin yüzünün açıkça yer aldığı fotoğrafın kişisel veri olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
6- TCK 135.maddesi gerekçesinde; “Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir. Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir” denilmektedir. Kişinin fotoğrafının kişisel veri niteliğinde olduğu, madde gerekçesinden de tespit edilebilmektedir.
7- Takipsizlik kararında; müştekinin sosyal medya hesabındaki fotoğrafının alınarak herkese açık bir şekilde paylaşılmasının verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçunu oluşturmayacağı belirtilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/12-1510E. Sayılı 17.06.2014 Tarihli kararında belirtildiği üzere; TCK 135 vd. maddelerinde sadece sır niteliğindeki kişisel veriler korunmamakta, kişiye ait her türlü kişisel veri bu maddenin koruması kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle, müvekkilin yüzünün yer aldığı fotoğrafının paylaşılması TCK 136.maddesindeki suça vücut vermektedir. Ceza Genel Kurulu’nca incelenen olayda; köşe yazarlığı yapan müştekinin gazetede yer alan sır niteliğinde olmayan, gazeteyi okuyan herkes tarafından görülebilecek nitelikteki fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasının Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Yayılması suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir. İtirazlarımıza konu olay ile birebir benzerlik gösteren Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/12-1510E. Sayılı 17.06.2014 Tarih
“TCK’nun 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiillerinin kanunun 136. maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu kapsamda somut olayda, sanığın genel yayın yönetmenliğini yaptığı gazetede köşe yazarı olarak çalışan katılanın yazdığı köşesinde kullanılan fotoğrafın, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle sanık tarafından internetteki özel bir arkadaşlık sitesine kimlik, adres ve telefon bilgileri verilmeksizin ve erkek arkadaşı aradığı açıklamasıyla konulması eylemi, TCK’nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu oluşturmaktadır. ” – KYOK İtiraz Dilekçesi
7- Savcılık makamı tarafından şüphelinin kimliği tespit edilmemiş, şüphelinin ifadesi alınmamış, CMK 160.maddesine uygun bir soruşturma yürütülmemiş, suç şüphesine dair deliller toplanılmamış EKSİK VE YETERSİZ İNCELEME NETİCESİNDE, DELİL TOPLAMA FAALİYETİNE GİRİŞİLMEKSİZİN, SUÇA KONU OLAY İLE İLGİSİ BULUNMAYAN YARGITAY KARARLARINA DAYANILARAK, HUKUKA AYKIRI BİR ŞEKİLDE KYOK KARARI TESİS EDİLMİŞTİR.
Netice ve Talep : Açıklanan ve Sayın Hakimliğinizce re’sen nazar-ı dikkate alınacak hususlarla; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/… Soruşturma numaralı … tarihli hukuka aykırı KYOK kararının itirazlarımız neticesinde KALDIRILMASINA ve CMK 173.maddesi uyarınca dosyanın iddianame düzenlenmek üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 13.02.2023
MÜŞTEKİ VEKİLİ
Av. Burakhan ÇALIŞKAN
KYOK İtiraz Dilekçesi örneği gibi çeşitli dilekçe örneklerine websitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.