Kısa cevap: Kovuşturma aşamasında sonucu belirleyen kural şudur: hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delille ispatlanabilir (CMK m.217). Bir delil yalnızca üç sebeple reddedilebilir: kanuna aykırı elde edilme, karara etkisizlik ve davayı uzatma amacı (m.206/2). Geç sunulmuş olması ret sebebi değildir (m.207).
Bu sayfa ceza yargılamasının en görünür ama en az yazılan aşamasına odaklanıyor: duruşma. Gözaltı ve tutuklama, soruşturmanın kapatılması, itiraz yolları ve infaz diğer sayfalarımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sancaktepe’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyoruz: ceza avukatı kovuşturma aşamasında ne yapar, duruşma hangi sırayla ilerler, sanık her oturuma katılmak zorunda mıdır, deliller nasıl ortaya konulur ve reddedilir, suçun niteliği değişirse ne olur ve dava hangi kararlarla biter.
Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m.217/1); bu nedenle delillerin hangi oturumda ve nasıl tartışıldığı tutanaktan takip edilmelidir. Dosyanızı değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Ceza Avukatı Kovuşturma Aşamasında Ne Yapar?
Kısa cevap: Çalışma dört eksende yürür — delil sunma, delil denetimi, savunmanın kurulması (sorgu, ek savunma, son söz) ve hüküm ile kanun yolu.
Soruşturma aşamasındaki haklar için Sancaktepe soruşturma avukatı, tutukluluk söz konusuysa tutuklamaya itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.

Duruşma Nasıl Başlar, Hangi Sırayla İlerler?
Kısa cevap: Yoklama ile başlanır, iddianamenin kabulü kararı okunur, tanıklar salondan çıkarılır, sanığın kimliği ve ekonomik durumu saptanır, suçlamanın dayanağı ve hukuki nitelendirmesi anlatılır, susma hakkı bildirilir ve ancak sanık hazır olduğunu söylerse sorgu yapılır.
Bu sıra biçimsel bir ayrıntı değildir. Tanıkların salondan çıkarılması beyanların birbirinden etkilenmesini önler; suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve delillerin anlatılması, sanığın neye karşı savunma yapacağını bilmesini sağlar; susma hakkının bildirilmesi ise sorgunun geçerliliğinin ön şartıdır. Tutanakta bu aşamaların eksik görünmesi, kanun yolunda ileri sürülebilecek bir usul sorunudur.
Sanık Her Duruşmaya Katılmak Zorunda mı?
Kısa cevap: Kural katılmaktır ve gelmeyen sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Ancak sorgusu yapılmış sanık bağışık tutulabilir; yalnız adlî para cezası veya müsadere gerektiren suçlarda gelmese de duruşma yapılır; alt sınırı beş yıldan az suçlarda istinabe mümkündür.
2023 yılında yapılan değişiklik uygulamada önemli bir sonuç doğurmaktadır: sanık hakkında mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerekiyorsa, sorgusu hiç yapılmamış olsa bile dava yokluğunda bitirilebilir. Yani sanığın lehine sonuçlanacak dosyalarda duruşmaya gelinememesi tek başına engel değildir. Buna karşılık mahkûmiyet ihtimali bulunan dosyalarda sorgu zorunludur.
Deliller Nasıl Ortaya Konur ve Ne Zaman Reddedilir?
Kısa cevap: Delillerin ortaya konulması sorgudan sonra başlar. Ret sebepleri üç tanedir ve sınırlıdır: kanuna aykırı elde edilme, karara etkisizlik ve davayı uzatma amacı. Geç bildirilmiş olmak ret sebebi değildir.
Savunma açısından bu maddeler bir bütün oluşturur. m.206/2-a hukuka aykırı delilin reddini sağlar, m.217/2 aynı sonucu ispat kuralı olarak tekrarlar, m.207 ise “geç sundunuz” gerekçesiyle delil sunumunun kapatılmasını engeller. Bu nedenle hukuka aykırılık iddiası, hem delil ortaya konulurken hem de tartışma aşamasında ayrı ayrı ve tutanağa geçecek biçimde ileri sürülür. Sahte belge iddiası içeren dosyalarda ayrıca resmî belgede sahtecilik değerlendirmesi yapılır.
Kovuşturma aşamasında izlenen yol
Suçun Niteliği Değişirse Ne Olur?
Kısa cevap: Sanık, önceden haber verilip savunmasını yapabilecek hâlde bulundurulmadıkça iddianamedekinden başka bir kanun hükmüyle mahkûm edilemez ve istem üzerine ek savunma için süre verilir (CMK m.226). Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir, ancak fiil ve fail bakımından iddianameyle bağlıdır (m.225).
Bu iki madde birlikte okunduğunda ortaya çıkan denge şudur: mahkeme hukuki nitelendirmeyi değiştirebilir, fakat bunu sürpriz karar hâline getiremez. Aynı koruma, cezanın artırılmasını veya güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren hâller ilk defa duruşmada ortaya çıktığında da geçerlidir.
Bildirim usulünde yaklaşan bir değişiklik de vardır. 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, sanığın son adresine bildirim yapılamaz veya bildirime rağmen duruşmaya gelmezse müdafie yapılan bildirimler yeterli sayılmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesi 26 Mart 2026 tarihli E.2025/18, K.2026/66 sayılı kararıyla bu cümleyi iptal etmiş olup iptal 16 Nisan 2027’de yürürlüğe girecektir.
Dava Hangi Kararlarla Biter?
Kısa cevap: Kanun altı hüküm sayar — beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme (CMK m.223/1).
Kararın türü kadar gerekçesi de önemlidir. Örneğin “suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” ile “işlendiğinin sabit olmaması” farklı beraat sebepleridir ve sonraki tazminat taleplerinde farklı sonuç doğurabilir. Aynı şekilde “ceza verilmesine yer olmadığı” kararının kusursuzluğa mı yoksa cezasızlık sebebine mi dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir. Nitelikli hâl içeren dosyalarda görev bakımından ağır ceza mahkemesi sayfamıza bakabilirsiniz.
Görevli Mahkeme
Görevli mahkeme, suçun türüne ve öngörülen cezaya göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık iddianamedir: hangi eylem, hangi delille ve hangi hukuki nitelendirmeyle suçlanıyor. Hüküm ancak bu fiil ve fail hakkında verilebileceği için savunmanın çerçevesini bu belge çizer.
İkincisi delil listesidir — hangi deliller dosyaya nasıl girmiş, hukuka aykırılık iddiası var mı, lehe hangi deliller henüz sunulmamış.
Üçüncüsü duruşma tutanaklarıdır: hakların bildirilmesi, sorgu, delil talepleri ve ret kararları tutanağa geçmiş mi; son söz sanığa verilmiş mi. Dördüncüsü nitelik değişikliği ihtimalidir; ek savunma hakkının doğup doğmadığı baştan öngörülür.
Kanun açıktır: delilin ortaya konulması istemi, geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez (CMK m.207). Dosyanızda sunulmamış lehe delil varsa değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza avukatı kovuşturma aşamasında ne yapar?
Kovuşturma, dosyanın mahkemeye geldiği aşamadır ve burada yapılan işler dört başlıkta toplanır: delil sunma (tanık, belge, kayıt, bilirkişi talepleri), delil denetimi (hukuka aykırı delillerin reddinin istenmesi), savunmanın kurulması (sorgu, ek savunma, esas hakkında savunma ve son söz) ve hüküm aşaması (lehe hükümlerin talebi, ardından istinaf ve temyiz).
Duruşma nasıl başlar?
Önce sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanır. Mahkeme, iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar. Sanık duruşmaya bağsız olarak alınır ve tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılır (CMK m.191).
Sorgudan önce hangi haklar bildirilir?
Sanığın açık kimliği saptanıp kişisel ve ekonomik durumu sorulduktan sonra, suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır. Ardından sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve CMK m.147’de sayılan diğer hakları bildirilir. Sorgu, ancak sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde yapılır.
Her duruşmaya katılmak zorunlu mu?
Kural katılmaktır: kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz ve geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir (CMK m.193/1). Ancak istisnalar vardır: sorgusu yapılmış sanık duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulabilir (m.196/1).
Gelmezsem dava yokluğumda bitebilir mi?
Belirli bir hâlde evet: toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir (CMK m.193/2; 28/3/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla değiştirildi). Yani lehe sonuç doğuracak kararlar için duruşmaya gelinmemesi engel değildir.
Sadece para cezası gerektiren suçta duruşmaya gitmek şart mı?
Şart değildir. Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; bu hâlde gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır (CMK m.195).
Başka şehirdeyim, ifademi oradan verebilir miyim?
Mümkündür ama sınırı vardır: sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur ve sorgu tutanağı duruşmada okunur (CMK m.196/2-3).
Duruşmaya görüntülü bağlanmak mümkün mü?
Kanun bu imkânı tanır: hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir (CMK m.196/4). Takdir mahkemededir; “zorunlu görme” ölçütü aranır.
Deliller ne zaman ortaya konulmaya başlanır?
Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. Sanığın tebligata rağmen mazeretsiz gelmemesi sebebiyle sorgunun yapılamamış olması buna engel değildir; bu hâlde ortaya konulan deliller sonradan gelen sanığa bildirilir (CMK m.206/1).
Mahkeme hangi delilleri reddedebilir?
Kanun üç sebep sayar ve bunlar sınırlıdır: delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse, delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa ve istem sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa (CMK m.206/2). Bu üç sebep dışında bir gerekçeyle ret, kanun yolunda ileri sürülebilecek bir aykırılıktır.
Delili geç sunduğum için reddedilir mi?
Reddedilemez. Kanun bunu açıkça yasaklar: delilin ortaya konulması istemi, bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez (CMK m.207). Geç sunum tek başına bir ret sebebi değildir; ret ancak m.206/2’deki üç sebebe dayanabilir.
Hâkim dosyadaki her şeye dayanarak karar verebilir mi?
Veremez. Kanun iki sınır koyar: hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m.217). Duruşmada tartışılmamış ya da hukuka aykırı elde edilmiş bir delil hükme esas alınamaz.
Delillerin tartışılmasında söz sırası nedir?
Söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir; taraflar birbirinin açıklamalarına cevap verebilir. Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir (CMK m.216).
Suçun niteliği değişirse ne olur?
Sanık korunur: suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (CMK m.226/1). Aynı kural, cezanın artırılmasını veya güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren hâller ilk defa duruşmada ortaya çıktığında da geçerlidir.
Ek savunma için süre istenebilir mi?
İstenebilir ve talebe bağlıdır: ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir (CMK m.226/3). Bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır.
Ek savunma bildiriminde yaklaşan bir değişiklik var mı?
Var. 14/11/2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla eklenen kurala göre, sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli E.2025/18, K.2026/66 sayılı kararıyla bu cümle iptal edilmiştir; iptal kararı 16 Nisan 2027’de yürürlüğe girecektir.
Mahkeme savcının nitelendirmesiyle bağlı mı?
Bağlı değildir. Kanun iki kuralı yan yana koyar: hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir; buna karşılık mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK m.225). Yani fiil sabit kalır, hukuki nitelendirme değişebilir — bu da ek savunma hakkını doğurur.
Dava hangi kararlarla sonuçlanır?
Kanun altı hüküm sayar: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme (CMK m.223/1). Bunlardan “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı iki farklı sebebe dayanabilir: kusurun bulunmaması ya da fiil suç olmaya devam etmesine rağmen etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık sebebi, karşılıklı hakaret veya haksızlık içeriğinin azlığı.
Beraat hangi hâllerde verilir?
Beş hâl sayılmıştır: yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (CMK m.223/2). Son iki hâl birbirinden farklıdır ve gerekçede doğru gösterilmesi önemlidir.
Bu davalar nerede görülür?
Görevli mahkeme suçun türüne ve öngörülen cezaya göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir. Sancaktepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku dosyalarını takip etmektedir. Sancaktepe ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; duruşma hazırlığı ve delil sunumundan hukuka aykırı delillerin reddine, sorgu ve ek savunma aşamalarından esas hakkında savunmaya ve istinaf başvurusuna kadar sanık müdafiliği ile katılan vekilliği görevlerini yürütmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.191-196, 206, 207, 216, 217, 223, 225, 226)
- 7445 sayılı Kanun (28/3/2023) — CMK m.193/2 değişikliği
- 7532 sayılı Kanun (14/11/2024) — CMK m.226/4 değişikliği
- Anayasa Mahkemesi, 26/3/2026 tarihli E.2025/18, K.2026/66 sayılı karar (yürürlük 16/4/2027)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.